- 15 Temmuz 2021 Perşembe 23:10

Vali Canalp: “Milletimiz tarih boyunca bedel ödeyerek hayatta kalmış ve bugüne gelmiştir”

A
A
A
Vali Canalp: “Milletimiz tarih boyunca bedel ödeyerek hayatta kalmış ve bugüne gelmiştir”

Edirne Valisi Ekrem Canalp, “Cennet bir vatan üzerinde yaşıyoruz.

Edirne Valisi Ekrem Canalp, “Cennet bir vatan üzerinde yaşıyoruz. Ama zor bir coğrafyanın üzerine konuşlanmış bir cennetin içinde yaşıyoruz. Bu cennetin üzerinde yaşamanın yüklediği bir bedel var. Milletimiz sürekli olarak tarih boyunca bu bedeli ödeyerek hayatta kalmış ve bu güne gelmiştir” dedi.



15 Temmuz ‘Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlenirken, demokrasi şehitleri ise Türkiye’nin dört bir yanında Türk bayrakları ile anıldı. Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin 5. yılında Edirne Valiliği tarafından Atatürk Anıtı önünde anma programı düzenlendi. Tören alanına girişte hazır bekleyen Edirne İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, geniş güvenlik tedbirleri aldı. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Atatürk Anıtı’nda etkinlik düzenlendi. Programa katılan çok sayıda vatandaş ellerinde Türk bayraklarıyla o gece hayatını kaybeden 251 şehidi andı.



“Bizim vatanımız medeniyetlerin fay hattı üzerindedir”


Vatanın kıtaların kesişme noktası olduğunu söyleyen Vali Canalp, “Bizim vatanımız medeniyetlerin fay hattı üzerindedir. Bizim vatanımız aynı zamanda iklimlerin dahi kesiştiği bir noktadadır. Son 40 yıl içerisinde dünyada meydana gelen savaşlara ve çatışmalara yukarıdan aşağı doğru sıralayın şunu göreceksiniz ki dünyadaki savaşların çok mühim bir kısmı yine bizim coğrafyamız üzerinde bunların da çok önemli bir kısmı bize komşu olan ülkeler üzerinde gerçekleşmiştir. Cennet bir vatan üzerinde yaşıyoruz. Ama zor bir coğrafyanın üzerine konuşlanmış bir cennetin içinde yaşıyoruz. Bu cennetin üzerinde yaşamanın yüklediği bir bedel var. Milletimiz sürekli olarak tarih boyunca bu bedeli ödeyerek hayatta kalmış ve bu güne gelmiştir” ifadelerine yer verdi.



“Türk milletinin temellerinin ne kadar sağlam olduğunu hesaba iyi katamadılar”


Türk milletinin bu bedeli Çanakkale’de ödediğine değinen Vali Canalp, “15 Temmuz 2016 tarihinde ise Devletimiz, milletimiz bambaşka bir bedel ödemek zorunda kaldı. Ordumuzun içinde çöreklenmiş bizim ordumuzun üniformalarını giymiş olan bir kısım hainler milletin kendilerine vermiş olduğu silahları milletimize doğrultmakta hiçbir tereddüt göstermediler. O gece milletimiz 251 şehit 2 bin 196 gazi verdi. O gaziler şimdi bizimle birlikte yaşamaya devam ediyor. Dünya demokrasi tarihine altın harflerle yazdırdığımız bir destanı geçirdi o gece. Rabbim bir kez daha bize böyle destanlar yaşamak zorunda bırakmasın. Milletimize bu bedeli ödeten hainler aslında her şeyi hesaplamışlardı. Ama bir şeyi gözden kaçırdılar. O da Türk milletinin temellerinin ne kadar sağlam olduğunu hesaba iyi katamadılar. Bu milletin bir gün vazifeye atılmak zorunda kalırsa içinde bulunduğu ahval ve şeraitini düşünmeyeceksin diyen bir kurucusu olduğunu hesaba katamadılar. Bu milletin başında Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin olduğunu da yine hesaba katamadılar” şeklinde konuştu. Vali Canalp, Türkiye Cumhuriyeti gibi aynı anda bu kadar çok terör örgütü ile mücadele etmek zorunda kalan başka bir devlet ve milletin olmadığına vurgu yaptı.



“Bizler 15 Temmuz gecesi sadece darbe teşebbüsünü engellemedik”


Türkiye üzerindeki uğraş ve emellerin bitmeyeceğini aktaran Vali Canalp, “Türkiye 15 Temmuz’la bütün ihanet ve kötülüğüne rağmen sadece bir darbe teşebbüsünü engellemekle kalmadı. Hedef sadece darbeden ibaret değildi. Hedef çok daha büyüktü. Hedef, Türkiye’den bir Afganistan çıkartabilmekti. Hedef, Türkiye’den bir Suriye, Irak ve Libya çıkartabilmekti. Bizler 15 Temmuz gecesi sadece darbe teşebbüsünü engellemedik. Vatanımızın birliğini de, devletimizin varlığını da savunduk. Herkese gösterdik ki Türk Milleti kendisine karşı kurulmuş olan bütün komploların üstesinden gelebilecek kudret ve dirayettedir” dedi.



“Biz böyle kaldıkça Türkiye düşmeyecek”


Her 15 Temmuz’da hatırlanması gereken bir şey olduğunu dile getiren Vali Canalp, “bBzler her zaman için Dünya’daki her milletten daha uyanık olmak zorundayız. Şunu da tekrarlamamız gerekiyor ki 15 Temmuz’da hain bir terör örgütü devletimizin en şerefli kurumunun mensuplarının üzerinde taşıdıkları üniformaları giydiler. Ama unutmamalıyız ki bizim milletimiz ordu millettir. Bizler ordumuza sahip çıktıkça kurulmuş komplolar ne olursa olsun bizler canlı ve diri kalmaya ve bu vatan üzerinde hür bir şekilde yaşamaya devam edeceğiz. Biz böyle kaldıkça bu devletin ve milletin sembolü olan bu bayraklar asla inmeyecektir. Biz böyle kaldıkça Türkiye düşmeyecek ve geçilemeyecektir” ifadelerini kullandı.



Gündüz kabir ziyaretleri yapıldı ve Selimiye Camii’nde mevlit okutuldu. Anıt önünde düzenlenen anma töreninde Edirne Selimiye Camii imamı Yusuf Serenli Kur’an-ı Kerim okudu. Tüm camilerden aynı anda sela okundu. Devlet Türk Müziği Topluluğu Balkan ve Kahramanlık Türküleri Konseri ve Edirne Belediye Bandosu konseri kulakların pasını sildi.



Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda şehitler için dua okundu. Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişimi ile ilgili hazırlanan videolar sinevizyon aracılığı ile vatandaşlara izletildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması meydanda büyük ekrana yansıtıldı. Vatandaşlar bu anı cep telefonlarına kaydetti. Selimiye Camii minareleri arasına günün anısına ‘Türkiye Geçilmez’ yazılı mahya asıldı. Mahya kentin çeşitli noktalarından görüldü.



Covid-19 salgın tedbirleri kapsamında maske ve sosyal mesafe kuralına göre gerçekleştirilen programda, yoğun kalabalığın oluşmasına izin verilmedi.



Düzenlenen etkinliğe Edirne Valisi Ekrem Canalp ve Eşi Dr. Ayten Canalp, Belediye Başkanı Recep Gürkan, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu, Başsavcı Vekili Esref Çağdaş Bal, Emniyet Müdürü Mustafa Alçalar, AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, Baro Başkanı Tacettin Sivrikaya, MHP İl Başkanı Zakir Tercan, kamu kurum ve kuruluşların müdürleri, şehit yakınları, gaziler ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur 39 yıldır korunan ve sadece bilim insanlarına hizmet veren orman Burdur’un Bucak ilçesinde bulunan ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) ekiplerince koruma altında tutulan Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, baharın gelişiyle birlikte adeta renk cümbüşüne büründü. Dünyada yalnızca belirli bölgelerde görülen Anadolu Sığla Ağacı’na ev sahipliği yapan alan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için gelen misafirlerini ağırladı. Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Kargı köyü sınırlarında yer alan Sığla Ormanı Tabiatı Koruma Alanı, dünyada ender rastlanan Anadolu Sığla Ağacı (Liquidambar orientalis) türünün yaşam alanları arasında bulunuyor. Türkiye’de yalnızca Burdur ve Muğla’da doğal yayılış gösteren bu özel orman, sahip olduğu endemik yapı nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü Burdur Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 7 gün 24 saat korunuyor. Burdur-Isparta-Antalya sınırlarının kesişim noktasında, Aksu Çayı yatağı kenarında ve Karacaören I Baraj Gölü mansabında bulunan alan, eşsiz ekosistemi ve izole yapısı nedeniyle 27 Temmuz 1987 tarihinde "Tabiatı Koruma Alanı" ilan edildi. Toplam 83,82 hektarlık alanı kapsayan bölgeye yalnızca bilimsel ve akademik çalışmalar kapsamında özel izinle giriş yapılabiliyor. Baharın etkisiyle yeşil tonlarına bürünen ormanda oluşan manzara havadan dron ile görüntülendi. Anadolu Sığla Ormanı sadece Fethiye ve Bucak’ta Burdur Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü Gökhan Albayrak, "83 hektar alanımız 1987 yılında koruma alanı ilan edilmiştir. Toplamda burada 6 bin metrekare sığla ağacımız mevcuttur. Sığla ağaçlarımızın burada koruması ve dışarıdan etkilerden korumak amaçlı sadece biz bilimsel çalışma amacıyla açıyoruz. Buraya girmek isteyen arkadaşlarımız bize başvuru yapıyorlar. Biz de bu onayları sadece bilimsel çalışma için yapıyoruz. Dışarıdan gelenler bizim koruma ekiplerimiz ile beraber çalışma yapıyorlar. Sığla ormanı dünyada, Güney Kore ve Amerika’da mevcuttur, Anadolu Sığla Ormanı ise sadece Fethiye ve Bucak’ta bulunuyor. Sığla ağacı parfümeri sanayide kullanıyordu ama şu an için ülkemizde sığla yağı üretimi yapılmamaktadır. Bunun temel sebebi ise sentetik ürünler çoğaldığı için artık sığla ağaçları sadece korunuyor" dedi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde koruma altına alınan Sığla Ormanını yürüyüşü yapan gençler ise essiz doğanın tadını çıkardıklarını belirterek doğanın korunması gerektiğini hatırlattı.
Kütahya Kütahya’daki trafik kazasında 22 yaşındaki genç hayatını kaybetti Kütahya’da içerisinde 5 kişinin bulunduğu otomobilin karıştığı kazada 22 yaşındaki genç hayatını kaybetti, 1’i ağır 4 kişi yaralandı. Kütahya merkez Demirciören köy yolu üzerinde gece yaşanan kazada, içerisinde 5 kişinin bulunduğu otomobil henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak kaza yaptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada araçta bulunan 5 kişi yaralanırken, sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahaleleri yapıldı. Yaralılardan 22 yaşındaki Furkan Okayay, ambulansla hastaneye kaldırıldığı sırada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Genç yaşta yaşamını yitiren Furkan Okayay’ın ölümü ailesi, yakınları ve sevenlerini yasa boğdu. Kazada yaralanan kişilerden birinin durumunun ağır olduğu öğrenilirken, diğer yaralıların hastanedeki tedavilerinin sürdüğü bildirildi. Öte yandan, Ülkü Ocakları Kütahya Şube Başkanı Veli Özdamar da yayımladığı taziye mesajında, Furkan Okayay’ın Ülkü Ocakları Ortaöğretim Birim Başkanı olarak görev yaptığını belirterek, "Ocak yönetimimizin değerli bir parçası, Orta Öğretim Birim Başkanımız Furkan Okayay kardeşimiz Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Beraber omuz omuza yürüdüğümüz, davamıza ve gençliğimize büyük emekleri geçen değerli kardeşimizin vefatı bizleri derin bir üzüntüye boğmuştur" ifadelerini kullandı. Özdamar, mesajının devamında merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diledi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı Hollanda merkezli uyuşturucu kartelinin kritik isimlerinden kırmızı bültenle aranan Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. 2024’te de kokain ticaretinden dolayı Türkiye’de yakalanan, ancak bir süre sonra salıverilen şüpheli, Hollanda yetkili makamlarınca, "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında ülkesine iadesi isteniyor. Alınan bilgiye göre, ülkesinde önde gelen uyuşturucu kartelinin baronlarından biri olduğu belirtilen ve Interpol’ün uluslararası düzeyde kırmızı bültenle aradığı Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, MİT, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube ile Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerinin radarına girdi. Hollandalı uyuşturucu baronu Johannes Leijdekkers liderliğindeki kartelin en kritik isimleri arasında yer alan Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Hollanda makamlarınca, uyuşturucu kaçakçılığı nedeniyle "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında hakkında kırmızı bültenle aranıyordu. Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers’in kardeşi olan 51 yaşındaki Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in Pendik’te olduğunu belirleyen güvenlik ve istihbarat birimleri, belirlenen adrese dün operasyon düzenledi. Yakalanarak gözaltına alınan Leijdekkers, emniyete götürüldü. "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" suçundan Türkiye’de ilgili adli makamlarca verilmiş yakalama emri kapsamında aktif olarak aranan 51 yaşındaki Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in emniyetteki ifadesi devam ediyor. 2024 yılında polis tarafından gözaltına alındıktan sonra yargılama sürecinde firar etmişti Hollandalı uyuşturucu baronu Joseph Johannes Leijdekkers liderliğindeki çetenin Türkiye’de saklanan yönetici ve mensuplarına Haziran 2023’te yapılan operasyonlarda 34 kişi gözaltına alınmıştı. 2023 ve 2024 yıllarında suç ağına yönelik polisiye operasyonlarda, çete üyelerine ait 1,1 milyar liralık mal varlığına el konmuştu. Kartelin önde gelen isimlerinden "Kara Mamba" lakaplı Isaac Bignan ve Jurean Anthony Finix de yakalananlar arasındaydı. 2024’te yakalandıktan sonra yargılama sürecinde arasında Leijdekkers’in de bulunduğu bazı şüpheliler serbest bırakılmıştı. Savcılığın tahliye kararlarına itirazını kabul eden İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi; Abdullah Alp Üstün, oğlu Efe Alp Üstün, Aziz Demir, Bahadır Mert Oğur, Eric Schroeder, Selçuk Aydın ve Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in yeniden tutuklanmasına karar vermiş, ancak tüm sanıkların firar ettiği ortaya çıkmıştı. O tarihlerde 82 yıla kadar hapisle yargılanan 15 mafya üyesini tahliye eden 15. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve heyeti HSK kararıyla açığa alınmıştı.
Sivas Tarihi Gürün Ulu Cami yıl sonunda ibadete açılacak 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan ve uzun süredir ibadete kapalı olan Gürün Ulu Camii’nde restorasyon süreci planlanan şekilde ilerliyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından cami yıl sonunda tekrardan cemaatiyle buluşacak. Sivas’ın Gürün ilçesinde bulunan ve 15’inci yüzyılda yapıldığı düşünülen tarihi Ulu Camii, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gördü. Son olarak 1922 yılında onarılarak ibadete açılan caminin, yaşanan iki büyük deprem sonrası minare ve kubbe kısmında ciddi hasar oluştu. Depremin ardından yapılan hasar tespit çalışmalarının ardından yaklaşık 3 yıldır ibadete kapalı olan tarihi yapının aslına uygun şekilde restore edilmesi için çalışma başlatıldı. Tarihi caminin restorasyonu için 50-60 milyon liralık maliyet öngörülürken, ekiplerin çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüğü öğrenildi. Devam eden restorasyonla alakalı açıklama yapan Gürün Belediye Başkanı Nami Çiftçi, restorasyon çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini belirterek caminin yıl sonuna doğru yeniden ibadete açılmasının hedeflendiğini ifade etti. "Ekim-Kasım aylarında yeniden ibadete açmayı planlıyoruz" Belediye olarak da üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirdiklerini belirten Başkan Çiftçi, "2023 yılında yaşanan 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde hasar alan Gürün Ulu Camimiz, o günden bu yana sürdürülen hummalı restorasyon çalışmalarıyla, inşallah en kısa sürede yeniden ayağa kalkacak. Şu an gerçekleştirilen çalışmalar doğrultusunda, camimizi yıl sonuna doğru, Ekim-Kasım aylarında yeniden ibadete açmayı planlıyoruz. Devlet büyüklerimizin himayelerinde, emeği geçen tüm hemşerilerimizin destekleriyle Ulu Camimizi tekrar ibadete kazandıracağız. Depremin ardından yapılan hasar tespit çalışmalarıyla birlikte, Ulu Camimizin aslına uygun şekilde restore edilmesi için 50-60 milyon liralık bir maliyet ortaya çıktı. Bizler de kaymakamlığımızla birlikte üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirerek, yüklenici firmanın işini kolaylaştırmaya ve restorasyonun en kısa sürede tamamlanması için mücadele etmeye devam ediyoruz" dedi.