KÜLTÜR SANAT - 28 Haziran 2021 Pazartesi 13:20

Osmanlı Döneminde Anadolu’dan Balkanlara Türk Göçü ve İskânı konferansı

A
A
A
Osmanlı Döneminde Anadolu’dan Balkanlara Türk Göçü ve İskânı konferansı

Trakya Üniversitesi, Balkan Araştırma Enstitüsü tarafından düzenlenen “Osmanlı Döneminde Anadolu’dan Balkanlara Türk Göçü ve İskânı” başlıklı çevrim içi konferansta Ankara Üniversitesinden Prof.

Trakya Üniversitesi, Balkan Araştırma Enstitüsü tarafından düzenlenen “Osmanlı Döneminde Anadolu’dan Balkanlara Türk Göçü ve İskânı” başlıklı çevrim içi konferansta Ankara Üniversitesinden Prof. Dr. Levent Kayapınar’ı konuk etti.


Bizans ve Osmanlı tarihine ilişkin çalışmaları ile tanınan ve bu alanda çok sayıda yayını bulunan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Levent Kayapınar, Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Osmanlı Döneminde Anadolu’dan Balkanlara Türk Göçü ve İskânı” başlıklı bir konferans gerçekleştirdi.


Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. İbrahim Kelağa Ahmet’in açılış konuşması ile başlayan konferansa, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yüksel Topaloğlu, Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Balkan Araştırma Enstitüsü Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Günşen, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Nurten Çetin ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Çağdaş Yunan Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Esin Ozansoy’un yanı sıra öğretim üyeleri, araştırma görevlileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.


Prof. Dr. Levent Kayapınar, Balkanlarda Türk varlığına ilişkin birçok tez olmasına rağmen söz konusu coğrafyada Türklerin varlığını M.S. 4. yüzyıla kadar götürmenin mümkün olduğunu belirterek başladığı konuşmasında Prof. Dr. Kemal Karpat’ın “Türkler, Balkanlarda Slavlardan daha kadim bir millettir” sözüne atıfta bulundu.


Türklerin Balkanlara iskânına ilişkin Osmanlı kayıtlarında yer alan bilgilerden örnek veren Prof. Dr. Levent Kayapınar, “Rodop dağlarının her iki tarafında yaşayan Yörük gruplarını adlandırmak için Tanrıdağı adından istifade edilerek Tanrıdağı Yörükleri ismi kullanılmıştır. Osmanlı, Balkanlara daha önceki Türk kavimlerinden farklı olarak akınlar düzenleyip geri çekilmeden ziyade stratejik olarak yerleşme, burayı vatan tutma anlayışıyla hareket etmiş ve bunu da Anadolu’dan Balkanlara Türk kökenlileri yerleştirerek yapmıştır” ifadelerini kullandı.


Ayrıca Balkan tarih yazımında Balkan Türkleri ile ilgili karşıt tezlere de değinen Prof. Dr. Levent Kayapınar, çağlar boyunca Balkan coğrafyasına gelen ve yerleşen Türk boylarını arşiv kaynaklarında yer alan bilgiler doğrultusunda aktardı.


Sunumunda Osmanlı kaynaklarının yanı sıra Bizans kaynaklarına da değinen Prof. Dr. Levent Kayapınar, “Karadeniz’in kuzeyinden gerçekleşen Türk göçünden sonra Anadolu’dan Balkanlara yapılan göçler Anadolu Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı gerçekleşmiştir. Bu döneme ilişkin Türklerin Balkanlardaki varlığını açıklayacak en isabetli tespit de Polonyalı Türkolog Tadeusz Kowalski’den gelmiştir” dedi.


Dobruca Türklerinin Türkçesi üzerine hazırladığı çalışmasında Kowalski’nin filolojik olarak üç dil katmanına rastladığını ifade eden Prof. Dr. Levent Kayapınar, “Bu katmanlardan ilki İslam öncesi ve sonrası Kuzey Türkçesi, ikincisi Selçuklu dönemi Anadolu Türkçesi ve sonuncusu ise Osmanlı dönemi Türkçesidir. Bu veriler, Türklerin Balkan coğrafyasındaki tarihi ile de uyum içindedir” şeklinde konuştu.


Prof. Dr. Levent Kayapınar ayrıca Osmanlı öncesi Aydınoğlu Umur Bey’in 1345 Trakya seferi örneğini vererek bölgede Osmanlı öncesi Türk boylarının bulunduğunun Bizans tarihçisi Kantakuzenos tarafından da teyit edildiğini ifade etti. Türklerin Balkan coğrafyasına iskânına ilişkin aslında benzer bilgilerin Aşıkpaşazâde, Oruç Bey ve Neşrî gibi önemli Osmanlı tarih yazarlarının çalışmalarında da yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Levent Kayapınar, Osmanlı’nın Fatih Sultan Mehmed’e kadar izlediği iskân politikası hakkında hem Osmanlı arşiv belgelerinden hem de Bizans kaynaklarından yararlanarak oldukça detaylı bir anlatımda bulundu.


Türklerin Anadolu’dan Balkanlara yaptığı sistematik göç ve iskân siyaseti sayesinde Balkanlarda günümüze kadar ulaşan ve Türkçe konuşan Müslüman nüfusun oluştuğu bilgisini de ekleyen Prof. Dr. Levent Kayapınar, “Anadolu’dan Balkanlara giden din adamlarının kurdukları tekke, zaviye ve vakıflar yoluyla Balkanlarda İslam dininin yerleştiğini görüyoruz. Osmanlı medeniyetine ait kültür varlıkları ise hanedan üyeleri, akıncı beyleri, devlet ümerası ve halkın girişimleri ile gerçekleştirilen imar faaliyetleri ile oluşmuştur. Bu eserlerin pek çoğu bugün hala Balkanlardaki en önemli sanat eserleri olarak dikkati çeker” ifadelerine yer verdi.


İki buçuk saat boyunca devam eden konferans, katkılar ve soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Emre Akbaba: "Yıllardır Süper Lig’deyim, böyle bir hikaye görmedim" Eyüpspor’un futbolcusu Emre Akbaba, yaşadıkları tüm zorluklara rağmen ligde kalmayı başardıkları için mutlu olduklarını belirterek, "Yıllardır Süper Lig’deyim, böyle bir hikâye görmedim" dedi. Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Eyüpspor, deplasmanda Fenerbahçe ile 3-3 berabere kaldı. Bu sonuçla birlikte ligde kalan Eyüpspor’da Emre Akbaba, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Son haftalarında elde ettikleri başarılı sonuçların ardından ligde kaldıkları için mutlu olduklarını söyleyen Akbaba, "Ben oyuna girerken diğer maçların skorlarını sormadım. Yedek kulübesindeki o yüz ifadelerinden dolayı durumu anladım. 3-2 geriye düştük. Bizim için zor bir mücadele oldu. Yeni kurulan, genç oyuncular, Süper Lig tecrübesi olmayan oyuncular. Takım arkadaşlarım inanılmaz bir mücadele verdi. Genç arkadaşlarıma tecrübeli arkadaşlarım yardım etti. Atila hocam ekibiyle bize inanılmaz destek oldu. Güzel bir hikaye yazdık. Çünkü ikinci devre başında herkesin bu takım kesin düştü dediği bir takımdı. Yıllardır Süper Lig’deyim, böyle bir hikaye görmedim. Takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum, alınlarından öpüyorum. Güzel bir hikaye yazdık diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Bizim için kolay olmadı ama çok şükür başardık" Maçın son bölümünde 3-2 geriye düşmelerine rağmen attıkları golle ligde kalmayı başarmalarının hatırlatılması üzerine Akbaba, "Gerçekten zor, maddi anlamda da sıkıntılar yaşadık. Takım arkadaşlarım, özellikle tecrübeli oyuncular bunu hiçbir zaman yansıtmadı. Birlik, beraberlik içerisinde tuttu. Bizim için kolay olmadı ama çok şükür başardık" cümlelerine yer verdi.
İstanbul Talha Ülvan: "Golün nasıl olduğunun önemi yok" Eyüpspor’un futbolcusu Talha Ülvan, mücadelede 2-0 öne geçmelerine rağmen 3-2 geriye düştükleri maçta attığı golle takımının ligde kalmasını sağladı. Golüyle ilgili konuşan Ülvan, "Golün nasıl olduğunun bir önemi yok. İsterse kulağına çarpsın, gol goldür" dedi. Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Eyüpspor, deplasmanda Fenerbahçe ile 3-3 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından takımının 3. golünü atan Eyüpsporlu futbolcu Talha Ülvan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Maç öncesi ısınma sırasında takım arkadaşı Anıl Yaşar’a bu karşılaşmada gol atacağını söylediğini belirterek sözlerine başlayan Ülvan, "Buna inandım. Tüm takıma inandım. Bunu zaten her maçtan önce söylüyorum herkese. Tüm camia bunu hak ediyor. Böyle bir senaryo bizi çok sevindirdi. Fenerbahçe geri dönmeseydi yine çok sevinecektik ama bu şekilde gerçekten dizi gibi oldu. Bu seneyi heyecanlı bir dizi gibi yorumlayabilirim" şeklinde konuştu. "Golün nasıl olduğunun önemi yok" Attığı golle takımının Süper Lig’de kalmayı başardığının hatırlatılması üzerine Ülvan, "Ben şut atmayı severim. Şut çalışıyorum, uzaktan vurmayı severim. Rotario da nasıl bir oyuncu olduğumu biliyor ve topu bana yumuşak bıraktı. Top gelince kaleye vurmam gerektiğini biliyordum. Allah da yardım etti, top Oosterwolde’nin sırtına çarptı. Golün nasıl olduğunun önemi yok. İsterse kulağına çarpsın, gol goldür. Şu anda belki duygu gösteremiyorum ama hala golün şokunu yaşıyorum. Ne zaman anlayacağım hala bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "Gerçekten dizi senaryosu gibiydi" Maçın son dakikalarında yaşadıkları heyecana da değinen Ülvan, "Gerçekten dizi senaryosu gibiydi. Herkes sandalyenin ucunda oturuyordu. Yardımcı hocamız rahatsızlandı, kendisine geçmiş olsun diliyorum. Ama bu heyecanla bunun olması normal. Ligde tutunma mücadelesinden sonra ortamın kötü olması imkansız" cümlelerine yer verdi. "Eyüpspor formasıyla elimden gelenin fazlasını vereceğim" Talha Ülvan, son olarak kariyerinin ilerleyen dönemiyle ilgili ise şunları söyledi: "Hala 2 sene sözleşmem var Eyüpspor’da. Bu sezon Süper Lig’de ilk senem. Eyüpspor formasıyla elimden gelenin fazlasını vereceğim. Bunu zaten maçlarda gösterdim. Eyüpspor’da yüzde 100 devam."