ÇEVRE - 14 Mart 2026 Cumartesi 12:25

Baharın müjdecisi leylekler: Yüzlercesi aynı anda konakladı

A
A
A
Baharın müjdecisi  leylekler: Yüzlercesi aynı anda konakladı

Edirne’nin Uzunköprü ilçesine bağlı Altınyazı köyü çevresindeki ovada yüzlerce leyleğin bir araya gelmesi, bölgede yaşayan vatandaşların dikkatini çekti. Baharın müjdecisi olarak bilinen leyleklerin bu kadar yoğun şekilde ovada görülmesi, görenleri hem şaşırttı hem de hayran bıraktı.



Görsel şölen


Kış aylarını Afrika ve daha sıcak bölgelerde geçiren leylekler, havaların ısınmasıyla birlikte Trakya’ya dönmeye başladı. Göç yolculuğu sırasında dinlenmek ve beslenmek için Altınyazı çevresindeki ovaya inen yüzlerce leylek, bölgede adeta görsel bir şölen oluşturdu. Ovada aynı anda çok sayıda leyleğin dolaşması ve zaman zaman birlikte havalanması, doğa severlerin ilgisini çekti.



Vatandaşlar hayretle izledi


Ovada bu kadar yoğun leylek sürüsü gören vatandaşlar haxretle izledi. Özellikle tarım arazilerinin bulunduğu alanlarda toplanan leylekleri izlemek için çevre köylerden de vatandaşların geldiği görüldü. Uzun süre ovada kalan leylekler, vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi.



Yaklaşınca uzaklaşıyorlar


Leylekleri yakından görmek isteyen bazı vatandaşlar sürüye yaklaşmaya çalıştı. Ancak insanlar yaklaştıkça leyleklerin sürü halinde havalanarak daha uzak noktalara konduğu gözlendi. Geniş kanatlarını açarak gökyüzünde süzülen leylekler, kısa süre sonra tekrar ovaya inerek beslenmeye devam etti.



"Gökyüzünde gökkuşağı gibi"


Leylekleri izleyen bir vatandaş gördüğü manzarayı şu sözlerle anlattı:


"Bu kadar çok leyleği bir arada görmek gerçekten şaşırtıcı. Yaklaşınca hemen havalanıyorlar, biraz ileride tekrar konuyorlar. Gökyüzünde süzüldüklerinde adeta bir gökkuşağı gibi görünüyorlar."



Baharın habercileri


Her yıl göç yolculuğunun ardından Trakya’ya dönen leylekler, genellikle elektrik direkleri ve yüksek noktalardaki yuvalarına yerleşiyor. Uzmanlara göre göç sırasında uygun beslenme alanları ve sulak bölgeler, leyleklerin konaklama noktalarını oluşturuyor. Altınyazı çevresindeki geniş ova da bu nedenle leyleklerin uğrak noktalarından biri olarak biliniyor.


Yüzlerce leyleğin konakladığı Altınyazı Ovası’ndaki bu görüntü, Edirne’de baharın gelişinin en güzel işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor.



Baharın müjdecisi  leylekler: Yüzlercesi aynı anda konakladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Kadın sığınağı sezon finalini yaptı İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun 22’nci gösterisi olarak bu sezon repertuarına dahil ettiği oyunu "Kadın Sığınağı" sezonun son gösteriminde izleyici ile buluştu. İnegöl Belediyesi bünyesinde 2011 yılında kurulan ve geride kalan sürede 22 farklı oyunla izleyici karşısına çıkan İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosunun 2025 yılı Aralık ayında gala gösterimini yaparak repertuarına dahil ettiği oyunu Kadın Sığınağı, yeniden sanatseverlerle buluştu. Tuncer Cücenoğlu’nun yazıp Volkan Derman’ın yönettiği ve 11 kişilik güçlü bir kadroyla sahneye taşınan 2 perdelik dram türündeki oyun, bu yıl pek çok kez Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezi sahnesinde hayat buldu. "Kadın Sığınağı" tiyatro oyunu, bu sezonun son gösterimi için sahnelendi. Önümüzdeki sezon devam edecek İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosunun birbirinden değerli oyunları arasında yerini alan gösteri, önümüzdeki kış sezonunda da yine İnegöl sahnesinde gösterimine devam edecek. Gala gösteriminden itibaren Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezinde her sahnelenişinde salonu dolduran gösteri, sezon finalinde de yine kapalı gişe oynandı. Salonu dolduran sanatseverler, oyunu dikkatle izleyip gösteri sonunda şehir tiyatrosu ekibini uzun süre alkışladı. 8 kadının öyküsünü anlatıyor Temel olarak kadına yönelik şiddet, istismar, toplumsal baskı, kadınların çaresizliği ve sığınma evleri kapsamında bir dramatik eser olan Kadın Sığınağı oyunu, farklı yaşamlardan gelinerek çaresizce bir sığınma evine yerleştirilen 8 kadının öyküsünü anlatıyor. Modern bir tragedya olan oyun, bu özellikleriyle sadece bir tiyatro değil aynı zamanda toplumun karanlıkta kalmış yüzünü görünür kılan bir ayna, kadınların yaşadığı şiddeti, çaresizliği, yalnızlığı ve en önemlisi umutlarını sahneye taşıyan bir farkındalık etkinliği rolü üstleniyor.
Antalya Almanya’da eğitim aldı, Türkiye’de "topraksız" başarıyı yakaladı: Hedef 100 ton çilek Almanya’da aldığı topraksız çilek üretimi eğitiminin ardından memleketi Antalya’nın Serik ilçesine dönen Yüksek Ziraat Mühendisi Harun Raşit Manav, kurduğu modern tesiste ürettiği çilekleri Avrupa ve Asya ülkelerine ihraç ediyor. Antalya’nın Serik ilçesinde kurulan modern tesiste topraksız tarım yöntemiyle çilek üretimi yapan Yüksek Ziraat Mühendisi Harun Raşit Manav, 10 dönümlük alanda 175 bin kök çilekle üretim gerçekleştirerek dünya pazarına açıldı. Pestisitsiz ve yüksek kaliteli üretim yapan tesis, Avrupa ve Asya ülkelerinden yoğun talep görüyor. "Topraksız tarım ile birim alanda daha fazla üretim yapıyoruz" Yüksek Ziraat Mühendisi Harun Raşit Manav, topraksız üretime geçiş nedenlerini anlatarak, "Topraksız tarımı seçmemizin nedeni birim alanda daha fazla üretim yapabilmek, aynı zamanda ihracata dönük ürünler üretebilmek" dedi. "Pestisit kalıntısı neredeyse sıfıra yakın" Üretim sürecine ilişkin bilgi veren Manav, "Burada topraksız tarım çilek üretim tesisinin inşaatına başladık. 2024 yılında başladık, üç senedir de bu üretimi gerçekleştirmekteyiz. En büyük sebeplerinden bir tanesi birim alanda daha fazla üretim yapabilmek, aynı zamanda ihracata dönük ürünler üretebilmek. Topraklı üretim ile aramızdaki fark; topraktan gelen zararlılarımız yok, kontrolümüz daha iyi oluyor, pestisit kalıntılarımız neredeyse sıfıra yakın ve daha kontrollü bir üretim gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Rusya, Ermenistan ve Gürcistan’a ihracat yapıyoruz" Manav, "Çileklerimizi genelde yurt dışına gönderiyoruz. Topraksız tarımın avantajlarından biz de faydalandık. İşletmemizde şu an itibarıyla Rusya, Ermenistan ve Gürcistan başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yapıyoruz. Talep durumlarımız iyi ancak ülkemizin maalesef içinde bulunduğu durumdan dolayı girdi maliyetlerimiz inanılmaz derecede arttı. Gübre fiyatlarımız üç kata yakın arttı. Bu girdi maliyetlerinin artmasına rağmen bizim satış rakamlarımız maalesef günden güne düşmekte. Bu bizleri biraz zorluyor. Genç üreticiler olarak şu dönemler zor dönemler. İnşallah daha güzel günlerde, daha güzel verimlerde görüşeceğiz" diye konuştu. 10 dönümde 100 ton üretim, 15 milyon TL ciro hedefi Üretim kapasitesine ilişkin bilgi veren Manav, "Şu anda bulunmuş olduğumuz arazi 10 bin metrekarelik bir alan, içerisinde 175 bin adet kökümüz var. Ortalama yıllık hedefimiz 100 ton. Ortalama bir fiyat beklentimiz de var; 15 milyon civarında bir ciro beklentimiz var. Burada günlük en az 20 kişiye istihdam sağlayan bir işletmeyiz" dedi.