GÜNDEM - 12 Nisan 2026 Pazar 10:54

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Diyarbakır’da ‘tatlı’ molası

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Diyarbakır’da ‘tatlı’ molası

Diyarbakır’da çeşitli programlara katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çalışmalarının ardından Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta’yı ziyaret ederek, "Bu lezzet Diyarbakır’ın markasıdır" dedi.


Bir dizi programa katılmak üzere kadim şehir Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yoğun diplomasi trafiğine tatlı molası verdi. Şehrin simge isimlerinden Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta’ya konuk olan Yılmaz, tescilli burma kadayıfın tadına baktı. Ziyarette Cevdet Yılmaz’a, Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Mehmet Sait Yaz ve Suna Kepolu Ataman, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Genel Başkan Vekili ve Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu, Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya, Eğil Belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, kamu kurum müdürleri ve iş adamları eşlik etti. Tatlı tezgahının başına geçerek Sıtkı Usta ile keyifli bir sohbet gerçekleştiren Yılmaz, burma kadayıfın tarihine değinerek esprili bir tespitte bulundu. Yılmaz, ’’Diyarbakır’ın bu tescilli lezzeti artık sınırları aştı. Dünyada, Türkiye’de ve Diyarbakır’da tatlı yapan ustaların büyük çoğunluğunun Bingöllü olduğunu biliyoruz. Bugün burada hem bu geleneği hem de bu eşsiz kaliteyi yerinde görmekten mutluluk duyuyorum. Esnafımızın güler yüzü ve bu kadim kültürün yaşatılması Diyarbakır’ın turizm potansiyeli için çok kıymetli. Sıtkı Usta ve ekibine teşekkür ediyorum’’ diye konuştu.


Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren işletme sahibi Sıtkı Usta ise devlet büyüklerini ağırlamanın gururunu yaşadıklarını belirterek şunları söyledi:


‘’Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz Beyefendi’yi ve beraberindeki değerli heyeti müessesemizde ağırlamak bizler için büyük bir onurdur. Kendilerine nazik ziyaretleri için esnafımız adına teşekkürlerimi sunuyorum. Biz yıllardır kaliteden ödün vermeden Diyarbakır’ın tadını dünyaya duyurmaya çalışıyoruz. Devletimizin yanımızda olduğunu bilmek çalışma azmimizi artırıyor.’’


Cevdet Yılmaz, ziyareti sırasında sadece tatlı yemekle kalmadı, çalışanlarla tek tek selamlaşarak hal ve hatırlarını sordu. Ziyaretin sonunda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve beraberindeki heyet, Meşhur Kadayıfçı Sıtkı Usta ile günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Diyarbakır’da ‘tatlı’ molası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kontrol edilemeyen sınav kaygısı öğrencilerde fiziksel ve zihinsel etkilere sebep oluyor Kepez Belediyesi Antalya Bilim Merkezi’nde öğrencilerin ve ailelerin katılımıyla "Sınav Kaygısı" başlıklı bir söyleşi düzenledi. Söyleşide, sınav sürecinde öğrencilerde ve ailelerde ortaya çıkan kaygının nedenleri, etkileri ve bu sürecin sağlıklı bir şekilde nasıl yönetilebileceği anlatıldı. Kepez Belediyesi’nin düzenlediği Bilim Kafe etkinliklerinde bu hafta ‘Sınav Kaygısı’ konuşuldu. Akdeniz Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (PDRUAM) Müdürü Prof.Dr. Tuğba Sarı, deneyimlerini öğrenciler ve aileleriyle paylaştı. Moderatörlüğünü Av. Ayşe Evrim Zeybek Akçay’ın üstlendiği söyleşide, sınav sürecine ilişkin deneyimler aktarılarak, katılımcıların soruları yanıtlandı. Söyleşide sınav kaygısının temelinde "korku" duygusunun yer aldığı ifade edilirken, bu duygunun insanın doğasında bulunduğu ve doğru düzeyde olduğunda bireyi motive edici bir işlev gördüğü vurgulandı. Kaygının tamamen olumsuz bir durum olmadığını, aksine orta düzeyde yaşandığında performansı artırabileceği belirtildi. Fiziksel ve zihinsel etkiler oluşturuyor Kontrol edilemeyen ve aşırı düzeye çıkan kaygının öğrencilerde fiziksel ve zihinsel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildiği söyleşide, bu durumun nefes darlığı, donma hissi, odaklanma güçlüğü ve performans düşüklüğü gibi sonuçlara yol açabileceği ifade edildi. Sınav kaygısının en önemli nedenlerinden birinin, sınavın "hayatın tek belirleyicisi" olarak algılanması olduğuna değinilen söyleşide, öğrencilerin kendilerini "başarısızlık ve değersizlik" düşünce kalıplarına kaptırmalarının kaygıyı artırdığı belirtildi. Sınavın önemli bir süreç olduğu ancak hayatın tek belirleyicisi olmadığı vurgulandı. Ailelerin yaklaşımının da öğrencilerin kaygı düzeyinde önemli rol oynadığı ifade edilirken, iyi niyetle yapılan baskı veya aşırı beklentinin zaman zaman olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi. Sevgi, güven ve kabul temelli bir yaklaşım Çocuklarla kurulan iletişimde sevgi, güven ve kabul temelli bir yaklaşımın önemine dikkat çekildiği söyleşide ailelerin çocuklarının ilgi ve yeteneklerini dikkate alarak yönlendirme yapması gerektiği, tek bir meslek veya hedefe zorlamanın öğrenciler üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi. Sağlıklı iletişimin ve ortak karar alma süreçlerinin kaygıyı azaltmada etkili olduğu ifade edildi. Program, sınav sürecinin yalnızca bireysel değil; öğrenci, aile ve eğitimcilerin birlikte yürüttüğü ortak bir süreç olduğu vurgusuyla sona erdi.
Antalya Aksu’da örtü altı tarımda yıllık yaklaşık 370 bin tonluk rekoltenin tamamı kadın çiftçilerin emeğiyle üretiliyor 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı dolayısıyla Antalya’nın Aksu ilçesinde kadın üreticilere yönelik ziyaretler başladı. Aksu Tarım İlçe Müdürü Dilek Boğatimur, programın yıl sonuna kadar devam edeceğini belirtirken, Aksu’da toplam çiftçilerin yaklaşık yarısının kadınlardan oluştuğunu vurguladı. İlçede örtü altı tarımda yıllık yaklaşık 370 bin tonluk rekoltenin ise tamamı kadın çiftçilerin emeğiyle üretiliyor. 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı nedeniyle Aksu İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından başlatılan proje kapsamında bölgede faaliyet gösteren kadın çiftçiler seralarında ziyaret edilerek üretim süreçleri yerinde incelendi. Ekonomiye önemli katkı sunan ve tarımda yüksek üretim gücüne sahip kadınların emeğinin görünür hale getirildiği proje yıl sonuna kadar devam edecek. Proje ile kadın çiftçilerin sesi duyurulurken, üretimdeki kritik rolleri de kamuoyuna anlatılacak. Proje yıl sonuna kadar sürecek Aksu’nun Topallı Mahallesi’nde bulunan seralarda üretim yapan kadınları ziyaret eden Aksu İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur, 2026 yılının tarım vizyonu açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Kadın çiftçiler tarımın tam kalbinde. Aksu, tarımın kalbi ve o kalbin merkezinde kadın çiftçilerimiz var. Bugün kadın üreticilerimizle örtü altı üretim alanlarındayız. Aksu’da başlatılan bu anlamlı proje, yıl sonuna kadar ziyaretler, etkinlikler ve kadın çiftçilere yönelik eğitim programlarıyla devam edecek" dedi. "Üretimde var olmak gurur verici" 24 yıldır Antalya’da üretim yapan ve son üç yıldır Tefenni bölgesinde de faaliyet gösteren üretici Teslime Kalın ise, "Üretiyorum, satıyorum, hale götürüyorum. İki çocuğumu büyüttüm. Kadın olarak üretimde var olmak gurur verici" sözleriyle emeğini anlattı. Çalışmalar yerinde incelendi Program kapsamında çok sayıda sera ziyaret edilerek kadın çiftçilerin çalışmaları yerinde incelendi, üretim süreçleri hakkında bilgi alındı. Projede genç girişimciler de dikkat çekilirken, 29 yaşındaki Ceylan Çelik 10 ay önce ailesiyle birlikte kurduğu fide işletmesiyle örnek oldu. 9 yıllık hedefinin bir sonucu olarak bu işe adım attığını belirten Çelik, "Ziraat fakültesi mezunuyum, çiftçi kızıyım. İşi bildiğim için fide üretimine yöneldim. Domates, biber, salatalık başta olmak üzere her türlü sebze ve yeşillik fidesi yetiştiriyoruz. Firmamızı büyütmek ve ekibimizle birlikte ilerlemek istiyoruz" dedi. "Hem zor hem de keyifli" Kadın çiftçi olmanın hem zor hem de keyifli olduğunu vurgulayan Çelik, "Yaz kış demeden çalışıyoruz. Kadınlar olarak daha titiz ve disiplinliyiz. Üreticilerimizden olumlu geri dönüşler alıyoruz. Günde 8 saat çalışıyoruz ama bazen gece 02.00’ye kadar mesai yaptığımız oluyor. Evde olmamız gereken saatlerde serada çalışıyoruz ama üretmekten vazgeçmiyoruz" diye konuştu.
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ta yaşlı kadının bileziğini gasp eden şüpheli tutuklandı Kahramanmaraş’ta yalnız yaşayan 85 yaşındaki kadının evine girip bıçağını boğazına dayadıtan sonra ellerini kesip bileziğini gasp eden şüpheli polis tarafından yakalanıp tutuklandı. Olay, 9 Nisan günü Dumlupınar Mahallesi Şehit Cemil Ceyhan Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, evde yalnız yaşayan 85 yaşındaki Elife Akkök’ün zili çaldı. Akkök, kapıya geldiğinde kendisini "Ahmet" olarak tanıttı ve annesinin gönderdiği bir paketi getirdiğini söyledi. Şüpheli daha sonrada içeri girip yaşlı kadını mutfağa götürüp boğazına bıçak dayayarak bileziklerini istedi. Yaşlı kadın direnince kadının ellerini keserek kolundaki bilezikleri almaya çalıştı. Kanlar içinde kalan Akkök, komşularına seslenerek yardım istedi. Şüpheli, yaşlı kadının sağ kolundaki bileziği alarak evden kaçtı. Komşuların ses üzerine 112’ye haber vermesiyle olay yerine polis ve sağlık ekipleri geldi. Yaşlı kadın hastaneye götürülerek tedavi edilirken polis de gasp şüphelisini yakalamak için çalışma başlattı. Polis yaptığı çalışmada kaçan şüphelinin, Türkoğlu ilçesine giderek yaklaşık 37 gram ağırlığındaki Maraş burması bileziği bir kuyumcuya sattığı ve Adana’ya gitmeye hazırlandığı öğrendi. Polis şüphelinin adresini de belirleyerek operasyon yaparak kaçkam isterken yakaladı. İsminin Ahmet G. olduğu öğrenilen şüpheli sorgulanmak üzere emniyete getirildi. Çalınan bilezik ise kuyumcudan alınarak yaşlı kadına teslim edildi. Şüpheli ise ifadesinin ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandı. Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Elife Akkök, kapıyı açtığı anda saldırıya uğradığını belirterek, "Beni mutfağa sürükledi. Elinde bıçak vardı, boğazıma dayadı. Ellerimi kesti. Bileziğimi aldı. Komşular diye bağırınca kaçtı. İki tel bilezik için beni öldürecekti" dedi. Yaşlı kadının kızı Hatice Akkök ise annesinin yalnız yaşadığını belirterek, "Bazen yanımıza alıyoruz, bazen kendi evinde kalıyor. Evde yalnız kaldığı bir zamanda bu olay yaşandı. Annemi sürükleyip boğazına bıçak dayamış, ellerini kesmiş. En ağır cezayı almasını istiyoruz" diye konuştu.