Son Dakika
|
İstanbul Havalimanı’nda Ramazan Bayramı yoğunluğu
İsrail'in Lübnan saldırısında can kaybı 12'ye yükseldi
MSB açıkladı! Adana'ya yeni Patriot sistemi konuşlandırıldı
İsrail, Lübnan’da 15 katlı binayı yerle bir etti
Adana’da rekor: 144 milyon kaçak makaron ele geçirildi
Sarp Sınır Kapısı’nda yolcu geçişi 5 milyonu aştı
İran’dan Trump’a gözdağı: "Sürprizlerimizi beklesin"
Mücteba Hamaney, iki aracı ülkenin ilettiği teklifi reddetti
Sultangazi’de kuyumcu soygunu girişimi kamerada
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İstanbul Havalimanı’nda Ramazan Bayramı yoğunluğu
İsrail'in Lübnan saldırısında can kaybı 12'ye yükseldi
Üsküdar’da iki İETT otobüsü çarpıştı
Beşiktaş’ın konuğu Kasımpaşa
Adana’da rekor: 144 milyon kaçak makaron ele geçirildi
ABD Başkanı Trump: "İran nükleer silaha sahip olamayacağını çok net bir şekilde anlıyor"
ABD: "Hürmüz Boğazı yakınlarındaki füze rampalarını vurduk"
EKONOMİ
Pegasus Hava Yolları’ndan Ramazan Bayramı’nda ek seferler
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:01:01
Pegasus Hava Yolları, 17-23 Mart (dahil) tarihleri arasında Ramazan Bayramı nedeniyle Sabiha Gökçen, İzmir, Antalya, Çukurova ve Ankara çıkışlı 271 iç hat, 44 dış hat olmak üzere toplamda 315 ek sefer planladığını açıkladı. Pegasus Hava Yolları, Ramazan Bayramı’nda ek seferlerini açıkladı. 17-23 Mart (dahil) tarihleri arasında Ramazan Bayramı nedeniyle Sabiha Gökçen, İzmir, Antalya, Çukurova ve Ankara çıkışlı 271 iç hat, 44 dış hat olmak üzere toplamda 315 ek sefer planlandı. Sefer yerleri ve sayıları şöyle açıklandı: KKTC İzmir-Ercan - 2 Sabiha Gökçen-Ercan- 6 İç hat İzmir-Kayseri - 4 İzmir-Batman - 2 İzmir-Çukurova -10 İzmir-Ankara -5 İzmir-Elazığ-4 İzmir-Şanlıurfa- 2 İzmir-Mardin - 4 İzmir-Rize - 4 İzmir-Trabzon - 6 Antalya-Kayser -2 Antalya-Çukurova - 4 Antalya-Diyarbakır -4 Antalya-Elazığ - 2 Antalya-Samsun- 2 Antalya-Trabzon - 4 Çukurova-Bodrum - 10 Ankara-Antalya -4 Ankara-Bodrum - 6 İstanbul(IGA)-İzmir - 6 Sabiha Gökçen-İzmir- 19 Sabiha Gökçen-Kayseri- 4 Sabiha Gökçen-Antalya - 38 Sabiha Gökçen-Batman-8 Sabiha Gökçen-Bodrum - 10 Sabiha Gökçen-Çukurova - 15 Sabiha Gökçen-Diyarbakır - 11 Sabiha Gökçen-Dalaman - 14 Sabiha Gökçen-Ankara - 4 Sabiha Gökçen-Elazığ -3 Sabiha Gökçen-Şanlıurfa - 2 Sabiha Gökçen-Gazipaşa - 2 Sabiha Gökçen-Gaziantep - 4 Sabiha Gökçen-Hatay - 8 Sabiha Gökçen-Kars- 2 Sabiha Gökçen-Konya - 3 Sabiha Gökçen-Malatya - 4 Sabiha Gökçen-Mardin - 6 Sabiha Gökçen-Muş- 4 Sabiha Gökçen-Merzifon - 1 Sabiha Gökçen-Ordu - 3 Sabiha Gökçen-Rize - 2 Sabiha Gökçen-Samsun - 2 Sabiha Gökçen-Trabzon - 13 Sabiha Gökçen-Van - 4 Dış hat Sabiha Gökçen-Arlanda - 4 Sabiha Gökçen-Barselona - 2
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:00
MUSKİ’den evde abonelik hizmeti
MUSKİ Genel Müdürlüğü abone ofislerine gelemeyen engelli, yatağa bağımlı ve yaşlı vatandaşların abonelik işlemlerini evlerinde gerçekleştiriyor. Bu hizmetten yararlanan 66 yaşındaki Gürcü Saraçlar, eklem rahatsızlığı olduğunu ve evde yapılan işlemlerin hayatını kolaylaştırdığını söyledi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, engelli, yaşlı ve yatağa bağımlı vatandaşların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak için hayata geçirdiği projelere bir yenisi daha eklendi. Bu kapsamda MUSKİ Genel Müdürlüğü ofise gelemeyen vatandaşların abonelik işlemlerini evlerinde tamamlamalarını sağlayan önemli uygulamayı aralıksız olarak devam ettiriyor. Evde abonelik hizmetiyle işlemler yerinde tamamlanıyor MUSKİ genel Müdürlüğü il genelinde abone ofislerine gelemeyen engelli, yaşlı ve yatağa bağımlı vatandaşların işlemlerini evlerinde gerçekleştiriyor. Uygulama kapsamında, 185 numaralı çağrı merkezi üzerinden randevu alan vatandaşların evlerine gidilerek abonelik sözleşmeleri tablet üzerinden düzenleniyor ve online olarak yapılıyor. Özellikle hareket kısıtlılığı bulunan engelli ve yaşlı vatandaşlar, evlerinin konforunda resmi prosedürlerle zaman kaybetmeden abonelik işlemlerini güvenle gerçekleştirebiliyor. Bu uygulama, toplumun tüm kesimlerine eşit hizmet sunulmasının ve sosyal hizmet anlayışının somut bir göstergesi olarak, engelli, hasta ve yaşlı vatandaşların MUSKİ hizmetlerinden kolay ve güvenli şekilde faydalanmasını sağlıyor. Yaşlı vatandaş Gürcü Saraçlar, "Rahatsızlığım nedeniyle gidemediğim işlemleri evimde yapıyorum" Yaşından dolayı eklem ağrıları çeken ve yürümekte zorlandığı için hizmetten faydalanmanın mutluluğunu belirten Yaşlı vatandaş Gürcü Saraçlar, "Ben 66 yaşındayım. Kendim bildim bileli burada, Menteşe’de ikamet ediyorum. Yaşlılıktan ve eklem ağrılarımdan dolayı artık yürüyemez oldum ve özellikle belediyedir, devlettir resmi işlere gidemiyorum. Sonradan duydum ki yaşlılar için bir uygulama varmış, arıyorsun görevliler gelip her işini evinde hiçbir yere seni götürmeden işlerini hallediyorlarmış. Sağ olsunlar geldiler, çözdüler işlerimi; iki oğlum var fakat kendileri buradan çok uzakta olduğu için yardımcı olamıyorlar ama bu hizmet sayesinde MUSKİ yakınımda. Bu hizmetten çok fayda gördüm emek veren herkese çok teşekkür ederim. Bizim gibi yaşlı insanları görüp, değer veren başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a ve bu uygulamanın devamını sürdürdükleri için MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül’e çok teşekkür ediyorum." dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Her bireyin hak ettiği hizmete ulaşması için çalışıyoruz" Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda her vatandaşın hizmetlerden eşit şekilde faydalanmasını temel hassasiyetlerinden biri olduğunu vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Yaşlılar, engelliler, gaziler, hastalar ve niceleri. Bizim değerlerimiz ve önceliklerimiz onların korunması ve desteklenmesi üzerine kurulu. Sosyal belediyecilik anlayışımızı hayata geçirmek için, eşit vatandaşlık ilkesini esas alarak hizmetlerimizi 13 ilçemizde; 574 mahallemizin tamamına yaymak zorundayız ve bunu kararlılıkla sürdürüyoruz. Ofislerimize gelemeyecek durumda olan vatandaşlarımız için yalnızca bir telefon uzağınızdayız. MUSKİ ekiplerimiz, vatandaşlarımıza yerinde, yani evlerinde hizmet sunuyor. Böylece vatandaşlarımızı yormadan, işlemlerini güvenli ve hızlı bir şekilde tamamlayabiliyor. Sosyal belediyecilik anlayışımızla vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak projelerin hayata geçmesi için çalışıyoruz" dedi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:55
TCMB: ’’Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacak’’
Merkez Bankası PPK özetinde, ’’Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır’’ denildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Özette şu ifadelere yer verildi: ’’Şubat ayı sonunda başlayan jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlenmiştir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin artan bu belirsizlikler emtia fiyatlarında genele yayılan yüksek oynaklıklar ile ham petrol ve doğal gaz fiyatlarında önemli artışa neden olmuştur. Özellikle, tedarik zincirlerindeki aksamaların süresi ve ölçüsü enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından önem taşımaktadır. Diğer taraftan, ABD yüksek mahkemesinin bazı tarifeleri iptal etmesi ile küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler bir önceki PPK dönemine göre bir miktar yükselmiştir. Buna ek olarak, jeopolitik gelişmelerin de etkisiyle büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü riskler güçlenmiştir. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin bir önceki PPK dönemine göre bir miktar aşağı yönde revize edilerek 2026 ve 2027 yıllarında yıllık bazda yüzde 2,2 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Emtia fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırmıştır. Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler güçlenmiştir. Parasal ve finansal koşullar Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 23 Ocak-6 Mart döneminde yüzde 2,7 seviyesine gerilemiştir. Bu yavaşlamada ihtiyaç ve taşıt kredileri etkili olmuştur. TL ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2,7 seviyesine gerilerken kur etkisinden arındırılmış yabancı para (YP) ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 1,1 ile yatay bir seyir izlemiştir. Türk lirası (TL) mevduat faiz oranları, 23 Ocak ile biten haftaya kıyasla 39 baz puan artarak 6 Mart ile biten haftada yüzde 44,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 239 baz puan artışla yüzde 48,3 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizleri 259 baz puan artarak yüzde 59,0; konut kredisi faizleri 208 baz puan azalarak yüzde 34,2; zaman zaman oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faizleri ise 534 baz puan azalarak yüzde 32,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 24 Ocak tarihinde, makrofinansal istikrarı ve parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmek amacıyla yurt dışından temin edilen Türk lirası borçlara uygulanan zorunlu karşılık oranlarında değişiklikler yapmıştır. Buna ilaveten, 31 Ocak tarihinde sıkı parasal duruşu desteklemek ve makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla yabancı para kredilerde sekiz haftalık dönemler için yüzde 1 olan büyüme sınırı yüzde 0,5’e düşürülürken tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesabı limitlerine büyüme sınırı getirilerek sekiz haftalık dönemler için büyüme sınırı yüzde 2 olarak belirlenmiştir. TCMB brüt uluslararası rezervleri, 23 Ocak’tan bu yana 18,1 milyar ABD doları azalarak 6 Mart itibarıyla 197,5 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 21 Ocak’tan bu yana yaklaşık 40 baz puan artarak 11 Mart itibarıyla 254 baz puan seviyesine yükselmiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 11 Mart itibarıyla 21 Ocak’a kıyasla yükselişle yüzde 13,3 seviyesine, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 20,8 seviyesine yükselmiştir. Önceki PPK toplantı haftasından 6 Mart’ a kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına 0,6 milyar ABD doları, hisse senedi piyasasına ise 1,1 milyar ABD doları olmak üzere toplamda 1,7 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir. Talep ve üretim Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla (GSYH), 2025 yılının dördüncü çeyreğinde yıllık ve çeyreklik bazda sırasıyla yüzde 3,4 ve yüzde 0,4 oranlarında artmıştır. Bitkisel üretimdeki don ve kuraklık olayları kaynaklı gerilemenin etkisiyle tarım katma değerinde gerçekleşen daralma, yıllık bazda büyümeyi yılın son çeyreğinde de sınırlamaya devam etmiştir. Harcama yöntemiyle incelendiğinde, özel tüketim ve toplam yatırımların yıllık büyümeye pozitif katkı verdiği görülmüştür. Çeyreklik bazda ise özel tüketimde artış olurken, toplam yatırımlar sınırlı olarak gerilemiştir. Aynı dönemde, çeyreklik bazda mal ve hizmet ithalatında artış, ihracatında ise düşüş gerçekleşmiştir. Böylelikle net ihracatın çeyreklik büyümeye katkısı negatif yönde olmuştur. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, son çeyrekte hız kesmeye devam ederek potansiyelinin altında bir büyüme sergilemiştir. 2025 yılı genelinde ise büyüme yüzde 3,6 oranında gerçekleşmiştir. Özel tüketimin yıllık büyümeye verdiği katkı sınırlı olarak gerilemiş, yatırımların katkısı artmış, net ihracat ise büyümeyi sınırlamıştır. Ocak ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 2,4, çeyreklik bazda ise yüzde 4,3 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende satışların aylık ve çeyreklik artışı daha düşük olmuştur. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,1 oranında, çeyreklik bazda ise yüzde 1,5 oranında artış göstermiştir. Hizmet üretim endeksinde aralık ayında, aylık bazda yüzde 1,0, çeyreklik bazda ise yüzde 0,5 oranı ile ılımlı bir artış olmuştur. Şubat ayı itibarıyla kartla yapılan harcamalar çeyreklik olarak sınırlı bir artış göstermiştir. Beyaz eşya satışları ocak ayında düşmüş, otomobil satışları şubat ayı itibarıyla yılın ilk çeyreğinde gerilemiştir. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın ilk çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinde bir miktar artışa, geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde ise gerilemeye işaret etmiştir. Özetle, yakın döneme ilişkin veriler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin sürdüğünü ima etmektedir. Ocak ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 2,8 oranında, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 1,8 oranında gerilemiştir. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, ocak ayı itibarıyla ilk çeyrekte yüzde 1,2 oranında düşüş kaydetmiştir. Deprem bölgesinde yapılmakta olan konutların 2025 yıl sonuna kadar tamamlanarak teslim edilmesi hedefiyle uyumlu olarak, özellikle geçtiğimiz yılın ikinci yarısında daha kuvvetli seyreden inşaat bağlantılı sektörlerin üretimi ocak ayında gerilemiştir. Nitekim ocak ayında sanayi üretimindeki aylık azalışın yarısından fazlası kauçuk-plastik, mineral ürünler, ana metal, fabrikasyon metal sektörlerinin negatif katkısı kaynaklı olmuştur. Tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler de dışlandığında, sanayi üretimi çeyreklik bazda daha sınırlı bir gerileme göstermiştir. Bununla birlikte, sanayi üretiminin ana eğilimi halen zayıf seyretmektedir. İmalat sanayine yönelik anket göstergeleri, birinci çeyrek için sektör faaliyetinde ılımlı bir artışa işaret etmiştir. Diğer taraftan kapasite kullanım oranı yataya yakın bir seyir izlemiştir. İnşaat üretim endeksi ise, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 1,3 oranında, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 12,9 oranında yükseliş kaydetmiştir. Ocak ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 1,7 oranında azalmıştır. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 1,1 puan düşmüştür. İstihdamdaki azalışa karşın katılım oranındaki düşüşün etkisiyle, işsizlik oranı bir önceki çeyrekteki ortalama yüzde 8,3 seviyesinden ocak ayında yüzde 8,1 seviyesine gerilemiştir. Anket göstergeleri, yılın ilk çeyreğinde imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir. Ocak ayına ilişkin verilerin yayımlanmasıyla birlikte ödemeler dengesi istatistiklerinde, birincil gelir dengesi altındaki portföy yatırımları kaleminde faiz giderlerinin hesaplamasında yöntem değişikliğine gidilerek, 2020 yılının Eylül ayından başlamak üzere geriye dönük revizyon yapılmıştır. Menkul kıymet sahibinin yerleşikliğinin esas alındığı söz konusu revizyon, cari işlemler açığını söz konusu dönemde toplamda 8,9 milyar dolar artırıcı yönde etkilemiş, bu etkinin 4,8 milyar doları ise 2025 yılında gerçekleşmiştir. Revizyonun karşılıklı etkisi net hata noksan kalemine aynı tutarda yansımıştır. Böylelikle 2025 yıl geneli cari açığı 25,2 milyar dolardan revizyon sonrasında 30,1 milyar dolara; cari açığın GSYH’ye oranı ise yüzde 1,6’dan yüzde 1,9 seviyesine yükselmiştir. Söz konusu revizyon sonrasında ocak ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 6,8 milyar ABD doları açık vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 2,8 milyar ABD doları artarak 32,9 milyar ABD doları olmuştur. Seyahat gelirleri 3,4 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiş, 12 aylık birikimli olarak 60,2 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Hizmetler dengesi fazlası ise 63,1 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür. Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalat artış kaydetmiştir. Bununla birlikte, 12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya göre yükselmiştir. Söz konusu dönemde, altın ithalatı küresel düzeyde altın fiyatlarının artışı ile desteklenmeye devam etmiştir. Şubat ayı itibarıyla altın ithalatı 12 aylık birikimli olarak 23,4 milyar ABD doları olmuştur. Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli cari açıkta şubat ayında artış olacağı öngörülmektedir. Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin mart ayı itibarıyla gözlenmeye başlanacağı, söz konusu etkilerin boyutunun ise savaşın seyri ve şiddetine göre farklılaşacağı değerlendirilmektedir. Ocak-şubat döneminde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı sınırlı olarak gerilemiştir. Şubat ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ve mart ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta sınırlı bir gerilemeyle birlikte ithalatta yatay seyre işaret etmektedir. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı ocak ayında yüzde 167,2 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 214,4 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirilmiştir. Enflasyon gelişmeleri ve beklentiler Tüketici fiyatları şubat ayında yüzde 2,96 oranında artmış, yıllık enflasyon 0,88 puan yükselişle yüzde 31,53 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yıllık enflasyon gıda ile alkol-tütün-altın gruplarında belirgin oranda yükselirken, diğer ana gruplarda gerilemiştir. Yıllık tüketici enflasyonundaki yükselişe karşın, B endeksinin (işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı 0,20 puan, C endeksinin (enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı ise 0,34 puan düşerek sırasıyla yüzde 29,91’e ve yüzde 29,46’ya gerilemiştir. Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, temel mallar ve enerji gruplarının katkıları bir önceki aya kıyasla sırasıyla 0,45 ve 0,25 puan azalırken; gıda ve alkolsüz içecekler, hizmet ve alkol-tütün-altın gruplarının katkıları sırasıyla 1,24, 0,24 ve 0,10 puan artmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla görece yatay seyretmiştir. Diğer taraftan, gıda hariç tüketici enflasyonu yavaşlamıştır. Şubat ayında tüketici enflasyonundaki yükselişte gıda grubunun etkisi öne çıkmıştır. İşlenmemiş gıda fiyatları büyük ölçüde sebze ile beyaz et fiyatlarına bağlı olarak yükselirken, işlenmiş gıda grubunda özellikle süt ve süt ürünlerinin etkisi belirgin olmuştur. Bununla birlikte, fiyat artışlarının grup geneline yayıldığı izlenmiştir. Söz konusu dönemde gıda fiyatları üzerinde hava koşullarının yanı sıra Ramazan ayına özgü unsurların da etkisi hissedilmiştir. Mevsimsel etkilerden arındırıldığında hizmet enflasyonu, haberleşme hizmetleri fiyatlarındaki belirgin artışların da katkısıyla bir önceki aya kıyasla yükselmiştir. Enerji grubunda, bu dönemde uluslararası enerji fiyat gelişmelerini takiben akaryakıt ve tüp gaz fiyatlarında artışlar gözlenmiştir. Diğer taraftan, piyasa takas fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olarak son kaynak tedarik tarifesi (SKTT) kaynaklı elektrik fiyatındaki gerileme bu grupta daha olumsuz bir görünümü sınırlamıştır. Temel mal grubunda, giyim ve ayakkabı fiyatları mevsimsel etkiler ile gerilemeye devam ederken, dayanıklı tüketim malları fiyatları ılımlı bir oranda yükselmiştir. Diğer temel mallar alt grubunda ise fiyatlar yataya yakın seyretmiştir. Bu görünüm altında, mevsimsel etkilerden arındırılmış temel mal enflasyonu düşüş kaydetmiştir. Enflasyonun ana eğilimi şubat ayında yataya yakın seyretmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon B endeksinde sınırlı bir oranda yükselirken, C endeksinde düşmüştür. Bu ayrışmada işlenmiş gıda enflasyonundaki kayda değer artış (ocak ayında yüzde 2,7’den şubat ayında yüzde 5,2’ye) etkili olmuştur. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan işlenmiş gıda ve hizmet gruplarında yükselirken temel mallarda belirgin bir şekilde zayıflamıştır. TCMB bünyesinde takip edilen tüm göstergeler bir arada değerlendirildiğinde, ana eğilim yataya yakın seyretmiştir. Göstergeler üç aylık ortalamalar bazında ise sınırlı bir artış göstermiştir. Şubat ayı itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama enflasyon bir önceki aya kıyasla temel mallarda gerilerken hizmet sektöründe görece yatay seyretmiştir. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmakta ve hizmet enflasyonu mallara göre yüksek seyretmektedir. Şubat ayı itibarıyla yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 27, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında seyretmektedir. Şubat ayında alt kalemler arasında haberleşme hizmetleri aylık yüzde 8,73’lük artış ile öne çıkmış, bu gelişmede cep telefonu görüşme ücretleri etkili olmuştur. Son üç aylık dönemde haberleşme hizmetleri fiyatlarındaki hızlı yükseliş dikkat çekmektedir. Diğer hizmetler grubunda en belirgin yükseliş yüzde 11,06 ile finansal hizmetlerde gözlenmiş, bunu yüzde 5,00 oranındaki artışla bakım-onarım kalemi izlemiştir. Eğitim hizmetlerinde ise aylık fiyat artışı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha düşük gerçekleşmiştir. Bu dönemde, kira enflasyonu aylık bazda yüzde 3,46 olurken yıllık bazda yüzde 53,91’e gerilemiştir. Lokanta-otel grubunda fiyatlar, gıdadaki olumsuz seyre rağmen, yüzde 2,82 ile görece daha sınırlı bir oranda artmıştır. Ulaştırma hizmetleri fiyatları, havayolu ücretlerindeki dönemsel gerilemeye bağlı olarak ılımlı seyretmiştir. Yurt içi üretici fiyatları şubat ayında yüzde 2,43 artışla yüksek seyretmeye devam etmiş ve yıllık enflasyon 0,39 puan artarak yüzde 27,56 olmuştur. Bu dönemde enerji fiyatları (yüzde -0,22) düşerken, dayanıklı (yüzde 4,47) ve dayanıksız (yüzde 3,30) tüketim mal fiyatları yüksek artış oranları ile öne çıkmıştır. Şubat ayında ortalama 71,1 ABD doları civarında seyreden Brent ham petrol fiyatları, mart ayının ilk haftalarında jeopolitik gelişmelerin etkisiyle oldukça dalgalı bir seyir izlemiş; 11 Mart itibarıyla ortalamada 88,5 ABD doları seviyesine ulaşmıştır. Diğer taraftan, yurt içinde eşel mobil uygulamasının ivedilikle devreye alınması, ham petrol fiyatlarındaki artışların tüketici enflasyonuna yansımasını önemli ölçüde sınırlamıştır. Petrol fiyatlarına benzer şekilde, TTF doğal gaz fiyatları arz kısıtları endişesiyle bu dönemde belirgin bir oranda yükselmiştir. Ayrıca enerji ile bağlantısı güçlü üre, sülfür, polipropilen, polietilen gibi emtiaların fiyatları da yukarı yönlü seyretmiştir. Enerji ve hammadde akışındaki kesintiler, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yüksek artışla birlikte üretim maliyetlerini arttırarak küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma riski taşımaktadır. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi şubat ayında tarihsel ortalamasının üzerinde gerçekleşmiştir. Mart ayında, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve alternatif rota arayışları teslimat sürelerini uzatırken, güvenlik riskleri nedeniyle sigorta primleri ve navlun fiyatları yükselmiştir. Bu dönemde, Çin’e yönelik konteyner endeksi önemli ölçüde yükselirken, kuru yük taşımacılık endeksleri artış kaydetmiş; küresel konteyner endeksi ise gerilemiştir. Döviz kuru sepeti 11 Mart itibarıyla euro kurundaki gelişmelerle görece yatay seyretmiştir. Mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri şubat ayında hem girdi fiyatlarında hem de ürün fiyatlarında yükselişe işaret etmiştir. Şubat ayında enflasyon beklentilerinde yükseliş gözlenmiştir. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,9 puan yükselerek yüzde 24,1 seviyesinde; 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,6 puan artışla yüzde 18,4 düzeyinde ölçülmüştür. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,1 puan aşağı yönlü güncelleme ile yüzde 22,1 olurken, yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,2 puan artışla yüzde 17,1 oranında ölçülmüştür. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 0,3 puan yükselerek yüzde 11,4 düzeyine çıkmıştır. Reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, şubat ayında 0,9 puan azalarak yüzde 32,0 seviyesine gerilemiştir. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise yüzde 48,8 ile yatay seyretmiştir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Öncü veriler son iki ayda gıda fiyatlarında gözlenen olumsuz seyrin mart ayında hız kestiğine işaret etmektedir. Geçtiğimiz dönemde sebze fiyatlarında kaydedilen yüksek artışlar, mart ayının ilk yarısında yerini görece düşük oranlı bir artışa bırakmıştır. Diğer yandan, jeopolitik gelişmelerle yükselen petrol fiyatları nedeniyle yurt içi enerji fiyatlarının akaryakıt öncülüğünde önemli ölçüde yükseldiği izlenmektedir. Eşel mobil uygulamasına bağlı olarak, rafineri ürün fiyatlarındaki artışların önemli bir bölümünün maktu ÖTV tutarından karşılanmasıyla bu grupta daha olumsuz bir görünümün önüne geçilmiştir. Hizmet grubunda mart ayında ulaştırma hizmetlerinin öne çıkması beklenmektedir. Jeopolitik gerilim ve uluslararası petrol fiyatlarındaki gelişmelerin yansımasıyla başta havayolu yolu ile yolcu taşımacılığı olmak üzere ulaştırma hizmetleri fiyatlarının yükselme eğiliminde olduğu takip edilmektedir. Ayrıca, özel okul ücret gelişmelerine istinaden eğitim fiyatlarındaki yükseliş sürmektedir. Öncü göstergeler temel mal grubunda ise görece ılımlı bir seyre işaret etmektedir. Emtia fiyatlarındaki oynaklığın ve arz kısıtlarının boyutu dikkate alındığında, enflasyon görünümüne yönelik belirsizlik önemli ölçüde yükselmiştir. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir. Para politikası Jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan belirsizlikler, ham petrol, doğal gaz ve emtia fiyatlarında yüksek oynaklıklara ve artışa neden olmuştur. Söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar ve eşgüdüm dahilinde mali tedbirler alınmıştır. Bu kapsamda, finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler dikkate alınarak, sıkı parasal duruşu desteklemek amacıyla 1 hafta vadeli repo ihalelerine 2 Mart itibarıyla ara verilmiştir. Böylece, likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılarak ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranı olan yüzde 40’ta oluşması sağlanmıştır. Ayrıca, döviz piyasasının sağlıklı çalışması, döviz kurlarında gözlenebilecek oynaklıkların engellenmesi ve döviz likiditesinin dengelenmesi amacıyla Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başlanmıştır. Para politikası uygulamalarının yanı sıra, eşgüdüm dahilinde mali tedbirler de uygulamaya alınmıştır. Bu kapsamda, eşel mobil uygulanması kararı, gübre ithalatında gümrük vergisinin kaldırılması ve gübre ihracatına kısıtlama getirilmesi emtia fiyatlarındaki gelişmelerin tüketici enflasyonu ve üretici maliyetlerine geçişkenliğini sınırlayacaktır. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tutmuştur. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.’’
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:53
Gezer Ayakkabı 160 bin çift çizme satışıyla Avrupa hedefini aştı
Küresel piyasalarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve artan üretim maliyetlerine rağmen Gezer Ayakkabı, üretim faaliyetlerini ve ihracatını sürdürdü. Şirket, 160 bin çift çizme satışıyla Avrupa hedefini aştığını açıkladı. Avrupa’nın önde gelen çizme üreticileri arasında yer alan Gezer Ayakkabı, Avrupa pazarında 160 bin çiftin üzerinde satış gerçekleştirdiğini duyurdu. Böylece daha önce belirlenen 150 bin çiftlik satış hedefi aşılmış oldu. Ayakkabı sektöründe döviz kuru ve ticari belirsizliklerin etkili olduğu dönemde şirketin, üretimini veriye dayalı planlama ile sürdürdüğü belirtildi. Şirketin, 100 bin metrekare kapalı alanda faaliyet gösterdiği ve 1.500’den fazla kişiye istihdam sağladığı kaydedildi. Şirketin çizme üretimine ilişkin verileri şöyle açıklandı: Yıllık üretim kapasitesi 3 milyon 200 bin çift ve yıllık satış miktarı 2 milyon 500 bin çift olurken, Avrupa pazarına yapılan satış 160 bin çiftin üzerinde gerçekleşti. Yapılan açıklamaya göre, şirket bünyesinde çizme üretimi ayrı bir uzmanlık alanı olarak ele alınıyor. Bu ürün grubu için özel üretim hattı bulunuyor. Üretim tesisi çok sayıda kalıp ve makine ile destekleniyor, teknolojik yatırımlar sürüyor. Ürünler; endüstri, inşaat, tarım ve hayvancılık gibi farklı kullanım alanlarına yönelik geliştiriliyor. Avrupa pazarındaki satışlarda ürünlerin uluslararası güvenlik standartlarına uygunluğu etkili oldu. Çelik burun ve çelik taban özellikli S4 ve S5 sınıfı modeller iş güvenliği açısından tercih ediliyor, ürünler kaymaz taban, aşınma direnci ve su geçirmezlik gibi özellikler taşıyor. ‘Sarı Çizme’ olarak bilinen ürün grubunun Türkiye’de marka ile özdeşleştiği vurgulanırken, şirketin ihracat faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
17 Mart 2026 Salı- 15:40
Mut’ta örtü altı erik hasadı başladı
2
17 Mart 2026 Salı- 11:06
Gaziantep’te baklavacılarda bayram yoğunluğu: Günlük üretim 20 tona ulaştı
3
17 Mart 2026 Salı- 10:57
Ulaştırma Bakanlığı’ndan Yenişehir’e dev yatırımlar
4
18 Mart 2026 Çarşamba- 09:54
Sarp Sınır Kapısı’nda yolcu geçişi 5 milyonu aştı
5
17 Mart 2026 Salı- 10:56
Savaş plastik sanayisini vurdu: Maliyetler yüzde 60 arttı
20 Ocak 2026 Salı - 11:45
Muğla’da 2025 yılında yabancılara 389 konut satışı yapıldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı içinde konut satış istatistiklerini yayımladı. Verilere göre 2025 yılı içinde Muğla’da 23 bin 963 konut satışı gerçekleşirken, bunlardan 389’u yabancı ülke vatandaşlarına satışı yapıldı. TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,3 oranında arttı. Muğla’da Aralık ayı içinde satışı yapılan konut satışı 3 bin 394 olarak gerçekleşti. Bunlardan 34’ü yabancı uyruklu vatandaşlardan oluşuyor. 2025 Aralık ayında satışı yapılan konutlardan 388’i ipotekli, 3 bin 6’sı diğer satış, Bin 156’sı ilk elden satış, 2 bin 238’i ise ikinci el satış olarak gerçekleşti. 2025 yılının 12 aylık döneminde ise Muğla’da toplam konut satış sayısı 23 bin 963 olarak gerçekleşti. Bunlardan 2 bin 845’i ipotekli satış, 21 bin118’i diğer satış, 7 bin 470’i ikinci el satış, 16 bin 493’ü ikinci el satış olarak gerçekleşti.
20 Ocak 2026 Salı - 11:29
2025 yılında konut satışlarında tarihi rekora imza atıldı
Son dönemde Türkiye konut sektöründe finansmana erişim ciddi şekilde zorlaşmışken, 2025 yılı konut satışlarında tarihi bir rekor yılı oldu. Gayrimenkulde rakamlar ilk bakışta bir çelişki gibi dursa da yine yatırımcının yüzünü güldürdüğünü belirten Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Bir tarafta konut kredi faizlerinin fiilen ulaşılamaz seviyelere yükselmesi ve bankacılık sisteminde krediye erişimin zorlaşması, diğer tarafta ise satış adetlerinde tarihi zirveler. Ancak 2025 verileri bize şunu net bir şekilde gösteriyor ki, Türkiye’de konut, hâlâ en güçlü yatırım ve güvenli liman algısını koruyor. Aralık ayında Türkiye genelinde 254 bin 777 adet konut satışı gerçekleşti. Bu rakam, tek bir ay için son derece dikkat çekici ve yılın ne kadar güçlü kapandığını açıkça gösterdi. Yıl geneline baktığımızda ise 1 milyon 688 bin 910 adetlik satış ile Türkiye konut tarihinde bugüne kadar ulaşılan en yüksek yıllık satış rakamı kayda geçmiş oldu" dedi. "Marmara Bölgesi rekor kırdı" Rekorun sadece Türkiye geneliyle sınırlı olmadığını belirten Aydemir, "Bölgesel ölçekte de çok güçlü veriler görüyoruz. Bursa’da Aralık ayında 8 bin 733 adet konut satışı gerçekleşirken, Balıkesir’de ise 4 bin 751 adet satış kaydedildi. Bu rakamlar, Marmara Bölgesi’nin konut talebinde ne kadar canlı olduğunu ortaya koyuyor. Yıl geneline baktığımızda tablo daha da çarpıcı. Bursa’da 2025 yılı boyunca toplam 57 bin 693 adet konut satışı gerçekleşti. Bu rakam, Bursa tarihinin en yüksek konut satış adedi olarak kayıtlara geçti. Benzer şekilde Balıkesir’de de 36 bin 738 adetlik satış ile kent tarihinin en yüksek yıllık konut satışı rakamına ulaştı" diye konuştu. Bu veriler, sadece büyükşehirlerde değil, sanayi, turizm ve göç alan şehirlerde de konut talebinin güçlü şekilde devam ettiğinin göstergesi olduğunu belirten Aydemir açıklamasını şöyle sürdürdü; "Bursa’da sanayi ve iç göç etkisi, Balıkesir’de ise hem yazlık hem de kalıcı konut talebi satışları destekleyen temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Finansmana erişimde yaşanan tüm zorluklara rağmen, konutun bölgesel bazda da güçlü bir yatırım ve barınma aracı olmaya devam ettiğini net bir şekilde görüyoruz. Aralık ayındaki satışların sadece yüzde 11,4’ü ipotekli, yani konut kredisi kullanılarak yapılan satışlardan oluşuyor. Sayısal olarak bu da 29 bin 149 adet konuta denk geliyor. Bu oran, faizlerin geldiği seviyeyi ve alıcıların büyük ölçüde nakit veya alternatif finansman yöntemlerine yöneldiğini açıkça ortaya koyuyor. Satılan konutların 96 bin 690 adedi ilk el, yani toplam satışların yaklaşık yüzde 38’i. Buna karşılık 158 bin 87 adet, yani satışların yüzde 62’si ikinci el konutlardan oluşuyor. Bu dağılım, özellikle fiyat avantajı ve pazarlık imkânı nedeniyle alıcıların ikinci el konutlara daha fazla yöneldiğini gösteriyor." Kredi faizlerinin yüksekliği konut talebini bitirmediğinin altını çizen Aydemir, "Sadece talebin şeklini değiştirdi. Kredili alıcı sayısı azalırken, nakit alıcılar, yatırımcılar ve enflasyona karşı varlık korumak isteyen kesimler piyasayı ayakta tuttu. 2025 yılı, tüm finansal zorluklara rağmen konutun Türkiye’de hâlâ vazgeçilmez bir yatırım aracı olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu" dedi.
20 Ocak 2026 Salı - 11:23
Bilecik’te konut satışı yüzde 17,7 oranında arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan verilere göre; Bilecik’te 2025 Aralık ayında konut satışı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 17,7 oranında arttı. TÜİK’ ten edinilen bilgiye göre, Bilecik genelinde konut satışları 2025 Aralık ayında, 2024 Aralık ayına göre yüzde 17,7 oranında artarak 604 adet oldu. Bilecik’te konut satışlarında 2025 Aralık ayında konutların 347 adedi ilk defa (ilk el satış), 257 adedi ise ikinci el satış olarak gerçekleşti. Bilecik’te satışı yapılan 604 konuttan ipotekli satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 82,0 oranında artarak 91 adet, diğer satışlar ise yüzde 10,8 oranında artarak 513 adet olarak gerçekleşti. Bilecik’te ipotekli satış yapılan 91 konutun 45 adedi ilk satış, 46 adedi ise ikinci el satış oldu. Türkiye genelinde konut satışları 2025 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,8 artarak 254 bin 777 oldu.
20 Ocak 2026 Salı - 11:22
Eskişehir’de konut satışları artışta
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan verilere göre; Eskişehir’de 2025 Aralık ayında konut satışı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20,0 oranında arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan verilere göre; Eskişehir’de 2025 Aralık ayında konut satışı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20,0 oranında arttı. TÜİK’ten edinilen bilgiye göre, Eskişehir genelinde konut satışları 2025 Aralık ayında, 2024 Aralık ayına göre yüzde 20,0 oranında artarak 3 bin 964 adet oldu. Eskişehir’de konut satışlarında 2025 Aralık ayında konutların bin 627 adedi ilk defa (ilk el satış), 2 bin 337 adedi ise ikinci el satış olarak gerçekleşti. Eskişehir’de satışı yapılan 3 bin 964 konuttan ipotekli satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,2 oranında artarak 569 adet, diğer satışlar ise yüzde 18,7 oranında artarak 3 bin 395 adet olarak gerçekleşti. Eskişehir’de ipotekli satış yapılan 569 konutun 199 adedi ilk satış, 370 adedi ise ikinci el satış oldu. Türkiye genelinde konut satışları 2025 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,8 artarak 254 bin 777 oldu.
20 Ocak 2026 Salı - 11:20
Aras Kargo Operasyonel Mükemmellik Başkan Yardımcılığına Sevilay Güven atandı
Aras Kargo, bağlı olduğu Avusturya Postanesi’nin LEAD 2030 stratejisi doğrultusunda operasyonel mükemmelliğini ve verimlilik çalışmalarını güçlendirmek amacıyla yeni bir yapılanmaya giderek, "Operasyonel Mükemmellik Başkan Yardımcılığı" pozisyonunu oluşturdu. Şirket, bu göreve sektörün deneyimli ismi Sevilay Güven’i atayarak süreç optimizasyonu, performans yönetimi ve operasyonel verimliliği merkeze alan yeni bir büyüme stratejisi başlattı. Aras Kargo, operasyonel süreçlerini güçlendirmek ve verimlilik çalışmalarını daha etkin yönetmek amacıyla organizasyonel yapısında yeni bir görev alanı ekledi. Bu kapsamda "Operasyonel Mükemmellik Başkan Yardımcılığı" pozisyonunu oluşturan şirket, bu göreve sektörün deneyimli ismi Sevilay Güven’i getirdi. Güven, Transfer Operasyonları Proje Direktörlüğü, Operasyonel Mükemmellik Müdürlüğü, Optimizasyon Müdürlüğü ve Operasyonel Planlama ve Performans Yönetimi Müdürlüğü birimlerinin faaliyetlerini ve raporlarını yönetecek. Yeni yapılanma ile birlikte operasyonel süreçlerin ölçümü, analizi ve iyileştirilmesine odaklanan projeler, operasyonun günlük akışından bağımsız olarak yürütülecek. Bu sayede süreç mükemmelliği, verimlilik artışı ve performans yönetimi alanlarında daha bütüncül bir yapı oluşturulacak. Şirket bu kapsamda geliştirilen teknoloji projeleri ile geleceğin iş modellerini tasarlamayı hedefliyor. Bu bütüncül yaklaşımla beraber operasyon ve süreç geliştirme ekipleri arasındaki koordinasyon güçlendirilerek müşteri deneyiminin de tüm aşamalarda iyileştirilmesi amaçlanıyor. Yeni görevine ilişkin değerlendirmede bulunan Aras Kargo Operasyonel Mükemmellik Başkan Yardımcısı Sevilay Güven, bu görevin Aras Kargo’nun sürekli gelişim ve sürdürülebilir büyüme vizyonunun bir parçası olduğunu belirterek şunları söyledi: "Operasyonel mükemmellik, verimlilik artışının ötesinde kurumun karar alma, iş birliği ve değer üretme biçimini yeniden tanımlıyor. Aras Kargo’nun köklü saha deneyimi ve güçlü teknolojik altyapısı ile bu dönüşümü hızla hayata geçirerek, verimliliği ve hizmet kalitesini sürdürülebilir biçimde artırmayı hedefliyoruz." Sevilay Güven, İTÜ Bilgisayar ve Kontrol Mühendisliği lisans ve yüksek lisans dereceleri ardından Université de Paris 5 Rene Descartes’de Endüstriyel Sistemlerde Bilgisayar Metodları konusunda doktora yeterliğine hak kazandı. Kariyerine bilişim ve süreç yönetimi odaklı projelerde başlayıp, Oyak Renault, Dynargie Yönetim Geliştirme firmaları ardından Schenker Arkas Lojistik’te uzun yıllar CIO olarak görev yaptı. Sonrasında kendi şirketini kurarak, operasyonel mükemmellik, süreç tasarımı ve stratejik yeniden yapılanma konularında çok uluslu şirketler ve KOBİ’lere danışmanlık yaptı. 2020-2025 yılları arasında YASAD Genel Sekreteri olarak, ulusal ölçekte yazılım sektörü gelişimi ve dijital dönüşüm projelerine liderlik etti.
20 Ocak 2026 Salı - 11:18
Antalya’da 2025 yılında yabancılara konut satışı düştü
Türkiye genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,3 artarak 1 milyon 688 bin 910’a yükselirken, Akdeniz Bölgesi’nde Antalya 86 bin 730, Burdur’da 3 bin 678, Isparta’da ise 7 bin 894 konut satışı gerçekleşti. Türkiye genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 14,3 artış göstererek 1 milyon 688 bin 910’a ulaştı. Yıl boyunca en fazla konut satışı 280 bin 262 ile İstanbul’da gerçekleşirken, Ankara 152 bin 534 ve İzmir 96 bin 998 satışla İstanbul’u izledi. Turizmin başkenti Antalya’da 2025 yılı Aralık ayında 12 bin 789 konut satışı gerçekleşti. Aynı dönemde Burdur’da 607, Isparta’da ise bin 128 konut el değiştirdi. Yıl geneline bakıldığında Antalya’da 2025 boyunca 86 bin 730 konut satılırken, Burdur’da 3 bin 678, Isparta’da ise 7 bin 894 konut satışı kayıtlara geçti. Yabancılara satışta düşüş Yabancılara yapılan konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 9,4 azalarak 21 bin 534 oldu. Toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan satışların payı yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. Yabancılara konut satışının en fazla yapıldığı iller sırasıyla 7 bin 989 ile İstanbul, 7 bin 118 ile Antalya ve bin 800 ile Mersin oldu. Aralık ayında yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 artarak 2 bin 541 olarak kaydedildi. Bu dönemde yabancılara yapılan satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 1,0 oldu. Antalya’da yabancılara yapılan konut satışlarında yıllık bazda düşüş yaşandı. Kentte 2024 yılında yabancılara 8 bin 223 konut satılırken, 2025 yılında bu sayı 7 bin 118’e geriledi. Rusya Federasyonu ilk sırada 2025 yılında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı 3 bin 649 ile Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı. Rusya Federasyonu’nu bin 878 konutla İran ve bin 541 konutla Ukrayna vatandaşları izledi. Aralık ayı verilerinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Söz konusu ayda yabancılara yapılan konut satışlarında 504 konutla Rusya Federasyonu ilk sırada yer alırken, İran vatandaşlarına 232, Ukrayna vatandaşlarına ise 193 konut satıldı.
20 Ocak 2026 Salı - 11:17
Yusuf Akgül: "2026, iş dünyasında denge ve sürdürülebilirliğin yılı olacak"
MÜSİAD Antalya Başkanı Yusuf Akgül, 2025 yılının iş dünyası açısından zorlu geçtiğini vurgulayarak, 2026 yılına ilişkin beklentilerini ve öngörülerini paylaştı. Akgül, enflasyondaki gerilemeyle birlikte güven ortamının güçleneceğini ve firmalar için daha öngörülebilir bir ekonomik zeminin oluşacağını ifade etti. MÜSİAD Başkanı Yusuf Akgül, 2025 yılının Türkiye iş dünyası açısından hem mali hem de ekonomik anlamda son derece zorlayıcı bir dönem olarak yaşandığını belirtti. Artan rekabet şartları ve yükselen maliyet yapısının, firmaların kârlılıklarını ve pazar dengelerini ciddi biçimde zorladığını ifade eden Akgül, birçok işletme için bu yılın büyümeden çok finansal dengeyi koruma, nakit akışını yönetme ve ayakta kalma reflekslerinin öne çıktığı bir süreç olduğunu dile getirdi. "Yeni ekonomik düzen üretim ve katma değeri öne çıkarıyor" Dünyada yeni bir ekonomik düzenin şekillendiğine dikkat çeken Akgül, tüketim odaklı büyüme anlayışının sınırlarının daha net görüldüğü bir döneme girildiğini söyledi. Bu sürecin üretim, verimlilik, ihracat ve katma değer merkezli yeni bir bakış açısının güç kazandığı bir geçiş dönemi olduğunun altını çizdi. 2026 için güven ve öngörülebilirlik vurgusu 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşan Akgül, enflasyondaki gerilemeyle birlikte güven ortamının kademeli olarak güçleneceğini ve ekonomik zeminin daha öngörülebilir bir yapıya evrileceğini belirtti. Bu sürecin ani sıçramalar yerine, adım adım ilerleyen, dengelenme eksenli ve kontrollü bir toparlanma şeklinde gelişeceğini öngördüklerini ifade etti. "Firmalar için ana gündem: ’Denge, verimlilik ve sağlamlık’" Akgül, 2026 yılında öne çıkacak temel başlıkların net olduğunu vurgulayarak, nakit dengesini koruyan, finansal yapısını güçlendiren, verimliliği önceleyen ve mevcut kapasitesini daha sağlıklı kullanan firmaların bir adım öne çıkacağını söyledi. 2026 yılının büyümeden önce dengeyi, yatırımdan önce sağlamlığı ve genişlemeden önce sürdürülebilirliği esas alan bir yıl olarak şekilleneceğini ifade etti. MÜSİAD Antalya olarak sahadan edindikleri gözlemleri, oluşan tabloyu ve öngörüleri üyeleriyle paylaşmayı sürdüreceklerini belirten Akgül, üretimi, verimliliği ve katma değeri merkeze alan her adımın içinde olacaklarını kaydetti. Antalya iş dünyasını daha sağlam bir zemine taşımak için üyelerle birlikte süreci doğru okuyup, doğru yönetmeye devam edeceklerini vurguladı.
20 Ocak 2026 Salı - 11:09
ATO Başkanı Baran: "Gana ile ticaretimizi kısa sürede 1 milyar dolar seviyesine taşıyabileceğimize inanıyorum"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Gana ile ticarette, sahip olunan potansiyel doğru değerlendirilirse kısa sürede ticaret hacminin 1 milyar dolar seviyesine çıkacağına inandığını ifade etti. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Gana’nın Ankara Büyükelçisi Sheikh Abdul Nasiru-Deen ve beraberindekileri makamında konuk etti. Ziyarette, Türkiye ile Gana arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler, Batı Afrika’da ortaya çıkan yatırım fırsatları ve iş dünyaları arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı. Baran, görüşmede Büyükelçi’nin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye ile Gana arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı ve dostluk temelinde geliştiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016 yılında Gana’ya ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan Baran, ziyaretin, iki ülke ilişkilerine stratejik bir boyut ve ivme kazandırdığını belirtti. "Gana ile ticaretimizi kısa sürede 1 milyar dolar seviyesine taşıyabileceğimize inanıyorum" Baran, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2024 yılında 574 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bunun 401 milyon dolarının Türkiye’nin ihracatı olduğunu belirterek, "Gana ile ticaretimizde, binlerce kilometrelik mesafeye rağmen, sahip olduğumuz potansiyeli doğru değerlendirdiğimizde bu rakamı kısa sürede 1 milyar dolar seviyesine taşıyabileceğimize inanıyorum" diye konuştu. Gana’nın Batı Afrika’daki stratejik konumuna dikkat çeken Baran, Türk iş dünyasının bölgede daha etkin olmasının hem Türkiye’nin ihracat hedeflerine hem de Afrika açılımına katkı sağlayacağını belirtti. Baran, Ankara iş dünyasının Gana ile ticaret, yatırım ve ortak projelere açık olduğunu vurgulayarak, karşılıklı temasların artırılmasının önemine işaret etti. Gana’ya yatırım daveti Gana Büyükelçisi Sheikh Abdul Nasiru-Deen de konuşmasında, Türk şirketlerini Gana’ya yatırıma davet ederek, Gana’da üretim yapan şirketlerin Afrika’daki 54 ülkeye gümrüksüz ihracat yapabileceğini söyledi. Büyükelçi Nasiru-Deen, Türk insanlarının Gana’da kaju başta olmak üzere tarım alanında, manganez, boksit, demir ve lityum başta olmak üzere madencilik alanında üretim gerçekleştirebileceklerini dile getirdi. Büyükelçi, Gana’nın ülkelerine yatırım yapan iş adamlarına gümrüksüz bir şekilde makine getirme imkanı verdiğini ve vergi tatili yaptığını da bildirdi. Büyükelçi, Gana’da Türk ürünlerinin beğeniyle kullanıldığının da altını çizdi. "Süresiz olarak Türk mallarını satabilirsiniz" Türk iş adamlarının Gana’da tüm ürünleri satabilecekleri bir pazar kurabileceklerini belirten Büyükelçi, "Fuarlar vasıtası ile birkaç gün süreli ürün satışı yapılabiliyor. Ülkemizde pazar yani tüm ürünlerin satılabileceği bir merkez kurduğunuzda süresiz olarak Türk mallarını satabilirsiniz" ifadelerini kullandı.
20 Ocak 2026 Salı - 11:09
Garanti BBVA Emeklilik, Ameliyat Sigortası’nı Garanti BBVA Mobil’e ekledi
Garanti BBVA Emeklilik, yatış gerektiren cerrahi müdahalelere odaklanan Ameliyat Sigortası ürününü Garanti BBVA Mobil üzerinden uçtan uca dijital satışla müşterilerinin hizmetine sundu. Ürün; ameliyat, maluliyet ve yaşam kaybı teminatlarının yanı sıra ücretsiz check-up, ücretsiz diş bakım paketi ve United Health Global sağlık networküne erişim sunuyor. Garanti BBVA Emeklilik, sağlık sigortası alanında daha spesifik ihtiyaçlara yanıt vermek amacıyla geliştirdiği Ameliyat Sigortası ürününü Garanti BBVA Mobil’e ekledi. Uçtan uca dijital olarak sunulan ürünün, hastanede yatış gerektiren birçok cerrahi operasyonda teminat tutarı doğrultusunda toplu ödeme imkânı sağladığı belirtildi. Ameliyat Sigortası kapsamında; yatış gerektiren cerrahi müdahaleler ile kaza veya hastalık sonucu oluşabilecek maluliyet durumlarında sigortalıya, yaşam kaybı halinde ise hak sahiplerine poliçede belirtilen teminat tutarı ödeniyor. Bu ürün ile sigortalılar, alacakları toplu ödemeyi ameliyat sonrası ek masraflar ya da farklı ihtiyaçları için kullanabiliyor. Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Nurdan Tunay Günaylı, ürünle ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Sağlık alanındaki ihtiyaçların giderek daha çeşitlendiği ve kişiselleştiği bir dönemdeyiz. Müşterilerimizin hayatın farklı evrelerinde karşılaşabilecekleri risklere, daha esnek ve erişilebilir çözümlerle yanıt vermeyi önceliklendiriyoruz. Ameliyat Sigortası’nı, tam da bu bakış açısıyla; belirli bir ihtiyaca odaklanan, anlaşılır ve ulaşılabilir bir ürün olarak hayata geçirdik. Müşterilerimizin finansal yolculuklarının her adımında yanlarında olmaya, değişen yaşam dinamiklerine uyum sağlayan, dijital ve yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyoruz." Poliçe kapsamında ayrıca yılda bir kez geçerli olmak üzere ücretsiz check-up hizmeti, ücretsiz diş bakım paketi ve United Health Global sağlık networküne erişim de sunuluyor. Garanti BBVA Emeklilik Ameliyat Sigortası, Garanti BBVA Mobil üzerinden yaptırılabiliyor.
20 Ocak 2026 Salı - 10:47
Samsun’da konut satışında tarihi zirve
Samsun’da konut piyasası 2025 yılında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Kentte yıl boyunca gerçekleştirilen 33 bin 665 konut satışıyla, son 13 yılın rekoru kırıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Samsun’da konut satışları 2013 yılında 18 bin 538 seviyesindeyken, yıllar içinde istikrarlı bir artış gösterdi. 2016’da 22 bin bandını aşan satışlar, 2018’de 25 bin seviyesine yaklaşmış, 2020 ve 2022 yıllarında ise 25 binin üzerinde gerçekleşmişti. 2024’te 27 bin 608 konutun el değiştirdiği kentte asıl sıçrama 2025 yılında yaşandı ve satışlar 33 bin 665’e yükseldi. 2025 yılı içerisinde en yüksek konut satışı aralık ayında gerçekleşti. Aralık ayında 4 bin 873 konut satılarak yılın zirvesi görüldü. Yılın ilk aylarında 2 binli seviyelerde seyreden satışlar, yaz aylarından itibaren kademeli olarak artış gösterdi. Son çeyrekte ivme kazanan konut piyasası, özellikle ekim ve kasım aylarının ardından aralık ayında tarihi bir seviyeye ulaştı. Samsun’daki bu yükseliş, kentte konut talebinin güçlü seyrini sürdürdüğünü ve gayrimenkul piyasasının 2025 yılında önemli bir ivme kazandığını ortaya koydu. Türkiye genelinde ise konut piyasasında artış dikkat çekti. Ülke genelinde konut satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,3 artarak 1 milyon 688 bin 910 olarak kayıtlara geçti.
20 Ocak 2026 Salı - 10:40
Yurt dışı üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 32,46 arttı
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık yüzde 32,46, aylık ise yüzde 1,88 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Aralık ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, YD-ÜFE Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 1,88 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 32,46 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,46 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 26,42 artış gösterdi. YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 32,24 arttı Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 44,75 artış, imalatta yüzde 32,24 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 29,91 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 40,24 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 40,63 artış, enerjide yüzde 13,93 artış, sermaye mallarında yüzde 31,02 artış olarak gerçekleşti. YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 1,84 arttı Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3,86 artış, imalatta yüzde 1,84 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,08 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,60 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,84 artış, enerjide yüzde 6,33 azalış, sermaye mallarında yüzde 2,17 artış olarak gerçekleşti.
20 Ocak 2026 Salı - 10:39
Tarım-GFE yıllık yüzde 34,24 arttı
Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 34,24 arttı, aylık yüzde 1,84 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Tarım-GFE’de, 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,84 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 31,43 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,24 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,44 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,96 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,10 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 35,49 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 27,01 artış gerçekleşti. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 65,48 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 4,51 artış ile enerji ve yağlayıcılar oldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder