ASAYİŞ - 01 Temmuz 2023 Cumartesi 13:18

Edirne’de bir vatandaş Meriç Nehrini yüzerek geçti

A
A
A
Edirne’de bir vatandaş Meriç Nehrini yüzerek geçti

Edirne’de sıcaktan bunalan bir vatandaş girilmesi tehlikeli ve yasak olan Meriç Nehri’ne atlayıp karşı kıyıya kadar yüzdü.

Edirne’de sıcaktan bunalan bir vatandaş girilmesi tehlikeli ve yasak olan Meriç Nehri’ne atlayıp karşı kıyıya kadar yüzdü.


Edirne’de bir vatandaş sıcak havanın etkisiyle kendisi Meriç Nehri’nin serin sularına attı. Meriç Nehri’nin serin sularına kendisine bırakan vatandaş yüzerek yaklaşık 10 dakikada karşıya geçti. Girilmesi tehlikeli ve yasak olan yerde uzun süre yüzmeye devam eden vatandaş daha sonra nehrin diğer tarafına geçerek bölgeden ayıldı. Meriç Nehri Kıyısında oturan vatandaşlar yaşanan durumu hayretle izledi.



"Meriç Nehri’nden karşıya kadar yaklaşık 800 metre yüzerek geçmesi hayretle izlendi"


Meriç Nehri kıyısında işletme sahibi olan Kemal Kılıç, durgun suda durmanın tehlikeli olduğunu belirterek, “Ne kadar profesyonel bir yüzücü de olsa nehirde yüzmesi çok tehlikeli. Emniyet şeritleri de her tarafta suya girilmemesi için bulunuyor. Bu vatandaşın nehrin karşı tarafına kadar yüzmesi burada oturanlar tarafından hayretle izlendi. Bu duruma tepki gösterenlerde, gülümseyenlerde oldu. Çünkü malum mevsim yaz ve hava sıcak. Bunun keyfini belki yüzen çıkarttı ama Allah göstermesin tehlikeli bir sonuç verebilirdi. Meriç Nehri’nden karşıya kadar yaklaşık 800 metre yüzerek geçmesi hayretle izlendi. Vatandaş ne kadar iyi yüzse de bunu yapmaması lazım diye düşünüyorum” dedi.


Uzun yıllardır Meriç Nehri’nde bu kadar suyu bir arada görmediklerini ifade eden Kılıç, “Buradan yürüyerek karşıya geçtiniz zamanlar oldu. Fakat bu nehrin üzerinde kurulan hidroelektrik santralinden dolayı su seviyesi yükselmeye başladı. Yaklaşık şuanda nehirde 4 metrenin üzerinde su seviyesi var. Bu aynı açıdan iyi yüzme bilmeyenler için tehlike arz edebilir. Özellikle bu havalarda sakın durgun suya girmesinler. Durgun suların altı bataklık ve ağaç dalları olabilir. Tedbiri elden bırakmamak lazım. O vatandaşın karşıya geçmesi bir ödül değil onun için bir ceza da olabilirdi” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.