ÇEVRE - 15 Mart 2026 Pazar 10:54

Diyarbakır’da nesli tükenme tehlikesi altında bulunan dağ keçileri sürü halinde görüntülendi

A
A
A
Diyarbakır’da nesli tükenme tehlikesi altında bulunan dağ keçileri sürü halinde görüntülendi

Doğa güzellikleri ile ünlü Diyarbakır’ın Çüngüş ilçesi Karakaya Barajı civarında nesli tükenme tehlikesi altında bulunan ve kaçak avlanması durumunda 940 bin lira ceza kesilen dağ keçileri görüntülendi.


Sabah saatlerinde Muzaffer Bayram isimli vatandaş tarafından cep telefonu kamerası ile görüntülenen dağ keçileri, sarp kayalıklarda ustaca gezip yiyecek aradı. Muzaffer Bayram, "Aracımla Çüngüş ilçemizden eve dönüyordum. Yol kenarına yaklaşan 5 dağ keçisini gördüm. Ben de hemen aracımı yol kenarına çekip bu güzel hayvanları cep telefonu kameramla kaydettim. Dağ keçileri büyük ve besiliydi. Doğanın dengesinin korunması için insanların bu hayvanlara zarar vermemesini istiyorum" dedi.



Diyarbakır’da nesli tükenme tehlikesi altında bulunan dağ keçileri sürü halinde görüntülendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Başkan Sandıkçı, öğrencilerin iftar sevincine ortak oldu Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, öğrencilerle iftar sofrasında buluştu. Başkan İbrahim Sandıkçı, Canik Kuzey Yıldızı Ortaokulu öğrencileriyle iftar programında bir araya geldi. Öğrencilerin Ramazan sevincini paylaşan Başkan İbrahim Sandıkçı, öğrencilerden Ramazan ayı hatıralarını dinledi. Programda, iftar vakti öncesinde düzenlenen aktivitelerle öğrenciler doyasıya eğlendi. Öğrencilerle birlikte düzenlenen aktivitelere ve etkinliklere katılan Başkan İbrahim Sandıkçı, ailelerin de ilgiyle katıldığı programda öğrencilere hediye takdiminde bulundu. Canik Şehr-i Ramazan Serüveni, iftar ve mahalle buluşmalarıyla 7’den 70’e Ramazan ayının sevincine ortak olmaya devam ettiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, ilçenin dört bir yanında Ramazan’ın huzur ve bereketini paylaşmayı sürdürdüklerini söyledi. Ramazan ayına özel etkinlikler düzenlediklerini, çocukların ve gençlerin Ramazan heyecanını paylaşmaya devam ettiklerini dile getiren Başkan Sandıkçı, "Canik’imizde mübarek Ramazan ayının sevincini paylaşmaya devam ediyoruz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin Ramazan sevinçlerine ortak oluyoruz. Canik Şehr-i Ramazan Serüveni etkinliklerimizde çocuklarımızı ve gençlerimizi geleneksel Ramazan eğlenceleriyle bir araya getiriyor, çat kapı iftar programımız ve teravih namazı sonrasında gerçekleştirdiğimiz mahalle buluşmalarıyla 7’den 70’e Ramazan’ın bereketini paylaşıyoruz. Ramazan ayının manevi atmosferinde bir araya geldiğimiz tüm öğrencilerimize başarılarla dolu bir eğitim hayatı diliyorum" dedi.
Mardin Mardin’de öğrencilerin duyarlılığı takdir topladı Mardin’de lisesi öğrencileri, kendi aralarında topladıkları bağışlarla iki tekerlekli sandalye temin ederek engelli bireylerin hayatına dokundu. Mardin Borsa İstanbul Anadolu Lisesi öğrencileri, sosyal sorumluluk çalışmasıyla engelli bireylere destek oldu. Öğrenciler kendi aralarında topladıkları bağışlarla iki tekerlekli sandalye temin etti. Okul Müdürü Seyithan Aydoğan ve müdür yardımcısı Nuri Hatapoğlu koordinasyonunda, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Dilan Admış öncülüğünde yürütülen çalışmada temin edilen sandalyeler Mardin Engelliler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine teslim edildi. Temin edilen sandalyeler daha sonra düzenlenen programda özel bireyler Koçeri Arpa ve Raat Çelik’e teslim edildi. Teslim törenine Mardin Engelliler Derneği Başkanı Yılmaz Demir, Dernek Başkan Yardımcıları Rauf Demir ve Abdulkadir Admış, okul müdür yardımcısı Nuri Hatapoğlu, öğretmen Dilan Admış ile öğrenciler Narin Aba, İbrahim Ari ve Mikail Temiz katıldı. Mardin Borsa İstanbul Anadolu Lisesi Okul Müdürü Seyithan Aydoğan, öğrencilerin gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk çalışmasının çok değerli olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bizler eğitim kurumları olarak öğrencilerimizin yalnızca akademik başarılarını değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilincini de geliştirmeyi önemsiyoruz. Bu proje tamamen öğrencilerimizin içlerinden gelen bir duyarlılıkla ortaya çıktı. Engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmaya yönelik bu anlamlı destek, öğrencilerimizin ne kadar vicdanlı ve duyarlı bireyler olduğunu gösteriyor. Bu çalışmada emeği geçen koordinasyonu sağlayan müdür yardımcımız Nuri Hatapoğlu’na, öğretmenimiz Dilan Admış’a ve katkı sunan tüm öğrencilerimize teşekkür ediyorum." Mardin Engelliler Derneği Başkanı Yılmaz Demir ise dernek olarak nakit bağış kabul etmediklerini, yalnızca medikal malzemeleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını belirterek öğrencilerin desteğinin kendilerini mutlu ettiğini ifade etti.
Çorum Müzik aşkı engellerini aştı: Çaldığı enstrümanlarla hayata tutunuyor Çorum’da doğuştan görme, bedensel engelli ve cam kemik hastası olan 24 yaşındaki genç, eğitim almadan kendi çabalarıyla 5 enstrüman çalmayı öğrendi. Çorum’da doğuştan bedensel ve görme engelli olan 24 yaşındaki Murat Coşkun, müzikle hayata tutunuyor. Ailenin iki çocuğundan birisi olan genç, aynı zamanda cam kemik rahatsızlığı olmasına rağmen 7 yaşında babasının aldığı bağlama ile müzikle ilgilenmeye başladı. Küçüklüğünden bu zamana kadar halk ozanlarının manileriyle, sanatçıların eserleriyle büyüyen Coşkun, herhangi bir eğitim ya da destek almadan, kendi azmiyle bağlama, org, flüt, darbuka ve davul çalmayı öğrendi. Enstrümanlarla seslendirdiği şarkı ve türküleri sosyal medya hesabından paylaşan Coşkun, büyük beğeni topluyor. "Bu Allah’ın bana verdiği bir yetenek" Türkülerin ve halk ozanların kendisine ilham kaynağı olduğunu belirten Murat Coşkun, "Çaldığım enstrümanları kendim öğrendim. Bağlama, davul, darbuka, flüt ve org gibi çeşitli enstrümanlar çalıyorum. Doğuştan görme ve yürüme engelliyim. Ayrıca cam kemik rahatsızlığım da var. Hiç kimsenin eğitim desteği olmadan, beni yönlendirmesine gerek kalmadan bu enstrümanları çalmayı başardım. Hiçbir zaman da vazgeçmedim. Türkülerden ve ozanlardan çok etkilendim. Çocukken çok türkü dinlerdim ve müzik kulağım da aslında oradan geliyor. Kuzenlerim saz almışlardı. Ben de onları görerek kendi kendime çalmaya başladım. İlk başlarda tellerini kopara kopara çalmaya çalışırken biraz başarısızlıklarım oldu. Ama 7 yaşımdan beri bağlamayı elime aldım ve o zamandan beri çalmaya devam ediyorum. Babam da o günden beri bana hep destek oldu. Bu Allah’ın bana verdiği bir yetenek. Ailem de bu konuda benimle gurur duyuyor" dedi. Sosyal medya sayfalarında videolarının kullanıcılar tarafından izinsiz paylaşıldığını ifade eden Coşkun, "Benim emek vererek paylaştığım videolarımın başka sayfalar tarafından emek hırsızlığı yapılarak paylaşılmasını istemiyorum. Eğer paylaşmak isterlerse, mutlaka benden izin almalarını rica ediyorum" diye konuşu. "Çalmak istediği her şeyi aldık" Oğluyla gurur duyduğunu dile getiren baba Osman Coşkun da, "İlk önce bir saz aldık, onunla başladı. Daha sonra, org, darbuka ve çeşitli enstrümanlar aldık. Çalmak istediği her şeyi aldık ve hepsini çalıyor. Herkesin yapmak isteyip de yapamadığı birçok şeyi benim oğlum başardı. Saz çalıyor, org çalıyor ve bununla gurur duyuyorum. Sonuna kadar da yanındayım. Aile olarak her zaman destekçisiyiz" şeklinde konuştu. "Bana çok iyi geliyor ve mutluluk veriyor" Oğlunun yeteneğinin kendilerini mutlu ettiğini belirten anne Hanife Coşkun ise, "Oğlum küçüklükten beri kendi başına ve kendi isteğiyle saz çalmaya başladı. Biz de her zaman onun yanında olduk. Onunla çok mutluyum ve gurur duyuyorum. Her zaman yanımda olması bana iyi hissettiriyor. Bana çok iyi geliyor ve mutluluk veriyor" ifadelerini kullandı.
Çorum Müzik aşkı engelerini aştı: Çaldığı enstrümanlarla hayata tutunuyor Çorum’da doğuştan görme, bedensel engelli ve cam kemik hastası olan 24 yaşındaki genç, eğitim almadan kendi çabalarıyla 5 enstrüman çalmayı öğrendi. Çorum’da doğuşturan bedensel ve görme engelli olan 24 yaşındaki Murat Coşkun, müzikle hayata tutunuyor. Ailenin iki çocuğundan birisi olan genç, aynı zamanda cam kemik rahatsızlığı olmasına rağmen 7 yaşında babasının aldığı bağlama ile müzikle ilgilenmeye başladı. Küçüklüğünden bu zamana kadar halk ozanlarının manileriyle, sanatçıların eserleriyle büyüyen Coşkun, herhangi bir eğitim ya da destek almadan, kendi azmiyle bağlama, org, flüt, darbuka ve davul çalmayı öğrendi. Enstrümanlarla seslendirdiği şarkı ve türküleri sosyal medya hesabından paylaşan Coşkun, büyük beğeni topluyor. "Bu Allah’ın bana verdiği bir yetenek" Türkülerin ve halk ozanların kendisine ilham kaynağı olduğunu belirten Murat Coşkun, "Çaldığım enstrümanları kendim öğrendim. Bağlama, davul, darbuka, flüt ve org gibi çeşitli enstrümanlar çalıyorum. Doğuştan görme ve yürüme engelliyim. Ayrıca cam kemik rahatsızlığım da var. Hiç kimsenin eğitim desteği olmadan, beni yönlendirmesine gerek kalmadan bu enstrümanları çalmayı başardım. Hiçbir zaman da vazgeçmedim. Türkülerden ve ozanlardan çok etkilendim. Çocukken çok türkü dinlerdim ve müzik kulağım da aslında oradan geliyor. Kuzenlerim saz almışlardı. Ben de onları görerek kendi kendime çalmaya başladım. İlk başlarda tellerini kopara kopara çalmaya çalışırken biraz başarısızlıklarım oldu. Ama 7 yaşımdan beri bağlamayı elime aldım ve o zamandan beri çalmaya devam ediyorum. Babam da o günden beri bana hep destek oldu. Bu Allah’ın bana verdiği bir yetenek. Ailem de bu konuda benimle gurur duyuyor" dedi. Sosyal medya sayfalarında videolarının kullanıcılar tarafından izinsiz paylaşıldığını ifade eden Coşkun, "Benim emek vererek paylaştığım videolarımın başka sayfalar tarafından emek hırsızlığı yapılarak paylaşılmasını istemiyorum. Eğer paylaşmak isterlerse, mutlaka benden izin almalarını rica ediyorum" diye konuşu. "Çalmak istediği her şeyi aldık" Oğluyla gurur duyduğunu dile getiren baba Osman Coşkun da, "İlk önce bir saz aldık, onunla başladı. Daha sonra, org, darbuka ve çeşitli enstrümanlar aldık. Çalmak istediği her şeyi aldık ve hepsini çalıyor. Herkesin yapmak isteyip de yapamadığı birçok şeyi benim oğlum başardı. Saz çalıyor, org çalıyor ve bununla gurur duyuyorum. Sonuna kadar da yanındayım. Aile olarak her zaman destekçisiyiz" şeklinde konuştu. "Bana çok iyi geliyor ve mutluluk veriyor" Oğlunun yeteneğinin kendilerini mutlu ettiğini belirten anne Hanife Coşkun ise, "Oğlum küçüklükten beri kendi başına ve kendi isteğiyle saz çalmaya başladı. Biz de her zaman onun yanında olduk. Onunla çok mutluyum ve gurur duyuyorum. Her zaman yanımda olması bana iyi hissettiriyor. Bana çok iyi geliyor ve mutluluk veriyor" ifadelerini kullandı.