GÜNDEM - 11 Kasım 2024 Pazartesi 16:34

Edirne’de 9 yıl sonra icazet aldılar

A
A
A
Edirne’de 9 yıl sonra icazet aldılar

Edirne’de ve İstanbul’da 9 yıl boyunca Hüsn-i Hat kursu gören iki öğrenci için icazet töreni düzenlendi.


Edirne’de Rumeli Kültür Sanat Akademisi’nde Hüsn-i Hat atölyesinde Hattat Zafer Günal ile İstanbul ve daha birçok ilde ders veren Hattat Mahmud Şahin, tarafından 9 yıl önce kur gören Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri Fadile Timurtaş ve Furkan Saka için Osmanlı Devlet’inin tarihi ve özgün eseri olan Üç Şerefeli Camisinde icazet töreni düzenlendi.


Hattat Zafer Günal ve Hattat Mahmud Şahin tarafından Hüsn-i Hat kurslarını başarıyla tamamlayan öğrenciler için düzenlenen icazet töreni Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duayla devam etti. Daha sonra icazet belgelerini alan iki öğrenciler hocalarının izinde giderek, öğrendiklerini gelecek nesillere aktaracaklarını belirttiler.


Başarılı iki öğrenci için bugün Üç Şerefeli Camiinde icazet töreni düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan tören dua ile devam etti. Ardından öğrencilere icazet belgeleri verildi.



“Gelecek nesillere de bugün icazet verdiğimiz arkadaşlar devam edecekler”


Emekli polis memuru Hattat Zafer Günal, “Esas mesleğim polislik, polislikten emekliyim. Bir elde cop, bir elde kalem vardı. Hatta devam ettim. Burada da görmüş olduğunuz arkadaşlara icazet merasimi düzenledik. Mahmut Hoca ile beraber. İstanbul’daki arkadaşlara Mahmut Hocam, Edirne’ye gelen arkadaşlarla da ben devam ediyorum. Yani bu arada öğrencileri boşta bırakmıyoruz. Bu sanatı geliştirmeye çalışıyoruz. Artık ömrünün yettiği kadar devam edeceğim. Bundan sonra gelecek nesillere de bugün icazet verdiğimiz arkadaşlar devam edecekler” dedi.



“Edirne, İstanbul’un fethinden önce bizim hat sanatımızın başkentidir”


Bursa, Kütahya, Eskişehir, Kocaeli, İstanbul ve Edirne gibi birçok ilde ders verdiğini ifade eden Hattat Mahmud Şahin, “Edirne tarihi bizim hat sanatı tarihinden çok önemli bir yeri var. İkinci, hat sanatının ikinci başkenti Amasya birinci, Edirne ikinci ve nihai başkenti İstanbul’dur. Şöyle bir tabir kullanılır. Kur’an-ı Kerim Hicaz’a nazil oldu, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı. Onun İstanbul aşamasının bir önceki ayağında Edirne, İstanbul’un fethinden önce bizim hat sanatımızın başkentidir. Bugün de burada Furkan Saka ve Fadile Timurtaş, arkadaşlarımızın icazet töreni gerçekleştirildi” şeklinde konuştu.



“9 yıldır bu yoldayız”


İcazet alan Fadile Timurtaş, “9 yıl önce bu yolculuğa başladık. Zafer Hocam ve Mahmut Hocamla beraber. 9 yıldır bu yoldayız. İnşallah bundan sonra da daim olur. Hocalarımızın izinden gideriz. Biz de talebeler yetiştiririz hayırlısıyla. Bu şekilde İlahiyat Fakültesi mezunuyum. Şu an İslam tarihi ve sanatlarında da yüksek lisans yapıyorum” diye konuştu.



“Allah’ü Teala’nın kelamını en güzel şekilde yazmaya çalışacağız”


Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde imam hatiplik yapan ve icazet alan Furkan Saka, “Bu sanata 9 yıl önce kadar Zafer Günal hocamla beraber Edirne’de öğrencilik yıllarımızda başladık. Yıllar geçtikçe yolunuz tekrardan İstanbul’a baba evine düşünce Mahmut Hoca’dan devam ettik Elhamdülillah. Bugün icazetnamelerimizi aldık. Allah ömür verdiği ve sağlık verdiği müddetçe elimizden geldiğince Allah’ü Teala’nın kelamını en güzel şekilde yazmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı.



Edirne’de 9 yıl sonra icazet aldılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Çifte cinayetten önce feci şekilde darp edilme anları ortaya çıktı Kocaeli’nin İzmit ilçesinde kafede çıkan ve iki kardeşin ölümüyle sonuçlanan silahlı kavgaya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Cinayetten önce maktullerden Ahmet Akın’ın arkadaşı ile sanığın kafesine geldiği ve burada 30 dakikalık konuşmadan sonra 5 kişi tarafından darp edildiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, 6 Eylül 2024 tarihinde Kozluk Mahallesi Sekapark’ta bulunan kafede meydana geldi. İddiaya göre, parasını alamayan kafenin eski çalışanı Hasan Akın (27) ve ağabeyi Ahmet Akın (30) ile işletme sahipleri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Hasan Akın ve Ahmet Akın silahla vurularak yaralandı. Hastaneye kaldırılan Hasan Akın olay günü, abisi Ahmet Akın ise 7 Eylül’de hayatını kaybetti. Olaya ilişkin geniş çaplı inceleme başlatan polis ekipleri, aralarında işletme sahiplerinin de olduğu toplam 13 şüpheli gözaltına alındı. İfadeleri alınan şüphelilerden 11’i serbest bırakılırken, Furkan G. ile Oğuzhan S. tutuklanarak cezaevine gönderildi. İddianamede yer alan raporlara göre, Hasan Akın’ın vücudunda 5, ağabeyi Ahmet Akın’ın vücudunda ise 3 mermi giriş yarası tespit edildi, olay yerinde ise 10 boş kovan bulundu. Sanıklar hakkında 2’şer kez müebbet hapis talebi İddianamede, sanık Furkan G. (33) hakkında Ahmet ve Hasan Akın’a yönelik "kasten öldürme" suçundan iki kez müebbet hapis, bir kişiyi "silahla yaralama" suçundan ise 4,5 yıla kadar hapis cezası istendi. Sanık Oğuzhan S. (31) için de Hasan Akın’ı "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuksuz sanıklar Bedirhan B. (25) ve Fahri A. (20), Berkay Y. (18) hakkında ise "suç delillerini yok etme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından çeşitli oranlarda hapis cezaları istendi. Yeni görüntüler Olaya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Cinayetin yaşandığı gün Ahmet Akın ve arkadaşı Fatih, şüpheli Furkan G.’ye ait kafeye giderek burada bir görüşme gerçekleştirdi. Dosyaya giren güvenlik kamerası kayıtlarında; mekana gelen Ahmet Akın’ın koltuğa oturduğu ve Furkan G. ile aralarında hararetli bir konuşma yaşandığı görülüyor. Yaklaşık 30 dakika süren görüşmenin ardından Ahmet Akın’ın masadaki kül tablasını yere fırlatması üzerine, Furkan G.’nin aniden Akın’ın üzerine saldırarak kendisini yumrukladığı anlar kayıtlara yansıyor. Görüntülerin devamında, Furkan G.’nin belinde silah olduğu dikkati çekerken, şüphelinin Ahmet Akın ve Fatih’e yönelik yumruklu saldırısına devam ettiği görülüyor. Arbede sırasında şüphelilerden Oğuzhan S.’nin yerde yatan Fatih’i, ardından da koltukta bulunan Ahmet’i yumrukladığı tespit edildi. Olay esnasında Furkan G.’nin babası Nuri G.’nin araya girerek oğlunu ve diğer saldırganları engellemeye çalıştığı ancak başarılı olamadığı anlar da kameraya yansıdı. Nuri G.’nin saldırıları defetme çabalarına rağmen, kafe çalışanı Emre A.’nın da yerde yatan Fatih’e yumruk attığı görüldü. Yere düşürüp darbetmeye devam ettiler Saldırının büyümesi üzerine ayağa kalkan Fatih ve Ahmet’in üzerine koşarak gelen Furkan G., Oğuzhan S. ve Emre A.’nın, şahısları tekme ve yumruklarla yeniden yere düşürerek eylemlerine devam ettikleri, bu sırada Uğur K.’nin de yerdeki şahıslara tekme attığı kayıtlarda yer aldı. Öte yandan, olayın tutuklu sanığı Furkan G., geçtiğimiz günlerde görülen duruşmada olayın "karşılıklı kavga" olduğunu ileri sürmüştü. Ancak ortaya çıkan yeni güvenlik kamerası görüntülerinde, darbedilen Ahmet Akın ve Fatih’in şüphelilere karşı herhangi bir eylemde bulunmadığı görüldü.
Bursa Çekilen İznik Gölü kıyısında oynayan çocuklar top mermisi buldu Bursa’daki İznik Gölü kıyısında uzun süre toprak altında kaldığı için pas tutmuş mühimmat bulundu. Eski top ya da havan mermisine benzeyen mühimmatı çocuklar buldukları yerden alıp polise teslim etti. Çocukların çıplak elle bulunduğu yerden çıkarıp polise götürdüğü mühimmat şans eseri patlamadı. İznik Gölü’nün çekilmesiyle kenarında oyun oynayan 4-5 kişilik çocuk grubu sahil kıyısında toprak altında paslı mühimmat buldu. Kayıkhane mevkiinde buldukları paslı top ya da havan mermisi olduğu düşünülen mühimmatı ne yapacaklarını şaşıran çocuklardan biri, babasını aradı. Baba Hüseyin Kurtoğlu daha önce Özel Haraket ekibinde görevli olduğunu, bu merminin uçaksavar olduğunu ifade etti. Çocuklarla birlikte emniyete giden baba Kurtoğlu, mermiyi polis ekiplerine teslim etti. Mermiyi alan ekipler, imhası için jandarma ekiplerine verileceğini ifade etti. Baba Kurtoğlu merminin Kurtuluş Savaşı’ndan kalma uçaksavar mermisi olduğunu iddia etse de uzmanlar Kurtuluş Savaşı döneminde Türkiye’nin elinde uçaksavar silahının olmadığını, Mondros Mütarekesi sonrasında Osmanlı hava birliklerinin dağıtıldığını, balon ve uçaksavar birliklerinin kapatıldığını, bulunan mühimmatın uç kısmında klasik mermi çekirdeği formunun olmadığı; daha çok top mermisi veya havan mühimmatı gövdesine benzediği belirtildi. Ayrıca, böyle eski ve paslı mühimmat parçalarının tehlikeli olabileceği, içinde patlayıcı kalıntısı bulunma ihtimali olabileceği, bu nedenle dokunmadan, en yakın emniyet birimine veya askeri yetkililere bildirmenin en güvenli yol olduğu aktarıldı.
İstanbul Hava sahası kısıtlamalarına Türk şirketlerinden alternatif çözümler Küresel lojistikte yaşanan hava sahası kısıtlamaları ve kapasite daralmaları, uluslararası taşımacılıkta yeni çözümleri gündeme getirirken, Türk lojistik şirketleri alternatif operasyon modelleriyle süreci yönetmeye çalışıyor. Bu süreçte hızlı operasyon kabiliyetiyle dikkat çeken şirketlerden biri de Asset Global Logistic Integration (Asset GLI) oldu. Şirketin CEO’su Uğur Tekin, kriz dönemlerinde lojistik sektöründe gerçek operasyon gücünün ortaya çıktığını belirtti. Tekin, bölgesel hava sahası kısıtlamaları nedeniyle oluşan kapasite daralmasına rağmen hızlı aksiyon aldıklarını belirterek şunları söyledi: "Lojistikte kriz zamanlarında iki tip şirket vardır; bekleyenler ve operasyon yapanlar. Biz alternatif rota planlamaları ve güçlü havayolu iş birliklerimizle müşterilerimizin tedarik zincirinin kesintiye uğramaması için hızlı şekilde operasyonlarımızı devreye aldık. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında toplam 100 tonluk yük, iki ayrı charter uçuşu planlanarak başarıyla taşındı. Yükleme ve sevkiyat süreci kesintisiz şekilde yönetildi." Tekin, alternatif rota planlamaları ve hızlı operasyon kabiliyeti sayesinde müşterilerinin tedarik zincirinin güvence altına alındığını vurgulayarak, "Kapasite daraldığında çözüm üretmek lojistik şirketlerinin en önemli sorumluluğudur. Asset GLI olarak bu tür dönemlerde hızlı ve esnek çözümler üreterek müşterilerimizin operasyonlarını sürdürülebilir hale getiriyoruz" dedi.