KÜLTÜR SANAT - 18 Ekim 2025 Cumartesi 09:11

Diyarbakır’da zindanından su kuyusuna kadar olan 15. yüzyıldan kalma Beyler Konağı asırlardır varlığını koruyor

A
A
A
Diyarbakır’da zindanından su kuyusuna kadar olan 15. yüzyıldan kalma Beyler Konağı asırlardır varlığını koruyor

Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde bulunan 15. yüzyıldan kaldığı değerlendirilen Beyler Konağı, yıllar içinde harabeye dönmesine rağmen varlığını koruyor. Zindanından, su kuyusuna kadar birçok bölümü olan 800 metrekarelik konağın sahibi, restore etme güçleri olmadığı için yetkililerin burayı turizme kazandırmasını istiyor.


İlçenin Saray Mahallesi Beyler Köşkü Sokak’ta bulunan 15. yüzyıldan kalma olduğu değerlendirilen Beyler Konağı, yer yer harabeye dönse de asırlardır varlığını koruyor. Zindanından, su kuyusuna kadar birçok bölümü olan 800 metrekarelik konağın sahibi, restore etme güçleri olmadığı için yetkililerin burayı turizme kazandırmasını istiyor.


Mülk sahiplerinden Ahmet Alan, yapının eski Osmanlı sarayı, bey konağı olarak geçtiğini, kayıtlara göre 15. yüzyılda inşa edildiğini söyledi. Yapının daha büyük olduğunu belirten Alan, yıllar geçtikçe parça parça yıkılmaya başlandığını ifade etti.


800 metrekareye yakın bir alan olduğunu aktaran Alan, "İçinde zindan ve kuyusu var. Eskiden 40 odalı olarak da halk arasında söyleniyor. Tapusu var, dedemin adınadır. Babam onlar 8 kardeş, sekizi de buraya hissedar. Burayı defalarca satmak istedik, buraya gelen kaymakamlarla, belediye başkanlarıyla görüştük. Olumlu bir sonuç alamadık. Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden de geldiler. Yapılacağını söylediler, defalarca geldiler. Her gelen bir umut verip gitti, geri dönüşü olmadı" dedi.


"Bize, buranın restore edilmesini söylediler. Yüzde 40’nında bizim karşılayacağımızı söylediler. Yüzde 40’ı karşılayacak bütçemiz yok" diyen Alan, "Büyük bir alandır. Tarihi eserdir, uygun yapılması gerekiyor. Bu gideri karşılayamadık. Yıkılmaya yüz tuttu, yıkılmaya da devam ediyor. Çağrımız, buranın turizme kazandırılması. Burası Çermik için bir simgedir. Mahalle bir ismini buradan almış. Buranın kamulaştırılmasını, tarihe kazandırılmasını istiyoruz. Yazıktır, böyle bir yapının kaybolmasını istemiyoruz. Gerekirse kendi hakkımızdan da vazgeçeriz. Ama buraya bir el atılsın. İki tapu halinde" şeklinde konuştu.



Diyarbakır’da zindanından su kuyusuna kadar olan 15. yüzyıldan kalma Beyler Konağı asırlardır varlığını koruyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.