ASAYİŞ - 25 Nisan 2026 Cumartesi 10:23

Cam balkon üretimi yapılan iş yerinde yangın

A
A
A
Cam balkon üretimi yapılan iş yerinde yangın

Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde gece saatlerinde meydana gelen yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.


Edinilen bilgilere göre, gece saatlerinde ilçenin Bağlar Mahallesi’ndeki sanayi sitesinde bulunan cam balkon üretimi yapılan iş yerinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yangın, itfaiye erlerinin müdahalesiyle söndürülürken iş yerinde hasar oluştu.


Yangının çıkış nedeni belirlenmesi için inceleme başlatıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Diz ağrısını hafife almayın: Sinsi tehlike menisküs kök yırtıkları Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Öztürk, diz ağrısının ardında sinsi bir tehlikenin gizlenebileceğini vurgulayarak, "Menisküs kök yırtıklarına zamanında yapılan doğru müdahale, diz ekleminin doğal yapısını korumanın en etkili yoludur" dedi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Alper Öztürk, ortopedi polikliniklerine orta yaşlı hastaların en sık başvuru nedenlerinden birinin dizi sonuna kadar bükememe ve hareket sırasında belirginleşen ağrı olduğunu belirtti. Öztürk, "Çoğu zaman basit bir incinme olarak değerlendirilen bu tablo, aslında dizin geleceğini doğrudan etkileyebilecek sinsi bir tehlikenin habercisi olabilir, yani menisküs kök yırtıklarının" diye konuştu. Doç. Dr. Öztürk, menisküslerin diz eklemi içinde yükü dağıtan birer amortisör işlevi gördüğünü belirterek kök yırtığının bu yapının kemiğe tutunduğu ana bağlantı noktasının kopması anlamına geldiğini açıkladı. Öztürk, "Bu bağ koptuğunda menisküs yerinden kayar ve işlevini kaybeder. Diz eklemi korumasız kalır, kıkırdaklar artan yük altında hızla aşınmaya başlar" ifadelerini kullandı. Bu tablonun en sık 40-60 yaş aralığında, dizlerine fazla yük binen ve hafif kilolu bireylerde ortaya çıktığını ifade eden Öztürk, kadın hastalarda daha sık rastlandığını da vurguladı. Öztürk, "Gençlerdeki gibi büyük travmalar gerekmez; çömelmek, merdiven inmek ya da yerden kalkmak gibi günlük hareketler bile yıpranmış menisküs kökünün kopmasına neden olabilir" açıklamasında bulundu. Hastaların genellikle dizin arka kısmına yayılan ani ve keskin bir ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı tarif ettiğini belirten Öztürk, özellikle dizin tam büküldüğü pozisyonlarda ağrının belirgin şekilde arttığını söyledi. Öztürk, bu yırtıkların en önemli özelliğinin kendiliğinden iyileşmemesi olduğunu vurgulayarak, "Tedavi edilmediğinde dizde hızlı ve geri dönüşü olmayan kıkırdak hasarı gelişir. Süreç ilerledikçe kireçlenme kaçınılmaz hale gelebilir, bu da ilerleyen dönemde diz protezi ameliyatını gündeme getirebilir" şeklinde konuştu. Güncel tıbbi yaklaşımların özellikle orta yaş grubunda en koruyucu seçeneğin menisküsün tamir edilmesi olduğunu gösterdiğini hatırlatan Öztürk, "Kopan menisküs kökü, özel cerrahi tekniklerle yeniden kemiğe sabitlendiğinde dizin yük dağılımı ve biyomekaniği büyük ölçüde eski haline döner. Başarılı bir tamir, ileride protez ihtiyacını önemli ölçüde azaltabilir, hatta tamamen ortadan kaldırabilir" dedi. Öztürk, 40-60 yaş aralığında olup merdiven inip çıkarken, çömelirken ya da ani bir hareket sırasında dizden ses geldikten sonra ağrı ve şişlik gelişen kişilerin bu durumu hafife almaması gerektiğini aktararak "Gecikmeden bir ortopedi uzmanına başvurmak, erken teşhis ve doğru tedavi için kritik öneme sahiptir" ifadelerine yer verdi.
Antalya Sosyal medya üzerinden tanışıp IBAN’ını verdi, hayatı kabusa döndü: "Ben yandım, kimse yanmasın" Antalya’da sosyal medya üzerinden tanıştığı bir kişinin banka hesap bilgilerini istemesi üzerine IBAN’ını paylaştığını belirten 4 çocuk annesi Leyla Deniz, hesapları üzerinden dolandırıcılık yapıldığını ileri sürerek mağdurların şikayeti üzerine hapis cezası aldığını söyledi. Hakkında 4 yıl 2 ay hapis cezası verilen ve cezaevinden izinli çıkan Deniz, "Kimse kimseye IBAN’ını vermesin. Gerçekten güvenip kimseye vermesin. Ailesine bile vermesin. Bakın bu kadar net söylüyorum. Kimin ne yapacağı belli değil. Hesap kartını bile vermesin. Ben yandım, kimse yanmasın" dedi. Antalya’da yaşayan 41 yaşındaki 4 çocuk annesi Leyla Deniz, 3 yıl önce sosyal medya üzerinden tanıştığı bir kişinin banka hesap bilgilerini istemesi üzerine IBAN’ını paylaştığını, bu olayın ardından hayatının değiştiğini söyledi. Deniz, sosyal medya üzerinden tanıştığı kişinin banka hesaplarını kullanmak istediğini, kendisini "kötü bir şey olmayacağı" yönünde ikna ettiğini belirterek, bilgilerini paylaşmasının ardından hesapları üzerinden farklı kişilerden para alındığını ve paraların başka hesaplara aktarıldığını iddia etti. Kısa süre sonra söz konusu kişinin sosyal medya hesabını kapattığını, telefon numarasına da ulaşamadığını öne süren Deniz, hesaplarının kendi bilgisi dışında dolandırıcılık olaylarında kullanıldığını savundu. Banka hesapları üzerinden yaklaşık 600 bin TL civarında para hareketi gerçekleştiğini ileri süren Deniz, mağdurların şikayeti üzerine hakkında çok sayıda dava açıldığını, cezaevine girdiğini ve yeni dosyaların gelmeye devam ettiğini anlattı. Yaşadığı sürecin kendisi için büyük bir mağduriyete dönüştüğünü ifade eden Leyla Deniz, hesapları üzerinden gerçekleşen para hareketleri nedeniyle hem hapis hem de adli para cezalarıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Deniz, "600 bin liraya yakın bir mağduriyet durumu var. Mağdurlar parasını istiyor. Ben de ‘Almamışım, yapmamışım, etmemişim. Almadığım, yapmadığım bir parayı nasıl ödeyebilirim?’ diyorum. Durumum elverişli olsa, yapmadığım halde bile cezaevine girmemek için öderim ama o da yok. Bu yüzden bu dosyalardan dolayı cezaevi sürecini yaşıyorum" dedi. "Banka hesaplarını kullanacağım, kötü bir şey değil dedi" Sosyal medya üzerinden tanıştığı kişiye güvenerek banka hesap bilgilerini verdiğini aktaran Deniz, söz konusu kişiyle uzun süreli bir tanışıklığının olmadığını belirtti. Deniz, "Banka hesaplarını kullanacağım, kötü bir şey değil dedi, beni inandırdı. Bu yüzden verdim. İnternet üzerinden tanıştığımız, daha diyaloğa bile tam girmediğimiz, sadece normal konuştuğumuz biriydi. Tam olarak tanımıyordum. 2023 yılı Temmuz ayında banka hesap bilgilerimi istedi, ben de güvenerek verdim" ifadelerini kullandı. Banka bilgilerini paylaşmasının ardından hakkında dolandırıcılık dosyalarının açıldığını söyleyen Deniz, "İfadeye çağrıldım. Başkalarının dolandırıldığını, hesaplara para geldiğini, bu hesaplardan para çekildiğini söylediler. Davalar açıldı, hala da açılmaya devam ediyor" dedi. "IBAN benim olduğu için ceza bana geliyor" Hesaplarına aktarılan paraların kendisi tarafından alınmadığını ve kullanılmadığını savunan Deniz, mağdurların, paraların gönderildiği hesapların kendi adına olması nedeniyle kendisinden şikayetçi olduğunu kaydetti. Deniz, "Bu şahısları tanımadığımı, bu paraları çekmediğimi, hiçbir şekilde böyle bir şey yapmadığımı dile getiriyorum. Ama IBAN benim olduğu için ceza bana geliyor" diye konuştu. Şu anda 4 yıl 2 ay hapis cezası aldığı dosya nedeniyle cezaevi sürecinin devam ettiğini belirten Deniz, "Bir dosyada 4 yıl, bir dosyada 4 yıl 2 ay ceza geldi. Mesela bir hesapta 162 bin, bir hesapta 80 bin lira alınmış. Ayrıca küçük paralar da hesaba aktarılmış, daha sonra benim hesabımdan başka hesaplara gönderilmiş. Bu şahıslar ortadan kaybolunca, mağdurlar şikayet edecek kimseyi bulamayınca hesaplar bana ait olduğu için beni şikayet ediyor" ifadelerini kullandı. Deniz, farklı dosyalarda 69 bin, 54 bin, 162 bin ve 172 bin lira gibi para hareketlerinin bulunduğunu öne sürerek, "Paralar benim hesabıma aktarılıyor, benim hesabımdan da başka yerlere gönderilip çekiliyor. O şahıslar kaybolunca ben mağdur duruma düşüyorum ve cezayı ben alıyorum" dedi. "IBAN sizin olunca öyle olmuyor" Sosyal medya üzerinden tanıştığı kişinin takma isim kullandığını ve kendisine artık ulaşamadığını belirten Deniz, "Şahısla sadece internet üzerinden tanışmıştım, takma isim kullanıyordu. Tanısam isim vereceğim. Instagram hesabını silmiş, numarası da yok. Hiçbir şekilde ulaşamıyorum. Ulaşamadığım için de her şey benim başıma kalıyor. Her mahkemeye gittiğimde yapmadığımı, etmediğimi dile getiriyorum. Bu şahıslardan şikayetçi olduğumu söylüyorum ama maalesef IBAN sizin olunca öyle olmuyor" ifadelerini kullandı. "Kimse kimseye IBAN’ını vermesin" Yaşadıklarının başkalarına uyarı olmasını isteyen Leyla Deniz, banka hesap bilgileri ve kartların kesinlikle başkalarıyla paylaşılmaması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: "Kimse kimseye IBAN’ını vermesin. Gerçekten güvenip kimseye vermesin. Ailesine bile vermesin. Bakın bu kadar net söylüyorum. Kimin ne yapacağı belli değil. Hesap kartını bile vermesin. Ben yandım, kimse yanmasın."
Ankara TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Yeni bir atılım süreci başlatabiliriz" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’na ilişkin, "Dünyanın içinden geçtiği bu çalkantılı dönemde, Türkiye’yi üretim ve yatırımlar için öne çıkartacak bu düzenlemeler, doğru zamanda ve doğru yönde atılmış adımlardır. Buradan yeni bir atılım süreci başlatabiliriz" dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sosyal medya hesabından Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nda açıkladığı yeni düzenlemelerin iş dünyası ve ülke ekonomisi açısından önemli hususları içerdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Dünyanın içinden geçtiği bu çalkantılı dönemde, Türkiye’yi üretim ve yatırımlar için öne çıkartacak bu düzenlemeler, doğru zamanda ve doğru yönde atılmış adımlardır. Bu çerçevede, TOBB olarak devamlı suretle vurgulamış olduğumuz sanayimizin ve ihracatımızın üzerindeki kamusal yüklerin azaltılmasına yönelik olarak getirilecek olan kurumlar vergisi oranındaki indirimi çok değerli buluyoruz" açıklamasında bulundu. Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin iş ve yatırım ortamının cazibesini artırmak üzere uygulanması düşünülen yeni düzenlemelerin, ülkenin küresel firmaların bölgesel yönetim merkezini çekecek şekilde öne çıkmasını, küresel transit ticaretten daha fazla pay almasını, girişimcilik ekosisteminin daha hızlı büyümesine destek vermesini ve İstanbul Finans Merkezi’nin dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri haline getirme noktasında daha güçlü bir şekilde konumlanmasını sağlayacağına inandıklarını dile getirdi. "Yeni bir atılım süreci başlatabiliriz" Hisarcıklıoğlu, yatırım süreçlerinin ve bürokrasinin azaltılması ve sadeleştirilmesi yönündeki taleplerinin de karşılık bulmasından büyük memnuniyet duyduklarını bildirerek, "’Tek Durak Büro’ uygulamasıyla, çok daha yatırımcı dostu bir yapının kurulmasını bekliyoruz. Küresel ekonomideki riskleri göz ardı etmeden, fırsatlara odaklanır ve bunları değerlendirebilirsek, buradan yeni bir atılım süreci başlatabiliriz. ’Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu gerçekleştirme yolunda, önemli mesafe kat etmiş oluruz. Açıklanan yeni düzenlemelerin, ülkemize ve reel sektörümüze hayırlı olmasını diliyor, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi.
İzmir İzmir’de Bisicab dönemi başlıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir ulaşım ve genç istihdamı bir araya getirerek Bisicab araçlarıyla kent içi ulaşımı dönüştürüyor. Bisicab sürücüsü olmak isteyen üniversite öğrencilerine verilen eğitimler başladı ve ilk etapta 20 araç, çevre dostu ve konforlu bir deneyim sunacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımda çevreci dönüşümü destekleyen ve gençlere nitelikli iş imkânı sunan "Bisicab" projesini hayata geçiriyor. Elektrik destekli üç tekerlekli bisikletlerden oluşan sistemi devreye almaya hazırlanan Büyükşehir, karbon salımını azaltmayı hedeflerken üniversite öğrencilerine eğitimli ve donanımlı bir çalışma alanı da oluşturuyor. Gelecek günlerde yola çıkması planlanan Bisicab araçlarını kullanacak üniversite öğrencilerine yönelik eğitimler de başladı. Bisicab ile sürüş eğitimi alan gençler, İzmir’de ilk kez hayata geçirilecek böyle bir çalışmanın içerisinde yer almaktan dolayı heyecanlı olduklarını söyledi. 20 araç Alsancak- Konak arasında hizmet verecek Pilot uygulama kapsamında 20 araç, Alsancak Liman ile Konak arasında 11.00-19.00 saatleri arasında hizmet verecek. Sürücü koltuğunun arkasında yer alan bölümde iki yetişkin ve bir çocuğun konforlu bir şekilde yolculuk yapmasına imkân tanıyan, kısa mesafeli yolculuklar için tasarlanan sistem, özellikle yoğun ve turistik bölgelerde motorlu araçlara alternatif oluşturarak kent içi trafik ve çevre üzerindeki yükü azaltmayı hedefliyor. Elektrik destekli pedallı yapısıyla öne çıkan Bisicab’ler, sıfıra yakın emisyon değerleriyle sürdürülebilir ulaşım vizyonunun önemli bir parçası olarak görülüyor. Mesleki yetkinlik kazandıran bir model Projede görev alacak sürücüler ise kapsamlı bir eğitim sürecinden geçirilerek sahaya çıkmaya hazırlanıyor. Başvuru yapan üniversite öğrencileri; teori derslerinin ardından sürüş güvenliği, ilk yardım, trafik kuralları, araç teknik bilgisi, acil durum yönetimi ve yurttaşla iletişim gibi başlıklarda eğitim alıyor. Sürecin devamında uygulamalı sürüş eğitimine geçen adaylar, yapılan değerlendirmeler sonucunda göreve başlayacak. Bu yönüyle Bisicab, gençlere sadece gelir değil aynı zamanda mesleki yetkinlik kazandıran bir model olarak öne çıkıyor. Öğrencilere hem teorik hem de pratik eğitimler veriliyor Bisiklet İşletme Personeli Can Ateşgüneş, kent içi ulaşımda kullanılacak bisikletlerin avantajlarına dikkat çekti. Bisicab’ın elektrik destekli pedallı bisiklet olduğuna değinen Ateşgüneş "Bunlar İzmir Limanı ile Konak arasında hizmet verecekler. Güzergah üzerinde Alsancak Limanı, Vasıf Çınar Bulvarı, Lozan, Montrö, Basmane, Agora ve Konak durakları yer alacak. Kısa mesafede ulaşım hizmetini karşılamış olacaklar" diye konuştu. Can Ateşgüneş, projeye ilk etapta 30 kişinin başvuru yaptığını ifade ederek, şunları söyledi: "Başvuru yapan öğrencileri teorik eğitimlerden geçirdik. Daha sonra ilk yardım, sürüş güvenliği, aracın teknik özellikleri, genel olarak trafik kuralları ve güvenliği konusunda eğitimler verildi. Ayrıca acil durum yönetimi ile yurttaşla iletişim konusunda eğitim aldılar. Daha sonra teoriden pratiğe geçildi. Sürüş eğitimi alıyorlar. İlk etapta iki tekerlekli bisikletlerle manevra tekniklerini öğrendiler." "Üniversite öğrencilerine çalışma imkanı sunması çok iyi" Sürücü adayı makine mühendisliği bölümü öğrencisi Arda Çam, kente kazandırılan farklı bir projede yer almak için çalışmaya katıldığını söyledi. Çam, "Projeyi ilk gördüğümde çok hoşuma gitti. Bisiklet de kullanıyorum. Bunu değerlendirmek ve projenin bir parçası olmak istedim" dedi. Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü öğrencisi Arda Kemal Yıldırım ise teorik eğitimlerin ardından uygulamalı eğitimlere geçtiklerini anlatarak, şunları söyledi: "Bisiklet kullanıyorum ama bunların hem üç tekerlekli hem de elektrikli olması çok farklı bir deneyim. Bundan sonra yollarda yavaş yavaş Bisicab görmeye başlayacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üniversite öğrencilerine çalışma imkanı sunması çok iyi. Ayrıca çevreci bir proje. O nedenle destekliyorum." Uluslararası ilişkiler öğrencisi olan Alper Arıca, çok heyecanlı olduğunu vurgulayarak, eğitimlerin çok güzel geçtiğini söyledi. "İlk kez hayata geçirilen bir projede yer almak çok güzel" İktisat eğitimi alan Binnur Uzlucan ise çok heyecanlı olduğunu belirterek, "Üniversite öğrencilerine böyle bir imkan tanıdıkları için çok mutluyuz. Projeyi görünce hemen başvuru yapmak istedim. Çok mutluyum. İzmir’de ilk kez böyle bir proje hayata geçiyor ve biz de bunları deneyimleyen ilk kişiler olacağız" dedi. "Sürdürülebilir ve inovatif bir proje" Endüstriyel Tasarım bölümü öğrencisi Onur Sözen ise ilk defa hayata geçirilen bu çalışmanın içerisinde yer almanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Bisiklet kullanmayı çok sevdiğini ifade eden Sözen, "Sürdürülebilir, inovatif bir proje. İlk defa böyle bir araç kullandığım için biraz zorlandım. Çok heyecanlandım aynı zamanda. Ufak tefek zorlukları olsa da olumlu tarafları daha fazla. Burada yer aldığım için çok mutluyum" diye konuştu. "Hobilerimizi kazanca dönüştürmek büyük bir artı" Fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümünde okuyan Mustafa Eray Çömlek de bisiklet ve motosiklet kullanmayı çok sevdiğini ifade etti. Bu projeyi gördüğü zaman çok heyecanlandığını vurgulayan Çömlek, "Başka ülkelerde bu çalışmanın örnekleri var ama Türkiye’de ilk. İlk kez hayata geçirilen bir projede yer almak istediğim için başvuru yaptım. Çok heyecanlıyım. Öğrencilere istihdam alanı oluşturuluyor. Bu da avantaj. Hobilerimizi kazanca dönüştürmek büyük bir artı" ifadelerini kullandı.