ASAYİŞ - 15 Şubat 2024 Perşembe 18:04

Sanatçı Hülya Koçyiğit Diyarbakır annelerini ziyaret etti

A
A
A
Sanatçı Hülya Koçyiğit Diyarbakır annelerini ziyaret etti

Sinema sanatçısı Hülya Koçyiğit ve beraberindeki heyet, çocukları terör örgütü PKK mensuplarınca kandırılarak dağa kaçırılan evlat nöbetindeki anneleri ziyaret etti. Koçyiğit, "Türkiye’nin en önemli sorunu bildiğiniz gibi 40 yıldır içinde olduğumuz terör sorunudur. 40 bin vatandaşımızı bu yolda feda etmişiz. Ama bugün bu anneler çocuklarının alınıp götürüldüğü binanın önünde dünyaya seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Onlara bir kez daha bütün kalbimle saygı duyuyorum” dedi.


3 Eylül 2019 tarihinde farklı kentlerden Diyarbakır’a gelerek oturma eylemi başlatan Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti bin 627 gündür HDP il binası önünde kararlılıkla devam ederken, usta oyuncu Hülya Koçyiğit ve beraberindeki heyet Diyarbakır annelerini ziyaret etti. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Koçyiğit, Diyarbakır annelerinin sesini hiçbir zaman göz ardı etmeyeceklerini söyledi.


“Evlatlarımızı bize geri gönderin” diyerek terör örgütü PKK’ya seslenen Koçyiğit, “HDP il binasının önünde Diyarbakır anneleri büyük bir dirençle, sabırla inatla kandırılıp dağa götürülen evlatlarımızı geri istiyoruz diye haykırdılar. Hala haykırmaya devam ediyorlar. Onların sesi, onların yüreklerindeki sızıyı hiçbir zaman hiçbirimiz göz ardı edemeyiz. Ben yalnız olmadıklarını, çok haklı taleplerini dünyaya duyurmaya çalıştıklarını, terörün bu yüzünü göstermeye çalıştıkları için onlara saygı duyuyorum. Hepimiz onların yanında olmalıyız. Çünkü onlar ana yüreği taşıyor. Ben de bir anneyim. Bir evlat ne demek, bir evlat nasıl yetiştirilir, bunu bütün kalbimle biliyor ve hissediyorum. Evlatlarını geri çağırıyorlar. Kandırılıp götürülen evlatlarını, birçok kötü muameleye maruz bırakılan, ölüme götürülen evlatlarını geri istiyorlar. Ben de onlarla beraber sesleniyorum: evlatlarımızı bize geri gönderin” dedi.



"Her zaman yanlarında olacağım"


Anne yüreğinin Diyarbakır anneleri için sızlarken şehit anneleri için de yandığını ifade eden Koçyiğit, “Türkiye’nin en önemli sorunu bildiğiniz gibi 40 yıldır içinde olduğumuz terör sorunudur. 40 bin vatandaşımızı bu yolda feda etmişiz. Ama bugün bu anneler çocuklarının alınıp götürüldüğü binanın önünde dünyaya seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Onlara bir kez daha bütün kalbimle saygı duyuyorum. Her zaman yanlarında olacağım. İnşallah bir dahaki buraya gelişim evlatlarınızın yanınızda olduğu, onlara kavuştuğunuz mutlu günü kutlamak için olur. İnşallah rabbim ülkemizi bu terör belasından bir an evvel kurtarır. Elbette ki anne yüreğim Diyarbakır anneleri için sızlarken, şehit annelerimiz için de yanıyor. Cumartesi anneleri diyoruz. Onlar da evlat getirmiş anneler. Onlara da saygı duyuyorum” ifadelerine yer verdi.


Konuşmaların ardından Koçyiğit, çadırda annelerle tek tek görüştü. Burada ailelerden evladı Yunus için nöbet tutan Remziye Yenidoğan, gözyaşlarına hakim olamayınca fenalaştı. Yenidoğan, çağrılan sağlık ekiplerince ambulansa bindirilerek tedavi edildi.



Sanatçı Hülya Koçyiğit Diyarbakır annelerini ziyaret etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.