GÜNDEM - 29 Nisan 2025 Salı 13:16

Dicle Üniversitesi’nde 400 dönümlük arazinin usulsüzce el altından kiralandığı iddiası CİMER’e yazıldı

A
A
A
Dicle Üniversitesi’nde 400 dönümlük arazinin usulsüzce el altından kiralandığı iddiası CİMER’e yazıldı

Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde 600 dönüm araziden 50 dönüme yakın formaliteden proje gösterilip, 150 dönümün alana alınan tohum gübre ve ilaç girişi gibi rakamlarla gösterildiği geri kalan 400 dönümün ise el altında usulsüzce bir çiftçiye verildiği iddiası CİMER’e yazılarak savcıların harekete geçmesi talep edildi.


Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde bir memur, 19 Mart 2025 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER), bir devlet memuru olarak memurluğunun vazifesi gereği kamu yararına zarar teşkil edecek suiistimalleri engellemenin vazifesi olduğunu belirtip, Ziraat Fakültesi’nde engellemeye çalıştığı suiistimaller olduğunu ileri sürüp şikayette bulundu.


Memur, CİMER’e yazdığı şikayette şu ifadeler yer aldı:


"a)Ziraat Fakültesinde yıllardır yapılan bilimsel araştırmalarda (etlik tavuk ve yumurta üretimi) proje çıktılarının çiftlik sınırları dışında üniversitenin izni ve maliye kaydı olmadan kar amacı gütmesi ve bilimsel araştırmaların etik dışı kullanımı (marketlere koli koli yumurta satışı, günde 3000 yumurta üretimine karşılık gelen aylık 450.000 TL gelirin kayıtlarda olmaması vb..)


b) Rektörlükçe Ar-Ge Projeleri için tahsis edilen Dicle Nehri tarafında olan (600 dönüm) arazinin 50-55 dönümü formalite proje gösterilip, geriye kalan 400 dönüm şahıslara peşkeş çekilmesi ve bu şahıslardan sadece kalan 150 dönümlük alana alınan tohum gübre ve ilaç girişi gibi gülünç rakamlar gösterilmesi,


c) İlgili alanlarda kadrosuna uygun kamu hizmeti yararına görevli olan mühendislerin ilgisiz alakasız görevler verilerek kendi birimlerinden uzakta tutma isteği, ayrıca hayvansal üretim de, bitkisel üretimde ilgili bölüm hocalarının bilgisine hiç başvurulmadan kamu personeli dışında etkisiz yetkisiz insanlarla hareket edilmesi,


d) 2023 yılındaki toplanıp dekanlığa teslim edilen paralarında stratejiye aktarılmadığını kayıtlarda gördüm. Bu olayı ihbar ettiğim ve daha farklı hukuksuz(Sözde alınmış olan birçok şeye imza atmamızın istenmesi gibi) olayları dile getirdiğim için Rektörlük bakamınca onayım dahi alınmadan yer değişikliği görevlendirmem yapılmıştır.


Devlet dairesinde suçu gizlemekte suçtur. Ziraat Fakültesinde ihaleye fesat karıştırma suçu işlenmiştir. Strateji kayıtlarıyla da sabittir. İhaleye fesat karıştırma olayını Cumhuriyet Başsavcılığına ileteceğine, aksine olayı kapatmış ihbarı eden mühendisleri görevlendirme ile yerlerinden uzaklaştırmış ve buda yetmezmiş şikayet etmeleri durumunda daha kötü uzak ilçelere sürme hatta haklarında soruşturma açma gibi tehditlerinde bulunarak mobbing uygulamışlardır. Görevinden uzaklaştırılan mühendislerin yerine de devlet memuru bile olmayan kantinci arkadaşı bırakması hukuksuz bir olay olduğu gibi yasa dışı bir olaydır. Bu ihbar ve şikayetim için makamınızca gerekli işlemlerin yapılıp ayrıca ihaleye fesat karıştırma suçundan dolayı da Cumhuriyet Başsavcılığına da iletilmesini istiyorum. Şikayetçiyim."


Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muzaffer Denli, şikayetteki iddiaların asılsız olduğunu, bahsi geçen tarlanın çiftçi S.Ş ile aralarında yaptıkları sözleşme karşılığında verdiklerini öne sürdü".



Dicle Üniversitesi’nde 400 dönümlük arazinin usulsüzce el altından kiralandığı iddiası CİMER’e yazıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Terzilerde ‘fiyat’ ve ‘çırak’ çıkmazı: "Tadilat parası fazla çıktığı için ‘Tadilat yaptıracağıma yenisini alırım’ diyorlar" Bolu’da 20 yıldır terzilik yapan Kıymet Dinç, hazır giyimdeki fiyat dengesizlikleri ve maliyet artışlarının mesleği zorladığını söyledi. Müşterilerin tadilat ücreti ürünün fiyatını geçtiğinde tepki gösterdiğini belirten Dinç, "İnce işçilik yapmamıza rağmen emeğimizin karşılığını almakta zorlanıyoruz. ’Eski kıyafetimi tamir ettirdim, niye bu kadar tuttu?’ sorusuyla sıkça karşılaşıyoruz" dedi. Bolu’da yaşayan ve 20 yıldır terzi dükkanı işleten 48 yaşındaki Kıymet Dinç, unutulmaya yüz tutan meslekler arasına giren terzilikte yaşanan zorlukları anlattı. Son yıllarda vatandaşların tadilat ve özel dikim kıyafet için terzilere olan ilgisinin azaldığını belirten Dinç, özellikle tadilat ücretlerinin bazen kıyafetin sıfır fiyatını geçmesi nedeniyle müşterilerle karşı karşıya geldiklerini ifade etti. Dinç, kadın bir esnaf olarak yaşadığı zorluklara ve sektördeki "çırak" krizine de dikkat çekti. "Değişik tavırlar sergileyebiliyorlar" Erkeklerin kadın terzilere karşı değişik tavırlar sergilediğini aktaran Kıymet Dinç, "Bazen erkekler terziye tavırlarıyla, hareketleriyle tepki gösterebiliyorlar. Değişik tavırlar sergileyebiliyorlar. Mesela içeride, kabinde soyunmak yerine dışarıda soyunanlar oluyor. Tepkimiz sonradan büyük oluyor ama yine de anlayışla karşılamaya çalışıyoruz" dedi. "Çırağın eğitimi dört yıl sürüyor" Meslekte fazla çırak bulamadıklarını ve bir çırağın yetiştirilebilmesi için dört yıl gerektiğini aktaran Dinç, "Şu an bu meslekte fazla çırak yetişmiyor. Çırağın eğitimi dört yıl sürüyor; çıraklık, kalfalık, ustalık. Ancak bu meslekte de yavaş yavaş bazı şeyler düşmeye başladı. Bu mesleği fazla seçen öğrencimiz yok. Bazen bu mesleği geçim kaynağı olarak da görmüyorlar" şeklinde konuştu. Mağazalardan yeni kıyafet almayıp ürünü tadilat ettirenlerin bazen de o tadilat parasının ürünün normal fiyatını geçtiğini söylediğini belirten Dinç, "Tabii ki almak yerine ‘Ürünümü tadilat ettireyim’ diyenler oluyor. Ancak bazen tadilat parası ürünün parasını geçiyor. Müşteri de o zaman bize tepki gösterebiliyor. ‘Ben eski kıyafetimi tamir ettirdim, niye bu kadar fiyat?’ diyor. Bazen biz müşteriye çok ince işçilik yapmamıza rağmen istediğimiz fiyatı alamıyoruz. Müşteriyle bir tatsızlık yaşanabiliyor. Tadilat parası fazla çıktığı için ‘Tadilat yaptıracağıma yenisini alırım’ diyorlar" diye konuştu. Özel dikim abiyelerde daha fazla yoğunluk olduğunu ifade eden Dinç, "Hem özel dikim hem de tadilat yapıyoruz ama özel dikim abiyelerde biraz daha yoğunluk oluyor" dedi.