ASAYİŞ - 27 Mayıs 2024 Pazartesi 16:32

Edirne’de ’tiny house’ gerginliği büyüyor

A
A
A
Edirne’de ’tiny house’ gerginliği büyüyor

Edirne Valiliği’nin Saros Körfezi’nde ’tiny house’ ve kaçak yapıları kaldırma kararı sonrası mülk sahipleri ile bölgede önlem alan çok sayıda jandarma ekipleri arasında yaşanan gerginlik büyüyor.


Edinilen bilgiye göre, Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı Danişment köyünde bulunan karavanları ve tiny house’ları kaldırmak için Valilik kararı ile harekete geçen jandarma ve il özel idare ekipleri ile mülk sahipleri arasında yaşanan gerginlik her gün biraz daha büyüyor.


Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne’nin tarım arazilerinde tiny house (küçük ev) ve kaçak yapılara izin vermeyeceklerini belirtti. Genelgenin ardından Saros Körfezi’nde bulunan ’tiny house’ yapılarının kaldırılmasına başlandı. 50’den fazla ’tiny house’ yapının kaldırıldığı bölgede çalışmalar devam ediyor. Tarım arazilerinin üzerine yapılan yapıların yıkıldığı esnada, yapı sahipleri ve jandarma ekipleri tarafından gerginlik yaşanıyor.


Çok sayıda jandarma ve mülk sahibi ile köylüler, tiny house’ların yıkımının olduğu alanda bekleyişlerini sürdürüyor.


Mülk sahipleri adına konuşan Avukat Feride Feyza İnan, hukukun vereceği karara insanların saygı duyacağını beyan etmesine rağmen karşılarında ne yürütmeyi durdurma kararlarını, ne de mahkeme kararını beklemeyen bir İl Özel İdare ve Valilik makamı olduğunu ifade etti.


Edirne Ziraat Odası Başkanı Arabacı da tarım arazilerini izinsiz olarak ’tiny house’ adı verilen küçük evlerin kurulması suretiyle işgal edilmesinin endişe verici olduğu belirtti.



"Hukuksuz bir girişimle karşı karşıyayız"


Tiny house’ların yıkım kararına karşı duran Avukat Feride Feyza İnan, "Edirne ili Keşan ilçesi Danişment köyünde tiny house Erikli Kooperatifi’ne ait olan yerde Edirne İl Özel İdaresi’nin yıkım kararına karşı insanlarla birlikte hukuk mücadelesi vermeye devam ediyoruz. Herhangi bir şekilde kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaksızın maalesef usulsüz bir şekilde yıkım yapılmaya çalışılıyor. Evet, şu anda hâlihazırda davalarını açmış olan vatandaşların hepsi buradadır. Tiny house sahipleri evlerinin bir yapı olmadığını, sadece mobil ev kapsamında olduğunu ve bunun yeni bir yönetmelikle düzenlendiğini, ancak kanuni altyapısı hazırlanmadan bu şekilde bir dayatmaya karşı kendilerini savunmak üzere burada toplandılar. İl Özel İdaresi ekipleri, jandarma ve tüm kolluk kuvveti ekibi buradadır. Maalesef hukuksuz bir girişimle karşı karşıyayız. Bu hukuksuzluk karşısında yapabileceğimiz tek şey hukuka sığınmaktır. Hukukun vereceği karara karşı insanlar saygı duyacağını beyan etmesine rağmen karşımızda ne yürütmeyi durdurma kararlarını, ne de mahkeme kararını beklemeyen bir İl Özel İdare ve Valilik makamı vardır. Bunun için insanlar sesini yükseltmek ve karşı koymak istiyor ama bunu hiçbir şekilde hukuksuz olarak yapmak niyetinde değiller. Hiç kimse mukavemet göstermiyor. Sadece hukuka ve kamuya karşı bir duruş sergiliyorlar” dedi.



"Kafamıza göre izinsiz yapı yapmak doğru değil"


Tarım arazilerine izinsiz şekilde tiny house’ların yapılmasına karşı olduklarına belirten Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, “Tarım dışı arazi kullanım izinlerinde Toprak Koruma Kurulunca hassasiyetle değerlendirme yapılırken, bu şekilde tarım arazilerini izinsiz olarak ’tiny house’ adı verilen küçük evlerin kurulması suretiyle işgal edilmesi endişe vericidir. Bu eylemler hem tarımın sürdürülebilirliğini tehdit etmekte hem de çevresel dengenin bozulmasına yol açmaktadır. Bu şekilde hiçbir izin alınmadan gelecek nesillerimize borcumuz olan tarım topraklarımızın yok olmasına müsaade edilmemelidir. Nüfusun arttığı gibi tarım arazilerimiz de bir o kadar azalıyor. Kafamıza göre bir tarla satın almak ya da oraya izinsiz bir şekilde yapı yapmak doğru değil. Bunu yerel yönetimin belirlediği yerlerde, imara açılan bölgelerde bu tarz izin verildiği şekilde yapıların yapılması ve tarım arazilerinin işgal edilmemesi gerekiyor. Tarım arazilerinde tarımsal amaçlı yapı yapılmasına izin verilebiliyor. Bu tarz alanlar için zaten tarımsal amaçlı yapılara izin veriliyor. Bugün bir ceviz işletmesi olabilir tabii ki onun da bir ihtiyacı var, ona tarımsal amaçlı izinler zaten veriliyor. Ama bunları izinsiz değil, İl Müdürlüklerimizden, Toprak Koruma Kurulu’muzdan onay alarak resmi yollarla yapması gerekiyor" diye konuştu.



"Her şey kanuna bağlansın, yapılacak yerler belli olsun"


Tarım arazilerinde havuzların yapıldığına değinen Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk, “Bir tarım arazisini internetten satın alıp parselleyip vermek doğru değil. Her şey kanuna bağlansın, yapılacak yerler belli olsun. Bu kişi gitsin müracaat etsin, bu tarlayı bu şekilde yapacağım desin. Özellikle depremden sonra her önüne gelen bir tane arsa almaya başladı. İstanbul’daki vatandaşlar şehirdeki emlak fiyatlarıyla tarla fiyatlarını karşılaştırıyorlar. Çok düşük olunca internet üzerinden sınırsız tarla alıyorlar" ifadelerini kullandı.



Edirne’de ’tiny house’ gerginliği büyüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü’ davasında İmamoğlu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Sukas’a sorular yöneltti ‘Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında sanık Ekrem İmamoğlu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’a sorular yöneltti. İmamoğlu’nun "Çalıştığınız kişiler AK Partiliymiş, şu partiliymiş, bu partiliymiş, işten hemen çıkartın diye bir dayatma yaşadınız mı?" sorusuna Ali Sukas, "Kesinlikle hayır. Böyle bir şey yaşanmadı" dedi. İmamoğlu, sorusundan önce savcının duruşmada gösterdiği Ağaç A.Ş. ile ilgili para çıkışlarının yıllara göre karşılaştırmalı tablosu hakkında ise, "Sayın hakim, kınıyorum iddia makamını. Bu tablo yalan. İddia makamının ortaya koydukları çöp niteliğindedir. Ortaokul IQ’su ile bile daha iyi hazırlanılırdı. Sizin suç duyurusunda bulunmanız gerekir" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının ilk duruşmasının sekizinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’a soru sormak istedi. İmamoğlu, sorusundan önce savcının duruşmada gösterdiği Ağaç A.Ş. ile ilgili para çıkışlarının yıllara göre karşılaştırmalı tablosu hakkında, "Sayın hakim, kınıyorum iddia makamını. Bu tablo yalan. İddia makamının ortaya koydukları çöp niteliğindedir. Ortaokul IQ’su ile bile daha iyi hazırlanılırdı. Sizin suç duyurusunda bulunmanız gerekir. Sizin böyle bir işlem yapmanız gerekir. Bu hayati bir dava" dedi. Daha sonra Ekrem İmamoğlu, "Ali Bey siz nasıl işe başladınız? Nasıl işe alındınız?" sorusunu yöneltti. Ali Sukas ise, "Ben mühendisim ve kendimi sürekli güncelledim. Ben Ağaç A.Ş.’ye gelmeden önce serbest meslek mensubuydum. Çevremde tanınırdım. İBB’nin insan kaynakları tarafından arandım ön görüşme yaptık. İkinci görüşme için arandım. Yine bir insan kaynakları sorgulamasıydı aslında. Daha sonra Saraçhane’ye davet edildim. Sayın başkanımızın bir hayırlı olsununu aldık ve işe başladım" cevabını verdi. İmamoğlu’nun "Sizin çalıştığınız dönemde ‘Ekrem İmamoğlu şunu istiyor’ diye bir dayatma yapıldı mı?" şeklindeki sorusuna Sukas, "Kesinlikle hayır" şeklinde cevap verdi. İmamoğlu’nun "Çalıştığınız kişiler AK Partiliymiş, şu partiliymiş, bu partiliymiş, işten hemen çıkartın diye bir dayatma yaşadınız mı?" sorusu üzerine ise Ali Sukas, "Kesinlikle hayır. ‘Burada işini yapan herkesle çalışmaya devam edeceğiz’ dedim. Böyle bir şey yaşanmadı" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun "Herhangi bir kurum ya da şirketle ilgili ‘bununla çalış ya da bununla çalışma’ diye bir söylemim oldu mu?" şeklindeki sorusu üzerine Ali Sukas, "Kesinlikle hayır. Böyle bir söylem olmadı" cevabını verdi. Duruşma, avukatların tutuklu sanık Ali Sukas’a yönelttiği sorular ile sürüyor.
İstanbul Fatih’te çöken binada hayatını kaybeden yaşlı kadın son yolculuğuna uğurlandı Fatih’te doğal gaz patlamasında çöken binada hayatını kaybeden 65 yaşındaki Semra Uruncan, son yolculuğuna uğurlandı. Fatih’te dün Ayvansaray Mahallesi’nde doğal gaz patlamasında bitişik olan iki bina çökmüştü. Enkaz altından 10 kişi yaralı olarak kurtarılırken, mahallede "Pamuk Teyze" olarak tanınan 65 yaşındaki Semra Uruncan ise hayatını kaybetmişti. Uruncan’ın cenazesi, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Yaşlı kadın için Hacı İlyas Yatağan Camii’nde cenaze namazı kılındı. Cenazeye İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu katıldı. Semra Urunca, kılınan cenaze namazının ardından Tokmaktepe Mezarlığı’na defnedildi. "Arabaların üstüne bütün camlar döküldü" Cenaze töreninde konuşan yaşlı kadının komşusu Emine Durmuşoğlu, "Sabah saat 12 gibiydi. Evde uzanmış dinleniyorduk. Cam açıldı şiddetli bir şekilde ve ’Eyvah’ dedim camlar mı aşağı indi? Arabalarımız var, burası garaj yerimiz. Arabaların üstüne bütün camlar döküldü. Cama baktım bir şey olmadı. Camlar sağlam duruyor. Sonra bir baktım burası bütün bir bulut. Beyaz bir toz bulutu kapladı. İnanılır gibi değildi. Karşı Haliç’in oradan bile duyulmuş. Sonra insanlar doldu, polisler geldi. Her yer doldu" dedi.