EKONOMİ
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:18 Van’da kışın uzaması semaver ve mangal sezonunu geciktirdi Van’da bu yıl kış mevsiminin uzun sürmesi ve havaların geç ısınması, kentin tarihi Sobacılar Çarşısı’ndaki yaz sezonunu geciktirdi. Geçtiğimiz yıla oranla sezonu biraz daha geç açan çarşı esnafı, havaların ısınmasıyla birlikte semaver ve mangal imalatına yoğunluk verdi. Kış aylarında soba üretimi ve tamiratıyla bölge halkına hizmet veren çarşı esnafı, baharın gelişiyle birlikte üretim bandını semaver ve mangala çevirdi. Bölgede soğuk havanın etkisini yitirmesiyle birlikte sezonun ilk ürünlerini tezgahlarına indiren imalatçılar, piknikçilerin ve yaylacıların taleplerini karşılamak için yoğun mesai harcıyor. İHA muhabirine konuşan imalatçı Ferdi Akcan, bu yıl kış mevsiminin uzun sürdüğünü belirtti. Akcan, "Bu sene kışımız biraz uzun sürdü, havalar geç ısındı. Ondan dolayı sezonu biraz geç açıyoruz ama imalatımız devam ediyor. Yalnız bu sene yaz herhalde biraz geç gelecek. Yine de Allah’a çok şükür imalatımız devam ediyor; satışlarımız da yavaş yavaş açılır inşallah. Geçen yıl bu zamanda işlerimiz açılmıştı; çünkü geçen sene bu vakitlerde havalar ısınmıştı. Şimdi havalar ısınmadığı ve piknik sezonu açılmadığı zaman bu durum bizim satışlarımızı da engelliyor tabii" dedi. Kışın hem soba tamiratı yaptıklarını hem de köylü sobası denilen ’tezek sobası’ üretimi yaptıklarını hatırlatan Akcan, "Yazın ise semaver ve mangal üretiyoruz. Bunların yanı sıra davlumbaz, oluk ve boru işlerini de yapıyoruz. Günde yaklaşık 15 semaver üretiyoruz. Mangal sayısı ise değişiyor; büyük mangal olduğu zaman günde 10 tane, küçük mangal olduğu zaman ise 100 civarına çıkabiliyor. Buradaki köylü kesimi yaylaya çıktığı zaman da semaveri tercih ediyor" diye konuştu.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:50 Yaz meyveleri pazar tezgahlarında yerini aldı Bolu’da pazar tezgahlarında bahar meyvelerinin fiyatları düşerken, yaz meyveleri de yerini almaya başladı. İhsaniye Mahallesi’nde kurulan Pazartesi Pazarı’nda çilek, erik, karpuz ve kavun gibi yaz meyveleri tezgahlarda yer aldı. Vatandaşların bahar aylarının gözde ürünü olan çağlaya ilgisi azalırken, yaz meyvelerine yöneldiği gözlendi. Yaz meyvelerinin piyasaya çıkmasıyla birlikte çağla fiyatlarında da düşüş yaşandı. Daha önce 300-400 lira bandında olan çağla, 100-150 lira seviyelerine geriledi. Kayısı çağlasının ise 50 ile 100 lira arasında satıldığı görüldü. Tezgahlarda yer alan yaz meyvelerinden çilek yaklaşık 100 liradan, erik ise 200 liradan satışa sunuldu. "Eriklerde talep fazla" Pazarda esnaf Tunahan Ünal, özellikle eriğe olan talebin yüksek olduğunu belirterek, "Şu an çağla tercih ediliyor. Çağladan sonra karpuzlarımız gelmeye başladı. Onlar da tercih ediliyor. Zaten artık çileklerimiz dört mevsim oldu. Bazı tezgahlarda erikler var. Eriklere de talep fazla. Kavunların fiyatı biraz pahalı olduğundan çok tercih edilmiyor. En çok çağla, erik ve karpuz tercih ediliyor. Çağlanın fiyatı düştü 300-400 lira olarak başladı. Şu anda 100-150 lira civarı. Kayısı çağlası ise 50 ile 100 lira arasında değişiyor. Bu düşüş böyle devam etmez çünkü çağla bitiyor. Erik başladı artık daha sonrasında erik de düşmeye başlar. Çağlanın bundan sonra tadı gider zaten" dedi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:49 Sigenergy, SolarEx İstanbul 2026’da sektör profesyonellerine portföyünü sergiledi Sigenergy, SolarEx İstanbul 2026 katılımının ardından Türkiye’deki pazar konumunu güçlendirdiğini duyurdu. Şirket; konut, ticari ve endüstriyel ve şebeke ölçekli çözümlerden oluşan tüm portföyünü sektör profesyonellerinden oluşan kitleye sergiledi. Akıllı enerji çözümleri alanında faaliyet gösteren Sigenergy, SolarEx İstanbul 2026’ya katılımını tamamlayarak Türkiye pazarındaki konumunu güçlendirdi ve bölgedeki marka görünürlüğünü önemli ölçüde artırdı. Yerel distribütörü Redsun Enerji ile iş birliği yapan şirket; konut, ticari ve endüstriyel (T&E) ve şebeke ölçekli çözümlerden oluşan tüm portföyünü sektör profesyonellerinden oluşan kitleye sergiledi. Fuarın, şirket için verimli geçtiği belirtilirken, şirketin hem Redsun Enerji ile olan stratejik ortaklığını güçlendirmesine hem de potansiyel müşteri ve ortaklarla yeni bağlantılar kurmasına olanak tanıdığı bildirildi. Şirketin modüler enerji depolama sistemleri ve yüksek verimli invertör teknolojileri yoğun ilgi gördü. Ziyaretçiler, şirketin gelişmiş teknik yeteneklerini ve yüksek seviyedeki sistem entegrasyonunu, giderek daha rekabetçi hale gelen bir ortamda temel farklılaştırıcı özellikler olarak vurguladı. Fuarın, Sigenergy’nin Türkiye’deki ticari genişlemesine ve gelir artışına doğrudan katkıda bulunması bekleniyor.
Başkan Günel: ’Kuşadası turizmde yeniden marka kent oldu’
05 Aralık 2025 Cuma - 10:46 Başkan Günel: ’Kuşadası turizmde yeniden marka kent oldu’ Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, 19’uncu TTI İzmir Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi’nde düzenlenen ‘İlçelerin Kalkınmasında Turizmin Rolü isimli panele katıldı. Panelde, Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Moderatör Orhan Belge’nin sorularını yanıtlayan Başkan Ömer Günel, "Çalışmalarımız sayesinde Kuşadası Türkiye turizminde yeniden marka kent haline geldi. Her yıl kendi turist rekorunu kırıyor" dedi. TTI İzmir 19’uncu Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, 54 ülkenin katılımıyla dün başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TÜRSAB iş birliğiyle düzenlenen fuarı, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel de ziyaret edip, ‘İlçelerin Kalkınmasında Turizmin Rolü isimli panele katıldı. Panelde, ÇEŞTOB Başkanı Moderatör Orhan Belge’nin sorularını yanıtlayan Başkan Ömer Günel, Kuşadası’nda turizminin 12 aya yayılması için hayata geçirdikleri projeler ile yapılması gerekenleri anlattı. Başkan Ömer Günel, panelin başında Kuşadası’nda turizm kaynaklı yaşanan zorluklara değindi. Turizm kenti olmanın öne çıkan sorunlarından birinin fiili nüfusun resmi nüfusun üzerine çıkması olduğunu belirten Başkan Ömer Günel, "Devletten resmi nüfus oranında bütçe alıyoruz. Ancak alınan bütçe fiili nüfusun ihtiyaçlarını karşılamakta eksik kalıyor. Bu da zaman zaman arzu edilen hizmetin verilememesine neden oluyor. Bu sorun aslında birçok kıyı turizm kentimizin de sorunu" dedi. Panelde, Avrupa’nın en büyük kongre merkezlerinden biri olan KOMER’in son durumuyla ilgili soruyu da yanıtlayan Başkan Ömer Günel, "Efes Kongre Merkezi, 2013 yılında açılan; maliyeti o dönemin parasıyla 100 milyon doları bulan bir tesis. Ancak dev tesis yıllardır kapalı. Bu bizim de kanayan yaramız. Efes Kongre Merkezi’nin en kısa sürede tekrar faaliyete geçmesi için en başından beri büyük çaba sarf ettik. Kuşadası’nda turizmi 12 aya çıkarmak için yapılan en büyük yatırımlardan biri olan KOMER için üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Lakin ne yazık ki bu konuda herhangi bir gelişme olduğu müjdesini size veremiyorum" diye konuştu. Göreve geldikten sonra yaptıkları çalışmalar sayesinde Kuşadası’nın Türkiye turizminde yeniden marka kent olduğuna da dikkat çeken Başkan Ömer Günel, "Son yıllarda, küresel ve bölgesel olumsuzluklardan dolayı marka değerini yitiren Kuşadası’na yeniden marka değerini kazandırdık. Bunu yaparken de Kuşadası’nda turizmi 12 aya yaymak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız, dünya çapında tanınan bir turizm kenti olmanın yanı sıra, kültürel ve doğal mirasımızı koruyarak, sürdürülebilir bir turizm destinasyonu olmak. 2019 yılında turizm seferberliğimizin başlamasıyla; turist sayısı hızla arttı. 2020-2021 yılları pandemi dolayısıyla durgun geçmiş olsa da 2022 itibariyle, hem kruvaziyer turizminde hem konaklamalı turizmde her yıl kendi rekorumuzu kırıyoruz. Hali hazırda gelen turist sayısı 1,5 milyon sınırına yaklaştı. 2026 yılında kruvaziyer yolcusu ile beraber 2,5 milyon turist ağırlamayı bekliyoruz. Kentimiz 22 adet 5 yıldızlı otel ve 29 bin 437 nitelikli yatak kapasitesine sahip. Otel ve tesislerimizde nitelikli yatak kapasitesi her yıl ortalama yüzde 5-10 oranında artmakta. 2026 sezonunda 4 zincir otel ve 3 bin 500 nitelikli yatak sahibi daha olacağız" dedi. Kuşadası Belediyesi olarak turizm fuarlarını da çok önemsediklerini belirten Başkan Günel, sözlerini şöyle tamamladı: "Kentimizin doğal, tarihi, kültürel zenginliklerini; alternatif turizm potansiyelini ve konaklama imkanlarını tanıtmak amacıyla turizmcilerimizle iş birliği içerisinde önemli turizm fuarlarına katılım sağlıyoruz. Fuarlarda turizmcilerle ve acente temsilcileriyle birebir görüşmeler gerçekleştirerek kentimizin etkin tanıtımını yapıyoruz. İngiliz turizm firmalarıyla da iş birliği içerisindeyiz. Bunun da karşılığını almaya başladık. Gelecek yıl Türkiye genelinde İngiliz turist sayısında azalma beklenirken bizim kurduğumuz temaslar sayesinde Kuşadası’nda artış yaşanacak. Bunun yanında kentimizde turizm yatırımları da yapıyoruz. Davutlar Mahallesi’nde hizmete açtığımız Ada Camping, bugün Türkiye’nin en çok tercih edilen kamp ve karavan merkezi. Yine dijital göçebeler için yaşama geçirdiğimiz Kampinova yeni turizm anlayışına farklı bir soluk getirdi. Ayrıca Kuşadası’nda yerli ve yabancı ziyaretçilerimiz için de yeni turistik ve kültürel rotalar kazandırdık"
ASO’dan ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi’
05 Aralık 2025 Cuma - 10:21 ASO’dan ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi’ Ankara Sanayi Odası (ASO), Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunun anahtarı olacak önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 11 Aralık’ta ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi’ düzenlenecek. Sanayinin dijital dönüşümüne yönelik çalışmalarını sürdüren ASO, yazılım sektörünün tüm paydaşlarını ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi’nde bir araya getiriyor. 11 Aralık’ta Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek zirvede kamu ve özel sektör temsilcileri, sanayiciler, akademisyenler ve öğrenciler bir araya gelecek. Etkinlikte yazılımın sanayiye entegrasyonu ve sektörün geleceği tüm yönleriyle ele alınacak. ASO 35’inci Bilgisayar Yazılımları Sanayi Meslek Komitesi’nin koordinasyonunda düzenlenecek zirvenin açılış konuşmalarını TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, ASO Başkanı Seyit Ardıç ile ASO Bilgisayar Yazılım Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Nuray Başar yapacak. Yazılım firmalarının bir nevi ‘orta ömür tuzağına’ düşmemeleri ve büyümelerinin devam edebilmesinin önündeki ana konular olarak görülen ürün yönetimi, markalaşma ve şirketlerin sürdürülebilirliğini etkileyen diğer konular masaya uzmanlarınca yatırılacak. "Yazılım sektörü, sanayinin merkezi haline geldi" ASO Başkanı Seyit Ardıç, sanayileşmenin yalnızca fiziksel üretimden ibaret olmadığını, dijital bir platforma taşındığını belirterek, "Yazılım, sanayiyi sadece destekleyen bir unsur değil, sanayinin merkezi haline gelmiştir" dedi. Türkiye’nin rekabet gücünün yalnızca fiziksel üretim kapasitesiyle değil, dijital üretim kapasitesiyle de şekillendiğini ifade eden Ardıç, sözlerine şöyle devam etti: "Sanayi 4.0, yapay zeka, büyük veri ve otomasyon gibi kavramlar sanayimiz ile bütünleşmek zorundadır. Sanayimizin yazılımla bütünleşmesi ve entegre olması teknoloji bağımlılığımızı azaltacak; katma değeri yükseltecek bir katkı da verecektir. Türkiye bu ekosistemi güçlendirdiği ölçüde uluslararası arenada önemli bir oyuncu ve rekabet gücü yüksek bir ülke olarak öne çıkacaktır. Biz de Ankara Sanayi Odası olarak bu vizyonla önemli bir etkinliğe imza atıyoruz. Bu etkinlik, sanayimizin yazılımla entegrasyonunu ve yazılımın önümüzdeki dönemde üretime katkısını tartışacağımız önemli bir platform olacaktır. Ülkemizin dijital dönüşüm yolculuğunun anahtarı olacağına inandığımız Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi’nin önemli bir beyin fırtınası ortamı oluşturacağına inanıyor, katılımlarınızı bekliyorum." Etkinliğe kayıtlar ‘https://yazilimzirvesi.aso.org.tr/kayit’ adresinden yapılabilecek.
"Emlak vergisine beklenen üst sınır geldi"
05 Aralık 2025 Cuma - 10:15 "Emlak vergisine beklenen üst sınır geldi" Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Emlak vergisindeki artışlara üst sınır getirilmiş olması sektörümüz adına sevindirici bir adımdır. 2026 yılı vergi değerlerinin, 2025 yılı değerlerinin en fazla iki katı ile sınırlandırılması, hem mükellefleri yüksek bir vergi yükünden koruyacak hem de piyasadaki belirsizliği azaltacaktır" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilen önerge ile, önümüzdeki yıl uygulanacak emlak vergisi değerlerine önemli bir üst sınır getirildi. Buna göre, 2026 yılı için hesaplanan bina ve arazi vergi değerleri, 2025 yılına ait vergi değerlerinin en fazla 2 katı olabilecek. 2027-2029 döneminde ise vergi değerleri, bir önceki yıl matrahlarının yeniden değerleme oranı kadar artırılması yöntemiyle belirlenecek. "Vergi artışına tavan, kira istisnasına devam" TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hakkında değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, düzenlemenin gayrimenkul sektörü açısından kritik bir önem taşıdığını vurguladı. Özelmacıklı, "Emlak vergisindeki artışlara üst sınır getirilmiş olması sektörümüz adına sevindirici bir adımdır. 2026 yılı vergi değerlerinin, 2025 yılı değerlerinin en fazla iki katı ile sınırlandırılması, hem mükellefleri yüksek bir vergi yükünden koruyacak hem de piyasadaki belirsizliği azaltacaktır. Gelecek yıllardaki artış ise yeniden değerleme oranının yarısı üzerinden yeniden değerleme oranı üzerinden uygulanacak. Ayrıca Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kaldırılması öngörülen konut kira istisnasındaki değişiklikten şimdilik vazgeçildi" dedi. "Tapuda eksik beyan cezaları 4 kat arttı" Gayrimenkul satışlarında gerçek beyanın esas alınması amacıyla yapılan düzenleme hakkında da bilgi veren Özelmacıklı, "Harçlar Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle tapu harcındaki eksik beyanın tespit edilmesi hâlinde uygulanacak vergi zıyaı cezası da 4 kat arttı. Bu kapsamda gayrimenkul alım-satımlarında beyan edilen bedel emlak vergisi değerinden az olmamak üzere tapu harcı hesaplanacak, gerçeği yansıtmayan beyanlarda aradaki fark için uygulanacak vergi cezası mevcut durumda yüzde 25 iken bir kat fazla uygulanacak. Gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak veya trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında da hükümdeki oran uygulanacak. Burada bir beyan affı düzenlemesi de bekliyoruz" dedi. "Yetki belgelerinden yıllık harç alınacak" Taşınmaz ticaretine yönelik yetki belgelerinden her yıl harç alınmasına ilişkin düzenlemeyi de değerlendiren Özelmacıklı, "Düzenleme kayıtlı ve mevzuata uygun şekilde faaliyet gösteren işletmeler için yeni bir mali yük oluşturacak. Taşınmaz ticaretiyle iştigal eden işletme ve sözleşmeli işletmeler her yıl 20 bin TL, büyükşehir belediyesi sınırlarında ise 40 bin TL tutarında ruhsat harcı ödeyecek. Türkiye genelinde yetki belgesine sahip 87 bin 941 işletme bulunuyor. Bu yeni harç ile sözleşmeli işletme sayılarından özellikle iptallerin olacağını, kayıt dışılığın artabilecektir. Hizmet bedellerinin sınırlandığı, mükerrer ilan girişlerinin sürdüğü ve emlak işletmeleriyle çalışma zorunluluğunun olmadığı bir piyasada, kayıt dışı çalışan çok geniş bir kitlenin bulunması önemli bir sorundur. Bu nedenle getirilen yıllık harcın, sektördeki haksız rekabeti azaltacak ek tedbirlerle desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.
İzmir’in bereketli topraklarında ‘Kırmızı elmas’ mesaisi
05 Aralık 2025 Cuma - 10:13 İzmir’in bereketli topraklarında ‘Kırmızı elmas’ mesaisi Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden İzmir’in Menemen ilçesinde, kış sofralarının vazgeçilmezi ve şifa kaynağı olarak bilinen kırmızı pancarda hasat sezonu devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde tarlaya giren tarım işçilerinin binbir zahmetle topladığı "Kırmızı elmas", bu yılki verimiyle üreticinin yüzünü güldürüyor. Gediz Ovası’nın verimli topraklarına sahip Menemen ilçesinde kışlık sebze hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Sağlık deposu olarak görülen, özellikle turşu ve şalgam suyu yapımında kullanılan kırmızı pancar, tarladan sofralara uzanan yolculuğuna başladı. Menemen Ovası’nda binlerce dönüm arazide ekimi yapılan ve yılda ortalama 40 bin ton rekolte elde edilen ürünü toplamak için tarım işçileri sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaların yolunu tutuyor. Yağışlı havaların ardından çamurlu tarlada güçlükle ilerleyen işçiler, pancarları tek tek topraktan sökerek temizleme işlemini gerçekleştiriyor. Büyük bir titizlikle boylarına göre ayrılan pancarlar, çuvallara doldurularak kamyonlara yükleniyor. Bölge ekonomisine büyük katkı sağlayan kırmızı pancarlar, Menemen’den Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Özellikle Adana ve Mersin bölgesindeki şalgam suyu fabrikalarının hammadde ihtiyacını karşılayan "Kırmızı elmas" kalitesi ve rengiyle ihracat kapılarını da aralıyor. Ancak üretimden tüketime uzanan zincirde oluşan fiyat farkı dikkat çekiyor. Üreticinin büyük emekle yetiştirdiği kırmızı pancar tarlada 10 TL’den alıcı bulurken, pazar tezgahlarında ve market raflarında ise fiyatı 40 TL’ye kadar çıkıyor. Tarlada 10 lira tezgahta 40 lira Yanıköy’de baba mesleği olan tarımla yaklaşık 20 yıldır uğraştığını aktaran üretici Turgay Yıldırım, "Ağustos ayının başı gibi ektiğimiz ve çimlenme aşaması oldukça hassas olan kırmızı pancarın hasadı, Ekim ayında başlayıp duruma göre Ocak, Şubat veya Mart aylarına kadar süren zorlu bir süreci kapsıyor. Yağmur, soğuk ve çamur demeden çalışmaya devam etsek de ne yazık ki ürünümüz hak ettiği değeri bulamıyor; tarlada 10 liraya çıkan mal pazarda ve marketlerde ortalama 40 liradan satılırken, yüksek girdi maliyetleri altında ezilen yine çiftçi oluyor. Tonaj ve verimden memnun olsak da fiyat konusunda yaşadığımız mağduriyet nedeniyle bu işin sonunun nereye varacağını bilemiyoruz." dedi. Şifa deposu olan kırmızı pancarı mevsiminde herkese tavsiye ettiğini vurgulayan Yıldırım, "Şimdilerde pek çiftçi yetişmiyor. Ürünlerin paraya çevrilmesine kadar geçen 90-100 günlük sürede sabretmek zor geldiğinden, yeni nesil artık bu meşakkatli meslekle uğraşmak istemiyor." diye ekledi. "Kırmızı elmas" Verimli toprakta yetişen ve yağmuru seven bir ürün olan kırmızı pancarın hasadının Ekim ayında başladığını ifade eden tarım işçisi Helin Özgün, "Biz de bu dönemde yağmur çamur dinlemeden çalışarak ürünleri kökleyip kasalıyoruz. Sapları temizlenip yapraklarından salata da yapılabilen pancarlar, havuzda çamurlarından arındırıldıktan sonra hale ve marketlere gönderilerek sofralarımıza ulaşıyor. Kana faydası olduğu için tüketilmesi tavsiye edilen ve halk arasında ‘Kırmızı elmas’ olarak bilinen bu sebze; haşlanıp sirke ve yağ ile soslayarak lezzetli bir şekilde yenebiliyor." ifadelerini kullandı.
Bilecik’te bu yıl 126 bin 524 kilogram bal üretildi
05 Aralık 2025 Cuma - 10:10 Bilecik’te bu yıl 126 bin 524 kilogram bal üretildi Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Bilecik’in Türkiye’nin arıcılık açısından en değerli illerinden biri olarak öne çıktığını söyleyerek, "429 işletme, 20 bin 407 aktif kovan ve yıllık ortalama 126 bin 524 kilogram bal üretimi bulunuyor. Normal yıllarda ortalama 200 ton civarındaki üretim yapılıyor" dedi. Bilecik Valiliği koordinesinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen ’Arıcılık Destek Programı’ Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Programa Vali Faik Oktay Sözer, arıcılar, üreticiler ve kurum temsilcileri katıldı. Programda konuşan Vali Faik Oktay Sözer, "Bilecik, Sakarya Havzası’ndan bin 788 metre rakıma kadar uzanan yaylalara sahip topoğrafyası ve farklı iklim özellikleriyle Türkiye’nin arıcılık açısından en değerli illerinden biri olarak öne çıkıyor. Floristik çeşitlilik, zengin nektar kaynakları ve kolay ulaşım imkânları sayesinde Bilecik, yüksek kaliteli çiçek balı üretiminin doğal merkezleri arasında yer alıyor. İlimizde Arıcılık Kayıt Sistemine kayıtlı 429 işletme, 20 bin 407 aktif kovan ve yıllık ortalama 126 bin 524 kilogram bal üretimi bulunuyor. Normal yıllarda ortalama 200 ton civarındaki üretim, 2025 yılı kuraklığı nedeniyle düşüş gösterdi. Buna rağmen Bilecik, arıcılık potansiyeliyle bölgesinde örnek kabul edilen iller arasında yer almayı sürdürüyor" dedi. "Bilecik koloni sayısı 2–3 yıl içinde 30 bine yükseltilmesi hedefleniyor" Vali Sözer, açıklamasının devamında, ’Arıcılık Destek Programı’ kapsamında arı üreticilerine bin adet yeni kovan dağıttıklarını söyleyerek, "Bilecik’te arıcıların sezon boyunca 2–3 farklı konaklama noktasından yararlanabilmesi sayesinde bal kalitesinin artması ve üretim sezonunun uzaması hedefleniyor. Atılan yeni adımlar ile il genelinde koloni sayısının 2–3 yıl içinde 30 bine yükseltilmesi, üretimin artırılması ve Bilecik’in bölgesel bir arıcılık üssü hâline getirilmesi planlanıyor. Arıcılığımızı daha güçlü bir yapıya kavuşturacak desteklerimizi sizlerle paylaşmak ve yeni projelerimizi başlatmak için bir aradayız. Arıcılığa emek veren her üreticimizin yanında olmak, hem ilimizin hem de bu bereketli alanın geleceği için büyük önem taşıyor" dedi.
Beypazarı’nda hummalı havuç mesaisi başladı: Dönüme 10 ton ürün bekleniyor
05 Aralık 2025 Cuma - 10:09 Beypazarı’nda hummalı havuç mesaisi başladı: Dönüme 10 ton ürün bekleniyor Ankara’nın Beypazarı ilçesinde kışlık havuç hasadı başladı. Çiftçi Sezai Aydoğan, dönüm başına yaklaşık 10 ton ürün beklediklerini söyledi. Ankara’nın Beypazarı ilçesinde kışlık havuç hasadı başladı. Günün ilk ışıklarıyla çalışmaya başlayan işçiler, topraktan sökülen havuçları torbalara dolduruyor. Toplanan havuçlar daha sonra yıkama tesislerine götürülüyor. İlk olarak büyük havuzlarda kaba temizliği yapılan havuçlar, yıkama makinelerinden geçirilerek paketleme bölümüne aktarılıyor. İri, ince, kıtır ve kırık olmak üzere ayrılan ürünler, kullanım amacına göre farklı kasalarda sınıflandırılıyor. Üreticiler, hasat edilen havuçları talebe göre piyasaya sunmak üzere soğuk hava depolarında muhafaza ederken, Beypazarı havucu yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaştırılıyor. "Şu an tahmini verim dönüme 10 ton" Çalıştıkları arazinin 180 dönüm olduğunu belirten çiftçi Sezai Aydoğan, "Şu anda kazım zamanına geldik, işleme yapıyoruz. Haziranda ekiyoruz. Tabii işlerken toprak işlemesine çok dikkat ediyoruz. Sulama, gübreleme, ilaçlama, ot ayıklama, bunları yapa yapa 120 gün falan sürüyor. Şu an tahmini verim dönüme 10 ton. Geçen sene bir tık bundan düşüktü, 8 ton falandı. Bu seneki daha kaliteli. Susuzluk var bizde. Sondajlardan topluyoruz. Sular parmak kadar akıyor. Sıkıntımız o bizim. Su olmadığı için bu kadar ekebiliyoruz. Sondajlar var, köyün her tarafından toparlayıp buraya getiriyoruz. 10 tane göl var, 10 tane göle topluyoruz. Aktara aktara buraya geliyor. Susuzluk sene geçtikçe artıyor. Daha önce mesela başlayalı 10 sene olduysa 10 sene öncesi iki gölle iş görüyorduk, şimdi 10 göle çıkarttık ama o suyu yine bulamıyoruz. İlkbahar biraz birikim oluyor, 1 ay sonrası çok azalıyor" diye konuştu. "Kalitesi, albenisi, tadı bunlar çok farklı" Beypazarı havucunu diğer havuçlardan ayıran özelliklerine değinen Aydoğan, "Kalitesi, albenisi, tadı bunlar çok farklı. Bunun hazırlamasında, gübresinde, ilacında, su oranına yeterli derecede olacak şekilde ekilmesi gerekiyor. Su yetersiz geldiği zaman sen bunu zaten 10 alamazsın, 3 alırsın, 5 alırsın. O zaman da zarar edersin, kazanamazsın. Dikkat edilmesi gerekenler bunlar" şeklinde konuştu. Aydoğan, "Araç olarak 5-6 tane traktör var, tır var, iki tane kamyon var. İşçi olarak en az 10 kişi sabit burada var. Buranın yerli adamı. Artı 70-80 kişilik işçi geliyor ama 10 kişi buranın sabit, devamlı elemanı. Traktörü kullanıyor, kamyonu kullanıyor, sulamasına bakıyor" ifadelerini kullandı. "Burada günlük 60-70 ton havuç üretimi olur" Taşkıran Tarım firmasında havuçların yıkandığı tesiste çalışan Yahya Göktaş ise "Burada günlük 60-70 ton havuç üretimi olur. Tarladan gelir, burada yıkarız, İstanbul’a yollarız. Her tarafa yollarız. Burada 12 ay devamlı havuç var. Marul olur yazın, soğan, ıspanak. Şimdi kış mevsimi, havuç olur. Bu makine kalibre. İriyi, inceyi ayırır. Yukarıdaki havuza dökülüyor, havuzdan kazanlara geliyor ve oradan temiz suyla yıkanıyor, çamuru akıyor. Temizi bu yana geliyor. Sonra paketleniyor ve ihraç oluyor. Bunlar 25’er kilo, iri ve ince olarak ayrılıyor" dedi. Hasadın devam ettiği Beypazarı’nda üreticiler, hem iç piyasaya hem de dış pazara yıl boyunca kaliteli havuç tedarik etmeyi hedefliyor.
Eğitim harcamaları 2024 yılında 2 trilyon 200 milyar 338 milyon TL oldu
05 Aralık 2025 Cuma - 10:05 Eğitim harcamaları 2024 yılında 2 trilyon 200 milyar 338 milyon TL oldu Eğitim harcamaları 2024 yılında 2023 yılına göre yüzde 94,6 artarak 2 trilyon 200 milyar 338 milyon TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ilişkin Eğitim Harcamaları İstatistikleri’ni açıklayacak. Buna göre,eğitim harcamaları 2024 yılında 2023 yılına göre yüzde 94,6 artarak 2 trilyon 200 milyar 338 milyon TL oldu. Bir önceki yıla göre eğitim harcamalarının en fazla arttığı eğitim düzeyleri 2024 yılında; yüzde 99,0 ile ilkokul ve ortaokul oldu. Eğitim harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 4,9 oldu Eğitim harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payı 2023 yılında yüzde 4,2 iken, 2024 yılında yüzde 4,9 oldu. Devlet eğitim harcamalarının GSYH içindeki payı ise 2023 yılında yüzde 3,5 iken, 2024 yılında yüzde 4,0 oldu. Devlet ve özel eğitim kurumlarınca en fazla harcama yükseköğretime yapıldı Eğitim harcamaları hizmet sunucularına göre değerlendirildiğinde; devlet eğitim kurumlarınca yapılan harcamaların yüzde 33,4’ünü yükseköğretim, yüzde 21,3’ünü ortaöğretim oluşturdu. Özel eğitim kurumlarınca yapılan harcamaların, yüzde 42,2’si yükseköğretime, yüzde 32,0’ı ortaöğretime yapıldı. Öğrenci başına eğitim harcaması 100 bin 307 TL oldu Öğrenci başına yapılan eğitim harcaması 2023 yılında 49 bin 45 TL iken, 2024 yılında 100 bin 307 TL oldu. Eğitim düzeylerine göre değerlendirildiğinde, 2024 yılında öğrenci başına harcamanın en yüksek olduğu eğitim düzeyi 165 bin 467 TL ile yükseköğretim oldu. Öğrenci başına yapılan eğitim harcaması, 2024 yılında bir önceki yıla göre dolar bazında yüzde 48,1 artarak 3 bin 53 dolar oldu.
Türkiye’nin cerrahi alet ve tıbbi cihaz üssü Samsun
05 Aralık 2025 Cuma - 10:05 Türkiye’nin cerrahi alet ve tıbbi cihaz üssü Samsun Türkiye’nin cerrahi alet ve tıbbi cihaz üssü Samsun, Yeni Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yükselen yüksek teknoloji fabrikalarla küresel rekabette çıtayı daha da yukarı taşıyor. Samsun Valisi Orhan Tavlı ile Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan’ın sahada incelediği dev yatırımlar, kentin medikal üretimde "Türkiye birincisi, dünya üçüncüsü" konumunu daha da güçlendirecek adımlar olarak dikkat çekti. Kırk yılı aşkın süredir Türkiye’nin ve dünyanın önemli cerrahi alet üretim merkezlerinden biri olan Samsun’da, 2011 yılında kurulan "medikal kümelenme" ile sektör hızla büyüdü. Bugün şehirde bu alanda faaliyet gösteren firma sayısı 40’a, istihdam edilen kişi sayısı ise yaklaşık 3 bin 500’e ulaşmış durumda. Samsun, cerrahi alet üretiminde Türkiye birincisi, dünya üçüncüsü konumunu koruyor. Firmalar yalnızca cerrahi alet değil; steril konteynerler, ameliyat lambaları, cerrahi motor sistemleri, dermatoloji cihazları, ameliyathane ekipmanları, tıbbi gaz sistemleri, ortopedik implantlar, iç protezler, işitme cihazları, kemoterapi robotları ve infüzyon pompa sistemleri gibi geniş bir yelpazede üretim gerçekleştiriyor. Bu ürünler yaklaşık 120 ülkeye ihraç edilerek Samsun sanayisinin küresel gücünü yansıtıyor. Sektörün yetişmiş insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla 2017 yılında MEDİKÜM öncülüğünde Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle Tıbbi Cihazlar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi açıldı. Ardından Ondokuz Mayıs Üniversitesi Yeşilyurt Meslek Yüksekokulu’nda ön lisans ve Samsun Üniversitesinde lisans programlarının hayata geçmesiyle eğitim desteği güçlendirildi. Şehrin sağlık teknolojileri birikimini görünür kılan bir diğer önemli adım ise, 2021’de açılarak Türkiye’nin sağlık alanında tematik anlamda ilk ve tek örneği haline gelen Cerrahi Aletler ve Sağlık Müzesi oldu. Müze, geçmişten bugüne sağlık hizmetlerinin gelişimini ve Samsun’un medikal üretimdeki rolünü modern müzecilik anlayışıyla ziyaretçilere aktarıyor. Devlet destekleriyle Yeni OSB’de son teknoloji fabrikaların yapımı sürerken, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının katkılarıyla bölgeye sektöre hizmet edecek bir hassas çelik dövme tesisi kazandırılması için de çalışmalar devam ediyor.
Denizli Şoförler Odası yeni düzenleme öncesi hazıklarını tamamladı
05 Aralık 2025 Cuma - 09:56 Denizli Şoförler Odası yeni düzenleme öncesi hazıklarını tamamladı Denizli Şoförler Odası Başkanı Köksal Semerci, basit usul vergilendirme sisteminin sona erecek olması nedeniyle, şoför esnafına en uygun hizmeti sağlamak için mali müşavirlerle görüşmeler yaptıklarını belirtti. 1983 senesinde Denizli Şoförler Odasına memur olarak adım attığını hatırlatan Başkan Köksal Semerci, "Daktilo katibi olarak işe başladım, ondan sonra muhasebe müdürü ve genel sekreter yardımcısı oldum. Üç dönemdir, 2014-2025 dönemleri arasında üç dönemdir başkanlığını yürütüyorum. Allah nasip ederse dördüncü dönem için yeniden aday olduk. Odamız için elimizden gelen neyse bugüne kadar yaptığımıza inanıyorum. Üyelerimizin bütün taleplerini inceliyoruz. Taleplerini üst makamlara götürüp, üst makamlarda üyelerimizin haklarını savunabiliyoruz. Son dönemde Federasyon’da da yönetim kuruluna girdim, Ankara’da TŞOF yönetimine girdim. Orada da üyelerimizin sorunlarını değerlendiriyoruz, bakanlıklar ve genel müdürlüklere iletiyoruz. Denizli’de 3 bin 200 tane şoför esnafımız var, mal sahibi olarak. Ama şoför olarak biz çokuz, yaklaşık 15 bin kişiyiz. 15 bin üye demek, güçlü bir oda demektir. 2005’teki Esnaf Sanatkarlar Kanunu değiştikten sonra bu şoförleri odamızdan sildiler. Odamızdaki sırf vergi mükellefi olan ve mal sahibi olan kişiler kayıtlı kaldı. Odalarımızda daha önce gelirlerimiz biraz daha iyiydi, evraklarımız vardı. Bu evraklar falan bitti şimdi. Sadece plaka gelirimiz var. Bu yüzden sadece hizmet olarak yatırım yapabiliyoruz. Esnafımızın bir sorunu varsa, taleplerini biz inceledikten sonra üst makamlara sunuyoruz. Üst makamlarda da bunların taleplerini değerlendiriyoruz, değerlendirdikten sonra bunları takip ediyoruz" dedi. "Yeni düzenlenmeyle ilgili hazırlıklarımızı yaptık" Yeni yıl ile birlikte basil usulde vergilendirme sisteminin artık olmayacağına dikkat çeken Başkan Semerci, "Yeni yıl ile birlikte yeni bir dönem de başlıyor. Basit usulden, gerçek usule vergilendirme sistemine dönülecek. Onun için biz de esnaf için yatırımlarımızı yaptık. Gerekli mali müşavirlerle irtibatımızı sağladık. Eğer 2026’da uzatılmazsa olmazsa, mali müşavirlerle odamızın imkanları doğrultusunda en ucuz defter tutma konusunda esnafımıza destek sağlayacağız. Anlaşmamıza göre onlara yardımcı olacağız. Bunun dışında esnaflarımıza yönelik çekici ve kurtarıcı hizmetimiz var. Didim’deki dinlenme tesislerimiz var. Geçen yıl 600 üyemizi, sabah kahvaltısı fiyatına, 450 lira gibi bir ücretle dinlenme tesisinden faydalandırdık. Düğün salonumuz da üyelerimiz ve birinci derece yakınlarına cüzi rakamla hizmet veriyor. Biz şoförün her zaman yanındayız. Sosyal anlamda da ihtiyaç sahibi şoförlerimize destek veriyoruz. Burayı devraldığımızda 700 bin lira gibi bir borçla devraldık. Şu anda o borçları ödedik. Bütün araçlarımızı yeniledik ve odadaki bütün üyelerimize hizmetlerimizden faydalandırıyoruz" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş’ın tescilli lezzeti Çağlayancerit cevizi Japonya’da tanıtıldı
05 Aralık 2025 Cuma - 09:56 Kahramanmaraş’ın tescilli lezzeti Çağlayancerit cevizi Japonya’da tanıtıldı Kahramanmaraş’ın tescilli lezzeti Çağlayancerit cevizi, Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı tarafından Japonya’da gerçekleştirilen toplantıda tanıtıldı. Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) tarafından desteklenen ve Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı’nın yanı sıra İpekyolu, Fırat ve Karacadağ Kalkınma Ajansları işbirliğinde yürütülen "Tarımsal Sanayide Rekabet Gücünün Artırılması Projesi" kapsamında 6-17 Ekim tarihleri arasında Japonya’ya eğitim gezisi düzenlendi. Program çerçevesinde Kahramanmaraş’ın öne çıkan ürünlerinden Çağlayancerit cevizinin Japonya’daki örneklerinin incelenmesi amacıyla Nagano bölgesindeki Tomi şehri ziyaret edildi. Tomi Belediye Başkanı Hanaoka Toshio’nun ev sahipliği yaptığı toplantıda, Çağlayancerit cevizi tanıtıldı. Toplantıda Türkiye heyetinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Yerel ve Kırsal Kalkınma ve Koordinasyon Daire Başkanı Funda Külerü, Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Oğuz Alibekiroğlu ve bakanlık uzmanları yer aldı. Toplantıya çevrim içi katılım sağlayan Çağlayancerit Kaymakamı Yaşar Artar, iki şehir arasındaki benzerliklere vurgu yaparak, kardeş şehir ilişkisi kurulmasına yönelik çalışmaların başlatıldığını ifade etti. Deprem sonrası bölgenin toparlanmasına katkı sunması beklenen bu iş birliğinde coğrafi işaretli Maraş 18 cevizinin Japonya’nın Tomi şehrinde de yeni ekonomik ve tanıtım fırsatları oluşturabileceği belirtildi.