ASAYİŞ - 18 Ağustos 2024 Pazar 11:50

Evlat nöbetindeki babadan oğluna sitem: “Elindeki kalemi aldılar, kalem yerine silah verdiler. Kime karşı, bana karşı”

A
A
A
Evlat nöbetindeki babadan oğluna sitem: “Elindeki kalemi aldılar, kalem yerine silah verdiler. Kime karşı, bana karşı”

Diyarbakır’da evlat nöbeti olan aileler, dağa kaçırılan çocukları için HDP il binası önündeki oturma eylemini sürdürüyor. Yusuf Erdinç, oğlu Mikail’e sitem ederek, “Yazıklar olsun. Elindeki kalemi aldılar, kalem yerine silah verdiler. Kime karşı, bana karşı” dedi.


Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP’yi sorumlu tutan ailelerin 3 Eylül 2019’da başlattığı oturma eylemi, aralıksız devam ediyor.


Oğlu Mikail için Van’dan gelerek eylem yapan baba Yusuf Erdinç de evladının üniversitede okuduğu sırada 2015’te kandırılarak dağa götürüldüğünü söyledi.


Şimdiye kadar haber alamadığını belirten Erdinç, “Buradan oğluma sesleniyorum. Sen, okumuş bir adamsın. Etrafına bak, HDP milletvekillerinin çocukları yanında var mı, yok mu? Nerede, Avrupa’da. Sen neredesin, kuru ekmek bulamıyorsun. Yazıklar olsun. Elindeki kalemi aldılar, kalem yerine silah verdiler. Kime karşı, bana karşı. Buradayım, 2015’ten beri peşini bırakmadım. Babam beni yalnız bıraktı, aramıyor, sormuyor deme. Peşini bırakmadım, bırakmayacağım” dedi.


Ellerinde çocuklarının fotoğrafıyla bekleyişini sürdüren annelerden Fatma Bingöl, oğlu Tuncay’ı 10 senedir aradığını ifade etti.


Oğlunu istediğini, oğlunu HDP’nin kandırıp Kandil’de PKK’ya verdiğini ileri süren Bingöl, “Oğlum 14 yaşındaydı ve kendi iradesiyle gitmedi. Kandırılıp, tehdit edilerek oğlum götürüldü. Oğlumu; Kandil’den, PKK’dan ve HDP’den istiyorum. Oğlumun kokusunu, yüzünü özledim. 10 senedir hasrettim” ifadelerini kullandı.



Evlat nöbetindeki babadan oğluna sitem: “Elindeki kalemi aldılar, kalem yerine silah verdiler. Kime karşı, bana karşı”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Bozkır’da 13 dönümlük alanda dev ağaçlandırma projesi Konya’nın Bozkır ilçesinde Dedi bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazi ağaçlandırılmak üzere hazır hale getirildi. Söz konusu bölge, fidanların korunması amacıyla tel örgülerle çevrelendi. Proje kapsamında işlevsel hale getirilen bu alanların geçmişi dikkat çekiyor. Yaklaşık 70-80 yıl önce tarım ve ekim dikim faaliyetlerinde kullanılan ancak aradan geçen sürede atıl kalarak kullanılmayan araziler, Mehmet Gün tarafından satın alınarak yeniden topluma kazandırıldı. Bu adım ile terk edilmiş araziler, tekrar yeşil birer vaha haline getiriliyor. Daha önce Dikilitaş Yaylasında ormanlık alan oluşturan ve Aygırpınarı bölgesine üç bin adet ıhlamur ağacı eken Mehmet Gün, bölgedeki yeşillendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çocukluğunun geçtiği topraklarda yürütülen bu yeni çalışmada ağırlıklı olarak ladin ve sedir fidanları tercih ediliyor. Projenin temel amacı, bölgenin bitki örtüsünü zenginleştirerek kuşlar, arılar ve diğer canlılar için doğal bir yaşam alanı oluşturmak ve ekolojik dengeyi desteklemek olarak açıklandı. Yürütülen çalışmaların sadece fidan dikimiyle sınırlı kalmayacağı, oluşturulan alanların kamera sistemleri ile güvenlik altına alınarak korunacağı belirtildi. Bozkır halkı tarafından memnuniyetle karşılanan bu çalışmaların, gelecekte farklı bölgelerde de devam etmesi planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Şeref Güven, "Almış olduğumuz bölgeleri tellerle koruma altına alıyoruz. Koruma altına aldıktan sonra çoğunluğu Ladin ve Sedir olmak üzere ağaçlandırmaya başladık. İlk proje olarak Mehmet Bey Dikilitaş yaylasında bir ormanlık oluşturdu. Biz akabinde 2-3 yıl önce Aygırpınar bölgesine de 3 bin ıhlamur ağacı ekmiştik. Biz bunun bakımını daha iyi üstlenmek adına Dedi bölgesinden kendisinin de çocukluğunun geçtiği bölgeden şu an gördüğünüz alan 13 bin metrekare hemen hemen bir fidanı biz şu an toprakla buluşturuyoruz. Mehmet Bey’in amacı memleketinin olabildiğince gücünün yettiği kadar ağaçlandırıp, yeşillendirmek. Ağaç, kuşlar, arılar, çiçek ve böceklerin yetişmesi ekolojik dengenin daha güzel bir şekilde devam etmesidir. Biz bu bölgeyle gördüğünüz gibi arkadaşlar yardımcı oluyorlar. Şu an fidanlarımızı dikiyoruz. Bundan sonra da dikmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda biz Mehmet Bey’e hem hemşerisi olarak hem bir köylüleri olarak kendisine bir teşekkürü borç biliyoruz. Bu projeler devam edecek" diye konuştu.