SAĞLIK - 29 Eylül 2025 Pazartesi 11:37

Gümüşova ilçesinde diyaliz ünitesi açıldı

A
A
A
Gümüşova ilçesinde diyaliz ünitesi açıldı

Düzce (İHA) – Düzce’nin Gümüşova İlçesi’nde bulunan ilçe hastanesi bünyesinde diyaliz ünitesi açıldı. Vatandaşlara büyük kolaylık sağlayacak diyaliz ünitesi sayesinde ilçedeki diyaliz hastaları Düzce şehir merkezine gelmekten kurtulacak.



Düzce’de sağlık yatırımları hız kesmeden devam ediyor. Gümüşova İlçe Hastanesi bünyesinde kurulumu tamamlanan ve özellikle diyaliz hastaları ile yakınları için büyük önem taşıyan diyaliz ünitesi açıldı. Açılışa Düzce Valisi Selçuk Aslan, AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, kaymakamlar, belediye başkanları ve sağlık çalışanları katıldı.


Düzce merkezde bulunan Atatürk Devlet Hastanesi’nin yükünü hafifletecek olan ve bölgedeki diyaliz hastalarını da şehir merkezine gelmekten kurtaracak Gümüşova Diyaliz Merkezi 10 cihaz ile 40 hastaya hizmet verebilecek kapasitede hazırlandı.



Gümüşova ilçesinde diyaliz ünitesi açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kocaelispor U19 ile İskeçe Türk Birliği dostluk maçında karşılaştı Kocaelispor U19 Altyapı Karma Takımı ile İskeçe Türk Birliği Spor Kulübü, Vinsan Spor Tesisleri’nde oynanan dostluk maçında karşı karşıya geldi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan ayındaki programları çerçevesinde planlanan ziyaret kapsamında, İskeçe Türk Birliği Spor Kulübü kafilesi Kocaeli’de ağırlandı. Kentte çeşitli programlara katılan ve Kocaelispor-Göztepe maçını da tribünden takip eden kafile, son olarak Kocaelispor U19 Altyapı Karma Takımı ile dostluk maçında buluştu. Vinsan Spor Tesisleri’nde oynanan karşılaşmada iki takım sahaya dostluk mesajı verdi. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Vali Yardımcısı Aslan Avşarbey ve Kocaelispor Kulübü Başkanı Recep Durul da karşılaşmayı takip etti. Tahir Büyükakın: "Sizler bizim evlatlarımızsınız" Sadece sporda değil tüm alanlarda temaslarını güçlendirmek istediği söyleyen Tahir Büyükakın, "Sizler bizim evlatlarımızsınız. Ramazan ayında gönül coğrafyamızdaki Kardeşlik Sofraları’nın ilkini Batı Trakya’da kurmuştuk. İskeçe Türk Gücü’nün kulüp binası olarak kullanılan mekanı da ziyaret etmiştik. O zaman dedik ki kardeşlerimizi misafir edelim dostluk ve dayanışma maçı yapılsın. Bu, onun sonucu. Aslında biz sadece sporda değil tüm alanlarda orada kalan yarımızla temaslarımızı güçlendirmek istiyoruz. Bunu o gözle değerlendirmemiz lazım" diye konuştu. "Mübadele Anıtı açtık" Birlik ve beraberliğe dikkat çeken Büyükakın, "Başiskele’de 4 ay önce Mübadele Anıtı’nı açtık. Yaşananları unutmamak lazım. Geçmiş, bugün ve gelecek birbiriyle o kadar yakından alakalıdır ki, bugün yaptıklarımız yarını inşa edecek. Biz şimdi takımlarımızı buluşturduğumuzda, bu temas devam ettiğinde, kültür programları yaptığımızda ve ticari ilişkilerimizi genişlettiğimizde bu ilişkiler bambaşka bir zemine doğru taşınacak. Bu konuda da buradaki sivil toplum örgütlerimizle birlikte kararlı bir şekilde ilerliyoruz. Aslında bugün bu sahada spordan fazla bir birliktelik var. Kardeşlik, dayanışma, birlik, beraberlik, tarih ve kültür var. İnşallah bu şuurla çok daha güzel yarınlara ilerleyeceğiz" dedi. Recep Durul: "Umarım Türkiye’de örnek olur" Kocaelispor Başkanı Recep Durul da konuşmasında, "Belki de ilk defa Batı Trakya’dan bir takım, Türkiye’ye geliyor ve böylesine güzel bir birliktelik ortaya koyuyoruz. Umarım Türkiye’de örnek olur. Bize bu gururu yaşatan Başkanımız Tahir Büyükakın’a ve Batı Trakya’dan gelen misafirlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonraki süreçte de böyle etkin birlikteliklerimiz olacak" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa FK-Serik Spor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 36. haftasında Manisa Futbol Kulübü evinde konuk ettiği Serik Spor’u 1-0 mağlup etti. Antalya ekibi Serikspor, aldığı mağlubiyetle matematiksel olarak Trendyol 1. Lig’den düşen son takım oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında her iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu. Serik Spor Teknik Direktörü Branimir Petrovic, "Sözlerime futboldan uzak bir konuyla başlamak istiyorum. Yakın zamanda Kahramanmaraş ve Urfa’da çok acı verici olaylar yaşadık. Kaybettiğimiz canlar için dua etmeliyiz. Türk Milleti’ne ve yakınlarına baş sağlığı dilerim. Maça gelecek olursak buraya 3 puan almak için gelmiştik. Aslında fırsatlarımız da vardı. Takımın son 20 günündeki durumu dolayısıyla bizim için çok zordu. Takımın bugün sahada savaştı, bunu gördük. Nasibimizde düşmek olsa bile bu şekilde mücadele ederek düşmeliydik. Sezon başından bu maça kadar mücadele eden tüm kadro ve teknik ekibe teşekkür ediyorum. Hepimiz çok üzgünüz. Ben bir hoca olarak taraftarımızın ne hissettiğini çok iyi anlıyorum. İnişli-çıkışlı bir sezon geçirdik ama demek ki böyle olması gerekiyormuş. Bazen ilerleyebilmek için iki adım geriye de atmak gerekir. Manisa kulübüne teşekkür etmek istiyorum. Play-off hattında başarılar diliyorum" dedi. Manisa FK cephesi Aldıkları galibiyetten dolayı oyuncularını kutlayan Manisa Futbol Kulübü Teknik Direktörü Ahmet Pektaş, "Karşılaşmaya çok doğru hazırlandık. Hafta içinde yaptığımız analizlerde, antrenmanlarımızda rakibimizi iyi analiz ettik. Rakibimiz her ne kadar topa sahip olduğu anlarda çok etkili olmasa da çok katı savunma yapan bir takımdı. Gol yemediği sürece oyunun içerisinde kalan bir takımdı. Bunun geçen hafta çok zor bir deplasman olmasına rağmen ki Keçiörengücü deplasmanında gösterdiler zaten. Biz de topa sahip olurken hücum opsiyonu oyunlarımızı elimizden geldiğince kullanmaya çalıştık. Şunu biliyorduk, kazandığımız toplarda direkt geçiş yaptığımızda gol bulma ihtimalimiz bugün fazlaydı. Ya da oyun 3. bölgedeyken hareketlilik, atak yön değişimleriyle pozisyon bulma ihtimalimiz fazlaydı. Nitekim de çalıştığımız yerden çalıştığımız gibi bir gol bulduk. Bizim adımıza güzel oldu. Çünkü 1-0 olduktan sonra da rakibimizin konumu gereği daha çok üstümüze geleceklerini ve çok daha fazla pozisyona girebileceğimizin de farkındaydık. Bunları da denedik ama değerlendiremedik. Zaman zaman etkili olduk. Daha farklı da olabilirdi. Tabii en başta kendi oyuncularımızı, emeği olan herkesi, personelimizi, yönetimimizi, herkese teşekkür ediyorum. Bize yakışanı yaptık. Nasıl oynamamız gerekiyorsa öyle oynadık. Herkesin burada bir emeği var. Rakibimize geçmiş olsun, bundan sonraki dönemlerinde başarılar dilerim" diye konuştu. "Elimizden gelen en iyisini yapacağız" Play-off şanslarını da değerlendiren Pektaş, "Tabii futbol bu. Kağıt üstünde yazdığımız gibi olmuyor. Bandırmaspor bugün işte Amed maçında galip geldi. Biz Keçiörengücü maçına final gözüyle bakıyorduk bizim adımıza, tabii yine aynı gözle bakıyoruz. Bizim adımıza bir şey değişmedi. Çünkü futbolda bazen yüzde 1 bile çok büyük bir ihtimal olabiliyor. Son ana kadar şansımızı deneyeceğiz. Elimizden gelen en iyisini yapacağız. Her maça hiç şansımız kalmasa dahi aynı ciddiyetle hazırlanmaya devam edeceğiz. Bence bizim için en önemlisi bu. Yani bugün matematiksel olarak bitmiş olsaydı dahi Keçiörengücü’ne aynı hazırlığı yapacaktık. Şu an evet ihtimal olarak biraz düşük, gerçekçi olmak lazım. Ama ihtimal var. İhtimal varsa her zaman ümit de vardır. Elimizden gelen en iyisini yapacağız" ifadelerini kullandı..
İstanbul Osman Zeki Korkmaz: "Tüm Vansporluları içeride oynayacağımız maça davet ediyoruz" Vanspor FK Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz, sezonun bitimine 2 maç kala hedeflerinin kalmamasına rağmen takımın formanın ağırlığına yakışır şekilde mücadele ettiğini söyleyerek, gelecek hafta sahalarında oynayacakları karşılaşma için tüm Vanspor FK taraftarlarını tribünlere davet etti. Trendyol 1. Lig’in 36. haftasında Vanspor FK, deplasmanda Ümraniyespor’u 2-1 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Vanspor FK Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz, "Belki matematiksel olarak play-off şansımızın devam ettiği bir son 3 haftaydı fakat mantıksal olarak aslında play-off için oynadığımız söylenemez. Hem düşme korkumuzun olmadığı hem de yukarıyla mantıksal bir ilişkimizin kalmadığı bu dönemde sahada büyük bir takım kimliği koymak zorundayız. Çünkü biz Vansporuz. Profesyonel hayatımda en hoşlanmadığım dönemlerdir bu hedefsiz oynanan maçlar. Takımlar bu dönemlerde futbolda bu oyunu sevmemize sebep olan mücadele içgüdüsünden, sahadan kazanma içgüdüsünden uzaklaşır. Vanspor ailesi olarak sahadaki arkadaşlar, bu formanın ağırlığına yakışır şekilde son 3 haftayı oynuyoruz. Geçen hafta içeride kaybettiğimiz maçta da aynı kimliği ortaya koymuştuk. Bundan sonra da bunu devam ettireceğiz. Taraftarımıza teşekkür ediyoruz. Bu sezon Vanspor adına şunu söyleyebilirim; tüm Vanspor’u meydana getiren paydaşları yorumlarsak sezon boyunca istikrarından ve desteğinden vazgeçmeyen, performansı düşmeyen tek grup taraftarlarımızdı. Haftaya da Vanspor’un uzun yıllar sonra 1. Lig’deki ilk senesinin son maçını oynayacağız. Tüm Vansporluları içeride oynayacağımız maça davet ediyoruz. Güzel bir galibiyetle iç saha fikstürümüzü tamamladıktan sonra deplasmanda oynayacağımız maçla birlikte ligdeki son 2 maçı kazanarak bitirmeyi hedefliyoruz. Kazanırken de aynı şu şekilde mücadele ederek bitirmeyi planlıyoruz. Tüm taraftarlarımızı haftaya Van’daki maça davet ediyoruz. Bu maçtaki galibiyeti de uzun zaman sonra aramıza katılan çok değerli futbolcu kardeşimiz Faruk Can Genç’e armağan ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Muhammed ve Anıl’ın gösterdiği performans Türk futbolu açısından sevindiricidir" Vanspor’un attığı 2 gol de savunmadan çıkarken attığı pasla atağı başlatan Muhammed Çoksu ilgili de düşüncelerini aktaran Korkmaz, "Maçı çözen hareketi o yaptı. Hem de sıradan bir şekilde değil, özel bir hareketle maçı çözdü. Sadece Muhammed için değil, Anıl da aynı şekilde. Onu da oynattık. Onun da performansından memnunuz. Şöyle bakabiliriz; maç 1-1 yani maçı çözmüşken, rahat durumdayken ya da maç bitmişken genç oyuncuları oyuna atmıyoruz. Onların performansına inandığımız için, maçı döndürebileceklerine inandığımız için sahaya atıyoruz. Aylardır bize antrenman sahasında gösterdikleri şeyi maçta da göstermeleri için, hem de zihinsel gelişimleri açısından hem de Türk futbolu açısından sevindiricidir" diye konuştu.
Antalya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: "Biz İsrail gibi değiliz, onlar GKRY ile birlikte Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular" Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Biz İsrail gibi değiliz, onlar biliyorsunuz Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2026’nın kapanışı kapsamında "ADF Youth Talk" oturumuna katılarak, gazetecilerin sorularını yanıtladı. 5. Antalya Diplomasi Forumu’nu yoğun, nitelikli ve verimli bir programın ardından tamamladıklarını ifade eden Fidan, üç gün boyunca Antalya’nın bir kez daha küresel diplomasinin merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı. Oturumda Asya-Pasifik’ten Latin Amerika’ya, Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanından gelen liderlerin, karar alıcıların ve uzmanların aynı çatı altında bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduğunu belirten Bakan Fidan, "Bu yıl 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6 bin 400 katılımcı forumumuza katıldı. Bu sayı, hem kapsadığı coğrafya hem de katılımcı sayısı bakımından benzer organizasyonlarla kıyaslandığında oldukça yüksek bir düzeydedir. 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisi foruma iştirak etti. Forum kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımız, Cumhurbaşkanı Yardımcımız ve bakanlarımız muhataplarıyla verimli temaslarda bulundu" dedi. Uluslararası gündemi belirleyen temaslar Forum kapsamında Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun ve verimli temaslar gerçekleştirdiğini dile getiren Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve bakanların da Türkiye’ye gelen muhataplarıyla önemli görüşmeler yaptığını ifade etti. Fidan, forum süresince uluslararası gündemi şekillendirecek kritik toplantılara da ev sahipliği yapıldığını belirterek, "Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirdiğimiz dörtlü toplantıda, bölgemizde barış ve istikrarı destekleyecek adımları ve seyrüsefer serbestisinin kalıcı şekilde tesisine yönelik olası girişimleri ele aldık" diye konuştu. Fidan, Gazze bağlamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde düzenlenen "Filistin için Tek Yürek: Eğitimde Yıkıma Karşı Geleceği Korumak" başlıklı oturumun forumun en anlamlı buluşmalarından biri olduğunu da ifade etti. "Arabuluculuk rolümüzü sürdüreceğiz" Diplomasinin tüm imkanlarından istifade ederek iş birliğini çeşitlendirmeyi ve dostluk köprülerini çoğaltmayı kararlılıkla sürdüreceklerini bildiren Bakan Fidan, "Kritik başlıklarda güven inşa etmeye, tarafları birbirine yaklaştırmaya ve gerektiğinde arabuluculuk rolü üstlenmeye aynı azimle devam edeceğiz. Türkiye’nin diplomasi alanındaki bu çekim gücü önümüzdeki dönemde de artan bir ivmeyle inşallah büyümeye devam edecek" şeklinde konuştu. "Bu dört ülke aslında daha geniş bir bölgenin temsili niteliğini taşıyor" "Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır dörtlü toplantısını, üçüncüsünü de ifade ettiğiniz gibi gerçekleştirdik ve bunu kamuoyuyla paylaştık" diyen Bakan Fidan, "En başından beri hedefimiz bu dört ülkenin bölgesel sahiplenmeyi gerektiren tüm konuları ele alarak sahici, gerçekçi ve uygulanabilir bir gündemle süreci ilerletmesidir. Liderlerimizin bu konuda bir iradesi var. Bizler de dışişleri bakanları olarak bu iradeyi ekonomi, teknoloji, sağlık ve savunma gibi birçok alanda hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bizim inancımız şu; bu dört ülke aslında daha geniş bir bölgenin temsili niteliğini taşıyor. Ancak bölgedeki iş birliği imkanları yeterince kullanılmadığı için potansiyel tam anlamıyla hayata geçirilemiyor. Bu tespitten hareketle somut alanlarda iş birliğini geliştirmek için bir araya geliyoruz" şeklinde konuştu. "Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular" Bölgede çok ciddi siyasi krizler ve çatışmaların olduğunu ifade eden Bakan Fidan, "Bu çatışmaların azaltılması ve istikrarın sağlanması için de neler yapılabileceğini değerlendiriyoruz. Biz İsrail gibi değiliz yani İsrail’in söylediğiniz gibi, onlar biliyorsunuz Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz. Biz bölgemizdeki çatışmaları nasıl söndürürüz, ekonomik ilerlemeyi nasıl sağlarız, istikrarı nasıl hayata geçiririz onun arayışı içerisindeyiz. Biz şunu gördük: Eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye bu bölge devam ederse, bu bölge ilelebet bu sorunlarla baş başa kalmaya devam edecek. Onun için akıllı aktörler hikmetle, geçmişten ders çıkartarak geleceklerine yön verirler. Diğer Gazze konusunda yaptığımız toplantıda da şu anda Gazze barış planının bir uygulama süreci var malumunuz. Gazze barış planının başlangıcına sebep olan sekizli grubun New York’ta biliyorsunuz geçtiğimiz yıl eylül ayında Sayın Trump’la liderlerimiz bir araya geldiler. Buradan çıkan görüş ve iradeyle Gazze barış planı, Barış Kurulu gibi mekanizmalar hayata geçirilmeye başlandı. Şimdi bunun kurucu ruhunu oluşturan bu ülkelerle tekrar bir araya geldik. Tüm bu Gazze soykırımını durdurmaya ve tersine çevirmeye yönelik çabalarımız, çalışmalarımız geride bıraktığımız süreç içerisinde nerede? Alınan kararlar, ortaya konan vizyon, yapısal kurumsallaşmalar bizi nereye getirdi? Bununla ilgili çok detaylı tartışmaları ele aldık" şeklinde konuştu. "Hürmüz Boğazı ile ilgili zihinlerde karışık bir durum var" Hürmüz Boğazı’yla ilgili şu anda zihinlerde karışık bir durum olduğunu belirten Fidan, "Zaman zaman işte tarafların açıldığı, zaman zaman kısmi bloke etmelerin olduğu yönünde beyanlar var. Uygulamayı da yakından takip ediyoruz. Deniz Kuvvetleri üzerinden bu konuda gelişmeler oldukça biz de kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz" dedi. "Umudumuz ateşkes anlaşmasına uyup bu süre içerisinde sorunlarını çözmeleri" İran ile ABD arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda süren müzakereleri sadece yakından takip etmekle kalmadıklarını ifade eden Bakan Fidan, "Elimizden gelen bütün desteği vermeye çalışıyoruz. Hem Amerikalı hem İranlı taraflarla görüşerek, Pakistanlı kardeşlerimizin mevcut çabasına ne türden katkılar yapabiliriz, onun arayışı içerisindeyiz. Şimdi görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindi. Ortada, yani bu herkesin malumu güzel olan şu; her iki taraf da çok ciddi bir niyetle, samimiyetle esas itibarıyla görüşmelere devam ediyor. Devam etme iradeleri var. Mevcut şu andaki ateşkesten sadece taraflar değil, bütün dünya açıkçası rahatlama içerisinde. Tabii ki bunun devam etmesi herkes için önemli ve ben savaşan tarafların da bunun bilincinde olduğunu görüyorum. Bu forumda da buluştuğumuz bütün aktörler doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden hepsi savaşın tekrar başlamaması için endişelerini sürekli bize iletiyor. Biz de bu konuda elimizden gelen bütün çabayı göstereceğimizi söylüyoruz. Geldiğimiz noktada tarafların hala bir tartışma içerisine olduğunu biliyoruz. Bu noktada araya girmek istemiyoruz ama gelmeden önce Pakistan tarafı ile önemli bir görüşme yaptım. Önümüzdeki hafta ateşkesin sona ermesi ile beraber tekrar yeni bir savaşın başlamasını hiç kimse istemiyor. Umudumuz tarafların dünya kamuoyunun yaptığı baskının etkisinde ateşkes süresinin uzatılması ve ateşkes süresi içerisinde bu güne kadar çözemedikleri ama çözme iradesinde oldukları sorunları çözmeleri" diye konuştu. Rusya-Ukrayna savaşında barış çabaları ve Türkiye’nin rolü İran-ABD arasındaki müzakereleri yakından takip ettikleri gibi Rusya-Ukrayna müzakerelerini de takip ettiklerini anlatan Fidan, "Orada da rol alıyoruz gerektikçe. Gerçekten beşinci yılına giren bu savaş artık bitmek durumunda, çok fazla maliyet üretti. Ama savaşın belli bir coğrafyada devam ediyor olması da kanıksanmış durumda. Bu aslında hem Ukrayna hem Rusya için iyi bir durum değil. Barış çabalarını artırarak devam ettirmemiz gerekiyor. Türkiye olarak bu konuda bizim vizyonumuz, çabamız ortada. Tarafları geçen yaz üç defa İstanbul’da bir araya getirdik. Tekrar getirmeye hazırız. İster teknik düzeyde ister liderler düzeyinde. Ama taraflar başka başkentlerde de bir araya geliyor. Bizim gördüğümüz şu anda aslında bunu da konuşuyoruz. Burada da söylemekte bir sıkıntı görmüyorum. Bir taraftan İran-Amerika müzakereleri devam ederken aslında İran-Amerika savaşı daha acil sorunları birden unutturdu. Yani Ukrayna’daki barış müzakerelerini ve Gazze’deki yürüyen barış planına dünya kamuoyunun birdenbire ilgisi azalır gibi oldu. Bunun bir yansıması olarak burada birtakım aksamalarla karşılaşmayı açıkçası biz stratejik endişeyle karşılıyoruz. Bunun olmaması için tarafları şimdiden uyarıyoruz. Tekrar tekrar diyoruz ki buralardan bizim dikkatimizi dağıtmamamız lazım. Hem Ukrayna hem Gazze meselesi oldukça önemli. Bu iki konudaki dikkatimizi devam ettirmeliyiz" şekline konuştu. Doğu Akdeniz’deki askeri ittifaka ilişkin değerlendirme İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bir araya gelip askeri ittifak kurmasının tehdit önceliği olduğunu söyleyen Fidan, "Yani Türkiye ile beraber diğer ülkeler, yani bunun başka türlü bir izlenim oluşturmasını da kimse bekleyemez. Bunun aksi yönünde bize ne öncesinde ne sonrasında bir güvence veya beyan verilmedi. Kimse bu ittifaklar oluşturulurken bize ’Ya biz bunu size karşı yapmıyoruz’ demedi. Tam tersine bu ittifakın oluşturulduğu seremonide liderler yan yana iken İsrail başbakanının, hem Yunanistan başbakanının hem Kıbrıs Rum Kesimi cumhurbaşkanının bulunduğu yerde yaptığı beyanlar var. Bu ittifakın ruhunu neden yapıldığını tanımlayan. Şimdi bu gerçekler ortadayken, bizim ortaya koyduğumuz tepkinin Yunanistan’la aramızda yürüttüğümüz müzakere sürecinden dolayı az bile olduğunu düşünüyorum. O toplantıda İsrail başbakanının söylediği şeyler ortada, somut askeri yapılanmalar var, askeri iş birlikleri var. Şimdi bunu görmemezlikten gelemeyiz. Hani Yunanistan bunu başka türlü anlatabilir, saklayabilir. Kendisi zaten NATO ülkesi, daha sonra diğer ülkelerle bu türden bir askeri iş birliğine girmesi, Avrupa’da Yunanistan dışında bu türden bir askeri iş birliği veya ortak birlik kurma anlaşması imzalayan hiç kimse yok. Dolayısıyla bu -sadece bizim için değil- bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Söylemiyorlar ama bölgedeki bütün Müslüman ülkeler ciddi endişe içerisindeler ve soru soruyorlar. Bir de son zamanlarda İsrail’in bölgedeki işgalci ve yayılmacı politikasından hareketle. Şimdi böyle bir isim varken Türkiye gereksiz yere endişe üretiyormuş söyleminde bulunmak da doğru değil. Ortada gerçekler var, insanların endişeleri var bölge ülkelerinde. Türkiye kendisini koruyacak nitelikte ama bölgede daha zayıf nitelikte olup, bu askeri ittifaka endişeyle bakan ülkeler var" dedi. "Dünyanın başına bela olmuş durumda" Gazze’ye yönelik sorular üzerine Bakan Fidan, "Gazze’deki soykırımın değişik şekillerde devam ettirilmeye çalışıldığı gerçeği ortada. Yani insanlar açlığa mahkum edilerek, soğukta kalmaya zorlanarak, gerekli barınma imkanlarının sağlanmadığı ortada. Tabii ki bu var. Biz şunu görüyoruz, yani bunu her yerde de söyledik. Biz uluslararası toplum olarak bir araya geldik. Gazze Barış Planı’nı uygulamak için, hayata geçirmek için yoğun çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımızın bu konuda Sayın Trump ve bölge liderleriyle başlattığı yoğun müzakere süreci var son 1 yıldır. Ama buna rağmen İsrail’in asli niyeti olan Gazze’yi ister insanlarını öldürerek, ister sürerek insansızlaştırmaya yönelik politikasının değişmediğini bütün herkes biliyor. Sadece söylemiyor. Herkes biliyor bunu. Dolayısıyla uluslararası toplum Antalya Diplomasi Forumu’nda da çok sık kullanıldığı gibi diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak bunu engelleme yolunda gereken adımları atma yönünde çok ciddi çaba ortaya koyuyor. Bu sorun -İsrail yayılmacılığı sorunu- yani sizin anlattığınız o uzun sorunu biz öyle tanımlıyoruz. İsrail yayılmacılığı sorunu sadece bölgenin değil, artık dünyanın bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Bu yayılmacılığın hangi yöntemlerle, uluslararası toplum tarafından nasıl durdurulacağı meselesi yine uluslararası toplumun kendi ana gündem maddelerinden biridir. Süreç içerisinde ben bu konuda da olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum. Bir araya geldiğimiz bütün aktörler aynı endişeyi taşıyor. Yani İsrail’in bu yayılmacılığına artık kimse bahane bulabilecek durumda değil. Sürdürülebilir de değil. Sürekli uluslararası krizlerin tetiklendiği ve uluslararası krizleri tetikleyen irrasyonel, fundamentalist bir hükümetten söz ediyoruz. Dünyanın başına bela olmuş durumda. Bu sadece Türkiye’nin sorunu değil. Bazıları çok fazla Türkiye’yle ilişkilendirmeye çalışıyor da bu sadece bizim sorunumuz değil. Sadece bölgenin de sorunu değil. Dünyanın başına bela olmuş bir güvenlik sorunundan bahsediyoruz. Orada bir fundamentalist hükümetten dolayı" diye konuştu. Antalya Diplomasi Forumu’nda bu yıl 150 ülkeden ve 66 uluslararası kuruluştan toplam 6 bin 400 katılımcı yer aldı. Forum kapsamında 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı ile 50 bakan ağırlandığ.