ÇEVRE - 30 Haziran 2024 Pazar 11:22

Tunca Nehri’ni kuraklık vurdu: Kontrollü sulamaya geçildi

A
A
A
Tunca Nehri’ni kuraklık vurdu: Kontrollü sulamaya geçildi

Edirne’de mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklığı sebebiyle yaşanan kuraklıkla birlikte Tunca Nehri, alarm seviyelerine geldi.


Edirne’de geçtiğimiz mayıs ayından bu yana beklenen yağışların düşmemesi Tunca Nehri’nin debisini son yılların en düşük seviyesine düşmesine neden oldu. Yaşanan kuraklık ise Edirne’deki Tunca Nehri’nin su seviyesinin dibi görmesiyle birlikte kontrollü sulamaya geçilmesine sebep oldu. Aşırı mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklar ise kuraklık endişesi yaşayan çiftçileri tedirgin ediyor.



“Su debisi alarm veriyor”


Taşkınlarla sürekli gündeme gelen Tunca Nehri’nde istasyonda yapılan son ölçümlerde debisi 2 metreküp/saniye olarak ölçülürken, yaşanan kuraklığın son yılların en düşük seviyesi olduğu öğrenildi. Tunca Köprüsü mevkiinde ise yaşanan düşüş nedeniyle, nehrin yüzeyi yosun ve otlarla kaplanıp yeşile büründü.



“Tunca Nehri’ndeki kuraklık nedeniyle bakanlık devreye girecek”


Edirne merkeze bağlı köylerin kuzey kısmında kalan ve Bulgaristan’a yakın sınırı bulunan Tunca Nehri kıyısındaki çeltik alanlarında tarımsal sulamanın yetersiz kalması ve çeltik ekili alanların sulanamaması bir dizi tedbir alınmasına neden oldu. Yaklaşık 15 bin dekarlık çeltik ikili alanın bulunduğu Balkan köyleri özellikle Çömlekakpınar, Suakacağı, Yolüstü, Büyükdöllük, Çömlek, Muratçalı, Avarız, Değirmenyeni köylerine yakın alanlardaki arazilere Tunca nehrindeki kuraklıktan dolayı su verilemiyor.


Çeltik ekimi yapan çok sayıda üretici Tunca nehrinden su çekmeye yarayan motopompları durdurma noktasına getirmiş durumda. Edirne Valiliği almış olduğu bir kararla üst kısımlarda kalan Bulgaristan sınırına yakın köylerdeki çeltik ekili alanların yeterli miktarda su kullandığını, alt kısımlarda kalan alanların su ihtiyacının yeteri derecede karşılanamadığını, bunun için de kademeli olarak elektrik kesintisi yaparak üst kısımlardaki köylerde sulamaya geçici süreyle ara verildiği öğrenildi. Tunca Nehri’nin debisinin sıfıra kadar düşmesinin ardından Bulgaristan makamları ile görüşmeler yapıldı.



“Valilik devreye girdi, Bulgaristan Bakanlığına kuraklık tehlikesi bildirilecek”


Edirne Valisi Yunus Sezer’in bu konuda çalışma başlattığı, yaşanan durumu geçtiğimiz hafta gittiği Ankara ziyaretinde Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı’ya ilettiği öğrenildi. Önümüzdeki hafta Bulgaristan tarım bakanının Ankara’ya gerçekleştireceği ziyareti esnasında su talebinin de gündeme geleceği ve önümüzdeki günlerde Bulgaristan’dan su salınımının gerçekleştirilebileceği ifade ediliyor.



“Yeni model kaçınılmaz oldu”


Kuraklık ve aşırı sıcaklara bağlı buharlaşmanın artmasından kaynaklı Tunca’nın su seviyesi azalırken, nehirden sulama yapan üreticiler için dönüşümlü sulama modeline geçildi.


Nehirde incelemede bulunan Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, kuraklık nedeniyle çiftçilerin zor günler yaşadığını ve Tunca Nehiri’nde su seviyesinin ciddi ölçüde azaldığını ifade etti. Kuraklık endişesi yaşayan çiftçileri ziyaret eden Bayazıt, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklığının etkisiyle su seviyesi azalan Tunca Nehrimizden 12 bin 500 dekarlık kısmı çeltik olmak üzere toplamda yaklaşık 15 bin dekar alanda sulu tarım yapılmaktadır. Nehir debisinin saniyede 2 metreküp aktığı şu günlerde, çeltik üretiminde artan su ihtiyacı ile birlikte su seviyesinin düşüş göstermesinden dolayı, üreticimizin su ihtiyacını karşılayabilmek için kesintili sulamaya geçilmiş olup, su seviyesi belli bir seviyeye gelene kadar kontrollü sulama yapılacaktır” dedi.



Tunca Nehri’ni kuraklık vurdu: Kontrollü sulamaya geçildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Anadolunun ilk medreselerinden 869 yıllık Yağıbasan Medresesi zamana direniyor Tokat’ın Niksar ilçesindeki 9 asırlık Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun ilk medreselerinden biri ve "ilk tıp eğitimi verilen yapılardan" biri olarak mimarisi ve tarihiyle dikkat çekiyor. Niksar ilçesinde bulunan tarihi Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun en eski eğitim yapılarından biri olarak asırlara meydan okuyor. Mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan medrese, 1157 yılında Danişmendli Beyliği Emiri Nizameddin Yağıbasan tarafından inşa ettirildi. Danişmendli mimari geleneğinin önemli örneklerinden biri olan yapı, dönemin medrese planına uygun olarak tek katlı şekilde inşa edildi. Girişin karşısında ve sağında yer alan iki eyvanlı planıyla dikkat çeken medrese, mimari özellikleriyle de öne çıkıyor. Yapının avlusu, sekizgen kasnak üzerine oturtulan ve tromplarla taşınan yarım kubbe ile örtülerek dönemin mühendislik anlayışını günümüze taşıyor. Yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başaran medrese, hem tarihi dokusu hem de kültürel mirasıyla ziyaretçilerini adeta geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Anadolu’nun ilk medreselerinden birisi Medrese hakkında bilgiler veren Alper Yılmaz, "Arkamda görmüş olduğunuz medrese Nizamattin Yağıbaban medresesidir. Kişinin kendi ismini vermiş olduğu Anadolu’nun ilk medreselerden bir tanesidir. Sekizgen köşeli yapılı kubbeye sahiptir. Kubbe üzeri açıktır. Türkiye’nin ilk tıp üniversitesidir. Yan tarafında kale komutanlığının kendi mezarı ölen türbesi vardır" dedi.
Ankara AİLEM İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağladı İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, işitme engelli vatandaşların kamu, özel sektör ve sosyal hayattaki iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hayata geçirdikleri İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandığını bildirdi. Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, yüzde yüz erişilebilirlik hedefiyle engelli bireylerin hizmetlere ulaşımını kolaylaştıracak dijital dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. İşitme engelli bireylerin iletişim engellerini kaldırmak için projeler yürüttüklerini kaydeden Göktaş, AİLEM uygulamasının bu alanda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vatandaşların, kamuda, özel sektörde ve sosyal hayatlarında iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kurdukları AİLEM’in Türk işaret dilini kullanan vatandaşlar için ortak bir iletişim noktası haline geldiğini ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) bugün 51 bin 932 kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor. Alışverişten aile içi iletişime, öğretmen-veli görüşmesinden hasta-doktor iletişimine kadar birçok konuda günde ortalama 150 çağrıya çeviri hizmeti sağlıyoruz. 3 yıldır hizmet veren merkezimizde bugüne kadar Türk İşaret Dili çevirmenlerimiz tarafından 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağlandı. İletişim merkezimize hem bakanlığımızın internet sitesi hem de mobil uygulama üzerinden erişilebiliyor." Bakan Göktaş, AİLEM’in dışında ayrıca bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında da aktif hizmet verildiğini hatırlatarak, şu an 53 ilde toplam 75 Türk İşaret Dili tercümanıyla sahada olduklarını kaydetti. Göktaş, "Tercümanlarımız son 5 yılda tapu, belediye, valilik, noter, banka ve sağlık gibi alanlarda işitme engelli vatandaşlarımıza yaklaşık 10 bin 473 defa çeviri hizmeti sağladı. AİLEM ve saha çalışmalarımızla, Türk İşaret Dili kullanan tüm vatandaşlarımızın önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.