GÜNDEM - 19 Kasım 2025 Çarşamba 14:46

Sis denizinde kaybolan Diyarbakır’da, minareler görsel şölen sundu

A
A
A
Sis denizinde kaybolan Diyarbakır’da, minareler görsel şölen sundu

Diyarbakır’da yaklaşık 5 yıldır Hevsel Vadisinde oluşan sis bulutlarını düzenli olarak takip eden fotoğraf sanatçısı Mehmet Kılıçoğlu, kentin tarihi ve modern siluetini doğal döngülerin ışığında yeniden yorumlayan etkileyici bir görsel arşiv oluşturuyor.


Hevsel Vadisinde sabahın erken saatlerinde yükselen yoğun sis tabakası, Diyarbakır’ın yüzlerce yıllık minarelerini ve tarihi yapılarını zamansız bir sahneye taşıyor. Sis, kentin alt katmanlarını görünmez kılarken, minareleri bulutların arasından yükselen sade, güçlü ve uhrevi siluetlere dönüştürüyor. Bu atmosfer, fotoğraflara hem mistik bir derinlik kazandırıyor hem de ışığın sis içindeki kırılımıyla mimari formların yumuşak ve büyüleyici bir şekilde öne çıkmasını sağlıyor. Kılıçoğlu’nun objektifinde, bazı karelerde cami gövdeleri tamamen sis içinde kaybolurken yalnızca minarelerin uçları görünür hale geliyor. Diyarbakır’ın kimliğini yansıtan Ulu Cami, Hz. Süleyman Cami, Nasuh Paşa Cami ve Kurşunlu Cami gibi tarihi yapılar, sis perdesi ardında zamanın ötesinden gelen bir ruhla izleyiciye sesleniyor.


Serideki diğer fotoğraflar ise kentin modern yüzünü sisin yumuşatıcı etkisiyle farklı bir perspektiften sunuyor. Fetih Cami veya Mustafa Uzan Cami gibi modern yapılar, sisin içinde zarif bir şekilde yükselen minare ve kubbeleriyle zamansız bir siluet oluşturuyor. Bazı kompozisyonlarda modern hastane veya üniversite blokları, sislerin içinden güçlü bir mimari kütle olarak belirirken, hemen yanında beliren ince bir minare, geçmiş ile günümüz arasında görsel bir diyalog kuruyor. Böylece sis, hem kadim hem modern yapıları ortak bir estetik düzlemde buluşturan bir sanat aracına dönüşüyor.


Mehmet Kılıçoğlu’nun bu beş yıllık çalışması, Hevsel Vadisinin coğrafi özelliklerinin sisle birleşerek Diyarbakır’a sunduğu nadir rastlanan görsel derinliği ustalıkla belgeliyor. Fotoğraflar, şehrin tarihi dokusunu zamansız bir sakinlikle sunarken, sisin mimari üzerindeki dramatik etkisini de titiz bir gözlemle kayıt altına alıyor. Bu seri, doğayla mimarinin aynı anda hem karşıt hem tamamlayıcı olduğu anları görünür kılmasıyla, Diyarbakır’ın kültürel zenginliğine dair güçlü bir tanıklık sunuyor.



Sis denizinde kaybolan Diyarbakır’da, minareler görsel şölen sundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.