ASAYİŞ - 12 Mayıs 2025 Pazartesi 14:35

İş dünyası ve STK’lar PKK’nın kendini fesh etmesi ve silah bırakmasını olumlu karşılandı

A
A
A
İş dünyası ve STK’lar PKK’nın kendini fesh etmesi ve silah bırakmasını olumlu karşılandı

İş dünyası ve Sivil Toplum Kuruluşları (STK), PKK’nın kendini fesh etmesi ve silah bırakma kararı almasını olumlu karşıladı.


Diyarbakır Sanayici ve İş Dünyası (DİSİDER) ile 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği tarafından yapılan açıklamada terör örgütü PKK’nın bu kararının memnuniyet verici olduğu belirtildi. DİSİDER Başkanı Şeyhmus Akbaş, dernek olarak PKK’nın kendini feshetmesi ve silah bırakmasını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Akbaş, "Bu karar ülkemize tüm insanlığa hayırlı olsun. Uzun yıllardır ülkemizin toplumsal barışını, ekonomik kalkınmasını ve bölgesel istikrarını derinden etkileyen terör ve şiddet ortamının sona ermesi yönünde bugün tarihi bir adım atılmıştır. PKK’nın kendini feshettiğini ve silahlı mücadeleyi sona erdirdiğini açıklaması, ülkemiz adına umut verici bir gelişmedir. İş dünyası olarak bu kararı, toplumumuzun her kesiminin güvenliğini, refahını ve huzurunu doğrudan ilgilendiren büyük bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Silahların sustuğu, fikirlerin konuştuğu, yatırımın ve üretimin önünün açıldığı bir ortam, sadece ekonomik gelişim için değil; toplumsal birlik, demokratik ilerleme ve gençlerimizin geleceği açısından da hayati önemdedir. Bu vesileyle; sürece katkı sunan tüm kişi ve kurumları kutluyor, diyalog ve demokratik yöntemlerin ön planda tutulduğu kalıcı bir barış ortamının inşa edilmesi için devletimize ve tüm paydaşlara destek olunmasını temenni ediyoruz. İş dünyası olarak bizler, ülkemizin her bölgesinde istihdamı artırmak, girişimciliği teşvik etmek, kadınları ve gençleri üretime dahil etmek ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Barış ortamı, yatırım ortamıdır. Barış ortamı, geleceğe duyulan güvendir. Bu güveni yeniden tesis edecek her türlü adımın yanında duracağız" dedi.



Şehit aileleri de karardan umutlu


15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz ise milletin yıllardır büyük bedeller ödediği, binlerce canın yitirildiği, nice ocağın sönmesine yol açan terör belasına karşı verilen kararlı mücadelede bugün tarihi bir dönemece şahitlik ettiklerini söyledi. Gündüz, "PKK terör örgütünün silah bırakması Türk Silahlı Kuvvetlerimizin vermiş olduğu kararlı ve etkin mücadele ile aynı zamanda devlet aklının, milli birlik ruhunun ve güçlü bir liderliğin zaferidir.


Bu sürece önderlik eden başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, her şartta milletin ve devletin yanında duran Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye en derin şükranlarımızı sunuyoruz. Cumhurbaşkanımızın yıllardır dile getirdiği "önce iç cepheyi sağlam tutma" vurgusu, bugün bir kez daha ne kadar haklı ve stratejik bir duruş olduğunu göstermiştir. Öte yandan, Devlet Bahçeli’nin "taşın altına sadece elini değil, gövdesini koyan" tavrı; milli iradenin ve milli duruşun ete kemiğe bürünmüş halidir. Bu iki liderin cesareti, dirayeti ve feraseti olmasa, bugün bu neticeye ulaşmak mümkün olmayabilirdi. Türkiye Cumhuriyeti, terörün gölgesinden çıkmış, daha müreffeh, daha huzurlu bir geleceğe yürümeye kararlıdır. Bu kazanımı daha ileriye taşımak, bu birlik ruhunu korumak hepimizin sorumluluğudur. Milletimizin birliğini ve devletimizin bekasını önceleyen bu kutlu yolda, emeği geçen herkese teşekkür ediyor; aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz" ifadelerini kullandı.



İş dünyası ve STK’lar PKK’nın kendini fesh etmesi ve silah bırakmasını olumlu karşılandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.