POLİTİKA - 24 Nisan 2026 Cuma 21:21

Bakan Gürlek Edirne’de gençlerle buluştu: "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz"

A
A
A
Bakan Gürlek Edirne’de gençlerle buluştu: "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Edirne’de gençlerle bir araya gelerek adalet sistemi, sosyal medya, yapay zeka ve yeni anayasa ihtiyacına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz ve vatandaşın adalete olan güven duygusunu yükseltmek" dedi.


Edirne’de tarihi Peykler Medresesi’nde düzenlenen "Gençlerle Buluşma" programına katılan Bakan Gürlek, adalet sisteminde temel önceliklerinin vatandaşın hak arama sürecini kolaylaştırmak olduğunu belirtti. Programda öğrencilerden gelen soruları da yanıtlayan Gürlek, yargıya güven konusunda önemli mesajlar verdi.


Bir öğrencinin "Türkiye’nin adalet sistemi adına en büyük hedefiniz nedir?" sorusuna Gürlek, "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz ve vatandaşın adalete olan güven duygusunu yükseltmek. Adalete mutlaka güvenin" diye yanıt verdi.


Yargının kendi içinde denetim mekanizması bulunduğunu vurgulayan Gürlek, "Hakimin vermiş olduğu karar itiraza tabi. İtirazı istinaf inceler. İstinaf’tan Yargıtay’a gider. Yani böyle üç beş tane karar yüzünden adalete güven duygusu sanki yokmuş gibi düşükmüş gibi algılanıyor. Biz üzerimize ne düşüyorsa bunu yapacağız. Kesinlikle bir hakim savcı eğer haklıysanız mutlaka karar verir. Belki ilk başta yanlış karar vermiştir. Burada özel bir kast güttüğünü düşünmüyorum. Ama mutlaka o karar yanlış karar istinaftan, Yargıtay’dan mutlaka döner. Yani haklı karar eninde sonunda gelir sizi bulur" dedi.



"Tavsiyem sosyal medyada vakit geçireceğinize hayata dokunun"


Öğrencilere sosyal medya kullanımı konusunda uyarılarda bulunan Gürlek, sosyal medyada oluşturulan algıların çoğu zaman gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Gürlek, "Arkadaşlar sosyal medyaya fazla kendinizi kaptırmayın. Benim de çocuğum var, sizler de muhtemelen sosyal medyada çok vakit geçiriyorsunuz. Sosyal medya gerçekten bir yalan dünyası, hayal dünyası. Hepimiz mecburen giriyoruz, günlük haberleri takip ediyoruz, gelişmeleri takip ediyoruz ama orada anlatılanlar, orada yaşananların çoğu gerçek değil. Orada bir hayat kuruluyor, orada bir kurgu var. Herkes o kurgunun içine yerleşmeye çalışıyor. Benim size tavsiyem sosyal medyada vakit geçireceğinize Edirne’yi gezin, burası tarihi bir şehir, buranın tarihiyle ilgili bilgi edinin, kitap okuyun, belgesel izleyin. Mutlaka hayata dokunun" diye konuştu.



"Sosyal medyada yalan algı yapan bir kişi mutlaka hesabını görecek"


Sosyal medyada yayılan yalan haber ve provokatif paylaşımlara dikkat çeken Gürlek, bu konuda düzenleme yapılmasının önemine değindi. Gürlek, "Sosyal medyada yalan haberlerin, oradaki provokatif hesapların bir sorumsuzluğu var. Sosyal medyada yalan algı yapan bir kişi mutlaka hesabını görecek. Ne yapıyor? Yurt dışından bir tane fake hesap açıyor. Ondan sonra yalan algı yapıyor. Bunların çoğu da provokatif, insanları galeyana getirmek için açılan hesaplar. Bunlara inanmayın, itibar etmeyin" dedi.


Kimlik doğrulama sistemine ilişkin de bilgi veren Gürlek, bu sistemin vatandaşların bilgilerini paylaşmadan, suç unsuru oluştuğunda gerçek kullanıcıya ulaşmayı hedeflediğini belirtti.



"Yeni anayasa ihtiyacı var"


Bir soru üzerine anayasa değişikliğine değinen Gürlek, "Türkiye’de bir anayasa değişikliği yapılması gerekiyor. Biliyorsunuz 1982 Anayasamız var. Bu da bir darbe döneminin anayasası. Sürekli biz değişiklik yaptık. Bir tabir var, ‘Yamalı bohça’, yamalı bohçaya döndü. Artık Anayasa güncel konulara, güncel ihtiyaçlara fayda sağlamıyor. Anayasa değişikliğinin yapılması lazım. Burada elbette bir toplumsal uzlaşı olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.


Yargı süreçlerinin hızlandırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Gürlek, özellikle bazı dava türlerinde sürelerin uzadığını tespit ettiklerini söyledi. Adalet alanında dijital dönüşüm çalışmalarına da değinen Bakan Gürlek, UYAP sisteminde önemli yenilikler yapıldığını ifade etti.


Yapay zekanın yargı süreçlerinde kolaylaştırıcı bir unsur olacağını belirten Gürlek, e-duruşma ve e-avukat uygulamalarının kapsamının genişletileceğini söyledi. Bakan Gürlek, "Temennimiz Türkiye’nin her yerindeki vatandaşın adalete kolay bir şekilde erişmesini sağlamak" diyerek, online dava açma ve dijital yargı uygulamalarının bu hedef doğrultusunda geliştirildiğini kaydetti.



Bakan Gürlek Edirne’de gençlerle buluştu: "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Tarla ile market rafları arasındaki farka üretici bile inanamıyor Antalya’nın önemli tarım merkezlerinden biri olan Serik’te güncel verilere göre yaklaşık 4 bin 410 dekar alanda yıllık 15 bin ton civarında çilek üretimi gerçekleştiriliyor. İlçe, Antalya genelindeki çilek üretiminin yaklaşık yüzde 27 ila yüzde 44’ünü tek başına karşılayarak bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Serik’te çilek üretimi, eylül-ekim aylarında yapılan dikimle başlıyor. Hasat ise aralık ortasında turfanda olarak başlayıp haziran ayı başlarına kadar devam ediyor. Kadriye Mahallesi’nde üretim yapan ve Diyarbakır’dan gelerek bölgeye yerleşen bir çiftçi Tayfun Yüksel, üretimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Bölgedeki üretim kapasitesine de değinen Yüksel, Kadriye, Kocayatak ve Abdurrahmanlar ve yakın mahallelerde yaklaşık 5 bin dekara yakın alanda çilek üretimi yapıldığını, bir dönümden ise ortalama 5-6 ton ürün alındığını söyledi. Altyapı eksikliğinin fiyatlarda büyük dalgalanmalara yol açtığını vurgulayan Yüksel, "Halimiz olmadığı ve serbest piyasa olduğu için ürünümüzü değerinde satamıyoruz. 35-50 TL bandında çilek satıyoruz. Marketlere gidip baktığımızda 120-150 TL bandında çilek satılıyor. Bu konuda çok üzülüyoruz" dedi. "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor" Üreticiler, çözüm olarak Kadriye bölgesine bir çilek hali kurulmasını talep ediyor. Konuyla ilgili konuşan Yüksel, "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor. Bizim de en büyük isteğimiz Kadriye’ye bir hal kurulması. Böylece ürünümüz belli bir fiyat üzerinden satılır. Hal olursa kooperatif kurulur, kantar kurulur, vergi alınır. Tüccar da buraya gelir, başka yerlere gitmez. Bu da hem üreticiye hem bölge ekonomisine katkı sağlar" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Ezgi Apartmanı davasına devam edildi Kahramanmaraş’ta Ezgi Apartmanı davası sonrası açıklama yapan Avukat Ersan Şen, "Bu binanın yıkılmasının sebebi net belli. Müteahhitlik hatası, statik proje hatası. Bunları diğer raporlar ortaya koydu. Ancak hassas bir konu. Sosyal medya baskısını anlıyoruz. Ancak biz bir an önce adaletin yerini bulacağına inanıyoruz" dedi. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı’na ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya tutuklu sanıklar S.K. ve M.P, iç mimar E.D. ile sanık avukatları, taraf avukatları ve müşteriler katıldı. Tutuklu sanıklar S.K. ve M.P. savunmalarını yaparken daha önceki beyanlarını ifade ederek beraatlarını talep etti. Daha sonra avukatların beyanlarına geçildi. Mahkeme başkanı katılan beyanlarını alırken, avukatlar kamu görevlilerine yönelik ihbar talebinde de bulundu. Savcılık makamı gelen bilirkişi raporuna itirazı olmadığını belirterek esas hakkında mütalaa vermeye hazır olduğunu beyan etti. Mahkeme başkanı fenni mesule söz verdi. Fenni mesul M.T, suçlamaları kabul etmedi. Daha sonra söz alan pastane iç mimarı E.D’, "Ben bu iş yerinde sözleşmem dışında bir iş yapmadım, tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Daha sonra kamu görevlilerinin avukatlarına söz verildi. Avukatlar suçlamaları kabul etmeyerek beratlarını talep etti. Sanık M.K, "Rapora karşı beyanı aleyhimize olan suçlamaları kabul etmiyoruz. Biz sözleşme ve anahtar teslimi iş verdik. Sözleşmenin içeriğine bakmadım. İçerinin dekorasyonu ile ilgili anlaşmalar yapıldı. İç mimar E.D, aramızdaki sözleşmelerde ne varsa onu yaptı. Sözleşme dışına çıkılmamıştır. Suçlamaları kabul etmiyoruz tahliyemizi istiyoruz" dedi. Sanık S.K. ise, "Ben daha önceki beyanlarımı tekrar ediyorum. Benim tadilatlardan bir ilişkim yoktur tahliyemi ve beratımı talep ediyorum" diye konuştu. Avukat Mesut Çakar, "Rapor diğer raporlar gözetilmeden kendi yorumları katılarak hazırlanmış. İçeriği çelişkilidir. Müvekkillerimiz tutuksuz yargılanması lazım. Uzun zamandır haksız yere yatıyorlar. Suçlamaları kabul etmiyoruz. Tahliyelerini talep ediyoruz" dedi. Avukat Ali Uçkaç da, "Bu insanların birebir inşaat işi yapmadılar. Teknik olarak bu işlere yapmış ya da yapacak olmaları da mümkün değil. Bilirkişiler tamamen kendi kendilerine yorum yapmışlar. En ufak teknik ve bilimsel analiz yok. Dosya da önlerine gelen sayfaları okuyarak yoruma dayalı bir açıklama yapmışlar. Sanıkların tahliyesini talep ediyoruz" ifadesini kullandı. Avukat Ersan Şen ise, "11. duruşmadayız. Bina 1996’da tamamlanmış, temsil ettiğim sanıklar alttan iki dükkanı 2003 ve 2006’da almışlar. 2017’de önemli tadilat geçirmiş, 2023’te de deprem meydana gelmiş, bina yıkılmış, insanlar hayatlarını kaybetmişler. Bir de 2017 ve 2023 yılları arasında geçen uzun zamana baktığımızda, burada 9 dairesi ve dükkanları olduğunu dikkate aldığımızda olası kasttan bahsetmemiz mümkün değil. Olursan olsun, umursamıyorum, kabullenme, çok para kazanmak istiyorum, ama bu binayı da yıkmak istiyorum, böyle tuhaf bir zihniyet ile hareket edilebilir mi, böyle bir şey olabilir mi? Temsil ettiğim sanıklara olası kasttan ceza düşünülebilir mi? Sami ve Mustafa kusursuzdur. Sorumlular cezalandırılsın, ama sadece suçu işleyenler cezalandırılsın. Dosyaya 2’si net lehe, ikisinin de KTÜ raporu dahil önemli kısımları dahil sanıklarımızın lehine şeklinde dosyaya girdi. Rapor statik proje hatasının binayı tek başına yıkmaya yeterli olduğunu söylüyor, müteahhit hatalarının da pastane tadilatından daha çok tahribat verdiğini söylüyor. Pastane tadilatlarından dolayı yıkıldığını asla diyemiyor. Bu bina mükemmele yakın yapılmış deselerdi, gelmişsiniz binayı vahşi bir şekilde tahrip etmiş, kolon kesmişsiniz dese anlarım. 85 sayfa raporun her sayfasını okudum sabaha kadar. Olası kast yoktur sanıkların beraatını istiyorum" dedi. Mahkeme raporun içeriği ve sonuç kısmı uyumsuz olduğundan, aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildi. Mahkeme, sanıklardan E.D.’nin tahliyesine, S.K. ve M.P.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma 6 Temmuz tarihine ertelendi. Mahkeme sonrası açıklama yapan Avukat Ersan Şen, "Son bir rapor geldi. O rapor esasında 85 sayfalık bir rapor, lehimizeydi. Ama sonucuyla ilgili sıkıntılar var. Onları ortaya koyduk ve taleplerimiz kabul görmüyor. Çünkü biz Ezgi Apartmanı’nda yaptırdığımız tadilatlarda bu binanın yıkılmadı. Daha önce başka raporlar, İstanbul’dan alınan rapor, ODTÜ’den alınan rapor net bir şekilde haklılığımızı ortaya koyuyordu. Bu defa Pamukkale Üniversitesinden mahkemeye bir rapor aldırdı. Raporlar arasında ne var bir bakılsın diye. Esasında baktığınızda rapor lehimize ama sonucu itibariyle bireyselleştirme, netleştirme yapmadan bıraktığı için mahkeme dedi ki bu rapor eksik. Tadilatların bu binanın yıkılma etkisinin olup olmadığını bana net bir şekilde söyleyin. Çünkü taksiri suçlarda herkes kendi kusur ve fiilinden dolayı sorumludur. Yani siz böyle herkesi sorgutamazsınız. Bizim bakımımızda da böyle bir netleştirmenin olmadığını, raporun içeriğiyle sonucu arasında çelişki olduğunu biz de bunları ortaya koyduk. Raporun içeriği 81. sayfası dahil lehimize, bu lehimize teslim edilecek. Özellikle ODTÜ raporu 26 simülasyon üzerinden net bir şekilde ortaya koydu. Bu binanın yıkılmasının sebebi net belli. Müteahhitlik hatası, statik proje hatası. Bunları diğer raporlar ortaya koydu. Ancak hassas bir konu. Sosyal medya baskısını anlıyoruz. Ancak biz bir an önce adaletin yerini bulacağına inanıyoruz. Şu anda temsil ettiğimiz sanıklardan birisi tutuklu. Bir sebep tahliye oldu. Bunun tahliye olması oldukça önemliydi. Bu sanıkların tahliye olacağına inanıyoruz. Ama dediğim gibi gelen rapordan sonra bir ek rapor almayı uygun gördü. Raporda bazı açıklaması gereken hususlar ortaya konuldu. Umarım belli bir aşamaya da geliriz. Raporda bir an önce ek rapor olarak gelir, dosyaya girer. En azından savunmalarımızın net karşılığını görebiliriz" dedi.