ÇEVRE - 19 Ocak 2026 Pazartesi 10:22

Diyarbakır-İstanbul uçak seferleri iptal edildi

A
A
A
Diyarbakır-İstanbul uçak seferleri iptal edildi

Diyarbakır’da dün gece saatlerinde etkili olan yoğun kar yağışı nedeni ile bugün gerçekleştirilmesi planlanan İstanbul uçuşları iptal edildi.


Son dönemlerin en sert kışının yaşandığı Diyarbakır’da hava ve kara ulaşımında aksaklıklar meydana geldi. Kar sonrası oluşan buzlanma nedeni ile karayolunda ilerlemekte güçlük çeken araçlar hızlarını düşürüp dörtlülerini yakarak ilerlemeye çalıştı. Buzlanma nedeni ile birçok noktada kara trafiği durma noktasına geldi.


Öte yandan kar yağışı hava ulaşımını da sekteye uğrattı. Bugün Diyarbakır’dan İstanbul’a yapılması planlanan 3 uçuş iptal oldu. Ankara ve İzmir uçuşlarında da rötar meydana geldi.


Kent genelinde yağışların akşam saatlerine kadar süreceği kaydedildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Atlas Çağlayan cinayeti soruşturmasında gözaltına alınanların sayısı 6’a yükseldi İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın bıçaklanarak öldürülmesi sonrası annesini tehdit eden ve provokatif paylaşımlarda bulunanlarda gözaltı sayısı 6’a yükseldi. Önceki gün 4 kişi gözaltına alınmıştı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce, Güngören’de 14 Ocak’ta öldürülen 2009 doğumlu Atlas Çağlayan ile ilgili sosyal medya hesaplarından provokatif paylaşım yapan ve aileyi tehdit eden kişiler ile ilgili çalışma başlatılmış, savcılık tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde önceki gün, 1’i aileye yönelik tehdit gerekçesi, 3’ü sosyal medya paylaşımlar yaptıkları tespit edilen 4 zanlı, gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan şüphelilerin üçünün İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube, birinin Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğündeki ifade işlemleri devam ederken, olaya ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Maktulün ailesine yönelik tehdit iddiaları ile ilgili gözaltı sayısı 6’a yükseldi. Üçü Güvenlik Şube, 3’ü Siber Suçlarla Mücadele Şubesince gözaltına zanlıların emniyetteki işlemlerinin devam ettiği, Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde ifade veren 3 zanlının bugün öğle saatlerinde adli makamlara sevk edilecekleri öğrenildi. Olayın geçmişi: Güngören ilçesi Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde bir işletme önünde, 14 Ocak çarşamba günü, birbirini daha önceden tanımayan Atlas Çağlayan ve E.Ç. arasında "yan bakma" tartışması nedeniyle kavga çıkmıştı. Çıkan kavgada E.Ç., ‘sustalı’ diye bilinen bir bıçakla Atlas Çağlayan’ı yaralamış, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Çağlayan, müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı. Polis ekipleri, E.Ç. ve arkadaşlarını, olayda kullanılan bıçakla yakalayarak ifadelerini almak üzere emniyete götürmüştü. Polisteki işlemlerinin ardından adli makamlara gönderilen 18 yaşından küçük katil zanlısı E.Ç., çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.
Sakarya 60 yıllık lezzet mirası: Uzun Çarşı’nın ciğer ustası gastronomi turizmine katkı sunuyor SAKARYA (İHA) – Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde Tarihi Uzun Çarşı’nın en eski işletmelerinden biri olan ve esnaf lokantası olarak başladığı yolculuğunu şehrin meşhur ciğercisi olarak sürdüren lokantanın sahibi, şehrin gastronomi turizmine katkı sunuyor. Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde bulunan ve tarihi 18-19. yüzyıllara kadar uzanan Uzun Çarşı’nın en eski işletmelerinden biri olan ve esnaf lokantası olarak başladığı yolculuğunu şehrin meşhur ciğercisi olarak sürdüren lokantanın sahibi 71 yaşındaki Rıdvan Ademoğlu, ağabeylerinden öğrendiği mesleğiyle şehrin gastronomi turizmine katkı sunuyor. İlkokulu bitirdikten sonra çalıştığı dükkanda deneyim sahibi olan Ademoğlu, ciğerin iyisini dokunarak anladığını kaydetti. Dükkanın kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Ademoğlu, "İlkokulu bitirdim, babam beni abilerimin yanına yolladı. 60 seneye yakın zamandır çalışıyorum. Benim okulum, tahsilim her şeyim bu dükkan oldu. Burada büyüdüm. Şimdi iki oğlumla devam ediyorum, bayrağı onlara teslim etmek üzereyim. Önce abilerim sonra ben şimdi ise evlatlarım, üçüncü kuşak oluyor. Bu dükkan benim için her şey. Çocukluğumdan beri yapıyorum. Ben ilkokul mezunuyum. Başka okula gitmedim. Okulum, tahsilim her şeyim bu dükkanda. 58 sene oldu 60’a dayanıyor. Şöyle bir tokat attığım zaman ciğerin nasıl olduğunu anlarım. Dana ciğeri kullanıyoruz. Güzel özellikleri var. Damarları, sinirleri güzelce ayıklıyoruz. Ondan sonra Ayçiçek yağında pişirip müşterimize sunuyoruz" dedi. "Çok eski müşterilerimiz var" Müdavim müşterilerinden ve et maliyetlerinin artışına dikkat çeken Ademoğlu, "Çok azaldı ama çoğu tabi rahmetli oldu. Yaşlandılar. Küçüklüğümüzde hizmet verdiğimiz müşterilerin çoğu rahmetli oldu. Bazıları hala geliyor. Çocuklarımıza baban nerede diye soruyorlar olmadığım zamanlar. Çok eski müşterilerimiz var. Maliyet çok arttı. Her şey çok pahalı. Her alışımızda fiyatlar değişiyor. Örneğin eskiden ciğeri biz etin üçte biri fiyatına alıyorduk. Şuanda kafa kafaya geldi. Et bin lira oldu, ciğer 700 lira oldu. Şuandaki güncellediğimiz fiyat olarak porsiyonu 300 liraya veriyoruz ama maliyetler arttı" şeklinde konuştu. "Hem üniversiteyi okuduk hem lokantada devam ettik" İşletmenin üçüncü kuşak temsilcisi Adem Ademoğlu, "20 yıldır mesleğin içindeyiz. Üçüncü kuşak olarak devam ediyoruz. Önce amcalarım bu işi yapıyordu. Sonra babam ve şimdi ben ve abim olarak devam ediyoruz. Ben 20 yıldır buradayım. Abim 30 yıldır burada. Şuanda biz devam ediyoruz. Ortaokulda yaz tatillerinde yardım ediyordum. Sonra lisede devam ettik. Üniversiteyi hem okuduk hem lokantada devam ettik. 20 yıldır da severek devam ediyoruz. Çocukluğumuz bu tarihi çarşıda geçti. Mesleğimizi de çok seviyoruz. Çok güzel anlarımız oldu. Babam bu işi yavaş yavaş bize bırakıyor" şeklinde konuştu.
Denizli Denizli’de 258 dairelik sitenin altyapı sorununa yıllardır çözüm bulunamıyor kaçak bedeli ödeyen site sakinleri çözüm istiyor. Denizli’de 2015 yılında kurulan 43 blok ve 258 daireden oluşan sitede, inşaat aşamasından bu yana devam eden hatalı su altyapısı yüzlerce vatandaşa mağduriyet yaşatıyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (DESKİ) raporuyla boruların prosedüre uygun döşenmediği belgelendi. Yıllardır çözülemeyen su sorunu, her gün su borularının patlamasına neden oluyor. Site sakinleri neredeyse her gün susuz kalırken binaların çürümesine ve elektronik eşyaların bozulmasına yol açan sorunun çözümü için yetkililerden yardım bekliyor. Her türlü hukuki yollara başvurduklarını belirten site yönetimi ise aylık 200 bin TL’ye ulaşan kayıp-kaçak bedelleri ve ağır tamirat maliyetleri karşısında çaresiz kaldıklarını dile getiriyor. "Birçok insan burada susuzluktan mağdur" Site yöneticisi Hatice Efe, "Sitemiz 2015 yılında kuruldu. 43 blok, 258 haneden oluşuyor. Ama sitemizde bizi zorlayan, kullandığımız su; bunların patlaklarından dolayı çok mağdur olduk. Yıllardır süregelen konuda, müracaat ettiğimiz her kapı kapandı. Kurulumundan beri var bu patlaklar. Müteahhit firma bir bölümünü değiştirmiş ama değiştirdiği halde yine o patlaklar devam ediyor. Patlaktan dolayı bar düşük, düşük olduğu için evlere su gitmiyor. Birçok insan burada susuzluktan mağdur. Şimdi bu sorunları biz mahkemeye de verdik, şu an mahkeme aşamasındayız. Denizli Büyükşehir Belediyesine ve kurumlara dilekçemi verdim, hepsinin bilgisi var. DESKİ’nin yazdığı raporda da ’boruların prosedüre uygun döşenmediği’ yazıyor. Çok mağduruz çünkü her gün bir patlak, iki patlak, yani şu an bile iki tane patlak var. Benim aldığım aidat genelde patlaklara gidiyor zaten, hiçbir şey yapamıyoruz burada" dedi. "Boşa giden bir damla suyun hakkını kimse aramıyor" Ortak alan sayacının kapalı olduğunu gösteren Efe, "Bu bizim ortak alan sayacımız. Buradan, bu sitenin tamamına su gidiyor. 258 tane kapı önlerinde abonelik var. Oradan dairelere su gidiyor ama buradaki bütün patlaklar, kullanılmadığı halde ortak alanda çeşmemiz yok. Hiç kullanmadığımız ama kayıp-kaçaktan, patlaktan dolayı bize her ay 100, 150-200 bin TL’ye yakın faturalandırma yapılıyor. Bu su yüzeye vurursa bu da belki bir ay sonra, yüzeye vuruyor. Biz bunu ancak böyle tespit edebiliyoruz. Bir patlağın maliyeti bize 15-20 bin TL’ye mal oluyor. Çünkü günde iki-üç tane patlak yapıyor. Bugünkü çalışmamızı biz her gün defalarca yapıyoruz zaten. Hep söylüyorlar ki susuzluktan bahsediyorlar ama burada boşa giden bir damla suyun hakkını kimse aramıyor. Yıllardır da aramamışlar ama ben istiyorum ki birileri bize yardımcı olsun, bu bir damla suyla biz bir tane ağacımızı yeşertelim bu sularla. Boşa gitmesini istemiyorum" diye konuştu. "Biz nereye başvursak bize yardım etmiyorlar" Site sakinlerinden Hatice Acar, "Elektronik aletlerimiz, çamaşır makinesi, şofben, bulaşık makinesi arızalanıyor. Ben kaç kere yaptırdım. Her türlü kanuni yola başvuruldu" dedi. Çözüm bulamadıklarını, artık evini satma noktasına gelen Gökhan Erkan da, "2017 yılında taşındığım günden bu yana aynı sorunları yaşıyoruz. Bugün evde yoktum, yani öyle bir su gelmiş ki neredeyse duvarı yıkacak, evin içine girecek. Yani bu sorunlar yıllardır çözülemedi. Geçen hafta DESKİ’den arkadaşlar geldi tamir ediyor, başlarında duruyorum. Diyor ki: ’Biz bunu yaparız ama haftaya yine patlar.’ Yani böyle bir şey olamaz, kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz biz? Bütün bodrum katlar rutubet almaya başladı. Şu an biz nereye başvursak bize yardım etmiyorlar. Buna bir çözüm yapılması lazım. Şu anda biz yaptırıyoruz, verdiğimiz aidatlarla. Hatice hanım sağ olsun yaptırıyor ama yine yetersiz kalıyor. Hepimizin sorunu bu; binalar çürüyor, elektrikli araçları kullanamıyorlar. Öyle bir dereceye geldi ki insan satıp kaçmak istiyor. Böyle kötü durumdayız" şeklinde anlattı.
Erzurum Ahmet Algan’dan önemli uyarılar: "Liyakat olmadan bu iş yürümez" Erzurumlu başarılı müteahhit, Lamura İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Algan’dan dikkat çeken uyarılar ve önemli tespitler geldi. 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte artık "her önüne gelenin müteahhit olamadığını" vurgulayan Algan, bu düzenlemenin sektörde kaliteyi ve güveni artırdığını söyledi. Ancak buna rağmen sahada ciddi sorunlar yaşandığını ifade eden Algan, müteahhitlerin en büyük sıkıntısının maliklerle yaşanan anlaşmazlıklar olduğunu belirtti. "En büyük problem bilgi kirliliği" diyen Algan, vatandaşların yanlış yönlendirmelerle süreci sağlıksız şekilde yürüttüğünü ve bunun da projeleri kilitlediğini ifade etti. Özellikle sosyal medyada ve kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmesinin sektöre zarar verdiğini kaydeden Algan, sağlıklı dönüşüm için doğru bilgiye ve uzman görüşüne ihtiyaç olduğunu vurguladı. Hükümetin hayata geçirdiği ‘Yarısı Bizden’ kampanyası hakkında da değerlendirmelerde bulunan Algan, projeyi "müthiş bir fırsat" olarak nitelendirdi. Vatandaşların bu imkânı iyi değerlendirmesi gerektiğini belirten Algan, "Devlet büyük bir destek sağlıyor. Bu fırsat heba edilmemeli" dedi. Sektörde liyakat ve ehliyet konusuna da dikkat çeken Algan, kentsel dönüşüm ve büyük projelerde müteahhit seçiminin hayati öneme sahip olduğunu ifade ederek, "İşi bilmeyen, tecrübesiz kişilere bina teslim edilmemeli. Liyakatli, güçlü referansları olan firmalar tercih edilmeli" diye konuştu. Son dönemde artan müteahhit dolandırıcılığı olaylarına da değinen Algan, bunun temelinde ekonomik sıkıntıların yattığını söyledi. Bazı müteahhitlerin çözüm üretmek yerine yanlış yollara saptığını dile getiren Algan, "Sıkışan bazı kişiler tefeciye yöneliyor, bu da hem kendilerini hem vatandaşları mağdur ediyor" ifadelerini kullandı. Sektörün geleceğine dair umutlu mesajlar da veren Ahmet Algan, doğru planlama, şeffaflık ve güven ortamı sağlandığında hem Erzurum’da hem de Türkiye genelinde sağlıklı bir yapılaşmanın mümkün olacağını sözlerine ekledi.