GENEL - 01 Mart 2022 Salı 14:34

Her sabah ailesi için endişeyle uyanıyor

A
A
A
Her sabah ailesi için endişeyle uyanıyor

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı günlerdir devam ederken, ailesi saldırının ilk hedefi olan başkent Kiev’de bulunan Anna Polianetska, konuştu.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı günlerdir devam ederken, ailesi saldırının ilk hedefi olan başkent Kiev’de bulunan Anna Polianetska, konuştu. Kısıtlı imkanlar altında haber alan Polianetska, yaşadığı endişeyi "Her sabah uyanıyor ve ’Annem-babam nasıl, Bugün vuruldular mı diye düşünüyorum" diyerek anlattı.


Rusya’nın Ukrayna’ya karşı altı gün önce başlattığı askeri saldırı tüm şiddetiyle devam ediyor. Günlerdir Ukrayna’nın bir çok şehri yoğun bombardıman altında tutulurken, özellikle de gün içinde halkı hava saldırısına karşı uyararak sığınaklara çağıran sirenler susmak bilmiyor. Edirne’nin ilçesi Keşan’da yaşayan Ukrayna vatandaşı 22 yaşındaki Anna Polianetska’nın ailesi de onlardan biri.


Devam eden savaş sırasında, Polianetska’nın aynı zamanda korona virüs hastası da olan annesi sığınıkta saklanmak zorunda kalırken, emekli bir asker olan babası da sokaklarda Rus silahlı güçlerine karşı koymak için nöbet tutuyor. Kuşatma altındaki şehirde ailesinden kısıtlı imkanlar ile haber almaya çalışan Anna Polianetska’nın, "Her sabah uyanıyor ve ’Annem-babam nasıl? ’Bugün vuruldular mı?’ diye düşünüyorum" dedi.



"Annem sığınakta, babam nöbet tutuyor"


Günlerdir devam eden saldırı hakkında "Ukrayna’da durum çok sert. Gerçek bir savaş başladı. Çok üzgünüm. Çok zor, çünkü Ukrayna’nın tamamında bir savaş ve Rus tankları ile askerleri var. Rusya vuruyor, bomba düşüyor ve ben çok korkuyorum, çünkü annem nasıl bilmiyorum. Fırsat buldukça onlarla görüşüyorum ama bulundukları yerde şu an internet yok. Konuşabiliyorum ama her zaman bilgi alamıyorum" dedi.


Öte yandan ailesi ve yakınlarından aldığı son bilgiyi paylaşan Anna Polianetska, "Annem ve babam bir sığınıkta barınıyorlar, çünkü sokakta durum çok zor. Eski asker olan babam da sokakta nöbet tutuyor. Ruslarla savaşıyor. Her yerde Rus askerleri var. Rusya, ’Ben sivil vurmuyoruz’ diyor ama bu gerçek değil, vuruyorlar. Yaşadığım şehirde çok sayıda sivil öldü. İçlerinde tanıdıklarım da var, bir arkadaşımın annesi de yaralı" ifadelerini kullandı.



"Bu ülke benim, Ruslar gitsin, ülkemizi terk etmeyeceğiz"


Saldırının ardından BM kaynaklarına göre şimdiye kadar 500 bin civarında Ukrayna vatandaşı güvenlik gerekçesi ile yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalarak başka ülkelere sığındı, ancak kuşatma altındaki Kiev’den Polianetska ailesi çıkmadı. Ailesine nükleer tehdit uyarısı yaptığını söyleyen Anna, "Ben annemle her konuştuğumda Putin’in nükleer silah kullanmak istediğini anlatıyorum ve gelmelerini istiyorum ama annem ve babam gelmek istemiyor. ’Ben Ukraynalıyım bu ülke benim, Ruslar gitsin. Ülkemizi terk etmeyeceğiz’ diyorlar. Ukrayna’dan özellikle de Kiev’den gitmek çok zor. Şu an Kiev kuşatılmış. Yeterli yemek ve su gelmiyor" diye konuştu.



"Savaşçı bir ülke olmadık ama gerçekler bizi buna zorluyor"


Ülkesinde yaşananlara anlam veremediğini ve rahat bir uyku uyuyamamasına yol açan durum karşısında "Ben anlamıyorum. 21. yüzyılda böyle bir şey nasıl olabilir? Ülkemde savaş değil barış istiyorum ama ülkemizi, çocuklarımızı ve annelerimizi korumalıyız" diyen Anna Polianetska, "Kimseyi öldürmek istemiyoruz, Rus askerlerini de öldürmek istemiyoruz ama buna mecburuz. Ülkemizi savunuyoruz. Hiçbir zaman savaşçı bir ülke olmadık; ama gerçekler bizi buna zorluyor" diyerek bağımsızlık için mücadele etmeye Ukrayna halkının kararlı olduğunu da söyledi.



"Özgürlük ve demokrasi için savaşıyoruz"


Şimdiye kadar verilen mücadele için halkına teşekkür eden Anna Polianetska, "Ben ülkemde yaşayanlara ve özellikle de askeri kuvvetlerimize teşekkür ediyorum. Ukrayna sadece askeri olarak değil, tüm çevreler olarak birleşti. Herkes kenetlendi, Rus tanklarına ve diasporaya karşı savaşıyor. Bunun yanında tüm dünyadan bağışlar da geliyor. Ukraynalılar internet ile tüm dünyaya gerçeği anlatmaya çalışıyorlar. Kenetlenmiş durumdayız ve kazanacağımıza da inanıyorum çünkü gerçek kazanmalı. Gerçek de Ukrayna’dan yana. Özgürlük ve demokrasi için savaşıyoruz. Sadece Ukrayna için değil, Belarus, Gürcistan, Litvanya, Letonya gibi Rusya’nın zalim elinden çeken ülkeler adına da savaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de ahşap kalıp üretim tesisinde yangın Arnavutköy’de gece saatlerinde ahşap kalıp üretim tesisinde yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle tesisin tamamı alevlere teslim olurken, çeşitli patlamalar da meydana geldi. Ekiplerin uzun süren çalışması sonucu söndürülen yangında ölen ya da yaralanan olmadı. Yangın, saat 01:30 sıralarında Arnavutköy Anadolu Mahallesi Yıldırım Beyazıt Caddesi’nde bulunan ahşap kalıp üretim tesisinde meydana geldi. Henüz nedeni bilinmeyen bir sebeple çıkan yangın geniş alana yayılarak yoğun duman oluşturdu. Yangın sırasında çeşitli patlamalar meydana geldi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis, sağlık ve UMKE ekibi sevk edildi. Ekiplerin ilk müdahalesinin ardından geniş alana yayılan yangında ölen ya da yaralanan olmadığı belirlendi. İtfaiye ekiplerinin 3 saatlik çalışmasının ardından duman tahliyesi yapılarak yangın söndürüldü. Mahalle sakini Celal Malgaç, "Gece biz yatıyorduk, geç saatlerdi. Kardeşim bizi uyandırdı. Öncelikle çocukları dışarı çıkardık, hemen sonrasında itfaiyeyi çağırdık. Ekipler önce üst tarafa geldi, asıl yangın buradaydı. Biz uyardık, sonrasında buraya geldiler ve olaya müdahale ederek yangını söndürdüler" dedi. Öte yandan polis ekipleri, yangının çıktığı caddeyi kontrollü şekilde trafiğe kapatarak güvenlik önlemi aldı. Çıkan yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
Kayseri Kask ışığından ilham alan topluluktan 360 kişiyle ışık senfonisi Kayseri’nin Talas ilçesinde bulunan Ali Dağı’nda doğayla iç içe yürüyüş yapan Aktivite Sosyal Topluluğu’nun yürüyüş sonrası yaptığı ışık senfonisi göz kamaştırdı. Işık senfonisini yürüyüş yapan bir kişinin kask ışığından ilham aldıklarını söyleyen Aktivite Sosyal Topluluğu Lideri Gökhan Beyoğlu, "Stresli ve zor günlerin en güzel ilacının doğa olduğuna inanıyoruz" dedi. Aktivite Sosyal Topluluğu tarafından Ali Dağı’nda doğa yürüyüşü yapıldı. Doğayla iç içe gerçekleşen 9 kilometrelik yürüyüşün ardından topluluk tarafından ışık senfonisi yapıldı. Cem telefonlarının ışıklarıyla yapılan senfoni adeta göz kamaştırdı. 360 kişinin yaptığı senfoni havadan görüntülendi. Işık senfonisini Ali Dağı’nda yürüyüş yapan bir kişinin kask kamerasından ilham alarak, gerçekleştirdiklerini söyleyen Aktivite Sosyal Topluluğu lideri Gökhan Beyoğlu, bir kask ışığının dahi kent merkezinden çok güzel gözüktüğünü bu nedenle 360 kişiyle böyle bir senfoni geçekleştirdiklerini ifade etti. Düzenledikleri doğa yürüyüşü hakkında bilgiler veren Beyoğlu, "Aktivite Sosyal Topluluğu olarak biz kocaman bir aileyiz. Kayseri’nin sosyal, kültürel ve turizm alanlarında bulunan belediyemizin de yakın zamanda imkan sağlamış olduğu Ali Dağı’nda bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Bu parkurda ıhlamurlar ve meyve ağaçları eşliğinde 9 kilometrelik yürüyüşümüzde fidan dikimi eğitimimiz ve bunun yanında şık senfonisi dediğimiz şehir merkezinden de güzel gözüken müzikle dans ettiğimiz bir gösteri gerçekleştirerek, doğa sporu yapacağız. İnsanlarımızın stresli ve zor günler geçirdiği süreçler olabilir. Bu süreçlerin en güzel ilacının doğa olduğuna inanıyoruz. Bu ilacın tek yan etkisi de aşık olmak. İnsanlar doğaya aşık oldukları zaman trafikte de birbirlerine güzel davranırlar, okul da ve işyerinde de birbirlerine güzel davranırlar. Bizin amacımız bu güzelliğe 7’den 70’e herkesi eriştirebilmek. Haliyle Kayseri gibi sosyal şehirde gençler olarak bizim üzerimize düşen görevin bu şehri aktivitelerle doldurmak. Daha önce Ali Dağı’nda yürüyen ve kafa lambası olan bir yürüyüşçüyü şehir merkezinden gördüm. Hareket eden bir ışıktı. Gökyüzüne baktığımızda kayan yıldızlar ararız. Yıldız kaydığı zaman dilek tutarız. Böyle bir görüntü yapmak istedik. Şimdi yaklaşık 360 kişiyle bu rotada bu gösteriyi gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da, "Kayseri’nin en merkezi yürüyüş parkuru, endemik bitkilerin olduğu ve oksijenin bol olduğu bir yerdeyiz. Ali Dağı’nın bir zirveye çıkan parkuru var bir de 360 dediğimiz çepeçevre dolaşan 9 kilometrelik bir parkuru var. Burasını Büyükşehir Belediyemiz gece yürüyüşleri için aydınlattı. Bugünde bir etkinlik grubu yürüyüşe çıktılar. Kadın, erkek ve çocuk hepsi var. Bizde bundan onur duyuyoruz" diye konuştu.