EKONOMİ
İşletmelere e-ihracat uyarısı 27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:58:32 Küresel ölçekte daralan ekonomiler ve iç pazardaki talep yavaşlaması karşısında e-ihracatın işletmeler için bir tercihten ziyade hayatta kalma meselesine dönüştüğü, bu süreçte salt ciroya odaklanmak yerine finansal okuryazarlık ve karlılık odaklı stratejilerin benimsenmesi gerektiği belirtildi. Ekonomi uzmanları, artan operasyonel maliyetler ve enflasyonist baskılara karşı şirketlerin finansal sürdürülebilirliklerini koruyabilmeleri için sınır ötesi e-ticareti en güçlü alternatif olarak gösteriyor. Geleneksel ticaret modellerinin kar marjlarını giderek kaybettiği bu dönemde döviz girdisi sağlayan e-ihracat ekosistemi, yerel pazarlara sıkışan işletmeler için yeni bir "nefes alanı" oluşturuyor. Ancak sektör temsilcileri, global pazarlara açılmanın sadece ürün listelemekten ibaret olmadığı, ciddi bir finansal okuryazarlık, stratejik planlama ve devlet desteklerinin doğru kullanımı ile mümkün olabileceği konusunda uyardı. "Eski alışkanlıklarınızdan vazgeçin" Global Seller Academy Kurucu Ortağı Hasan Basri Demir, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, e-ticarette yaşanan yapısal dönüşümle birlikte geleneksel "al-sat" devrinin tamamen kapandığını ifade etti. Daralan ekonomilerde yeni çıkış yolunda kalıcı olabilmek için eski alışkanlıklardan vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Demir, e-ihracata yönelen firmaların "ciro illüzyonu" tuzağına karşı dikkatli olmaları gerektiği uyarısında bulundu. Demir, "Bugün birçok işletme, e-ticaret platformlarındaki yüksek satış hacimlerine bakarak büyüdüğünü zannediyor. Ancak arka plandaki gizli maliyetler, iade oranları, yanlış fiyatlama stratejileri ve lojistik giderleri hesaplanmadığında, artan ciro sadece illüzyondan ibaret kalıyor. Günün sonunda şirketler, kâr ettiklerini düşünürken aslında sermayelerini eritiyor. Daralan ekonomilerde ayakta kalmak isteyen bir işletmenin, finansal okuryazarlığı merkeze almadan global pazarlarda başarılı olma şansı sıfırdır" dedi. "Ezbere ihracat devri bitti" İç pazarda sıkışan bir işletmenin global pazarlara açılırken ilk adımı nasıl atması gerektiğini de anlatan Demir, "Bu noktada yapılan en büyük stratejik hata hesap açıp katalog yüklemek. İlk adım operasyonel değil, tamamen analitik olmalıdır. ’Elimde bu ürün var, bunu satayım’ mantığı yerini ’Hedef pazardaki veri ne söylüyor, hangi ürüne ihtiyaç var ve benim birim maliyetim (unit economics) bu rekabeti kaldırır mı?’ sorularına bırakmalı. Pazar yeri dinamiklerinin analizi, rakip araştırması ve doğru fiyatlandırma stratejisi kurulmadan sınır ötesine geçen tek bir ürün bile markaya zarar yazar. Biz e-ihracatı operasyon değil, uçtan uca tasarlanması gereken zihniyet dönüşümü olarak görüyoruz" diye konuştu. "Devlet teşvikleri küresel rekabette çarpan etkisi oluşturuyor" Demir, Ticaret Bakanlığının e-ihracatçılara sunduğu desteklerin dünyadaki en kapsamlı paketlerden biri olduğuna işaret ederek, dijital pazarlamadan sipariş karşılama (fulfillment) hizmetlerine ve E-Turquality programına kadar uzanan bu teşviklerin oyun değiştirici gücüne vurgu yaptı. Demir, "Birçok firma bürokratik süreçlerden çekindiği veya bilgi eksikliği yaşadığı için bu haktan mahrum kalıyor. Oysa sağlam finansal planlamayla entegre edilen devlet teşvikleri, sadece maliyetleri düşürmekle kalmaz, yerel KOBİ’yi global markaya dönüştüren çarpan etkisi oluşturuyor" şeklinde konuştu. E-ihracat vizyonu Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırılıyor Sektördeki dönüşüme rehberlik eden Global Seller Academy, bir eğitim kurumu olmanın ötesine geçerek Türkiye genelinde "e-ihracat seferberliği" yürütüyor. Sanayi ve ticaret odaları, ihracatçı birlikleri ve kamu kurumlarıyla sağlanan stratejik işbirlikleri sayesinde e-ihracat vizyonu metropollerin dışına taşınarak Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırılıyor. Kamu-özel sektör dayanışmasıyla hayata geçirilen projeler, yerelde üretim yapan sanayici ve KOBİ’lerin ürünlerini doğrudan global tüketiciyle buluşturuyor. Akademinin verilerine göre, sadece 2025 yılında 3 bin 700’den fazla firmaya ulaşılarak yerel üreticilerin sınır ötesi pazarlara entegrasyonu sağlandı. Uzmanlar, yürütülen bu seferberliğin yerel üreticilerin döviz kazanma kapasitesini artırmanın yanı sıra istihdamı koruyarak Türkiye’nin bölgesel kalkınmasına da stratejik ve kalıcı katkı sunduğunu belirtiyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:42 Banka kredisi olmadan mülk edinme imkanı Memur ve sağlık çalışanlarının ev ve araç gibi temel ihtiyaçlarına faizsiz ve banka kredisiz ulaşabilmesi amacıyla HEKİMSEN tarafından ortak yatırıma dayalı yeni bir iktisadi sistem hayata geçiriliyor. Toplu alımlar ve hazine ihaleleriyle maliyetlerin düşürülmesinin hedeflendiği sistemden tüm memurlar yararlanabilecek. Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (HEKİMSEN) tarafından planlanan bu yapıyla, üyeler bireysel gelirleriyle ulaşmakta zorlandıkları ev ve araç gibi temel ihtiyaçlara daha kolay erişebilecek. Bu kapsamda ortak yatırım modeli oluşturulması, toplu filo alımları yapılması ve maliyetlerin düşürülmesi için çeşitli ekonomik projelerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Sistem içinde hazine arazileri ve kamu ihaleleri gibi alanlarda ortak girişimlerle yatırımlar yapılarak, elde edilecek kazanç ise üyeler arasında paylaştırılacak. Ayrıca bu yapının banka kredilerine bağımlı olmayan alternatif finans modeli olarak kurgulanırken, böylece yüksek faiz ve maliyet baskısı olmadan daha erişilebilir ekonomik imkanlar sunulacak. Yapının genişletilerek konfederasyon çatısı altında daha büyük bir ekonomik organizasyona dönüştürülmesi de planlar arasında yer alıyor. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, bu süreçte söz konusu iktisadi yapı için başvuruların alınmaya başladığını ve yoğun talep oluştuğunu da açıkladı. "İnsanlar maaşlarıyla ev ve araç sahibi olamıyor" Konuyu detaylandıran HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, "Memur kesiminin devletten alınan maaşlarının bir haddi var. Sözleşmeli olarak çalışmıyorsanız bununla ilgili çok büyük kazanç elde edemezsiniz. Sözleşmeli de olsanız yine bunu salt maaşınızla yapamıyorsunuz. Örneğin emekliliği gelmiş ama emekli olamayan meslektaşlarım var. Türkiye’de hekimlerin ortalama ömrü 60 yaş civarında. Hekimler topluma göre bilimsel olarak daha erken ölüyor. Birçok meslektaşımızın evi yok, ikinci el arabası var, o da 10-15 yaşında. İnsanlar maaşlarıyla ev ve araç sahibi olamıyor. Bir ev almak istediğinizde, inşaatı bitmiş şekilde aldığınızda neredeyse maliyetinin iki katına alıyorsunuz. Arsadan girseniz bile ucuza alamıyorsunuz" dedi. "Nerede kazanç sağlayacak bir alan varsa ortak olacağız" Kurban, daha önce kurdukları motorlu taşıtlar şirketi aracılığıyla filo alımları yaparak üyelere uygun fiyatlı araç temin ettiklerini hatırlatarak, şunları kaydetti: "Filo alımları yaparak üyelerimize araç temin ettik. Bunu çok uygun fiyatlara yaptık ve ciddi indirimler sağladık. Bu süreçte hem iş birliği yaptığımız şirketler kazandı hem de üyelerimiz kazandı. Bundan sonraki süreçte iktisadi yapımızla ilgili toplantı yaptık. Bugün itibarıyla iktisadi yapımız kuruluyor. Bundan sonraki süreçte hazine arazisi ihalelerine girerek üyelerimizle birlikte projeler yapacağız. Kongre merkezli otel yatırımları da planlıyoruz. Yani nerede kazanç sağlayacak bir alan varsa HEKİMSEN camiası olarak orada olacağız, ortak olacağız." "Üyelerimiz banka kredisi kullanmadan ev ve araç sahibi olacak" Banka kredilerindeki yüksek kar ve faiz oranlarına işaret eden Kurban, insanları borçlandırmadan çözüm üretmeyi amaçladıklarını vurguladı. Kurban, "Şu anda bu yapımıza ciddi bir talep var. Amacımız temiz ticaret yapmaktır. Nerede akılcı yatırım varsa oraya gireceğiz ve üyelerimiz banka kredisi kullanmadan ev ve araç sahibi olacak. Bu çok önemli çünkü insanları borçlandırmadan çözüm üretmek istiyoruz. Bankaların uyguladığı kar oranları yüksek ama mevcut ekonomik şartlarda bu sistem böyle işliyor. Biz ise şunu söylüyoruz; birlik olursak alım gücümüz artar. Alt alta yazıldığımızda birey olarak küçük kalırız ama yan yana geldiğimizde binler oluruz" ifadelerini kullandı. "Konfederasyonumuz üyesi sendikalar ve üyelerimiz bütün bu faydalardan istifade edecek" Sisteme sadece hekimlerin değil, tüm memurların dahil edilebileceğini ve ilerleyen süreçte borsaya açılarak hisse senedi satışı da yapmayı planladıklarını aktaran Kurban, "Bizimle beraber olan herkes kazanç sağlayacak. Bizim şahsi beklentimiz yok. Biz sadece hak aramıyoruz. Aynı zamanda çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bugüne kadar hangi sendika yasa taslağı hazırlamış? Biz iki yıl boyunca onca engelleme girişimi içinde yüzlerce toplantı yaptık, hazırladığımız kanun tasarısına tüm uzmanlar ’Mükemmel olmuş’ dediler. Basit bir çalıştay ürünü değildir ve emin olun başka ülkelerde bu çalışmayı kullanacaklardır. Bilişimde de lider sendikayız. Cep aplikasyonumuzun hala bir örneği yok. Hadem adlı acil tıp programımızın ilk versiyonu yayınlandı. Yakında bunun dışında Tus sınavına hazırlık, canlı forum gibi bölümler eklenecek. Bu proje aynı zamanda bir milli projedir. Hukukta da lider yapıyız. Avukatlarımızla da gurur duyuyoruz. Konfederasyonumuz üyesi sendikalar ve üyelerimiz bütün bu faydalardan istifade edecek. Amacımız sadece bir sendikal yapı değil, aynı zamanda üyelerimizin ekonomik anlamda da güçlenmesini sağlayacak daha kapsayıcı bir sistem kurmaktır" diye konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:57 STSO Başkanı Zeki Özdemir, meslek odaları başkanlarıyla bir araya geldi Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir ve Meclis Başkanı Osman Yıldırım, meslek odası başkanlarıyla bir araya geldi. Sivas’ın iki önemli sivil toplum kuruluşu olan Sivas Ticaret ve Sanayi Odası ile Sivas Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, şehir ekonomisini canlandırmak ve esnafa daha iyi hizmet sunmak adına güç birliği mesajı verdi. Odaların Yönetim Kurulu Üyelerinin de yer aldığı toplantıda; esnaf ve sanatkârların güncel sorunları, merkez ve ilçelerdeki sektörel gelişmeler, üretim ve istihdamın artırılmasına yönelik çalışmalar ile önümüzdeki döneme ilişkin planlanan çalışmalar ele alındı. "Sivas her şeyin en güzeline layık" STSO Başkanı Zeki Özdemir, seçimlerin ardından güven tazeleyen ve yeni seçilen Oda başkanlarını ve yönetimlerini tebrik ederek, görevlerinde başarılar diledi. Özdemir, "Şehrimiz adına yapılabilecek en güzel çalışmaları ortak akılla hayata geçirip, Sivas’ımızı hep birlikte daha ileriye taşıyalım" ifadelerini kullandı. Sivas’ın gelişimi için çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan Özdemir, kentin iki önemli kurumu olan Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin el ele verdiğini belirterek, "Sivas her şeyin en güzeline layık. İş insanımıza, tüccarımıza ve esnafımıza en iyi hizmeti sunmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz" dedi. "Sivas’ımız için çalışmaya devam edeceğiz" STSO Meclis Başkanı Osman Yıldırım ise, meslek odaları arasındaki iş birliği ve istişare kültürünün güçlenerek devam etmesinin Sivas’ın ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Yıldırım, "Ortak akıl ve güçlü iletişimle hareket ettiğimiz sürece şehrimiz adına daha verimli sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde Sivas’ımız için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. İş birliği ve koordinasyonun önemine dikkat çekilen toplantıda, kurumlar arası güçlü iletişimin sürdürülmesinin şehir ekonomisine sağlayacağı katkılar ele alındı. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, yerel üretimin güçlendirilmesi ve ticari hayatın canlandırılmasına yönelik atılabilecek adımlar üzerinde duruldu.
Yalova OSB proje başarılarıyla öne çıkıyor
22 Kasım 2025 Cumartesi - 09:58 Yalova OSB proje başarılarıyla öne çıkıyor Yalova Makine İhtisas OSB, "Yeni Nesil OSB" hedefi doğrultusunda yürüttüğü projelerle hem ulusal hem de uluslararası alanda dikkat çekiyor. Bölge, yenilikçilik, dijital altyapı, sürdürülebilir üretim, yeşil dönüşüm ve su verimliliği gibi alanlarda farklı finansman kaynaklarını kullanarak önemli sonuçlar elde ediyor. 2025 yılında katılımcı firmaların hibe ve teşviklerden yararlanması amacıyla çeşitli bilgilendirme toplantıları düzenlendi. Firmalar tarafından teşvik programlarına 4, Yalova Üniversitesi ile yürütülen Üniversite-Sanayi iş birlikleri kapsamında 5 olmak üzere toplam 9 proje başvurusu yapıldı. OSB Bölge Müdürlüğü ise son 5 yılda 19 proje başvurusuna imza attı. Bunların 11’i ulusal, 8’i uluslararası programlara sunuldu. Şimdiye kadar 5 ulusal ve 2 uluslararası olmak üzere toplam 7 proje destek almaya hak kazandı. 2025’te dijitalleşme, yapay zekâ, su verimliliği ve yeşil dönüşüm alanlarında 2 ulusal, 2 uluslararası olmak üzere 4 yeni başvuru yapıldı. Bu projelerden Yeşil OSB Hazırlık Kapasitesi Geliştirme Projesi, MARKA tarafından desteklenerek uygulamaya alındı. Diğer projeler ise EDİH, Water4All ve TÜBİTAK programlarında değerlendirme sürecinde. Yalova Makine İhtisas OSB, dijital ve yeşil dönüşüm odaklı projeleriyle Türkiye sanayisinin yenilik kapasitesine katkı sağlamayı sürdürüyor.
Güney Çevre Yolu’nda çalışmalar hızlandı, ilk etap 3 yıl içinde açılacak
22 Kasım 2025 Cumartesi - 09:01 Güney Çevre Yolu’nda çalışmalar hızlandı, ilk etap 3 yıl içinde açılacak Tabzon’un şehir içi ve transit trafiğini düzenlemek amacıyla projelendirilen ve 1 Mayıs 2023 tarihinde temeli atılan Güney Çevre Yolu’nda çalışmalar sürerken, yolun birinci etabı olan Akçakale-Yıldızlı arasındaki 16,5 kilometrelik kısmının 3 yıl içerisinde tamamlanarak hizmete açılacağı belirtildi. Güney Çevre Yolu, tünel ve viyadükler ile şekillenmeye başlarken toplam 54.3 kilometre kilometrelik yolun, 32 metre genişliğinde 3 gidiş, 3 geliş şeritli yol olacağı kaydedildi. Projenin kazı ve tünel çalışmaları sürerken, projenin 35,8 kilometresinin 15 adet tünel ile 2,1 kilometresinin ise 14 adet viyadük ile geçilmesi planlanıyor. Trabzon’un Akçaabat ilçesi Mersin mahallesinde 1 Mayıs 2023 tarihinde temeli atılan Güney Çevre Yolu, özellikle Karadeniz Sahil Yolu’ndaki transit trafiğini düzenlemek amacıyla projelendirildiği kaydedildi. Akçaabat ilçesi Mersin mahallesinden başlayan Güney Çevre Yolu, Ortahisar ve Yomra ilçelerinde şehrin güneyinden devam ederek Arsin ilçesinden tekrar Karadeniz Sahil Yolu’na bağlanacak. Hem kent içi hem de kent geçişinde ulusal ve uluslararası trafiğin rahatlayacağı projede yapımı devam eden 16,5 kilometre uzunluğundaki 1. kesim Mersin’den ayrılıp, mevcut sahil yolunun güneyinden geçerek Sera Gölü Kavşağı’nda son bulacak. Mersin girişinde viyadükleri inşa edilmesi ile şekillenmeye başlayan proje ile Karadeniz Sahil Yolu’nun Akçaabat-Arsin arasında kalan kesiminde şehir içi ve Sarp Sınır Kapısı’na giden ağır transit trafik birbirinden ayrılacak. "30 yıldır Trabzon’un gündemindeydi" Yapılan çalışmalar ile ilgili bilgi veren Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Güney Çevre Yolunun 30 yıldır Trabzon’un gündeminde olduğunu hatırlattı. Akçakale-Yıldızlı arasındaki 16,5 kilometrelik kesimde şu anda 7 tünelde çok aktif bir çalışma yürütüldüğünü kaydeden Genç, "Güney Çevre Yolu, 30 yıldır şehrimizin gündeminde. Trabzon’da özellikle son yıllarda, özellikle de yaz dönemlerinde yaşanan trafik yoğunluğunu göz önünde bulundurduğumuzda bu proje bizim için olmazsa olmazdı. Sağ olsun, Adil Karaismailoğlu Bakanımızla 1 Mayıs 2023 tarihinde temelini atmıştık. Şu anda Güney Çevre Yolu 54,3 kilometre uzunluğunda ve transit trafiği tamamen üzerine alacak, ciddi anlamda alternatif bir geçiş güzergâhı olacak. Aynı zamanda şehrimizi güneye doğru taşıyacak, şehirleşme açısından Trabzon’a değer katacak önemli bir proje. Bu 54,3 kilometrelik yol; Akçakale-Yıldızlı bölümü bir etap, Yıldızlı-Araklı arası ise ayrı bir etap olarak planlandı. Akçakale-Yıldızlı arasındaki 16,5 kilometrelik kesimde şu anda 7 tünelde çok aktif bir çalışma yürütülüyor. Eğer her şey dilediğimiz gibi yolunda giderse, birinci etabı yani 16,5 kilometrelik kısmı 3 yıl içinde açacağız. Bunun ardından ikinci etap için de çalışmalar eş zamanlı olarak sürecek" dedi. "İmar çalışmaları sürüyor" Yolun yapımıyla ilgili imar çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Genç, "Yolun kalan bölümünün imar çalışmaları için Karayollarımızla toplantılar yaptık, planlama aşamasını tamamladık ve bakanlığımıza sunduk. Onaydan sonra kamulaştırma işleri de çok sınırlı olacak; bunu da belirtmek isterim. Bu süreci eş zamanlı yürütmek istiyoruz. Çünkü bu projenin Trabzon için hem şehircilik hem de transit trafik açısından vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz. İnşallah bu işe hızlı şekilde sahip çıkıyoruz. Başta Cumhurbaşkanımıza, Ulaştırma Bakanımıza ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum; çünkü bu iş hem güçlü bir irade hem de sürekli takip gerektiriyor. Biz de tüm gücümüzle bu takibi sürdürüyoruz. Şehrimize kazandırdığımız zaman Trabzon’un bambaşka bir değer kazanacağını düşünüyorum" diye konuştu.
Tunceli’de tüketicilerden 1 ayda  984 bin liralık şikayet başvurusu
21 Kasım 2025 Cuma - 21:19 Tunceli’de tüketicilerden 1 ayda 984 bin liralık şikayet başvurusu Tunceli Ticaret İl Müdürlüğü Tüketici Hakem Heyeti, ekim ayında 51 başvuru alırken toplam 984 bin 453 TL tutarındaki uyuşmazlık dosyalarını incelemeye aldı. Ay boyunca 58 dosya karara bağlandı. Tunceli Ticaret İl Müdürlüğü Tüketici Hakem Heyeti, ekim ayına ilişkin başvuru verilerini kamuoyu ile paylaştı. Buna göre ay boyunca heyete toplam 51 tüketici şikayeti ulaştı. Başvuruların toplam uyuşmazlık tutarı 984 bin 453 TL olarak kayıtlara geçti. Şikayetler sektörlere göre; perakende ticaret 36, abonelik hizmetleri 5, diğer hizmetler 3, finansal hizmetler 3, ulaşım/sağlık/eğitim 3 ve turizm hizmetleri 1 şeklinde dağıldı. Heyet, ekim ayında toplam 58 dosya hakkında karar verdi. Karar dağılımlarına bakıldığında satıcı ve sağlayıcı lehine verilen kararların daha fazla olduğu görülürken; tüketici lehine 18, satıcı/sağlayıcı lehine 38 ve görevsizlik yönünde 2 karar alındı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Tunceli Ticaret İl Müdürü Kayahan Topal, tüm başvuruların titizlikle incelendiğini belirterek, "Tüketicilerimizin haklarının korunması için çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Vatandaşlarımız, Tüketici Hakem Heyeti başvurularını e-Devlet üzerinden son derece kolay bir şekilde gerçekleştirebilir ya da il müdürlüğümüze gelerek yüz yüze başvuru yapabilirler" ifadelerini kullandı. Tunceli Ticaret İl Müdürü ve aynı zamanda Tüketici Hakem Heyeti Başkanı Kayahan Topal, açıklamasının devamında tüketici eğitimlerinin önemine dikkat çekti. Başkan Topal, "Tüketicilerimizin birçoğu aslında haklı olmalarına rağmen yanlış başvuru nedeniyle mağduriyet yaşayabiliyor. Bu nedenle tüketicilerin bilinçlenmesi ve mağduriyet yaşamaması adına Tunceli Valimiz Sayın Şefik Aygöl’ün talimatları doğrultusunda tüketici bilinçlendirme eğitimleri veriyoruz. Bu eğitimleri belirli aralıklarla şehrimizde sürdürmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
DTO, Denizlili kadın girişimcileri buluşturdu
21 Kasım 2025 Cuma - 16:44 DTO, Denizlili kadın girişimcileri buluşturdu Denizli Ticaret Odası’nın (DTO) koordinatörlüğündeki Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Denizli İl Kadın Girişimciler Kurulu’nun (KGK) Sanayide Kadın Eli Projesi kapsamında Habitat Derneği’nin iş birliğiyle gerçekleştirdiği üç günlük eğitim ve bilgi paylaşımı programı sona erdi. DTO hizmet binasının konferans salonundaki etkinliğe, TOBB Denizli KGK İl İcra Kurulu Başkanı Ayla Taşçıoğlu başta olmak üzere TOBB Denizli İl Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi üyeleri ile ilgi duyan kadın girişimciler katıldı. Etkinliğin ilk gününde protokol konuşmalarının ardından "Başarı Hikayeleri: Kadın Girişimciliği" Paneli gerçekleştirildi. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nden (İİBF) Prof. Dr. Sabahat Bayrak Kök’ün moderatörlüğündeki panelde örnek kadın girişimcilerden Çisem Sarıkaya, Melike Konyalıoğlu, Fatma Çelikkol Yavuzer, Ayşen Doğrar, Filiz Işıktaş ve Zeynep Demircioğlu, girişimcilik serüvenlerini ayrıntılarıyla anlattı. KADIN-SAN sloganıyla hayata geçirilen etkinliğin ikinci gününün sabah oturumunda ise Habitat Kapsayıcı Büyüme Programı Proje Asistanı Zeynep Ramazan, katılımcılara Girişimciler İçin E-Ticaret ve Dijital Pazarlama Eğitimi verdi. Öğleden sonraki oturumda da genç kadın girişimciler söz aldı ve Hatice Avcı, Hande Yiyen Aka ve Gülşah Altıntaş, PAÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabahat Bayrak Kök’ün moderatörlüğündeki panelde iş tecrübelerini paylaştı. Programın son gününde, Habitat Sosyal Dayanıklılık Programı Direktörü Ersin Kopuz tarafından "Yapay Zeka Okuryazarlığı" Eğitimi verildi. Değişim Senin Elinde başlıklı panelde, Denizlili kadın girişimcilerden İclal Mutçalı, Elifnur Kaya ile Ülkü Arpaç’ın iş hayatlarında neler yaşadıklarını anlatmasıyla, KADIN-SAN etkinliği sona erdi. Başkan Erdoğan: "Kadınların her zaman yanındayız" DTO Başkanı Uğur Erdoğan, kadın girişimcilerin her zaman yanında olduklarını ve koordinatörlüğünü üstlendikleri TOBB Denizli KGK ile güzel işlere imza attıklarını söyledi. Başkan Erdoğan, "Kadınların olduğu her işte ve her yerde biz de varız; her daim yanlarındayız. Kadınların üretim ve istihdamdaki varlığı, ekonomimizin büyümesine önemli bir katkı sağlıyor. O nedenle Denizli Ticaret Odası olarak kadınlarımızın girişimcilik yolculuklarında her zaman destekçisiyiz. Sanayide Kadın Eli Projesi’ni de bu kapsamda çok değerli gördük ve uyguladık. Bu programdaki eğitimler ve bilgi paylaşımlarının, yeni kadın girişimcilerimize rehber olacağına ve yön çizeceğine, mevcut kadın girişimcilerimizi de kişisel donanım ve mesleki eğitim olarak daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Başta KGK İl İcra Kurulu Başkanımız Ayla Taşçıoğlu olmak üzere emeği geçen ve katkı koyan herkese teşekkür ediyorum" dedi. KGK Başkanı Taşçıoğlu, Başkan Erdoğan’a teşekkür etti TOBB Denizli KGK İl İcra Kurulu Başkanı Ayla Taşçıoğlu da etkinliklerini başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek desteklerinden dolayı DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan’a teşekkür etti. Taşçıoğlu, "Denizli Sanayide Kadın Eli Projemizin Kadın-San adını verdiğimiz programını hakkıyla tamamlamanın sevincini yaşıyoruz. Kadın girişimcilerimizin hem bilgi hem de motivasyon anlamında uzman isimlerden yeni bilgiler edinerek ve tecrübe paylaşımında bulunarak daha da güçlendiği bu üç günlük süreç, hepimiz için çok değerliydi. Organizasyonumuza verdikleri desteklerden dolayı başta koordinatörümüz Denizli Ticaret Odası Başkanımız Uğur Erdoğan olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Kadınların üretimde, sanayide ve girişimcilikte daha görünür ve güçlü olması için faaliyetlerimize kesintisiz devam edeceğiz. Bu büyük aileye Denizli’deki tüm kadınları bekliyoruz. Kadın girişimcilerimiz bir arada hareket ederek daha da güçlensinler istiyoruz" diye konuştu.
Afrika’nın yatırım potansiyeli Samsun iş dünyasına tanıtıldı
21 Kasım 2025 Cuma - 16:17 Afrika’nın yatırım potansiyeli Samsun iş dünyasına tanıtıldı Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Avrupa İşletmeler Ağı desteğiyle düzenlenen "Potansiyel Kıta Afrika İhracat-Ticaret ve Yatırım Fırsatları" seminerine katılan Güney Afrika Cumhuriyeti İzmir Fahri Başkonsolosu Tamer Taşkın, Afrika’nın ihracat, ticaret ve yatırım potansiyellerini katılımcılarla paylaştı. Taşkın yaptığı konuşmada, Afrika kıtasının yatırımlar ve iş ortaklığı açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İzmir Fahri Başkonsolosu Tamer Taşkın, Samsun TSO çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Avrupa İşletmeler Ağı projesi kapsamında düzenlenen "Potansiyel Kıta Afrika İhracat-Ticaret ve Yatırım Fırsatları" seminerinde Samsunlu iş insanlarıyla bir araya geldi. "Güçlü network rekabet gücünü artırıyor" Toplantının açılışında konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Tüfekçi, güçlü uluslararası bağlantıların günümüz rekabet ortamında kritik bir rol oynadığını vurguladı. Konuşmasında, geçmişten bugüne ticari ilişkilerin gelişiminde en kritik unsurun güçlü bir network olduğuna vurgu yapan Tüfekçi, "Bunu hep birlikte deneyimliyoruz. Bugün küresel rekabetin belirleyici faktörü; doğru bilgiye zamanında ulaşmak, yeni pazar fırsatlarını doğru okumak ve bu doğrultuda etkin iş birlikleri kurabilmektir" dedi. "Afrika kıtası Türkiye için artan stratejik bir öneme sahip" Avrupa İşletmeler Ağı’nın bu noktada büyük bir misyon üstlendiğini belirten Tüfekçi, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ekonomimizin lokomotifi olan KOBİ’lerimizin ihracat kabiliyetlerini geliştirmek, dış pazarlara açılmalarını desteklemek ve uluslararası iş çevreleriyle buluşturmak üzere uzun yıllardır yoğun bir çalışma yürütüyoruz. 2008’den bu yana yüzlerce firmamız bu ağ sayesinde yeni ortaklıklara, yeni pazarlara ve yeni iş fırsatlarına adım atma imkânı buldu. Afrika kıtası Türkiye için artan stratejik bir öneme sahip. Özellikle Kıta Afrika ülkeleri sanayi, tarım, enerji ve dijital dönüşüm alanlarında güçlü iş birliği fırsatları sunuyor. Dünya ekonomisinin ağırlık merkezi değişirken Afrika; geniş nüfusu, yükselen orta sınıfı, doğal kaynakları ve yatırım ihtiyacıyla Türk iş dünyası için çok önemli bir potansiyel barındırıyor. Bugünkü programın teması olan ‘Potansiyel Kıta Afrika’, sadece bugünün değil, geleceğin de yakından takip edilmesi gereken bir başlığıdır." Taşkın: "Afrika yatırım için büyük potansiyel taşıyor" Programın konuğu Güney Afrika Cumhuriyeti İzmir Fahri Başkonsolosu Tamer Taşkın, kıta genelindeki ticari dinamikler ve sektörel fırsatlar hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler aktardı. Taşkın, "Afrika’da hangi sektörler öne çıkıyor?", "Türkiye-Afrika ticaretinde yeni iş birlikleri neler olabilir?", "Afrika pazarına girişte dikkat edilmesi gerekenler neler?", "Afrika’nın dünya ekonomisindeki yeri", "Türk firmalarına yönelik iş fırsatları" gibi birçok başlıkta detaylı sunum yaptı. Afrika kıtasının, genç nüfusu, doğal kaynakları ve büyüyen orta sınıfıyla dikkat çekici bir potansiyele sahip olduğunu belirten Taşkın, özellikle üretim, altyapı, enerji, madencilik, tekstil ve gıda sektörlerinde önemli fırsatları içinde barındırdığını belirterek, Türk iş insanlarını yatırım ve iş birliklerine davet etti. Program, soru-cevap kısmından sonra anı takdimiyle sona erdi.
Bodrum’da zeytin hasadı başladı
21 Kasım 2025 Cuma - 15:50 Bodrum’da zeytin hasadı başladı Bodrum Belediyesi, zeytin hasadı döneminde üreticileri yalnız bırakmıyor. Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, üreticileri ziyaret ederek hem süreci yerinde takip ediyor hem de teknik destek sağlıyor. Bodrum Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü, sorumluluk alanlarında bulunan zeytinliklere yönelik saha ziyaretlerini sürdürüyor. Bu kapsamda ekipler, hem üreticilerin ihtiyaçlarını yerinde tespit ediyor hem de hasat sürecinin sağlıklı ve verimli bir şekilde ilerlemesi için teknik destek sunuyor. Ziyaretler kapsamında mevsimsel zeytin hasadı incelemelerine Çömlekçi Mahallesi’nden başlandı. 2025 yılı Nisan-Kasım ayları arasında toplam 990 üreticiyle görüşme sağlayan Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri; saha ziyaretlerinde hastalık ve zararlılarla mücadele yöntemleri, doğru yetiştirme ve bakım uygulamaları konularında üreticileri bilgilendirdi. Her üreticinin ihtiyaçları ayrı ayrı değerlendirilerek ürün türü, arazi yapısı ve mevcut üretim şartlarına göre "özel periyodik bakım rehberleri" oluşturuldu. Bu rehberler sayesinde üreticilerin üretim süreçlerini daha verimli, sürdürülebilir ve bilimsel temellere dayalı şekilde yürütmesi hedefleniyor. Bodrum’un yalnızca denizi ve tarihiyle değil; aynı zamanda bereketli toprakları, kültürü ve doğayla kurduğu güçlü bağ ile de öne çıkan özel bir coğrafya olduğunu belirten Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, şu ifadeleri kullandı: "Topraklarımızın sembolü haline gelen zeytin ağacı, binlerce yıllık geçmişiyle bize hem doğanın bir armağanı hem de kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olarak miras kalmıştır. Zeytinliklerimizi ve üreticilerimizi korumak, bu topraklara duyulan saygının en somut göstergesidir. Bodrum Belediyesi olarak bizler de geçmişin en değerli mirası olan zeytin ağaçlarımızı korumaya özen gösteriyoruz. Üreticilerimizin emeğini görünür kılmak, hak ettiği değeri vermek ve üretim süreçlerini sürdürülebilir kılmak adına var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" Bodrum Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, hasat çalışmalarının planlama doğrultusunda diğer hizmet noktalarında da sürdürüleceğini açıklarken yürütülen çalışmalarla hem üreticilerle güçlü bir iletişim kurulması hem de Bodrum’daki tarımsal üretim niteliğinin artırılması amaçlanıyor.
Corendon Airlines Varşova-Heraklion direkt uçuşlarıyla 2026 yaz sezonunda ağını genişletiyor
21 Kasım 2025 Cuma - 15:44 Corendon Airlines Varşova-Heraklion direkt uçuşlarıyla 2026 yaz sezonunda ağını genişletiyor Corendon Airlines, Varşova’dan Girit’in turizm merkezi Heraklion’a direkt uçuşlarını başlattığını ITTF Warsaw Turizm Fuarı’nda duyurarak Polonya pazarındaki büyüme stratejisini güçlendirdi. Corendon Airlines, 20–22 Kasım tarihleri arasında Varşova Kültür ve Bilim Sarayı’nda düzenlenen ITTF Warsaw Turizm Fuarı kapsamında Varşova–Heraklion direkt uçuşlarının başlayacağını açıkladı. Havayolu, 2026 yaz sezonu için planlanan yeni hattın, mevcut Katoviçe–Heraklion bağlantısını tamamlayarak Polonya pazarındaki konumunu daha da güçlendireceğini bildirdi. Polonyalı yolcuların Akdeniz tatil destinasyonlarına yönelik ilgisinin her yıl arttığını belirten şirket, Girit’in başkenti Heraklion’un geniş plajları, tarihi dokusu ve güçlü konaklama kapasitesiyle Avrupa’nın en çok tercih edilen turizm şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. Corendon Airlines yöneticileri, Varşova’nın stratejik önemine dikkat çekerek yeni hattın Polonya’daki istikrarlı büyüme planlarının kritik bir ayağı olduğunu ifade etti. "Bu hat, Yunanistan uçuş ağımızı önemli ölçüde güçlendiriyor" Corendon Airlines Polonya Satış Müdürü Halina Strzyzewska, Heraklion’a direkt uçuşların duyurulmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, "Bu hat, Yunanistan uçuş ağımızı önemli ölçüde güçlendiriyor. Özellikle Mayıs tatilini değerlendirmek isteyen yolcular için ideal bir seçenek sunuyor. Polonya bizim için stratejik bir pazar ve 2027 itibarıyla burada bir operasyon üssü kurmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni uçuşlarla birlikte Polonya–Yunanistan arasındaki turistik hatlarda rekabetin artması bekleniyor. Seferlerin hem tur operatörleri üzerinden düzenlenen paket turlara hem de bireysel tatil seyahatlerine hizmet vereceği belirtildi. Varşova–Heraklion–Varşova uçuşlarının 25 Nisan–31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirileceği kaydedildi.