GÜNDEM - 13 Ekim 2025 Pazartesi 19:02

Düzce’de kadın üreticiler kooperatifleşti

A
A
A
Düzce’de kadın üreticiler kooperatifleşti

DÜZCE(İHA) – Düzce’nin Konaklı ve Develibesni köylerindeki kadın üreticilerin kurduğu Düzce Konaklı Köyü Kadınları Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin hizmet binası, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen törenle açıldı. Eski köy okulunun üretime kazandırıldığı bina, meyve kuruları, reçel–marmelat ve lavanta ürünleriyle yerel üretime yeni kapasite sağlayacak.


Açılışa Düzce Valisi Selçuk Aslan, AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Tarım ve Orman Bakanlığı Yayım ve Eğitim Daire Başkanı Sürur Kır, Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, Kooperatif Başkanı Esra Eser, kooperatif üyeleri, kadın üreticiler ve il protokolü katıldı.



Atıl okul şimdi kadınlara hizmet ediyor


Vali Selçuk Aslan, açılışta atıl durumdaki eski okul binasının üretim ve pazarlama amaçlı kooperatife tahsis edildiğini, kırsaldaki kamusal altyapının yeniden ekonomiye kazandırılması yaklaşımını vurguladı. Selçuk Aslan, "Hep destek, tam destek" anlayışıyla kadın girişimcilerin yanında olduklarını belirterek, binanın kadınların "hünerli elleriyle" Düzce’nin raflarına uzanan bir üretim üssüne dönüştüğünü söyledi. Çalışmanın Valilik, yerel yönetimler ve OSB iş birliğiyle yürütüldüğünü, modelin diğer köylere de yayılmasını beklediklerini ifade etti.


Milletvekili Ayşe Keşir, kadınların üretimde görünürlüğünü artırmak için ÇKS kaydı ve kooperatifleşmenin önemine dikkat çekti.


Tarım ve Orman Bakanlığı Yayım ve Eğitim Daire Başkanı Sürur Kır, açılışı "Kadın emeği, üretim ve dayanışmanın buluştuğu yeni bir başlangıç" olarak nitelendirdi. Kır, Bakanlığın kadın çiftçilere yönelik eğitim, proje ve makine-ekipman desteklerinin sürdüğünü hatırlatarak, kadınların daha aktif, örgütlü ve güçlü yer alması için çok başlıklı çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. 15 Ekim vesilesiyle emek veren tüm kadın üreticileri tebrik etti.



6 bin 38 kadın üretici var


Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, Çiftçi Kayıt Sisteminde (ÇKS) kayıtlı 29 bin 162 üreticinin yüzde 20’sinin 6 bin 38’nin kadın olduğunu aktararak, kooperatifin üretim ve dayanışmanın simgesi haline geldiğini belirterek başladığı konuşmada; "Bu kooperatif, DÜZCEDEN markasıyla yalnızca yerel bir üretim hikayesi yazmakla kalmıyor, aynı zamanda kadının kırsalda güçlenmesinin ve sürdürülebilir kalkınmanın da örneklerinden biri olmuşlardır. Düzce Tarım ve Orman İl Müdürlüğü olarak bizler de kadın üreticilerimizin her zaman yanında olmaya devam ediyoruz. Meyve kurularından coğrafi işaretli acukaya kadar her ürün, doğanın bereketi ile kadın emeğinin zarafeti kooperatifte buluşmaktadır. Bu başarı hikayesinin arkasında; vazgeçmeyen, inanan kadınlar ve birlikte üretmenin gücüne yürekten inanan Develibesni ve Konaklı köyleri vardır. Burada atılan her adım, kırsalda başka kadınların da ‘Ben de yapabilirim’ demesi için bir ışık, bir umut olacaktır. Bu vesileyle, Kooperatifimizin; Düzce’nin üretim gücünü artıracağına, kadın emeğini daha görünür kılacağın ve ilimize yeni bir değer katacağına yürekten inanıyorum. Düzce Tarım ve Orman İl Müdürlüğü olarak bizler de kadın üreticilerimizin her zaman yanında olmaya devam ediyoruz.


Bu anlamlı günde, bereketli topraklarımızdan doğan üretim aşkının hiç sönmemesini diliyor, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Gününüzü en içten dileklerimle kutluyorum" dedi.



"11 kadın ile yola çıktık"


Kooperatif Başkanı Esra Eser, Konaklı ve Develibesni’den 11 kadın ortakla yola çıktıklarını, meyve kuruları ve lavanta ürünleri başta olmak üzere üretimin sipariş ve e-ticaret kanallarıyla tüketiciye ulaştığını ifade etti; destek veren kurum ve paydaşlara teşekkür etti.


Tören, konuşmaların ardından kurdele kesimiyle gerçekleştirilen resmi açılış ve davetlilere sunulan kahvaltı ikramı ile sona erdi.


Düzce’de 8 Aralık 2023’te kurulan kooperatif ilk etapta bakliyat unlarıyla başlayan üretimlerine, Düzce Tarım ve Orman Müdürlüğü eğitimleriyle doğal meyve kurutma alanına genişledi. Kadınların ürettiği ürünler e-ticaret, yerel marketler ve Tarım Kredi Kooperatif Marketlerde de satışa çıktı. Bina tadilatına Valilik koordinasyonunda birçok kurum ve hayırsever destek verdi.



Düzce’de kadın üreticiler kooperatifleşti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta ’dur’ ihtarına uymayan araçta firari hükümlü yakalandı Tokat’ın Erbaa ilçesinde uygulama noktasında "dur" ihtarına uymayarak kaçan araç polis takibiyle yakalanırken, araçtaki bir şahsın 14 yılın üzerinde kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari olduğu ortaya çıktı. Sürücüye ise çeşitli ihlallerden 215 bin TL ceza uygulandı. Edinilen bilgilere göre, Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı D-100 Karayolu üzerindeki uygulama noktasında peş peşe gelen iki araçtan 34 TC 6448 plakalı otomobil sürücüsü ekiplerin "dur" ihtarına uyarak durdu. Bu sırada arkasından gelen 34 NGC 273 plakalı diğer araç, yapılan ikaza uymayarak uygulama noktasından kaçtı. Kaçan araç, Erbaa İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince takibe alındı. Yapılan kovalamaca sonucu araç Karayaka bölgesinde yakalanırken, araç içerisinde bulunan şahıslar gözaltına alındı. Araçta yapılan kimlik sorgulamasında şahıslardan İ.T.’nin büyükbaş hayvan hırsızlığı suçundan 14 yıl 26 ay 98 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ve ayrıca cezaevi firarisi olduğu tespit edildi. Şahıs gözaltına alınarak işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Öte yandan sürücü İ.M.’ye, trafik kanununa aykırı şekilde "dur" ihtarına uymamak, kırmızı ışık ihlali ve tehlikeli araç kullanmak suçlarından toplam 215 bin TL idari para cezası uygulanırken, ehliyetine 2 ay süreyle el konuldu. Araç ise 2 ay süreyle trafikten men edildi. Firari hükümlü İ.T. Çamlıbel Cezaevi’ne teslim edilirken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.
İstanbul İstanbul’da ’hanutçuların güzellik merkezi bahanesiyle senet imzalattığı’ iddiası Esenyurt’ta bazı şahısların hanutçuluk yöntemiyle yoldan geçen insanlara ’güzellik merkezinde işlem yapalım’ bahanesiyle senet imzalattığı iddia edildi. Vatandaşlar ise icraya verildiğini öğrenince şok yaşadı. Olay, İstanbul Esenyurt’ta meydana geldi. İddiaya göre ilçe meydanlarında yürüyen vatandaşları durduran özellikle öğrenci olduğunu söyleyen hanutçular, güzellik merkezlerine müşteri çekmeye çalıştı. Şahısların mağdur vatandaşları genellikle "En azından bir görüşme yapın, prim kazanalım" diyerek kandırdığı iddia edildi. Güzellik merkezinde ise ön kayıt adı altında sözleşme imzaladığını zanneden vatandaşlar senetler imzalatılarak borca sokuldu. Avukatları arattılar Mağdur vatandaşlar güzellik merkezinden hizmet almadıkları halde sözde avukatlar tarafından aranarak farklı rakamlarda "cayma bedeli" istenerek icraya verilmekle tehdit edildi. Mağdurların ailelerini bile aradığı öne sürülen avukatlar, borcunu ödemeyen vatandaşları ise ellerindeki senetlerle icraya verdi. "Lütfen yukarı gelin diyerek para talep ediyorlar" Esenyurt meydandan geçen bir vatandaş yaşanan durumla ilgili, "Geliyorlar, ’pardon bir bakar mısınız, lütfen yukarıya gelir misiniz’ diyorlar. Sonrasında ise para talep ediyorlar. Ben kabul etmedim" dedi. "10 bin lira istediler. Vermezsek ’mahkemeye vereceğiz’ dediler" Başka bir vatandaş ise, "Benim annemin başına geldi. Aldılar annemi güzellik merkezine götürdüler. Senet imzalatmışlar. Yaklaşık bir 10 bin lira talep ettiler. Parayı vermezsek mahkemeye vereceklerini ifade ettiler ama parayı vermedik. Burada çok rahatsız ediyorlar" diye konuştu. "Psikolojik baskı uyguladılar. İmzalamak zorunda kaldım" Bir işletme tarafından kendisine sözleşme diyerek 3 defa senet imzalatıldığını ifade eden Kader Ünlü, "Aslında ne olduysa meydanda yürürken oldu. Bir çocuğa rastladım ve o şekilde tuzaklarına düştüm. Yukarıya çıktığımda da indirim olduğunu söylediler ve psikolojik baskı uyguladılar. İmza atmak zorunda kaldım. Ertesi gün de bu parayı ödeyemeyeceğimi söylediğimde beni tehdit ettiler. Avukata veririz seni icralık olursun dediler. İlkinde bu şekilde oldu. Bir gün seansıma girmek için geldiğimde bana çay içirdiler, bilmiyorum o çayın içinde ne varsa ikinci imzayı da atmış oldum. Üçüncü imzada da bilmiyorum imzamı mı taklit ettiler, ben mi imza attım hatırlamıyorum ama attığımı hatırlamıyorum. Bu şekilde dolandırıldım. Çünkü ben geçen sefer sustuğum için bu defa onlar benim tepeme bindiler. Ben tek değilim birçok kişi var benim gibi mağdur olan. Ben hakkımı savunmak için bu yola çıktım. Ben normalde 14 bin liralık paket aldım. Onlar benden 45 bin lira para istediler. İlk ödemeyi saymıyorum aramızda halletmiştik ama ikinci seferde beni dolandırmaya çalıştılar. Benim durumumda olan çok kişi var. Korkmasınlar gereken yerlere şikayetçi olsunlar. Şu an senetlerim de çantamda. Caymak istediğimde ücret istediler. Ben de bu ücreti ödeyemeyeceğimi söyledim. Ayrıca kalkıp beni tehdit ettiler. ’Ben buraya eşimle gelirim’ dedim. Onlar da bana, ’eşinle gelirsen eşine iftira atarım’ dediler. Sonra da ’senin imzan bizim elimizde, istediğimiz gibi seni suçlarız’ dediler" şeklinde konuştu. "Kişilerin iradesi sakatlandığı için bir geçersizlik söz konusu" Mağdur vatandaşların hangi hukuki yollara başvurabileceğini anlatan Avukat Melih Özmen, "Kişiler özgür iradeleriyle birlikte kanun çerçevesinde sözleşme yapabilirler. Ama burada kişilerin iradesinin sakatlandığı anlaşılıyor. Sözleşme adı altında aslında iradelerini sakatlayarak senet imzalattıklarını ifade ediyorlar. Öncelikle kişilerin iradesi sakatlandığı için bir geçersizlik söz konusu ama burada tabi ispat hukuku devreye giriyor. Kişi, iradesinin sakatlandığını ispat etmeli ki söz konusu senet geçersiz kılınabilsin. Ama ispat noktasında genelde somut vakalarda sorun yaşandığından dolayı kişiler senet borcunu ödemek zorunda kalabiliyor. Burada şu gündeme gelebilir, hukuk sistemimizde menfi tespit dediğimiz bir dava var. Kişinin karşı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespiti aslında bu dava. Burada kişiler, senet karşılığı herhangi bir mal veya hizmet almadıklarını ispat edebilirlerse mahkeme nezdinde bu menfi tespit davası kabul edilir ve senet karşılığı borçlu olmadıkları mahkeme kararıyla tespit edilip hüküm altına alınabilir" dedi. "Vatandaşımız imzaladığı belgeyi baştan aşağı okumalı" Öte yandan, vatandaşların bir belgeyi imzalamadan önce dikkatle okumasını tavsiye eden Avukat Özmen, "Burada öncelikle vatandaşımız imzaladığı belgeyi baştan aşağıya okumalı. Kendilerine bir metin verildiğinde karşı tarafa tamamen güvenip imza atmamalı. Orada sözleşmenin herhangi bir maddesine gözden kaçırılabilir düşüncesiyle kötü niyetli kişilerce tüketici aleyhine olumsuz bir madde ekleyebilir. Dolayısıyla, vatandaşlarımız sözleşmeyi baştan aşağıya okusunlar. Oldubitti olacak şekilde hemen imzalayın biz size bir hizmet sunmayacağız, sizden bir para istemiyoruz, biz burada, ’öğrenciyiz, harçlığımız çıksın’ gibi vicdani sebeplerle bu tuzaklara düşmesinler. Dolayısıyla önlerine konan metni baştan sona okuyarak öyle imzalasınlar. Hatta, imzalayacakları metinlerin bir nüshasını da kendilerinde bulundursunlar. Yarın bir gün yaşanacak olumsuzluklarda durumu hatırlamak için bir belge bulundurmaları vatandaşlarımızın lehine olur. Eğer senet imzalayacaklarsa ki bu noktada imzalamamaları gerekiyor. Çünkü senet karşılığı verilen bir ürün yoksa bu durumda sadece hizmet alacaklarsa yalnızca sözleşmeyi imzalasınlar. Burada iradeleri sakatlanıp iş dolandırıcılık noktasına girdiği için savcılık aracılığı ile suç duyurusunda bulunabilirler" diye konuştu.
Samsun Atakum’da ücretsiz sağlık taramasına vatandaşlardan yoğun ilgi Samsun’un Atakum Belediyesi ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen ücretsiz sağlık tarama hizmeti vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Atakum Belediyesi ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hemşirelik Bölümü iş birliğinde yürütülen sağlık tarama programı, ilk olarak Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde başlatılırken, Şehit Ömer Halisdemir Tesisinde devam etti. Sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen program, vatandaşların buluşma noktası oldu. Program kapsamında uzman sağlık personeli tarafından 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik çeşitli sağlık hizmetleri sunuldu. Vatandaşlar tansiyon ve şeker ölçümü yaptırırken, kalp, böbrek, üreme sağlığı ve aile planlaması konularında da bilgilendirildi. Etkinlikte kanserde erken tanının önemine dikkat çekilirken, katılımcılar çeşitli tarama testlerinden geçirildi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Halk Sağlığı Hemşirelik Bölümü 4. sınıf öğrencileri tarafından kurulan stantlarda ise idrar kaçırma, aile planlaması, diyabet, menopoz, kalp sağlığı ve kanser taramaları hakkında bilgilendirme yapıldı. Öğrenciler, etkinliğin temel amacının toplumda sağlık bilincini artırmak ve hastalıklar ortaya çıkmadan önlem alınmasını sağlamak olduğunu belirtti. Programa katılan vatandaşlar da hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Sağlık taramasına katılan bir vatandaş, düzenli kontroller yaptırdığını belirterek verilen bilgilerin faydalı olduğunu ifade etti. Bir diğer katılımcı ise hizmetin özellikle ileri yaş grubundaki vatandaşlar için önemli olduğunu vurgulayarak, toplumun sağlık konusunda daha bilinçli olması gerektiğini söyledi.