EKONOMİ - 26 Haziran 2025 Perşembe 16:20

HAK-İŞ ve Öz Sağlık İş Başkanı Aküzüm. "Beklentimiz, çalışanı merkeze alan, geçim şartlarını gözeten adil bir teklifin ortaya konmasıdır"

A
A
A
HAK-İŞ ve Öz Sağlık İş Başkanı Aküzüm. "Beklentimiz, çalışanı merkeze alan, geçim şartlarını gözeten adil bir teklifin ortaya konmasıdır"

HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı ve Öz Sağlık İş Şube Başkanı Mehmet Aküzüm, Kamu Çerçeve Protokolü sürecine ilişkin yaptığı basın açıklamasında, "Beklentimiz, çalışanı merkeze alan, geçim şartlarını gözeten adil bir teklifin ortaya konmasıdır" dedi.


Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Başhekimlik önünde basın açıklamasında bulunan Aküzüm, HAK-İŞ’li emekçiler olarak, aylar önce başlayan Kamu Çerçeve Protokolü sürecini umutla ve sabırla takip ettiklerini söyledi. Bu sürecin emeklerinin karşılığını alacakları, geçim derdine çare olacak bir toplu sözleşmeyle sonuçlanmasını beklediklerini belirten Aküzüm, "HAK-İŞ olarak, yevmiyeler arasındaki yürürlük süresinden kaynaklı farklılıkların giderilmesini, ücretlerde yaşanan gerilemenin telafi edilmesi için taban ücretin 1 bin 800 TL’ye çıkarılmasını, işe yeni başlayanlarla tecrübeli işçiler arasındaki ücret farklılığının olmaması için kıdem zammının ücrete eklenmesini ve birinci yılın ilk altı ayı için ise yüzde 50 oranında zam yapılmasını talep ettik. Ancak aradan uzun bir süre geçmesine rağmen, geldiğimiz noktada TÜHİS’in sunduğu teklif ne yazık ki bizleri hayal kırıklığına uğrattı. TÜHİS; birinci altı ay için yüzde 16’lık bir zam teklifi sundu. Ancak ilk beş ayda gerçekleşen enflasyon şimdiden yüzde 15’e ulaşmış durumda. Yani teklif edilen bu zam, daha cebimize girmeden neredeyse kaybolmuş durumda. Bu nedenle, TÜHİS tarafından sunulan artış oranlarının, bizlerin içinde bulunduğu ekonomik şartları ve geçim mücadelesini yansıtmadığını düşünüyoruz" dedi.



HAK-İŞ olarak teklifi bu haliyle müzakere etmeyi uygun bulmadıklarını açıkça ifade ettiklerini dile getiren Aküzüm sözlerine şöyle devam etti:


"Yüksek enflasyon, artan kira ve temel ihtiyaç fiyatları ortadayken; Alım gücümüz her geçen gün düşerken; Biz hâlâ aylardır sözleşmenin sonuçlanmasını bekliyoruz Sayın Bakanlarımız ve Hükümet Yetkililerimiz tarafından yapılan açıklamalarda ülkemizin büyüdüğü, üretimin arttığı, zor dönemin geride kaldığı ifade ediliyor. Bu gelişmeler biz emekçilere umut veriyor, ancak bu olumlu tabloyu kendi hayatlarımızda yeterince hissedemiyoruz. Bizler, emeğiyle geçinen insanlar olarak sadece adil bir ücret, insanca yaşam ve büyümeden hak ettiğimiz payı talep ediyoruz. Biz yeni ve daha kapsayıcı, taleplerimizi ve beklentilerimizi karşılayacak, mağduriyetlerimizi giderecek bir teklifin sunulmasını talep ediyoruz. Beklentimiz, çalışanı merkeze alan, geçim şartlarını gözeten adil bir teklifin ortaya konmasıdır. HAK-İŞ’li emekçiler olarak bizler emeğimizin hakkını istiyoruz. Türkiye büyürken, emeğin payı küçülmesin diyoruz. Gelir adaletinin sağlanmasını ve toplu sözleşmenin bir an önce tamamlanmasını bekliyoruz. Yetkililer, sürecin devam ettiğini ve yeni bir teklif üzerinde çalışıldığını iletti. Yeni teklifin bir an önce verilmesini istiyoruz. Bizler ülkemizin birliği, refahı ve kalkınması için fedakârca çalışmaya devam edeceğiz. Ama bizler, HAK-İŞ’li emekçiler olarak bugün meydanlardan güçlü bir şekilde sesleniyoruz: Bu süreç daha fazla uzamamalı! Kamu işçisinin iradesi dikkate alınmalı! Sunulacak yeni teklif, emekçilerin beklentisini karşılamalıdır! HAK-İŞ olarak her zaman müzakereden, uzlaşıdan, sorunları masada çözmekten yanayız. Ülkemizin sorunlarına yenilerini eklemek, yeni kaos ve krizlerin yaşanmasını asla istemiyoruz. Ama unutulmasın ki Kamu Çerçeve Protokolündeki taleplerimiz ve beklentilerimiz karşılanmazsa, demokratik haklarımızı kullanmaktan da geri durmayacağımızı ifade ediyoruz. Refahımızı artırmayan, sorunlarımızı çözmeyen hiçbir teklife de evet demeyeceğiz. Genel Başkanımız Mahmut Arslan’ın dediği gibi: "Kırmızı çizgimiz, işçinin iradesidir." Bu iradenin sonuna kadar takipçisi olacağız. HAK-İŞ’li emekçiler olarak, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar, yaşadığımız zorlu süreçler ve mağduriyetlerimiz göz önünde bulundurularak, Kamu Çerçeve Protokolü’nün bir an önce beklentilerimizi karşılayacak şekilde sonuçlandırılmasını beklediğimizi kamuoyuna duyuruyoruz".


Grup, basın açıklamasından sonra sloganlar atarak dağıldı.



HAK-İŞ ve Öz Sağlık İş Başkanı Aküzüm. "Beklentimiz, çalışanı merkeze alan, geçim şartlarını gözeten adil bir teklifin ortaya konmasıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Bilecik’te elektrik kesintisi Ramazan sofralarını kararttı: Köylüler mum ışığında iftar yaptı Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde yaşanan elektrik kesintisi, köylüleri Ramazan ayında iftarlarını mum ışığında açmak zorunda bıraktı. Pazaryeri ilçesine bağlı Dereköy, Bozcaarmut, Esemen, Sarnıç, Arpadere ve Gümüşdere köyleri başta olmak üzere ilçeye bağlı birçok köyde öğle saatlerinden itibaren elektrikler kesildi. Kesintinin arıza kaynaklı olduğu ve giderilemediği öğrenildi. "2026 yılında böyle bir durum yaşanması kabul edilemez" Vatandaşlar, iftar hazırlıklarını elektriksiz ortamda yapmak zorunda kaldı. Özellikle yaşlılar ve çocukların bulunduğu evlerde büyük sıkıntı yaşandı. İftardan sonra ise köylüler, telefonlarının ışığından ve mum ışığından yararlanmak zorunda kaldıklarını belirterek, "2026 yılında böyle bir durum yaşanması kabul edilemez" dedi. Son günlerde bölgede sık sık elektrik kesintileri yaşandığını belirten köylüler, duruma tepki gösterdi. Yetkililer, Pazaryeri ilçesinde 3, 5, 7, 11, 12 ve 14 Mart tarihlerinde planlı kesintiler yapıldığını hatırlattı. Ancak arıza kaynaklı yeni kesintinin iftar saatine denk gelmesi köylülerin sabrını taşırdı. "Ramazan ayında iftarımızı mum ışığında açmak zorunda kaldık" "Ramazan ayında iftarımızı mum ışığında açmak zorunda kaldık" diyen köylüler, yaşanan mağduriyetin bir an önce giderilmesini ve benzer sorunların tekrar yaşanmaması için kalıcı çözüm üretilmesini talep ediyor.
Ankara Bakan Gürlek: "Adalet devletin vicdanıdır" Adalet Bakanı Akın Gürlek, milletin devlete olan inancının güçlü bir adalet sistemiyle perçinleneceğini belirterek "Adalet devletin vicdanıdır. Bu vicdanın güçlü kalması hepimizin omuzlarındaki bir yüktür" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı merkez teşkilatında görev yapan yargı mensuplarıyla iftar programında buluştu. Bakan Gürlek, burada yaptığı konuşmada adalet teşkilatının hâkim, savcı ve idari kadrolarıyla büyük bir yapı olduğunu dile getirdi. Bakan Gürlek, "Adalet devletin vicdanıdır. Bu vicdanın güçlü kalması ise hepimizin omuzlarındaki bir yüktür. Yıllarını bu teşkilatın içerisinde geçirmiş olan bir meslektaşınız olarak bu sorumluluğun ne kadar büyük ve kıymetli olduğunu biliyorum" ifadelerini kullandı. Hukuk güvenliğinin ülkelerin gelişmişlik düzeyinde belirleyici unsurlardan biri olduğunu dile getiren Bakan Gürlek, konuşmasına şöyle devam etti: "Adalet güçlü olduğunda devlet güçlü olur. Milletin devlete olan inancı da ancak bu şekilde güçlü olur. Bugün dünyada ülkeler yalnızca ekonomik ve askeri güçleriyle değil hukuk sisteminin güvenilirliğiyle de değerlendirilmektedir. Bu noktada sizlerin üstlendiği sorumluluk son derece önemlidir. Eğer bir ülkede hukuk güvenliği varsa o ülkede yatırım vardır, o ülkede ekonomi daha yüksek refah seviyesine çıkacak demektir. Bizim görevimiz yargısal süreçlerin güçlü ve kurumsal bir altyapı içerisinde etkin ve sağlıklı işlemesini sağlamaktır. Bu anlayışta daha güçlü bir kurumsal kapasite oluşturmak, daha etkin çözümler üretmek için birlikte çalışmaya devam edeceğiz."