SAĞLIK - 16 Mart 2023 Perşembe 19:46

Prof. Dr. Üstündağ: "Her yıl 10 milyon 400 bin insan aşırı tuz ve hipertansiyondan ölüyor"

A
A
A
Prof. Dr. Üstündağ: "Her yıl 10 milyon 400 bin insan aşırı tuz ve hipertansiyondan ölüyor"

Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof.

Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, her yıl 10 milyon 400 bin insanın aşırı tuz ve hipertansiyona bağlı hayatını kaybettiğini belirterek, "Tuz sessiz ve seri katil" dedi.



Edirne’de ’14-20 Mart tarihleri arasında kutlanan ’Dünya Tuza Dikkat Haftası’ dolayısıyla Edirne İl Sağlık Müdürlüğü tarafından şehirde faaliyet gösteren işletmelere ve sağlık personellerine yönelik program düzenlendi. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen etkinlikte İl Sağlık Müdürü Dr. İshak Yıldırım ve Prof. Dr. Sedat Üstündağ, aşırı tuz kullanımının oluşturacağı sağlık sorunları hakkında bilgi verdi.



"Sessiz seri katil"


Programda konuşmacı olarak yer alan Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, felç geçiren her 4 insandan 3’ünün aşırı tuz tüketiminden hayatını kaybettiğini ifade ederek, tuzun sessiz bir seri katil olduğunu söyledi. Üstündağ, aşırı tuz tüketiminin çeşitli sağlık sorunlarını da beraberinde getireceğine dikkat çekti.



"Yemekten sonra hemen uykunuz geliyorsa dikkat"


Her bireyin genetik ve biyolojik özelliklerinin farklı olduğunu belirten Prof. Dr. Üstündağ, kalabalığa, sese tahammül edemeyen ve akşam yemeğinden sonra hemen uykusu gelenlere mutlaka kan basıncını ölçtürmeleri önerisinde bulundu.


Tuzu kısmanın pek çok ilacı kullanmaktan daha etkili bir kan basıncı düşüşü sağlayacağının altını çizen Prof. Dr. Üstündağ, grafiğe bakıldığında 50-60 yaş arası bireylerin yarısından fazlasının hipertansiyon olduğunu ve yaş ilerledikçe hastalığa yakalanma oranının daha fazla olacağına değindi. İnsanların tuzu ve hipertansiyonu tanımadığını aktaran Prof. Dr. Üstündağ, kan basıncının kontrol altına alınabildiği hasta oranının yüzde 28 olduğuna vurgu yaptı.


Programda konuşan İl Sağlık Müdürü İshak Yıldırım, Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük tuz tüketimi için 5 gram ve altında bir önerisi olduğunu ve bu 5 gramın tepeleme bir çay kaşığına denk geldiğini aktardı.


Toplantının ardından katılımcılara, hipertansiyon ve aşırı tuz tüketimine bağlı oluşan hastalıklara ilişkin bilgilendirici broşür dağıtıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Orta Doğu’daki çatışma yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye yönlendiriyor Orta Doğu’da ABD-İsrail-İran ve Lübnan arasındaki çatışmalı süreçlerde Türkiye’nin barışçıl diplomasisi Türk yatırımcıya güven verirken, yabancı yatırımcının Türkiye’ye yönelmesini sağladığı değerlendiriliyor. Diyarbakırlı iş adamı Nihat Şahin, Orta Doğu’da ABD-İsrail-İran ve Lübnan arasındaki çatışmalı süreçlerde Türkiye’nin barışçıl diplomasisi Türk yatırımcıya güven verirken, yabancı yatırımcının Türkiye’ye yönelmesini sağladığını değerlendirdi. Şahin, savaştan Orta Doğu‘da en az etkilenen ülkenin Türkiye olduğunu belirtti. Antalya’da bulundukları bir ödül töreninde turizmci arkadaşlarıyla istişareler ettiklerini söyleyen Şahin, "Çok fazla etkilemiş olduğu alan yok. Ama turizmci arkadaşlarımızın, savaşın dışında olan bir ülke olduğumuzu anlatmamız gerekir. Orta Doğu ülkelerinde etkilenebilecek ülkeler vardır. Ama Türkiye Cumhuriyeti Avrupa ülkesi. Savaştan en çok etkilenen ülkeler Dubai, Katar olmasına rağmen bunlar finans anlamında biraz güçlü ülkeler ama bizim ülkemiz büyük bir ülke, 86 milyon bir ülkeyiz. Devletimizin, hükümetimizin bu savaşlarla ilgili ilgili öngörüleri, finansla ilgili tedbirleri, güvenlik tedbirleri mevcuttur ve başarılı görüyorum. Turizmde Türkiye Cumhuriyeti’nin etkileneceğini düşünmüyorum" dedi. Şahin, mevcut otellerinin doluluk oranının yüzde 100 olduğunu kaydederek, "Şu anda Mersin’de turizmle ilgili konaklama tesislerimizin içinde doluluk oranları yüksek. Türkiye Cumhuriyeti, Çukurova bölgesi savaş bölgesinden gelen vatandaşlarımız tarafından kaygı duyulmayan bir bölge olarak gördüklerinden dolayı Mersin’e geliyorlar. Yoksa başka ülkelere giderler. Kültür olarak da birbirimize yakınız. İran, Irak, Suriye bu bölgeler her zaman Türkiye’yi kendilerine yakın hisseden devletlerdir. Misafirperverliğimizi, bizimle ilgili hizmetlerimizi konaklama ile ilgili hizmetlerimizi sorunsuz yerine getiriyoruz. Turizm tabii ki bir ülkenin en önemli gelir kaynağı" diye konuştu. Türkiye’nin herhangi bir savaşa taraf olmamasının yatırımcılar için büyük bir avantaj olduğu değerlendirmesinde bulunan Şahin, konuşmasını şöyle tamamladı: "Çünkü bizim dış ülkelerle, yatırımla ilgili, istihdamla ilgili elimizi güçlendiriyor. Sunabileceğimiz imkanlarımız var. Onlara sunabileceğimiz güvenli sahalarımız var. O bölgeden gelen yatırımcılarla istihdamla ilgili imkanlar sunuyoruz, onlar bize sunuyorlar. Şu anda görüşmelerimiz devam etmektedir. Kendimizi iyi tanıtıp o bölgelerde kaygı duyan yatırımcı insanları kendi bölgemize çekmiş oluruz."