ÇEVRE - 06 Nisan 2024 Cumartesi 13:35

Meteoroloji’den Diyarbakır ve 4 il için ‘sağanak yağış’ uyarısı

A
A
A
Meteoroloji’den Diyarbakır ve 4 il için ‘sağanak yağış’ uyarısı

Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü; Diyarbakır, Batman, Mardin, Şırnak ve Siirt için sağanak yağış uyarısı yaparken, dik ve eğimli yamaçlarda kar erimesine bağlı heyelan ve çığ tehlikesine karşı dikkatli ve tedbirli olunması yönünde uyarıda bulundu.


Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre; yağışların, pazar günü öğle saatlerinden itibaren Diyarbakır kuzeydoğusu, Mardin’in doğusu, Batman, Siirt ve Şırnak’ın çevrelerinde yerel kuvvetli olması beklendiği bildirildi.


Ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, dik ve eğimli yamaçlarda kar erimesine bağlı heyelan ve çığ tehlikesi, ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması yönünde uyarı yapıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Programı öğrencileri, sektörün mutfağını yerinde görmek amacıyla modern üretim tesislerine teknik bir gezi düzenledi. Akademi ile sanayi arasındaki bağı güçlendirmeyi hedefleyen anlamlı bir buluşma gerçekleşti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Programı öğrencileri, sektörün mutfağını yerinde görmek amacıyla modern üretim tesislerine teknik bir gezi düzenledi. Genç yetenekler, teorik bilgilerini devasa bir üretim hattının dinamikleriyle birleştirme fırsatı buldu. Üretimin tüm aşamaları incelendi Ziyaret kapsamında öğrenciler, bir terliğin fikir aşamasından son paketleme anına kadar geçen tüm kompleks süreci adım adım inceledi. Gezi boyunca üretim bandının her bir istasyonunda duran öğrenciler, sektör profesyonellerinden teknik detaylar aldı. Ar-Ge ve Tasarım Merkezi: Öğrenciler, dijital tasarımların fiziksel prototiplere nasıl dönüştüğünü, modelleme ve kalıp hazırlama süreçlerindeki kritik hassasiyetleri gözlemledi. Kesim ve Saya Hazırlama: Malzeme verimliliğinin ve hatasız kesimin önemine dikkat çekilen bu bölümde, otomasyon sistemlerinin hızı ve insan emeğinin titizliği bir arada görüldü. Montaj ve Enjeksiyon Hattı: Terliklerin form kazandığı enjeksiyon makineleri ve montaj hatlarında, seri üretimin disiplini teknik bir vizyonla aktarıldı. Sürdürülebilirlik ve teknoloji odaklı üretim vizyonu Ziyaretin en dikkat çeken bölümlerinden biri, modern sanayinin vazgeçilmezi olan "Yeşil Üretim" teknolojileri oldu. Öğrenciler, yıllık 59,5 ton atığı geri dönüştürerek çevreye kazandıran ve üretim enerjisinin yüzde 75 gibi büyük bir kısmını güneş enerjisinden karşılayan, döngüsel ekonomiyi kağıt, plastik, cam ve metalin ötesine taşıyarak terlik üretimindeki firelerinin yüzde 100’ünü henüz atık statüsüne geçmeden üretim bandına geri kazandıran sürdürülebilirlik hamlelerini yerinde inceledi. Sektörün sadece üretim kapasitesinden ibaret olmadığını gören genç tasarımcılar, 50’den fazla ülkeye ihraç edilen ve yılda 100 milyon çift üretim kapasitesine ulaşan dev bir ekosistemin operasyonel gücüne tanıklık etti. Yaklaşık 1.500 çalışanın kolektif emeğiyle yürütülen süreçler, öğrencilere bir işletmenin kurumsal yapısı hakkında önemli ipuçları verdi. Akademik kadrodan samimi teşekkür Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Serap Çaşkurlu öncülüğünde gerçekleşen ziyarete; Doç. Dr. Şeyda Eyüpoğlu, Öğr. Gör. Betül Kır ve Öğr. Gör. Can Hacıosmanoğlu da eşlik ederek öğrencilerle birlikte üretim süreçlerini değerlendirdi. Akademik kadro adına iletilen teşekkür mesajında şu ifadelere yer verildi: "Bölüm olarak gerçekleştirdiğimiz teknik gezi kapsamında fabrikanızı ziyaret etmekten büyük memnuniyet duyduk. Misafirperverliğiniz ve bizlere sunduğunuz samimi karşılamadan dolayı başta yöneticileriniz olmak üzere tüm çalışanlarınıza şükranlarımızı sunarız. Öğrencilerimize yönelik gerçekleştirdiğiniz bilgilendirmeler ve üretim süreçlerine dair paylaştığınız değerli bilgiler, sektör ile eğitim arasındaki bağın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Teorik bilgilerin uygulama ile desteklenmesi açısından bu tür iş birliklerinin öğrencilerimiz için son derece faydalı ve yol gösterici olduğuna inanıyoruz. Ziyaretimiz süresince bizlere gösterdiğiniz ilgi, sabır ve içten yaklaşımınız için tüm hocalarımız ve öğrencilerimiz adına teşekkürlerimizi sunarız." Eğitimde uygulamalı dönem Gezi sırasında heyecanlarını gizleyemeyen öğrenciler, derslerde gördükleri tekniklerin endüstriyel boyutta nasıl karşılık bulduğunu görmenin kariyer planlamaları için dönüm noktası olduğunu belirtti. Uzmanlar ise nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamada saha deneyiminin hayati önem taşıdığını vurguladı. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa öğrencilerinin; ziyaret sonunda sadece birer gözlemci olarak değil, geleceğin ayak giyim dünyasını şekillendirecek vizyoner adaylar olarak tesisten ayrıldığı aktarıldı. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ve öğrencilerin merak ettiği soruların yanıtlandığı bir soru-cevap paneli ile sona erdi.
Giresun Giresun’un 1,57 milyarlık su projesine start verildi Giresun İkisu İçme Suyu Projesi’nin işe başlama programı Dereli Kotana Mevkiinde gerçekleştirildi. Şehrin en önemli ihtiyaçlarından biri olan içme suyu projesinin 1 milyar 570 milyon lira yatırım bedeliyle ilk etabının inşası başladı. Giresun İkisu İçme Suyu Projesi’nin yer teslimi ve işe başlama programı Dereli ilçesi Kotana mevkisinde gerçekleştirildi. Şehrin en önemli altyapı yatırımları arasında gösterilen projenin ilk etabında çalışmalar başladı. Giresun Valiliği koordinesinde düzenlenen programa Giresun Valisi Mustafa Koç, AK Parti Giresun Milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, DSİ 22. Bölge Müdürü Fatih Kişi, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Keşap Belediye Başkanı Muhammet Tuncay Arışan, Dereli Belediye Başkanı Kazım Zeki Şenlikoğlu, Duroğlu Belediye Başkanı Halil Çetin ile çok sayıda davetli katıldı. Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen proje kapsamında Aksu Deresi’nden Giresun merkez ile Dereli, Keşap ve Bulancak ilçeleri ile Duroğlu beldesine yıllık 31,5 milyon metreküp içme suyu sağlanması hedefleniyor. Toplam 1 milyar 570 milyon lira yatırım bedeline sahip projede, 41 bin 460 metrelik isale hattı inşa edilecek. Programda konuşan Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, projenin bölge için büyük önem taşıdığını belirterek "Giresun’umuz ve ilçelerimiz için geleceğe güvenle bakmamızı sağlayacak önemli bir yatırımı başlatmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu proje ile vatandaşlarımız uzun yıllar sağlıklı, kesintisiz ve kaliteli içme suyuna kavuşacak" dedi. Artan nüfusla birlikte altyapı yatırımlarının önemine dikkat çeken Köse, projenin yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da karşılayacağını vurguladı. Konuşmaların ardından projenin ilk etabı için çalışmaların resmen başladığı bildirildi.
Bursa Nilüfer’de iki yılın gururu: "Aidiyet, dayanışma ve sürdürülebilir yönetim" Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, görevdeki iki yılını değerlendirdiği toplantıda "Nilüferliyim" duygusunu öne çıkardı. Kentin yalnızca fiziksel yatırımlarla değil, aidiyet ve güven hissiyle büyüdüğünü vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, yönetim anlayışlarının temelini "kişiye değil, kurallara göre belediyecilik" ilkesinin oluşturduğunu belirtti. Son iki yıldaki projelerin odağında ise vatandaşların kendini Nilüfer’de "evinde" hissetmesi yer aldı. Nilüfer Belediyesi’nin geçtiğimiz iki yılını değerlendirdiği ve yeni dönem projelerini anlattığı basın toplantısı Podyum Davet’te gerçekleştirildi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekilleri Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Tanıtım filmi ve iki yıllık faaliyetler ile gelecek hedeflerinin özetlendiği sunum videosunun ardından sahneye çıkan Başkan Şadi Özdemir, hedeflerinin herkes için mutlu, huzurlu ve güvende hissettiği bir Nilüfer olduğunu söyledi. Başkan Şadi Özdemir, "Vatandaşımızın kendini bu kente ait hissetmesi, herkesin sesinin yansıdığı, hepimizin olduğu bir Nilüfer için çalışıyoruz" dedi. "Ortak akılla yönetiyoruz" Yola çıkarken kenti ortak akılla yönetme sözü verdiklerini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, akademik odalar, sivil toplum kuruluşları, kent konseyleri ve mahalle komiteleriyle birlikte hareket ettiklerini anlattı. Bir mahallede yapılacak işler için mahalle komitelerinin onayını aldıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, "Mahalle komitemiz onay vermiyorsa o işi yapmıyoruz. Her talebi karşılamamız mümkün değil ama oraya bir şey yapacaksak onların onayını almak durumundayız" diye konuştu. Mali yapı sürdürülebilir hale geldi Geride kalan iki yılda öncelikle belediyenin mali yapısını düzeltmeye odaklandıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, ödeme dengelerinin toparlandığını, gelirlerin yükseldiğini, giderlerin kontrol altına alındığını aktardı. Göreve geldiklerinde faturaların yaklaşık bir yıl sonra ödendiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, "Ortalama ödeme süresi bugün 3 aya indirildi. Belli bir noktaya geldik, artık sürdürülebilir bir pozisyondayız" dedi. Son 6 yılın en yüksek çalışan memnuniyeti Çalışmaları iş arkadaşlarıyla birlikte yürüttüklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kurum içinde yapılan memnuniyet anketinin sonuçlarına da değindi. 2 bin 572 personelin katıldığı anketin bugüne kadar gerçekleştirilen en yüksek katılımlı çalışma olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, son altı yılın en yüksek çalışan memnuniyetinin de bu dönemde elde edildiğini söyledi. "Paramız Nilüfer halkınındır" Halkın kaynaklarının yine halk için harcandığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Biz Nilüfer Belediyesi’nin memurlarıyız. Paramız, Nilüfer halkınındır. Onları adil bir şekilde harcamak, 64 mahallemize mümkün olduğunca eşit hizmet götürmek durumundayız. Belediyecilikte alışılagelmiş anlayışı değiştirmeye çalışıyoruz. Kişiye değil, kurallara göre belediyecilik ilkesini hayata geçirdik" dedi. "Dayanışmayı her alanda güçlendirdik" Sosyal belediyeciliği ve dayanışmayı her alanda güçlendirmeye devam ettiklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, vatandaşların eşit fırsatlara sahip olduğu, kadınların, gençlerin, çocukların ve dezavantajlı grupların güvende hissettiği; doğanın ve tarım alanlarının korunduğu bir Nilüfer için çalıştıklarını söyledi. Konuşmasını "Daha adil, daha eşit ve daha dayanışmacı bir Nilüfer için her geçen gün daha çok çalışacağız" sözleriyle tamamlayan Başkan Şadi Özdemir, basın mensuplarının sorularını da cevapladı.
Giresun 300 yıllık kullanıma müdahale tepki çekti Karadeniz’de yüzyıllardır sürdürülen yaylacılık faaliyetleri, son dönemde alınan mera ve kiralama kararlarıyla yeni bir tartışmanın odağına yerleşti. Giresun’un Eynesil ilçesinden Gümüşhane’nin Kazıkbeli Yaylası’na bağlı Aksu, Barak, Apsaha, Dikme ve Davunlu obalarına giderek yaylacılık yapan vatandaşlar, uygulamaya karşı bir araya gelerek duruma tepki gösterdi. Gümüşhane sınırları içinde yer alan ancak uzun yıllardır Giresunlu yaylacılar tarafından kullanılan 36 yayla yerleşim alanına ilişkin alınan idari kararlar Giresun’da tepkilere neden oldu. Gümüşhane İli Mera Komisyonu’nun söz konusu yaylalarla ilgili aldığı ve Giresunlu üreticilerin kullanımını sınırlandıran kararların, ciddi sosyo-ekonomik ve hukuki mağduriyetlere yol açtığı belirtildi. Bu durumun "kadim kullanım hakkı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. 4342 sayılı Mera Kanunu çerçevesinde uzun yıllara dayanan kullanımın korunmasının esas olduğunu belirten Giresun Eynesilli yaylacılar, yaklaşık 300 yıldır kullandıkları yaylaların kullanım dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu savundular. Konuyla ilgili düzenlenen toplantıda konuşan yaylacılar, atalarından gelen ve yaklaşık 300 yıllık geçmişe sahip kullanım haklarının yok sayıldığını belirterek yaylaların "mera alanı" olarak değerlendirilmesi ve ardından kiralama bedeli talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdiler. Katılımcılar, bu sürecin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir kırılma anlamına geldiğini vurguladılar. "Yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı" iddiası İddialara göre, Gümüşhane-Kürtün Beytarla Köyü Muhtarlığı tarafından geçtiğimiz kasım ayında alınan kararla söz konusu obalar ‘boş alan’ olarak gösterildi ve mera statüsüne alındı. Kararın, yaylacıların bölgede bulunmadığı kış döneminde askıya çıkarıldığı ve bir ay süreyle ilan edildiğini ancak bu süreçte yeterli bilgilendirme yapılmadığı öne sürdüler. Yaylacılar, yaylacılık faaliyetlerinin yürütülmediği bir dönemde ve köylerde vatandaşların bulunmadığı sırada yapılan tebligatlarla kararın kesinleştirildiği iddia ettiler. Yaylacılar bu yaklaşımı eleştirerek yaylaların kış aylarında doğal olarak boş kalmasının "kullanım dışı" anlamına gelmeyeceğini ifade ettiler. Hatta kış aylarında Beytarla köyünün de boş olduğunu belirten yaylacılar, "Muhtar bile kışın 6 ay Espiye ilçesinde dururken bu alınan karar hukuki değildir" ifadelerini kullandılar. "Bu yaylalar bize dedelerimizden miras" Bölgede uzun yıllardır hayvancılık yapan Eynesilli yaylacı Bahri Sofu, toplantıda yaptığı açıklamada, "Bu yaylalar dedelerimizden bize miras. 15-17 obadan oluşan bu alanların tamamı aktif olarak kullanılmaktadır. Buna rağmen ‘boş’ denilerek kiraya verilmek istenmesi kabul edilemez" dedi. "Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı" Toplantıda söz alan bir diğer yaylacı Faruk Bodur ise konunun hukuki boyutuna dikkat çekerek "Yerleşik kullanım, geçmişten gelen haklar ve fiili durum dikkate alınmadan yapılan bu tür uygulamalar ciddi hukuki sorunlar doğurur. Bu iş sadece bugünle ilgili değil, yüzlerce yıllık bir düzen söz konusu. Bu karar geri çekilmeli, gerçek hak sahipleri korunmalı. Aksi hâlde hem doğal denge zarar görür hem de yaylacılık kültürü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır" diye konuştu. Toplantının ardından yaylacılar, kararın yeniden gözden geçirilmesi ve geleneksel kullanım haklarının korunması için yetkililere çağrıda bulundu. Yöre halkı, hem üretimin sürdürülebilirliği hem de yüzyıllardır devam eden yaylacılık kültürünün geleceği açısından sürecin dikkatle ele alınmasını istedi.
Konya Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı Konya’da emlakçı ve oto galerici görünümü altında tefecilik yaptığı tespit edilen şahıslara yönelik Konya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendi. Operasyonda 4 şüpheli gözaltına alınırken, piyasa değeri yaklaşık 33 milyon TL olan ziynet eşyası ve nakit para ile çok sayıda senet ele geçirildi. Konya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, kent merkezinde tefecilik yaparak haksız kazanç sağladığı tespit edilen şüphelilere yönelik geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. KOM ekipleri tarafından yürütülen planlı teknik ve fiziki takibin ardından, emlakçılık ve oto galericilik görünümü altında vatandaşları mağdur ettiği belirlenen 4 şüpheliye yönelik düğmeye basıldı. Saat 06.30’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda, belirlenen adreslere baskın yapıldı. Yapılan aramalarda servet değerinde altın ve nakit para çıktı Operasyon kapsamında hedef alınan 4 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, piyasa değeri yaklaşık 30 milyon TL olan ziynet eşyası, 3 milyon TL ve 665 euro nakit para, 422 adet senet ve 5 adet çek, 384 adet uyuşturucu hap, 1 adet ruhsatsız av tüfeği ve çok sayıda dijital materyale el konuldu. Gözaltına alınan şüpheliler, işlemleri yapılmak üzere KOM Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Konya İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların mağduriyetine yol açan organize suç gruplarına ve tefecilere yönelik operasyonların kararlılıkla süreceğini bildirdi.