SAĞLIK - 07 Nisan 2024 Pazar 11:03

Türkiye’de uykuda solunum bozukluğu erkeklerde yüzde 4, kadınlarda yüzde 2

A
A
A
Türkiye’de uykuda solunum bozukluğu erkeklerde yüzde 4, kadınlarda yüzde 2

Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği bünyesinde uyku laboratuvarı açıldı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Levent Akyıldız, “Bakıldığında erkeklerde yüzde 4, kadınlarda yüzde 2 düzeyinde sıklığı olan bir hastalık tablosundan bahsediyoruz” dedi.


Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Levent Akyıldız, hastanenin Göğüs Hastalıkları Kliniği bünyesinde uyku laboratuvarı açıldığını, toplam 3 yataktan müteşekkil bir laboratuvarın söz konusu olduğunu söyledi.


İkisi polisomnografi adıyla anılan uyku testinin yapıldığı, kaydın değerlendirilerek tanısal işlemlerin yapılabildiği, üçüncüsü de ihtiyaç duyan hastalarda özelikle tedavide kullanılacak uygun cihazı saptayarak, cihazın kullanacağı basınç miktarını belirledikleri bir oda olduğunu belirten Dr. Akyıldız, uykuda solunum bozukluklarına doğru yaklaşabilmek için hastanede bu laboratuvarın oluşması, insanların bu hizmete ulaşımı sağlayabilmek bakımından önemli bir olanak olduğunu ifade etti.


Uykunun, tıbbın görece yeni alanlarından bir tanesi olduğunu aktaran Dr. Akyıldız, şöyle konuştu:


“Ülkede de, dünyada da 50-60 yıllık bir yolculuğundan söz etmek mümkün. Uyku da solunum bozuklukları az konuşulduğu, az akla geldiği için ihmal edilmesi nispeten kolay olmakla birlikte; zaman zaman haber bültenlerinde gece vakti oluşan bir trafik kazasını anlamlandırmakta güçlük çektiğinizde, uyuya kalmış sürücü örneğinde, aile yakınlarınızda horlaması olan bir insanın bu tablosunun bir şaka konusu haline geldiğinde veya gün içerisinde uyuya kalan, uyuklamaya yatkın insanlarımız, mesai arkadaşlarımız olduğunda dikkatimizi çeken bir başlık olabiliyor. Ama bakıldığında erkeklerde yüzde 4, kadınlarda yüzde 2 düzeyinde sıklığı olan bir hastalık tablosundan bahsediyoruz. Çünkü hayatımızın 3’te 1’i uykuda geçiyor.”


Uyku bozukluğu neticelerinin bütün hayat boyunca hissedildiğini, yaşanıldığını ve uykuda yaşanan sağlık problemlerinin kardiyovasküler hastalıklar ve diğer hastalıklar olarak bütünüyle dönebildiğine dikkat çeken Dr. Akyıldız, “Özelikle erkeklerde 40’lı yaşlarda artan bir orandan söz etmek mümkün. 65 yaşından sonra pek bir artış görmüyoruz. Uykuda solunum bozukluğuyla ilgili 40 yaş ve üzerindeki erkeklerde 2-3 kat daha fazla. Kadınlar da özelikle menopozdan sonra oranın arttığını söylemek mümkün. Ama dediğim gibi uykuda solunum bozukluğu, pek çok hastalık tablosunu davet eden bir hadise. Bize en sık geliş nedeni horlama. Ama buna eşlik eden tanıklı apne dediğimiz, kişinin uyku arkadaşının gece özelikle solunumunun durduğunu, durakladığını ifade ediyor olması. Sabah başlangıçta sadece horlamasından şikayet edilen kişinin gitgide sabah güne başladığı vakit zinde, uykusunu almış dinç bir halde değil de, baş ağrısıyla, hafif sersem- sepelek diyebileceğimiz yoğun argın, mesaiye giderken güç bela yataktan kazınırcasına kalkma eğiliminde olması bu hastalığı düşündürebilecek öncü bulgular. Bunlar en sıkla gözlemleyebildiğimiz uykuda solunum bozuklukları tablosu belirtileridir. Uykuda solunum bozukluklarına müdahil olunmadığı vakit kişinin hayat kalitesini bozduğu kadar hayat beklentisini de azaltan, kısaltan bir hadise” dedi.


“Bunun için ne yapılmalı? Bu kişide ön test babında solunum fonksiyon testi, kimi laboratuvar incelemeleriyle birlikte eşlik eden sağlık problemlerinin ne olduğu dikkat alınıyor” diyen Dr. Akyıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Bunlar olduktan sonra da polisomnografi dediğimiz uyku testi diye anılan test yapılıp, kişide gerçekten anılan bu yakınmalar uykuda bir solunum bozukluğu gösteriyor mu?, kişinin horlamasına eşlik eden 10 saniyeyi aşan solunum duraksamaları, buna eşlik eden oksijenin düşmesi, kişinin adeta uykuda boğula hali yaşaması gibi hadiseler yaşanıyor mu bunlar tetkik ediliyor. Şu ana kadar aldığımız 4-5 olgumuz var. Bundan öncesinde de cihaz kalibrasyonlarının denendiği bir hazırlık dönemi yapılmıştı. Bu olgularda tanı konmasını takiben olgunun ağırlığına istinaden tedavi yaklaşımı belirleniyor. Tedavi yaklaşımında ya genel yaklaşımlar, ya da kişiye özgü yaklaşımlarla tedavi planlanıyor.”


Özelikle depremden sonra toplumda uyku hijyeninin bozukluğuyla ilgili çok fazla sayıda insanın etkilendiğini söylemenin mümkün olduğunu kaydeden Dr. Akyıldız, “Bu sene özelikle Dünya Uyku Günü’nde uykuda eşitlik diye anılan, sağlığı eşitlikçi bir perspektifle irdeleyen tablonun uykuya yansıması sayabileceğimiz bir tema ön plandaydı. Uykuda eşitlik dediğimiz zaman tüm vatandaşlarımızın eşit, nitelikli bir uykuya ulaşabilmesini sağlayacak koşulları ifade edebiliyoruz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi, THE 2026 Asya Üniversiteleri sıralamasında yer aldı Kastamonu Üniversitesi, Times Higher Education (THE) tarafından yayımlanan 2026 Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda Türkiye’deki üniversiteler arasında 39. sırada yer aldı. Kastamonu Üniversitesi, dünyanın saygın yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından Times Higher Education (THE) tarafından yayımlanan 2026 Asya Üniversiteleri Sıralaması sonuçlarında uluslararası görünürlüğünü sürdürdü. THE tarafından açıklanan 2026 Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda, 36 ülke ve bölgeden 929 üniversite değerlendirmeye alındı. Sıralama, üniversitelerin öğretim ve araştırma ortamları, araştırma kalitesi, uluslararası görünüm ve sanayi başlıklarındaki performansları esas alınarak hazırlandı. THE metodolojisinde üniversiteler, toplam 18 performans göstergesi üzerinden değerlendirildi. Türkiye, 2026 Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda dikkat çeken ülkeler arasında yer aldı. THE’nin yayımladığı sonuçlara göre Türkiye’den 109 üniversite sıralamada yer alırken, Kastamonu Üniversitesi 39. sırada yer aldı. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen sonuca ilişkin yaptığı değerlendirmede uluslararası sıralamaların üniversitelerin gelişim yönünü belirlemede önemli bir referans niteliği taşıdığını belirterek, "Times Higher Education tarafından hazırlanan Asya Üniversiteleri Sıralaması, yalnızca bir sıralama değil; kurumların güçlü yönlerini ve gelişime açık alanlarını görmelerine imkan tanıyan stratejik bir değerlendirme aracıdır. Türkiye’nin 109 üniversite ile en fazla temsil edilen ilk beş ülke arasında üçüncü sırada yer alması yükseköğretim sistemimiz açısından dikkat çekici bir göstergedir. Bu tabloda 601-800 bandında yer almamız ise son yıllarda ortaya koyduğumuz istikrarlı gelişimin somut bir yansımasıdır" dedi. Elde edilen sonuca ilişkin değerlendirmesinde uluslararası sıralamaların üniversitelerin gelişim yönünü belirlemede önemli bir referans niteliği taşıdığını söyleyen Rektör Topal, "Times Higher Education tarafından hazırlanan Asya Üniversiteleri Sıralaması, yalnızca bir sıralama değil; kurumların güçlü yönlerini ve gelişime açık alanlarını görmelerine imkân tanıyan stratejik bir değerlendirme aracıdır. Türkiye’nin 109 üniversite ile en fazla temsil edilen ilk beş ülke arasında üçüncü sırada yer alması yükseköğretim sistemimiz açısından önemli bir göstergedir. Üniversitemizin 601-800 bandında yer alması ise son yıllarda ortaya koyduğumuz istikrarlı gelişimin somut bir yansımasıdır. Eğitim-öğretim süreçlerimizin niteliğini artırmaya, araştırma kapasitemizi geliştirmeye ve topluma katkı üretme sorumluluğumuzu daha etkin şekilde yerine getirmeye yönelik çalışmalarımızın uluslararası sıralamalara yansıması memnuniyet vericidir. Bulunduğumuz noktayı bir sonuçtan ziyade yeni bir başlangıç olarak değerlendiriyoruz ve Üniversitemizin daha üst sıraları hedefleyebilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz" diye konuştu. Rektör Topal, sürece katkı sunan akademik ve idari personele de teşekkür ederek, "Uluslararası sıralamalara veri sağlayan ve kurumsal verilerimizin doğru, düzenli ve zamanında paylaşılmasına katkı sunan tüm personelimiz ile öğrencilerimize teşekkür ediyor, aynı kararlılık ve iş birliği anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Uluslararasılaşma alanlarında sağladıkları teşvik ve destekler dolayısıyla YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine teşekkürlerini ileten Rektör Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin ulusal ve uluslararası düzeyde daha ileri bir konuma ulaşması yönündeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
İstanbul GençBizzTech 2026’da finale çıkacak 10 lise girişimi belli oldu Türkiye İş Bankası ve Genç Başarı Eğitim Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen GençBizzTech 2026’da finale çıkacak 10 lise girişimi belli oldu. Türkiye İş Bankası ve Genç Başarı Eğitim Vakfı (GBEV) iş birliğiyle bu yıl üçüncü kez düzenlenen GençBizzTech 2026 Bilim ve Teknoloji Temelli Lise Girişimcilik Programında final heyecanı başlıyor. Ülke genelindeki devlet fen liselerinden programa katılan yüzlerce ekip arasından seçilen 10 liseli genç girişim takımı, projelerini Türkiye finalinde jüri karşısında sunmaya hazırlanıyor. Bilim ve teknoloji odaklı girişimler geliştirme hedefi Öğrenciler; üreticilik ve problem çözme yetkinliklerinin gelişmesi, bilim ve teknoloji odaklı girişimler geliştirmeleri hedefiyle yürütülen program kapsamında girişimcilik, yapay zekâ, teknoloji ve iş modeli geliştirme alanlarında kapsamlı bir eğitim sürecinden geçti. Ekipler, eğitimlerin ardından projelerini geliştirerek değerlendirme sürecine katıldı ve Türkiye finalinde yer alacak 10 ekip belirlendi. Farkla alanlarda çözüm üreten projeler Tarım, sağlık, eğitim, lojistik, afet teknolojileri gibi farklı alanlarda çözümler sunan GençBizzTech 2026 finalistleri ise şöyle: Ordu’dan AGROGEN takımı, uydu verileri ve yapay zekâ ile çiftçilere kârlı üretim kararlarını sunan bir tarım destek sistemi geliştirdi. Samsun’dan SHIFT takımı, bitkilerin su ihtiyacını analiz ederek sulama süreçlerini optimize eden akıllı bir çözüm sunuyor. Sakarya’dan NEXTECH takımı, lojistik sektöründe sürücü güvenliği ve filo yönetimini tek bir sistemde birleştiren bir platform geliştirdi. Gaziantep’ten Quantum AI takımı, girişimlerin finansal sürdürülebilirliğini analiz eden yeni nesil bir değerleme modeli üzerinde çalışıyor. Kütahya’dan HIGGS takımı, göz damlası kullanımını kolaylaştıran bir medikal cihaz tasarladı. Mersin’den VitaSense takımı, hastaların hareket verilerini izleyerek riskleri tespit eden sensör tabanlı bir sağlık çözümü sunuyor. Konya’dan Virtual Biopsy takımı, yapay zekâ ile cilt lezyonlarını analiz ederek erken teşhise katkı sağlayan bir platform geliştirdi. Balıkesir’den Laboratuv-AR takımı, artırılmış gerçeklik teknolojisiyle fen deneylerini dijital ortama taşıyor. Antalya’dan NOVA takımı, deprem sonrası hızlı analiz yapılmasını sağlayan otonom enkaz tarama sistemi tasarladı. İzmir’den BrainTech takımı, beyin cerrahisi öncesinde kritik bölgeleri haritalayan yapay zekâ destekli bir çözüm üzerinde çalışıyor. Uluslararası sahneye açılan bir fırsat 9 Mayıs’ta gerçekleşecek Türkiye finalinde ekipler, er, projelerini jüriye sunarak dereceye girmek için yarışacak. Birinci olan ekip, Letonya’da düzenlenecek Avrupa’nın önde gelen girişimcilik festivallerinden olan GEN-E 2026’ya katılma hakkı kazanacak. Finalist ekipler, aynı zamanda uluslararası platformda projelerini tanıtma fırsatı elde edecek.