ASAYİŞ - 14 Aralık 2025 Pazar 10:55

Diyarbakır’da bir şahıs, kuzenlerini icraya verdiği gerekçesiyle kaçırıldığını iddia etti: Anlatılanlar kan dondurdu

A
A
A
Diyarbakır’da bir şahıs, kuzenlerini icraya verdiği gerekçesiyle kaçırıldığını iddia etti: Anlatılanlar kan dondurdu

Diyarbakır’da yaşayan Murat Hilez, kendisi tarafından icraya verildiklerini düşünen kuzeniyle konuşmak için evine gitti. Hilez, kuzenleri tarafından silah zoruyla bir şantiye alanına götürülüp plastik kelepçeyle bağlandıktan sonra şiddete maruz kaldığını iddia etti. Olaya ilişkin gözaltına alınan 6 şüpheli serbest bırakıldı.


Merkez Kayapınar ilçesinde yaşayan Murat Hilez, önceki gün iddiaya göre, kendisi tarafından icraya verildiklerini düşünen kuzeniyle konuşmak için evine gitti. Hilez, burada kuzeniyle konuşamadan açılan telefon sonucu eve gelen diğer kuzenlerince silah zoruyla bir şantiye alanına götürüldü. Yolda ve şantiye alanında darp edildiğini öne süren Hilez, plastik kelepçe ile el ve ayaklarından bağlanıp 8 saat boyunca burada hakaret ve şiddette maruz kaldığını savundu. Hilez, başka bir yere götürülüp burada kendisinin kuzenlerini icraya verdiğini kabul etmesini isteyen kuzenlerinin elinden ’tuvalete gideceği’ bahanesiyle kaçtı. Kaçış esnasında trafik polislerinin varlığıyla kendini güvende hisseden Hilez, kuzenlerinden şikayetçi oldu. Gözaltına alınan 6 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.


Murat Hilez, geçtiğimiz perşembe günü sabah 09.00 sıralarında evinden çıktığını, ödeme için bankaya gideceğini söyledi. "F.H.’nin sağda solda ’Murat beni icraya verdi’ lafını duyduğum için, bir gece önce de kendisiyle konuşmak istedim, benimle görüşmedi. Sabah görüşmek için evine gittim. Kapısında beklerken F.H. hemen kardeşlerini aradı’’ dedi.


4 kişinin gelip kendisini apar topar arabaya bindirip götürdüğünü ileri süren Murat Hilez, "Bunu şantiyeye götürün dediler. Çıkarken kardeşi silahı çenemin altına dayadı, beni tehdit etti. Kafama iki kez kabza ile vurdu. Gideceğimiz yere kadar silahı belimden çekmediler. F.H. oraya geldi, benden telefonlarımı istedi. Araçta kaldığını söyledim. Arabasının anahtarını alın dediler. Vermeyince elimi, kolumu plastik kelepçe ile bağlayıp yere yatırdılar. Zorla cebime girip arabamın anahtarını çıkartıp V.H., A.H., arabamın içinden telefonlarımı alıp getirdiler. Telefonlarımı rızamın dışında görüntülerimize, özelime, Whatsapp’larıma, her şeyime girip tek tek incelediler. Sonra telefonumu verdi. Tekme tokat, küfürler edildi. O sırada F.H., ‘Seni burada öldürsem, burada bu toprağın altında gömsem kim seni bulacak.’ İtirafname yapacaksın dediler. Bir borçla alakalı biri onu icraya vermiş. Bu borcu sen yapmışsın, avukatın itirafnamesini vereceksin. Benim avukatım, ama o adam icraya vermiş. Aynı avukattır, benim alakam yok dememe rağmen 8 saat orada hem beni darp edip, hem de ellerim kelepçeli beni soğukta beklettiler. Daha sonra kulübenin içinde bu kağıda yazıp imzalayacaksın. İtirafnameni yapacaksın. ‘Diyeceksin ki bu işi, her şeyi yapan planlayan benim, Z.O.’dur, ikimiz beraber yapmışız.’ Daha sonra lavabo bahanesiyle kendimi sokağa atıp ticari taksinin içine girdim. Kendileri gelip beni ticari taksinin içinden zorla çıkartılar. ‘Taksiciye bu hırsızdır, hırsızdır’ deyip taksiciyi durdurdular. Kendimi yere attım. Orada trafik polisleri vardı, görünce kaçtılar. Orada üstüm başım yarı çıplak. KGYS kameralarının altındayım zaten. Daha sonra güvenlik güçleri geldi. Amca çocuklarım, şikayette bulundum. Savcılık ifadelerimizi aldı. Emniyette ifade verdim. Allah rızası için bu, onun yanına kar kalmasın. Eskiden ortaktık, icralık durumumuz yok. 4 senedir görüşmüyoruz" diye konuştu.


Eda Hilez ise eşine mesaj attığını, aramalarına cevap alamadığını dile getirdi. Telefonun açılıp kapandığını kaydeden Eda Hilez, "Demek yanındaki adamlar V.H.,O.H., F.H. ve A.H., telefonu kapatıyorlar, ondan alıyorlar. Onu orada 8 saat boyunca şantiyenin içinde tutuyorlar. Beni aradı. ‘Koş, beni bağlamışlar’ dedi. Tüpü, ocağı açık bırakıp çocuğumu alıp çıktım. Gittiğimizde Murat orada çıplak vaziyette dışarıdaydı. Adamlar oradaydı, bizi gördüklerinde biraz daha ilerleyip kaçtılar. Küfür, hakaret, tehditler ettiler. O sırada A.H., bana da tekme attı. Ondan sonra karakola gidip şikayette bulunduk. Devletin onların yanına bırakmayacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.



Diyarbakır’da bir şahıs, kuzenlerini icraya verdiği gerekçesiyle kaçırıldığını iddia etti: Anlatılanlar kan dondurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Sami Uğurlu: "Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Göztepe maçının ardından, "Bundan sonra hataların telafisi yok. Önceki haftalarda kaybettiğimiz maçları telafi etme şansımız vardı ancak son 3 haftanın, özellikle de içeride oynayacağımız Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. hafta maçında Antalyaspor, deplasmanda Göztepe’ye 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, açıklamalarda bulundu. Göztepe’nin bilinen oyun planına karşı hazırlık yaptıklarını ancak maçın hemen başında yedikleri golün planlarını bozduğunu belirten Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, "Öncelikle Göztepe’yi tebrik ederek başlamak istiyorum. Göztepe’nin özellikle son iki senedir oynadığı ve herkes tarafından bilinen bir oyun yapısı var. Bu oyunu gerçekten iyi oynuyorlar. Uzun ve yüksek toplar, ileride agresif oyuncular ve düşen topları kazanıp sonuçlandırmak en büyük oyun planlarından bir tanesi. Duran toplar ve kenar atışları da ayrı bir etken. Bir hafta boyunca buna çalışıp daha maçın 1. dakikası dolmadan böyle bir gol yemek bizi en çok üzen taraftı. Sonrasında toparlanmak zor oldu. Oyunun ikinci yarısına skor dezavantajıyla girdik ve oyuncu değişiklikleri yaptık. İkinci yarının son bölümünde pozisyonlara girsek de toparlanmak için geç kaldık. Bizim için hayati önem taşıyan bu kritik maçlarda çok daha fazla mücadele edip agresif olmamız gerekiyor ancak maçın başında bunu yapamadık" ifadelerini kullandı. "Alacağımız skorlar geleceğimizi belirleyecek" Kaybedilen puan avantajının ardından kalan haftalardaki hedeflerine ve takımın ligdeki güncel durumuna değinen Uğurlu, "Kendi adımıza hayati bir üç haftaya giriyoruz. Geldiğimiz noktada başladığımız yere geri döndük ve 4-5 puanlık avantajımızı kaybederek rakiplerimizle aynı puana geldik. Rakiplerimizin kazandığı bir haftada kaybetmek üzerimizdeki yükü daha da artırdı. Ancak önümüzde üç hafta var ve bu periyottan, ikisini sahamızda oynayacağımız için, en az iki galibiyet çıkartarak ligde kalacağımızı umut ediyorum. Bu maçın ilk yarısındakinden çok daha fazla mücadele etmemiz, ne kadar çok istediğimizi rakibimize hissettirmemiz gerekiyor. İnancımız hala sürüyor. Düşme hattında 5-6 takım bulunuyor ve bunlardan üçü düşecek. Sonuçta her şey bizim elimizde; yapacağımız işler ve alacağımız skorlar Antalyaspor’un geleceğini belirleyecek" şeklinde konuştu. "Biz hiçbir zaman pes etmedik ve etmeyeceğiz" Alınan kötü sonuçların ardından oluşan karamsar tabloya rağmen sorumluluğu tamamen üstlendiğini ve takımın kalitesine güvendiğini vurgulayan Sami Uğurlu, "Alınan sonuçlar sonrasında alt taraf sizi yakaladığında inancın kırılması ya da azalması çok normal, bunları doğal karşılıyoruz. Takımın başındayım ve tüm sorumluluğu tamamen ben alıyorum. Devre arasında aldığımız puan tablosuna geri dönüp avantajımızı kaybetmiş olsak da biz hiçbir zaman pes etmedik ve etmeyeceğiz. Oyuncularıma güvenim devam ediyor. Ancak hayal satmıyorum, gerçekçi olmak da gerekiyor. Kadro kalitesi olarak iyi oyuncularımız var ve takım hâlinde mücadele ettiğimiz zaman galibiyetler alabiliyoruz. Fakat iki veya üç oyuncunun kötü oynadığı maçları tolere etmemiz kolay olmuyor. Ekstra kötü oynadığında bile maç kazandırabilecek oyuncu lüksümüz yok. Rakibin hatasından kolay gol bulamıyoruz ancak çok kolay gol yiyebiliyoruz. Kalede belirli bir seviyede güvenimiz devam etse de takım olarak 11 kişi iyi oynadığımızda çok iyi işler çıkartacağımızı biliyoruz" açıklamasında bulundu. "Özellikle Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok" Önlerindeki fikstürün kritik önemine ve kendi sahalarında oynayacakları maçların belirleyiciliğine dikkat çeken Uğurlu, "Bundan sonra hataların telafisi yok. Önceki haftalarda kaybettiğimiz maçları telafi etme şansımız vardı ancak son 3 haftanın, özellikle de içeride oynayacağımız Alanya ve Kocaeli maçlarının telafisi yok. Bu iki maçı alıp ligde kalacağız. Artık yolun sonuna geldik. Bu 3 haftada alacağımız 6 puan, ikili averajda rakiplerimizin neredeyse tamamından iyi olduğumuz için bizi ligde bırakacak. Galatasaray maçı çok zor ve bunun hakkında konuşmak için henüz erken; ilk odak noktamız kesinlikle Alanya maçı. Kötü oyun ve kötü mücadele geride kaldı. Oyuncularımla da bunu içeride konuştum. Alanya maçında kötü oynama veya mazeret üretme şansımız yok ve böyle olmayacağına da inanıyoruz. Alanya maçını mutlak surette, ne olursa olsun çok fazla mücadele edip isteyerek kazanacağız" diye ekledi.
İzmir Stanimir Stoilov: "Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmeliyiz" Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, Antalyaspor maçının ardından, "En önemlisi tüm Göztepe ailesi olarak hep beraber olmamız ve son maçımıza kadar bu birlikteliğimizle hayalimizin, Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmemizdir. Beraber olursak bunu kesinlikle başaracağımıza inanıyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Göztepe, sahasında Antalyaspor’u 2-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, açıklamalarda bulundu. Maça iyi başladıklarını ve takımın duygusal olarak yeniden toparlandığını vurgulayan Göztepe Teknik Direktörü Stanimir Stoilov, "Hızlı bir şekilde ilk golün ardından ikinci golü bulduk. Sonrasında yakaladığımız başka gol pozisyonları da oldu. Maçın ikinci yarısına aynı tempoyla başladık ve pozisyonlar bulmaya devam ettik. Oyunun bu bölümünde üçüncü golü de bulmamız gerekiyordu ancak çok fazla fırsat kaçırdık. Son on dakikada rakibimizin yakaladığı pozisyonlar da var. Bizim adımıza iyi bir maç olduğunu düşünüyorum; çünkü son maçlarda oyuncularım duygusal anlamda eksik kalmışlardı. Bugün ise bu duygularımız geri geldi. Her zaman bu duygularla ve hırsla oynamamız gerekiyor. Bu yüzden, maçın geneline baktığımızda kazanmayı kesinlikle hak ettiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Türkiye Kupası’nda Beşiktaş’ın ya da Trabzonspor’un kazanmasını umuyorum" Takım içindeki birlikteliğin ve sahaya yansıtılan mücadelenin önemine dikkat çeken Stoilov, "En önemlisi tüm Göztepe ailesi olarak hep beraber olmamız ve son maçımıza kadar bu birlikteliğimizle hayalimizin, Avrupa hedefimizin peşinden koşmaya devam etmemizdir. Beraber olursak bunu kesinlikle başaracağımıza inanıyorum. Maçtan önce bazı sıkıntılarımız vardı ama forma giyen oyuncular bu sıkıntıları sahada çözdüler. Oyuna sonradan girip katkı sağlamak zordur ama bugün oynayan herkes her şeyini verdi. Göztepe’nin kazanması için bütün oyuncular önemli bir mücadele sergiledi ve bu durumdan oldukça tatmin oldum. Bence en önemli şey, bugünkü yüksek enerjimizi ve hırsımızı ligin sonuna kadar diğer maçlara da yansıtabilmemizdir. Son maçlarda uzatmalarda yediğimiz goller nedeniyle çok fazla puan ve zaman kaybettik; bu bizim adımıza çok üzücüydü ancak burada kaybettiklerimizin telafi edileceğini düşünüyorum. Bizim için en mühimi, sonuna kadar hep beraber mücadelemizi sürdürmemiz ve hayalimizin peşinden koşmamızdır. Ayrıca Türkiye Kupası’nda Beşiktaş’ın ya da Trabzonspor’un kazanmasını umuyorum. Zaten onlar ligde de ön sıralarda bulunan takımlar, o yüzden bu durum açıkçası sürpriz değil" şeklinde konuştu.