- 14 Şubat 2023 Salı 17:58

Edirne’ye gelen depremzedeler ihtiyaçlarını ücretsiz marketten karşılıyor

A
A
A
Edirne’ye gelen depremzedeler ihtiyaçlarını ücretsiz marketten karşılıyor

Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 10 ili etkileyen depremlerin ardından Edirne’ye gelen depremzedeler, kayıt yaptırmalarının ardından ihtiyaçlarını Mimar Sinan Spor Salonu’ndaki yardım toplama merkezinde oluşturulan ücretsiz marketten karşılıyor.

Merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 10 ili etkileyen depremlerin ardından Edirne’ye gelen depremzedeler, kayıt yaptırmalarının ardından ihtiyaçlarını Mimar Sinan Spor Salonu’ndaki yardım toplama merkezinde oluşturulan ücretsiz marketten karşılıyor.



Merkez üssü Kahramanmaraş olan ’Asrın felaketi’ olarak nitelendirilen depremlerin ardından bölgede yaşayan vatandaşlar, farklı illere yerleşmeye başladı. Bu çerçevede Edirne’ye gelen depremzedeler, kendileri ve çocukları için oluşturulan ücretsiz marketten neye ihtiyacı varsa alabiliyor. Edirne Valiliği öncülüğünde, AFAD İl Müdürlüğü koordinasyonunda oluşturulan yardım toplama merkezinde çalışmalar devam ederken, kente gelen depremzedelerin ihtiyaçları da ücretsiz olarak sosyal marketten karşılanıyor.



Edirneli vatandaşlar depremzedelere yönelik yapılan yardım seferberliğine duyarsız kalmadı. 7’den 70’e gece gündüz demeden tüm vatandaşlar, depremzedeler için tek yürek oldu. Edirne’de Mimar Sinan Spor Salonu’ndaki yardım merkezinde oluşturulan markette bebek kıyafetlerinden, yetişkin kıyafetlerine, oyuncaktan, hijyen malzemelerine kadar birçok ürün yer alıyor. Mimar Sinan Spor Salonu’nda toplanan yardım malzemeleri tasnif edildikten sonra oluşturulan markette raflara yerleştiriliyor. Depremzedeler, oluşturulan markete gelerek ücretsiz bir şekilde ihtiyacı olan eşyaları alabiliyor.



"Bu kadar yıkımın olacağını tahmin etmiyorduk"


Adıyaman’dan Edirne’ye gelen depremzede Serdar Bozdemir, eşi ve çocuklarıyla birlikte abisinin yanında kaldıklarını ifade etti. Devletin otel, pansiyon ve yurtları depremzedelere tahsis ettiğini belirterek yetkililere teşekkür eden Bozdemir, "Böyle bir deprem ilk defa yaşadık. Deprem gece gerçekleştiği için idrak edemedik. Bu kadar yıkımın olacağını tahmin etmiyorduk. Deprem bölgesine tüm illerden yardım geldi. Yardım yapanlara teşekkür ediyoruz. Oluşturulan sosyal marketten tüm ihtiyaçlarımızı karşıladık. Edirne’ye gelir gelmez buradaki vatandaşlar bizlere çok yardımcı oldu. Bizleri güler yüzle karşıladılar. Giyimden gıdaya kadar tüm ihtiyaçlarımız karşılanıyor” dedi.



"Kurulan sosyal markette ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz"


Hatay’dan Edirne’ye gelen depremzede Ahmet Alak, “Saat gece 04:17’de deprem gerçekleşti. Kendimizi evden dışarı attık. İçeride annem ve eşim kalmıştı. Artçı depremler sürerken onları kurtardık. Çok şükür hayattayız. Eşimiz, dostumuz ve akrabalarımız enkaz altında kaldı. Çok üzgünüz. Yardım yapan ve bizimle ilgilenen arkadaşlara teşekkür ediyorum. Her konuda bizlere yardımcı olunuyor. Edirne’ye ailemle 5 kişi geldik. Kurulan sosyal markette ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Bir eksiğimiz yok çok şükür” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya "Re-New Nature Kütahya" sergisi kapılarını açtı Kütahya Belediyesi’nin destekleriyle Kuzey Kıbrıs Seramikçiler Derneği tarafından düzenlenen "Re-New Nature Kütahya" temalı seramik sergisi, Belediye Başkanı Eyüp Kahveci ve çok sayıda sanatseverin katılımıyla Kemer Hamamı’nda açıldı. Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Müdürlüğü’nün katkılarıyla hayata geçirilen organizasyon; Kütahya Fotoğrafçılar, Çiniciler ve El Sanatları Esnaf ve Sanatkârlar Odası ile Acar Frit Masse ve Endüstriyel Hammaddeler firmasının destekleriyle gerçekleştirildi. Sergide, Kuzey Kıbrıs Seramikçiler Derneği sanatçılarının hazırladığı özgün eserler sanatseverlerle buluştu. Açılış programında konuşan Dernek Başkanı Özge Refik Kutsay, firma Yönetim Kurulu Başkanı Sabit Acar ve UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına sahip Mehmet Gürsoy, serginin sanat ve zanaat dünyası açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Belediye Başkanı Eyüp Kahveci ise serginin, Kütahya’nın turizm ve kültür vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek, kentin "Zanaat ve Halk Sanatları" alanındaki gücünü uluslararası düzeyde görünür kılmayı hedeflediklerini ifade etti. Kahveci ayrıca usta-çırak geleneğinin yaşatılması ve genç sanatçıların desteklenmesinin önemine vurgu yaptı. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle açılışı yapılan sergide, doğa temasıyla hazırlanan eserler ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.
Çanakkale Çanakkale’de binlerce kişi, 57’nci Alay’ın izinde yürüdü Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü anma törenleri kapsamında binlerce kişi, 57’nci Alay Vefa Yürüyüşü gerçekleştirdi. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından ’57’nci Alay Vefa Yürüyüşü’ne katılanlar, ilk olarak Eceabat ilçesine bağlı Kocadere köyünde kamp kurdu. Yürüyüş öncesinde katılımcılara tümü şehit düşen 57’nci Alay askerlerinin son yemeği, kırık buğday çorbası dağıtıldı. Sabah namazı kılındı Ardından, 111 yıl önce şehit düşen askerler gibi sabah namazı kılındı. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Avukat Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferhat Vural, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, kurum müdürleri, askeri erkan, sivil toplum kuruluşları, il kurum temsilcileri, öğrenciler, izciler ve çok sayıda rütbeli askerin de yer aldığı katılımcılar, saat 06.00’yı gösterdiğinde harekete geçti. 57. Alay’ın İzinde, Çanakkale Ruhunu Yaşatmak İçin Yürüyoruz" sloganıyla gerçekleştirilen yürüyüş güzergâhı boyunca, 2. Kolordu Komutanlığı tarafından hazırlanan temsili savaş canlandırmaları ile Çanakkale ruhu bir kez daha yaşatıldı. Atalarına yürüdüler Yarbay Mustafa Kemal’in 25 Nisan 1915 sabahı düşman çıkarmasını haber alınca, savaşların kahraman birliği 57’nci Alayı Conkbayırı’na gönderdiği ve "Size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum" sözleriyle tarihe geçen o günkü tarihi yürüyüş, bir kez daha hayat buldu. Yaklaşık 6 kilometrelik yürüyüş, 1,5 saat sonra Conkbayırı’nda sona erdi. Yürüyüşe binlerce kişi katıldı.
Gaziantep Gazianteplileri vazgeçilmez yemeği: Kelle paça Gaziantep’te mevsim geçişlerinde bağışıklığını güçlü tutmak isteyen vatandaşlar, geleneksel lezzetlerin başında gelen kelle paçaya yöneldi. Ürkütücü görüntüsüyle ilk bakışta çekinmeye neden olsa da, damakta bıraktığı eşsiz lezzet ve verdiği tokluk hissiyle sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Özellikle soğuk algınlığı ve halsizlik gibi şikayetlerin arttığı dönemlerde tercih edilen kelle paça, içerdiği kolajen, protein ve mineraller sayesinde vücut direncini desteklediği düşünülüyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren restoranlarda yoğunluk oluşturan vatandaşlar, hem şifa bulmak hem de bu geleneksel tadı deneyimlemek için uzun kuyruklar oluşturuyor. Görüntüsüyle ürküten ama lezzetiyle kendine hayran bırakan kelle paça, Gaziantep’te mevsim geçişlerinin en çok tercih edilen lezzetlerinden biri olmaya devam ediyor. Kelle paçanın porsiyonu ise 340 TL’den satılıyor. "12 saat boyunca ağır ateşte pişirilir" Kelle paçanın yapılışını anlatan usta Ahmet Çadır, "Kelle paça, yüzyıllardır hem bölgemizde hem de dünyanın farklı yerlerinde tüketilen köklü bir yemektir. Ancak her bölgenin yapılışı ve sunum şekli farklılık gösterir. Gaziantep usulünde öncelikle kelle özenle temizlenir ve büyük kazanlara alınır. Yaklaşık 12 saat boyunca ağır ateşte pişirilir. Pişen kelleler daha sonra çıkarılarak; dil, yanak, beyin ve göz gibi kısımları ayrı ayrı ayıklanır ve servise hazır hale getirilir. Servis aşamasında kelle paça, kendi kolajen açısından zengin suyuyla birlikte sunulur. İçine isteğe göre acı biber, sarımsak, limon ve sirke eklenir. Ayrıca kuzunun beden yağı da ilave edilerek lezzeti artırılır. Sarımsağın doğal bir antibiyotik olması, limonun C vitamini içermesi ve sirkenin faydaları bu yemeği özellikle mevsim geçişlerinde daha da tercih edilir hale getirir" dedi. "Vücut direncini destekleyen ve eklem sağlığına katkı sağladığı düşünülen bir besindir" Sağlığa olan faydalarını anlatan usta Çadır, "Kelle paça, yüksek kolajen içeriği sayesinde vücut direncini destekleyen ve eklem sağlığına katkı sağladığı düşünülen bir besindir. Eskiden daha çok gece tüketilen bir yemekken, günümüzde günün her saatinde tercih edilmektedir. Hatta artık çocuklar da bu lezzete alışmış durumdadır. Gaziantep’te kelle paça yılın 12 ayı boyunca tüketilir. İşletmeler genellikle yazlık ve kışlık paça olarak iki farklı şekilde hazırlar. Kışın daha yoğun ve kolajen açısından zengin bir kıvam tercih edilirken, yazın daha hafif bir versiyon sunulur. Ayrıca yaz aylarında söğüş olarak da tüketilebilmektedir. Fiyatı ortalama 340 lira civarında olan kelle paça; kelle ve ayaktan yapılan bir sakatat yemeğidir. Beyran ile sıkça karıştırılsa da aralarında fark vardır. Beyran, sakatat içermez; kuzunun boyun ve kürek etinden yapılır ve yine uzun süre pişirilir. Her iki yemekte de sarımsak ve acı kullanılsa da, biri sakatat ağırlıklı, diğeri ise kemikli etten yapılan farklı lezzetlerdir" şeklinde konuştu. Tadını çok beğeniyoruz Sıklıkla kelle paça tükettiğini anlatan vatandaş Mehmet Salih Kılıç, "Kelle paça Gazianteplilerin vazgeçilmezidir. Bizde sağlığa iyi gelmesinden dolayı sık sık tüketiyoruz. Tadını çok beğeniyoruz" diye konuştu.