GÜNDEM - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 10:31

Boya ticareti için kardeşinin kayınına 2 milyon 120 bin veren şahıs mağdur olduğunu iddia etti

A
A
A
Boya ticareti için kardeşinin kayınına 2 milyon 120 bin veren şahıs mağdur olduğunu iddia etti

Diyarbakır’da 6 ay önce evini satan kişi, 4 ay sonra 2 milyon 120 bin lirayı boya ticareti vaadiyle verdiği kız kardeşinin kayını tarafından dolandırıldığını öne sürdü.


S.C., yaklaşık 6 önce merkez Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesi’nde bulunan dairesini sattı. S.C., 2 milyon 120 lirayı, 4 ay sonra kız kardeşinin kayını F.A.’ya boya ticareti yapılacağı vaadiyle verdi. Bir müddet sonra parayı almak isteyen aile, F.A.’dan haber alınamadığını ve kendi paraları dışında yaklaşık 150 milyon liralık bir vurgun yapıldığını öğrendi. S.C.’nin eşi M.C., savcılık kararıyla F.A. hakkında tutuklama kararı çıkartıldığını ve alacaklarını almayı beklediklerini söyledi.


M.C., yaklaşık 6 ay önce evlerini sattığını, evin parasını görümcesinin eşinin vasıtasıyla kardeşi F.A.’ya verdiğini ileri sürdü. Yaklaşık 4 ay önce paramı verdiklerini öne süren M.C., "Şu anda param ortada yok, alıp kaçtı. Dolandırıldık. Benim gibi bir sürü mağdur var. Daha sonra öğrendik ki, 150 milyon gibi bir vurgun yapılmış. İş karşılığı eşim F.A.’ya verdi. Bir boya firmasında çalıştığını söyledi. Verdiğimiz para ile boya alınacaktı. Ticaret yapılacağını söyledi. Eşim çalışmıyordu. O süre zarfında eşime de gelir olsun diye. Eşimde uygun görünce verdi. Eşim, arada eşimin görümcesi olduğu için uygun görüp verdi. O vesile oldu diye. Yoksa F.A.’yı görmüşlüğümüz de yoktu" dedi.



"Eşim hemen suç duyurusunda bulundu"


M.C., parayı verdikten sonra geri alamadıklarını söyleyerek, "Bayramdan sonra kaçtığını öğrendik. Aradığımızda telefonlarımıza da cevap vermiyordu. Eşim hemen suç duyurusunda bulundu. Aile ile irtibata geçmeye çalıştık. Gittiğimiz yerde hakarete uğradık. Paramı geri istiyorum. Avukat tuttuk, avukatla görüştük. Tutuklama kararı çıkmış. Aile ile iletişime geçemiyoruz. Derdimizi anlatmaya gideceğiz hemen, direkt karakola gidip uzaklaştırma kararı alıyorlar. Hem mağduruz, hem de şikayet eden karşı taraf oluyor" diye konuştu.



"F.A., biz mağdurların bir hak talebinde bulunmaması için mallarını adlarından başkalarının adına geçirmişler"


"2 milyon 120 bin param gitti gözüyle bakmıyorum, evim gitti" diyen M.C., "Şu anda kirada oturuyorum. Hiçbir gelirim yok. Bizim bildiğimiz, bizim dosyaya eklenen 7-8 kişi daha var. Kiminin 3 milyon, 4 milyon 5, 15 milyon, bizim gibi mağdurların olduğunu biliyorum. F.A., çalıştığı boya firmasında da 15 milyon dolandırma söz konusu olduğu haberini de aldık. Bizim avukatımız onların avukatıyla da iletişime geçtiler. F.A., biz mağdurların bir hak talebinde bulunmaması için mallarını adlarından başkalarının adına geçirmişler" şeklinde konuştu.



Boya ticareti için kardeşinin kayınına 2 milyon 120 bin veren şahıs mağdur olduğunu iddia etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.