SAĞLIK - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 09:20

Hemşirelik Haftası’nda hemşirelerin önemi anlatıldı

A
A
A
Hemşirelik Haftası’nda hemşirelerin önemi anlatıldı

18 Mayıs Hemşireler Haftası dolayısıyla "Hemşireler Günü" etkinliği düzenledi.


Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını yapan Dr. Öğretim Üyesi Meryem Aydın, hemşirelik mesleğinin tarihi süreç içerisinde yalnızca bireysel sağlık hizmetleri sunmakla kalmadığını; toplum sağlığının korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilirliğinde de kritik rol oynadığını ifade etti.



"Hemşireliğe önem vermek, ekonomileri güçlendirir"


Uluslararası Hemşirelik Konseyi’nin (ICN) 2025 yılı için belirlemiş olduğu "Hemşireliğe Önem Vermek, Ekonomileri Güçlendirir" temasını paylaşan Meryem Aydın, hemşirelik mesleğine yapılan yatırımın küresel boyutta etkiye sahip olduğuna dikkat çekti. Hemşireliğin profesyonel niteliğini artırmaya yönelik bilimsel çalışmaların, politika geliştirme süreçlerinin ve eğitim faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürülmesinin önemine vurgu yapan Aydın, "Hemşirelik Haftası’nın, mesleğimizin görünürlüğünü ve saygınlığını artıran, ortak değerler etrafında bizleri daha da kenetlendiren bir dönüm noktası olmasını temenni ediyorum" dedi.



"Öğrencilerimizin çalıştığı yerlerden olumlu bildirimler alıyoruz"


Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şerif Demir, hemşirelik mesleğinin tıbbın ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte çağdışılıktan ve eleman olmaktan çıktığının altını çizdi. Hemşirelik mesleğinin ilerlemesi için gelişen teknolojinin yanında, sahada çalışan hemşirelerin de geri bildirimlerine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Demir, çalışan hemşirelerin karşılaştığı olumsuzlukların bildirilmesi tavsiyesinde bulundu. Pandemide, afetlerde hayatını kaybedenlere ve bugüne kadar mesleğe hizmet eden tüm hemşirelere teşekkür eden Şerif Demir, "Sağlık Bilimleri Fakültesi olarak yetiştirdiğimiz hemşirelerin çalıştığı yerlerden bize olumlu geri dönüşleri oluyor. Bizim için gurur verici bir durum. Bu vesile ile ben kurumumuzda çalışan hemşirelerimiz başta olmak üzere tüm hemşirelerin gününü kutluyorum" ifadelerine yer verdi.



Afetlerde hemşirenin önemi


Açılış konuşmalarından sonra program sunumlarla devam etti. Programın ilk sunumunu yapan Düzce İl Sağlık Müdürlüğü Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Birim Sorumlusu Uzm. Ahmet İyi "Afetlerde Hemşirelik" adlı sunumu gerçekleştirdi. Afet ve acil durum yönetiminin amaçlarını; "Toplumun afetlerden en az hasarla kurtulabilmesi, sürdürülebilir bir afet yönetimin oluşturulması, toplumda afet ve farkındalığı bilinci oluşturulması, afet sonrası can kaybının en aza indirgenmesi ve afet sonrası dönemde hızlı bir şekilde normalleşmeyi sağlama" şeklinde sıraladı.


Afet öncesi, muhtemel afetlerden korunma amaçlı risk yönetimi yapılmasının önemine vurgu yapan İyi, afet sonrasında ise uygulanması gereken kriz yönetiminin altını çizdi. Afet hemşireliğinin önemi üzerinde duran Ahmet İyi, afet hemşireliğini; "Fiziksel, duygusal ve sağlık ihtiyaçlarını kötü yönde etkileyecek doğal ya da insan kaynaklı afetler öncesi afet planlarının hazırlanmasına katkıda bulunmak, afet sırasında ve sonrasında ise gerekli olan müdahale, bakım ve genel hemşirelik hizmetlerinin verilmesi ile topluma ihtiyacı olan profesyonel hemşirelik görevinin sunulması" ifadeleri ile tanımladı.


Afet hemşireliğinin 8 yeterlilik alanın olması gerektiğinin altını çizen Ahmet İyi, bunları hazırlık ve planlama, iletişim, olay yönetim sistemleri, emniyet ve güvenlik, değerlendirme, müdahale, kurtarma, hukuk ve etik olarak sıraladı. Afetlerde hemşirenin; müdahale öncesi, müdahale sırası ve müdahale sonrası olmak üzere temel görevleri hakkında da bilgi veren İyi, hemşirenin müdahale öncesinde; eğitim ve tatbikatlara katılma, acil durum planlarının oluşturulması, toplumun bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi görevleri varken, müdahale sırasında ise ilk yardım ve triyaj, yaralıların bakımı ve nakli, psikososyal destek, hijyen ve enfeksiyon kontrolü gibi sorumlulukları olduğunu ifade etti. Müdahale sonrasında da hemşirenin görevinin bitmediğinin altını çizen Ahmet İyi, müdahale sonrasında rehabilitasyon sürecine destek, travma sonrası stres bozukluğu yönetimi ve toplumun yeniden yapılanmasına katkı sağlamak olduğunu dile getirdi.


Afetlerde çocukların savunmasız oldukları için daha fazla etkilendiğini hatırlatan Ahmet İyi, çocukların korunması ve sağlıklı gelişiminin sürdürülebilmesi için özel çaba harcanması gerektiğinin altını çizdi.



Afetlerde psikolojik dayanıklılık


Aksaray Üniversitesi Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Kaya ise; "Afetlerde Psikolojik Dayanıklılık (Resilience)" başlıklı çalışmasını katılımcılarla paylaştı. Kaya, kriz anlarında yeniden ayağa kalmanın üzerinde durarak, varoluşçu psikoterapinin bireylerin zorlayıcı olaylar sonrasında yaşamlarında bir takım olumlu değişimlerin geliştiği söylemini hatırlattı.


Afetlerde ve afet sonrasında psikolojik sağlamlığın (Resilience) önemine değinen Kaya, "İnsanlar yaşamlarının belirli dönemlerinde bazı olumsuz, örseleyici sarsıcı ve stresli yaşam durumlarıyla karşı karşıya kalabilmektedir. Karşılaşılan zorlayıcı olaylara bireyler, kişisel özellikleri nedeniyle farklı tepkiler verebilmekte ve bu durumlarla başa çıkabilmek için birbirinden farklı stratejiler uygulayabilmektedir. Bazı bireyler travmatik ve stresli olaylar karşısında olayın etkisi ile uzun süre kendilerini toparlayamayıp, depresyon ve anksiyete gibi çeşitli ruhsal bozukluk belirtileri gösterebilirken, bazı bireyler ise bu olumsuz olayların meydana getirdiği ruh halinden kendilerini toplayabilme becerilerine sahip olabilmektedirler. Böylelikle eskisinden de daha da farkında ve anlamlı olarak yaşamlarına devam etmektedir" diyerek insan hayatındaki kriz anlarının iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.



Psikolojik sağlamlık nasıl artırılır?


Psikolojik sağlamlığı; "Pozitif psikoloji fikirlerin değerlendirildiğinde, insanların sıkıntılı ve zor yaşam durumlarından sonra kendilerini toparlayarak normal hayatlarına dönebilme becerisi psikolojik sağlamlık ile ifade edilmektedir. Psikolojik sağlamlık; Latince ‘resilire’ kökenli bir kavram olup ‘esnek olma’ anlamına gelmektedir" şeklinde tanımlayan Kaya, zorluklarla başa çıkmak için psikolojik sağlamlığın geliştirilebileceğini ifade etti. Psikolojik sağlamlığın gelişebilmesi için; bireyin zorluklarla mücadele edebilme ve zorlanma toleransının yüksek olması gerektiğini vurgulayan Kaya, anne-babanın çocuğu adına her şeyi yapmaması, zaman zaman çocuğun zorlanacağı görevler vermesi ve zorlanma toleransını artırması gerektiğini vurgulayarak, psikolojik sağlamlığın gelişmesi için zorlanma ve risk almanın önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.


Psikolojik sağlamlığın doğuştan gelen bir özellik olmadığını, geliştirilebilen bir özellik olduğunu vurgulayan Kaya, psikolojik sağlamlığın artırılmasında; "Bireysel, ailevi ve çevresel etmenler. Aile içi ilişkiler. Anne-baba tutumları, ilişkiler, eğitim seviyesi ve çocuk sayısı. Ekonomik durum. Anne-babanın hayatta olup olmaması. Fiziksel ya da ruhsal hastalık öyküsü. Kişiler arası ilişki ve sosyal destek. İhmal, istismar ve zorbalık yaşantısı. Kendini, bedenini ve duygularını tanıma. İhtiyaçlarını tanıma ve bu ihtiyaçlarını karşılamak için sorumluluk. Atılgan olmak, hayır demek ve gerektiğinde destek talep edebilmesi. Benlik saygısının yüksek olması. Etkili stresle baş etme ve problem çözme becerisi. Anlamlı bir yaşama sahip olma. Şimdi ve burada, anda yaşama" gibi etkenlerin yer aldığını ifade etti.


Gerçekleştirilen sunumların ardından Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencileri Sahra Basatoğrul, Zeynep Sena Yılmaz ve Cemre Nur Çinik sergiledikleri konser ile etkinlik sona erdi.



Hemşirelik Haftası’nda hemşirelerin önemi anlatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Bin 744 rakımlı Dinek Dağı’nda kartpostallık kış manzarası: Yeni yılın ilk gününde kar sevinci yaşandı Kırıkkale’de bulunan bin 744 rakımlı Dinek Dağı’nda, yılın ilk karıyla birlikte beyaza bürünen zirve ve dağın üzerinde süzülen yoğun bulutlar kartpostallık manzara oluşturdu. Soğuk ancak güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar ise zirveye çıkarak aileleriyle birlikte karın keyfini yaşadı. Kırıkkale’nin Balışeyh ilçe sınırlarında bulunan bin 744 rakıma sahip Dinek Dağı, 2026 yılının ilk gününde etkili olan kar yağışıyla beyaza büründü. Soğuk havanın hakim olduğu bölgede, karla kaplanan dağ ve üzerinde süzülen yoğun bulutlar havadan görüntülendi. Ortaya çıkan manzara kartpostallık görüntüler oluşturdu. Kar yağışını fırsat bilen vatandaşlar, soğuk ancak güneşli havayı değerlendirerek Dinek Dağı’na akın etti. Aileleriyle birlikte zirveye çıkan vatandaşlar, karın keyfini çıkararak doğayla iç içe vakit geçirdi. Kent merkezinde kar yağışı sınırlı seviyede kalırken, yüksek rakımlı bölgede kar kalınlığının daha fazla olduğu görüldü. Vatandaşlar, yeni yılın ilk gününde karla buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ve bu anları aileleriyle birlikte geçirmenin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Dinek Atlı Safari ve Doğa Parkı personeli Kenan Kayhan, uzun süredir beklenen kar yağışının 2026 yılının ilk gününde gerçekleştiğini belirterek, karın bölge için bereket ve sevinç kaynağı olduğunu söyledi. Kayhan, "Elhamdülillah, uzun zamandır beklediğimiz kar yağışı 2026 yılının ilk günü gerçekleşti. İki yıldır kar yağmıyordu. İnşallah rahmetiyle ve bereketiyle gelir, herkesin yüzünü güldürür. Çocukluk günlerimize yeniden döndük" dedi. Eşiyle birlikte çocuklarını alarak Dinek Dağı’na gelen Gönen çifti, şehir merkezinde kar yağışının etkili olmadığını, bu nedenle ailece zirveye çıkarak karın keyfini yaşamak istediklerini dile getirdi. Ebru Gönen, "Bugün şehrimize kar yağdı, çok mutluyuz. Buraya da eğlenmek için geldik. Ailece, çocuklarımızla birlikte zirveye çıktık; merkezde bu kadar kar yok. Yeni yıl bize uğurlu geldi. İnşallah bu şekilde geçmesini temenni ediyoruz" diye konuştu. Cüneyt Burak Gönen ise, "Yeni yıl karla birlikte geldi, çok mutluyuz. Bu heyecanı çocuklarımızla paylaşmak için buraya geldik. Kırıkkale’nin en çok kar yağan yerlerinden biri burası. Hep birlikte eğleneceğiz inşallah. Daha fazla kar yağarsa daha da keyifli olur" ifadelerini kullandı. Öte yandan İl Özel İdaresi ekipleri, kar yağışının ardından bölgede ulaşımın aksamaması için çalışma başlattı. Kar küreme araçlarıyla dağ yollarında yapılan çalışmalarla, karla kaplanan güzergâhlar kısa sürede ulaşıma açıldı.
Zonguldak Zonguldak’ta yoğun kar mesaisi, 61 köy yolunda çalışma sürüyor Zonguldak genelinde etkisini gösteren yoğun kar yağışı ulaşımda aksamalara neden oluyor. Kar yağışının yoğunlaştığı Zonguldak-Ereğli kara yolu uzun araç trafiğine kapatılırken, il genelinde 61 köy yolunda yol açma çalışmaları aralıksız devam ediyor. Kent merkezinde ve yüksek kesimlerde sabah saatlerinden itibaren etkisini artıran kar yağışı, hayatı olumsuz etkiliyor. Özellikle Zonguldak-Ereğli kara yolunda yoğunlaşan kar yağışı nedeniyle sürücüler zor anlar yaşadı. Güzergahta zaman zaman araç kuyrukları oluşurken, trafik ekipleri bölgede önlemlerini artırdı. Karayolları ekiplerinin kar küreme ve tuzlama çalışması yaptığı yolda, tır ve kamyon gibi uzun araçların geçişine izin verilmiyor. Diğer araçların ise ancak kış lastiği ve zincir ile geçişlerine müsaade ediliyor. Öte yandan, yoğun kar yağışı nedeniyle il genelinde 61 köy yolunda ulaşımda aksamalar yaşanıyor. İl Özel İdaresi ekipleri, kapalı köy yollarını açmak ve iyileştirmek için iş makineleriyle yoğun bir çalışma yürütüyor. Zonguldak-Ankara kara yolu Sapça mevkiinde bir tırın yoldan çıkması sebebiyle uzun araç kuyrukları oluştu. Ekiplerin kurtarma çalışması sonrası yolun yeniden trafiğe açılması bekleniyor. Zonguldak Valiliği’nden saat 12.00 itibarıyla yapılan yol durumu bilgilendirmesinde ise Jandarma, Emniyet, Karayolları, İl Özel İdaresi ekipleri başta olmak üzere tüm ekiplerin sahada olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Kar yağışı ve yağmurun etkili olduğu bölgelerde tuzlama, yol açma, trafik akışını düzenleme ve elektrik sağlanmasına yönelik çalışmalar aralıksız devam etmektedir. Olası olumsuzluklara karşı ekiplerimiz kritik noktalarda hazır beklemekte, sürücülerin ve vatandaşlarımızın güvenliği için kontroller titizlikle yürütülmektedir. Zonguldak - Ereğli güzergâhımızda kar yağışı mevcut, yolumuz uzun araçlara kapalı, diğer araçlara kış lastiği ve zincir şartıyla açıktır. Vatandaşlarımızın dikkatli olmaları, trafik kurallarına riayet etmeleri, kar lastiği kullanmaları ve zorunlu olmadıkça olumsuz hava şartlarında trafiğe çıkmamaları önemle rica olunur."
Gaziantep Şehitkamil sokak hayvanlarını unutmadı Gaziantep genelinde etkili olan yoğun kar yağışı ve soğuk hava şartlarıyla birlikte Şehitkamil Belediyesi, yalnızca insan odaklı değil, can dostlarını da kapsayan örnek bir çalışmaya imza attı. İlçeyi etkisi altına alan olumsuz hava şartlarına karşı tüm birimleriyle sahada olan Şehitkamil Belediyesi, sokak hayvanlarını da unutmadı. Zorlu kış şartlarında yiyecek bulmakta güçlük çeken sokak hayvanlarının mağduriyet yaşamaması adına belediye ekipleri, ilçe genelindeki parklar, yeşil alanlar ve hayvanların yoğun olarak bulunduğu noktalara düzenli olarak yem ve mama bıraktı. Özellikle kar yağışının etkisini artırdığı günlerde çalışmalarını yoğunlaştıran ekipler, parklar ve mesire alanlarında belirlenen noktalara mama ve yem bırakırken, vatandaşlardan gelen ihbar ve talepleri de anında değerlendirdi. Şehitkamil Belediyesi’nin duyarlı yaklaşımı, hayvansever vatandaşlar tarafından da takdirle karşılandı. "Şehitkamil’de hiçbir canlı yalnız değil" Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, sosyal belediyecilik anlayışının yalnızca insanları değil, tüm canlıları kapsadığını vurguladı. Yılmaz, "Kış şartları hemşerilerimiz için olduğu kadar sokak hayvanlarımız için de oldukça zor geçiyor. Şehitkamil’de hiçbir canlının yalnız kalmasına gönlümüz razı değil. Ekiplerimiz, kar yağışı süresince sahada olarak can dostlarımızın beslenme ihtiyacını karşılamaya devam ediyor. Zorlu kış günlerinde de her canlının yanındayız" dedi. Yılmaz ayrıca, vatandaşlara da çağrıda bulunarak, imkânı olan herkesin sokak hayvanları için kapılarının önüne bir kap mama ve su bırakmasının büyük bir fark oluşturacağını belirtti.