KÜLTÜR SANAT - 16 Kasım 2025 Pazar 12:08

Diyarbakır’da şalvar defilesi

A
A
A
Diyarbakır’da şalvar defilesi

Diyarbakır’ın Yenişehir İlçe Kaymakamlığına bağlı Aile Destek Merkezi tarafından düzenlenen "Köklerden Podyuma Zamansız Moda Şalvar Defilesi, kadın emeğini, yerel kültürü ve dayanışma ruhunu sahneye taşıdı. Etkinlikte farklı bölgelerin şalvarları sergilenirken arbane gösterisi defileye renk kattı.


Yenişehir Kaymakamlığına bağlı Aile Destek Merkezi, kadın emeğini ve geleneksel kültürü modern dokunuşlarla buluşturan Köklerden Podyuma Zamansız Moda Şalvar Defilesine ev sahipliği yaptı. Yenişehir Rabiatül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezinde düzenlenen etkinliğe İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Şirine Eronat, ADEM-2 Koordinatörü Lale Işık, kursiyerler ve çocukları katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ADEM-2 Koordinatörü Serap Lale Işık, bugün burada yalnızca bir defile izlemeye değil, aynı zamanda kadın emeğini, yerel kültürü ve geçmişten geleceğe uzanan dayanışma ruhunu kutlamaya geldiklerini ifade etti. Işık, "Şalvar, sadece bir giyim parçası değil kadınların özgürlüğünü, üretkenliğine ve köklerine olan bağlılığını simgeleyen bir kültür mirasıdır. Bizler de bu mirası modern bir yaklaşımla yeniden yorumlarken, kadınlarımızın emeğini ve özverisini bu etkinlik ile gözler önüne sermek istedik" dedi.


Şalvar gösteri yapan Asiye Aksucu, etkinliğin eğlenceli ve çok güzel geçtiğini aktardı. Aksucu, "Şalvar etkinliğimiz vardı grup halinde. Gayet güzel bir etkinlikti. Günlerce hazırlanan bir etkinlik. Gayet güzel ve başarılı geçti. Benim giydiğim şalvar Şanlıurfa yöresine ait bir şalvardı" diye konuştu.


Şalvar gösterisini izlemeye gelen seyircilerden Özlem Pehlivan ise keyifli bir zaman geçirdiklerini dile getirdi. Pehlivan, "Hem oynadık hem güldük hem de her yörenin farklı şalvarlarını öğrenmiş olduk. Güzel bir etkinlikti. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından Diyarbakır, Adana, İzmir, Mardin, Elazığ ve Şanlıurfa’nın da içinde bulunduğu 7 bölgeye ait özgün şalvar tasarımları podyumda sergilendi. Geleneksel dokuların modern kesimlerle buluştuğu defile izleyicilerden tam not aldı.


Etkinlikte ayrıca arbane gösterisi sahnelenerek atmosfere ritim ve coşku katıldı. Kadınların hazırladığı özel tasarımların sunulduğu defile renkli görüntülere sahne olurken, katılımcılar doyasıya eğlendi. Program, kadınların ve kursiyerlerin birlikte çektiği hatıra fotoğrafları ile sona erdi.



Diyarbakır’da şalvar defilesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Zonguldak’ın beklediği 13 kilometrelik çevre yolu ihalesi sonuçlandı AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, kent trafiğini rahatlatacak 13 kilometrelik dev çevre yolu projesinin ihale sürecinin tamamlandığını duyurdu. Zonguldak’ta şehir trafiğine nefes aldıracak 13 kilometrelik çevre yolu projesinin ihale süreci tamamlandı. Kentin ulaşım altyapısında bir milat olarak görülen yatırımın hayata geçtiği haberini AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan kamuoyu ile paylaştı. Projenin Zonguldak için önemine dikkat çeken Çağlayan, büyük bir heyecan ve mutluluk yaşadıklarını ifade etti. Çağlayan, projenin detaylarını ve teşekkürlerini içeren açıklamasında şunları söyledi: "Çok heyecanlıyız, çok mutluyuz. Emek verdik, gayret gösterdik ve hamdolsun neticesini aldık. Zonguldak’ımızın yıllardır beklediği Çevre Yolu ihalesi gerçekleştirilmiştir. 13 kilometre uzunluğundaki bu dev proje, şehir içi trafiğini önemli ölçüde rahatlatacak, hemşehrilerimizin yaşam konforunu artıracak ve şehrimizi geleceğe taşıyacaktır. Proje kapsamında; toplam uzunluğu 2x9.543 metre olan 6 adet çift tüp tünel, 2x1.111 metre uzunluğunda 8 adet çift köprü, 540 metre uzunluğunda 7 adet tek köprü, 4 adet farklı seviyeli kavşak yer almaktadır. Bu yatırım, Zonguldak’ın ulaşım altyapısında tarihi bir dönüşümün başlangıcıdır. Şehrimizin gelişimi, büyümesi ve geleceği adına atılan bu kıymetli adım için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlun’a, Valimiz Sayın Osman Hacıbektaşoğlu‘na kıymetli Milletvekillerimiz Sayın Muammer Avcı‘ya Sayın Saffet Bozkurt‘a Sayın Ahmet Çolakoğlu‘na, Karayolları Genel Müdürümüz Sayın Ahmet Gülşen’e, bürokratlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Zonguldak’ımıza hayırlı, uğurlu olsun."
Ankara HAK-İŞ’ten Sudan ile dayanışma eylemi HAK-İŞ, Sudan’da 2023 yılından bu yana devam eden iç savaşın yol açtığı insani krize dikkat çekmek amacıyla Sudan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (SWTUF) ile birlikte Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçiliği önünde eylem düzenledi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Sudan SWTUF Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ve konfederasyon üyeleriyle birlikte Birleşik Arap Emirlikleri’nin Ankara Büyükelçiliği önünde düzenlenen eyleme katıldı. Sudan’daki darbecilerin bölünmesinden sonra ortaya çıkan taşeron örgütlerin arkasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin olduğunu belirten Arslan, "Birleşik Arap Emirlikleri’ni protest etmek için buradayız. Birleşik Arap Emirlikleri, siyonist devlet İsrail’le iş birliği yaparak nasıl ki Gazze’deki katliamlara destek vermişlerse, nasıl ki Arap Birliği’ne, Filistin halkına ihanet etmişlerse, şimdi de Sudan halkına ihanet ediyorlar. Sudan halkına bir kısım paralı askerlerle, bir kısım vekil güçlerle saldırıyorlar ve Sudan halkına büyük bir acı yaşatmaktadırlar. Bu vekil güçleri kullanma geleneği ne yazık ki dünyada yaygınlaşıyor. Birleşik Arap Emirlikleri dediğimiz ülke, 15 Temmuz Türkiye’deki darbe girişiminin de arkasında olduğu söylenen bir ülke. Aynı zamanda Somali’de, Afrika’daki istikrarsızlıkların arkasında yer alan bir ülke. Bunlar paralarıyla her şeyi satın alacağına inanıyorlar. Bunların zihniyeti bu" dedi. "2 milyon 200 bin nüfus olan şehir 400 bine düştü" Filistin ve Sudan halkına karşı yapılan soykırıma karşı olduklarını belirten Arsalan, "İslam dünyasına en büyük hançeri vuran, Filistin halkını satan, Sudan halkına her türlü acıyı yaşatan bu alçaklara karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Paralı askerlerin özellikle Faşir kentinde yaptıkları katliamları bütün dünyaya duyurmak için mücadele ediyoruz. Faşir, Darfur bölgesinin başkenti. 2 milyon 200 bin nüfus olan bu şehir, ne yazık ki düştükten sonra 400 bine düştü nüfusu. Birleşmiş Milletler’in açıklamasına göre üç gün içerisinde 6 bin Faşirli’yi, Darfurlu’yu, Sudanlı’yı katlettiler. Sadece bir hastanede 400 hasta ve yakınını katlettiler. Bunlar katiller, bunlar hainler, bunlar alçaklar. İnsan hakları bunların defterinde yok" şeklinde konuştu. "Burada savaş falan yok, paralı askerlerin katliamı var" Sudan’da karşılıklı bir savaşın söz konusu olmadığına dikkat çeken Arslan, "Onlar hedeflerine ulaşmak için bu paralı askerleri kullanıyorlar. Kolombiya dahil 17 ülkeden paralı askerler çalışıyor. Burada savaş falan yok. Paralı askerlerin katliamı var. Bu alçaklar sadece katliam yapmıyor, hırsızlık yapmıyorlar. Paralı askerler Sudan’da ne bulursa çalıp satıyorlar. En son Birleşmiş Milletler, uluslararası kırmızı bültenle de aranarak yaklaşık 9 bin tane çalınan araç başka ülkelerden geri getirilmişti. Bu hırsızlar, bu katiller, bu iki yüzlü sahtekarların arkasında bunlar yatıyor. Onları bir kez daha lanetliyoruz. Bir kez daha hesap vermeye çağırıyoruz" diye konuştu. "Sudan halkıyla Türk halkı arasındaki tarihi bağlar sarsılmaz şekilde güçlü" İşgalin sonra ermesi için uluslararası toplumu ayağa kalkmaya davet eden Arslan, "Gazze’deki katliamlara, Yurttan’daki katliamlara, İran’a saldırıya karşı sessiz kalan uluslararası toplumdan, Birleşmiş Milletler’den, Arap Birliği’nden, Afrika Birliği’nden ne bekleyebiliriz? Ama biz bütün bunlara rağmen bu çalışmaları, bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Sudan deyip geçemeyiz. Sudan ile Osmanlı Cihan Devleti bünyesinde kardeş bir ülke olarak, kardeş halk olarak beraber yaşadık. Sudan halkıyla Türk halkı arasındaki tarihi bağlar sarsılmaz şekilde güçlü ve devam ediyor. O nedenle SWTUF’un mücadelesine destek olduğumuz gibi Sudan halkının yaşadığı acılara, Sudan halkına yapılan zulümlere karşı da Sudan halkıyla beraber mücadele etmeliyiz" ifadelerini kullandı. "Sudan halkıyla da dayanışma içinde olmamız gerekiyor" Türkiye’nin Sudan halkının yanında olması gerektiğini belirten Arsalan, "Bütün tesisleri bombalanmış. Bütün tesislerini yok etmek için uğraşmışlar. Onun için Türkiye’nin daha fazla destek vermesi gerekiyor. Bizlerin Filistin’de olduğu gibi, Filistin halkıyla dayanışma içinde olduğumuz gibi Sudan halkıyla da dayanışma içinde olmamız gerekiyor. Çünkü bu halk gerçekten Türkiye’nin dostu bir halk. Bakın 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilk kez Sudan’dan Türkiye’nin bu darbe girişimine karşı gösterdiği kararlılığı, başarısını kutlamak ve Kızılay Meydanı’nda HAK-İŞ’le beraber olmak için Abdülkadir Bey SWTUF adına buraya geldi" dedi. "Sudan kurtulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" Paralı askerlerin Sudan’ı bir an önce terk etmesi gerektiğini ve Sudan’daki katliam sona erene kadar mücadele edeceklerini söyleyen Arslan, "Sudan’daki işgalin, bu katil sürülerinin Sudan’dan bir an evvel çıkarılmasını istiyoruz. SWTUF’un durdurulan ve gerçekten bugüne kadar serbest bırakılmayan mal varlığının serbest bırakılmasını istiyoruz. SWTUF’un üyelerine yönelik yer değiştirme, işten çıkarma ve benzeri uygulamaların artık sona ermesini istiyoruz. SWTUF’un uluslararası sendikal hareketteki yerini güçlendirmek için beraber çalışacağız ve bu işgalcilerden Sudan kurtulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. SWTUF Başkanı Abdülkadir Sırrulhatme ise, Darfur bölgesinin başkenti Faşir kentinde yaşananlara değinerek, şunları söyledi: "İşçilerin yaşadığı acılardan söz ederken, Sudan’ın çeşitli bölgelerinde Hızlı Destek Kuvvetleri milisleri tarafından işlenen ağır ihlallere, özellikle de Darfur bölgesinin başkenti Faşir kentinde yaşananlara değinmemek mümkün değildir. Bölgemiz, aralarında işçiler ve ailelerinin de bulunduğu masum sivilleri hedef alan korkunç şiddet eylemlerine sahne olmuştur. Bu saldırılar can kayıplarına, mülklerin tahrip edilmesine ve tüm insani değerler ile uluslararası hukukun açıkça ihlal edilmesine yol açmıştır. Sudan İşçi Sendikaları Genel Federasyonu olarak bu suçları en sert ifadelerle kınıyoruz. Uluslararası toplumu, bölgesel ve uluslararası emek örgütlerini Sudan halkının yanında durmaya, sivillerin korunması için çaba göstermeye ve bu ihlallerden sorumlu olanları hesap vermeye çağırıyoruz."
Ankara Konut ve arsa satışlarında elden ödeme dönemi 1 Temmuz’dan itibaren sona eriyor Ticaret Bakanlığı, ikinci el araç satışında uygulanan güvenli ödeme sisteminin kapsamını genişletti. 1 Temmuz’dan itibaren konut ve arsa satışlarında da artık elden ödeme yapılamayacak. Ticaret Bakanlığı, taşınmaz satışlarında 1 Temmuz’dan itibaren güvenli ödeme sisteminin zorunlu hale getirildiğini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye’de taşınmaz satışlarında satış bedelinin satıcıya genellikle elden ödendiği ve bu durumun kayıt dışı işlemlere, bazen ödememe ihtilaflarına yol açabildiği, işlemlerde güvensizlik oluşturduğu, tarafların yüksek meblağda nakit taşımasına neden olduğu ve paranın çalınması gibi riskleri ortaya çıkardığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu çerçevede taşınmaz satışlarında alıcı ve satıcı tarafların dolandırıcılık ve hırsızlık riskine maruz kalmaması, kayıt dışılığın azaltılması, para transferinin güvenli bir ortamda gerçekleştirilmesi amaçları doğrultusunda taşınmaz satışlarında güvenli ödeme sisteminin zorunlu hale getirilmesi amacıyla Ticaret Bakanlığımız tarafından Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik’te değişiklik yapılmıştır. Bu düzenleme ile 1 Temmuz’dan itibaren taşınmaz satışlarında ödemenin bir kısmının veya tamamının nakit, havale veya elektronik fon transferi ile yapılması halinde satış bedelinin taşınmaz mülkiyeti ile bedelin eş zamanlı el değiştirmesini sağlayan güvenli ödeme sistemi üzerinden yapılmasının zorunlu olması öngörülmüştür. Bununla beraber Bakanlığımıza söz konusu süreyi 3 aya kadar uzatma yetkisi verilmiştir. Söz konusu sistemin zamanında ve eksiksiz şekilde uygulamaya alınabilmesi için Ticaret Bakanlığımız ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü iş birliğinde teknik çalışmalara başlanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak vatandaşlarımızın menfaatlerinin korunması ve emlak sektöründe istikrarlı, şeffaf ve dengeli bir piyasanın tesisi için gerekli tüm tedbirler alınmaya devam edilecektir."
Ankara Rıza Kayaalp: "Aktif güreş yapmayan Taha Akgül rekoru kırmaya daha yakın" Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 13. kez şampiyon olan milli güreşçi Rıza Kayaalp, rekorunu kırmaya en yakın kişinin Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül olduğunu belirterek, "Taha’nın 11 şampiyonluğu var. Güreşe dönüp rekoru kırayım dese yapar. Şu an aktif güreş yapanlara bakacak olursak aktif güreş yapmayan rekoru kırmaya daha yakın. Zor başarı ama inşallah ülkemizden çıkan bir pehlivanın kırmasını çok isterim" dedi. Avrupa Güreş Şampiyonası ve Avrupa Halter Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil eden Rıza Kayaalp, Murat Fırat, Evin Demirhan, Furkan Özbek, Yusuf Fehmi Genç, Kaan Kahriman, Ferdi Hardal, Hakan Büyükçıngıl, Gamze Altun ve Hakan Şükrü Kurnaz’ın katılımıyla Ankara Rıza Kayaalp ve Taha Akgül Spor Kompleksi’nde basın buluşması gerçekleştirildi. Abdullah Çakmar: "Rıza için kitap değil ansiklopedi bile yazılabilir" ASKİ Spor Kulübü Genel Koordinatörü Abdullah Çakmar, geçen hafta yapılan Büyükler Güreş Avrupa Şampiyonası ve Halter Avrupa Şampiyonası’nda güreşte ve halterde çok üst düzey dereceler alındığını belirterek şunları söyledi: "Adeta Avrupa’yı fethettik. Özellikle efsane güreşçimiz Rıza Kayaalp’in kariyerinde 12 Avrupa şampiyonluğu vardı. Bunun yanı sıra 5 dünya madalyası ve olimpiyatta ikincilikleri, üçüncülükleri vardı. 13. Avrupa şampiyonluğu bizim için çok kıymetli ve önemliydi. Çünkü bugüne kadar aldığı toplam 12 Avrupa şampiyonluğu ve diğer dünya ve olimpiyat madalyalarına eşdeğer bir şampiyonluk kazandı. Bizim için çok önemli ve anlamlıydı. Ben kendisine çok teşekkür ediyorum. Bu madalyanın alınmaması için her şey yapıldı. Allah’ın aslanı Rıza Kayaalp kardeşimiz orada da çok güzel güreşerek Türk milletinin yüzünü bir kez daha güldürerek 13. Avrupa şampiyonluğunu kazanarak Avrupa’nın bir numarası oldu. Ayrı ayrı ülkelerde mücadele edip müsabaka yapan tek sporcu ve 13 şampiyonluğu alan tek sporcu şu an yanımızda oturuyor. Ben buradan kendisini kutluyorum. Allah razı olsun çünkü çok zor bir süreçten geçti. Kendisinin bir hayat hikayesi vardı. Kendisi efsane bir sporcudur. Şu an kitap yazılsa kendisiyle ilgili çok rahat bir şekilde kitap bile değil ansiklopedi bile yazılabilir. Karakterli, nerede ne yapması gerektiğini bilen örnek bir sporcu. Özellikle olimpiyat öncesinde yaşadığı küçük bir problemden dolayı biz bunu kapatıp önleyebilirdik, önleyemedik. 1.5 yıl güreşemedi, buna rağmen geldi Arnavutluk’ta kanının son damlasına kadar güreşip, ülkemize altın madalyayı getirdi. Şu an gençlere örnek olacak, rol model olacak bir kişi göster derseniz hemen rahatlıkla Rıza Kayaalp diyebilirim. Bu milletin ve bizlerin yüzünü güldürdü. Muhammed Furkan Özbek, Dünya Şampiyonası’nda Naim ağabeyini geçmişti. Biz şöyle söylemiştik; kendisi sadece halter değil, spor tarihi kitaplarında yer alacaktır. Şimdi tekrar Avrupa rekorunu kırdı. O da inşallah Rıza ağabeyi gibi olimpiyatlara özellikle altın madalyaya aday bir sporcumuz. Yusuf Fehmi kardeşimiz o da keza yine Avrupa Şampiyonası’nda yüzümüzü güldürenlerden. Kendisine de çok teşekkür ediyorum, İstiklal Marşımızı okuttu." Rıza Kayaalp: "Rekora bu kadar yaklaşmışken bırakmak olmazdı" 2005 yılından beri ASKİ SK adına güreştiğini belirten Rıza Kayaalp, tüm başarılarını burada kazandığını kaydederek, "Her zaman şunu söylüyorum. Belediyeler amatör sporların vazgeçilmezi. Çünkü onlar sayesinde amatör sporlar aslında güç ve madalya kazanıyor. Bunlardan en önemlilerden biri de ASKİ SK. O yüzden bu kulüpte kalıp burada başarılar kazandığım için çok mutluyum. Zaten aile gibiyiz. Allah’a şükürler olsun 13. kez bu gururu halkımıza yaşattık. Kolay olmadı, zorlu bir süreçten geçtik. Sık sık da bunu dile getirdik ama bu hayatın bir kanunu. Sonuçta zorluklar çıkacak, engeller çıkacak. Ama biz bu engelleri, zorlukları her zaman aşmak için mücadele edeceğiz. Pes etmeyeceğiz. Allah’a şükürler olsun ben de pes etmedim. Rekora bu kadar yaklaşmışken bırakmak olmazdı, yakışmazdı. 13. kez almam gerektiğinin çok farkındaydım. 4 aydır da doğru düzgün evime uğramıyorum. Kamptan geç çıkıyorum, kampa erken giriyorum. Çok konsantre olmuştum. Başımdaki olaylardan kurtulduğum için içimde büyük bir sevinç de vardı. Şükürler olsun bunun karşılığını aldığımı, ülkeme bu büyük başarıyı kazandırdığımı düşünüyorum. Uzun yıllar bizde kalacak bir rekoru kırmak benim için gururluydu" ifadelerini kullandı. "Aktif güreş yapmayan Taha Akgül rekoru kırmaya daha yakın" Kayaalp, rekorunu kırmaya en yakın kişinin Taha Akgül olduğunu söyleyerek, "Çünkü Taha’nın 11 şampiyonluğu var. Güreşe dönüp rekoru kırayım dese yapar. Şu an aktif güreş yapanlara bakacak olursak aktif güreş yapmayanlar rekoru kırmaya daha yakın. Zor başarı ama inşallah bizim gibi ülkemizden çıkan bir pehlivanın kırmasını çok isterim. Finale kalmak ayrı bir zor, final almak ayrı bir zor. 2 kere zorluğu var olayın. Bazen finalde bir kura çekiyorsun 2-3 en iyi adam senin grubunda onlarla maç yapmak final gibi bir şey. Finale çıkıyorsun bir de diğer grubun en iyisiyle güreşiyorsun. Ben 15’te 13 yaptım. 15’te 10’da yapabilirdim, 8’de yapabilirdim. Bu benim için büyük bir istatistik oldu. Rekoru kıracak kişi 14’te 14 yapabilecek mi ya da 16 finalde 14 yapabilecek mi? Bunun için 16 yıl lazım. Hiç fire vermeden. Biraz zor. Benim bu kadar ısrarım, pes etmeyişimin sebebi yavrumun emeğini unutmuyorum. O ayrı bir şey. O rekora o kadar yaklaşmışsın, 1 adım kalmış. Buna benim ısrar etmem gerekiyordu. Yaşım kaç olursa olsun. Önemli olan kafamızın içindeki yaş. Yapabileceğine inanıyorsan ve kendini buna inandırıyorsan o zaman yapamayacağımız ya da kıramayacağımız şampiyonluk yoktur diye düşünüyorum" dedi. Muhammed Furkan Özbek: "Eksik olan olimpiyat altınını istiyorum" Muhammed Furkan Özbek de geçen sene sıkletlerin birleşmesi üzerine 65 kilograma düşüp ilk defa yapılan Dünya Şampiyonası’nda dünya rekoru kırarak kazandığını aktardı. Özbek, "Aynı istikrarla çalışarak geçtiğimiz hafta yapılan Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda ben de 3. defa şampiyon oldum. Bu başarımı da bir rekorla taçlandırarak birincilik kürsüsüne çıktım ve İstiklal Marşımızı okuttum. Aynı istikrarla çalışıp inşallah 2024 Olimpiyatları’na katıldığım gibi 2028 Olimpiyatları’na da ASKİ SK çatısı altında katılmak istiyorum. Bu sefer eksik olan olimpiyat altınını canı gönülden istiyorum. Kulübün üstün başarılarına şahitlik etmek beni ayrıca motive ediyor. Rıza ağabeyimi de aldığı üstün başarıdan dolayı tekrar tebrik ediyorum. Bu başarıları kendime feyz alarak bundan sonraki Dünya, Avrupa ve olimpiyat süreci boyunca da bu motivasyonla devam edeceğim" diye konuştu. Yusuf Fehmi Genç: "25 yıldır ülkemize gelmeyen olimpiyat altın madalyasını getirmek için çalışıyoruz" Yusuf Fehmi Genç ise ASKİ SK ile devam ettiği yolda 2 Avrupa şampiyonluğu, 1 de Büyükler dünya şampiyonluğu olduğunu kaydetti. Genç, "Bu yarışma benim için güzel geçti. Milli takımımız adına elimden gelen mücadeleyi verdim. Yaklaşık 25 yıldır ülkemize gelmeyen bir olimpiyat altın madalyası var. Mücadelemiz, çalışmalarımız onun için devam ediyor. Elimizden gelen mücadeleyi verip 2028 olimpiyatlarında altın madalyayı ülkemize getirmek istiyoruz. Olimpiyat madalya kürsüsüne çıkabilecek sporcular olarak çalışmalarımız devam ediyor" şeklinde konuştu.