EĞİTİM - 20 Eylül 2021 Pazartesi 16:42

Rektör Tabakoğlu: “Batı Trakyalı öğrencilere kapılarımız sonuna kadar açık”

A
A
A
Rektör Tabakoğlu: “Batı Trakyalı öğrencilere kapılarımız sonuna kadar açık”

Türkiye’de, Balkanlar ve Batı Trakya’dan en fazla öğrenciye ev sahipliği yapan Trakya Üniversitesi, ilk misafirlerini ağırladı.

Türkiye’de, Balkanlar ve Batı Trakya’dan en fazla öğrenciye ev sahipliği yapan Trakya Üniversitesi, ilk misafirlerini ağırladı. 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılında Trakya Üniversitesini kazanan ve kesin kayıt işlemlerini tamamlamak üzere Batı Trakya’dan Edirne’ye gelen İskeçeli öğrenciler, Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ve üniversite yöneticileri ile bir araya geldi.


Türkiye’de yükseköğretim alanında uluslararası öğrenciler için çekim ve cazibe merkezi olma yolunda önemli bir ilerleme kaydeden ve Balkanlar başta olmak üzere 80 farklı ülkeden binlerce uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapan Trakya Üniversitesi, Batı Trakya’dan gelen öğrencilerini ağırladı.


2021-2022 Eğitim-Öğretim yılında yurt dışından öğrenci kabulü ile Trakya Üniversitesinin farklı bölümlerine yerleşen çok sayıda İskeçeli öğrenci, kesin kayıt işlemlerini tamamlamak ve üniversitenin açtığı Türkçe Yeterlilik Sınavı’na girmek için Trakya Üniversitesi’ne geldi. Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi önünde toplanan Batı Trakyalı öğrencileri, Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ile birlikte Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Türkyılmaz, Öğrenci İşleri Daire Başkanı Türker Tüküç ve Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi çalışanları karşıladı. Oldukça samimi ve sohbet havasında gerçekleşen buluşma, çay ve simit ikramıyla başladı. Öğrencilerle tek tek tanışarak kazandıkları bölüm ve okullar hakkında bir süre sohbet eden Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulunarak, başarılar diledi.



"Türkiye’de, en çok Balkanlı öğrenciye ev sahipliği yapan üniversiteyiz"


Trakya Üniversitesinin gerek Balkanlar’dan gelen öğrenci sayısı gerek Balkanlar odaklı çalışmaları ile Türkiye’deki en önemli eğitim kurumlarının başında geldiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, “Trakya Üniversitesi’nin uluslararası olmasına büyük önem veriyoruz. Göreve geldiğimizde bin 300 olan uluslararası öğrenci sayısında bu yıl 6 bini geçmeyi hedefliyoruz. Bunun yaklaşık 5 bini Balkanlardan geliyor. Türkiye’de, en çok Balkanlı öğrenciye ev sahipliği yapan üniversiteyiz. Balkan üniversitelerinin iştirakiyle çok güçlü bölgesel bir kuruluş olan Balkan Üniversiteler Birliği’nin kurucu üyesi ve kalıcı genel sekreteriyiz. Şu an 81 olan üye sayısının yakın gelecekte 100’ü geçmesini bekliyoruz. Mezunlarımız; iş dünyası, devlet kurumları, akademik dünya ve uluslararası kurumlarda karar alma mekanizmalarının her kademesinde etkin bir şekilde görev alıyorlar” ifadelerini kullandı.


Trakya Üniversitesi olarak Balkanlara ve Batı Trakya’ya her zaman ayrı bir önem verdiklerini belirten Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, “Batı Trakya’ya bir sözümüz var. Trakya Üniversitesi’nde okumak isteyen tüm Batı Trakyalı öğrencilere, kapılarımızı sonuna kadar açık tutuyoruz. Özel kontenjanlar açarak, mevcut kontenjanları her geçen yıl artırarak daha fazla gencimize üniversite imkânı sunuyoruz. Yeter ki evlatlarımız okusunlar, hayallerinden vazgeçmesinler. Burada gelip öğrenim görüp kendilerini her alanda geliştirebilsinler, ilgi alanlarını bulabilsinler. Batı Trakya’da yaşayan tüm soydaşlarımıza, evlatlarımıza destek olmaya devam edeceğiz” dedi.



“Trakya Üniversitesi büyük bir aile ve sizler de artık bu ailenin birer parçasısınız.”


Trakya Üniversitesi’ne gelen uluslararası öğrencilerin her zaman yanında olduklarını aktaran Rektör Yardımcısı ve Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Murat Türkyılmaz da, “Öğrencisinden mezununa, akademisyeninden çalışanına kadar Trakya Üniversitesi büyük bir aile ve sizler de artık bu ailenin birer parçasısınız. Burada görev yapan tüm personelimiz ile siz evlatlarımıza mutlu ve huzurlu bir aile ortamı sunmak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Burada size her konuda destek ve yardımcı olacak işin ehli, güçlü bir ekip var. Bazı bölgeler var ki bizler için ayrı bir öneme sahip. Bunların başında da tabi ki Batı Trakya geliyor. Buradan üniversitemizde bin 200’ün üzerinde öğrencimiz var. Yani siz arkadaşınızı İskeçe’den, Gümülcine’den daha kolay burada bulursunuz. Burası sizin yeriniz, eviniz. Bizler her zaman sizlerin yanındayız. Eğitiminizin sonunda donanımlı bir şekilde ülkenize dönüp çok iyi hizmetlerde bulunacağınıza inanıyoruz” şeklinde konuştu.



“Hayalini kurduğum yerdeyim”


Batı Trakya’dan gelen ve Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne yerleşen Sudenaz Belük, hayalini kurduğu üniversitede olmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, “Hayatımın en önemli anlarından birini yaşıyorum. Bugün burada olmaktan çok mutluyum. Trakya Üniversitesi’nde eğitim almak Batı Trakya’daki pek çok gencin hayali. Hayallerimize kavuşmamıza yardımcı oldukları için teşekkür ediyorum. İskeçe’de Trakya Üniversitesi’nin adını çok duydum. Buradan mezun olanlar gerçekten güzel, kaliteli bir eğitim aldıklarını söylüyorlardı. Araştırdım ve sonunda karar verdim. Mezun olduktan sonra orada yaşayan aileme ve soydaşlarımıza yardımcı olmak istiyorum” dedi.


Buluşmada, Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ve Trakya Üniversitesi yöneticileri ile bol bol sohbet etme imkânı bulan Batı Trakyalı öğrencilerin mutluluğu yüzlerine yansıdı. Trakya Üniversitesi Rektörlüğü ve Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni de yakından tanıyan gençler, kendilerine gösterilen yakın ilgi ve misafirperverlik ile Batı Trakyalı gençlerin eğitimine desteklerinden dolayı Trakya Üniversitesine teşekkür etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da yüksek rakımlı bölgelerde çiğdem mesaisi Malatya’nın yüksek rakımlı bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, bölge halkı tarafından toplanarak hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de yeniden canlandırılması planlanan festivalle kültürel değer olarak yaşatılmak isteniyor. Malatya’nın kırsal bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, vatandaşların yoğun ilgisini çekiyor. Sabahın erken saatlerinde doğaya çıkan vatandaşlar, dağlık ve taşlık arazilerde çiğdem toplarken, bazı çobanlar ise topladıkları ürünleri satarak aile ekonomisine katkı sağlıyor.Hekimhan ilçesine bağlı Söğüt Mahallesi kırsalında yaklaşık bin 800 rakımda toplanan çiğdemlerin, yetiştiği bölgeye göre Mayıs-Temmuz ayları arasında olgunlaştığı belirtildi. Toplanan çiğdemlerin il ve ilçe merkezlerinde satışa sunulduğu ifade edildi. Hekimhan Söğüt Mahallesi Muhtarı İsmail Yaşar, çiğdemin bölgeye özgü önemli bir bitki olduğunu belirterek geçmiş yıllarda bölgede çiğdem festivali düzenlendiğini hatırlattı. Festivalin yeniden hayata geçirilmesi için çalışma yürüttüklerini ifade eden Yaşar, "Çiğdem bölgemize has bir bitki. Sağlık açısından faydalarıyla ilgili üniversitelerde çalışmalar yürütülüyor. İnşallah belediyemiz ve sponsorlarımızın desteğiyle bu yıl festivali yeniden düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi. Çiğdemin ekonomik katkı sağladığını da kaydeden Yaşar, "Çobanlarımız topladıkları çiğdemleri il merkezi ve ilçe merkezlerinde satıyor. Gurbetçilerimiz yoğun talep gösteriyor. Kargoyla gönderimler yapılıyor. Bu da aile ekonomisine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Yaşar ayrıca, bitkinin sağlık alanındaki faydalarına ilişkin akademik çalışmaların sürdüğünü ve çalışmalar tamamlandıktan sonra tescil süreci için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
İstanbul Şampiyon Galatasaray sezonu Kasımpaşa’da tamamlayacak Şampiyon Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında yarın Kasımpaşa’ya konuk olacak. Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında şampiyon Galatasaray yarın saat 20.00’de deplasmanda Kasımpaşa ile mücadele edecek. Ligde sarı-kırmızılıların 24 galibiyet, 5 beraberlik ve 4 mağlubiyet sonucunda 77 puanı bulunuyor. Lacivert-beyazlılar ise 7 galibiyet, 11 beraberlik ve 15 mağlubiyet sonucunda topladığı 32 puanla 14. sırada yer alıyor. Geçtiğimiz hafta evinde oynadığı Antalyaspor’u mağlup ederek şampiyonluğunu ilan Galatasaray, ligin son haftasında Kasımpaşa’yı mağlup ederek sezonu tamamlamak istiyor. 44. randevu Kasımpaşa ile Galatasaray, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 43 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 27 defa sahadan galip ayrılırken, Paşa ise 7 kez rakibini mağlup edebildi. 9 maçta ise kazanan taraf çıkmadı. Rekabette Aslan’ın 90 golüne, lacivert-beyazlılar 48 golle yanıt verdi. Ligin ilk yarısında RAMS Park’ta oynanan maçı Galatasaray 3-0’lık skorla kazandı. Deplasman karnesi Galatasaray, Süper Lig’de mağlubiyetlerinin hepsini deplasman maçlarında yaşadı. Sarı-kırmızılılar söz konusu 16 karşılaşmada 11 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 34 puan topladı. Aslan dış sahada son olarak Samsunspor ile karşı karşıya gelirken, rakibine 4-1’lik skorla yenildi. Ligin en golcü ve en az gol yiyen takımı Galatasaray, Süper Lig’de hücumda ve savunmada da zirvede yer alıyor. Sarı-kırmızılılar ligde çıktığı 33 mücadelede rakip fileleri 77 kez havalandırdı ve ligin en golcü takımı. Aslan ayrıca Göztepe ile birlikte 29’ar golle en az gol yiyen takım konumunda bulunuyor. Victor Osimhen cezalı Galatasaray’da, Kasımpaşa maçında Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen, sarı kart cezasından dolayı forma giyemeyecek. Sakatlıkları bulunan Gabriel Sara ile Yaser Asprilla’nın da forma giymesi beklenmiyor. Adnan Deniz Kayatepe düdük çalacak Kasımpaşa ile Galatasaray arasında oynanacak maçı hakem Adnan Deniz Kayatepe yönetecek. Kayatepe’nin yardımcılıklarını Murat Tuğberk Curbay ile Osman Gökhan Bilir yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise İlker Yasin Avcı olacak.
Aydın Altı Nokta Başkanı Özen: "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen Erişilebilirlik Günü’ne dikkat çeken Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen; "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" dedi. Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın son günü ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen "Erişilebilirlik Günü" dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Başkan Özen, erişilebilirliğin engelli bireyler açısından bir tercih ya da ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, erişilebilirlik kültürünün toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti. Engelliler Haftası boyunca Aydın’da gerçekleştirilen etkinlikler, farkındalık çalışmaları ve kurum ziyaretleriyle görme engelli bireylerin yaşadığı sorunları kamuoyunun gündemine taşıdıklarını kaydeden Özen, özellikle erişilebilirlik konusunda toplumsal duyarlılığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Hafta kapsamında düzenlenen farkındalık yürüyüşüne de değinen Özen, yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olmasının dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu belirterek "Engelliler Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olması, erişilebilirlik konusunda hala ciddi bir bilinç eksikliği bulunduğunu göstermiştir. Erişilebilirlik yalnızca fiziki düzenlemelerden ibaret değildir. Erişilebilirlik; engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmesinin temel şartıdır" dedi. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan genelgeyle 16 Mayıs’ın "Erişilebilirlik Günü" olarak ilan edilmesini son derece kıymetli bulduklarını ifade eden Bayram Özen, söz konusu yaklaşımın yalnızca sembolik düzeyde kalmaması gerektiğini vurguladı. Özen açıklamasında "Cumhurbaşkanlığımız tarafından ilan edilen Erişilebilirlik Günü’nü son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşım, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımı açısından güçlü bir iradenin ortaya konulduğunu göstermektedir. Ancak erişilebilirlik anlayışı yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir konu olmamalı, sokakta, kaldırımlarda, toplu taşımada, kamu kurumlarında, dijital platformlarda ve hayatın her alanında eksiksiz şekilde uygulanmalıdır" ifadelerini kullandı. Hafta boyunca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli paydaşlarla gerçekleştirilen temasların önemine de değinen Özen, erişilebilir bir Türkiye hedefi doğrultusunda toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Gaziantep Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor. Hikayesi olan insanları çiziyor Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor. Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor. "14 yıldır ressamlık yapıyorum" Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi. "Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum" Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu. "Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum" Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.