SAĞLIK - 10 Mayıs 2025 Cumartesi 12:50

Uzmanlar uyardı: ’’Ateş bir hastalık değil bulgudur, vücudun savunma mekanizmasıdır’’

A
A
A
Uzmanlar uyardı: ’’Ateş bir hastalık değil bulgudur, vücudun savunma mekanizmasıdır’’

Diyarbakır Memorial Dicle Hastanesinde görevli Çocuk Sağlığı Uzm. Dr. Mustafa Kılıç, çocuklarda yüksek ateşe dikkat çekerek, ’’Ateş bir hastalık değil bir bulgudur, vücudun savunma mekanizmasıdır. Belirli br dereceye kadar müdahale edilmesi çok önerilmiyor" dedi.


Diyarbakır Memorial Dicle Hastanesinde gece pediatri polikliniği yapan Çocuk Sağlığı Uzm. Dr. Mustafa Kılıç, çocuk ve yetişkinlerde ateş ve beraberinde getirdiği durumlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ateşin, normal vücut sıcaklığının olması gerekenin üzerinde olduğu durumlarda ortaya çıktığını belirten Uzm. Dr. Kılıç, normalde vücut sıcaklığının 35 veya 37 derece arasında sabit olduğunu bazı hastalıklarda vücut ateşinin yükselebileceğini söyledi. Uzm. Dr. Kılıç, "Ateşin sebebi enfeksiyonlardır. Genelde viral enfeksiyonlar oluyor. Üst solunum yolu enfeksiyonu dediğimiz grip, nezle, orta kulak iltihabı, boğaz iltihabı olabiliyor bazen idrar yolu iltihabı ve bulantı kusmayı da ishaldeki giden gastroenterite olabiliyor en sık sebep bunlardır. Bazen özel durumlarda sıcak çarpması çocukları arabanın içinde unutulabiliyor bunlar olabiliyor bazen de kafa travmasından sonra gelişebiliyor bazen romatizmal hastalıklar nadirdir ama görebiliyoruz bazen kötü hastalıklarda da görülebiliyor" diye konuştu.



’’Evde ateş ölçüm teknikleri bilinmeli’’


Ateş ölçüm teknikleri ile ilgilide bilgi veren Uzm. Dr. Kılıç, "Ateşi ölçüm teknikleri normalde ağızdan ölçüm, kulaktan ölçüm, alından ve makattan ölçüm olarak yapılıyor ama en sık şu an günümüzde dijital termometrelerin yaygınlaşmasıyla beraber genelde kulaktan, alından ve koltuk altından ölçülüyor. Koltuk altından ölçtüğümüzde eğer 38 derecenin üzerinde ise bunu ateş kabul ediyoruz kulaktan ölçtüğümüzde eğer 38 buçuk derecenin üzerinde ise bunu da ateş kabul ediyoruz. Peki, ne yapmalıyız ateşi var çocuğun çocuk ama iyi genel durumu kötü değil yiyebiliyor, oynayabiliyor, susturula biliyor, avutula biliyorsa eğer çocuk biraz soyacağız ince kıyafetler giydireceğiz edeceğiz ev sıcak sıcaklığını düşüneceğiz sıvı alımını arttıracağız bunları uyguladık ama ateşi düşmüyor o zaman ne yapmamız lazım o zaman ateş hücreleri kullanabiliriz. 0-3 ay arası ateş düşürücü vermiyoruz çocukları eğer 0-3 ay arasında ateş varsa direk çocuk uzmanına başvuruyoruz bir hekime görünmek lazım" ifadelerini kullandı.



’’Yüksek ateş esnasında ebeveynler sakinliğini korumalı’’


Ailelerin ateşten çok korktuğunu dile getiren Kılıç sözlerine şöyle devam etti:


"Şimdi aileler ateşten çok korkuyor. Öncelikle ateş bir hastalık değil bir belirtidir. Eğer genel durumu kötüyse, uykuya meyili varsa, çocuk avutulamıyorsa, sürekli ağlıyorsa, dirençli bir ateşi varsa 39 derecenin üzerinde ise 3 ayın altındaysa, dirençli kusması, baş ağrısı varsa, döküntüleri varsa ilk yapımız gereken şey hastaneye başvurmaktır. Yüksek ateş esnasında ebeveynler sakinliğini korumalı. Çocuk eğer büyükse banyoda oynayabiliyorsa suyu 30 derece ayarlanıp oynamasına müsaade edilebilir, vücudu silinebilir, küçük çocuklarda vücut silinebilir ama 30 derece civarı bir suyla yapılması önerilir. Soğuk suyla önerilmez soğuk suyla yapıldığında ateş hızı düşer evet ama daha da yükseğe çıkar daha sonrasında vücut reaksiyon gösterir. Öncelikle havale şanstır ailesel oluyor genelde çok yüksek ateşlerde görülebiliyor kimin başına geleceği belli olmuyor. Ne yapmak lazım eğer dikkat etmek lazım eğer olurda çocuk evde havale geçirirse gözlerde kayma, titreme, gözüm beyazı giderse, ağızda kitleme olursa, yan yatırmak lazım çocuğu ağzında bir şey varsa çıkartmak lazım yoksa gerek yok, eğer 5 dakikayı da geçerse nöbet 112’yi aramak lazım. Dediğim gibi ateş bir hastalık değil bir bulgudur vücudun savunma mekanizmasıdır belli dereceye kadar müdahale edilmesi çok önerilmiyor"



Uzmanlar uyardı: ’’Ateş bir hastalık değil bulgudur, vücudun savunma mekanizmasıdır’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Havza 25 Mayıs Festivali, sel felaketi nedeniyle iptal edildi Samsun’un Havza ilçesinde 12 Mayıs’ta yaşanan sel felaketinin ardından toplanan 25 Mayıs Festivali Tertip Komitesi, bu yılki şenlikleri iptal etme kararı aldı. 25 Mayıs’ta yalnızca resmi anma programı gerçekleştirilecek. Havza’da 12 Mayıs 2026 tarihinde meydana gelen ve ilçe merkezini göle çeviren sel felaketinin yaraları sarılmaya devam ederken, ilçenin en önemli etkinliklerinden biri olan 25 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Termal Turizm Festivali ile ilgili beklenen karar kamuoyuyla paylaşıldı. Havza Kaymakamı Mustafa Ayvat ve Havza Belediye Başkanı Av. Murat İkiz’in katılımıyla bugün toplanan Festival Tertip Komitesi, selin getirdiği yıkım ve ilçedeki mevcut durumu değerlendirdi. Yapılan oylama sonucunda, bu yılki festival etkinliklerinin iptal edilmesine oy birliğiyle karar verildi. Festival Tertip Komitesi Başkanlığı tarafından yayımlanan 2026/7 numaralı resmi kararda şu ifadelere yer verildi: "İlçemizde, 12 Mayıs 2026 tarihinde meydana gelen sel felaketi nedeniyle 25 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Termal Turizm Festivali iptal edilmiş olup, sadece 25 Mayıs 2026 Pazartesi günü, 25 Mayıs resmi programı Mehmetçik Meydanı’nda yapılacaktır." Alınan bu karar, felaketin hemen ardından ilçe halkının acısını ve mağduriyetini paylaşmak adına atılmış önemli bir adım olarak değerlendirildi. Yüzlerce ev ve iş yerinin hasar gördüğü ilçede, tüm kamu kurumları ve belediye ekiplerinin önceliğinin temizlik, hasar tespiti ve afetzedelere yardım ulaştırmak olduğu biliniyor. 25 Mayıs Pazartesi günü düzenlenecek resmi törenin ardından, ilçedeki normalleşme çalışmalarına hız kesmeden devam edilecek.
Van Muradiye’de 630 kilo inci kefali ele geçirildi Van’ın Muradiye ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen denetimlerde, kaçak avlandığı belirlenen 630 kilogram inci kefali ele geçirildi. Olayla ilgili 1 kişiye 16 bin 106 TL idari para cezası uygulandı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin korunmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Van İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, üreme döneminde tatlı sulara göç eden inci kefalinin kaçak avlanmasının önlenmesine yönelik denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, Van İl Jandarma Komutanlığı Çevre Koruma Timi ile Muradiye İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Karahan Mahallesi’nde önleyici kolluk devriyesi gerçekleştirildi. Devriye sırasında Bendimahi Köprüsü altında şüpheli hareketlilik fark eden ekipler, S.R.A. isimli şahsı takibe aldı. Yapılan kontrolde, şahsın yumurtlama döneminde avlanması yasak olan inci kefallerini fileli kepçe yardımıyla dereden topladığı tespit edildi. Şahsın yanında ve çuvallar içerisinde yapılan incelemelerde 630 kilogram canlı ve cansız inci kefali balığı, 2 adet fileli kepçe ile 1 adet balıkçı tulumu ele geçirildi. Ele geçirilen balıklar ve av malzemeleri muhafaza altına alınırken, 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu’na muhalefet ettiği belirlenen şahıs hakkında yasal işlem başlatıldı. Kaçak avcıya yasak dönemde avlanmaktan dolayı 16 bin 106 TL idari para cezası kesildi. Van İl Jandarma Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, yasak dönemde avcılık faaliyetlerinin önlenmesi ve doğal kaynakların korunmasına yönelik denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.
Bursa Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun Afife gururu Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu ödülüne layık görülen Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu’nun yapımı "İlk Bakışta Prima Facie"nin başrol oyuncusu Rabia Zehra Şafak ve yönetmeni Barış Ayas, üretim süreçlerini anlattı. İkili, Nilüfer’de sağlanan özgür sanat ortamının ve kurumsal desteğin bu başarıdaki en büyük etken olduğunu vurguladı. Nilüfer Belediyesi Nilüfer Kent Tiyatrosu (NKT), 28. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nden "Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu" ödülüyle döndü. Ödülü "İlk Bakışta Prima Facie" oyunundaki performansıyla alan Rabia Zehra Şafak ile oyunun yönetmeni Barış Ayas, prodüksiyon sürecini ve NKT’nin yıllar içinde oluşturduğu üretim anlayışını anlattı. Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun yıllara yayılan kolektif vizyonuna dikkat çeken ikili, Nilüfer Belediyesi’nin tiyatroya sunduğu katkıların Türkiye için taşıdığı önemi anlattı. "Hayallerimi süsleyen bir ödüldü" Afife Tiyatro Ödülleri’nin alanında Türkiye’nin en önemli törenlerinden biri olduğunu söyleyen Rabia Zehra Şafak, ödül anını şu sözlerle anlattı: "Benim için yeri çok ayrı olan, hayallerimi süsleyen, ‘bir gün olur mu acaba’ dediğim bir şeydi. ‘İşte oldu, başardım’ duygusundan ziyade bir patlama, rüya gibi bir andı. Sadece bir başarı değil, insana bir sorumluluk, bir taşıyabilme güdüsü de hissettiriyor." Mesleğinin zirvesindeki rasyonel avukat Tessa’nın, hayatın beklemediği bir yüzüyle karşılaşmasını sahneye taşıyan Şafak, tek kişilik bir oyunun zorluklarına da değindi. Süreci, "Kaçacak hiçbir yerinizin olmadığı bir er meydanı" sözleriyle özetleyen oyuncu, "Nefesinizin, bedeninizin, ritminizin bir arada çalıştığı bu süreçte işimi en çok yönetmenimiz Barış kolaylaştırdı. Birbirimize tutunduk. Karakterin kendi içinde yaşadığı kırılmada dürüst kalmaya çalışarak ben de pek çok dönüşüme uğradım, yüzleşmeler yaşadık. Kısa sürede, kan, ter ve gözyaşıyla tamamladığımız, öğretici bir süreçti" ifadelerini kullandı. "Ödüller yeni bir eşik" Kazanılan ödülün mutluluk verici olmasının yanı sıra büyük bir sorumluluk da getirdiğini belirten oyunun yönetmeni Barış Ayas ise, bu başarıyı Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun uzun yıllara dayanan birikiminin yansıması olarak değerlendirdi. Seyirciyi sadece izleyen değil, deneyimleyen ve motive eden bir tarafa taşımak istediklerini belirten Ayas, "Nilüferli olmanın, Nilüfer’de uzun yıllardır üretim yapan, entelektüel birikimini katan herkesle beraber oluşturduğumuz bir vizyon var. Alınan adaylıklar ve ödüller bizim için sonuçtan ziyade bundan sonra ne yapacağımıza dair heyecan veren birer eşik" diye konuştu. Yönetmenliğin yanı sıra kendisinin aynı zamanda oyuncu olmasının da çalışma sürecini kolaylaştırtığını belirten Ayas, "Düzenli olarak oyunlar oynayan, oyuncular yetiştiren bir tiyatronun giderek kendi yazar ve yönetmenlerini de çıkarması çok kıymetli. Bizim asıl amacımız yenilikçi repertuvarımızla yapılmamış olanı denemek" dedi. Nilüfer belediyesinden örnek tiyatro modeli Başarının temelinde Nilüfer Belediyesi’nin sunduğu destek ve özgürlük alanı olduğunu belirten Rabia Zehra Şafak, "Bir belediye tiyatrosunun otosansür kullanmadan, risk alarak böyle güçlü bir kadın metnine alan açması bence çok büyük bir şey. Seyircilerin gelip ‘Ne kadar cesur bir iş ortaya koymuşsunuz’ demeleri bizi ekstra onurlandırıyor" diye konuştu. Nilüfer Belediyesi’nin Türkiye tiyatro literatüründe ilçeler için örnek bir yapılanma kurduğunu belirten Barış Ayas da şöyle konuştu: "Nilüfer Belediyesi ve NKT olarak kentteki sanat anlayışını besleyen, diğer ilçelere örnek olan bir yapı kurduk. Meslektaşlarımız burada sadece üretmeye odaklanabiliyor. Nilüfer Belediyesi’nin sunduğu bu vizyon sayesinde herhangi bir sansürle karşılaşmadık; herkes bu işin arkasında durdu." İkili konuşmalarında oyunun sahnelenmesinde ve hazırlanmasında sağladıkları destekler ve katkılar için Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcıları ile Adem Mülazim, Burak Etöz, Okan Temizarabacı, Deniz Göl ve Cem Yılmazer başta olmak üzere tüm ekip arkadaşlarına teşekkür ettiler. "İlk Bakışta Prima Facie" oyununu ve oyunun ele aldığı konuları farklı şehirlere taşımayı hedeflediklerini belirten ekip, hayallerinin kapsamlı bir Anadolu turnesi olduğunu ifade edere, "Kadın haklarını, adaleti ve sistemleri açıkları tartışmaya ve konuşturmaya devam edeceğiz" mesajını verdiler.
Gaziantep Gaziantep Kolej Vakfı’nda 19 Mayıs coşkusu 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okullarında düzenlenen kutlamalar büyük ilgi gördü. Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları Konferans Salonunda düzenlenen GKV Özel Liseleri öğrencilerinin hazırladığı "19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı" törenine Gaziantep Kolej Vakfı Mütevelli ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Esra İbanoğlu, Mütevelli ve Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Aysel Tokatlı, Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel, idareciler, öğretmenler ve çok sayıda davetlinin yanı sıra öğrenciler katıldı. GKV Özel Okulları çok amaçlı salonunda düzenlenen tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın anlam ve önemini anlatan konuşmasında GKV Özel Liseleri Müdürü Sadık Murat Öngen, " Bugün Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da tutuşturduğu Kurtuluş meşalesinin Anadolu’da elden ele, gönülden gönüle dolaşmasının 107. yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Milletimizin tüm onur ve asaleti ile Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde Tarih sahnesinde şaha kalkışının başlangıcıdır 19 Mayıs" dedi. Yapılan konuşmaların ardından 19 Mayıs konulu belgesel filmin gösterimi gerçekleştirildi. GKV Özel Liseleri öğrencileri "Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini" ve "Gençliğin Ata’ya Cevabı" isimli mektubunu okudular. 19 Mayıs Oratoryosunu sahneleyen öğrenciler izleyenler tarafından ayakta alkışlandı. Etkinlikleri değerlendiren GKV Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel programın hazırlanmasında emeği geçen öğretmen ve öğrencileri kutlayarak etkinliklerin hafta boyunca devam edeceğini açıkladı.