EKONOMİ
Denizli OSB Başkanı Baltalı ; "Denizli OSB ile ilgili büyük hayallerimiz var" 10 Mart 2026 Salı - 15:17:06 Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Nisan ayında yapılacak seçimlerde yeniden aday olduğunu açıkladı. Baltalı, Milli Teknoloji Atölyesi, Teknopark, ikinci arıtma tesisi ve GES gibi büyük projelerle Denizli OSB’nin üretim gücünü artırmaya devam edeceklerini söyledi. Başkanlık döneminde Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde pek çok önemli projeye imza atan ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte önemli ‘ilk’lere imza atan Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı; "Görev süremiz boyunca bölgemizin üretim gücünü artıracak önemli projeleri başlattık. Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın vizyonu doğrultusunda hayata geçireceğimiz Milli Teknoloji Atölyesi Projesi, Denizli OSB Teknopark Projesi, Dünya Bankası finansmanlı ikinci arıtma tesisi projesi, GES projesi, Pamukkale Üniversitesi - Denizli OSB Meslek Yüksekokulu ve atıksu geri kazanım projesi gibi yatırımlarla bölgemizin geleceğini planlıyoruz. İnşallah bu büyük projelere yeni projeler ekleyerek yolumuza devam edeceğiz’’ dedi. Başlattıkları büyük projelerin tamamlanması ve Denizli OSB’nin gelişiminin kararlılıkla sürmesi için Nisan ayında yapılacak Denizli OSB seçimlerinde yeniden aday olduğunu ifade eden Başkan Derya Baltalı, bu süreçte kendisine tam destek veren tüm üyelere teşekkür etti. Derya Baltalı, "Denizli sanayisinin gücüne güç katmak için projelerimizle yola devam ediyoruz’’ dedi.
10 Mart 2026 Salı - 14:27 Ticaret Bakanı Bolat: "İran’la ticari taşımalar kontrollü bir şekilde devam ediyor" Tokat’taki fabrika açılışına katılan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, "İran’la olan üç gümrük kapımızda olağan dışı bir durum yok" dedi. Tokat’a gelen Bakan Bolat, Erbaa Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan Polyamid POY (Kısmi Oryante İplik) ve FDY (Tam Çekimli İplik) üretim tesisi için düzenlenen açılış programına katıldı. Bakan Bolat: "Türkiye ateş bölgesinin içerisinde huzur bölgesidir" Burada konuşan Bakan Bolat, Türkiye’nin sanayi üretiminde katma değerli yatırımların önemine dikkat çekerek, "Şu anda kuzeyimizde, güneyimizde ve doğumuzda savaşların yaşandığı çetin bir coğrafyadayız. Etrafımız adeta bir ateş çemberi. Ancak Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu ateş çemberinin ortasında bir huzur bölgesi ve istikrar adasıdır" dedi. "İhracatımız 396 milyar dolara ulaştı" Türkiye ekonomisinin son yıllarda önemli bir büyüme performansı gösterdiğini ifade eden Bolat, milli gelirin 23 yılda 238 milyar dolardan yaklaşık 1,6 trilyon dolara yükseldiğini belirtti. Bolat, "Son beş buçuk yılda, yani son 22 çeyrektir ekonomimiz kesintisiz büyümeye devam ediyor. İstihdam 19,5 milyondan 32 milyona yükseldi. İhracatımız ise 50 milyar dolardan 396 milyar dolara ulaştı" diye konuştu. "Tekstil sektörü Türkiye’nin dünyaya açılan kapılarından biri" Tekstil sektörünün Türkiye sanayisinin gelişiminde önemli bir rol oynadığını vurgulayan Bolat, sektörün dünya pazarlarına açılmada öncü olduğunu söyledi. Bolat, "Biz sanayiciliği gıda ve tekstil sanayileriyle öğrendik. Yüz yılı aşkın bir geçmişi olan tekstil ve hazır giyim sektörümüz sayesinde dünya pazarlarını tanıdık. Türk tekstili, Türk kumaşı ve Türk hazır giyim ürünleri dünya çapında marka haline geldi. Geçen yıl tekstil, hazır giyim, halı ve ev tekstili ihracatımız yaklaşık 31 milyar dolar oldu. Bu da toplam ihracatımızın yüzde 11’ini oluşturuyor" ifadelerini kullandı. "Ekonomik gelişmelere karşı tedbirler alıyoruz" Bölgede yaşanan savaşların enerji ve ticaret üzerinde etkiler oluşturduğunu belirten Bolat, hükümetin gerekli tedbirleri aldığını dile getirdi. Bolat, İran ile ticaretin sürdüğünü belirterek, "İran’la olan üç gümrük kapımızda olağan dışı bir durum yok. Ticari taşımalar ve yolcu geçişleri kontrollü şekilde devam ediyor. Enerji ve tarım girdileri konusunda da ilgili bakanlıklarımız gerekli tedbirleri almış durumda" dedi. Konuşmaların ardından Bakan Bolat ve beraberindekiler kurdele keserek fabrikanın açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından üretim alanlarını gezen Bakan Bolat, iplik üretim hatlarında incelemelerde bulunarak yetkililerden tesisin çalışma süreci hakkında bilgi aldı. Yıllık 9 bin ton POY ve 3 bin ton FDY iplik üretim kapasitesine sahip Türkiye’nin tekstil hammaddesinde dışa bağımlılığını azaltmayı hedefleyen yatırımın, aynı zamanda yaklaşık 500 kişiye istihdam sağlayarak bölge ekonomisine önemli katkı sunması bekleniyor. Program sonunda Bolat, diğer temasları için karayoluyla kent merkezine hareket etti.
10 Mart 2026 Salı - 14:10 Girişimcilik dünyasının nabzı Osmangazi’de atacak Osmangazi Belediyesi, girişimcilik ekosistemini güçlendirmek ve yerel girişimcileri desteklemek amacıyla önemli bir etkinliğe imza atmaya hazırlanıyor. "Osmangazi Girişimcilik Zirvesi", 25 Mart’ta Osmangazi Gösteri Merkezi’nde girişimcileri, yatırımcıları ve iş dünyasının önde gelen temsilcilerini aynı çatı altında buluşturacak. Girişimcilik dünyasına ilham vermeyi ve yeni iş birliklerinin kapısını aralamayı hedefleyen Osmangazi Girişimcilik Zirvesi, yenilikçi fikirlerin paylaşılacağı, yatırım fırsatlarının değerlendirileceği ve güçlü bağlantıların kurulacağı dinamik bir platform sunacak. Gün boyu sürecek etkinlikte, alanında uzman isimler konuşmalarıyla katılımcılara deneyimlerini aktaracak. Zirvenin öne çıkan başlıklarından biri ise yapay zeka destekli olarak planlanacak birebir B2B görüşmeler olacak. Bu sistem sayesinde girişimciler, yatırımcılar ve sektör temsilcileri, ilgi alanları ile iş hedeflerine göre eşleştirilerek daha verimli görüşmeler gerçekleştirebilecek. Etkinlik kapsamında katılımcılar, hem girişimcilik dünyasındaki güncel gelişmeleri dinleme hem de geniş bir networking ortamında sektör temsilcileriyle bir araya gelme imkanı bulacak. Girişimcilerin hayallerini gerçeğe dönüştürme yolculuğunda önemli bir basamak olması beklenen zirve, aynı zamanda katılımcılara yatırım, iş birliği ve networking açısından yeni kapılar açacak. Girişimcilik ekosistemine katkı sağlaması hedeflenen zirveye katılmak isteyenler, başvuru ve etkinliğe ilişkin tüm detaylara https://www.osmangazi.bel.tr/etkinlik/osmangazi-girisimcilik-zirvesi-2026-03-10-1 linki üzerinden ulaşabilecek.
Zorlu Enerji’nin Ar-Ge projelerine uluslararası fon desteği
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:58 Zorlu Enerji’nin Ar-Ge projelerine uluslararası fon desteği Zorlu Enerji, UFUK Avrupa (Horizon Europe) programı kapsamında hayata geçirdiği 6 projesiyle toplamda 2,41 milyon euro hibe desteği alırken, Zorlu Enerji ve grup şirketleri genelinde eş zamanlı olarak yürütülen 25’e yakın Ar-Ge projesiyle alanındaki yetkinliğini güçlendirmeye devam ediyor. Ar-Ge ve inovasyonu sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine alan Zorlu Enerji, Avrupa Birliği tarafından araştırma, geliştirme ve inovasyon projelerine destek olmak amacıyla oluşturulan UFUK Avrupa (Horizon Europe) Programı kapsamında aldığı hibe destekleriyle, Türkiye’nin başarılı sanayi kuruluşları arasında yer alıyor. 2018 yılından bu yana 17 Ar-Ge projesine toplamda 4,14 milyon euro ve yaklaşık 30 milyon TL hibe desteği alan şirket, çevre, enerji, dijital alanda çığır açan çözümler geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin 6 Ar-Ge projesine 2,41 milyon euro hibe desteği Şirketin dekarbonizasyon, dijitalizasyon ve desantralizasyon odaklı projeler yürüttüğünü belirten Zorlu Enerji Jeotermal Kaynaklar, Ar-Ge ve İnovasyon Grup Müdürü Ural Halaçoğlu, "Ar-Ge birimi olarak AB’nin en büyük araştırma ve inovasyon programı olan UFUK Avrupa kapsamında bugüne kadar JIDEP, SEHRENE, nGel, EOLIAN, Twinvest ve VERTI-GO projelerinin de aralarında bulunduğu altı ayrı Ar-Ge projemizle toplam 2,41 milyon euro hibe desteği almaya hak kazandık. 2023 yılında, proje bazında bugüne kadarki en yüksek bütçeye sahip olan 1,91 milyon wuro destekli nGel projemiz bu kapsamda hibe desteği aldı. Bununla birlikte ilk kez ana koordinatör olarak Eurogia23 Programı’na başvurduğumuz WindTwin projemiz TÜBİTAK, JESKE projemiz ise TENMAK’ın (Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu) ilk defa açtığı TUGEP Programı kapsamında hibe desteği almaya hak kazandı. Her iki proje de şu an sözleşme aşamasında bulunuyor. Ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen ve her geçen yıl çeşitlenen Ar-Ge portföyümüzle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. 20’ye yakın Ar-Ge projesi yönetiliyor Ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen Ar-Ge portföyüyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Halaçoğlu, "Şirket olarak çalışmalarımızı yenilenebilir kaynaklar odağında yürütüyoruz. Bu yaklaşım, şirketimizin uzun vadeli gelecek vizyonunun doğal bir yansıması. 2017 yılında, Kızıldere 3 Jeotermal Enerji Santrali’nin inşaat ve devreye alma süreci devam ederken TÜBİTAK ile temas kurduk. Aynı yılın sonuna doğru UFUK 2020 (Horizon 2020) Programı hakkında bilgilendirildik ve konuyu üst yönetimimizle birlikte değerlendirdik. Bu sürecin ardından GECO (Geothermal Emission Control) projemizle ilk uluslararası Ar-Ge iş birliğimize adım attık. Bugün şirketimizin dahil olduğu dört proje, Avrupa Birliği’nin Horizon 2020 çerçeve programı kapsamında başarıyla tamamlandı. EUREKA kümesi altında TÜBİTAK üzerinden desteklenen üç projemiz bulunurken, mevcut durumda ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen dokuz Ar-Ge projemiz devam ediyor. Grup şirketimiz Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafında ise dört AB destekli Ar-Ge projesi başarıyla tamamlanırken, iki yeni proje bu yıl portföyümüze eklendi. Tüm bunlara ilave olarak 15’e yakın EPDK destekli Ar-Ge projemiz bulunuyor. Özetle, Zorlu Enerji ve grup şirketleri olarak toplamda 25’e yakın Ar-Ge projesini eş zamanlı olarak yönetiyoruz."
Bu tesiste günde 10 bin adet ayva ve nar lokumu üretiliyor
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:53 Bu tesiste günde 10 bin adet ayva ve nar lokumu üretiliyor Bilecik’in Osmaneli ilçesinde kooperatif bünyesindeki kadınlar tarafından günde 10 bin adet üretilen ayva ve nar lokumunun üretimi her geçen yıl artıyor. Tesiste üretilen ’Coğrafi işaretli’ ayva lokumu, dünyaya ihraç ediliyor. Bölgede yetiştirilen ayvanın katma değerli ürüne dönüştürülmesi için 2007’de Osmaneli Belediyesi ve Osmaneli Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi işbirliğiyle AR-GE çalışmaları başlatılan "Ayva Lokumu" projesi, ilçe ekonomisine katkı sağlıyor. 400’er gramlık 100 paketle başlanan üretim, günde 10 bin pakete yükseldi. İlçede 2007 yılında 5 bin ton olan ayva rekoltesi, lokum sayesinde yıllık 8 bin tona ulaştı. 2021’de Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenen ayva lokumu, Katar, ABD, Almanya, Hollanda, Suudi Arabistan ve Rusya’ya ihraç ediliyor, yurt içinde de birçok zincir marketin raflarında yer alıyor. Başlangıçta 3 kadının çalışmasıyla üretilen ayva lokumunun imalatında şu anda 32’si kadın 35 kişi istihdam ediliyor. Osmaneli Belediyesi ve Osmaneli Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinde çalışan Hatice Dönmez, "Burada ayva lokumu üretiyoruz. Şu anda ayva püresi yapıyoruz. Ayvaları köylüler buraya getiriyor. Daha sonra aşaması haşlanıyor. Ondan sonra püre haline getirip, daha sonra kavanozlara koyup buzhaneye koyuyoruz. Daha sonra ayva lokumu yapıyoruz. Ayvalar geliyor buraya. İlk önce arkadaşlarla beraber yıkıyoruz, onları güzelce temizliyoruz bol suyla. Daha sonra kazanlarımıza giriyor. İlk önce doğruyoruz, doğrama makinelerinde. Daha sonra haşlanıyor. Ondan sonra çekme makinesiyle çekiyoruz. Daha sonra beyaz kovalara koyup buzhaneye koyuyoruz. Burada kısacası biz ayva püresinden ayva lokum yapıyoruz" dedi. "Ayva lokumu yüzde 100 ayvadan üretilen bir üründür" Osmaneli Belediyesi Yöresel Ürünler Üretim Merkezi Koordinatörü Abdullah Tetik ise ayva lokumunun dünyaya açılan bir lezzet olduğunu anlatarak, "2007 yılında AR-GE çalışmalarına başlayıp 2011 yılında tescilleştikten sonra 2026 yılı itibarıyla tüm dünyaya bu ayva lokumunu ihraç eder hale geldik. Ayrıca tüm Türkiye’de de ulusal zincir mağazalarda yerini bulan bir ürün haline geldi. Ayva lokumu yüzde 100 ayvadan üretilen bir üründür. Herhangi bir katkı maddesi yok, aroma yok, kıvam artırıcı yok. Bu doğal lezzeti dört mevsim tüketiciye sunma gayreti içerisindeyiz ve bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum" dedi. "Ayva lokumu üretim tesisi günde 10 bin adet ayva lokumu üretiyor" Tetik açıklamasının devamında, "Ayva lokumu üretim tesisi günde 10 bin adet ayva lokumu üretiyor. Tabii bunun yanında da doğal nar lokumu üretimlerimiz de var. Toplamda 5 bin adet ayva lokumu, 5 bin adet de nar lokumu olmak üzere günlük üretim kapasitemiz var. Şu anda ulusal zincir mağazalarda yer bulmuş durumdayız. Tabii bu noktada kadın girişimcilerimizi de es geçmemek gerekiyor. Bu projemizde biz onlarla beraber yürüyoruz. Osmaneli Belediyesi ve Kadın Girişimciler Kooperatifi ortaklığında yürütülen bu projede kadınlarımız, ürettikleri ürünlerin emeklerini raflarda görerek alabiliyorlar. Onlara da hızlı bir şekilde geri dönüş sağlanarak, üretimlerini burada ekonomik faaliyetlerini canlı tutarak sürdürebiliyorlar. Ayva lokumu şu an ilçemizin coğrafi işaretli bir ürünü haline geldi. Nar lokumu da yöresel ürün envanter listesinde yer aldı. İçeriğinde yüzde 100 ayva içeriğine dair logomuzla beraber satış hacmimizi de artırmış olduk. Çünkü insanlar, tüketiciler artık doğal ürünler arıyorlar. Biz de yeni bir etiket tasarımımızla bunun doğallığını ön plana çıkartan bir çalışma yaptık" dedi.
Erzurum Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ürüşan: "Kırmızı et projesi, besicilerimize can simidi olacak"
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:18 Erzurum Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ürüşan: "Kırmızı et projesi, besicilerimize can simidi olacak" Erzurum Kırımızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Abdulkadir Ürüşan, Erzurum’da kırmızı et üretimini artırmak ve besilik materyal üretimini desteklemek amacıyla suni tohumlama temelli yeni bir pilot projeyle hayata geçirilmesinin bölge hayvancılığı üretimine olumlu katkı sağlayacağını açıkladı. ’’Erzurum’da kırmızı ette ciddi bir potansiyelimiz var" Birlik Başkanı Abdulkadir Ürüşan, sağlanan destek ve projelerle gelecek yıllarda hayvan sayısı ve kırmızı et arzının artacağını, Erzurum’un kırmızı et üretiminde yüksek bir kapasiteye sahip olduğunu belirten Başkan Ürüşan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ’’Pilot projede anaç hayvanlardan etçi ırk melezi besilik hayvan üretimi hedefleniyor. Bu önemli kırmızı et projesi besicilerimize can simidi olacak. Bu kıymetli proje çalışmasının Erzurum’umuza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Projenin Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Şubat ayında açıklanarak ’pilot il’ çalışmasında hayvancılığın önemli merkezi Erzurum’un kapsama alınarak pilot il seçilmesi üreticiler adına sevindirici ve memnuniyetle karşılandığını ifade etmek istiyorum. Besicilere hassasiyetli ve duyarlı destekleri için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a müteşekkiriz. Proje sürecinde desteklerini esirgemeyen Erzurum Milletvekilimiz Sayın Selami Altınok’a, Sayın Mehmet Emin Öz’e AK Parti Erzurum İl Başkanı Sayın İbrahim Küçükoğlu’na Erzurum Valisi Sayın Mustafa Çiftçi’ye, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet Sekmen’e Kurum Müdürlerimize Teşekkür ediyorum. Hayvancılığın merkezi Erzurum’da Kırmızı ette ciddi bir potansiyelimiz var. Büyükbaş hayvan sayısı bakımından ülkemizde önemli bir yere sahip olan ve son yıllarda desteklerle birlikte hayvancılıkta atılıma geçen Erzurum’un hedefi, Türkiye’nin et ve süt üretim merkezi olmak. Projeyle, cinsiyeti belirli etçi ırk erkek sperma kullanılarak özellikle melez ve damızlık üretimi dışında kalan anaç hayvanlardan etçi ırk melezi besilik hayvan üretiminin hedeflendiği proje kapsamında kırmızı et sektörünün mevcut durumu, üretim kapasitesinin artırılması, verimlilik, sürdürülebilirlik ile sahadaki uygulamaların bölge besicisine rahat nefes aldıracak.’’ ’’Üretim yapmak isteyen üreticilerimize destek olacağız’’ ’’Tarım Bakanlığımız ile Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği iş birliğinde hazırlanan proje, cinsiyeti belirli (erkek) sperma kullanımıyla suni tohumlamanın yaygınlaştırılmasını amaçlıyor. Erzurum’da kırmızı et üretiminin artırılmasına yönelik pilot proje tanıtımına Erzurum Kırımızı Et Üreticileri Birliği olarak projeye paydaş olduk. Önemle üzerinde hassasiyetle durduğumuz proje kapsamında, besilik materyal üretiminin artırılması için etçi ırk erkek sperma kullanılarak etçi ırk melezi hayvanların yetiştirilmesi amaçlanıyor. Üretmek isteyen herkese projelerimizle destek olmaya devam edeceğiz. Erzurum’un sahip olduğu geniş çayır ve mera alanları ile yüksek büyükbaş hayvan varlığının proje için önemli bir avantaj sağlayacak. Hangi alanda olursa olsun üretim yapmak isteyen üreticilerimizin yanındayız. Besilik hayvan üretimini artırmayı hedefleyen pilot projede, etçi ırk sperma kullanılarak Erzurum’un geniş mera ve büyükbaş varlığıyla üretim desteklenecek. Uygulamanın sahada başarıya ulaşabilmesi için doğru hayvan seçiminin yapılması, infertil hayvanların kapsam dışında tutulması ve projenin daha dar, kontrol edilebilir alanlarda yürütülmesi hedefleniyor. Erzurum’da kırmızı et üretimini artırmak ve besilik materyal üretimini desteklemek amacıyla kırmızı et, suni tohumlama projesi besicilerimize can simidi olacak. Erzurum’un modern ve sürdürülebilir hayvancılık yatırımları açısından güçlü bir cazibe merkezi haline gelmesini; üreticilerimize, yatırımcılarımıza ve ilimize ekonomik, sosyal ve istihdam açısından önemli katkılar sağlamasını temenni ediyorum. Bu kıymetli proje çalışmasının Erzurum’umuza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.’’ diye konuştu.
İran-ABD gerginliği sonrası gözler Kapıköy’e çevrildi: Sınırda girişler rutin seviyede
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:13 İran-ABD gerginliği sonrası gözler Kapıköy’e çevrildi: Sınırda girişler rutin seviyede Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fevzi Çeliktaş, İran ile Amerika arasında yaşanan gerginliklere rağmen Kapıköy Sınır Kapısı’ndan Van’a yapılan girişlerin olağan seyrinde devam ettiğini belirterek, kentte olağanüstü bir hareketlilik yaşanmadığını söyledi. İran ile Amerika arasında son dönemde artan siyasi ve askeri gerilim, bölge ülkelerinde tedirginliğe yol açarken, sınır kentlerinden biri olan Van’da da gözler Kapıköy Gümrük Kapısı’na çevrildi. İran’da yaşanan ekonomik sıkıntılar ve bölgedeki belirsizlik nedeniyle Van’a yönelik muhtemel yoğun bir göç ya da turist hareketliliği beklenirken, sınır kapısındaki girişlerin şu ana kadar normal seyrinde ilerlediği gözlemlendi. Verilere göre, geçtiğimiz yılın Ocak ayında Van’a 50 bin İranlı turist giriş yaparken, bu yılın aynı döneminde bu sayı 55 bin 500’e yükseldi. Öte yandan, İranlı turistler, Van ekonomisi ve özellikle kent esnafı için büyük önem taşıyor. Alışveriş, konaklama, yeme-içme ve turizm sektörlerinde ciddi bir hareketlilik oluşturan İranlı ziyaretçilerin, esnafa adeta "can suyu" olduğu ifade ediliyor. Özellikle Nevruz döneminde artması beklenen ziyaretlerin, kent ekonomisine önemli katkı sağlaması öngörülüyor. "Olağanüstü bir durum söz konusu değil" İHA muhabirine konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fevzi Çeliktaş, İran’ın Amerika ile yaşadığı sorunlardan kaynaklı bir tedirginlik söz konusu olduğunu belirtti. İran’dan Van’a ciddi bir göç olabileceğini tahmin ettiklerini hatırlatan Başkan Yardımcısı Çeliktaş, "Çünkü Van, İran’a yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta; hemen yanı başımızda. İran’da şu anda ciddi bir iç kargaşa ve gerginlik var, hatta bir iç savaşa doğru gidildiği yönünde endişeler bulunuyor. Bunun yanında Amerika’ya ait gemilerin İran’ı ablukaya almasıyla bölgede ciddi bir gerilim oluştu. Bu nedenle sınır kapımızda yoğun bir giriş olacağını öngörüyorduk ancak şu an itibarıyla girişler rutin şekilde devam ediyor. Geçen yıl Ocak ayında Van’a gelen İranlı sayısı 50 bin civarındaydı. Bu yıl, 2025 Ocak ayında ise bu sayı 55 bin 500 oldu. Yani çok ciddi bir tedirginlik ya da olağanüstü bir durum söz konusu değil; girişler normal seyrinde devam ediyor. Oysa biz, bu son dönemde yaşanan gerginlikler ve İran’da halihazırda ciddi şekilde devam eden ekonomik krizin etkisiyle daha fazla İranlı turistin gelmesini bekliyorduk. Ancak mevcut tablo, rutin bir sürecin sürdüğünü gösteriyor" dedi. Yaşanan olaylardan bu yıl Kapıköy Gümrük Kapısı’ndan 1 milyonun üzerinde İranlı turistin giriş yapmasını öngördüklerini dile getiren Çeliktaş, "Ancak şu an ne çok ciddi bir düşüş ne de büyük bir artış var. İranlılar ülkelerini terk etmiyor, ülkelerine sahip çıkıyor; evlerinde, kapılarında bekliyorlar. Buraya da çok yoğun bir geliş olmadığı gibi, buradan İran’a doğru da ciddi bir gidiş yok. Kapıda her zamanki normal akışkanlık devam ediyor" diye konuştu. "Dar gelirli kesimin gelişleri sınırlı" Dar gelirli vatandaşların seyahat etmesi hem kendi ülkelerindeki ekonomik daralma hem de Türkiye’nin ve Van’ın onlara biraz pahalı gelmesi nedeniyle zor olduğuna dikkat çeken Çeliktaş, "Bu nedenle dar gelirli kesimin gelişleri sınırlı. Daha çok refah seviyesi yüksek, ekonomik durumu iyi olan kesimin Van’a geldiğini görüyoruz. Bu kesim, hem buradaki hem de kendi ülkelerindeki yaşam tarzına uygun şekilde tatillerini burada geçiriyor. Alışverişlerini yapıyor, geziyor, yiyor, içiyor ve ardından ilimizden ayrılarak ülkelerine geri dönüyorlar. Şu anda her şey normal şekilde devam ediyor, herhangi bir sıkıntı yok" şeklinde konuştu. Temennilerinin hiçbir savaşın çıkmaması ve Amerika ile İran İslam Cumhuriyeti arasındaki sorunların diyalog yoluyla çözülmesi olduğunu söyleyen Çeliktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Önümüzde Nevruz var. Van Ticaret ve Sanayi Odamızın 2014 yılından bu yana düzenlediği ‘Shopping Fest’ festivali bulunuyor. Bu festivalle amacımız, İranlı misafirlerimizin Van’da daha fazla zaman geçirmesini ve keyifli vakit geçirmesini sağlamak. Nevruz, İranlılar için en büyük bayramlardan biri. Eğer orada herhangi bir olumsuzluk yaşanmazsa, Nevruz döneminde Van’da çok sayıda İranlı turisti misafir edeceğimizi tahmin ediyoruz."
Bursa’da kırsal üretime Büyükşehir’den destek
04 Şubat 2026 Çarşamba - 22:52 Bursa’da kırsal üretime Büyükşehir’den destek Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticinin emeğine güç katmak amacıyla Harmancık ilçesindeki çiftçilere yulaf tohumu desteği sağlandı. Tarımsal üretimi artırmak amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi, Harmancık Belediyesi ve Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği (HAGEL) iş birliğiyle, Harmancık Belediyesi’ne ait olan ve örnek uygulama amacıyla değerlendirilmesi planlanan tarım arazilerinde yulaf tohumu ekimi destekleniyor. Bu kapsamda yüzde 50 hibeli olarak verilen yaklaşık 22 ton yulaf tohumu, Harmancıklı 99 üreticiye dağıtıldı. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından hayata geçirilen proje çerçevesinde tarım arazilerinde örnek ekim çalışmaları yapılacak. Proje ile çiftçilerin kaba yem ihtiyacının karşılanması ve girdi maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor. Harmancık Belediyesi önündeki dağıtım töreninde konuşan Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, Büyükşehir Belediyesi’nin mazottan yulaf tohumuna, silajdan hayvancılık desteklerine kadar birçok imkanı üreticiler için sağladığını belirterek Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. Harmancıklı üreticiler de yerel yönetimlerin bu gibi desteklerinin çiftçiler için can suyu olduğunu vurgulayarak, üretimin değer görmesi adına yapılan tüm katkılar için Büyükşehir Belediyesi ve Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
Garanti BBVA, 2025 yılında istikrarlı performansını sürdürdü
04 Şubat 2026 Çarşamba - 18:54 Garanti BBVA, 2025 yılında istikrarlı performansını sürdürdü Türkiye Garanti Bankası 2025 yılı finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre yıllık net kârı 111 milyar 262 milyon 197 bin TL oldu. Türkiye Garanti Bankası A.Ş. 31 Aralık 2025 tarihli finansal tablolarını açıkladı. Bankanın konsolide finansal tablolarına göre yıllık net kârı 111 milyar 262 milyon 197 bin TL oldu. Aktif büyüklüğü 4 trilyon 547 milyar 773 milyon 680 bin TL seviyesinde gerçekleşirken, ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağladığı destek ise 3 trilyon 489 milyar 856 milyon 517 bin TL’ye ulaştı. Fonlama bazını dinamik bir şekilde yöneten Garanti BBVA’nın fonlama kaynakları içindeki en büyük ağırlığı, yüzde 69.1 ile müşteri mevduatları oluşturmaya devam etti. Müşteri mevduat tabanı yıllık yüzde 50.0 büyüme ile 3 trilyon 143 milyar 896 milyon 697 bin TL oldu. Güçlü sermaye odağını koruyan bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 17.5, özkaynak kârlılığı yüzde 29.1, aktif kârlılığı ise yüzde 2.9 seviyelerinde gerçekleşti. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten şunları söyledi: "2025, küresel ve yerel ölçekte para politikasında dezenflasyon hedefleriyle uyumlu bir normalleşme sürecinin kademeli olarak hayata geçirildiği, bankacılık sektörü açısından ise disiplinli ve güçlü bir stratejik duruş gerektiren bir yıl oldu. Yıl boyunca ekonomi yönetiminin kararlı yaklaşımı sayesinde enflasyonla mücadelede somut bir ilerleme kaydedilirken, bu süreçte para politikası adımları temkinli ve kontrollü bir çerçevede şekillendi. Bankacılık sektörü yıl boyunca, ekonomideki dengelenme sonuçlarını hissetmeye devam etti. TL mevduatla ilgili düzenlemelerin etkisiyle politika faizinin üzerinde seyreden mevduat maliyetleri bilanço yönetiminde bankalar için temel unsur oldu. Kredilerde büyüme, regülasyonun belirlediği alanlardaki limitler dahilinde kaldı. Böyle bir dönemde banka olarak etkin yönetim ve bilanço dayanıklılığımızı bir kez daha ortaya koyduk ve istikrarlı performansımızı sürdürdük. 2025’te konsolide aktif büyüklüğümüz 4,5 trilyon TL’nin üzerine çıkarken, TL kredi büyüklüğümüz 1,7 trilyon TL’ye ulaştı. TL kredilerdeki geleneksel liderliğimizi bu yıl da pazar payı alarak güçlendirirken, portföyümüzün bireysel-tüzel dengesini istikrarlı biçimde gözetmeye devam ettik. Bireysel kredi hacminde açık ara liderliğimizi, tüm ürün gruplarında pazar payı kazanarak daha da pekiştirdik. TL tüzel nakdi ve gayri nakdi kredi toplamında ise, reel sektörün en büyük destekçisi olan özel banka rolümüzü sürdürdük. Ödeme sistemleri, stratejik olarak ayrıştığımız ve uzun vadeli değer oluşturduğumuz alanlardan biri olmaya devam etti. Fonlama tarafında müşteri kaynaklı ve tabana yaygın fonlama yapımız sayesinde bilanço yönetiminde sürdürülebilirliği başarıyla sağladık. Toplam müşteri mevduatımız 3 trilyon TL’nin üzerine çıkarken, diğer fonlama kaynaklarımızı da çeşitlendirdik. 2025’te başarıyla tamamladığımız iki yeni işlemle birlikte, son iki yılda gerçekleştirdiğimiz sermaye benzeri tahvil ihraçlarının toplam tutarını 2,45 milyar ABD dolarına ulaştırarak, son yılların en yüksek sermaye benzeri tahvil ihracını gerçekleştiren banka olduk. Bu adımlar, sermaye yapımızı daha da güçlendirirken; uzun vadeli büyüme stratejimizi destekleyecek güçlü bir finansal temel oluşturdu." Bankanın müşteri odaklı stratejisine ve dijitalleşme vizyonuna dikkat çeken Akten, "2025’te Radikal Müşteri Perspektifimiz ile tüm süreçlerimizi müşterilerimizin gözünden yeniden tasarlamaya ve sunmaya devam ettik. Bu çalışmalar sayesinde BBVA Grubu içinde Türkiye, örnek ülke olarak gösterildi. Sahadaki özverimizin ve insan odaklı yaklaşımımızın global ölçekte değer bulduğunun güçlü bir göstergesi oldu. Bu dönüşümde yapay zekâ kritik bir rol oynuyor. Üretken yapay zekâyı hizmetlerimizin merkezine entegre ederek sezgisel ve empatik bankacılık deneyimini yeniden tasarlıyoruz. 2025 yılında üretken yapay zekâ ile yeniden tasarladığımız ve yeni nesil bir bankacılık deneyiminin öncüsü dijital asistanımız UGİ; son bir yılda 73 milyondan fazla sohbet gerçekleştirerek 8 milyondan fazla müşteriye destek sundu. World Finance Digital Banking Awards 2025’te, Türkiye’nin ‘Bireysel Bankacılıkta En İyi Dijital Banka’ve ‘En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması’ ödüllerinin sahibi olduk. Bu ödüllere layık görülmemizi, dijital bankacılığı yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran bütüncül bir deneyim olarak ele alışımızın bir sonucu olarak görüyoruz" şeklinde konuştu. Sürdürülebilirlik alanında atılan stratejik adımları da vurgulayan Akten, "Sürdürülebilir finansmanı stratejimizin merkezine alarak, 2025’te çevresel ve toplumsal etkiyi odağa alan projelere kaynak sağlamayı sürdürdük. Mavi ve yeşil finansman alanlarındaki öncülüğümüzü yeni ürünlerle pekiştirirken, Türkiye’nin ilk Biyoçeşitlilik ve Mavi Temalı Tahvilini ihraç ederek önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktık. Uluslararası Piyasalardan Farklı Vadelerde Sürdürülebilir Borç Finansmanı Çerçevesiyle Uyumlu Sendikasyon Kredisi sağladık. Antalya-Alanya Otoyolu Projesi için sağlanan 1,7 milyar EUR tutarındaki finansmanda kredi vadesi boyunca ‘Sürdürülebilirlik Koordinatörü’ olarak görev alarak, Türkiye’de kurumsal bir şirkete sağlanmış en büyük sürdürülebilirlikle bağlantılı kredi işlemlerinden birine imza attık" diye konuştu. Akten, sözlerini şu şekilde tamamladı: "2025, sadece finansal performans açısından değil; vizyonumuzu hayata geçirme yolunda stratejik ve kültürel derinlik kazandığımız bir yıl oldu. Müşteriyle birlikte büyümeye dayalı iş modelimiz, güçlü sermaye yapımız ve uzun vadeli değer üretimine odaklı yaklaşımımızla sektördeki öncü konumumuzu pekiştirdik. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma ve bize güvenen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." Hesap dönemine ait faaliyet sonuçlarına ilişkin özet finansal bilgiler şöyle açıklandı: Ortalama aktif kârlılığı yüzde 2,9 oldu. Ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 29,1 seviyesinde gerçekleşti. Ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağladığı destek ise 3 trilyon 489 milyar 856 milyon 517 bin TL oldu. Toplam canlı krediler. TL krediler ve YP krediler pazar payları sırasıyla yüzde 11,3, yüzde 12,7 ve yüzde 8,7 seviyesinde gerçekleşti. Yılbaşından bu yana toplam müşteri mevduatları yüzde 50,0 büyüdü ve pazar payı yüzde 10,4 seviyesine geldi. Vadesiz müşteri mevduatların. toplam müşteri mevduatları içindeki payı %41 olarak gerçekleşti. Sermaye yeterlilik oranı yüzde 12,16 olan yasal limitlerin üzerinde yüzde 17,5 seviyesinde gerçekleşti. Donuk alacak oranı yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşti.
Manisa CBÜ TEKNOKENT’e destek sağlayan firmalara ödül
04 Şubat 2026 Çarşamba - 17:48 Manisa CBÜ TEKNOKENT’e destek sağlayan firmalara ödül Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Teknokent’e gerek üretim gerekse istihdamla en büyük katkıyı sağlayan firmalar düzenlenen törenle ödüllendirildi. Manisa CBÜ Teknokent bünyesinde "Girişimcilik Ödülü", "Proje Ödülü", "Ticarileşme", "Fikri Mülkiyet Hakları", "İstihdam", "Sürdürülebilirlik", "İşbirliği", "Hibe Programları" alanlarında başarı gösteren firmalar İnovasyon ve Ödül Töreninde ödüllerini aldı. Kategorilerde her ödül başlığında 3. olan firmaya yüzde 20, 2. olan firmaya yüzde 30, 1. olan firmaya yüzde 40 kira indirimi uygulanacak. Teknokent’ten TUSAŞ’a öğrenci desteği Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Demir, "Araştırma üniversiteleri dışında sadece Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde TUSAŞ’ın bir laboratuvarı var. O da bizim mühendislik fakültesinin bünyesinde. Burada nitelikli projeler havacılık ve savunma sanayi tarafına projeler üretiyoruz. Öğrencilerimizi burada değerlendiriyoruz. Öğrencilerimizi de firmalarla eşleştiriyoruz. Firmalar birer tane toplamda da yedi tane proje sundular. Savunma sanayi ve havacılığa. Yaklaşık Yaklaşık buradaki rakamlar çok güzel. 80 öğrencimiz başvurdu bu projelere. Biz eleme yapmak zorunda kaldık. Firmalarımız burada maddi destek de veriyor. Biz de destek veriyoruz. Öğrencilerimizi bu alanda yetiştirip, mezun edip bu firmalarda veya TUSAŞ’ta istihdamına katkı sağlamayı hedefliyoruz" dedi. "Sanayi ile sahanın iç içe olmasına özen gösteriyoruz" Üniversite - sanayi işbirliğine önem verdiklerini belirten Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, "Biliyorsunuz üniversite sanayi işbirliği evet çok önemli. Üniversite sanayi arasındaki işbirlikleri özellikle ülkelerin kalkınma hedeflerinde, kalkınma planları arasında çok ciddi bir yere sahip. İşte biz de bunu önemsiyoruz. Dolayısıyla ülkemizde her anlamda sadece istihdama yönelik değil, araştırma geliştirme anlamında teknolojinin daha ileriye taşınması, daha somut sonuçlara ulaşması bakımından üniversitemizde Teknokent bünyesinde yürütülen faaliyetleri, projeleri destekleme noktasında her zaman sanayi ile sahanın iç içe olmasına özen gösteriyoruz. Bu anlamda yaptığımız çok farklı projelerimiz var" dedi. Teknokenti büyütmeye devam ettiklerini belirten Rektör Prof. Dr. Kibar, Teknokentimizi büyütmeye devam ediyoruz. Şu anda 150’nin üzeri firmamız var. Büyümeye çok açığız. Bu konuda gelen teklifler çok fazla. Biz de hem fiziki imkanlarımızı hem altyapımızı geliştirerek büyümeye devam ediyoruz Manisa Teknokent olarak. İşte bu noktada saha ile olan sektör ile olan işbirliklerimiz çok önemli. Örneğin hocam Skytek projelerinden bahsetti. Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin TUSAŞ, Teknokent ve teknoloji transfer ofisimizin işbirliğiyle kurduğu bir laboratuvarımız var ki Türkiye’de sadece araştırma üniversitelerine kurulan bu laboratuvar ilk defa onlar dışında araştırma üniversitesi olmayan bir üniversiteye kuruldu. Farkı sanayi ile de bu firmalarla da paydaş olunmasıydı. Dolayısıyla biz böyle güzel bir laboratuvara sahibiz. Bununla ilgili Skytech projelerini yürütüyoruz. Daha önce tamamladığımız projeler oldu. Öğrencilerimiz çok güzel projeler üretiyorlar ve ürettikleri projelerde, söz konusu alanlarda çok güzel ödüller kazandırıyorlar üniversitemize. İşte biz de istiyoruz ki sanayicilerimizin de desteğiyle, firmalarımızın da desteğiyle birlikte hocalarımızın danışmanlığında öğrencilerimizin projelerine bu şekilde sizlerle, sahayla birlikte destek bulalım. Bunlar hem ileri teknolojinin oluşmasına, hem de bir fikri ürüne dönüşmesine vesile olacak" dedi. Konuşmaların ardından dereceye giren firmalara ödülleri verildi. Törene Manisa Vali Yardımcısı Mustafa Harputlu, Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz, Teknokent Müdürü Prof. Dr. Ali Demir, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Mesut Doğan, akademisyenler, firma temsilcileri ve Teknokent yönetim kurulu üyeleri katıldı.
Semt pazarı esnafından ucuzluk çadırlarıyla ilgili çağrı: "5 günden fazla olmamalı"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:28 Semt pazarı esnafından ucuzluk çadırlarıyla ilgili çağrı: "5 günden fazla olmamalı" Samsun’da semt pazarı esnafı, şehir dışından gelen firmalar tarafından kurulan ve "ucuzluk çadırı" adı altında satış yapılan alanların pazar esnafını olumsuz etkilediğini belirterek, bu tür etkinliklerin 5 günden fazla sürmemesi gerektiğini söyledi. Atakum Atakent Mahallesi’nde kurulan semt pazarı esnafı toplanarak "ucuzluk çadırı" adı altında satış yapılan alanlara tepki gösterdi. Semt pazarı esnafı adına açıklama yapan Gökay Vurucu, son dönemlerde şehir genelinde artan ucuzluk çadırlarına karşı olduklarını dile getirdi. Dışarıdan gelen firmaların satışlarının pazar esnafının kazancını düşürdüğünü öne süren Vurucu, "Son zamanlarda şehirde moda olan çadırlara karşıyız. Dışarıdan gelen çadırlar bizim satış oranlarımızı düşürüyor. Kış şartları nedeniyle işlerimizin zaten kötü olduğu bir dönemde, bir de ucuzluk adı altında çadırlar kuruluyor. Ancak aynı ürünler, aynı fiyatlara satılıyor. Buranın halkı değişiklik olsun diye, orası festival havasında olduğu için alışveriş yapıyor. Bu durum semt pazarlarını ciddi anlamda etkiliyor. Normalde bu pazarın bugün dolu olması gerekirken şu an ciddi düşüşler yaşanıyor. Bu tür etkinlikleri Samsun’un kendi esnafının yapmasını istiyoruz" dedi. Esnaf Sude Uğur da festival adı altında yapılan satışların süresine dikkat çekerek, "Festivalciler de elbette ekmek kazansın ama festival dediğiniz bir şehirde ayda en fazla 5 gün olur, daha fazla olmamalı. O 5 gün içerisinde gerçekten indirim varsa, indirimli fiyatlarla satış yapılır, insanlar alışverişini yapar ve biter. Son 1 ayda neredeyse Samsun’un tüm ilçelerinde ucuzluk çadırı var. Bu durum pazarlardaki işlerimizi ciddi şekilde düşürdü. Bunlar 5 günden fazla olmamalı" ifadelerini kullandı. Semt pazarı esnafı, yetkililerden ucuzluk çadırlarının süresi ve kapsamı konusunda düzenleme yapılmasını talep etti.
STSO Başkanı Özdemir Türkiye, Mısır iş birliği forumu’na katıldı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:24 STSO Başkanı Özdemir Türkiye, Mısır iş birliği forumu’na katıldı STSO Başkanı Zeki Özdemir, Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar iş birliği forumu’na Katıldı Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu , oda ve borsa başkanlarıyla birlikte, Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar İş Birliği Forumu’na katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır’a gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde düzenlenen forum kapsamında Başkan Zeki Özdemir; TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Ankara Sanayi Odası Başkanı, Seyit Ardıç ile bir araya geldi. Programla ilgili değerlendirmelerde bulunan STSO Başkanı Zeki Özdemir,"Uluslararası düzeyde geliştirilen iş birlikleri, üyelerimizin yeni pazarlara erişiminin artırılması ve bölgemizin ekonomik kapasitesinin güçlendirilmesi açısından stratejik bir önem taşıyor. Mısır ile tesis edilen bu yapıcı ve güçlü ilişkinin, iki ülke iş dünyası açısından uzun vadeli, sürdürülebilir ve karşılıklı fayda sağlayan sonuçlar ortaya koyacağına inanıyoruz."dedi . Türk iş dünyasını temsilen Mısır’da bulunan heyetin iştirak ettiği forumda; çevrim içi olarak katılan Mısır Maliye Bakanı Ahmed Kouchouk’un yanı sıra, Türkiye Cumhuriyeti Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen, Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu Başkanı Ahmet Al Wakil ve iki ülkenin iş insanları yer aldı.
Başkan Güngör: "Manavgat OSB yatırımcılar için ön tahsise açıldı"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:15 Başkan Güngör: "Manavgat OSB yatırımcılar için ön tahsise açıldı" MATSO ve Manavgat OSB Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Manavgat OSB sanayi parsel alanlarının yatırıcımlar için ön tahsise açıldığını söyledi. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) ve Manavgat Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Manavgat OSB’de yatırımcılar için ön tahsis başvurularının başladığını açıkladı. Seydi Tahsin Güngör, son başvuru tarihinin 22 Şubat 2026 olduğunu belirterek, toplam 246 bin 105 metrekarelik sanayi parsel alanının yatırımcıların başvurusuna açıldığını söyledi. OSB’de 59 adet sanayi parselinin ön tahsis kapsamında yer aldığını ifade etti. Altyapı projeleri bakanlık onayında Manavgat OSB’de altyapı çalışmalarının planlandığı şekilde ilerlediğini kaydeden Seydi Tahsin Güngör, altyapıya ilişkin etüt ve proje ihalelerinin tamamlandığını, yüklenici firma tarafından çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti. Bu kapsamda yol, atıksu, içme ve kullanma suyu, yağmur suyu ve elektrik uygulama projeleri ile haritaların hazırlandığını aktaran Güngör, MEYDİP sistemine yüklenerek altyapı projelerinin Bakanlık onayına sunulduğunu söyledi. Manavgat ekonomisine güçlü katkı Manavgat OSB’nin faaliyete geçmesiyle birlikte tarım, turizm ve sanayi başta olmak üzere kent ekonomisine önemli katkılar sağlanacağını vurgulayan Seydi Tahsin Güngör, yeni iş sahalarıyla istihdamın artacağını ifade etti. Tarım ürünlerinin işlenmesine yönelik tesislerin kurulmasıyla turizm sektörünün daha kaliteli ürünlere daha uygun maliyetlerle ulaşabileceğini belirten Güngör, bugüne kadar OSB bulunmaması nedeniyle birçok ürünün ilçe dışından temin edildiğine dikkat çekti. OSB’de üretim tesislerinin devreye girmesiyle ulaşım ve üretim maliyetlerinin düşeceğini, tedarik zincirinde önemli avantajlar sağlanacağını dile getiren Güngör, tarımsal ürünlerin işlenerek katma değerli şekilde pazara sunulmasının üretici açısından büyük kazanım olacağını söyledi. Planlama sürecinde Manavgat’ın tarım ve turizm potansiyelinin dikkate alındığını belirten Seydi Tahsin Güngör, Organize Sanayi Bölgesi’nin kentin ekonomik gelişimine güçlü bir ivme kazandıracağını ifade etti.