GÜNDEM - 27 Ocak 2026 Salı 14:32

Kulp’ta kar engeli aşıldı, salı pazarı üç haftanın ardından açıldı

A
A
A
Kulp’ta kar engeli aşıldı, salı pazarı üç haftanın ardından açıldı

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde neredeyse bir ay boyunca etkili olan kar yağışı ve dondurucu soğuklar, semt pazarını da olumsuz etkiledi. İlçenin en büyük pazarı olan salı pazarı, üç hafta aradan sonra yeniden açıldı, tezgahlar doldu, vatandaşlar alışveriş yaptı.


Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde yaklaşık bir aydır etkili olan yoğun kar yağışı, hem günlük yaşamı hem de ticari hareketliliği olumsuz etkiledi. İlçenin en büyük semt pazarı olan Turgut Özal Mahallesi salı pazarı, kar yağışı ve dondurucu soğuklar nedeniyle ocak ayı boyunca kapalı kaldı. Vatandaşların temel alışveriş noktalarından biri olan pazar, kar birikintileri ve sert hava koşulları nedeniyle üç hafta boyunca açılamadı. İlçede kar yağışının durması ve belediye ekiplerinin cadde ve sokaklarda yürüttüğü temizlik çalışmalarının tamamlanmasının ardından salı pazarı yeniden kuruldu. Pazarın yeniden açılmasıyla birlikte tezgahlar sebze, meyve, balık ve giyim ürünleriyle dolarken, vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği gözlendi. Kar altında kalan sokakların büyük kısmı temizlenirken, esnaf da uzun aradan sonra müşterileriyle buluştu. Pazar esnafından Diyadin Bal, yaşanan sürecin ekonomik açıdan zorlayıcı olduğunu belirterek, ’’Bu sene gerçekten çok kar yağdı, soğuk da cabası olunca üç haftadır pazara gelmedik, mal da satmadık. Bu da ciddi maddi kayba sebep oldu. Şükür bugün tezgahımızı açtık, müşteriler de geldi, alışveriş başladı. Çok mutluyuz, inşallah böyle devam eder’’ dedi.


Uzun süre alışveriş yapacak alan bulamayan vatandaşların da pazarın açılmasından memnun olduğu görüldü. Özellikle sebze, meyve ve balık tezgahlarında yoğunluk yaşandı.



Kulp’ta kar engeli aşıldı, salı pazarı üç haftanın ardından açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya İnönü Üniversitesi’nde "Kâşif Çocuklar-2" Çocuk Üniversitesi etkinliği tamamlandı İnönü Üniversitesi bünyesindeki Üstün Yetenekliler Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından bu yıl 18’incisi düzenlenen "Kâşif Çocuklar-2" Çocuk Üniversitesi etkinliği, düzenlenen kapanış töreniyle tamamlandı. 5 gün süren yoğun programlarda, Malatya genelinden gelen 80 öğrenci üniversite ortamını görme ve bilimsel çalışmaları yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Konferans Salonunda gerçekleştirilen kapanış törenine; İnönü Üniversitesi Üstün Yetenekliler Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Bulut, Çocuk Üniversitesi Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Şeyma Sultan Bozkurt, öğretim üyeleri, öğretmenler, bilim kış kampına katılan öğrenciler ve velileri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, sinevizyon gösterisiyle devam etti. Ardından Prof. Dr. Fatih Bulut bir konuşma yaptı. Bulut, etkinliğin temel amacının çocuklara üniversite ruhunu tanıtmak ve onlara bilim insanı olma bilincini aşılamak olduğunu ifade etti. Konuşmasında Bulut, "Üstün Yetenekliler Araştırma ve Uygulama Merkezi olarak her yıl iki adet Çocuk Üniversitesi etkinliği düzenliyoruz. Bu etkinliğimizde temel amacımız, ilimizin çocuklarına üniversite ortamını ve ruhunu tanıtmak; onlara bilim insanı olabilme bilincini aşılamaktır. Çocuklarımızda var olan bilimsel merak duygusunu geliştirmeyi ve onlara bilim, sanayi ve teknolojideki yenilikleri aktarmayı hedefliyoruz. Bir diğer amacımız ise bir bilimsel araştırmanın nasıl yapılabileceğini öğretmektir" dedi. Öğrencilerin dolu dolu bir beş gün geçirdiğini belirten Bulut, "İlimizden 80 öğrencimizi ağırladığımız bu süreçte, kendi branşlarında uzman 18 öğretim üyemiz farklı meslek ve teknolojileri tanıttı. Etkinliğimiz boyunca 16 farklı atölye çalışması gerçekleştirdik. İlk gün İletişim Fakültesi’nde radyo programcılığı, Kimya Laboratuvarı’nda ise mum yapımı atölyelerine katılan öğrencilerimiz; ikinci gün seramik çalışmalarını tamamladı. Üçüncü gün biyoloji laboratuvarında hücreleri inceleyip deneyler yaparken; dördüncü gün robotik kodlama, İngilizce pratikleri ve fizik atölyesinde kâğıttan roket yapımı gibi teknik konuları öğrendiler. Bugün ise Mühendislik Uygulamaları Atölyesi’nde gemi ve köprü yapımının inceliklerini kavrayarak kendi projelerini hayata geçirdiler" şeklinde konuştu. Öğrencilerin sadece teknik bilgi almadığını aynı zamanda üniversite kültürünü de deneyimlediğini ifade eden Prof. Dr. Bulut, "Öğrencilerimiz 5 günlük süre dâhilinde üniversite amfi, laboratuvar ve yemekhanelerinde bulunarak gerçek bir üniversite ortamını tanıdılar. Alanında uzman hocalarımızla bir araya gelerek sorularını direkt olarak muhataplarına sorma şansı yakaladılar. Bu bilim kampının öğrencilerimize faydalı olduğunu umuyorum. Etkinliğin düzenlenmesinde desteklerini esirgemeyen Rektörümüz Prof. Dr. Nusret Akpolat’a, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Sağlam’a ve SKS Başkanı Hakan Tunç’a teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Kapanış programı fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Antalya Aksu’da sel ve hortum felaketi: Milyonluk tekneler parçalandı, 700 dönüm alanda seralar sular altında kaldı Antalya’nın Aksu ilçesinde son 24 saatte metrekareye 190 kilogramı aşan yağışın yol açtığı sel ve hortum felaketinde seralar, evler, iş yerleri, araçlar ve milyonlarca lira değerindeki tur ile balıkçı tekneleri zarar gördü. Aksu Çayı üzerinde oluşan hortum, bakım için karaya çekilen tekneleri metrelerce savururken, Karaçallı Mahallesi’nde yüzlerce dönüm tarım alanı sular altında kaldı. Antalya’da geceden itibaren etkili olan şiddetli yağış ve fırtına, özellikle Aksu ilçesinde hayatı olumsuz etkiledi. Kısa sürede etkisini artıran yağış nedeniyle bazı araçlar yolda mahsur kalırken, çok sayıda sera zarar gördü. Aksu Çayı çevresinde gece saatlerinde oluşan hortum ise büyük bir yıkıma neden oldu. Hortum Aksu Çayı’nı savaş alanına çevirdi Aksu Çayı üzerinde oluşan hortumda, bakım amacıyla karaya çekilen tur ve balıkçı tekneleri zarar gördü. Çayda bulunan bazı tekneler hortumun etkisiyle karaya savrulurken, karada bulunan bazı tekneler ise parçalanarak metrelerce uzağa fırladı. Bakım için yan yana bekletilen teknelerin bir kısmı birbirlerinin üzerine devrildi. "13 milyonluk teknem gitti, afet bölgesi ilan edilsin" Aksu Çayı üzerindeki teknesi hortumda zarar gören Kenan May, yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle anlattı: "Dün akşam teknemiz hortumdan etkilendi. Teknemiz aslında biraz daha ilerideydi, yaklaşık 5 metre. Hortumdan etkilenip ters döndü ve başka bir tekneye çarptı. Toplamda 46 tekne zarar gördü, belki 50’yi de buluyor. Sahil Güvenlik gelip baktı, halimiz bu. Vali bey geldi, destek istedik. Buranın afet bölgesi ilan edilmesini talep ettik. Devletimizden destek bekliyoruz. Bütün malımız, varlığımız bu. Geçen sene 3 milyon lira vergi ödedik. Herkes vergisini ödüyor burada. Benim bu teknem şu an 12-13 milyon lira değerindeydi, yani şu an o para gitti. Kasko yapmak isterdik ama teknenin yaşı nedeniyle yapılmıyor. Turizm yapıyoruz, kışın bakım, yazın müşteri gezdiriyoruz. Allah’tan gelen bir şey, yapacak bir şey yok ama devletimizin destek olmasını bekliyoruz." Yeni yatırım hortumda parçalandı Yaklaşık 11 yıldır turizm işletmeciliği yapan Ali İhsan Çağlar da yaşadıkları zararın boyutunu anlattı. Mevcut teknelerine ek olarak yeni bir tekne yatırımı yaptıklarını belirten Çağlar, şunları söyledi: "Eşimle birlikte yaklaşık 11 yıldır turizm işletmeciliği yapıyoruz. Çayda bulunan teknemizde bir sıkıntı yok ama yenilenmek için yeni bir tekne işine girdik. Kabuk tamamen dökülmüştü, ciddi bir yatırım yapıyorduk. Elimizde avcumuzda ne varsa koyduk, yetmedi kredi çektik. Tam yapmaya çalışırken doğal afet geldi. Tekneyi alıp parçaladı, buraya fırlattı. Karavan gitti, römork gitti, malzemeler gitti. Tersane komple silindi. Şu ana kadar bitme aşamasına gelmemiş olmasına rağmen 3,5 milyon lira civarında paramız gitti. Şu an yaklaşık 750 bin ile 1 milyon lira arasında masraf ve gecikme zararımız var. Devletin bu konuda bize yardım elini uzatmasını bekliyoruz." Karaçallı Mahallesi’nde tarım alanları sular altında kaldı 24 Ocak Cumartesi günü yaşanan şiddetli yağışların ardından Karaçallı Mahallesi’nde seraların büyük bölümü sular altında kaldı. Mahalle Muhtarı Mustafa Kara, zararın boyutunu şu sözlerle aktardı: "Büyük bir yağış sonrası seralarımızın yaklaşık yüzde 80’i sular altında kaldı. İnsanlar seralarına giremiyor. Açık ve sera olmak üzere yaklaşık 700 dönüm seramız gitti. Ayrıca 400 dönüm civarında açık tarım alanı zarar gördü; portakal, buğday, limon bahçeleri tamamen etkilendi. Mahallemiz bitmiş durumda. Bin 400 nüfuslu mahallemizde çoğu hane zarar gördü. Bu ürünlerden artık verim alamayız. Sel diz boyu girdi, mahsuller çamurun içinde kaldı. Yetkililerin çözüm üretmesini bekliyoruz." "Bir yıllık emeğimiz heba oldu" Sulama kanalları ve arkların temizlenmemesi nedeniyle felaketin büyüdüğünü savunan çiftçi Fatma Kara ise yaşadığı çaresizliği şöyle dile getirdi: "Biz çocuklarımızla değil, domatesimizle ilgileniyoruz. Ürünlerimize gözümüz gibi bakıyoruz. Şimdi seram çamur içinde. Ben buradan ekmek kazanacaktım, çocuklarımı geçindirecektim. Başka gelirimiz yok. Geçen yıl ürün para etmedi, borçlar bu yıla kaldı. Şimdi ne yapacağımızı bilmiyoruz. Banka borcunu mu düşüneceğiz, nasıl geçineceğimizi mi?" "Üç gündür çamurun içindeyiz" Karaçallı Mahallesi’nde 30 yıldır çiftçilik yapan Şükriye Eski de yaşanan zorluğu, "Sabah ekmek yemeden plastiğe geliyoruz. Üç gündür bu çamurun içinde debeleniyoruz" sözleriyle anlattı. Karaçallı Mahallesi’nde yaşayan Ayşe Koçak ise yaşanan felaketin ardından çiftçiliğe ve toprağa olan bağlılığını okuduğu şiirle dile getirdi. Günün ağarmasıyla birlikte vatandaşlar hortumun ve selin etkili olduğu bölgelere gelerek zarar tespitine başladı. Tekne sahipleri kopan parçaları çevrede ararken, çiftçiler seralarındaki ve tarlalarındaki zararı görüntüledi. Bölgede hasar tespit çalışmalarının sürmesi bekleniyor.
Malatya Tüfenkci: "En büyük gücümüz milletimizin desteğidir" AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Sütlüce Mahallesi’nde Mahalle muhtarı, Mahalle başkanı ve vatandaşlarla bir araya gelerek hem ülke gündemine hem de Malatya’daki yeniden inşa çalışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Sütlüce Mahallesi’nde muhtar ve mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Programda konuşan Tüfenkci, Türkiye’nin ekonomik ve jeopolitik açıdan zorlu bir süreçten geçtiğini belirterek, bu sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve milletin desteğiyle aşılacağını vurguladı. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik türbülanslara ve bölgedeki gelişmelere dikkat çeken Tüfenkci, AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana gücünü yalnızca milletten aldığını ifade etti. Tüfenkçi, "AK Parti bugüne kadar ne halkın ne de hakkın dışında hiçbir güçten destek almıştır. Vesayet odaklarıyla mücadele ederek bugünlere geldik. Milletimizle birlikte darbelere de krizlere de karşı koyduk" dedi. "İstikameti her zaman millet çizdi" Siyasette her zaman milletin iradesini esas aldıklarını dile getiren Tüfenkci, zor zamanlarda sandığı milletin önüne koymaktan çekinmediklerini belirterek, "Ne zaman başımız dara düşse milletimize gittik. Millet bize yol gösterdi, millet bizi krizlerden çıkardı. Bu kadrolar milletin içinden çıkan kadrolardır ve biz bu millete hizmetkâr olmaya talibiz" ifadelerini kullandı. 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalara da değinen Tüfenkci, muhalefetin karamsar söylemlerine rağmen hükümetin güçlü bir irade ortaya koyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Biz bunu başarırız" diyerek sürece sahip çıktığını belirten Tüfenkci, gelinen noktada verilen sözlerin bir bir yerine getirildiğini ifade etti. Malatya’da yeniden inşa çalışmaları hız kesmeden sürüyor Malatya’nın depremden en ağır etkilenen illerin başında geldiğini hatırlatan Tüfenkci, şu ana kadar 70 bine yakın konutun kurasının çekildiğini, kırsal konutların büyük oranda tamamlandığını ve yaz aylarına kadar hak sahiplerine teslim edileceğini açıkladı. Çarşıların ve iş yerlerinin de daha modern şekilde yeniden inşa edildiğini belirten Tüfenkci, yaklaşık 1000 iş yerinin teslim edildiğini, kalanlarının ise peyderpey tamamlanacağını söyledi. Yapılan çalışmaların yalnızca üstyapıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Tüfenkci, altyapı yatırımlarına da dikkat çekti. Bu yıl için 35 milyar TL’lik altyapı ihalesinin gerçekleştirildiğini ifade eden Tüfenkci, İkizce başta olmak üzere yeni yerleşim alanlarının su, kanalizasyon ve arıtma altyapılarıyla birlikte planlandığını kaydetti. Programın sonunda vatandaşlara teşekkür eden Tüfenkci, "Rabbim devletimize zeval vermesin. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Malatya’mız için gece gündüz çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz" diyerek konuşmasını tamamladı
Gaziantep TCMB Başkanı Dr. Fatih Karahan, Gaziantep’te iş dünyasıyla buluştu Gaziantep Valiliği, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Gaziantep Sanayi Odası (GSO) iş birliğinde, ‘’Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm Toplantısı’ Gaziantep’te gerçekleştirildi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Merkez Bankası’nın devam eden faiz indirimi kararlarının memnuniyet verici olduğunu belirterek, üretim ve ticaretin sürdürülebilirliği ile makroekonomik denge için politika faizindeki düşüşlerin devam etmesi ve bankacılık sektörünün yapılan indirimleri hızla devreye alması gerektiğini söyledi. Şehitkamil Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantıda, Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeler, para politikası uygulamaları ve makroekonomik görünüm kapsamlı şekilde ele alınırken, Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan iş dünyasının sorularını yanıtladı. "Gaziantep, köklü sanayi kültürü, güçlü üretim altyapısı ve yüksek ihracat potansiyeliyle ülkemizin lokomotif şehirlerinden birisidir" Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeler, para politikası uygulamaları ve makroekonomik görünüm kapsamlı şekilde ele alındığı toplantında açılış konuşmasını gerçekleştiren Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep’in sanayi altyapısı, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle ülke ekonomisine önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanımız Fatih Karahan’ı şehrimizde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Para politikaları ve ekonomik gelişmelerin doğrudan, yetkili ağızdan ele alınması, iş dünyamız açısından son derece kıymetlidir. Bugün burada gerçekleştirilen bu toplantı, sanayicilerimizin ve ticaret erbabımızın geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlemesine önemli katkılar sunacaktır. Gaziantep, köklü sanayi kültürü, güçlü üretim altyapısı ve yüksek ihracat potansiyeliyle ülkemizin lokomotif şehirlerinden birisidir. Bugün burada açıklanacak veriler, yapılacak istişarelerle birlikte verilecek mesajların ülkemiz ekonomisi ve iş dünyası için çok değerli sonuçlarının olacağına inanıyorum’’ ifadelerini kullandı. "Ülke kalkınması ve makroekonomik denge için sanayiyi geliştirecek yeni adımlar bekliyoruz" GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de konuşmasında, para politikalarındaki iyileşme sürecine işaret ederek, ‘’Artan küresel riskler ve iç piyasa şartları nedeniyle ekonomide zor günlerden geçiyoruz. Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesine sahip ve yıllık 10 milyar dolar ihracatıyla ülke ekonomimizin bel kemiği niteliğindeki şehrimiz de sanayicisi, üreticisi ve ihracatçısıyla bu süreci atlatabilmek için olağanüstü mücadele veriyor. Bu doğrultuda; özellikle böylesi kritik dönemlerde finansal istikrarın sağlanmasında piyasa düzenleyicisi olan merkez bankalarının kararları büyük önem taşıyor ve gelecek vizyonunu belirliyor. İş dünyası olarak, Başkanımızın yönetiminde Merkez Bankası’nın yürütmüş olduğu para politikası ve çalışmaları ülkemiz ekonomisinin gelişmesi, iç piyasa ve küresel piyasalardaki güvenilirlik ve makroekonomik dengeler açısından tüm güçlüklerimize rağmen memnuniyet verici buluyoruz’’ dedi. Ünverdi, ‘’Ekonomik istikrarın kaybolduğu bir dönemin ardından Merkez Bankası Başkanımız ve ekonomi yönetiminin yürütmüş olduğu politikalar ile en büyük sorun haline gelen; enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı konusunda önemli mesafeler kat edilmiş olup, dezenflasyon süreci devam etmektedir. Reel sektör olarak, enflasyonla mücadele ve maddi sıkılaştırma politikalarının başarıya ulaşması için elimizden gelen çabayı gösteriyor, Merkez Bankası’nın son aylardaki faiz indirimlerini çok olumlu ve yerinde buluyoruz. İndirimlerin önümüzdeki aylarda da devam etmesinin, üreten ve ticaret yapan herkesin öncelikli beklentisi olduğunu da buradan belirtmek istiyorum. İşletmelerimizin ve yatırımların sürdürülebilirliği için finansman maliyetlerinin bir an önce makul seviyelere gelmesi gerekiyor. Politika faizindeki indirimlerin devamıyla birlikte bankacılık sektörünün de kredi faizlerine bunu hızla yansıtması gerektiğinin altını çiziyoruz’’ ifadelerini kullandı. Ülke kalkınması ve makroekonomik denge için sanayiyi geliştirecek adımlar atılması gerektiğine vurgu yapan Adnan Ünverdi, ‘’ Ülkemiz yüksek faiz kıskacından kurtulmalı, paradan para kazanma cazip olmaktan çıkmalıdır. Sıkılaştırma politikalarından en olumsuz etkilenen kesim reel sektör olmuştur. Finansmana erişim, artan maliyetler, iç ve dış piyasadaki olumsuz şartlar sanayicilerimiz üzerindeki baskıyı artırmış ve büyük bir daralmaya sebep olmuştur’’ şeklinde konuştu. Sanayici ve Gaziantep iş dünyası olarak Merkez Bankası’ndan, üretim ve ticarette darboğazın aşılmasına yardımcı olacak ve dolayısıyla ülke ekonomisine katkıda sağlayacak beklenti ve önerileri de aktaran Ünverdi, "OBİ kredilerine yönelik büyüme sınırlamalarının, ekonomi programına zarar verdiğini ve arz daralmasına yol açarak enflasyonist baskı oluşturduğunu üzülerek görüyoruz. Firmalarımızın üretimlerini ve ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi için uygun şartlarda ticari kredi kullanımı artırılmalıdır. Bu sebeple ivedilikle KOBİ kredilerine ve ticari kredi kartlarına ilişkin büyüme sınırları kaldırılmalıdır. Reeskont kredi hacminde son dönemde ciddi artışlar sağlanmasından dolayı müteşekkiriz ancak, buna devam edilmeli ve 3 aylık ihracata denk şekilde 65-70 milyar dolar seviyesine çıkarılmalıdır. Reeskont kredilerinde teminat mektubu şartı kaldırılmalıdır. Merkez Bankası Döviz Dönüşüm Desteği hem yeterli gelmiyor hem de şartları çok ağır. Bu uygulama daha basit hale gelmeli, miktarı ve süresi artırılmalıdır. Enflasyon ile döviz kur arasındaki makas açılmış olup, dengenin sağlanması bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bununla birlikte ihracatçılar için kur destekleri artırılmalıdır. İhracatçıların döviz gelirini bozdurma zorunluluğunun tümüyle kaldırılmasını istiyoruz. 2025 yıl sonu enflasyonu tahminin aralığı yüzde 25-29 hedeflenirken yüzde 30,89 olarak gerçekleşmiştir. Bu sürecin politika faizindeki düşüş eğilimini olumsuz etkilememesini arzu ediyoruz. Kasım ayındaki enflasyon raporu sunumunda, enflasyon konusunda reel sektör beklentilerine ağırlık verdiği belirtilmiştir. Ancak girdi maliyetlerimiz çok yüksek ve kamu tarafından da hem üreticilerimizin nefes almasını sağlamak hem de dezenflasyona katkıda bulunmak için maliyetlerimizi sübvanse edecek yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyuyoruz. Reel sektör ve ticaret yapan kesim, büyük bir sabırla mücadelesini sürdürürken kamu tarafında da mali disiplin ve kamuda tasarruf konusunda daha etkin bir süreç yönetilmesini bekliyoruz" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından TCMB Başkanı Fatih Karahan katılımcılara para politikası, makroekonomik görünüm, güncel faiz oranları ve ekonomik gelişmelerin yer aldığı "‘Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm" sunumunu gerçekleştirdi. Toplantı katılımcıların görüş ve önerilerinin yer aldığı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Toplantıya kimler katıldı Toplantıya; Gaziantep Valisi Kemal Çeber, TCMB Başkanı Dr. Fatih Karahan, Vali Yardımcıları Bülent Uygur ve Hüseyin Kaptan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Halil Uğur, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, GSO Onursal Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Meclis Başkanı Hilmi Teymur, GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, Nizip Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özyurt, Gaziantep İl Emniyet Müdürü Celal Özcan, Gaziantep İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Halil Şen, GSO Yönetim Kurulu Üyeleri, Oda, Borsa, kurum ve kuruluşların yetkilileri ve iş dünyası temsilcileri katıldı.
Bursa Kirazlıyayla’da binlerce ton kimyasal atık doğaya karıştı Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Kirazlıyayla’da maden atık barajının çökmesi üzerine bölgeye giderek yerinde incelemelerde bulundu. Başkan Özel, yaşanan çevre felaketiyle ilgili "Gereği fazlasıyla yapılacak" mesajı verdi. Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde, uzun süredir tartışmalara konu olan Meyra Madencilik’e ait atık barajı çöktü. Çökmeyle birlikte barajda biriken binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atığın, dere ve toprağa karıştığı belirtildi. Çöken barajda depolanan atıkların; kurşun, çinko, bakır ve çeşitli kimyasal bileşenler içeren tehlikeli maddeler olduğu iddia ediliyor. Bu tür ağır metallerin toprağa ve suya karışmasının, uzun vadede ekolojik dengeyi bozabileceği ve insan sağlığı açısından ciddi riskler oluşturabileceği vurgulandı. "Ciddi çevresel riskler barındırıyor" Olayın ardından Kirazlıyayla’ya giderek mahalle muhtarı Hasan Açar’la birlikte incelemelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, yaşanan durumun bir çevre felaketi boyutunda olduğunu söyledi. Çökmenin ilerleyebileceğine dikkat çeken Başkan Özel, "Bu felaket yalnızca bugünü değil, önümüzdeki ayları da ilgilendiriyor. Binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atığın toprağa ve suya karışması kabul edilemez. Bu durum ciddi çevresel riskler barındırıyor" dedi. İnsan sağlığı ve tarım tehdit altında Ağır metal içerikli atıkların doğaya yayılmasının telafisi güç zararlar doğuracağını belirten Başkan Ercan Özel, bölge halkının endişelerinde haklı olduğunu vurguladı. Başkan Ercan Özel, "Kurşun, çinko ve bakır gibi ağır metaller yalnızca toprağı değil, insan sağlığını da doğrudan tehdit ediyor. Tarım alanlarımız, suyumuz ve geleceğimiz risk altındadır" ifadelerini kullandı. Başkan Özel köylülerle omuz omuza Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Meyra Madencilik’e karşı hukuk mücadelesinde Kirazlıyayla halkının yanında yer aldığını hatırlatarak, "Burada atık barajı yapılmasına Kirazlıyayla Mahalle sakinlerimizle birlikte karşı durduk. Yıllar önce buranın çökebileceğine, çevreye ve halk sağlığına karşı riskler oluşturduğunu özellikle belirttik. Tarih ne yazık ki bizi haklı çıkardı. Bugün gelinen noktada, kimyasal ve ağır metal içerikli atık toprağa ve suya karıştı. Yenişehir Belediyesi olarak hukuki ve idari tüm süreçleri yakından takip etmeye devam edeceğiz. Çevre kirliliğine neden olan ihmaller zincirinin üzeri örtülemez, hemşehrilerimizin sağlığı ve doğamız için tüm ilgili kurumlarımızca gereği neyse fazlasıyla yapılıyor" diyerek maden faaliyetlerine karşı bölge halkıyla omuz omuza durarak kararlı duruşunu sürdürdü.