Son Dakika
|
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Ermenistan Başbakanı Paşinyan’a kilisede saldırı teşebbüsü
Bakan Fidan, Mısırlı mevkidaşı Abdelatty ve Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi
İran Hükümet Sözcüsü Muhacerani: "Sürdürülebilir barışa hazırız"
Yürek yakan kaza: Motosikletin çarptığı 2 yaşındaki Arya hayatını kaybetti
Yürek yakan veda: Şehit babaya son dokunuş
Erbil’de havalimanı ve ABD Başkonsolosluğu hedef alındı
Kaza yapan ehliyetsiz ve alkollü sürücüyü, polis tedaviye ikna etti
EKONOMİ
Ticaret Bakanlığı’ndan CHP’li bazı milletvekillerinin "İsrail ile ticaretin sürdüğü" iddialarına yalanlama
29 Mart 2026 Pazar - 18:09:08
Ticaret Bakanlığı, "Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi istatistikleri ve devlet kurumlarının açıklamalarına rağmen Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı milletvekillerinin İsrail İstatistik Kurumu’na itibar etmeyi tercih ederek ortaya attıkları ‘İsrail ile ticaretin sürdüğü’ iddiaları yalandır" açıklamasını yaptı. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti’nin 2 Mayıs 2024’te almış olduğu kararla tam 23 aydır Türkiye’den İsrail’e bütün ürün gruplarında ihracat, ithalat, serbest bölge ve transit ticaret tamamen durdurulmuştur. Hatta Türk bayraklı ve İsrail bayraklı hava ve deniz ulaştırması bile yapılmamaktadır. Gümrüklerde ve serbest bölgelerimizde İsrail ile ticaret işlemi yapılamaz. 2 Mayıs 2024’ten bu yana İsrail ile ticaret sıfırdır. Gümrük sistemi kapalıdır. 2 Mayıs 2024 tarihinden sonra ülkemizden İsrail’e yönelik ihracat ve ithalat için tescil edilmiş hiçbir gümrük beyannamesi veyahut İsrail’den ülkemize ulaşan hiçbir İsrail sevkiyatı bulunmamaktadır. İhracat ve ithalat rakamları her ay Ticaret Bakanlığımız ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından da şeffaf olarak yayınlanmaktadır. Diğer taraftan 7 milyona yakın Filistinli’nin ölüm kalım mücadelesi verdiği ve kutsal toprakları savunduğu, hayatta kalmaya çalıştığı bir ortamda, ihtiyaç duydukları acil ürünler için Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı’nın tek tek yazılı onay verdiği ve Filistin topraklarındaki ihtiyaçlara yönelik sevkiyat, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığımızın kontrolünde ve ancak ithalatçısı ve Filistin varışlı olduğu teyit edilerek gerçekleşmektedir. 7 Haziran 2024’te Filistin hükümeti ile varılan resmi anlaşma gereği, bu malların münhasıran Filistin tarafından kullanıldığı, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı tarafından da müteaddit defalar açıklanmış bulunmaktadır. Bu rakamlar Ticaret Bakanlığı gümrük verileri ve TÜİK verileri ile sabittir. Diğer taraftan, Filistin toprakları ile yapılan ve ayda 50-60 milyon dolar civarındaki ticaret de, Filistin’in limanı, gümrüğü olmadığı için İsrail’in iki limanı üzerinden yapılabilmektedir. Bu gerçeği CHP’li milletvekilleri de bilmektedirler. Filistin’e yapılması zorunlu düşük rakamlı ihracatı da İsrail’e yapılıyor diye iftira atarak, Filistin’in can damarını kesmeye çalışma çabası içindedirler" denildi. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Türkiye, İsrail’e ekonomik baskılar yaparak dünya ile birlikte Gazze’de ateşkesi sağlamak için 7 Ekim 2023’ten önce aylık ortalama 600-700 milyon dolar ihracat yaptığı İsrail’e ihracatından 2 yıldır feragat etmiştir. Başka bir deyişle bu iki yıllık dönemde toplam 13-14 milyar doları aşkın ihracattan Filistin davasını ve mazlum Filistinli kardeşlerimizi desteklemek için feragat etmiştir. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırım, masum sivilleri hedef alan insanlık dışı saldırıları ve uluslararası hukuku yok sayan zulmü karşısında Türkiye devleti, hükümeti ve milleti olarak her daim Filistinli kardeşlerimizin yanında olmuştur. İsrail’e ekonomik ve ticaret ambargosu uygulayan yegane öncü ülke olmuştur. Türkiye, Gazze’ye, Gazze halkına, Batı Şeria’ya en çok yardım gönderen, tıbbi yardım sağlayan ülke olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ülkemizin ve hükümetimizin bu ilkeli duruşu, başta Filistinli kardeşlerimiz olmak üzere tüm İslam dünyasından, hatta vicdanlı diğer milletlerden takdir görmüştür ve görmektedir. CHP’li bazı milletvekilleri de bu utanılacak iddialarına ve iftiralarına sarılmak yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin bu asil ve kararlı duruşundan gurur duyabilirler. Defaeten açıklandığı üzere çarpıtma haberler ve CHP’li bazı milletvekillerinin zaman zaman yaptığı bu açıklamalar, ’Türkiye sanki halen İsrail’e ihracat yapıyormuş’ algısı oluşturmaya yönelik bir iftira mahiyetindedir. Bu yalanların Türkiye’nin, hükümetimizin İsrail’in soykırımlarına karşı politika ve tedbirlerini itibarsızlaştırmayı ve düpedüz İsrail’in çıkarlarına hizmet etmeyi amaçladığı açıktır. Filistinli vatandaşların yaralarının sarılması, temel ihtiyaçlarının karşılanması ve Gazze’ye insani yardımın kesintisiz ulaştırılması için tüm imkanlarımızı seferber etmeye, bu çerçevede hem İsrail’in manipülasyonları hem de ona hizmet eden içerideki iftiracılarla mücadele etmeye devam edeceğiz. Tarih ve toplumsal vicdan, kimlerin mazlum Filistinlilerin yanında olduğunu, kimlerin de İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini kaydetmektedir. Bu itibarla hükümetimizin, Ticaret Bakanlığımızın bu konudaki resmi, gerçek ve istatistiki verilere dayalı açıklamalarına itibar edilmesi, İsrail’e hizmet eden, İsrail istatistikleri ve istihbaratından beslenen yalanlara, çarpıtma haberlere itibar edilmemesi hususunu kamuoyumuzun dikkatine saygılarımızla sunarız."
29 Mart 2026 Pazar - 17:23
Sivas’ta 2 ayda 48 şirket kuruldu
Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB); bu yılın ilk 2 ayında "Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri" ile ilgili elde ettiği verileri açıkladı. TOBB´dan derlenen bilgilere göre Sivas´ta 2 ayda toplam 48 şirket, 1 kooperatif ve 15 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Bahsi geçen zaman dilimi içerisinde 12 şirket ve 1 kooperatif tasfiye edilirken 14 şirket ve 5 gerçek kişi ticari işletmesi de kapatıldı. Sivas´ta kurulan 48 şirketin sermayesi 138 milyon 550 bin lira olarak açıklandı.
29 Mart 2026 Pazar - 12:34
Muğla yatırım bütçesi 2 yılda yüzde 85 arttı
Dünya’nın ve Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan, sahip olduğu verimli toprakları ile tarım, kültürel ve tarihi değerleri ile de kültür ve sanatın merkezi olan Muğla’da Büyükşehir Belediyesi kente değer katan yatırımlarına devam ediyor.2024 yılından sonra yatırım bütçesini ortalama yüzde 85 arttırarak 10 milyar 687 milyon TL’ye çıkaran Büyükşehir Belediyesi altyapıdan, yollara, sağlıktan tarıma birçok alanda Muğla’nın 13 ilçesinde yatırımlarına devam ediyor. 2024 yerel seçimlerinden sonra Muğla’nın 13 ilçesinin hizmet ihtiyacına göre yol haritasını belirleyen Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesinde artışa gitti. Alt ve üstyapıları ile modern bir şehir oluşturmak, tarımda üreten köylüye destek vermek, Muğla’nın yeşil ve mavisini korumak, sosyal belediyecilikle vatandaşların yanında olmak için Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesini 10 milyar 687 milyon TL’ye çıkardı. Uluslararası kredilendirme kuruluşlarından en yüksek notu alan, Büyükşehir Belediyeleri arasında borçsuz belediyelerden biri olan Muğla Büyükşehir Belediyesi Muğla için temeller atmaya, yatırımlarını hayata geçirmeye devam ediyor. Başkan Aras: "Muğla’nın parası hemşehrilerimizin için yatırıma dönüşüyor" 31 Mart Yerel seçimlerinin üzerinden geçen iki yıl içinde Muğla’da altyapıdan tarıma, sağlıktan ulaşıma birçok alanda yatırımların artarak devam ettiğini söyleyen Başkan Aras, Muğla’nın bütçesinin hemşerilerine hizmet olarak geri döndüğünü söyledi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras; "Dünya’nın ve Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri olan Muğla’mızda yaşayan, şehrimizi ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerimize en iyi hizmeti vermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Geride bıraktığımız iki yılda seçim öncesi verdiğimiz sözlerin yanı sıra kentimizin ihtiyacı olan birçok hizmeti hayata geçirdik. 7’den 70’e vatandaşlarımızın huzur ve mutluluğu için yeni Yaşam Evleri, Gündüz Bakımevleri’nin temelini atarken üreten köylümüzü de yalnız bırakmadık. Yerel tohumdan, fidan desteğine, arıcılıktan büyük ve küçükbaş hayvancılık desteklemelerine kadar her kalemde üreten köylümüzün elinden tuttuk. Muğla’mızın kıyılarını korumak, yeşil ve mavimizi gelecek nesillere tertemiz bırakmak için 7 atık alım teknemizle denizlerde hizmet verdik. Bu hizmetimizi tüm kıyılarımızda yaygınlaştırmak için tekne sayımızı 12’ye çıkarıyoruz" dedi. "Muğla herkes için önemli bir şehir" Muğla’nın altyapısına ve yollarına da büyük yatırım yaptıklarını söyleyen Başkan Aras, 13 ilçede 435 kilometre yeni, güvenli yolu vatandaşların hizmetine sunduklarını belirtti. Başkan Aras; "Muğla sadece üzerinde yaşayanların değil, dünyanın her yerinden gelen misafirleri ağırlayan, herkesin hayatında en az bir kere ziyaret etmek istediği bir şehir. Bu şehir için modern ve güvenli yolların yanı sıra güçlü bir altyapı yapmak için de yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bodrum’dan Fethiye’ye dünyanın en önemli turizm markalarını yeni sezona hazırlamak, önem ve aciliyet sırasına göre eksikliklerini gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Muğlalı hemşehrilerimizin huzuru ve mutluluğu için Muğla’mızın bütçesini şehrimize hizmetlere harcıyoruz" diye konuştu.
29 Mart 2026 Pazar - 11:14
Bozkırın sarı devleri hasat için bakıma alındı
Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver ustaları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde başlayacak hasat sezonu öncesinde yoğun mesaiye başladı. İlçede hummalı bir çalışma yürütülürken, bakımı tamamlanan biçerdöverler tırlara yüklenerek hasat için yola çıkmayı bekliyor. Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver tamircilerinin bakım mesaisi başladı. Türkiye’nin birçok noktasında hasat yapacak olan vasıtalar, ustaların elinden geçti. Biçerdöver tamircisi Güner Kozan, sezon öncesi yapılan bakımın hayati önem taşıdığını belirterek, "Biçerler sezon başlangıcında gelirler, biz bakımlarını yaparız. Sanayideki işlemleri bittikten sonra tekrar tırlara yüklenerek güneydoğu sezonuna gider. Gitmeyen arkadaşlar da buradaki sezondan başlarlar. Biz bütün işlemini yapıyoruz. Kayışları, kasnakları, bilyaları, bıçakları. Tam periyodik bakım yapıyoruz. Yani check up gibi bir şey. Bizden sonraki bakımı da bittiği zaman şanzıman, motor. Yani bu bakımlar olmadan da zaten bu biçer araziye gidemez" dedi. "Sezonda yüzün üzerinde biçere kaporta boya yapıyoruz" Kaporta ve boya ustası Ramazan Türkmen ise biçerdöverlerin dış aksamlarının da yenilendiğini ifade ederek, "Biçerdöver tablasını boyuyoruz şu an. Sarı kısmını bitirdik. Şimdi siyahına geçtik, tırmığı boyayacağız. Azami boya aksamı ve kaporta yenileme yapıyoruz. Öyle yani bakım aksamını arka karşıdaki arkadaşlar yapıyor. Devrik, yanık biçerleri biz yapıyoruz burada. Sezonda yüzün üzerinde biçer kaporta boya yapıyoruz" dedi. "Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" Yıllardır sektörde çalışan Mustafa Türkmen de Yerköy’ün biçerdövercilikte önemli bir merkez olduğunu vurgulayarak, "12 yaşından 54 yaşıma kadar bu biçer sektöründe yoğuruldum. Biçer pirini bilirim ben. Ben kendim de çalışıyorum vatandaşlara da yardımcı oluyorum. Bu aylarda güneydoğuya, Hatay’a, Urfa’ya, Mardin’e, Kızıltepe’ye güneydoğunun her iline biçer gönderiyoruz. Bundan 20 gün sonra başlarlar. Oradan dönüşte bir şeyden çoğu arızalanıyor. Çoğu devriliyor, kimi yanıyor. Yine benim dükkana geliyor yapılıp geri işe devam ediyorlar. Bu şekilde uğraşıyoruz. 3 bin 500 tane biçer var. Bizim Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" ifadelerini kullandı. Hasat sezonunun başlamasına sayılı günler kala Yerköy’deki ustaların yoğun mesaisi sürerken, bakımı tamamlanan biçerdöverler Türkiye’nin dört bir yanında ekin biçmek için gün sayıyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Mart 2026 Cuma- 12:03
Bakan Yardımcısı Polat: "İlk ekolojik market pilot il ilan edilen Kastamonu’da açılacak"
2
28 Mart 2026 Cumartesi- 14:53
Kastamonu Üniversitesi, sınai mülkiyet alanında kentin yenilik ekosistemine katkı sunuyor
3
29 Mart 2026 Pazar- 11:12
Hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğinde günde 1 tona yakın hasat elde ediyor
4
27 Mart 2026 Cuma- 17:28
Edremit’te turistik rotalar için önemli toplantı
5
28 Mart 2026 Cumartesi- 11:59
Tavşanlı’da 114 çiftçiye yüzde 75 hibeli Aspir tohum desteği
27 Aralık 2025 Cumartesi - 09:37
DİSİDER Başkanı Akbaş: "Özellikle son çeyrekte bazı güzel ve olumlu sinyaller aldık"
Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DİSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, dünyada da daralan bir ticaret olduğunu belirterek, "Dolayısıyla ülkemiz de bu rüzgârın altında kaldı. Ama ben şuna inanıyorum; bu süreç içerisinde, özellikle son çeyrekte bazı güzel ve olumlu sinyaller aldık. Enflasyonun gerekli şekilde daha düşük seviyelere ilerlemesi, faiz oranlarının Merkez Bankası’nın belirlediği doğrultuda düşmesi bizi ayrıca sevindirdi" dedi. DİSİDER Başkanı Şeyhmus Akbaş, 2025 yılında iş dünyası olarak hedefledikleri olduğunu, hedeflerin yüksek olduğunu söyleyerek, ona yetişemediklerini ama toplumsal sorumluluk bilinciyle ayakta durmak ve üretimi artırabilmek için yine gayretleri olduğunu ifade etti. Çalışmalarının devam ettiğini belirten Akbaş, "Bu konuda sanayicilerimiz ve üreticilerimiz ciddi bir özveriyle gayret gösterdiler. Tabii ki zor bir süreçti. Dünyada da daralan bir ticaret var. Dolayısıyla ülkemiz de bu rüzgârın altında kaldı. Ama ben şuna inanıyorum; bu süreç içerisinde, özellikle son çeyrekte bazı güzel ve olumlu sinyaller aldık. Enflasyonun gerekli şekilde daha düşük seviyelere ilerlemesi, faiz oranlarının Merkez Bankası’nın belirlediği doğrultuda düşmesi bizi ayrıca sevindirdi. Bunun yanında, 2025’te ‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle başlayan ve PKK’nın silah bırakıp kendini feshetmesiyle devam eden gelişmeler, iş dünyamız açısından büyük bir fayda sağladı. Ben bunun yansımalarını 2026 yılında çok daha net göreceğimizi düşünüyorum. 2025 yılında genel olarak sanayicilerimizin en fazla zorlandığı konuların başında finansal erişim geldi. Ancak hedefimizi yüksek tutmuştuk. Bu hedefin biraz gerisinde kalmış olsak da umudumuzu kırmadık. Yolumuza devam edeceğiz, üretmeye devam edeceğiz" dedi. 2026’da öncelikle ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin ülkenin gündeminden tamamen çıkmasını istediklerini kaydeden Akbaş, "Hiçbir şekilde artık anılmamasını istiyoruz. Bu çok önemli, önümüzü çok açacaktır. İkinci olarak; yeni teşvikler, yeni imkânlar, özellikle finansal erişim konusunda kolaylıklar sağlanması ve bazı yapılandırmalarla topyekûn bir seferberlik ilan edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ben bu konuda hükümetin 2026 yılında böyle bir seferberlik ilan edeceğine inanıyorum. Biz de bu yönde bir beklenti içerisindeyiz. Ciddi anlamda genç bir nüfusa sahibiz, ciddi anlamda bir beşerî sermayemiz var. Altyapı olarak da güçlüyüz. Sadece biraz daha güçlenmeye ve desteklenmeye ihtiyacımız var. Bu konuda bir beklentimiz var. İnanıyoruz ve bu süreçte destekleneceğimize güveniyoruz. Çünkü ancak bu şekilde yol alabiliriz. Biraz daha gayretimiz olacak, biraz daha çalışmamız olacak. Ama şu bir gerçek ki bizim yeni bir hikâye yazmaya da ihtiyacımız var. O hikâyeyi de hep birlikte yazacağız. Bu zorlu süreçte üretmeye devam eden, emek veren, tüm zorluklara rağmen çalışan bütün üyelerimize, sanayicilerimize ve herkese çok teşekkür ediyorum. 2026 yılının kendilerine mutluluk, bereket, huzur ve barış getirmesini; aileleri ve sevdikleriyle birlikte sağlıklı bir yıl geçirmelerini temenni ediyorum" diye konuştu.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 09:30
Denizli ekonomisi yılı güçlü verilerle kapatıyor
Denizli Ticaret Odası’nın (DTO) aylık olağan meclis toplantısında konuşan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, meclis üyeleriyle Denizli ekonomisine ilişkin güncel verileri paylaştı. Odalarının evrak bazında geçen yıla oranla işlem hacminde yüzde 40’lık artışa ulaştığını açıkladı. Üstün emek ve gayretlerinden dolayı üyeleri ile odalarının çalışanlarına teşekkür etti ve yeni yıllarını kutladı. Bu arada, odadaki görevlerinde 10, 20 ve 30 yılı geride bırakan meclis üyelerine de birer plaket ile teşekkür edildi. Denizli Ticaret Odası Meclisi’nin aralık ayı toplantısı Meclis Başkanı Salih Sarıkaya’nın idaresinde gerçekleştirildi. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, odalarının faaliyetleri ve sosyoekonomik gelişmelerle ilgili yaptığı aylık değerlendirme konuşmasında, iş dünyasının genel gidişatına ilişkin göstergelerden de bahsetti. Karşılıksız çek sayısında önemli bir gerileme yaşandığına dikkat çekti. Ekim ayında karşılıksız çek sayısının bir önceki aya göre yüzde 27,16 azaldığını, tutar bazında da yüzde 18,78’lik bir düşüş gerçekleştiğini kaydetti. DTO’nun üye sayısı, artmaya devam ediyor Başkan Erdoğan, meclis üyelerini DTO’nun üye yapısı hakkında da bilgilendirdi. Son bir ayda 138 yeni üye kaydettiklerini, 53 firmanın ise kaydını sildirdiğini, 9 firmanın da tasfiye sürecine girdiğini belirtti. Kasım ayı sonu itibarıyla odalarının üye sayısının 23 bin 364’e ulaştığını ve yüzde 4,35 artışla son bir yılda 974 yeni üye kazandıklarını da açıkladı. Denizli 16. sırada Konuşmasında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine de değinen Başkan Erdoğan, yılın ilk 10 ayında kurulan 253 gerçek kişi statüsündeki işletme ile Denizli’nin iller arasında 16’ncı sırada yer aldığını söyledi. Ayrıca, firma kuruluş ve terkinlerine ilişkin verileri de paylaşan Erdoğan, yılın ilk 11 ayında en fazla firma kaydının ikamet amaçlı binaların inşaatı, e-ticaret, gayrimenkul aracılık hizmetleri, ev tekstili toptan ticareti ile bakkal ve marketlerde perakende ticaret alanlarında gerçekleştiğini aktardı. Aynı dönemde en fazla firmanın terkin edildiği sektörler arasında ise e-ticaret faaliyetlerinin ilk sırada yer aldığını vurguladı. Oda olarak 11 aylık süreçte 772 sayısal takograf ve 571 K belgesi düzenleyip verdiklerini, 310 iş makinasını tescil ettiklerini ve 249 da kapasite raporunu onayladıklarını söyledi. Bunların yanı sıra 11 ayda 39 ekspertiz raporu, 14 yerli malı belgesi ve 4 levhaya kayıtlı sigorta acentesi belgesi verdiklerini de belirten Başkan Erdoğan, gelen 6.476 evraka karşılık 27.423 evrak düzenlendiğini ve işlem hacminde geçen yıla göre yüzde 40,06’lık artış yaşandığını ifade etti. Tekstil ve ham maddeleri ile hazır giyim ve konfeksiyondaki düşüş, yüzde 2,5 ile yüzde 3,5 arasında Değerlendirmesinde dış ticaret verilerine de yer veren DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli’nin Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) kayıtlarına göre 11 aylık dönemde 4 milyar 275 milyon 6 bin dolarlık ihracata imza attığını belirterek ihracatta yıllık bazda yüzde 6’lık bir artış yakalandığını vurguladı. İhracat yapılan ülkeler arasında Birleşik Krallık’ın ilk sırada yer aldığını da kaydeden Başkan Erdoğan, bu ülkeyi Amerika Birleşik Devletleri, İtalya, Almanya, Hollanda ve Fransa’nın izlediğini açıkladı. Sektörel bazda değerlendirildiğinde tekstil ve hammaddelerinde yüzde 3,36, hazır giyim ve konfeksiyonda da yüzde 2,54 bir daralma yaşandığını, bunlara karşılık diğer öne çıkan sektörler olan elektrik ve elektronik, demir ve demir dışı metaller, çelik ve madencilik ürünlerinde ise yüzde 4,21 ile yüzde 15,14 arasında değişen artışlar görüldüğünü dile getirdi. Erdoğan, Denizli’nin ithalatının ise yılın ilk 10 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,53 azalarak 1 milyar 719 milyon 837 bin dolarda kaldığını söyledi. Denizli’nin en fazla ithalat yaptığı ülkelerin ise Bulgaristan, Kazakistan, Çin, Özbekistan ve Ukrayna olduğunu belirtti. 10, 20 ve 30 yılı dolduranlar, unutulmadılar Yılın son meclis toplantısında DTO’nun idari yapıları olan Meslek Komiteleri ile DTO Meclisi’ne seçilerek aldıkları görevlerde 10, 20 ve 30 yılı dolduran mevcut yönetimlerdeki üyelere birer teşekkür plaketi takdim edilerek hizmetlerinden dolayı teşekkür edildi. Başkan Erdoğan ile meclis üyeleri ayrıca, DTO’daki hizmet süresinin 31’inci yılına giren Meclis Başkanı Salih Sarıkaya’nın doğum gününü de kutladılar.
27 Aralık 2025 Cumartesi - 09:06
Palandöken: "Yılbaşında merdiven altı ürünlere dikkat"
Yeni yıl öncesi merdiven altı üretimin yaygınlaştığına dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu nedenle bildiğiniz, tanıdığınız, güvendiğiniz esnafa yönelmeniz sizin için en doğru tercih olacaktır" dedi. Yılbaşı alışverişlerinde merdiven altı ürünlere karşı vatandaşlara uyarıda bulunan Palandöken, "Bildiğiniz üzere zehirlenme olaylarının birçoğu maalesef bu gecelerde, bu özel günlerde yaşanıyor. Özellikle merdiven altı ürünlere, akşam karanlığında arabanın arkasında satılan kuru yemiş veya karışık kuru yemiş adı altında sunulan, nerede ve ne şekilde muhafaza edildiği bilinmeyen ürünlere karşı çok dikkatli olunmalı. O anda ısıtılmış, cazip gösterilen ve gerçek fiyatının çok altında sunulan bu ürünler ciddi risk taşıyor. Hele hele şarküteri ürünleri bu noktada çok daha önemli. Midye, ciğer, tavuk sote gibi ya da farklı malzemelerden yapılmış, içeriği belli olmayan ürünlere de özellikle dikkat etmek gerekiyor. Aksi halde hem kendinizin hem de misafirlerinizin, konuklarınızın sağlığını riske atmış olursunuz. Bunun için yapılması gereken tek şey; dikkatli olmak, kontrollü davranmak ve tanıdığınız, bildiğiniz, güvendiğiniz esnafa yönelmeniz sizin için en doğru tercih olacaktır. Bilindiği üzere pastırma, sucuk gibi şarküteri ürünleri; balık, ciğer gibi çabuk bozulabilen gıdalar ve sütlü ürünler çok hassas ürünlerdir. Bu ürünlerde ekstra dikkatli olunması gerekir. Fiyat olarak ekonomik gibi görünebilir ama sağlığınızdan olabilirsiniz" diye konuştu. "Yılbaşı gecesi taksici esnafımız 24 saat hizmet verecek" Öte yandan yeni yılda sevdiklerine ulaşmak için yola çıkacak vatandaşlara da uyarıda bulunan Palandöken, "O gece dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konu da trafiktir. İnsanlar alkol alabiliyor, alkollü sürücüler trafiğe çıkabiliyor. Yorgunluk ve yılbaşı gecesinin karmaşasıyla kaza riski de artıyor. Bu nedenle mümkünse toplu taşıma araçlarını kullanmak ya da 24 saat hizmet veren taksi duraklarımızdan faydalanmak en doğru tercih olacaktır. Aracınızı kullanmak yerine, güvenli bir şekilde bu hizmeti veren arkadaşlarımızla yolculuk yapabilirsiniz. Sizin sağlığınız, geleceğiniz ve ailenizle birlikte bulunduğunuz aracın içindeki huzurun bozulmasını kimse istemez. Ancak maalesef bu tür olumsuzluklarla sık sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle yiyeceğimize, içeceğimize, alacağımız hediyelere ve bu hediyelerin niteliklerine dikkat etmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu. "2026 yılının hayırlara vesile olmasını diliyorum" Herkese huzurlu ve sağlıklı bir yıl dileyen Palandöken şu ifadelere yer verdi: "Bu ürünlerin insan sağlığına zararlı olup olmadığını kısa sürede anlamak her zaman mümkün olmayabilir. Günler azaldıkça korsan satıcıların, insan sağlığını hiçe sayan bu tür kişilerin sayısı da maalesef artıyor. Birincisi, trafik kurallarına mutlaka riayet edilmeli; mümkünse o gece araç kullanılmamalı, toplu taşıma ya da 24 saat nöbetçi olan taksi durakları tercih edilmelidir. Şimdiden 2026 yılının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağlıklı, huzurlu ve ailenizle birlikte arzu ettiğiniz şekilde bir yılbaşı geçirmenizi temenni ediyorum."
26 Aralık 2025 Cuma - 21:17
Prysmian işçileri Mudanya’da yürüdü
Bursa’da Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi Prysmian fabrikası işçileri, MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecine ilişkin alınan eylem kararları kapsamında Mudanya’da yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Edinilen bilgilere göre, Prysmian fabrikasından çıkan işçiler Mudanya BUDO Meydanı’na kadar yürüyerek eylemlerini sürdürdü. Yürüyüşün ardından meydanda toplanan işçiler, taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Eyleme; Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, Genel Örgütlenme Sekreteri Fehmi Elmacı, Bursa Şubesi yöneticileri, Prysmian İşyeri Sendika Başkanı Ekrem Şaş, işyeri temsilcileri ve çok sayıda sendika üyesi katıldı. Yürüyüş boyunca işçiler, "Metal işçisi direnişin simgesi", "İşçiler açken patronlara huzur yok", "Direne direne kazanacağız" ve "Sadaka değil, toplu sözleşme" sloganları attı. Birleşik Metal-İş Sendikası, yürüyüş ve basın açıklamasına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 24 Aralık’ta açıklanan eylem kararlarının kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Açıklamada, Genel Başkan Özkan Atar’ın, metal işçilerinin patronların dayattığı sefalet şartlarına boyun eğmeyeceğini, kazanılmış hakların gasp edilmesine izin verilmeyeceğini ve haklı talepler için mücadelenin sonuna kadar sürdürüleceğini vurguladığı ifade edildi. Eylem, yapılan basın açıklamasının ardından olaysız şekilde sona erdi.
26 Aralık 2025 Cuma - 19:04
Kadın Mühendis Okulu ile sanayiye kadın eli değiyor
Kadın mühendislerin sanayi ve teknoloji alanlarında daha güçlü rol üstlenmesini hedefleyen Kadın Mühendis Okulu, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) koordinasyonunda yürütülen örnek uygulamalarıyla istihdama doğrudan katkı sunuyor. Program kapsamında önümüzdeki dönemde yapılacak çalışmalar, Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın başkanlığında düzenlenen toplantıda ele alındı. Toplantıya OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, Merkez OSB Müdürü Hakan Tütüncüoğlu, Yeni OSB Müdürü Oğuz Keleş, Samsun Model Fabrika Müdürü Onur Berberoğlu, OKA Rekabetçi Ekonomi ve Dönüşüm Birimi Başkanı Fatih Ege ile Kadın Mühendis Okulu’nda eğitim alan kadın mühendisler katıldı. Görüşmelerde, kadın mühendislerin sanayideki etkinliğini artıracak yeni adımlar istişare edildi. Samsun Valiliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası(TSO) ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu arasında imzalanan "Kadın İstihdamı ve Kadın Girişimciliği İş Birliği Protokolü" çerçevesinde hayata geçirilen Kadın Mühendis Okulu, üniversite öğrencisi ve yeni mezun kadınlara uygulamalı sanayi deneyimi kazandırmayı amaçlıyor. Program, işletmelerde dijital dönüşüm ve yalın üretim süreçlerinde kadın istihdamının artırılmasına odaklanıyor. Nisan ayında düzenlenen açılış töreniyle başlayan eğitim sürecinde programa kabul edilen 15 kadın mühendis, dört hafta boyunca yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşüm başlıklarında kapsamlı eğitim aldı. Teorik içeriğin yanı sıra saha uygulamaları, sanayi örnekleri ve vaka analizleriyle desteklenen eğitimlerde, katılımcıların pratik becerilerinin güçlendirilmesi hedeflendi. Kadın mühendislere ayrıca YODA Analizi eğitimi verilerek organizasyonel olgunluk düzeylerini değerlendirme, güçlü ve gelişime açık yönleri tespit etme ve sürekli iyileştirme süreçlerine katkı sağlama yetkinlikleri kazandırıldı. Bu kazanımlar, Orta Karadeniz Bölgesi’nde beş işletmede yürütülen Öğren-Dönüş Projeleri kapsamında sahaya taşındı. Samsun Büyükşehir Belediyesi, Merkez OSB, Bafra OSB, Kavak OSB ve Merzifon OSB’deki işletmelerde toplam 10 hafta süren uygulamalar gerçekleştirildi. Öğren-dönüş sürecinin ardından katılımcılar, OKA ve OSB müdürlükleri ile sanayi yapıları ziyaret edilerek kariyer yönetimi, ilin sanayi altyapısı ve yatırım ekosistemi hakkında bilgilendirildi. Program sonunda kursiyerlerden yedisi çeşitli OSB’lerde "Yalın Üretim ve İş Geliştirme Sorumlusu" olarak istihdam edilirken, bir mühendis Samsun Model Fabrika’da, bir mühendis uluslararası bir e-ticaret firmasında, üç mühendis ise bölgede imalat sanayine yönelik faaliyet gösteren özel sektör işletmelerinde göreve başladı. 22 Eylül 2025’te gerçekleştirilen mezuniyet töreniyle birlikte Kadın Mühendis Okulu’nun ikinci dönem lansmanı da yapıldı. İkinci dönem için alınan başvurular arasından farklı mühendislik disiplinlerinden 17 yeni kadın mühendis adayı programa dâhil edildi. Kadın Mühendis Okulu, TR83 Bölgesi’nde kadın mühendislerin sanayiye entegrasyonunu güçlendiren bir model olarak öne çıkarken, yalın ve dijital dönüşüm süreçlerinde bölgesel ölçekte etki oluşturmaya devam ediyor.
26 Aralık 2025 Cuma - 17:42
Zeytin üreticileri için destek ve markalaşma önerisi
Aydın Ziraat Odaları, zeytin üretiminde artan maliyetler ve kuraklığın etkileri karşısında çiftçilerin desteklenmesi ve zeytin ile zeytinyağının markalı ürün olarak pazarlanmasına yönelik önerilerde bulundu. Aydın Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, zeytin üretiminde yaşanan sorunlara ilişkin yaptığı açıklamada, üreticilerin desteklenmesi ve zeytin ile zeytinyağının markalı ürün olarak pazarlanmasının önemine dikkat çekti. Açıklamada çözüm önerileri kapsamında, çiftçilerin gelişmiş ülkelerde olduğu gibi desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca zeytin ve zeytinyağının ham madde olarak değil, paketli ve markalı ürünler şeklinde pazarlanmasının üretici gelirini artıracağı ifade edildi. Üreticinin desteklenmesinin aynı zamanda tüketiciye de katkı sağlayacağına dikkat çeken Aydın Ziraat Odaları’ndan yapılan açıklamada "Ülkemizde zeytin üretimi Ege, Akdeniz, Marmara, Güney Anadolu bölgelerinde, Akdeniz iklim kuşağında yapılmaktadır. Üretimim bir kısmı yağ, bir kısmı dane zeytin olarak değerlendirilmektedir. Zeytin kutsal kitaplarda bile ismi geçen ender ürünlerden birisidir. Tıp uzmanlarınca da sağlık açısından tüketilmesi önerilmektedir. Zeytin üretimi yapılan yerlerde de üreticilerimiz için en önemli gelir kaynaklarından biridir. Üretimi çok zahmetli, meşakkatli bir üründür. Genelde aile ziraatı olarak göze çarpar. Eğer aile ziraatı olmaz ise ürünlerin büyük kısmı ağaçlarda hasat edilmeden kalır. Son zamanlarda işçilik anormal derecede artış göstererek erkek işçi yevmiyesi 3 bin, 3 bin 500 TL, kadın işçi yevmiyesi ise bin 500 TL bulmaktadır. Tarımsal kuraklıktan zeytin de etkilenerek hem rekoltede hem de kalitede (danelik) kayıplar yaşanmaktadır. Girdi maliyetlerinde son yıllarda başta akaryakıt, gübre, zirai ilaç olmak üzere büyük artışlar yaşanmakta buda üreticilerimizi çok zorlamaktadır. Son iki yıla baktığımızda zeytinyağı fiyatları dünyada da düşmekte ancak zeytin üretimi yapılan Avrupa birliği ülkelerinde (İspanya, İtalya, Yunanistan) üreticiler 1,5 Euro’ya varan paralarla desteklenmektedir. Ülkemizde ise üretici birlikleri imkanları ölçüsünde kooperatifler vasıtası ile üreticilerimizden hem zeytin hem zeytinyağı alımı yaparak piyasada regüle vazifesi yapmakta, fiyatların dengede kalması için gayret içerisinde olmaktadırlar. Enflasyonun sebebi üretici olamaz. Çünkü ne aldığının ne sattığının fiyatını kendi belirleyememektedir. Oluşan fiyatlardan ne üretici memnun ne de tüketici. Üreten kazanamıyorum diye dertleniyor, bağırıyor, tüketici ise çok pahalı alamıyorum diye dertleniyor, ses yükseltiyor. Bunun çaresi gelişmiş olarak adlandırdığımız ülkelerdeki gibi çiftçilerin desteklenmesi, ürettiklerimizin ham olarak değil kutulu, markalı olarak satılabilmesi. Eğer üretici tam anlamıyla desteklenir ise bundan tüketici de faydalanır. Üreticiye destek aynı zamanda tüketiciye destek demektir" ifadeleri yer aldı.
26 Aralık 2025 Cuma - 17:25
3’üncü Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi’nde yeşil dönüşümün yol haritası konuşuldu
Turkuvaz Medya ev sahipliğinde düzenlenen 3’üncü Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi’nde iklim kriziyle mücadeleden döngüsel ekonomiye, yerel yönetimlerin yeşil dönüşümünden iş dünyasının ESG sorumluluklarına uzanan geniş bir çerçevede kritik mesajlar verildi. Zirvenin açılışında konuşan isimler, sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil, ekonomik ve toplumsal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti.
26 Aralık 2025 Cuma - 17:19
Kilis’te üreticilere hibe destekli tarım ve hayvancılık ekipmanları dağıtıldı
Tarım ve Orman Bakanlığı destekleriyle, Kilis Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda hayvancılık ve bitkisel üretim yapan yetiştiricilere hibe desteği sağlandı. Proje kapsamında, il genelinde büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile Kırmızı Et Üreticileri Birliği üyesi 32 yetiştiriciye yüzde 50 hibeli yem kırma makinesi desteği verildi. Kilis Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği’ne üye 37 yetiştiriciye ise yüzde 70 hibeli küçükbaş kırkım makinesi dağıtıldı. Organik üzüm yetiştiriciliği yapan üreticilere yönelik destekler kapsamında da yüzde 85 hibeli 3 adet traktör askılı bacalı şaftlı dal kırma makinesi teslim edilirken, 300 organik üreticiye toplam 1.976 litre organik gübre desteği sağlandı. Programda konuşan Kilis Valisi Tahir Şahin, hayata geçirilen projelerle sağmal hayvanlarda süt veriminin ve besi hayvanlarında karkas randımanının artırılmasının, hayvanlara verilen yemden maksimum fayda sağlanmasının ve yetiştiricilerin iş yükünün azaltılmasının hedeflendiğini söyledi. Şahin, dal budama atıklarının komposta dönüştürülmesiyle hem atık sorununun önüne geçileceğini hem de toprağın zenginleştirilerek su tutma kapasitesinin artırılacağını belirterek, üreticilerin ekonomik olarak desteklenmeye devam edileceğini ifade etti. Programa Kilis Milletvekili Mustafa Demir ile Kilis İl Tarım ve Orman Müdürü Levent Küçük ve diğer protokol üyeleri katıldı
26 Aralık 2025 Cuma - 16:59
SPK’dan telefon dolandırıcılığına ilişkin duyuru
Sermaye Piyasası Kurulu, SPK yöneticilerinin ve personelinin adını kullanıp vatandaşlardan ve şirketlerden muhtelif taleplerle para isteyenlere itibar edilmemesi gerektiğine dair uyarıda bulundu. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), telefon dolandırıcılığına ilişkin duyuruda bulundu. Duyuruda şu ifadelere yer verildi: ’’Son günlerde kendisini Sermaye Piyasası Kurulu yöneticisi, çalışanlarının yakını olarak tanıtıp veya Kurul Başkanımızın, yöneticilerimizin, personelimizin adını kullanıp, vatandaşlardan ve şirketlerden muhtelif taleplerle para istenildiği yönünde bilgi edinilmiştir. Dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilebilecek nitelikteki bu tarz faaliyetlerde bulunanlara itibar edilmemesi gerekmektedir. Telefonla dolandırıcılık suçu dolayısıyla mağdur olmuş kişiler her zaman suç duyurusunda bulunabilirler ve zararlarının tazmini hususunda her türlü yasal haklarını kullanabilirler. ’’
26 Aralık 2025 Cuma - 16:33
’’Gıda arzı güvenliği için tarımda teknolojik dönüşüm şart’’
Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte tarımın stratejik önemi net görüldü. Yapay zekâ ve otonom sistemlerle tarımda daha verimli ve sürdürülebilir üretim yapılabiliyor. Rusya-Ukrayna savaşı, modern çağda tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, jeopolitik bir güç unsuru olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Ukrayna’nın ‘Avrupa’nın tahıl ambarı’ olarak devre dışı kalması, başta Afrika ve Orta Doğu olmak üzere birçok ülkede gıda krizini tetikledi. Bu süreçte Tahıl Koridoru Anlaşması, Türkiye’nin diplomatik gücü sayesinde hayata geçirilerek küresel gıda arzında hayati bir rol oynamıştı. Bu gelişme, tarımın artık savaşlar kadar belirleyici olduğunu; hatta savaşların seyrini etkileyebilecek bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini ortaya koydu. Tarımsal üretimi güçlü olmayan ülkelerin, küresel krizlerde bağımsız karar alma kabiliyetlerinin zayıfladığı açıkça görüldü. Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, Ukrayna savaşıyla birlikte tarımın stratejik öneminin daha net görüldüğünü belirterek, yapay zekâ ve otonom sistemlerle tarımda köklü bir dönüşümün şart olduğunu söyledi. Karagöz, Türkiye’nin bu yeni döneme güçlü bir tarım teknolojileri altyapısıyla hazırlanması gerektiğini ifade etti. "Ukrayna savaşı tarımın stratejik gücünü gösterdi" Ukrayna’nın küresel tahıl arzındaki kritik rolüne dikkat çeken Karagöz, Türkiye’nin öncülüğünde hayata geçirilen Tahıl Koridoru Anlaşması’nın milyonlarca insan için hayati öneme sahip olduğunu belirtti. "Bu süreç bize şunu net biçimde gösterdi: Tarım, artık sadece çiftçinin meselesi değil; devletlerin bağımsızlığıyla doğrudan bağlantılı bir alandır" diyen Karagöz, tarımsal üretim gücü olmayan ülkelerin kriz dönemlerinde ciddi kırılganlık yaşadığını söyledi. "Savaşlar üretimi durdurmuyor, teknoloji fark oluşturuyor" Geleneksel tarım anlayışının yerini teknoloji odaklı üretim modellerinin aldığını belirten Karagöz, günümüzde savaş ve kriz ortamlarında bile gıda üretiminin sürdürülebildiğini vurguladı. "Otonom sistemler ve yapay zekâ destekli üretim sayesinde artık mesele daha çok üretmek değil, daha verimli ve sürdürülebilir üretim yapabilmektir" ifadelerini kullandı. "Türkiye tarımda teknolojiyle dönüşmek zorunda" Türkiye’nin tarımsal üretimde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak iklim krizi, su yönetimi, fiyat istikrarı ve yaşlanan üretici nüfusu gibi risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Karagöz, özellikle hayvancılıkta yaş ortalamasının 60’a yaklaşmasının ciddi bir uyarı olduğunu söyledi. Karagöz, "Gençleri tarıma ancak modern, teknoloji tabanlı üretim modelleriyle çekebiliriz. Milli Teknoloji Hamlesi’nin tarım ayağını güçlendirmek zorundayız" dedi. "Yapay zekâ ile daha az kaynakla daha fazla verim mümkün" Süt üretimi üzerinden örnek veren Karagöz, teknoloji ve genetik altyapı sayesinde bugün 10 milyon inekle yapılan üretimin, 2 milyon inekle gerçekleştirilebileceğini belirtti. "Bu yaklaşım; suyu, emeği ve zamanı koruyan bir üretim anlayışıdır. Tarımda verimlilik artık bir tercih değil, zorunluluktur" diye konuştu.
26 Aralık 2025 Cuma - 16:24
Yalova OSB’de yatırımlar hız kesmeden devam ediyor
Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde, Türkiye’nin yeni nesil sanayi politikaları doğrultusunda şekillenen entegre üretim, eğitim ve teknoloji ekosistemi yaklaşımıyla planlı büyümenin devam ettiği bildirildi. OSB’de bugüne kadar katılımcıların 74’ü üretim tesisleri yapmak ve üretime geçmek üzere çalışmalarını sürdürüyor. Faaliyetleri devam eden 74 üretim tesisinin 14’ü üretimdeyken 40 sanayi tesisinin ise inşaatı devam etmekte olduğu kaydedildi. 20 firmanın ise inşaatına başlamak üzere proje çalışmalarını sürdüğü öğrenildi. İnşaat aşamasında olan 40 sanayi tesisinin büyük bölümünün 2026 yılı sonuna kadar üretime geçmesi hedefleniyor. Mevcut üretimde olan tesisler ile inşaatı devam eden ve proje aşamasındaki yatırımların dışında 24 katılımcı firma daha 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla sanayi tesisi yatırımlarına başlamak üzere projelendirme çalışmalarına başladı. Söz konusu yatırımlar, ağırlıklı olarak yüksek teknolojili makine ve metal imalatı başta olmak üzere, OSB’nin ihtisas yapısına uygun sektörlerden oluşuyor. Tesislerin en fazla üç yıl içinde üretime geçmesi öngörülüyor. Sanayi yatırımlarındaki bu artışa paralel olarak Yalova Makine İhtisas OSB’nin yatırım ortamını güçlendiren sosyal, kamusal ve teknik altyapı yatırımlarını da eş zamanlı olarak hayata geçirdiği bildirildi. Bölgede faaliyete geçen kamu kampüsü, 112 Acil Sağlık Hizmetleri noktası, Jandarma Karakolu, Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB) ve Teknopark, yatırımcıların ihtiyaç duyduğu kamusal ve destekleyici hizmetlere hızlı ve etkin erişim sağlıyor. Donatıların, iş sağlığı ve güvenliği, kamu düzen, acil müdahale kapasitesi, Ar-Ge ve inovasyon altyapısı açısından bölgenin kurumsal ve fonksiyonel bütünlüğünü güçlendirdiği ifade edildi. Planlı altyapı yatırımlarının nitelikli üstyapı gelişimi ve faaliyete geçen sosyal donatılar sayesinde bölgede yatırım iştahı istikrarlı biçimde artarken Yalova Makine İhtisas OSB, sanayi, teknoloji ve kamu hizmetlerinin entegre edildiği örnek bir organize sanayi bölgesi modelini ortaya koyduğu kaydedildi. Üretim kapasitesiyle bölgede önemli ölçüde istihdam artışı hedeflenirken Yalova ve çevre iller açısından güçlü bir ekonomik çekim alanı oluştu. Yalova Makine İhtisas OSB’nin üretim, istihdam, eğitim, teknoloji ve sürdürülebilirlik eksenlerinde benimsediği bütüncül kalkınma yaklaşımı çerçevesinde yerli, yeşil, yenilikçi ve yüksek teknolojili üretim vizyonuyla geleceğin sanayi modelinin bugünden inşa edildiğini ifade edildi.
26 Aralık 2025 Cuma - 16:08
Sadıkoğlu ve Torunoğlu’ndan iş birliği vurgusu
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, odalarını ziyaret eden Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Torunoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen ziyarette, deprem sonrası Malatya ve Adıyaman’da yaşanan ekonomik kayıplar, iş dünyasının karşılaştığı sorunlar ve yeniden yapılanma sürecinde atılabilecek ortak adımlar ele alındı. Ziyarette konuşan başkanlar, 6 Şubat depremlerinin bölge ekonomisinde derin izler bıraktığını belirterek, Malatya ve Adıyaman’ın daha hızlı ayağa kalkabilmesi için Odalar arası iş birliğinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Başkan Sadıkoğlu, Başkan Torunoğlu’na nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederek, deprem sonrası süreçte dayanışma ve ortak hareket etmenin hem ticaretin hem de sanayinin canlanmasına katkı sağlayacağını vurguladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder