TEKNOLOJİ - 26 Eylül 2025 Cuma 17:49

Avrupa araştırmacılar bilim şenliğinin ikincisi Düzce Üniversitesi’nde gerçekleştirildi

A
A
A
Avrupa araştırmacılar bilim şenliğinin ikincisi Düzce Üniversitesi’nde gerçekleştirildi

Sakarya Üniversitesi koordinatörlüğünde; Düzce Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ve Sakarya Valiliği ortaklığı ile yürütülen Ufuk Avrupa programı MSCA&CITIZENS kapsamında; "Daha Güçlü Toplumlar için Bilim" (SCIENCE&FUTURE) Projesi Avrupa Araştırmacılar Bilim Şenliği’nin ikincisi, Düzce Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi.


Düzce Üniversitesi Araştırma Dekanlığı tarafından düzenlenen programa; Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, Düzce Üniversitesi Araştırma Dekanı Prof. Dr. Emine Tekin, Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, paydaş kurumların temsilcileri, araştırmacılar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. SCIENCE&FUTURE projesi, AB’nin Yeşil Anlaşma Stratejisi’nin bir parçası olarak, iklim değişikliği ve doğal afetlere uyum sağlamada dayanıklı binalar ve altyapıları güçlendirmek için dirençli şehirler teması üzerine odaklanıyor.



Daha güçlü toplumlar için bilim


Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Düzce Üniversitesi Araştırma Dekanı Prof. Dr. Emine Tekin, "Bugün burada bilimin sadece laboratuvarlarda sınırlı kalmadığını, günlük yaşamımıza, şehirlerimize, geleceğimize yön verdiğini görmek için toplandık. Projemizin ana teması, daha güçlü toplumlar için bilim. Özellikle de güçlü toplumlar, akıllı, yeşil ve sürdürülebilir şehirler vizyonu etrafında şekilleniyor. Bilimle güçlenen şehirler, sadece binaların değil, umutlarımızın da sağlam olduğu şehirlerdir. Hep birlikte bilimin ışığında daha güvenli, yeşil ve daha yaşanılabilir geleceğe yürümek dileğiyle" ifadelerini kullandı.



Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, Daha Güçlü Toplumlar için Bilim projesi için bir araya geldiklerini belirterek "Gün boyu, paneller ve atölyeler başta olmak üzere birçok etkinlik gerçekleştirilecek. Daha güçlü şehirler, daha güçlü binalar, yaşanabilir çevre için çözüm önerilerileri münazara edilecek. Hepimiz için faydalı olacağına yürekten inanıyorum. Projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.



Bilim söyleşileri, atölye/deney çalışmaları, yarışmalar, bilim gösterileri


Düzce Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen program; bilim söyleşilerinden, atölye/deney çalışmalarına, yarışmalardan bilim gösterilerine kadar birçok etkinliğe sahne oldu.


Program, Bilim Söyleşileri ile devam etti. Oturum başkanlığını Düzce Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Emin Arslan’ın yaptığı "Daha Güçlü Toplumlar için Bilim" başlıklı ilk oturumda, Prof. Dr. Shigeru Kakumoto ve Prof. Dr. Koji Yoshikawa, "Felaketlerle Gelen Dostluk: Düzce Depreminden Sonraki Yeni Dönem" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Deprem sonrasında son 25 yılda Düzce’de yapılar, trafik ve ulaşım başta olmak üzere şehrin gelişimiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulunan Japon bilim insanları, Türk halkının güvenliği ve ekonomik kalkınma için demir yolu ağının geliştirilmesi ve deprem uyarı sisteminin faydaları hakkındaki düşüncelerini aktardı.


DSİ 55. Şube Müdürü Deniz Yıldız ise "Afetle Yaşamak: Düzce’de Yaşanan Doğal Afetler" adlı sunumunda, taşkınların sebepleri, DSİ’nin taşkın sonrası çalışmaları ve çözüm önerileri başlıklarında konuşmasını gerçekleştirdi.



"Çevre dostu uygulamaların benimsenmesi ve çevreci davranışların özendirilmesi önemli"


Oturum başkanlığını Düzce Üniversitesi Araştırma Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Aysun Aydın’ın yaptığı "İnsan ve Çevre: Sürdürülebilir Yaşam ve Güçlü Toplumlar" başlıklı ikinci oturumda ise Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Erkin Sarı "Çevre Dostu Davranış Pratiklerini Nasıl Yaygınlaştırabiliriz? Psikoloji Perspektifinden Bir İnceleme" başlıklı konuşmasında, çevre dostu uygulamaların benimsenmesi ve çevreci davranışların özendirilmesinin önemi üzerinde durdu.



"Yaşam tarzı değişikliği şart"


Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihan Ertan "İklim Değişikliği ve Gündelik Olanın Önemi: İmkanlar ve Zorunluluklar" konulu sunumunda, yaşam tarzı değişikliğinin önemini ve çevreci alışkanlıkların sürdürülebilir olması gerektiğini dile getirdi. Afet Psikolojisi Platformu Derneği Üyesi Psikolog Yeşim Yılan ise "Afetlerde Psikolojik Destek: Neden ve Nasıl?" başlık sunumuyla afetlerdeki psikolojik desteğin önemi ve nasıl olması gerektiğiyle ilgili bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.



Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İlhan Genç, Prof. Dr. Ali Öztürk ve Araştırma Dekanı Prof. Dr. Emine Tekin 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’ndaki tanıtım stantlarını gezdi. DJ Ali Yüksel Terci’nin sahne performansı ile devam eden programda Düzce Üniversitesi’nden; Ziraat Fakültesi, Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM), Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri Kazanımı Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜTAGAM), Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi, Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörlüğü, Uluslararası Ofis Koordinatörlüğü, Afet ve Acil Durum Arama Kurtarma Birimi (DARK) başta olmak Düzce Üniversitesi akademik birimleri ve öğrenci topluluklarının yanı sıra, Düzce Belediyesi, AFAD, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası, TÜBİTAK MAM, arama kurtarma toplulukları, Düzce kadın kooperatiflerinin tanıtım stantları katılımcılar tarafından ziyaret edildi. Düzce’deki ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri de etkinliğe oldukça ilgi gösterdi.


Rektör Nedim Sözbir, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda ürün ve hizmetlerini tanıtan Düzce Üniversitesi birimlerine, konuk kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek Düzce Üniversitesi ve paydaşlarının yaptığı çalışmalarla Düzce’ye değer kattığını vurguladı.


Avrupa Araştırmacılar Bilim Şenliği ile alanında uzman isimleri bir araya getiren Düzce Üniversitesi, toplumsal gelişmenin temel taşlarından olan bilgi ve deneyim paylaşımıyla, bilim dünyasına önemli katkılar sağladı.



Avrupa araştırmacılar bilim şenliğinin ikincisi Düzce Üniversitesi’nde gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.