SAĞLIK - 10 Ekim 2024 Perşembe 13:28

Kanserde erken teşhis hayat kurtarıyor

A
A
A
Kanserde erken teşhis hayat kurtarıyor

Edirne Sağlıklı Hayat Merkezi KETEM Birimi Sorumlu Hekimi Dr. Meltem Sözer Yavuz, meme, rahim ağzı ve kolon kanserinde tarama ve erken teşhisin sağlıklı bir yaşam için kritik olduğunu belirterek, tüm vatandaşları ücretsiz taramalardan yararlanmaya davet etti.


Her yıl Ekim ayında düzenlenen “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” dünya çapında 2,3 milyon kadını etkileyen hastalığın taranmasını ve önlenmesini teşvik etmeyi amaçlıyor. Edirne İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM), meme kanseri için 40-69 yaş, rahim ağzı kanseri için 30-65 yaş, kolon kanseri için 50-70 yaş aralığındaki vatandaşlara düzenli taramalar sunuyor. Meme kanseri için mamografi, rahim ağzı kanseri için HPV smear testi, kolon kanseri için GGK kist testi uygulanarak erken teşhis yapılabiliyor.


Erken teşhis hayat kurtarır diyerek vatandaşlara çağrıda bulunan Dr. Meltem Sözer Yavuz, özellikle meme kanserinde erken teşhisin büyük öneme taşıdığını belirterek ücretsiz olan tarama hizmetlerine sosyal güvencesi olan veya olmayan herkesin başvurabileceğini söyledi.


"Kanser günümüzün hastalığı olarak geçiyor"


Kanserin günümüzün hastalığı olduğuna değinen Dr. Yavuz, "Erken teşhisi mümkün olan bazı kanser türlerimiz var. Bunun için kişilerin mutlaka tarama yaptırmaya gelmeleri gerekiyor. Burada meme kanseri, rahim ağzı ve kolon kanserinin taramasını yapıyoruz. Meme kanseri için 2 yılda bir meme muayenesi ve mamografi çekimi, kolon kanseri için 2 yılda bir GGK kist testi ile, rahim ağzı kanseri için 5 yılda bir HPV smear testi yapılarak DNA bakılıyor. Taramalar belli yaş aralıkları içinde yapılıyor. Meme kanseri için 40-69 yaş, rahim ağzı kanseri için 30-65 yaş, kolon kanseri kadın ve erkek için 50-70 yaş arasında yapılmaktadır" dedi.


Vatandaşlara evde kendi kendine düzenli meme muayenesi yapmaları tavsiyesinde bulunan Dr. Yavuz, "Kişilerin her ay düzenli olarak meme muayenesi yapmasını istiyoruz. Çünkü kendi meme dokusunu en iyi kişi kendisi tanır. Eğer bir farklılık varsa ya da eline bir kitle gelirse hemen bize başvursun. Biz meme muayenesi ile doğrudan teşhis koymuyoruz, mamografi ile de teşhis koymuyoruz. Bunlar sadece erken teşhis için yapılan şeyler. Özellikle meme kanserinde erken teşhis çok önemli. Erken teşhis edildiğinde kişiler uzun yıllar yaşayabiliyor. Ancak geç teşhis edildiğinde yaşam süresi çok daha kısa olabiliyor. Bu nedenle tüm kanserlerde olduğu gibi meme kanserinde de erken teşhis hayati önem taşıyor" ifadelerini kullandı.


KETEM’in sosyal güvencesi olsun ya da olmasın herkese ücretsiz hizmet sunduğunu belirten Yavuz, "Kişiler telefonla arayarak randevu alabilir ya da merkezimize uğrayabilirler. Telefonla randevuda daha önce mamografi çekilmiş mi, yaş aralığında mı gibi sorularımız oluyor ve buna göre randevu oluşturabiliyoruz" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da kadın çiftçilere sürdürülebilir tarım anlatıldı Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Samsun Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, Dünya Kadınlar Günü kapsamında TOBB Samsun Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğiyle üretimin önemli bir ayağını oluşturan kadın çiftçilerle bir araya geldi. Samsun TSO çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Samsun Avrupa Birliği Bilgi Merkezi’nin TOBB Samsun Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğiyle düzenlendiği, "Üreten Kadın, Sürdürülebilir Gelecek" etkinliği, kadın çiftçilere yönelik bilgilendirici sunumlar ve paylaşımlarla gerçekleştirildi. Etkinliğe ayrıca, Avrupa Birliği fonlarından faydalanmış kadın çiftçiler de katıldı. Kadın çiftçilerle gerçekleştirilen etkinlikte TKDK Samsun İl Koordinatörü Yusuf Özbey, Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın kırsal kalkınma bileşeni olan IPARD Programı hakkında katılımcılara bilgi verdi. Şef Merve Akkuş ise konuşmasında, sürdürülebilir tarım uygulamalarının mutfaktaki karşılığına değinerek mevsiminde ve yerel gıda kullanımının sağlık ve çevre açısından önemini anlattı. Akkuş ayrıca, atıksız mutfak alışkanlıkları ve üretici ile tüketici arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi konularına dikkat çekti. Gıda güvenliği ve sağlıklı beslenme Etkinlikte Gıda Mühendisi ve Fonksiyonel Tıp Diyetisyeni Asena Perçin Bahadır da gıda güvenliği, kimyasal kalıntı ve pestisit riskleri, sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile sürdürülebilir üretim ve sağlıklı toplum arasındaki ilişkiye yönelik bir sunum gerçekleştirdi. Programın sonunda katılımcılar birlikte iftar yemeğinde buluştu. "Kadın çiftçilerin güçlenmesi sürdürülebilir geleceğin anahtarı" Etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, "2026 yılının Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı ilan edilmesi, kadınların tarımdaki kritik rollerinin küresel düzeyde görünür kılındığı önemli bir fırsat sunmaktadır. Tarım sektöründe kadın emeği hem yerel ekonomilerin sürükleyici gücü hem de sürdürülebilir üretim zincirinin temel unsurlarından biridir. Kadın çiftçiler; gıda güvenliğinin sağlanması, sağlıklı nesillerin yetişmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve çevresel sürdürülebilirliğin desteklenmesi açısından vazgeçilmez bir konuma sahiptir. Bu kapsamda, Samsun AB Bilgi Merkezi ve Samsun Kadın Girişimciler Kurulu tarafından Kadınlar Günü çerçevesinde organize edilen ‘Üreten Kadın, Sürdürülebilir Gelecek’ etkinliği; Avrupa Birliği’nin toplumsal cinsiyet eşitliği, kırsal kalkınma, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve yeşil mutabakat politikalarıyla uyumlu bir tematik program olarak planlanmıştır. Bu etkinlik ile odamızda, üretimin önemli parçalarından olan kadın çiftçilerimizi misafir ettik. Etkinliğe ayrıca Avrupa Birliği fonlarından faydalanmış kadın çiftçiler de katıldı" dedi. "IPARD programı kırsal kalkınmaya güç katıyor" Murzioğlu, "2011 yılından bu yana Avrupa Birliği’nin IPARD programı, TKDK tarafından yönetilmekte olup Türkiye’de kırsal kalkınmaya 1,9 milyar euronun üzerinde hibe desteği sağlamıştır. Türkiye, IPARD aracılığıyla tarım-gıda sektöründe rekabetin artırılması, doğal kaynakların iklim eylemine uyumlu şekilde yönetilmesi ve kırsal alanların cazibesinin güçlendirilmesi hedeflerini izlemektedir. Kadınların tarımdaki rolünün güçlendirilmesi, AB’nin kapsayıcı kırsal kalkınma vizyonunun temel unsurlarından biridir. Kadın çiftçiler, kooperatiflerdeki liderlikleriyle gıda güvenliğine katkı sağlamakta, ekonomik dayanıklılığı artırmakta ve kırsal toplulukları güçlendirmede kritik bir rol üstlenmektedir" ifadelerini kullandı.
Muğla MUSKİ’den "Bir Kitapla Geleceğe Işık Ol" kampanyası MUSKİ Genel Müdürlüğü, ihtiyacı olan çocukların eğitimine katkı sağlamak; kütüphanesi olmayan köy okullarına kütüphane yapmak ve kütüphanesi olan köy okullarını zenginleştirmek amacıyla "Bir Kitapla Geleceğe Işık Ol" adlı kitap bağış kampanyası başlattı. Kitap bağışları 16 Mart-3 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, il genelinde eğitim ve sosyal dayanışmayı güçlendirmeye yönelik hassasiyeti doğrultusunda Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MUSKİ),çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, "Bir Kitapla Geleceğe Işık Ol" kampanyasıyla ihtiyacı olan öğrencilere destek olmak amacıyla 16 Mart - 3 Nisan tarihleri arasında kitap bağışları kabul edilecek. Köy Okullarına Kütüphaneler Kazandırılacak, Mevcut Kütüphaneler Zenginleştirilecek MUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen kampanya kapsamında, vatandaşların bağışlayacağı kitaplarla kütüphanesi bulunmayan köy okullarına yeni kütüphaneler kazandırılması, mevcut kütüphanelerin ise farklı türlerde eserlerle zenginleştirilmesi hedefleniyor. Bu sayede köy okullarındaki öğrencilerin kitaplara erişiminin artırılması, okuma kültürünün yaygınlaştırılması ve eğitim süreçlerine katkı sağlanarak eğitim yolculuklarına destek olunması amaçlanıyor. Toplanan kitaplarla köy okullarındaki kütüphanelerin daha donanımlı hale getirilmesi planlanırken, her bir kitabın öğrencilerin merak duygusunu besleyerek bilgiye ulaşma yolculuklarında onlara ilham vermesi hedefleniyor. Kampanya ile il genelinden kitap bağışında bulunan vatandaşların da öğrencilerin gelişim sürecine katkı sunarak onların eğitim yolculuğuna anlamlı bir destek vermesi amaçlanıyor. Kitap bağışları 16 Mart - 3 Nisan tarihleri arasında Küçük gibi görünen bir kitap bağışının bile bir çocuğun hayatında önemli bir fark oluşturabileceğine dikkat çekilen kampanya kapsamında, kitap bağışları 16 Mart - 3 Nisan tarihleri arasında belirlenen bağış noktalarına veya ilgili irtibat numaraları aracılığıyla teslim edilebilecek. Toplanan kitaplar köy okullarına ulaştırılarak öğrencilerin kitaplara erişiminin artırılması amacıyla değerlendirilecek. Başlatılan kampanya ile vatandaşların bağışlayacakları yeni ya da evlerinde bulunan, kullanılmayan kitapların öğrencilerle buluşturulması hedefleniyor. Bağışlanan her kitap, çocukların bilgiye erişimini artıracak ve eğitim hayatlarında onlara yeni ufuklar açacak. İl genelinden yapılacak bağışların köy okullarındaki kütüphanelerin güçlenmesine önemli katkı sağlaması hedefleniyor.
Zonguldak Devrek’in tescilli beyaz baklavası bayram sofralarına hazırlanıyor Zonguldak’ın Devrek ilçesine özgü tescilli beyaz baklava, bayram sofralarındaki yerini almayı bekliyor. Devrek ilçesinde 8 çiftçi kadınla başlayıp zamanla büyüyüp onlarca kadına istihdam sağlayan dev bir yapıya kavuşan Devrek Güneşi Kooperatifi, yöresel lezzetleri yaşatmaya devam ediyor. Kooperatif bugünlerde yaklaşan bayramın tatlı telaşını yaşıyor. Kooperatif bünyesinde üretime katılan kadınlar, ilçenin asırlık geleneği olan ve kendine has rengiyle dikkat çeken coğrafi işaretli beyaz baklavayı hummalı bir çalışmayla hazırlıyor. İnce açılan yufkaların arasına bol ceviz serpilmesi ve fırında düşük ısıda uzun süre pişirilmesiyle elde edilen bu eşsiz lezzet, kızarmadan fırından alınması ve ılık şerbetle buluşması sayesinde meşhur beyaz rengini alıyor. Yöre halkının özel günlerinde vazgeçilmez ikramlıkları arasında yer alan Devrek beyaz baklavası, girişimci kadınların özverili emeğiyle harmanlanarak hem göze hem de damağa hitap ediyor ve asırlık bir kültürü başarıyla geleceğe taşıyor. Baklava ustası Nazmiye Türkaslan coğrafi işaretli beyaz baklavanın birden fazla aşamadan geçtiğine dikkat çekerek "Hamurunu açıyoruz, kuruduktan sonra 60 kat tepsiye onar onar diziyoruz. Aralarına bol ceviz serpiyoruz. Kesme, yağlama ve fırın işlemi oluyor. 4,5-5 saate yakın pişiriyoruz. Yarım saat ağzı kapalı piştikten sonra hem ağzı açık pişiyor. Beyaz olma sebebi de bundan kaynaklı. Taş fırında pişiriyoruz. Yurtdışından da büyük talep var. Bilmeyenler çiğ zannedip de almıyorlar. Pişirmemizi söylüyorlar. Biz bunu bildiğimiz için gülüyoruz. Ama pişmiş olduğunu söyleyince şaşırıyorlar. Artık alışıldı. Beyaz baklava deyince bizi buluyorlar" dedi.