Son Dakika
|
İran'dan Bulgaristan'a ABD uyarısı
Trump: "İran'da yeni rejimin lideri, ABD'den ateşkes talep etti"
Trump: "ABD'yi NATO'dan çekmeyi ciddi olarak düşünüyorum"
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: Ölü sayısı 19’a yükseldi
Sadettin Saran trafik kazası geçirdi
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın mal varlığına el konuldu
Muhittin Böcek’in danışmanı ve çalışanı adliyeye sevk edildi
Afganistan ve Pakistan'ı sel vurdu: 47 ölü
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Bursa-İstanbul deniz otobüsü seferlerine olumsuz hava engeli
A Milli Takım, FIFA sıralamasında son 9 yılın zirvesinde
İran'dan Bulgaristan'a ABD uyarısı
Trump: "İran'da yeni rejimin lideri, ABD'den ateşkes talep etti"
Uludağ’da sezon uzadı nisan ayıyla 2 metre kar var
Bayraktar AKINCI TİHA, Kanatlı Güdüm Kiti 82 ile atış gerçekleştirdi
FIFA Başkanı Infantino’dan Türkiye’ye tebrik
EKONOMİ
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik"
01 Nisan 2026 Çarşamba - 19:28:30
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:16
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı: "200 gram ekmek fiyatını 17 buçuk lira olarak güncellemek zorunda kaldık"
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeğik 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" dedi. Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, federasyon genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yeni ekmek fiyatlarını açıkladı. 8 aydır ekmek fiyatlarında değişim olmadığını belirten Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeği 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" diye konuştu. "Ekmek konusunda göstermiş olduğumuz hassasiyeti paydaşlarımızın da göstermesi gerekir" Enflasyonla mücadele konusunda da büyük hassasiyet göstermeye devam edeceklerini vurgulayan Balcı, "Bizim göstermiş olduğumuz hassasiyeti ekmek konusunda bizim paydaşlarımızın da göstermesi gerekir. Bu süre içerisinde ekmek fiyatı yüzde 39 artarken, yalnız 8 ayda un fiyatının yüzde 45, yüzde 50 civarında artması kabul edilir bir durum değil. Yani ekmeklik un fiyatında un sanayicileri de fırıncı esnafının gösterdiği hassasiyeti göstermesi gerekir diye düşünüyoruz. Bugün itibarıyla Ankara, İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa, Balıkesir, Aydın, Denizli, Sakarya, Düzce ve Eskişehir ilerinde 200 gram ekmek 17 buçuk lira veya buna denk gelen 230 gram ekmek 20 lira üzerinden fiyat değişikliği uygulamaya girmiş oluyor" ifadelerini kullandı. "Hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" Ekmekteki artışın mağduriyet getirdiğini aktaran Balcı, "Hayatında fırından ekmek almayan siyasetçilerin veya fırıncı esnafının ekmeği nasıl yapıldığını bilmeyen siyasetçinin ekmek üzerinden siyaset yapmak adı altında 17 buçukla 20 olan ekmeği ‘20 yapmayın, 50 lira yapın’ gibi gayriciddi açıklamalar yaptığını görüyoruz. Onların vatandaşımızı bizim kadar düşündüğünü zannetmiyorum. Biz hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" dedi. "Zincir marketlerin tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir" Balcı, esnafın maliyet konusunda dikkat etmesi gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: "Zincir marketlerin fırıncı esnafın üzerine yük olmaktan kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor. 150 ekmek alıp, bunun 50 ekmeğini iade ettiğinde bizim ekmek maliyetimiz artmaktadır. Fırıncı esnafımız mağdur olmaktadır. Eğer biz bir taraftan ekmek fiyatı makul bir seviyede tutmaya çalışıyorsak, enflasyonla mücadele etmek için özveri gösteriyorsak, eğer böyle bir netice alamayacak olursak fırına yakın çevrelerde zincir marketlerin belki de tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir. Esnafımızın rahat etmesi konusunda, sorunların çözümü noktasında gerek Ticaret Bakanlığımız, gerekse Tarım Bakanlığımızla çalışmamız devam ediyor. Bu mağduriyet ortadan kalkmazsa, kendi aramızda bunu çözmüş olmazsak bunu da gündeme getirip, bir çözüm noktası bulmak zorundayız."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:15
Hekimsen’den mart ayı verilerine ilişkin değerlendirme
Hekimsen, Mart 2026 dönemini kapsayan açlık ve yoksulluk sınırı araştırması neticelerini değerlendirdi. Kamuoyuna yansıyan mart ayı ekonomik verileri üzerine Hekimsen’den yazılı açıklama yapıldı. Araştırmadan verilerin paylaşıldığı açıklamaya göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama 34 bin 302 TL’ye ulaştı. Şubat ayında 33 bin 328 TL olan açlık sınırı, bir ayda yaklaşık 974 TL arttı. Aynı dönemde, gıda dışı temel ihtiyaçların da eklenmesiyle hesaplanan yoksulluk sınırı ise 111 bin 734 TL’ye yükseldi. Böylece yaşam maliyetindeki aylık artış yaklaşık 3 bin 172 TL oldu. Gıda enflasyonu yüzde 2,92 Açıklamada, "Mart ayında gıda fiyatlarındaki artış oranı yüzde 2,92 olarak hesaplandı. Şubat ayındaki yüzde 3,62’lik artışa göre hızda sınırlı bir düşüş yaşansa da, gıda fiyatlarındaki yükselişin sürdüğü dikkat çekti. Uzmanlar, artış hızındaki bu yavaşlamaya rağmen fiyat seviyesinin yüksek kalmasının, özellikle sabit gelirli kesimler üzerindeki baskıyı azaltmadığını vurguluyor" denildi. Kişi başı gıda harcamaları 10 bin TL’ye dayandı Açıklamada, Mart 2026 yılı itibariyle aylık kişi başı gıda harcamaları verilerine de yer verildi. Bu veriler, "yetişkin erkek 10 bin 13 TL, yetişkin kadın 8 bin 648 TL, 10 yaş kız çocuğu 7 bin 912 TL, 7 yaş erkek çocuğu 7 bin 728 TL" olarak ifade edildi. Açıklamada, "Bu veriler, özellikle çocuklu ailelerde beslenme maliyetinin hane bütçesi üzerindeki yükünün giderek arttığını ortaya koyuyor" ifadelerine yer verildi. En yüksek artış süt ve sebze-meyvede En yüksek artışın süt ürünleri ile sebze-meyvede yaşandığının bildirildiği açıklamada, "Süt ve süt ürünlerinde yüzde 5,35, sebze ve meyvede yüzde 4,30 olduğu görüldü. Et, balık ve bakliyat grubunda artış yüzde 1,67 seviyesinde kalırken, ekmek ve tahıl grubunda artış yalnızca yüzde 0,25 ile sınırlı kaldı. Uzmanlara göre özellikle süt ürünleri ve sebze-meyve grubundaki artışlar, toplam gıda enflasyonunu yukarı çeken ana kalemler oldu" ifadelerine verildi. Açıklamanın son bölümünde, Hekimsen’in şu görüşü yer aldı: "Asgari ücret, açlık sınırının altında kalmaya devam ediyor. Emekli maaşları açlık sınırının oldukça gerisinde bulunuyor. Kamu çalışanlarının önemli bir bölümü yoksulluk sınırının altında gelir elde ediyor. Bu durum, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Raporda, Türkiye’de yaşanan geçim sıkıntısının artık geçici değil, kalıcı ve yapısal bir sorun haline geldiği vurgulanıyor. Gıda fiyatlarındaki artışın kontrol altına alınamaması ve gelirlerin bu artışa paralel yükselmemesi nedeniyle, özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin yaşam şartları her geçen ay daha da zorlaşıyor. Ücret politikaları, vergi düzenlemeleri ve sosyal destek mekanizmalarının açlık ve yoksulluk sınırı verileri dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 17:21
Bakan Yumaklı: "95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından uygun şartlarda temin edilecek"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Proje kapsamında hak sahibi olan kişilere 95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından uygun şartlarda temin edilecek" dedi. İlk müjdesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftçilerle iftar programında duyurduğu ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ne başvurular başladı. Projenin başvuru şartlarını ve detaylarını Bakan Yumaklı açıkladı. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada küçükbaş hayvan varlığını artırmak, kırsalda üretimi güçlendirmek, hayvancılıkta sürdürülebilirliği desteklemek, gençler ile kadınların üretime daha fazla katılımını sağlamak ve meraya dayalı üretimi daha karlı hale getirmek amacıyla ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ni hayata geçirdiklerini bildirdi. Proje kapsamında Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) koordinasyonunda Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) ait küçükbaş hayvanların üreticilere uygun şartlarda temin edileceğini belirten Yumaklı, şu bilgileri aktardı: "Proje ile Türkiye’de küçükbaş üretimi yapan işletme sayısını ve anaç hayvan sayısını artırarak daha fazla materyalin ülkemiz kaynakları ile karşılanmasını, böylece kırmızı et arzında sürdürülebilirliği ve yeterliliği sağlamayı amaçlıyoruz. Bu amaçla proje kapsamında hak sahibi olan kişilere 95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından uygun şartlarda temin edilecek. Uygulamada yalnızca sayı artışını hedeflemiyoruz, aynı zamanda verim, uyum ve sürdürülebilirliği de esas alıyoruz. Bu minvalde dağıtımları, ülkemizin bölgesel yetiştiricilik gerçeklerini dikkate alarak; yöre, iklim ve mera yapısına uygun damızlık küçükbaş ırkları üzerinden planlanıyoruz." 150 bin küçükbaş dağıtılacak Yumaklı, 2026-2028 yıllarını kapsayan 3 yıllık program dahilinde 150 bin küçükbaş hayvanın üreticilere uygun şartlarda verileceğinin altını çizerek, genç ve kadın üreticiler, birinci derece tarımsal amaçlı örgüt üyeleri, engelliler, şehit yakınları ve gazilere öncelik tanıyacaklarını dile getirdi. "12 ay boyunca hayvanların bakım ve besleme gideri Bakanlığımız tarafından karşılanacak" Ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliği bölümlerinden yeni mezun gençlere de projeye başvurmaları halinde öncelik tanıyacaklarını anlatan Yumaklı, şu bilgileri verdi: "Böylece gençlerimiz hem doğdukları topraklarda kendi işlerini kuracak hem de üretime ve istihdama güç katacak. İl/ilçe tarım ve orman müdürlüklerimizin denetimlerinde tespit edilen hayvanlar için oluşturulan icmal HAYGEM tarafından TİGEM’e gönderilecek. Hayvan tesliminden sonraki ayda başlamak üzere 12 ay boyunca hayvanların bakım ve besleme gideri Bakanlığımız tarafından karşılanacak. Bu destek ödemesi 3 ayda bir yapılacak ve 100 küçükbaş hayvan için toplamda 3 aylık 45 bin lira destek ödemesi yetiştiricilerimizin hesaplarına aktarılacak. Teslim edilen hayvanların ilk bir yıllık TARSİM sigortası da yine Bakanlığımız tarafından karşılanacak. Yetiştiricilerimiz, hayvan bedelleri için Ziraat Bankası’nın uygun faizli kredilerinden yararlanabilecek. İlgili meslek gruplarından mezun gençlerimiz ile küçükbaş hayvancılık yapmak isteyen genç ve kadın üreticilerimizi bu projeye başvurmaya davet ediyorum." Başvurular 1-30 Nisan tarihleri arasında yapılacak Projeye başvurular 1-30 Nisan tarihleri arasında yapılabilecek. Proje başvuruları, başvuru sahibinin işletmesinin bulunduğu, işletmesini açacağını beyan ettiği yerdeki il, ilçe tarım ve orman müdürlüklerine yapılacak. TİGEM tarafından puan sırasına göre hak sahipleri bilgilendirilerek, 2026 yılının 2’nci yarısından itibaren hayvanların teslimine başlanılacak. Vatandaşlar, projeyle ilgili detaylı bilgiye Tarım ve Orman Bakanlığı’nın internet sitesi https://www.tarimorman.gov.tr/HAYGEM/Haber/454/Kirsalda-Bereket-Kucukbasa-Destek-Projesi-Basliyor bağlantısından ulaşabilecek.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Mart 2026 Pazartesi- 14:43
Erzurum’da halk pazarlarının 14. şubesi açıldı
2
30 Mart 2026 Pazartesi- 15:52
Türk Ticaret Bankası’nın Erzurum şubesi hizmete açıldı
3
31 Mart 2026 Salı- 14:26
BAGFAŞ’a İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde ödül
4
29 Mart 2026 Pazar- 11:12
Hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğinde günde 1 tona yakın hasat elde ediyor
5
31 Mart 2026 Salı- 19:33
SGK açıkladı: Son ödeme süresi 7 Nisan’a uzatıldı
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:06
Diyarbakır’da esnaf 2026’dan umutlu
Diyarbakır esnafı 2025 yılının kendileri adına güzel geçtiğini belirterek, 2026 yılının daha güzel geçmesi temennisinde bulundu. Tarihi Sur ilçesindeki esnaf, 2025 yılının bekledikleri gibi güzel geçtiğini 2026 yılının ise daha güzel geçeceğine inandıklarını aktardı. Sur ilçesinde bir tatlıcıda satış sorumlusu olan Ali Oktay, 2025 yılının iyi geçtiğini ifade etti. Oktay, "Temennimiz 2026 yılının da böyle güzel geçmesi" dedi. Sur ilçesi Hz. Süleyman Caddesinde esnaf olan Ali Baran Çelik ise 2025 yılının iyi geçtiğini kaydederek, "İnşallah 2026 yılında daha mutlu, huzurlu, sağlıklı, kazasız, belasız, olaysız bir yıl geçiririz inşallah" diye konuştu.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:58
Samsun İŞKUR 2025’te 24 bin 900 kişiyi iş sahibi yaptı
Samsun Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürlüğü, 2025 yılı Aralık ayı verilerini açıkladı. Yıl boyunca yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda yaklaşık 25 bin vatandaşın işe yerleşmesine aracılık eden Samsun İŞKUR, eğitim ve öğretim kurumlarına yönelik danışmanlık faaliyetlerinde ise Türkiye birincisi oldu. Samsun İŞKUR, işveren ile iş arayan arasında kurduğu güçlü bağ sayesinde 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla toplam 24 bin 900 kişinin istihdam edilmesini sağladı. İşe yerleştirilenlerin 24 bin 784’ü özel sektörde, 116’sı ise kamu kurumlarında iş başı yaptı. İstihdamın cinsiyet dağılımında 14 bin 310 erkek ve 10 bin 590 kadın iş gücüne kazandırıldı. Sektörel dağılıma bakıldığında hizmet sektörü 12 bin 868 kişiyle ilk sırada yer alırken, sanayi sektörü 8 bin 170 kişilik istihdam ile ikinci sırada yer aldı. Eğitim kurumu ziyaretlerinde Türkiye birinciliği Samsun İŞKUR, meslek danışmanlığı hizmetleri kapsamında 2 bin 733 eğitim ve öğretim kurumu ziyareti gerçekleştirerek, bu alanda Türkiye genelinde birinci olma başarısını elde etti. Kurum personeli yıl boyunca iş arayanlarla 66 bin 522 bireysel görüşme yaparken, 28 bin 594 iş yeri ziyareti ile sahadaki çalışmalarını sürdürdü. İmalat sektörüne nitelikli iş gücü desteği Aktif İşgücü Programları çerçevesinde 654 İşbaşı Eğitim Programı düzenlenirken, bu programlardan bin 778 kişi faydalandı. Ayrıca 38 farklı Meslek Edindirme Kursu ile 720 kişi meslek sahibi oldu. İşbaşı Eğitim Programlarında 312 program ile imalat sektörü ilk sırada yer alırken, toptan ve perakende ticaret sektörü onu izledi. Samsun, bu alanda Türkiye genelinde en fazla program açan 5 il arasında yer aldı. Dezavantajlı gruplara yönelik çalışmalar kapsamında ise İş Kulübü Liderleri aracılığıyla 2 bin 45 kişiye özgeçmiş hazırlama, mülakat teknikleri ve iş arama becerileri konularında eğitim verildi. 32 bin açık iş ilanı yayınlandı 2025 yılında Samsun İŞKUR tarafından 32 bin 299 açık iş ilanı yayınlandı. Bu ilanların 32 bin 211’inin özel sektörden gelmesi, reel sektörün kuruma duyduğu güveni ortaya koydu. Açık iş ilanları, İŞKUR internet sitesi üzerinden iş arayan vatandaşlarla buluşturulmaya devam ediyor. Mevcut durumda Samsun İŞKUR kayıtlarında toplam kayıtlı işgücü sayısı 172 bin 511 olarak açıklandı. Gençler İçin 406 milyon TL’lik proje Öte yandan, 10 Kasım 2025 – 30 Haziran 2026 tarihleri arasında yürütülecek olan "Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Samsun Üniversitesi İŞKUR Gençlik Programı" kapsamında 406 milyon 530 bin TL’lik kaynak tahsis edildi. Üniversite öğrencilerine iş deneyimi ve mesleki yetkinlik kazandırmayı hedefleyen proje ile iki üniversitede toplam 3 bin 619 gence doğrudan destek sağlanması hedefleniyor.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:58
Malatya’da kuru kayısıda 11 ayda 275 milyon dolar gelir elde edildi
Dünya kuru kayısı başkenti Malatya’da zirai don afetine rağmen 11 ayda 45 bin ton ihracata karşılık 275 milyon dolar gelir elde edildi.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:54
Pasaport, sürücü belgesi, aile cüzdanı gibi belgelere yüzde 19 zam yapıldı
Pasaport, sürücü belgesi, kimlik, aile cüzdanı gibi değerli kağıt diye nitelendirilen belgelere yüzde 19 zam yapıldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Muhasebat Genel Müdürlüğü değerli kağıtlara ilişkin tebliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre; pasaport, sürücü belgesi, kimlik, aile cüzdanı gibi değerli kağıt diye nitelendirilen belgelere yüzde 19 zam yapıldı. Tebliğin, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe gireceği belirtildi. 2026 yılında pasaport bedeli bin 351 TL, sürücü belgesi bin 690 TL; kimlik kartı, doğum veya değiştirme nedeniyle düzenlenen kartlar 220 TL, kayıp nedeniyle düzenlenen kartlar 440 TL, motorlu araç tescil belgesi bin 511 TL, iş makinesi tescil belgesi bin 261 TL olarak belirlendi. Yabancı çalışma izin belgesi ve çalışma izni muafiyeti belgesi 964 TL’ye yükselirken, noter işlemlerinde kullanılan noter kâğıdı ve beyannameler için bedel 149 TL oldu. Protesto ve vekaletname gibi belgeler için alınacak tutar 298 TL olurken, banka çeklerinde her bir yaprak için ise 95 TL ücret alınacak.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:40
SOCAR Türkiye, GAMA Enerji’nin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’ni satın aldı
SOCAR Türkiye ile GAMA Enerji arasında yürütülen görüşmeler sonucunda, Kırıkkale’de bulunan İç Anadolu Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin satışı tamamlandı. SOCAR Türkiye ve GAMA Enerji A.Ş. arasında akdedilen satış sözleşmesi, Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımlarıyla, 23 Aralık tarihinde Bakü’de düzenlenen 2’nci Azerbaycan-Türkiye Yatırım Forumu kapsamında düzenlenen törende imzalandı. Sözleşme kapsamında, taraflar arasında Türkiye’nin Kırıkkale şehrinde bulunan İç Anadolu Kombine Çevrim Doğal Gaz Elektrik Santrali’nin alım-satım süreci tamamlandı. 870 MW üretim kapasitesine sahip İç Anadolu Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali, Türkiye’nin stratejik enerji merkezlerinden biri olarak, elektrik arz güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Şirket bu satın almayla mevcut enerji tedarik ve ticaret faaliyetlerini güçlendirerek, üretim faaliyetleriyle entegre, sürdürülebilir ve rekabetçi bir değer zinciri oluşturma hedefini kararlılıkla sürdürüyor. SOCAR Başkanı Rovshan Najaf konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Şirket dost ve kardeş Türkiye’deki yatırım kararlarımızın tamamını uzun vadeli stratejik hedefler ve sürdürülebilir değer oluşturma ilkesi doğrultusunda şekillendiriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu satın almanın, şirketimizin piyasa dayanıklılığını uzun vadede artıracağına inanıyoruz. Bu yatırım sayesinde doğal gazdan elektrik üretimi stratejimiz kapsamında önemli bir adım atarak, doğal gazın hem Türkiye ekonomisine katkı sağlamasını hem de grup şirketimiz için daha verimli bir yapıya kavuşturulmasını hedefliyoruz." Yapılan açıklamaya göre, bu yatırımla birlikte SOCAR Türkiye’nin enerji piyasasındaki konumunun, üretimden son kullanıcıya kadar uzanan değer zinciri kapsamında güçlendirilmesi öngörülüyor. Aynı zamanda portföy yönetimi, operasyonel gereksinimler ve ölçek ekonomilerinde optimizasyon sağlanması hedefleniyor.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:21
Samsun-Sinop bölgesinde 9 YEG, IPARD desteği almaya hak kazandı
Samsun ve Sinop’ta kırsal kalkınmanın yerelden planlanmasını hedefleyen IPARD Programı kapsamında önemli bir başarıya imza atıldı. Samsun’da faaliyet gösteren 8 Yerel Eylem Grubunun (YEG) tamamı ile Sinop’ta yeni kurulan 1 YEG, LEADER Yaklaşımı çerçevesinde desteklenmeye hak kazandı. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından "Yerel Eylem Grupları" destekleniyor. Kırsal kalkınmada yerel katılımı esas alan IPARD Programı’nın LEADER Yaklaşımı, yerel paydaşların oluşturduğu Yerel Eylem Grupları aracılığıyla bölgelerin kendi kalkınma stratejilerini hazırlamasını ve uygulamasını amaçlıyor. Yenilikçi bir model olarak öne çıkan bu yaklaşım, yerel aktörlerin karar alma süreçlerine aktif katılımını teşvik ediyor. IPARD II uygulama döneminde Samsun’da 9 ilçede faaliyet gösteren 8 Yerel Eylem Grubu ile sözleşme imzalanmış ve bu kapsamda yaklaşık 40 milyon TL hibe desteği kırsal kalkınmaya kazandırılmıştı. IPARD III Programı ile birlikte programın kapsamı 81 ile genişletilirken, yeni kurulan YEG dernekleri de başvuru yapma hakkı elde etti. Bu doğrultuda Samsun’dan Ayvacık, Asarcık, Alaçam-Yakakent, 19 Mayıs, Salıpazarı, Ladik, Kavak ve Havza Yerel Eylem Grupları ile Sinop’tan Gerze Yerel Eylem Grubu, hazırladıkları Yerel Kalkınma Stratejileri ile programa başvurdu. Değerlendirme Komitesi tarafından yapılan incelemeler sonucunda Samsun’daki 8 grubun tamamı ile Sinop’taki 1 Yerel Eylem Grubu destek kapsamına alındı. Destek almaya hak kazanan 9 YEG’in proje ve faaliyetleri için 5 yıla yayılacak şekilde toplam 128 milyon TL bütçe tahsis edilmesi planlanıyor. Paydaş katkılarıyla birlikte yerelde oluşacak toplam kaynağın en az 150 milyon TL’ye ulaşması öngörülüyor. Yerel Eylem Grupları, 2026 yılı itibarıyla faaliyetlerine başlayacak ve 2030 yılına kadar IPARD Programı kapsamında finanse edilecek. LEADER Yaklaşımı çerçevesinde belirlenen temalara uygun olarak yürütülecek yetenek kazandırma faaliyetleri ve küçük ölçekli projeler, yerel paydaşların katılımıyla hayata geçirilecek. Bu süreçle birlikte yerel aktörlerin kendi kalkınma süreçlerine daha fazla dahil olması sağlanacak ve kalkınmanın yalnızca merkezden değil, yerelden de planlanmasına yönelik önemli bir deneyim kazanılacak. Programın finansmanı Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından sağlanırken, Program Yönetim Otoritesi görevini Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü yürütüyor. Programın sahadaki uygulanması, başvuru, ödeme ve izleme süreçleri ise Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından gerçekleştiriliyor. Başvuru çağrılarının yayımlanmasıyla başlayan süreçte, başvuruların alınması ve idari kontrolleri TKDK tarafından yürütülüyor. Uygun bulunan Yerel Kalkınma Stratejileri değerlendirilmek üzere IPARD Yönetim Otoritesi’ne iletiliyor ve değerlendirme sürecinin ardından seçilen Yerel Eylem Gruplarıyla sözleşmeler yine TKDK tarafından imzalanıyor. Uygulama sürecinde üç ayda bir sunulan ödeme talepleri idari ve yerinde kontrollerin ardından karşılanırken, uygulama döneminin tamamlanmasını izleyen 5 yıllık izleme sürecinde de projelerin sürdürülebilirliği TKDK tarafından denetlenmeye devam ediyor.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:21
İTO Başkanı Avdagiç’ten ’yeni asgari ücret’ açıklaması
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Özellikle Gelir Vergisi dilimlerinin son yıllardaki kayıpları giderecek şekilde güncellenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Böylelikle brüt ücretle net gelir arasında açılan makas, makul seviyelere gerileyecek ve yıllık toplam net ücrette artış sağlanacaktır" dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere net asgari ücret 28 bin 75 lira olarak açıklandı. Hayırlı olsun. Bu süreçte çalışanlarımızı ve işverenlerimizi rahatlatacak mekanizmaların devreye alınması, istihdam piyasamızın bütününe destek verecektir" dedi. Avdagiç, özellikle Gelir Vergisi dilimlerinin son yıllardaki kayıpları giderecek şekilde güncellenmesi gerektiğini düşündüklerini belirterek, "Böylelikle brüt ücretle net gelir arasında açılan makas, makul seviyelere gerileyecek ve yıllık toplam net ücrette artış sağlanacaktır" ifadelerini kullandı. "Bu noktada yeni teşvikler önemlidir" Şekib Avdagiç, mesajının devamında şunları söyledi: "Bu dönemde primini düzenli ödeyen işverenin daha fazla teşvik edilmesinin yararlı olacağı kanaatindeyiz. İşveren Sigorta Prim Teşvikinin 2026 yılı Ocak ayından itibaren 2 puana indirilmesi ve SGK üst limitinin asgari ücretin 9 katına çıkarılması gibi uygulamalar işverene ek maliyetler oluşturacaktır. Bu noktada yeni teşvikler önemlidir. Bu, hem işverenin istihdam kabiliyetinin korunması hem de çalışanın refahının desteklenmesi bakımından değer taşımaktadır."
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:20
Dicle’de çiftçilere yüzde 75 hibeli 7 adet süt soğutma tankı dağıtıldı
Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde ’Sütümü Koruyorum’ Projesi kapsamında Çavlı Hayvancılık Kooperatifine 7 adet 500 litre kapasiteli süt soğutma tankı, süt analizleri için 7 adet PH metre ve 7 adet refraktometre dağıtımı yapıldı. Dağıtım törenine Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan, birçok kurum amiri ve çok sayıda çiftçi katıldı. Çavlı Hayvancılık Kooperatifinin çalışmaları hakkında bilgi veren Dicle İlçe Tarım ve Orman Müdürü Deniz Yıldırım "2006 yılında 50 üye ve her üyeye 6 adet gebe düve toplam 300 adet hayvan temini ile kurulan Çavlı Hayvancılık Kooperatifinin kuruluşunda, uzun vadeli sübvansiyonlu kredi kullanıldı. 2025 yılı itibariyle kooperatif hayvan sayısı bin 100 adettir. Günlük ortalama 6 bin litre süt üretimi var. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak 2021 yılında kooperatif üyelerine yüzde 75 hibeli olarak 15 adet süt sağım makinası dağıtımı yapılarak bugünlere gelindi. Kooperatif üyelerine Bakanlıkça düzenli olarak buzağı destek ödemesi yapılmaktadır. Bu bağlamda 2024 yılı için 437 bin lira buzağı destek ödemesi yapıldı. Ayrıca İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüzce sağlık taramaları, aşılama ve kimliklendirme çalışmaları program kapsamında rutin olarak yapılmaktadır. Proje kapsamında alınan ekipmanların toplam bedeli 899 bin 500 liradır. Proje bütçesinin yüzde 75’i olan 674 bin 625 lira Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hibe olarak yüzde 25 olan 224 bin 875 lira ise çiftçi katkısı olarak karşılandı. Proje ile süt kalitesinin arttırılması ve kaliteli çiğ sütün pazarlanma sürecinde muhafaza süresinin uzatılması ile hayvansal üretimin sürdürülmesi hedeflenmektedir" dedi. Konuşmaların ardından tankların dağıtımı gerçekleştirildi.
23 Aralık 2025 Salı - 23:34
HAK-İŞ: "Mevcut asgari ücret tespit komisyonundan sağlıklı bir ücret çıkmaz"
HAK-İŞ Konfederasyonu Yönetim Kurulundan, asgari ücretin açıklanmasının ardından yapılan açıklamada, "Mevcut asgari ücret tespit komisyonundan sağlıklı bir ücret çıkmaz" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Yönetim Kurulundan yapılan açıklamada, "HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısından çalışanları memnun edecek ve toplumu rahatlatacak sağlıklı bir asgari ücret çıkarılmayacağını her platformda dile getirdik. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut yapısı, 1970’li yılların koşullarına göre şekillenmiş, çağın gerisinde kalmış ve çoğulcu temsilden uzak bir yapıdır. Milyonlarca emekçiyi ilgilendiren ve bu yönüyle Türkiye’nin en büyük toplu iş sözleşmesi olarak değerlendirilebilecek asgari ücretin, çok daha güçlü, kapsayıcı ve temsil kabiliyeti yüksek bir komisyon yapısı içerisinde belirlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Komisyonun; konfederasyonların temsil gücünü yansıtan, sosyal diyalogu esas alan ve toplumsal uzlaşıyı önceleyen bir yapıya kavuşturulması, sürecin sağlıklı işlemesi açısından zorunludur" ifadelerine yer verildi. Asgari ücretin Türkiye’de çalışanların yaklaşık yarısının geçim ücreti olduğuna değinilerek, "Asgari ücret, ülkemizde artık yalnızca ‘asgari’ bir ücret değil; çalışanların yaklaşık yarısının geçim ücreti haline gelmiştir. HAK-İŞ olarak asgari ücretin; bir kişiyi değil, dört kişilik bir ailenin insanca yaşam koşullarını esas alması gerektiğini savunuyoruz. Gıda, kira, ulaşım, enerji ve eğitim gibi zorunlu harcamaların merkeze alındığı, gerçekçi ve kapsayıcı kriterlere dayanan bir yaklaşım ile daha güçlü, daha gerçekçi ve daha adil kriterlere ihtiyaç olduğu açıktır. Öte yandan, asgari ücrete endeksli olarak kamuda yer alan çok sayıda düzenleme, ücret artışlarını baskılayan bir mekanizma haline gelmiştir. Mevcut bağlantılar ortadan kaldırılmadan, asgari ücretin özgür, gerçekçi ve çalışanların ihtiyaçlarını karşılayacak bir düzeyde belirlenmesi mümkün değildir. Asgari ücret, emeğin yaşam standardını koruyan temel bir güvence olarak ele alınmalıdır" denildi. Komisyonun yapısının yeniden ele alınması beklentisine dikkat çekilen açıklamada, "HAK-İŞ Konfederasyonu olarak beklentimiz; Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yeniden ele alınmasıdır. Asgari ücreti belirleme yetkisinin, dünyadaki örneklerde olduğu gibi işçi ve işveren temsilcilerinde olduğu, objektif ve güvenilir verilerle çalışan bağımsız bir mekanizmanın oluşturulması talebimizi yineliyoruz. Ancak bu şekilde hem çalışanların beklentilerini karşılayan hem de toplumsal huzuru güçlendiren bir asgari ücret politikasının hayata geçirilmesi mümkün olacaktır. 2026 yılı için belirlenen asgari ücretin emek camiamıza, çalışma hayatımıza ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.
23 Aralık 2025 Salı - 20:38
ASO Başkanı Ardıç: "2026 yılı için açıklanan asgari ücretin tüm çalışanlara ve işverenlere hayırlı olmasını diliyorum"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2026 yılı için yüzde 27 artışla net 28075 TL olarak belirlediği asgari ücretin tüm çalışanlara ve işverenlere hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Ankara Sanayi Odası Başkanı Ardıç’ın 2026 yılı asgari ücretine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2026 yılı için yüzde 27 artışla net 28075 TL olarak belirlediği asgari ücretin tüm çalışanlara ve işverenlere hayırlı olmasını diliyorum. Enflasyonla mücadele politikalarının kararlılıkla uygulanması ve fiyat istikrarının sağlanmasıyla tüm çalışanların alım gücünün kalıcı biçimde artmasını ve refah artışının sürdürülebilir hale gelmesini umuyorum" ifadeleri yer aldı.
23 Aralık 2025 Salı - 20:34
Türk-İş Genel Başkanı Atalay: "Açıklanan rakam bizim taleplerimizin hiçbirini yerine getirmiyor"
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, "Açıklanan rakam 28 bin 75 TL bu bizim taleplerimizin hiçbirini yerine getirmiyor" dedi. Asgari ücretin açıklanmasının ardından Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, yaptığı açıklamada, "Bugün bakanlıktan bir yazı geldi, dediler ki saat 18.00’de komisyon toplanacak. Bu sene bize gelen 3. yazı bu. Biz 3 yazıya da cevap vermedik. Bugünkü rakamı gördükten sonra ne kadar haklı olduğumuzu, nasıl katılmamamız gerektiğini gördük. Talebimiz şuydu: Bu ücret geçim ücreti oldu. Bundan 1 sene evvel gıdanın fiyatı ne, eğitimde, kirada, ulaşımda ne artış olmuş, bunları TÜİK göz önüne getirsin. Bu dediğimiz dört beş kalemi göz önünde bulundursunlar. Açıklanan rakam 28 bin 75 TL bu bizim taleplerimizin hiçbirini yerine getirmiyor. Bu açıklanan rakam, ne asgari ücretlinin, ne kamuoyunun ne de bizim kabul edeceğimiz bir rakam değil" şeklinde konuştu.
23 Aralık 2025 Salı - 19:52
Bakan Işıkhan açıkladı: 2026 yılı asgari ücret belli oldu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere net asgari ücret 28 bin 75 lira, brüt asgari ücret tutarı ise 33 bin 30 lira olarak belirlenmiştir" dedi. Çalışanları ve dolaylı olarak toplumun tamamını ilgilendiren yeni asgari ücretin belirlenmesine yönelik süreç sona erdi. İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026’da geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında üçüncü toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı, Bakan Işıkhan’ın başkanlığında saat 18.00’de başladı. Toplantının ardından Işıkhan, 2026 yılı için geçerli olacak asgari ücreti açıkladı. "Talep ve tekliflere kulaklarımızı kapatma lüksümüz bulunmamaktadır" Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 12 Aralık’ta başlattığı müzakerenin tamamlandığını ve yeni Asgari Ücret miktarının tespit edildiğini belirten Işıkhan, "Bakanlık olarak çalışma hayatımızda, sosyal diyaloğun bir gereği olarak, tüm istişare mekanizmalarını aktif bir şekilde işlettik. Tabii bu süreçte, sizin de çok yakından takip ettiğiniz gibi, bakanlık olarak biz, her iki taraf arasındaki hakemlik rolümüzün gerektirdiği şekilde, hem işçi temsilcilerimizle hem de işveren temsilcilerimizle görüşmelerimizi kararlılıkla sürdürdük. Bu süreçte işçi konfederasyonlarımızla da, işveren temsilcileriyle de görüşmelerimizi yaparak, fikirlerini aldık ve onları, karar alma sürecine dahil ettik. Şartlar ne olursa olsun, nihai karar nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, bizim devlet olarak; sosyal paydaşlarımızla iletişimi kesme, talep ve tekliflere kulaklarımızı kapatma lüksümüz bulunmamaktadır. Ortak hareket, uzlaşı ve istişare kültürü oluşturan sosyal diyalogun çalışma hayatımızın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesinin, ön şartı olduğuna inanıyoruz" diye konuştu. "Satın alma gücünün korunması ve yaşam kalitesinin geliştirmesini hedeflemekteyiz" İşçilerin de işverenlerin de çalışma hayatının asli unsurlar olduğunu ifade eden Bakan Işıkhan, "Bugüne kadar ülkemizin ve milletimizin istikbali için, nasıl birlikte çalışıp birlikte alın teri döktüysek Türkiye’yi, nasıl el ele verip birlikte büyüttüysek; bundan sonra da aynı birlik ve beraberlik ruhuyla aynı hedeflere yürümeye devam edeceğiz. Bu ülke çok kısa süreler içinde ekonomik saldırılar, büyük depremler yaşadı, dünya çapında pandemi yaşadı, küresel krizler yaşadı, bölgemizdeki savaşların, enerji krizlerinin ve tedarik zinciri kırılmalarının tam ortasında kaldı. Geçmişte nasıl olduysa, bundan sonra da her iyileşme, her ilerleme, her büyüme ve kalkınma, vatandaşımıza refah artışı olarak dönmeye devam edecektir. Bu bizim en temel anlayışımız, en temel yaklaşımımızdır. Asgari ücrette de, diğer meselelerde de esas olan, yapılan artışların; çarşıda, pazarda, market raflarında, etiketlerde eriyip gitmemesidir. Yapılan artışlarla; vatandaşımızın satın alma gücünün korunması ve yaşam kalitesinin geliştirmesini hedeflemekteyiz" şeklinde konuştu. "Hiçbir zaman muhalefetin popülist yaklaşımlarını da ciddiye almadık" Popülist olmadıklarını dile getiren Işıkhan, "Hiçbir zaman muhalefetin popülist yaklaşımlarını da ciddiye almadık. Biz işimize baktık, çalıştık, ve projelerimizle, eserlerimizle vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına en uygun, en reel politikaları geliştirdik ve hayata geçirdik. Biz 23 yıldır, AK Parti olarak, günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışla hareket ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı; emeğin kıymet gördüğü, çalışanın hakkının korunduğu, büyümenin tabana yayıldığı bir yüzyıl yapmakta da kararlıyız. Bakanlık olarak gerçekleştirdiğimiz tüm çalışmalarımızda, hedef ve önceliklerimizde Türkiye’nin küresel dönüşümde; güçlü, rekabetçi, üretim odaklı ve aynı zamanda ’kimseyi dışarıda bırakmayan’ bir çalışma hayatı vizyonu inşa etme çabamız vardır" ifadelerini kullandı. "Temel hedefimiz işçilerimizi de, işverenlerimizi de memnun edecek, bir denge seviyesinin tespit edilmesidir" Türkiye’nin yarınlarının, bugünün emek ve üretim gücünü daha nitelikli hale getirerek güvence altına alınabileceğini vurgulayan Işıkhan, "Bu anlayışla, asgari ücrette de çalışanlarımızın hakkını ve emeğini enflasyona ezdirmeyecek, işverenlerimizi mağdur etmeyecek; en doğru ve en makul, ortak noktada fikir birliğine varmak, sadece mali kazanımlar için değil aynı zamanda toplumsal barış ve dayanışma şuurumuz bakımından da hayati bir öneme sahiptir. Burada temel hedefimiz işçilerimizi de işverenlerimizi de memnun edecek, bir denge seviyesinin tespit edilmesidir. Bu sebeple bugün açıklayacağımız kararın bu dengeyi gözetecek nitelikte olması için yoğun çaba harcadığımızı özellikle vurgulamak isterim. Bu süreçte olumlu yaklaşımları dolayısıyla tüm sosyal paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere; net asgari ücret 28 bin 75 lira olarak belirlenmiştir" Son olarak asgari ücreti açıklayan Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere net asgari ücret 28 bin 75 lira, brüt asgari ücret tutarı ise 33 bin 30 lira olarak belirlenmiştir. Yaptığımız bu artışla asgari ücreti; geçtiğimiz yıla göre yüzde 27 oranında artırmış oluyoruz. Asgari ücrette 2002 yılına göre nominal olarak 171 kat, reel olarak ise yüzde 251’lik bir artış sağlamış bulunuyoruz. Ayrıca geçtiğimiz yıl bin lira olarak uyguladığımız asgari ücret desteğini önümüzdeki yıl bin 270 lira olarak uygulamaya devam edeceğiz. Yeni ücret ile birlikte çalışanlarımızı; enflasyona ezdirmeme sözümüzün arkasında olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim. Devletimiz; tüm kurum ve kuruluşlarıyla işçimizin, işverenimizin ve vatandaşımızın yanında olmaya devam edecektir."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder