GENEL - 04 Mayıs 2023 Perşembe 17:19

Şırnak Valisi Bilgin: “Suudi Arabistan’da petrol hangi kalitede çıkıyorsa burada da o kalitede çıkıyor”

A
A
A
Şırnak Valisi Bilgin: “Suudi Arabistan’da petrol hangi kalitede çıkıyorsa burada da o kalitede çıkıyor”

Şırnak’ta, terörden arındırılan Gabar Dağı’ndaki petrol rezervinde günlük 100 bin varil petrol çıkarılacak ve 1 milyar varil rezerve sahip alanda saha çalışmaları devam ediyor.

Şırnak’ta, terörden arındırılan Gabar Dağı’ndaki petrol rezervinde günlük 100 bin varil petrol çıkarılacak ve 1 milyar varil rezerve sahip alanda saha çalışmaları devam ediyor.


Terör örgütünün önemli barınma alanlarından Gabar Dağı’nda, güvenlik güçlerinin terörle mücadele operasyonları sonucunda bölge terörden temizlendikten sonra yer altındaki zenginlikler de ortaya çıkarıldı.


Şırnak Valisi Osman Bilgin, 23’üncü Jandarma Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Halil Soysal, Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Al ve çok sayıda davetli, Gabar Dağı zirvesindeki “Şehit Aybüke Yalçın-1” kuyusunda incelemelerde bulundu.


Güvenlik güçlerinin başarılı operasyonları sonucu terörden arındırılan Gabar Dağı’nda, 2020’de başlatılan sismik çalışmalar sonrası petrol rezervi bulunması üzerine, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı koordinesinde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) çalışmalarını hızlandırdı. Yapılan sismik çalışmalar sonrası 13 Eylül 2021’de ilk kuyu, “Şehit Esma Çevik-1” adı ile faaliyete alındı. TPAO, çalışma sahasını genişleterek, Gabar Dağı’nın zirvesinde 2000 rakımda yaptığı sondajda 1 milyar varil rezerve sahip petrol buldu. “Şehit Aybüke Yalçın-1” adı verilen tesiste günlük 100 bin varil petrol çıkartılacak ve keşfin değerinin 70 milyar dolar olduğu değerlendiriliyor.


2000 rakımlı Gabar Dağı’nda 2600 metre derinlikte keşfedilen petrol günlük 100 bin varil debi ile üretim alınan kuyuda keşfedilen petrolün 41 API graviteye sahip olduğu belirtildi.


Şırnak’ın terörün değil, petrolün merkezi olduğuna vurgu yaparak konuşmasına başlayan Vali Osman Bilgin, burada kahraman Jandarma ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin, istihbarat birimleri, emniyet güçleri ve güvenlik korucuları ile birlikte ortaya koyduğu üstün gayretle artık buraların güvenli olduğunu söyledi.


Burada ay yıldızlı bayrağın dalgalandığını, İstiklal Marşı’nın yüksek sesle okunduğunu belirten Vali Bilgin, “Türkiye Petrolleri Genel Müdürü ve çalışanlarının burada gösterdikleri üstün gayret ile birlikte buraları petrol şehri ve petrol sahaları haline getirdi. Kahraman Jandarmamız da burada son iki senedir gece gündüz durmadan yorulmadan bu dağları her yönüyle karış karış ederek çok şükür bu çalışmaların emeğini ortaya koydular” dedi.


Yüzyıl önce Türkiye’den Musul ve Kerkük’ü kopardıklarına vurgu yapan Bilgin, “Ancak hep birlikte el ele vererek biz onlara Cudi’yi, Gabar’ı mezar yaptık ve terör örgütüne mezar yapmaya devam ederek buraları petrolün merkezi yapıyoruz. Rahmetli Özdemir Bayraktar’ı unutmadan geçmek istemiyorum. Bu topraklar aslında bize bu kadar huzurlu ve güvenli yapılırken, bu topraklar Akçay’da bize insansız hava araçlarını kazandıran kahraman ve ülkemizin en önemli mücadele adamlarından biri olan Özdemir Bayraktar’ın TB2’ler ve insansız hava araçlarını bize kazandırdığı topraklar. O sayede bizler bugün huzurlu ve güvenli bir şekilde yaşıyor ve burada petrol çıkarıyoruz. Ama şunu özellikle vurgulamak istiyorum eğer Cumhurbaşkanımız olmasaydı petrol değil oturmaya bile oturmazdık. Aynı zamanda kahraman İçişleri Bakanımıza, saygıdeğer İçişleri Bakanımıza her yükleniyorlar. Peki niye yükleniyorlar biliyor musunuz? Bugün Türkiye Petrolleri Genel Müdürüne niye yükleniyorlarsa, onun için İçişleri Bakanına yükleniyorlar. Çünkü o bu ülkenin en büyük kahramanıdır” diye konuştu.


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanına şükranlarını sunarak konuşmasına devam eden Şırnak Valisi Osman Bilgin, “Burada bu petrolün ülkeye kazandırılması için gece gündüz demeden üstün bir gayretle görev yapan Türkiye Petrolleri çalışanları ve diğer çalışanları burada büyük bir destan yazdılar. Sizleri Türkiye Cumhuriyeti asla unutmayacaktır. Hainler unutur ama Türkiye Cumhuriyeti gerçek sahipleri, bu bölgenin masum Kürt vatandaşları. Ülkemizin halisane ve milletiyle yürüyen Türk vatandaşları. Türkiye Cumhuriyetinin 85 milyonu asla sizi unutmayacak. Çünkü sizler onların kişi başı gelirini 10 bin dolardan 40 bin dolara çıkaracak en büyük neferlerisiniz. Şırnak sadece petrol şehri değildir. Şırnak, kömür şehridir. Türkiye’nin en büyük krom yatakları ve çinko yatakları bu ildedir. Bunu bilin ve bizi izlemeye devam edin diyorum” şeklinde konuştu.



“Gabar bölgesinde son 3 terörist, inşallah onları da alacağız”


Vali Bilgin, sözlerine şöyle devam etti:


“Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade ile içeride İçişleri Bakanımız, dışarıda Milli Savunma Bakanlığımız, eğer Kuzey Irak’ta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmasaydı, Suriye’de TSK’mız olmasaydı ve içeride de İçişleri Bakanlığımızın ortaya koyduğu irade ile jandarmamız, yine güvenlik korucularımızla birlikte verilen mücadelenin sonucu. Burada çok büyük mücadeleler verdik. Çok şükür buraları huzurlu bir hale getirdik. Teröristler kaçacak delik arıyor. Cudi’yi tamamen sonlandırdık. Gabar bölgesinde son 3 terörist. İnşallah onları da alacağız. Bunu yaparken vatandaşımızla birlikte yaptık. Bu bir iradenin ürünüdür ve artık geri dönüşü yoktur.”


Bunun bir rastlantı olmadığına dikkat çeken Vali Bilgin, “Cudi, Gabar, Bestler Dereler ve Kato, baktığımızda şu an bu dağların hepsinde petrol arıyoruz. Hepsinde krom ve çinko arıyoruz. Onlarda krom da çıktı, çinko da çıktı. Türkiye’nin yüzeye en yakın kömür madenleri çıktı. Şu anda Türkiye’nin ilk kömür OSB’sini de kurduk. Şırnak’ta sadece petrolü değil, her şeyi konuşuyor olacağız. Suudi Arabistan’da petrol hangi kalitede çıkıyorsa burada da o kalitede çıkıyor. Bu, Türkiye’de ilk defa yakalandı. Daha önce Esma Çevik sahası 36 graviteydi. Ama bu da 41 gravitte. Buradaki petrol 24 ayar altın” ifadelerine yer verdi.


“Sadece bu sahada 1 milyar varilden bahsediliyor” diyen Vali Bilgin, şunları kaydetti:


“Ama hemen yanı başımızda gelecek dönemlerde yapılacak çalışmalar var. Şırnak, terör örgütleri tarafından alelade seçilmiş bir bölge değil. Terörist başının bir sözü var. Diyor ki; ‘Şırnak’ı kaybedersek; biz mücadelemizi kaybederiz.’ Biz de diyoruz ki, Şırnak’ı kaybettiniz, mücadelenizi de kaybettiniz. Artık son kırıntılarınız Türkiye’nin içerisinde. Dışarıda iş birlikçileriniz size ne kadar destek verirse versin, artık başarılı olamayacaksınız.”


TPAO Genel Müdürü Melih Han Bilgin ise, Şehit Aybüke Yalçın kuyusu ile beraber yapılmış olan keşiflerde elde edilen çok yüksek kalitedeki petrolün günde 1200 varillik üretim ile bu Türkiye ortalamalarının kırk kat üzerinde bir değer olduğunu ve devreye alındığını kaydetti. Bilgin, “Kuyumuz alanda bulunan depolara depolanmak sureti ile başlayan üretim süreci bugün devreye alınacak, boru hatları ile beraber üretilen petrolün güvenli stok sahalarına sevk edilmesi ve bundan sonra değerlendirme süreci bugün devreye alınacak” ifadelerini kullandı.


Gösterilen üstün gayretin sonuç verdiğini dile getiren Bilgin, “Bu sonuç vatanımıza, devletimize, milletimize hayırlı ve uğurlu olsun. Burada elde edilen keşfin ekonomik karşılığı bir milyar varillik petrol rezervinin ülkemize, ekonomimize, kurumumuza, halkımıza, Şırnak’ımıza kazandırılması olmuştur. Bunların arkasından yatırımlar; boru hatları, petrol kimya oturumları, rafineriler planlanarak devam edecektir” dedi.


Şırnak’ta bir bölge müdürlüğünü oluşturduklarının müjdesini veren Bilgin, “Bu bölge müdürlüğünün kadrosunu hazırlıyoruz. Bölge Müdürünü de vekaleten atadık. İşi çok yoğun ama bundan sonraki en büyük desteği sizler olacaksınız. Güvenlik güçlerimiz ile birlikte sahada iki yıldır yürütülen saha çalışmaları sürecinde güvenlik güçlerimizin yoğun gayreti ve desteği ile bu sonucu üretmiştir. Güvenlik güçlerimizin bu gayretini tarih yazacaktır. Şırnak Valisi ve Şırnak’taki komutanların desteği olmasaydı bu işleri başarmak mümkün değildi. Ancak şu dosta ve düşmana gösterilmiştir ki vatandaş, sivil toplum, belediyelerimiz, devletin kurumları yekvücut tek hedefe yürürse başaramayacağımız hiçbir şey yoktur” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
Mersin Mersin’deki vahşette ölü sayısı 6’ya yükseldi Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda ölenlerin sayısı 6’ya yükseldi. Saldırıdan yaralı kurtulan lokanta çalışanı Mehmet Han Topal, "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana" dedi. Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda bilanço ağırlaştı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde eski eşi Arzu Özden’i (32) silahla vurarak öldürdü. Olayın ardından kaçan Metin Ö., daha sonra 01 B 9171 plakalı otomobille Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi’nde Sabri Pan’a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Saldırıda işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde yaşamını yitirdi. Araçla kaçmaya devam eden saldırgan, Kaburgediği Mahallesi’nde hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay’ı, ardından Yeniköy Mahallesi’ndeki akaryakıt istasyonunda tır şoförü Abdullah Koca’yı da silahla vurarak öldürdü. İstasyonda şüphelinin vurduğu pompacı Gökay Sefiloğlu’nun da hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Şüphelinin saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladığı öğrenildi. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Aracı bulundu, şüpheliyi arama çalışmaları sürüyor 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, tabancayı çıkardı" Lokantada çalışan ve saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Han Topal ise, yaşanan korku dolu anları anlattı. Topal, "Dükkanda çalışıyorduk, paket servisimiz vardı, onu hazırlıyordum. Metin ağabey geldi, dükkana giriş yaptı. Ben de dedim ’Hısım hoş geldin’. Hiç ses, tepki vermedi. Sabri ağabey de işte normal terazinin orada sucuk mu, et mi ne de tartıyordu. Biz de telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana. Kulağımın buradan geçti zaten. Ondan sonra Sabri ağabeye sıktı, boynuna sıkmış. Sonra geldi bir tane de tezgahın üstünden bana sıktı. Kalçama geldi. İçeriye gitmiş, Ahmet’e sıkmış çocuğun kafasına. Ondan sonra ben can havliyle dışarıya attım kendimi, arkadaşlara haber verdim. Ondan sonra kaçmış gitmiş" dedi. Öte yandan, cenazelerin tamamı Tarsus Devlet Hastanesi morguna getirildi.