EKONOMİ
Tarla ile market rafları arasındaki farka üretici bile inanamıyor 24 Nisan 2026 Cuma - 22:58:27 Antalya’nın önemli tarım merkezlerinden biri olan Serik’te güncel verilere göre yaklaşık 4 bin 410 dekar alanda yıllık 15 bin ton civarında çilek üretimi gerçekleştiriliyor. İlçe, Antalya genelindeki çilek üretiminin yaklaşık yüzde 27 ila yüzde 44’ünü tek başına karşılayarak bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Serik’te çilek üretimi, eylül-ekim aylarında yapılan dikimle başlıyor. Hasat ise aralık ortasında turfanda olarak başlayıp haziran ayı başlarına kadar devam ediyor. Kadriye Mahallesi’nde üretim yapan ve Diyarbakır’dan gelerek bölgeye yerleşen bir çiftçi Tayfun Yüksel, üretimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Bölgedeki üretim kapasitesine de değinen Yüksel, Kadriye, Kocayatak ve Abdurrahmanlar ve yakın mahallelerde yaklaşık 5 bin dekara yakın alanda çilek üretimi yapıldığını, bir dönümden ise ortalama 5-6 ton ürün alındığını söyledi. Altyapı eksikliğinin fiyatlarda büyük dalgalanmalara yol açtığını vurgulayan Yüksel, "Halimiz olmadığı ve serbest piyasa olduğu için ürünümüzü değerinde satamıyoruz. 35-50 TL bandında çilek satıyoruz. Marketlere gidip baktığımızda 120-150 TL bandında çilek satılıyor. Bu konuda çok üzülüyoruz" dedi. "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor" Üreticiler, çözüm olarak Kadriye bölgesine bir çilek hali kurulmasını talep ediyor. Konuyla ilgili konuşan Yüksel, "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor. Bizim de en büyük isteğimiz Kadriye’ye bir hal kurulması. Böylece ürünümüz belli bir fiyat üzerinden satılır. Hal olursa kooperatif kurulur, kantar kurulur, vergi alınır. Tüccar da buraya gelir, başka yerlere gitmez. Bu da hem üreticiye hem bölge ekonomisine katkı sağlar" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 19:04 GAİB’in yeni Koordinatör Başkanı Mete Akcan oldu Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanlığına Mete Akcan seçildi. Yeni başkanAkcan, görevi devralmasının ardından yaptığı ilk açıklamada, bölge ihracatını daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya taşırken birlik ve beraberlik anlayışını tüm çalışmaların merkezine koyacaklarını ifade etti. Koordinatör Başkan Yardımcısı ise Murat Bakır oldu. Bölgenin ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akcan, mevcut tabloyu tüm yönleriyle ele aldıklarını belirterek, "İhracatçılarımızın karşı karşıya kaldığı zorlukların farkındayız. Önümüzdeki süreçte atacağımız adımlarla ihracatçılarımızın yanında olacak, süreci daha verimli hale getirerek, ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle ihracat rakamlarımızın artması için kararlılıkla çalışacağız" dedi. "En büyük gücümüz birlik ve beraberliğimiz" Görevi devraldığı önceki dönem Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci’ye de teşekkür eden Akcan, "Ahmet Fikret Kileci’ye bugüne kadar birliklerimize ve bölge ihracatına sunduğu değerli katkılar için teşekkür ediyorum. Kendisinin ortaya koyduğu birikim ve tecrübeyi, birlik ve dayanışma içinde daha ileriye taşıyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Küresel ticarette yaşanan dönüşüme de dikkat çeken Akcan, ihracatçıların değişen pazar şartlarına hızlı uyum sağlamasının önemine işaret etti. Bu doğrultuda, ihracatçıların ihtiyaçlarına yönelik çözüm odaklı çalışmaların, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonla yürütüleceğini; yeni pazar fırsatlarının değerlendirilmesi ve mevcut pazarlardaki etkinliğin artırılması için ortak hareket edileceğini dile getirdi. Yeni dönemde katılımcı, şeffaf ve iş birliğine dayalı bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini vurgulayan Akcan, sivil toplum kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları başta olmak üzere tüm paydaşlarla güçlü ve sürekli bir iletişim ağı kuracaklarını ifade etti. Sektör temsilcileriyle düzenli istişare toplantıları gerçekleştirileceğini belirten Akcan, ortak akılla geliştirilecek projelerin ihracata önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Akcan, "İhracatçılarımızın karşılaştığı sorunları yakından takip eden, hızlı çözüm üreten ve sahayla güçlü bağ kuran bir anlayışla hareket edeceğiz. En büyük gücümüzün birlik ve beraberliğimiz olduğunun bilinciyle, sivil toplum kuruluşlarımız, kamu kurum ve kuruluşlarımız ve tüm paydaşlarımızla yakın iş birliği içerisinde çalışacağız. Birlik başkanlarımızla tam bir uyum içinde hareket ederek her bir birliğimizin güçlü yönlerini ön plana çıkaracak, karşılıklı koordinasyonu daha da artıracağız. Ortak hedefler doğrultusunda kenetlendiğimiz bu güçlü yapıyı daha ileri taşıyarak, bölgemizin ihracatını hep birlikte artıracağız" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 17:52 İnşaat ve yapı denetim sektörünün sorunları görüşüldü Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) 4. Meslek Komitesi tarafından düzenlenen sektör toplantısında, yapı denetim ve inşaat başta olmak üzere sektörel sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Toplantıya ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, Yönetim Kurulu Üyeleri, 4. Meslek Komitesi ve Grup üyelerinin yanı sıra Trepaş’tan Ebru Köse ve Feyzullah Çamlar, Kapaklı Belediyesi’nden Oktay Mazioğlu, Çerkezköy Belediyesi’nden Yusuf Bozoğlu, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Tekirdağ Şube Başkanı Yener Atbaşı ve Trakya Müteahhitler Birliği Başkanı Selçuk Yıldız katılım sağladı. "Ortak akılla hareket edeceğiz" Program kapsamında sektör temsilcileri, mevcut sorunları ve çözüm önerilerini detaylı şekilde ele alarak fikir alışverişinde bulundu. Ayrıca Trepaş, Kapaklı Belediyesi ve Çerkezköy Belediyesi temsilcilerine sektörel sorunlar doğrudan aktarıldı. Toplantının sonunda, gündeme alınan sorunların takibinin yapılacağı ve kısa süre içerisinde daha üst düzey kurum yetkililerinin katılımıyla yeni bir toplantının gerçekleştirileceği belirtildi. Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin toplantıda yaptığı değerlendirmede iş birliği sürecine vurgu yaparak, "Çerkezköy ve bölgemiz için inşaat ve yapı denetim sektörünün sorunlarını ele aldık. Bizler, sektör temsilcilerinin dile getirdiği sorunları çözüm odaklı bir anlayışla ilgili kurumlara aktarmaya devam edeceğiz. Ortak akıl ve iş birliğiyle hareket ederek hem sektörümüzün sorunlarına çözüm olacak adımlar atılacaktır" dedi.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "ASO, hayata geçirdiği projelerle çalışmalarla Ankara’nın marka değerini arttırıyor"
27 Kasım 2025 Perşembe - 23:13 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "ASO, hayata geçirdiği projelerle çalışmalarla Ankara’nın marka değerini arttırıyor" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara’nın marka değerini arttırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor" dedi. Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) 62. kuruluş yıl dönümü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ASO Başkanı Seyit Ardıç ile Ankaralı iş insanları ve sanayiciler katılımıyla gerçekleştirildi. Hisarcıklıoğlu, yaptığı konuşmada, Ankara’nın sadece Türkiye’nin başkenti değil, aynı zamanda sanayinin, bilimin, yazılımın, teknolojinin, inovasyonun ve savunma sanayisinin de başkenti olduğunu ifade etti. Ankara’nın sanayi alanındaki gelişimine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, "ASO’yla birlikte Ankara savunma sanayisinden sağlık teknolojilerine iş ve inşaat makinelerinden yüksek teknoloji üretimine kadar her alanda adından söz ettiren, dünyanın her köşesine ve 190’ndan fazla ülkeye sanayi ürünleri ihraç eden bir konuma yükseldi. Burada da Ankara Sanayi Odamızın çok büyük emekleri var" dedi. Otellerdeki ‘yıldız’ sistemi gibi dünyada odalar için de benzer bir standart olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Çok şükür bugün Türkiye’de neredeyse 367 odadan 290 tanesi bu çerçevede beş yıldızlı konuma geldi" bilgisini paylaştı. Hisarcıklıoğlu, uluslararası akredite kuruluşlarınca odaların denetlendiğini belirterek, "Bu denetlemenin sonucunda, Ankara Sanayi Odamız tam 5 yıldızlı hizmet verdiğinin somut göstergesini teyit etmiş oldu" ifadesini kullandı. Hisarcıklıoğlu, ASO’nun her yıl geliştirdiği, artırdığı faaliyetleriyle kurumsal kapasitesiyle iş insanlarının temsil mekanizması olma sorumluluğunu yerine getirdiğini dile getirerek, "ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara’nın marka değerini artırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor. Hem bir sanayici hem de TOBB başkanı olarak ASO’nun köklü geçmişiyle icraatlarıyla iftihar ediyorum" değerlendirmelerinde bulundu. "İhracatımızın yüzde 90’ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor" ASO Başkanı Ardıç ise Ankara’nın OSTİM, Sincan, Temelli bölgesi, İvedik, Kahramankazan, Akyurt ve Siteler başta olmak üzere, savunma ve havacılık sanayisini de kapsayan geniş üretim ekosistemiyle, ülkenin bilgi ve teknoloji üretiminin üssü olduğuna işaret etti. Sanayi ekosisteminin etkin işlerliği ve istikrarlı gelişimi için 40 meslek grubunda 10 bini aşan üye firmasıyla ASO’nun, Türkiye’nin büyüme ve kalkınma sürecine en fazla katkıyı sağlamayı vizyon edindiğini belirten Ardıç, "Onun için bu akşamı sadece bir ödül takdim töreni olarak değil, Ankara’nın ve ülkemizin rekabetçilik, yenilikçilik ve kapsayıcılık ekseninde daha müreffeh bir geleceğe ilerleyişinin güçlü beyanı olarak görüyoruz" dedi. Ardıç, Ankara’nın bugün, savunma sanayisinden yazılıma, medikalden makineye, kimyadan elektroniğe uzanan geniş üretim zinciriyle ülkenin ihracat ve istihdamında en stratejik merkezlerden biri haline geldiğine dikkati çekerek, "Şehrimiz sadece bir başkent değil, aynı zamanda üretimin, teknolojinin ve ihracatın merkezi olma iddiasını her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriyor" açıklamasında bulundu. "Yıllık 15 milyar doları aşan ihracatımızın yüzde 90’ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor" Rakamların bu gelişmeyi teyit ettiğini belirten Ardıç, "Yıllık 15 milyar doları aşan ihracatımızın yüzde 90’ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor. İhracatımızda yüzde 13,3 yüksek teknoloji payı ile gelişmiş sanayi şehirlerimiz arasında açık ara lider konumdayız. Yaklaşık 4,5 milyar dolar ihracat ve 14 milyar dolara yaklaşan cirosuyla savunma sanayisinde ülkemizin kalbiyiz. Müteahhitlik sektöründe dünyanın en büyük 250 firması arasında yer alan 22 firmamızla küresel oyuncuyuz" şeklinde konuştu. "İhracatımızla Ankara olarak Türkiye’nin üretim üssü konumumuzu güçlendiriyoruz" Ardıç, Ankara’nın ihracatının bu yıl 16 milyar doları aşmasını beklediklerine dikkati çekerek, "İhracatımızla Ankara olarak Türkiye’nin gerçek üretim ve teknoloji üssü konumumuzu her geçen gün güçlendiriyoruz. Gerek ihracat hacimlerini gerekse sattıkları ürünlerin kilogram fiyatını artıran ve bugün ödül almaya hak kazanan firmalarımız, bu stratejinin, vizyonun ve güçlü üretim kültürünün temsilcileridir" ifadelerine yer verdi. Program, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve ASO Başkanı Ardıç’ın konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti. ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Organizasyonu kapsamında, ihracat, istihdam, karlılık, AR-GE ve yenilik, ikiz dönüşüm olmak üzere 5 kategoride 28 sanayi firmasına ödül verildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ""Enflasyon tekrar düşüş eğilimine girmiş durumda"
27 Kasım 2025 Perşembe - 23:02 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ""Enflasyon tekrar düşüş eğilimine girmiş durumda" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bu ayın enflasyonunun iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz. Enflasyonun tekrar arzu ettiğimiz patikaya geldiğini söyleyebilirim. Enflasyon yeniden düşüş eğilimine girmiş durumda" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara Sanayi Odası (ASO) 62’nci Kuruluş Yılı Ödül Töreni’ne katıldı. Açılış konuşması gerçekleştiren Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ASO’ya 62’nci kuruluş yılı vesilesiyle selamlarını ve başarı dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ekonomide korumacı eğilimlerin güçlendiği ve eski liberal kurallara dayalı üretim, ticaret düzeninin zayıfladığını ifade ederek, bu durumun ekonomide belirsizlikleri arttırdığını ve dünya büyümesinin de tarihsel ortalamalarının altında seyretmesine neden olduğunu kaydetti. "Dünyadan her yıl 1,9 puan daha fazla büyüdük" Dünyada var olan savaşların yanında ayrıca ekonomi savaşların da yaşandığını söyleyen Yılmaz, Bu çerçevede, ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomik aktörlerin politikalarını yakından takip edip Türkiye’yi ona göre konumlandırmaları gerektiğini işaret etti. Yılmaz, "Bu çerçeve içinde dünyanın bu hali içinde Türkiye ekonomisi son 22-23 yılda dünyadan çok daha hızlı bir şekilde büyüdü. Dünya ortalama 3,5 büyürken bizim ekonomimiz yıllık ortalama 5,4 büyüme kaydetti. Dünyadan her yıl 1,9 puan daha fazla büyüdük. Bu önemli bir başarı. Bu da bizi belli bir yere getirmiş durumda. Bu yılda ekonomimizin yüzde 3,3 büyümesini bekliyoruz. Bir istikrar programı uyguladığımız halde enflasyonu düşürmeye çalıştığımız halde büyümemizi dünya ortalamasının üstünde tutabilmemiz de önemli bir başarı diye ifade etmek istiyorum. Bu yıl ekonomimiz inşallah 1,5 trilyon dolar seviyesini açmış olacak" ifadelerine yer verdi. "Türkiye nominal dolar bazında dünyanın 16’ıncı büyük ekonomisi olacak" Türkiye’nin satın alma gücüne göre 12’nci büyük ekonomisi olduğunu bildiren Yılmaz, "Bu yıl IMF’nin dünyadaki ülkelerle ilgili tahminlerinin gerçekleşmesi halinde Türkiye nominal dolar bazında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olacak. Satın alma gücü paritesiyle ise 11’inci büyük ekonomi olacağız" dedi. "Türkiye ilk defa tarihinde yüksek gelirli ülkelerden biri haline gelecek" Son dönemde Türkiye’nin ekonomik anlamda büyümesine devam ettiğini söyleyen Yılmaz, "Ülkeleri dört gruba ayırıyorlar; düşük gelirli ülkeler alt orta gelirli ülkeler üst orta gelirli ülkeler ve yüksek gelirli ülkeler şeklinde. Son çeyrek asırda Türkiye neyi başardı diye soracak olursanız alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi Türkiye ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi ise bu yıl özellikle tam bu kritik eşikteyiz. Bu çerçevede Türkiye ilk defa tarihinde yüksek gelirli ülkelerden biri haline gelecek. Dünya Bankası hesaplamalarına göre. Burada kalıcı olmak önemli olan. Bu da rakamsal dönüşümlerin ötesinde niteliksel bir değişimi gerektiriyor. Sadece rakamları büyüterek bu ligde kalamazsınız. Kurumlarınızı dönüştürmeniz lazım, reformlar yapmanız lazım" açıklamasında bulundu. "Türkiye’yi yüksek gelirli ülkeler liginde kalıcı hale getireceğiz" Ekonomik anlamda karamsar bir hava içine girmenin tehlikeli olduğuna vurgu yapan Yılmaz, sosyal medyanın etkisinin özellikle bu karamsar havayı yayıcı bir etki oluşturduğunu dile getirdi. Yılmaz, "Sosyal medyayla birlikte sağlıklı olmayan bir takım bilgiler, sağlıklı olmayan algılar üzerinden ekonomi tartışılıyor. Bunun yerine rakamlara dayalı, analizlere dayalı elbette sorunları tespit eden, sorunları görmezlikten gelmeyen ama bunlara gerçekçi analizlerle cevap veren bir ortama ihtiyacımız var. İşte yüksek gelirli ülkeler liginde böyle kalıcı hale geleceğiz. Adalet sistemimizden altyapımıza, sağlıktan eğitime, teknoloji politikalarına bütün alanlarda şehirleşmeye, afet meselelerine varıncaya kadar her alanda atacağımız adımlarla Türkiye’yi inşallah bu ligde kalıcı hale getireceğiz" diye konuştu. Yılmaz, tüm dünyanın pandemiyle birlikte farklı bir ekonomik ortama girdiğini söyleyerek, bu dönemde Türkiye’nin dünya ülkelerinin ortalama büyüme oranlarından iki kat daha fazla bir büyüme kaydettiğini söyledi. Ankara’nın büyük bir ekonomik merkez olduğuna işaret eden Cevdet Yılmaz, "390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihraç eden bir ülke konumuna yükselmiş durumdayız" dedi. Merkez Bankası’nın rezervlerinin ve son iki üç yılda önemli bir gelişim sergilediğini kaydeden Yılmaz, 21 Kasım itibariyle 180,6 milyar dolarlık bir rezervi olduğunu ifade etti. Yılmaz, altın rezervlerinin de artış eğiliminde olduğunu söyleyerek, son dönemlerde altın fiyatlarının artmasıyla hem Merkez Bankası’nın hem de vatandaşların rezervinde önemli bir artış olduğunu ifade etti. "Kredi notlarımız artıyor" Yılmaz, cari açığın düştüğünü ve dış borçlanma ihtiyacının azaldığının altını çizerek, "Cari açığı bu sene 1,4 civarında bekliyoruz. Milli geliri oranı olarak oldukça düşük seviyelere gelmiş durumda. Dolayısıyla dış borçlanma ihtiyacımız düşmüş durumda. Bir taraftan da CDS dediğimiz risk primimiz ciddi anlamda aşağıya gelmiş durumda. En son rakam bende olan 240 baz puan. İki sene önce bu 700’leri aşmıştı. Şu anda 240’lara kadar gerilemiş durumda. Kredi notlarımız artıyor" şeklinde konuştu. "Enflasyon tekrar düşüş eğilimine girmiş durumda" Ekonomide yönetiminde birinci önceliğin enflasyon olduğunu vurgulayan Yılmaz, sözlerine şu şekilde devam etti: "Enflasyonda bütüncül bir politika takip ediyoruz. Geçen yılın mayıs ayında yüzde 75’lere ulaşmıştı ve en yüksek zirveyi görmüştü. O tarihten bugüne dezenflasyon dediğimiz süreç devam ediyor. En son yüzde 32,9 gibi bir rakama geldi. Yani yaklaşık 43 puan geriledi enflasyon. Ama hala hane halkı ve real kesimde beklentileri arzu ettiğimiz ölçüde iyileştirebilmiş değiliz. Orada da bir iyileşme var ama tam arzu ettiğimiz yerde değiliz. Şu anda 32,9. Eylül ayında gıda fiyatlarından kaynaklı biraz beklentinin üstünde gelmişti. Çünkü aynı yılda hem don hem kuraklığı yaşadık. Bu tarımdaki bu gelişme büyümemizi bir miktar aşağı çekti. Enflasyonu da bir miktar yukarıya taşımış oldu gıda enflasyonunu. Bu ayın enflasyonunun iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz. Dolayısıyla enflasyonun tekrar arzu ettiğimiz patikaya geldiğini söyleyebilirim. Yeniden düşüş eğilimine girmiş durumda enflasyon. Bu ayın enflasyonunun da iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz. Dolayısıyla tekrar o arzu ettiğimiz patikaya enflasyonun geldiğini söyleyebilirim." "Genel finansal ortamı iyileştireceğiz" Yılmaz, genel finansal şartların iyileşeceğine dikkati çekerek, enflasyon düştükçe özel sektörün finansa erişiminin kolaylaşacağını ve finans maliyetlerinin de makul seviyelere doğru ineceğini dile getirdi. Diğer taraftan makro politikaları iyileştirdiklerini kaydeden Yılmaz, "Genel finansal ortamı iyileştireceğiz. Diğer taraftan selektif yaklaşımla zorluk yaşayan sektörlerimizi ve potansiyeli olan sektörlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Burada da en önemli unsurlardan biri yeşil ve dijital dönüşüm. 12’inci planımızın da orta OVP’mizin de omurgasını oluşturan kavram yeşil ve dijital dönüşüm. Bu dönüşümü başarmak durumundayız. Sanayinin dönüşümü aslında bununla çok yakından ilgili" dedi. Program, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın konuşmasının ardından ödül töreniyle devam etti. Törende ASO Başkanı Ardıç tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a hediye takdiminde bulundu.
Samsun Merkez OSB’de 2026 stratejisi belirlendi
27 Kasım 2025 Perşembe - 19:56 Samsun Merkez OSB’de 2026 stratejisi belirlendi Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu, 2026 yılı planlamalarının ele alındığı toplantıda sanayinin verimli, sürdürülebilir ve rekabetçi büyümesine yönelik kritik kararlar aldı. Samsun’un sanayi üretiminde lokomotif rol üstlenen Samsun Merkez OSB, 2026 yılı planlamalarını belirlemek üzere Vali Orhan Tavlı başkanlığında toplandı. "Kuzeyin Üretim Merkezi" olarak konumlanan Samsun’da sanayinin verimliliğini, sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü artırmaya yönelik kritik başlıklar toplantının ana gündemini oluşturdu. Merkez OSB Yönetim Kurulu Toplantısı’nda, 2026 yılına ait elektrik tedarik telifleri ile doğalgaz alım-satım sözleşmesine ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Firmaların iş yeri açma ve çalışma ruhsatı talepleri gündeme alınırken, Dünya Bankası finansman destekli Evsel ve Endüstriyel Atık Su Arıtma Tesisi Raporlaması için danışmanlık hizmeti teklifleri de görüşüldü. Toplantıda ayrıca OSB İmar Planı uygulamaları, özel anaokulu çalışmalarının son durumu, dijital dönüşüm ve yalın üretim süreçlerine ilişkin sunumlar yapıldı. 10 bin 319 kişi istihdam ediliyor Karayolu, liman ve demiryoluna 1 kilometre, havalimanına 11 kilometre mesafede konumlanan Samsun Merkez OSB’nin, 160 hektarlık alanda Karadeniz’in en güçlü üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Bölgede fabrikasyon metal ürünlerinden ana metal ve kimyasallara, elektronik ve gıda üretiminden ağaç ürünlerine kadar geniş bir yelpazede toplam 85 firmanın faaliyet gösterdiği belirtildi. OSB’de bin 935 kadın, 8 bin 384 erkek olmak üzere 10 bin 319 kişinin istihdam edildiği ifade edildi. Toplantıda ayrıca, OSB bünyesinde kurulan Akredite Atıksu Analiz Laboratuvarı ile yalın ve dijital dönüşüm alanlarında eğitim ve danışmanlık sunan Samsun Model Fabrika’nın çalışmaları da ele alındı. Bölgede hizmete başlayan 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun ardından, Samsun Merkez OSB Özel Anaokulu’nun açılışına yönelik çalışmaların hızla sürdüğü kaydedildi.
"Güç Gençte, Gelecek Gaziantep’te" projesi çalıştayı gerçekleştirildi
27 Kasım 2025 Perşembe - 17:26 "Güç Gençte, Gelecek Gaziantep’te" projesi çalıştayı gerçekleştirildi Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın (TOG), Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) iş birliğiyle hayata geçirdiği, Türkiye’de ilk kez uygulanan bir iş birliği modeli olan "Güç Gençte, Gelecek Gaziantep’te" projesi önemli bir aşamayı geride bıraktı. Projenin ikinci fazını oluşturan çalıştay, 25 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilirken 65 üniversite öğrencisi; sanayi temsilcileri, üniversite yöneticileri ve proje paydaşları bir araya geldi. Gençlerin yetenekleri ile sanayinin ihtiyaçları eşleşti Projenin ilk fazında, Gaziantep’in önde gelen 27 sanayi firması tarafından bildirilen intörn ihtiyaçları ile GAÜN öğrencilerinin alan ve bölüm bazlı başvuruları toplandı. Öğrenciler, genel yetenek testi ve mesleki kişilik envanterinden oluşan kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçirildi. Bu bütüncül süreç sonunda gerçekleştirilen öğrenci-firma eşleştirmeleri, gençlerin potansiyeli ile sanayinin nitelikli iş gücü ihtiyacı arasında güçlü bir köprü kurarak Gaziantep’in yerel kalkınma dinamiklerini destekleyen önemli bir adım oldu. Öğrenme, tanışma ve iş birliği alanı Çalıştay kapsamında öğrenciler; GSO, GAÜN, TOG yöneticileri ve proje kapsamında yer alan firmaların temsilcileri ile doğrudan buluştu. Gençler, çoğu Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde yer alan firmaların yöneticileriyle tanışma, sektörel beklentileri öğrenme, mentorluk alma ve kariyer yolculuklarına yön verecek temaslar kurma fırsatı yakaladı. Toplum Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Seçkin Karataş "Gaziantep gibi üretim kapasitesi yüksek bir şehirde hayata geçirdiğimiz bu model, gençlerin potansiyelini merkeze alarak onları sadece iş gücünün bir parçası değil, toplumsal dönüşümün lideri olarak konumlandırıyor. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 15-34 yaş grubunda işsizlik oranının yüzde 12,7 olarak gerçekleştiği düşünüldüğünde, gençlerin nitelikli deneyim alanlarına erişimi her zamankinden daha kritik. Bu çalıştayda bir araya gelen öğrencilerin sektör temsilcileriyle kurdukları temaslar hem öğrenme hem deneyim hem de güven inşa etme süreçlerine güçlü bir katkı sağlıyor" dedi. Genç istihdamına ve nitelikli iş gücüne büyük önem verdiklerinin altını çizen Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ise, "Sanayi kuruluşlarımız gençlerin dinamizmine ve üretim süreçlerine sağlayacakları katkıya büyük önem veriyor. Bu proje sayesinde firmalar ihtiyaç duydukları yeteneklere erken aşamada ulaşırken, öğrenciler de gerçek sektör deneyimine temas etme fırsatı buluyor. Bu iş birliği Gaziantep’in üretim kültürünü güçlendiren ve uzun vadede sanayiye nitelikli insan kaynağı kazandıran örnek bir model oluşturuyor" diye ekledi. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan ise "Gaziantep’in dinamik ekonomik yapısı ve güçlü sanayi kültürü, gençlerimizin gelişimi için benzersiz bir zemin oluşturuyor. Öğrencilerimizin sektör temsilcileriyle bir araya gelerek hem kendilerini ifade etmeleri hem de gelecekteki mesleki rollerine yönelik önemli iç görüler kazanmaları bizim için çok kıymetli. Bu modelin üniversitemize, öğrencilerimize ve kentimizin kalkınmasına uzun vadeli katkı sağlayacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Güç Gençte, Gelecek Gaziantep’te" projesinde çalıştayın ardından yeni bir dönem başlıyor. Gençler temel iş yaşamı becerileri, sektör bilgisi ve kişisel gelişim alanlarında alacakları eğitimlerin ardından, Gaziantep’in önde gelen firmalarında intörnlük süreçlerine başlayacak. Böylece proje, hem öğrencilerin mesleki gelişim yolculuğunda hem de kentin nitelikli iş gücü kapasitesinin artırılmasında stratejik bir ilerleme kaydedecek.
BOSAB’da altyapı tamam, sıra stratejik yatırımlarda
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:58 BOSAB’da altyapı tamam, sıra stratejik yatırımlarda Bursa sanayisinin önemli üretim merkezlerinden Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), modern altyapı hamleleri ve sürdürülebilir çevre projeleriyle gelişimini sürdürüyor. Geçtiğimiz Mayıs ayında gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantısı ile görevi devralan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, bölgedeki mevcut durumu ve gelecek projeksiyonunu değerlendirdi. Bölge sanayicisine daha nitelikli, güvenli ve düşük maliyetli hizmet sunmak için çalıştıklarını belirten Erdoğan Akyıldız, geçmiş dönemde başlatılan temel altyapı seferberliğinin başarıyla tamamlandığını, şimdi ise bölgeyi geleceğe taşıyacak stratejik projelere odaklandıklarını vurguladı. Bölgenin modern bir OSB kimliğine kavuşması adına çözüm ortaklarıyla birlikte başarılı işlere imza attıklarını belirten Başkan Erdoğan Akyıldız, tamamlanan çalışmalarla ilgili "Bölgemizde faaliyet gösteren sanayicilerimizin sorunsuz bir üretim ortamına kavuşması önceliğimiz. Bu kapsamda Altınbaş İnşaat ile yürüttüğümüz yağmur suyu ve kanalizasyon altyapı çalışmalarımızı tamamen bitirdik. Üstyapıda ise Suntek Yapı İnşaat tarafından gerçekleştirilen asfalt, parke, bordür ve yüzey kaplama çalışmalarıyla yollarımızı modernize ettik ve sanayicimizin hizmetine sunduk. Teknolojik altyapıda da çağın gerekliliklerini yerine getirerek, telekom şirketiyle gerçekleştirdiğimiz protokol çerçevesinde, B.T. İletişim Elektrik Telekomünikasyon firmasının yükleniciliğinde tüm bölgemizi fiber optik ağlarla donattık." ifadelerini kullandı. Sanayicinin girdi maliyetlerini düşürmeye yönelik adımlar attıklarını da belirten Akıldız, "BUSKİ ile yaptığımız iş birliği neticesinde, sanayi bölgesi içerisindeki içme suyu hattının işletmesini devralarak içme suyunu bölgemizdeki firmalara daha uygun maliyetlerle sunma imkânına kavuştuk. Ayrıca bu adımla, arıza ve bakım süreçlerine çok daha hızlı müdahale edebilir hale geldik." diye konuştu. Göreve geldikleri günden bu yana özellikle sanayicinin üretimde kullandığı proses suyu konusuna büyük önem verdiklerini ve bu alanda iki kritik projeyi yürüttüklerini belirten Erdoğan Akyıldız, iklim krizine bağlı kuraklığın üretimi tehdit etmemesi adına stratejik adımlar attıklarını vurguladı.Başkan Akyıldız "Sanayicimizin üretim çarklarının sağlıklı şekilde dönmesi için en temel ihtiyaçların başında proses suyu geliyor. Mevcut durumda bölgemizin su ihtiyacının bir kısmını Gölbaşı Barajı’ndan karşılıyoruz. Ancak yaşanan kuraklık nedeniyle baraj seviyeleri düşüyor ve tarımsal sulamanın öncelikli olması sebebiyle sanayicimize ayrılan su miktarı dönem dönem yetersiz kalabiliyor. Bu sorunu kalıcı bir şekilde çözmek amacıyla DSİ onayıyla, muhtelif kaynaklardan bölgemize doğrudan ulaşacak ilave proses suyu hattını projelendirdik. Böylece sanayicimizin üretimde kullanacağı suyun en azından önemli bir bölümünü kesintisiz ve güvenilir bir kaynaktan sağlamış olacağız. İhalenin tamamlanmasının ardından Altınbaş İnşaat sahada çalışmalara başladı ve hat döşeme süreci hızla ilerliyor. İnşallah 2026 yılı Nisan ayında bu hattı hizmete alarak işletmelerimizin su arzındaki sıkıntıları tamamen gidermeyi hedefliyoruz." dedi. Mevcut suyun daha verimli kullanımı için yürütülen ikinci projeye de değinen Başkan Akyıldız, "Bu kapsamda Kestel OSB ve Uludağ OSB ile paydaşı olduğumuz Yeşil Çevre Arıtma Kooperatifi bünyesinde ‘Proses Suyu Geri Kazanım’ projesini hayata geçiriyoruz. Şu ana kadar arıtılarak dereye deşarj edilen su, kurulacak geri kazanım tesisi sayesinde yeniden sanayicimizin üretim süreçlerine kazandırılacak. Fizibilite çalışmaları tamamlandı, proje ihale aşamasına geldi. Bu çevreci yatırımla hem yeraltı su kaynaklarımızı koruyacak hem de tarımsal sulama için çiftçimize daha fazla su kalmasını sağlamış olacağız." ifadelerini kullandı. Sanayi tesislerinde en büyük risklerin başında yangın geldiğini söyleyen Akyıldız "Bu tür felaketlerde zamanla yarışırsınız; geciken her dakika, milli servetimizin ve iş insanlarımızın yıllar boyunca emek vererek kurduğu tesislerin zarar görmesi anlamına geliyor. Sanayicimizin can ve mal güvenliğini en üst düzeye çıkarmak, bir afete bölgenin içinden anında müdahale edebilmek adına kendi İtfaiye Teşkilatımızı kuruyoruz. Bölgemizin stratejik bir noktasında konumlandıracağımız, modern araç ve ekipmanlarla donatılmış yeni İtfaiye Binamız için proje çalışmalarında sona geldik. İhale sürecinin tamamlanmasının ardından inşaata başlayacağız ve 2026 yılı içerisinde bu merkezi bölgemizin hizmetine sunacağız." diye konuştu.
Tuğba Kuruyemiş’in 127. şubesi kadınların eliyle açıldı
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:30 Tuğba Kuruyemiş’in 127. şubesi kadınların eliyle açıldı Aydın’ın marka firmalarından olan Tuğba Kuruyemiş’in 127. mağaza açılışına vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, Bölge Müdürü Hasan Hüseyin Yörük özellikle kadın istihdamına yönelik çalışmaların devam ettiğini vurguladı. Aydın’da 1980 yılında bir aile işletmesi olarak kurulan ve yaklaşık yarım asır hizmet veren Tuğba Kuruyemiş, her geçen gün büyümeye devam ediyor. Tuğba Kuruyemiş’in 127. şubesi, Efeler ilçesi Adnan Menderes Bulvarı üzerinde hizmete açıldı. Kadın istihdam oranı yüzde 85 olan Tuğba Kuruyemiş’in yeni şubesinin açılış kurdelesi ise kadınlar tarafından kesildi. Mağazanın ‘hayırlı’ olması temennilerinin ardından açılışa yoğun ilgi gösteren vatandaşlar adeta mağazaya akın etti. Açılışa özel indirimler dolayısıyla mağazada uzun kuyruklar oluştu. 127. şubenin açılışı nedeniyle firma üstün lezzet ödüllü ürünlerinde indirim yaparken, mağazaya gelen vatandaşlara da ürünlerden ikram edildi. Açılışa vatandaşların teveccüh gösterdiğini vurgulayarak teşekkür eden Tuğba Kuruyemiş Bölge Müdürü Hasan Hüseyin Yörük; "1980 yılında Aydın’da kurulan işletmemiz 127 mağaza ve bin 500 çalışanıyla vatandaşlarımıza hizmet vermektedir. Aydın’da da çok özel bir mağazamız oldu. İçeride lokum ve çikolata imalatı, kahve üretimi gibi yeni birimler ekledik. Aydın bizim memleketimiz, hemşehrilerimizin olduğu yer. Aydın markasını da yıllardır tüm Türkiye’deki birçok il ve ilçede övünerek sunmaktayız. Üretim yerimiz Kardeşköy’de. Orada da 600 personel istihdam etmekteyiz ve bunların birçoğu da kadın eleman. Geçtiğimiz günlerde de bizim için anlamlı bir ödül aldık. Türkiye genelinde kadın çalışan sayısı işletmelerde yüzde 35 iken bu oran biz de yüzde 85’dir. Bunun için de ayrıca gurur duyuyoruz. İşletme sahibi kadın çalışanı çok desteklemektedir" dedi. Tuğba Kuruyemiş Bulgaristan yolcusu Her fırsatta Aydın’ın marka değerini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüklerini ve yerli üretimi desteklediklerini belirten Yörük, Bulgaristan’da da bir mağaza açılışı için çalışmaların sürdüğünü ifade ederek "Aydın bölgesinde önemli olan incir üretimi, Denizli’de önemli olan leblebi üretimi, Adana’da fıstık üretimi başta olmak üzere her fırsatta yerli ürün ve yerli üretimi destekleyen işletme sahibimiz Ahmet Bey bu konuda çok hassastır. Aydın’da da ürünlerimizi üretip yine tüm il ve ilçelere sunmaktayız. Bugün de yoğun bir açılışımız ve halkın teveccühü var. Şimdilik hedeflerimiz arasında Bursa’da, İzmir’de, Aydın’da bir mağaza daha açmak ve nasipse Bulgaristan’a doğru yol almaktayız" şeklinde konuştu. Hediyeli mini yarışmaların da düzenlendiği açılış törenine vatandaşların yanı sıra Tuğba Kuruyemiş Yönetim Kurulu üyeleri ile Aydınlı iş insanları da katıldı.
Muradiye’de buzağı ölümlerini azaltmaya yönelik eğitim seferberliği
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:27 Muradiye’de buzağı ölümlerini azaltmaya yönelik eğitim seferberliği Tarım ve Orman Bakanlığının ülke genelinde başlattığı "Buzağı Ölümlerinin Azaltılması ve Döl Verimliliğinin Artırılması" eğitim seferberliği, Muradiye’de yoğun katılımla devam ediyor. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veteriner hekimleri, kırsal mahallelerde üreticilerle buluşarak hayvan sağlığına yönelik önemli bilgiler paylaştı. İlçenin Yalındüz, Kuşçu ve Sürüyolu mahallelerinde gerçekleştirilen eğitimlerde veteriner hekimler Ertuğrul Argadal, Damla Terzi Dinç, Kayahan Merter ve Elif Öykü Kılıç, yetiştiricilere buzağı bakım beslenmesinden doğum süreçlerinin yönetimine, hastalıkların erken fark edilmesinden döl verimliliğini artıran uygulamalara kadar geniş bir yelpazede bilgi aktardı. Eğitimlerin bir kısmı ahırlarda uygulamalı olarak yapılırken, bir kısmı da toplu bilgilendirme toplantıları şeklinde düzenlendi. Eğitim çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Veteriner Hekim Elif Öykü Kılıç, üreticilere her zaman açık olduklarını vurgulayarak, "Bu eğitimler gerek ahırlarında uygulamalı olarak gerekse de toplu alanlarda vatandaşlarımıza verilmektedir. Bu konuyla alakalı veya farklı hayvan sağlığı ile ilgili istediğiniz zaman Muradiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü veterinerlerimizden bilgi alabilirsiniz. Sizlerin sorularına memnuniyetle cevap vereceğiz" dedi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgedeki hayvancılığın güçlendirilmesi ve kayıpların en aza indirilmesi amacıyla eğitimlerin önümüzdeki günlerde de farklı mahallelerde sürdürüleceğini bildirdi.
Karabük Belediyesi ve Başkent EDAŞ’tan 140 milyon TL’lik altyapı yatırımı
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:05 Karabük Belediyesi ve Başkent EDAŞ’tan 140 milyon TL’lik altyapı yatırımı Karabük Belediyesi ile Başkent EDAŞ iş birliğinde yürütülen 2025 yılı yatırım programı kapsamında şehir genelinde enerji altyapısını güçlendirmeyi amaçlayan çalışmalar 140 milyon TL’lik bütçeyle devam ediyor. Kent merkezinin farklı noktalarında sürdürülen uygulamalarla, olumsuz hava şartlarında arıza riskini artıran ve uzun yıllardır görüntü kirliliğine neden olan havai elektrik hatları etaplar halinde yer altına alınıyor. Proje kapsamında ayrıca mevcut aydınlatma hatları modern LED armatürlerle yenilenerek hem enerji verimliliği artırılıyor hem de cadde ve sokaklarda daha güçlü bir aydınlatma sağlanıyor. Çalışmaların planlı bir şekilde devam ettiğini belirten Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, enerji altyapısındaki dönüşümün şehir için önemli bir kazanım olduğunu söyledi. Çetinkaya, "Karabük Belediyesi ve Başkent EDAŞ iş birliğiyle yürüttüğümüz 140 milyon TL’lik enerji altyapı yatırımı planlı şekilde devam ediyor. Havai hatların yer altına alınması ve LED dönüşümü sayesinde vatandaşlarımızın daha güvenli, kesintisiz ve modern bir hizmet almasını hedefliyoruz. Bu çalışmalar tamamlandığında şehrimiz estetik açıdan da büyük bir iyileşme yaşayacak. Kararlılıkla Karabük’ün altyapısını geleceğe hazırlamaya devam ediyoruz" dedi.
Başkan Büyüksimitci: Kayseri’nin aylık ihracatı yüzde 5,9 oranında arttı"
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:49 Başkan Büyüksimitci: Kayseri’nin aylık ihracatı yüzde 5,9 oranında arttı" Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan eylül ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi. Başkan Büyüksimitci, ekim ayında Kayseri’nin ihracatının bir önceki aya göre yüzde 5,9 oranında artarak 341 milyon 762 bin dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 5,2 oranında bir artış olduğunu açıklayan Başkan Büyüksimitci; Kayseri’nin ilk 10 aylık ihracatın 3 milyar 154 milyon 265 bin dolar olduğunu, son 12 aylık ihracatın ise 3 milyar 800 milyon 943 bin dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Başkan Büyüksimitci, eylül ayında Kayseri’den 143 ülkeye ihracat yapıldığını, Almanya, Irak ve ABD’nin ihracat yapılan ülkeler sıralamasında ilk üç sırada olduğunu, mobilya, kablo ve elektrikli ev aletlerinin ise ihracatta en fazla paya sahip sektörlerin başında geldiğini açıkladı. Başkan Büyüksimitci; küresel ekonomideki dalgalanmaların ve belirsizliklerin devam ettiğini belirterek, "Korumacılık adımları, jeopolitik gelişmeler ve artan finansman maliyetleri ihracatçılarımızı zorluyor. Buna rağmen Kayseri sanayisi üretimdeki direncini ve dış ticaretteki kararlılığını sürdürüyor. İhracatta daha yukarılara çıkmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz" dedi. KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; öngörülebilir ekonomi, erişilebilir finansman ve güçlü ihracat desteklerinin üretim ihracat ve istihdamın devamlılığı için önemli olduğunu belirterek, "Şehrimizin üretim gücüne katkı sunan tüm sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve emek veren çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Beraber çalışıyoruz, beraber çabalıyoruz. İnşallah hep birlikte daha iyi günlere ulaşacağız" diyerek sözlerini tamamladı.
Başkan Gülsoy: "Eylül ayında 143 ülkeye 341 milyon 762 bin dolar ihracat yaptık"
27 Kasım 2025 Perşembe - 15:47 Başkan Gülsoy: "Eylül ayında 143 ülkeye 341 milyon 762 bin dolar ihracat yaptık" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim Ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Ekim ayında 341 Milyon 762 bin dolar ihracat, 131 milyon 685 bin dolar ithalat gerçekleştirildiğini belirten Başkan Gülsoy; "10 aylık toplam 3 milyar 154 milyon 264 bin dolarlık ihracatla giriyoruz. İş dünyası olarak tüm gücümüzle üretim, ihracat ve istihdamın sürdürülebilirliği için olağanüstü mücadele veriyoruz. Bu başarı, alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğinin bir yansımasıdır. Dünya için üreten, ülkemiz için rekabet eden tüm firmalarımıza, çalışanlarına ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. TÜİK verilerine göre 2025 yılı Ekim ayı ihracat rakamlarını değerlendiren KTO Başkanı Ömer Gülsoy; "Ekim ayında 143 ülkeye, 341 milyon 762 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,28 artış, bir önceki aya kıyasla yüzde 5,86 oranında yine azalış yaşanmıştır. İthalatımız ise 131 milyon 685 bin dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 0,52 artış, bir önceki aya oranla yüzde 9,91 azalış gerçekleşmiştir. Yılın 10 ayını toplam 3 milyar 154 milyon 264 bin dolar ihracat ile kapattık. Geçen yıla oranla yüzde 1,58 oranında artış yaşandı. Yılın ilk 10 ayında toplam ithalatımız ise 1 milyar 463 milyon 159 bin dolar olmuştur. Geçen yılın ilk 10 ayına oranla yüzde 14.11 oranında artış yaşanmıştır" diye konuştu. Kayseri’den ihracat gerçekleştirilen ülkeler hakkında da bilgiler veren Gülsoy; "İhracat pazarlarımız; Almanya, Irak, ABD, Avusturya, İtalya, Fransa, Polonya, Romanya, Birleşik Krallık ve Gürcistan’dır" ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy; "Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Demir ve Demir Dışı Metallar, Kimyevi Madde ve Mamulleri, Makine ve Aksamları, Hazır Giyim ve Konfeksiyon, Halı, Otomotiv Endüstrisi, Meyve Sebze Mamulleri, gibi sektörlerde artış yaşanırken Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Ham maddeleri, İklimlendirme Sanayii, Madencilik Ürünleri gibi sektörlerde azalış gerçekleşmiştir" dedi. Küresel riskler ve belirsizliklerle birlikte dış pazarda talep azalırken, ucuz maliyetli ülkeler karşısında rekabetimizin zayıfladığını ifade eden Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, şunları dile getirdi; İhracat, Türkiye ekonomisinin en önemli itici güçlerinden biridir. Bu süreci aşmakta tüm mekanizmaların üzerine düşen konularda ülke ekonomisine katkıda bulunacak aksiyonları alması gerekiyor. Önümüzdeki tabloya baktığımızda, rakamların bize fısıldadığı çok net bir gerçek var. Evet, veriler gösteriyor ki; elektrik-elektronik ve makine gibi katma değeri daha yüksek alanlarda bir kıpırdanma, bir artış yakalamış durumdayız. Bu, şehrimiz ve ülkemiz adına sevindirici bir gelişme. Ancak madalyonun diğer yüzünü, yani canımızı yakan tarafı görmezden gelemeyiz. Kayseri sanayisinin omurgasını oluşturan, istihdamımızın yükünü sırtlayan ana damarlarda; özellikle mobilyada, çelikte ve tekstilde ciddi bir tıkanıklık yaşıyoruz. Bakın, meseleyi sadece ’finansmana erişim sorunu’ veya ’kredi bulamamak’ olarak okursak eksik kalır. Asıl mesele, küresel arenada artık oyunun kurallarının değişmiş olmasıdır. Şu an ihracatçımız tam anlamıyla bir ’kıskaç’ altında. Ancak bu kıskacın boyutu değişti. Eskiden sadece ’Çin ucuz, biz kaliteliyiz’ derdik. Şimdi karşımızda Mısır, Tunus ve Fas gibi çok daha dişli rakipler var. Ve size acı bir gerçeği söylemek zorundayım: Bu ülkeler sadece ucuz işçilik avantajıyla gelmiyorlar. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat sürecine, karbon ayak izi ölçümü ve raporlanması gibi çevreci standartlara bizden çok daha hızlı uyum sağlıyorlar. Yani rakiplerimiz hem maliyet avantajını koruyor hem de Avrupa’nın istediği ’yeşil üretim’ standartlarını, bizim firmalarımıza kıyasla daha hızlı benimsiyorlar. İşte tekstil sektöründeki kan kaybımızın asıl sebebi budur. Pazar hem ucuz hem de kurallara uyanı tercih ediyor. Biz, maliyet ve uyum süreci arasında sıkışmış durumdayız. Bu tablo bize şunu söylüyor: Sadece üretmek yetmiyor; artık hem maliyetleri yönetmek hem de yeşil dönüşümü rakiplerden önce tamamlamak zorundayız. Aksi taktirde, özellikle Avrupa gibi önemli bir pazarımızı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağız. Biz ülkemizin gücüne, alınacak tedbirler ve kolaylaştırıcı adımlarla, ihracatımızı güçlendirebileceğimize inanıyoruz. Tüm zorlu şartlara rağmen üreten, rekabet eden ve Türk ürünlerinin dünyada var olması için çabalayan tüm firmalarımız ile çalışanlarına teşekkür ediyorum."