Son Dakika
|
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bursa’da domuzlar piknik alanlarına indi
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
Trump’tan Merz’e: "Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor"
Bulgaristan İçişleri Bakanı Emil Dachev Selimiye Camii’ne hayran kaldı
ABD’den İran’ın "gölge bankacılık" sistemine yaptırım
Dışişleri Bakanı Fidan, Hırvat mevkidaşı Grlic-Radman ile bir araya geldi
Bakan Çiftçi: "Madenci eyleminin sağduyu ve ve nezaket içinde sona ermesi anlamlı bir tablo ortaya koymuştur"
EKONOMİ
Gençler ihracat vizyonuna damga vurdu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:09:44
Tekirdağ’’da düzenlenen TİGS 2026 finalinde sonuçların açıklanmasıyla coşkulu anlar yaşanırken, gençler Trakya’nın ihracat vizyonuna damga vurdu. Trakya Kalkınma Ajansı öncülüğünde düzenlenen Trakya İhracatında Genç Stratejiler Yarışması (TİGS) 2026, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nde gerçekleştirilen final programıyla tamamlandı. Bölgedeki üniversitelerden katılan 63 öğrenci, aylar süren yoğun hazırlık sürecinin ardından geliştirdikleri projeleri jüri karşısında sunarak büyük finale çıktı. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, Trakya Üniversitesi ve Kırklareli Üniversitesi’nden 3’er kişilik 21 takımın katıldığı yarışmada öğrenciler; mal ihracatı ve hizmet ihracatı (sağlık turizmi) alanlarında stratejiler geliştirdi. Yarışma sürecinde gençler, hem teknik eğitimler aldı hem de bölgenin önde gelen sanayi kuruluşları ve sağlık kurumlarında saha çalışmaları yaparak teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürdü. Final programında takımlar projelerini akademisyenler, sektör temsilcileri ve Trakya Kalkınma Ajansı yetkililerinden oluşan jüriye sundu. Değerlendirmeler sonucunda mal ihracatı kategorisinde Kapital 22 takımı birinci, Exportus ikinci, Çapraz takımı üçüncü oldu. Hizmet ihracatı kategorisinde ise Bridgehealth birinciliği elde ederken, EAG’le ikinci, Chich Trade takımı üçüncü sırada yer aldı. Sonuçların açıklanmasıyla birlikte salonda heyecan doruğa çıktı. Aylar süren emeğin karşılığını alan öğrenciler büyük sevinç yaşarken, alkışlar ve coşkulu anlar programa damga vurdu. Katılımcılar, gençlerin başarısını uzun süre ayakta alkışladı. Toplam 180 bin lire ödül İki ayrı kategoride yapılan yarışmalarda 1. olanlara 45 bin TL, 2. Olanlara 30 bin TL, 3. Olanlara ise 15 bin lira ödül verildi. Programda konuşan Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, yarışmaya katılan tüm öğrencilerin bölgenin geleceğinde önemli rol oynayacağını belirterek, "Sadece kazananlar değil, yarışmaya katılan 63 gencimizin her biri Trakya’nın dünyayla kuracağı yeni köprülerin mimarıdır" ifadelerini kullandı. TİGS 2026, kamu, üniversite ve sanayi iş birliğinin güçlü bir örneği olarak dikkat çekerken, gençlerin ihracat odaklı stratejik bakış açısını sahaya yansıtmasıyla bölge için önemli bir kazanım olarak değerlendirildi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:00
ASO’dan dört stratejik dönüşüm vurgusu
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, üretim ve ihracatı koruyan bir dezenflasyon süreci, döviz riskini büyütmeyen erişilebilir ve öngörülebilir finansman, Ar-Ge’yi ürüne, ürünü üretime, üretimi ihracata bağlayan tutarlı bir teknoloji politikası ve yapay zekâyı, yeşil dönüşümü ve ileri teknolojiyi Ankara sanayisinin yeni sıçrama alanları haline getirecek kararlı bir eylem programına ihtiyaç olduğunu belirterek, "Bu çağın meselesi yalnızca büyümek değil, dayanıklı ve istikrarlı büyümektir. Yani katma değeri yüksek, teknolojik ve sürdürülebilir biçimde üretim yapmaktır. Yalnızca bu günü kurtarmamalıyız; geleceğin rekabet gücünü bugünden inşa etmeliyiz" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, nisan ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada küresel ekonominin kalıcı bir türbülans içinde yol aldığını belirtti. Ardıç, IMF’in nisan ayındaki "2026 Dünya Ekonomik Görünüm Raporu"nun başlığının bunu net biçinde ortaya koyduğunu ifade ederek, "Rapor küresel büyümenin 2025 yılına göre 0.1 puan azalarak, 2026’da yüzde 3.1’e gerileyeceğini, yüzde 4.1 olan küresel enflasyonun petrol fiyatlarındaki hızlı yükselişin de etkisiyle yüzde 4.4’e yükseleceğini öngörüyor. Dünya Ekonomik Forumu ise, 2026 yılını dünyada iş birliğinin azaldığı, jeopolitik ve ekonomik rekabetin üst düzeye çıktığı bir rekabet çağı olarak tanımlıyor" şeklinde konuştu. Diplomasi kapasitesi ticaretin yönünü belirliyor Türkiye’nin dış politikada giderek daha güçlü ve oyun kurucu bir rol üstlendiğinu vurgulayan Ardıç, geçtiğimiz hafta düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun bu gelişimin somut göstergelerinden biri olduğu ifade etti. Forumun bu yılki temasının "yarını tasarlamak ve belirsizliklerle baş etmek" olduğunu hatırlatan Ardıç, söz konusu yaklaşımın sanayi politikalarıyla da örtüştüğüne dikkat çekti. Ardıç, küresel ölçekte yalnızca üretim gücünün değil, diplomasi kapasitesinin de ticaretin yönünü belirlediğini, diplomatik açıdan güçlü ülkelerin uluslararası ticaret kurallarını şekillendirebildiğini kaydetti. Türkiye yatırım açısından cazip bir merkez haline geldi Antalya Diplomasi Forumu’nun uluslararası alanda etkisinin artmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın etkisine vurgu yapan Ardıç, diplomatik çabalara katkı sunanlara sanayiciler adına teşekkür etti. Türkiye’nin bölgesinde güveni en kurumsal şekilde sağlayan ülkeler arasında yer aldığını belirten Ardıç, ülkenin üretim altyapısı, sanayi birikimi ve yetişmiş insan kaynağı sayesinde yatırım açısından cazip bir merkez haline geldiğini açıkladı. "Riskin en yoğun olduğu coğrafyada güvenin en yüksek olduğu ülke Türkiye’dir" Ankara’da ise üretim, bilgi ve teknolojinin iç içe olduğu stratejik bir şehir olarak öne çıktığını dile getiren Ardıç, şunları kaydetti: "Güçlü organize sanayi bölgelerimiz ve teknoparklarımız, köklü üniversitelerimiz ve araştırma altyapılarımız etkin bir ekosistem oluşturmaktadır. Savunma sanayinden bilişime, ileri makine teknolojilerinden sağlık teknolojilerine kadar yüksek katma değerli Ar-Ge ve ürün geliştirme kapasitesi Ankara’da yoğunlaşmaktadır. Bütün bunlar bir araya geldiğinde Ankara’mız yalnızca ülkemizin değil, Avrasya’nın en güvenli yatırım merkezlerinden biridir. Uluslararası yatırımcıya çağrımız nettir: Riskin en yoğun olduğu coğrafyada güvenin en yüksek olduğu ülke Türkiye’dir. Türkiye’de bu güvenin kalbi Ankara’dır. Ancak ne fırsatlar ne de potansiyel kendiliğinden gerçeğe dönüşmez; güçlü bir hazırlık şarttır." Üç yıllık dönemde yalnızca 7.3 puanlık bir düşüş yaşandı Ardıç, Haziran 2023’te yıllık enflasyonun yüzde 38.21 seviyesinde olduğunu, Mart 2026 itibarıyla ise yüzde 30.87 seviyesine gerilediğini belirterek, üç yıllık dönemde yalnızca 7.3 puanlık bir düşüş yaşandığını söyledi. Bu süreçte reel sektör üzerindeki baskının hafiflemediğini, aksine birçok alanda daha sert hissedildiğini ifade eden Ardıç, sanayi üretimine ilişkin göstergelerin de bu tabloyu doğruladığını dile getirdi. "Reel sektör son üç yılda daha fazla döviz borçlanmak zorunda kaldı" Dezenflasyon sürecinde uygulanan sıkı para politikası ve yüksek faizlerin şirketleri döviz cinsi finansmana yönlendirdiğini belirten Ardıç, firmaların daha erişilebilir gördükleri bu finansman türüne yöneliminin arttığını kaydetti. Şirketlerin döviz pozisyon açığına da dikkat çeken Ardıç, Haziran 2023’te 74 milyar dolar seviyesinde olan açık pozisyonun Mart 2026 itibarıyla 200 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Bu durumun reel sektörün son üç yılda daha fazla döviz borçlanmak zorunda kaldığını ortaya koyduğunu ifade eden Ardıç, mevcut tablonun sanayiciler açısından maliyet baskısını artırdığını, ilerleyen dönemde ise ihracat pazarlarında daralma ve döviz gelirlerinde azalma yaşanması halinde kur şoku riskini gündeme getirebileceğini belirtti. Üretimin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Ardıç, üretimin her aşamasında şeffaflık, belge ve ölçüm temelli bir yaklaşımın önemini belirtti. Türkiye Yüzyılı Yatırım için Güçlü Merkez Programı’na da değinen Ardıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan programın Türkiye’nin yatırım, üretim, ticaret ve finans merkezi olma hedefi açısından stratejik bir adım olduğunu ifade etti. Türkiye’de teknopark ekosisteminin önemli bir ölçeğe ulaştığını ancak bu büyümenin patentleşme, ticarileşme ve sanayiye teknoloji aktarımı alanlarında aynı düzeyde sonuç üretmediğini söyleyen Ardıç, temel meselenin verilen desteklerin sonuç üretip üretmediği olduğunu vurguladı. Ardıç, rapor kapsamında 13 stratejik çerçevede kapsamlı bir reform seti hazırlandığını ve buna ilişkin uygulama önerileri ile eylem planının sunulduğunu da kaydetti. Ankara Sanayi Odası olarak politika yapıcı ve uygulayıcılara dört talebin altını çizdiklerini belirten Ardıç, şunları söyledi: "Birincisi, üretim ve ihracatı koruyan bir dezenflasyon süreci. İkincisi, döviz riskini büyütmeyen erişilebilir ve öngörülebilir finansman. Üçüncüsü, Ar-Ge’yi ürüne, ürünü üretime, üretimi ihracata bağlayan tutarlı bir teknoloji politikası. Dördüncüsü ise yapay zekâyı, yeşil dönüşümü ve ileri teknolojiyi Ankara sanayisinin yeni sıçrama alanları haline getirecek kararlı bir eylem programı. Çünkü bu çağın meselesi yalnızca büyümek değil, dayanıklı ve istikrarlı büyümektir. Yani katma değeri yüksek, teknolojik ve sürdürülebilir biçimde üretim yapmaktır. Yalnızca bu günü kurtarmamalıyız; geleceğin rekabet gücünü bugünden inşa etmeliyiz. Bu meclis Ankara sanayisinin ortak aklıdır. Bu salonda yalnızca sektörler yoktur; tecrübe, emek, hafıza ve gelecek iddiası da bir aradadır. Bizim görevimiz sadece günü yönetmek değil, istikameti de belirlemektir." Öte yandan program öncesi Rölyef Sanatçısı Gonca Tosun’a ait eserlerin yer aldığı serginin açılışı yapıldı. Serginin açılışında ASO Başkanı Seyit Ardıç, "Sanayi ve sanat birbirinden uzak gibi görünse de aslında aralarında çok güçlü bir bağ var. Sanatçı da üretir, sanayici de üretir. Sanayicinin üretim gücüyle sanatçının estetiği birbirini tamamlar. Biz Ankara Sanayi Odası olarak bu anlayışla sanatçılarımızı desteklemeyi önemsiyoruz" diye konuştu.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:44
ASAT’tan Elmalı’da asfalt öncesi altyapı yatırımı
Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Elmalı ilçesinde planlanan sıcak asfalt çalışması öncesinde kurumlar arası iş birliği gözeterek sanayi çarşısına ulaşımı sağlayan güzergahın içme suyu altyapısını yeniliyor. ASAT Genel Müdürlüğü, Elmalı’da eski Finike Caddesi olarak bilinen ve sanayi çarşısına ulaşımı sağlayan güzergahta, Elmalı Belediyesi tarafından yapılacak sıcak asfalt çalışması öncesi ASAT ekipleri harekete geçti. Bölgede yeni iş yerleri ve inşaat faaliyetlerinin artması nedeniyle, ilerleyen süreçte yapılabilecek kazı çalışmalarının önüne geçmek amacıyla içme suyu şebeke hattı imalatına başlandı. Toplam bin 900 metre uzunluğundaki hat çalışmasının yaklaşık maliyetinin 1 milyon 600 bin TL olduğu belirtildi. Gerçekleştirilen bu yatırımla, hem altyapının güçlendirilmesi hem de ilçenin ihtiyaçlarına uzun vadeli çözümler sunulması amaçlanıyor. ASAT yetkilileri, planlı altyapı çalışmalarıyla kamu kaynaklarının verimli kullanıldığını vurgulayarak, vatandaşlara daha kesintisiz ve sürdürülebilir hizmet sunma hedefi doğrultusunda çalışmaların aralıksız devam edeceğini ifade etti.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:37
Gebze’de ticari işbirliklerini artıracak doğrudan temas adımı
Gebze Ticaret Odası (GTO) tarafından, üyelerinin büyük ölçekli firmalarla ticari işbirliklerini geliştirmek ve tedarik zincirlerine entegrasyonunu sağlamak amacıyla düzenlenen "Tedarikçi Günleri" devam ediyor. Üretici ve tedarikçileri doğrudan alıcılarla buluşturan program kapsamında Turkuaz Kablo yetkilileri odada ağırlandı. GTO Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş ve Başkan Yardımcısı Mikdat Aydın’ın da katıldığı etkinlikte, oda üyeleri ile firma yetkilileri arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi. Görüşmelerde, firmaların ihtiyaç duyduğu ürün ve hizmetler doğrudan üreticilerle eşleştirildi; üretim kabiliyetleri, tedarik süreçleri ve işbirliği fırsatları ele alındı. Program sayesinde GTO üyeleri, büyük firmaların satın alma kriterlerini yakından tanıma, mevcut iş hacimlerini genişletme ve yeni iş bağlantıları kurma imkanı buldu. Başkan Aslantaş’ın ayda en az iki kez düzenleneceğini duyurduğu "Tedarikçi Günleri"nin nisan ayındaki ikinci etkinliği de bu organizasyonla tamamlanmış oldu. Gebze Ticaret Odası’nın artan talep doğrultusunda bölgedeki üretim gücünü tedarik zincirlerine daha etkin entegre etmek için programı sürdüreceği belirtildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 09:12
Tozlu arşivlerde unutulan bir gerçek: Hollandalı girişimciye Erzurum, Palandöken ve Toroslar’da petrol izni
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 17:13
Erzurum’da mesleki eğitimde yeni dönem: ETSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü protokol kararı aldı
3
27 Nisan 2026 Pazartesi- 14:25
Edremit ve Havran’ın coğrafi işaretli değerleri görücüye çıktı
4
28 Nisan 2026 Salı- 16:16
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:08
Growtech Antalya’ya Çin ve Hindistan damga vurdu
Dünyanın hem en yüksek nüfusuna hem de en büyük tarım üretimine sahip Çin ve Hindistan’dan gelen firmalar bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Growtech Antalya’ya damgasını vurdu. 4 gün sürecek ve 36 ülkeden 725 firmanın yer aldığı fuara 140 firmayla ulusal pavilyon olarak katılan Çin başı çekerken; Hindistan da 30 firmayla fuardaki yerini aldı. Her geçen yıl artan bir taleple karşılaştıklarını dile getiren Fuar Direktörü Engin Er, katılımcıların yüzde 45’inin yurt dışından geldiğini; Çin ve Hindistan’dan sonra İspanya, Hollanda, Almanya, Kore, ve Japonya gibi ülkelerin de stantlarıyla yoğun ilgi gördüğünü söyledi. "Dünyanın en büyük iki tarım ülkesi" Çin ve Hindistan’ın toplam 170 firmayla fuarda önemli bir ağırlık oluşturduğunu kaydeden Er, "Bu iki ülke dünya ekonomisinde artan bir ivmeye sahip. Tarıma yaptıkları yatırımlar ve milyarı aşan nüfuslarıyla birlikte en önemli iki tarım ülkesi. Fuara her geçen yıl da daha fazla firmayla katılıyorlar. İki ülke de şu anda son 24 yılın en yüksek rakamına ulaştı. Fuardaki katılımcı firmaların yüzde 20’nin üzerindeki bir bölümünü sadece bu iki ülke oluşturuyor. Dünya tarım sektörünün içinde önemli üretim yapıyorlar. Özellikle gübre, zirai ilaç ve tohum tarafında da bütün dünyaya ürünlerini satıyorlar. Mekanizasyon, tarım makineleri ve sulama gibi alanlarda da dünya piyasasını domine eden ülkelerin başında geliyorlar" diye konuştu. "Growtech Antalya global bir çekim merkezi oldu" Growtech Antalya’nın global bir çekim merkezi haline geldiğini belirten Fuar Direktörü Engin Er, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yıl yeni eklenen 7’nci salon ile metrekare olarak da büyüdük. Birçok firma yeni ürünlerinin lansmanını yapmak ve 2026 yılı için yeni siparişler ve bağlantılar sağlamak için bu fuarı bekliyor. Growtech Antalya sadece ürün tanıtımı için değil, yeni işbirliklerinin geliştirilmesi, ülkelerin kendini tanıtması ve global ölçekte tarımsal bilgi ve yeniliklerin paylaşılması için de büyük imkanlar sunuyor. Çin ve Hindistan başta olmak üzere tüm katılımcı ülkeler yalnızca Türk firmalarıyla değil farklı ülkelerle de iş geliştirme ve anlaşmalar sağlamak için Growtech’i tercih etmeye başladı. Çünkü fuara 135 ülkeden ziyaretçi geliyor. Bu onlar için de bulunmaz fırsatlar oluşturuyor. Çünkü bütün dünyanın tarım sektörü Antalya’da buluşuyor. Başka hiçbir fuarda bu kadar kalabalık ülkeyi bir arada bulamıyoruz. Burası sadece bir fuar değil, aynı zamanda ticari faaliyetlerin de yürütüldüğü önemli bir platform haline geldi. Her gelen buradan memnun ayrılıyor. Gelecek yıl daha fazla katılım göstereceklerini söylüyor. Bu talepler de bizi mutlu ediyor"
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:57
Trendyol depo ve ofislerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji
Trendyol, 300’ü aşkın ofis, dağıtım ve aktarma merkezinde I-REC sertifikalı tamamen yenilenebilir elektrik kullanımına geçiyor. Böylece, kendi operasyonlarında 2040 yılı için belirlediği karbon nötr hedefinin yaklaşık yüzde 70’ine daha erken ulaşmış olacak. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, sürdürülebilirlik yolculuğunda hızlandırdığı dönüşümün etkilerini ve geleceğe yönelik stratejik önceliklerini ortaya koyan 2024 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nu açıkladı. Rapor kapsamında şirket, 2040 nötr karbon yolundaki hedefleriyle uyumlu ilerlediğini ortaya koydu. Sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adım atan Trendyol tüm ofisleri, dağıtım ve aktarma merkezlerini kapsayan 300’ü aşkın lokasyonda tamamen yenilenebilir kaynaklardan üretilen "I-REC sertifikalı" elektrik kullanımına geçtiğini açıkladı. Şirket, hidroelektrik dahil çeşitli kaynakların sertifikalandırılabildiği bu sistemde özellikle güneş ve rüzgar enerjisini tercih ederek operasyonel çevresel etkisini en aza indirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşımla şirket, kendi operasyonlarında 2040 için koyduğu karbon nötr hedefinin yaklaşık yüzde 70’ine daha erken ulaşmış olacak. Sürdürülebilirliğin Trendyol’un temel öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, şunları söyledi: "Şirket olarak, 2040 karbon nötr hedeflerimizi içeren sürdürülebilirlik yolculuğumuzda ilk günden bu yana kararlılıkla ilerliyor, teknoloji ve inovasyon gücümüzü, toplum ve dünyada kalıcı değer oluşturmak amacıyla kullanıyoruz. Bu yıl itibarıyla sürdürülebilirlik stratejimizin üç yıllık dönüm noktasına ulaştık ve başlangıçta koyduğumuz hedefleri yeniden değerlendirdik. 2024 boyunca veri analitiği, tedarik zinciri verimliliği ve enerji yönetimi gibi alanlarda yapay zekâ destekli çözümleri gündemimize aldık ve sürdürülebilir dönüşüm yolculuğumuzda pozitif adımlar attık. Ulaştığımız seviyeyi bir varış noktası değil, yeni bir başlangıç olarak görüyoruz. Bu yaklaşımın temelinde, sürdürülebilirlik yolculuğunun dinamik bir süreç olduğu ve zaman içinde değişen ihtiyaç ve risklere göre kendimizi sürekli gözden geçirip yeniden hizalama gerekliliği yatıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde değişen koşullar, paydaş beklentileri ve küresel gereklilikler doğrultusunda stratejimizi düzenli olarak güncellemeyi sürdüreceğiz." Trendyol’un üçüncü sürdürülebilirlik raporu, şirketin artan operasyon hacmine rağmen son bir yılda karbon verimliliğini koruduğunu ortaya koyuyor. Atıklarının yüzde 99’unu geri dönüştüren şirket, kargo poşetlerinde en az yüzde 50 oranında geri dönüştürülmüş plastik kullanıyor. İkinci el platformu Dolap sayesinde 307 bin ton karbondioksite eşdeğer emisyonun oluşmasını engelleyen şirket, ek olarak 336 milyon metreküp su tasarrufu sağladı. Sürdürülebilir üretim odaklı ürün gamını da hızla büyüten şirket, 2024’te Trendyol Care etiketli ürünlerini yüzde 225 genişleterek, 520 bin sürdürülebilir ürünü Türkiye’den Körfez ülkeleri ve Doğu Avrupa’da müşterileriyle buluşturdu. Ayrıca, ikinci el platformu Dolap üzerinden 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırarak döngüsel ekonomiye katkı sağladı. Trendyol ayrıca, çift yönlü önceliklendirme yaklaşımıyla tüm paydaşlarının görüşlerini toplayarak çevresel ve sosyal alanda öne çıkan 20 kritik konuyu belirledi ve sürdürülebilirlik stratejisini buna göre güncelledi. Şirket, uzun vadeli çevresel yol haritasında da somut taahhütler ortaya koyuyor. Şirket, kendi operasyonlarında 2040’a, tüm iş ortakları ve tedarikçilerini kapsayan değer zincirinde ise 2050’ye kadar karbon nötr olmayı hedefliyor. Ambalaj ve atık yönetiminde tüm lojistik merkezlerinde sıfır atık sertifikasyonu almayı ve perakende ambalaj malzemelerinin tamamını sertifikalı kaynaklardan sağlamayı planlıyor. Sürdürülebilir üretimde ise 2030’a kadar ürünlerin yüzde 20’sinin sertifikalı ve patentli malzemelerden üretilmesi hedefleniyor. GRI 2021 sürdürülebilirlik raporlama standartlarına uygun hazırlanan rapor, karbon azaltımı, sürdürülebilir üretim, atık ve ambalaj yönetimi gibi çevresel başlıkların yanı sıra sosyal etki projeleri ve şirketin sürdürülebilir geleceğe yönelik planlarını kapsamlı şekilde sunuyor. I-REC (yenilenebilir enerji sertifikası) nedir? RECs International tarafından geliştirilen I-REC (yenilenebilir enerji sertifikası), tüketilen elektriğin yenilenebilir kaynaklardan üretildiğini doğrulayan uluslararası bir sertifikasyon sistemidir. Şirketlere enerji kullanımındaki çevresel etkilerini şeffaf biçimde raporlama imkanı sunan bu kapsamlı sistemde yenilenebilir kaynaklardan üretilen her 1 MWh elektrik için bir sertifika oluşturularak, tüketilen enerjinin çevresel etkileri izlenebilir ve raporlanabilir hale getirilir. Bu sayede kurumlar, yenilenebilir enerji tüketimini uluslararası standartlara uygun biçimde belgeleyerek karbon ayak izlerini azaltma hedeflerine katkı sağlar. Trendyol’da pozitif etki odaklı yaklaşım Yapılan açıklamaya göre şirket, sürdürülebilirlik stratejisinin merkezine doğa, toplum ve tüm paydaşları için pozitif etki oluşturma hedefini yerleştiriyor. Bu anlayış, şirketin yalnızca ticaret ekosistemine değil, sosyal hayatın farklı alanlarına da değer katmasını sağlıyor. Kırsalda dijital uçurumu azaltmayı hedefleyen Yarının Köyleri, sivil toplum kuruluşlarını destekleyen Sepette İyilik, sanatı herkes için ulaşılabilir kılan Trendyol Sanat, müze mağazacılığının dijitalleşmesine katkı sunan Türkiye’nin Müzeleri ve yerel üreticiyi destekleyen Yöresinden Ürünler gibi girişimler, şirketin toplumsal faydayı geniş bir perspektiften ele aldığının somut örneklerini oluşturuyor. Tüm bu programların tasarımında paydaş geri bildirimleri, yerel ihtiyaçlar ve beklentiler belirleyici rol oynarken; Trendyol sosyal etki çalışmalarını bu doğrultuda sürekli geliştiriyor. Bu yıl hayata geçirilen Dijital Usta programı ise KOBİ’lerin dijital dönüşümünü hızlandırma yolunda atılmış önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Şirket, pozitif etki yaklaşımını uluslararası pazarlara da taşıyarak kalıcı etkiyi çoğaltmayı hedefliyor. Böylece sürdürülebilirliği operasyonel bir başlığın ötesine geçirip faaliyet gösterdiği her coğrafyada uzun vadeli, fayda odaklı bir miras oluşturmayı amaçlıyor.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:56
MATSO Başkanı Güngör: "Nefes Kredisi’nde kredi hacmi 50 milyar TL’ye yükseltildi"
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, üyelerden gelen talepler doğrultusunda yaptıkları girişimlerin ardından 25 milyar TL olan TOBB Nefes Kredisi hacminin 50 milyar TL’ye çıkarıldığını söyledi. KOBİ’lere uygun şartlarda finans desteği sağlamak amacıyla başlatılan TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde, kredi hacmi 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildi. MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, üyelerden gelen talepler doğrultusunda yaptıkları girişimlerin ardından TOBB Nefes Kredisi hacminin iki katına çıkarıldığını söyledi. Nefes Kredisi için yeni başvuruların 19 Kasım Çarşamba günü başladığını belirten Güngör, "TOBB, KGF ve bankalar iş birliğinde sağlanacak kredi kapsamında 24 aya kadar vadelerde yüzde 33, 24 ay üzerindeki vadelerde ise yüzde 32 faiz oranı uygulanacak. Kredi, 6 ay anapara ödemesiz olmak üzere en fazla 36 ay vade ile kullandırılacak. İşletmeler azami 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek" dedi. Nefes Kredisi’nin detayları KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin işletmelerin nakit akışına önemli katkı sağlayacağını belirten Güngör, başvuruların anlaşmalı olan bankaların şubelerine yapılabileceğini söyledi. Güngör, artırılan kredi hacmine rağmen mevcut şartların aynen geçerli olacağını ifade ederek, "TOBB Nefes Kredisi kapsamında firmalar en fazla 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz olmak üzere toplamda 36 aya kadar vadelendirilecek. Faiz oranları ise 24 aya kadar yüzde 33, 24 ayın üzerinde ise yüzde 32 olarak uygulanacak. Ayrıntılı bilgi için odamızla irtibata geçebilirsiniz" diye konuştu. "Üyelerimizin finansmana erişimi kolaylaşacak" KOBİ’lerin finansmana ulaşımını kolaylaştırmak, işletmelerin sermaye gücünü artırmak ve enflasyonla mücadeleye destek olmak amacıyla hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin önemine değinen Güngör, "Üyelerimizden gelen talepleri dikkate alarak sürecin yeniden başlatılması konusunda gerekli girişimleri yaptık. TOBB Nefes Kredisi’nin, işletmelerimizin nakit akışını güçlendirerek önemli bir rahatlama sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Üyelerin yaşadığı en önemli sorunlardan birinin finansmana erişim olduğunu ifade eden Güngör, "Üyelerimizden gelen kredi talepleri doğrultusunda yaptığımız girişimler sonucunda TOBB Nefes Kredisi’nin limiti iki katına çıkarıldı. Bu kredi, KOBİ’lerimizin iş süreçlerinde rahatlama sağlamak ve sürdürülebilir büyümeye katkı sunmak amacıyla uygulanmaktadır. Amacımız, zor dönemlerde üyelerimizin yanında durarak ticaretin sağlıklı bir şekilde devam etmesine destek olmaktır. Temmuz ve ekim aylarında hayata geçirilen Nefes Kredisi’nden birçok üyemiz yararlandı. Gelen yoğun talep üzerine yeniden girişimde bulunduk. TOBB Nefes Kredisi’nin limiti 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye çıkarıldı. Böylece sadece 2025 yılı içinde TOBB Nefes Kredisi kapsamında KOBİ’lere sunulan toplam destek 80 milyar Türk lirasına ulaşmış olacak. Başta TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile Kredi Garanti Fonu (KGF) Yönetim Kurulu Başkanımız Erdoğan Özegen olmak üzere sürece katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, kararın üyelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Üyelerimizin yanında olmaya ve destek sunmaya devam edeceğiz" MATSO olarak üyelerinin talep ve ihtiyaçlarını yakından takip ettiklerinin altını çizen Güngör, her şartta üyelerin yanında olduklarını belirterek, "Üyelerimize yönelik desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:53
Tarım-GFE yıllık yüzde 34,60 arttı
Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 34,60 arttı, aylık yüzde 2,16 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, Tarım-GFE’de Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,16 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 26,48 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,60 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,19 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 2,29 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,35 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 36,01 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 26,60 artış gerçekleşti. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 56,97 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 6,76 artış ile tohum ve dikim materyali oldu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:52
Tarım-GFE yıllık yüzde 34,60 arttı
Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 34,60 arttı, aylık yüzde 2,16 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, Tarım-GFE’de Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,16 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 26,48 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,60 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,19 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 2,29 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,35 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 36,01 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 26,60 artış gerçekleşti. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 56,97 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 6,76 artış ile tohum ve dikim materyali oldu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:49
Ekonomiye güven kasımda artış gösterdi
Tüketici güven endeksi, kasımda bir önceki aya göre yüzde 1,6 artarak 85 seviyesine yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kasım ayına ilişkin tüketici güven endeksi verilerini açıkladı. TÜİK ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarına göre, ekimde 83,6 olan tüketici güven endeksi, kasım ayında yüzde 1,6 artışla 85 olarak kaydedildi. Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi yüzde 2,7 artarak 67,7’den 69,6’ya yükseldi. Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi ise ekimde 84,2 iken kasımda yüzde 1,9 artışla 85,7’ye çıktı. Genel ekonomik durum beklentisi endeksi de geçen ay 78,6 seviyesindeyken bu ay yüzde 1,3 artışla 79,6’ya ulaştı. Dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesini gösteren endeks ise ekimde 104 seviyesinden yüzde 0,9’luk yükselişle 105’e çıktı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:47
Tüketici güven endeksi 85’e çıktı
Tüketici güven endeksi, kasımda bir önceki aya göre yüzde 1,6 artarak 85 seviyesine yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kasım ayına ilişkin tüketici güven endeksi verilerini açıkladı. TÜİK ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarına göre, ekimde 83,6 olan tüketici güven endeksi, kasım ayında yüzde 1,6 artışla 85 olarak kaydedildi. Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi yüzde 2,7 artarak 67,7’den 69,6’ya yükseldi. Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi ise ekimde 84,2 iken kasımda yüzde 1,9 artışla 85,7’ye çıktı. Genel ekonomik durum beklentisi endeksi de geçen ay 78,6 seviyesindeyken bu ay yüzde 1,3 artışla 79,6’ya ulaştı. Dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesini gösteren endeks ise ekimde 104 seviyesinden yüzde 0,9’luk yükselişle 105’e çıktı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:45
DTO, Kazakistan’ın İzmir Başkonsolosunu ağırladı
Denizli Ticaret Odası’nı (DTO) ziyaret eden Kazakistan Cumhuriyeti’nin İzmir Başkonsolosu Bauyrzhan Akatayev, DTO’ya üye iş insanlarıyla bir araya geldi; ülkesindeki yatırım imkânlarını tanıttı. DTO Başkan Yardımcısı Hasan Aracı da konuğuna Denizli, sektörleri ve iş birliği imkanlarını anlattı. DTO’da Denizlili iş insanları ile buluşan Kazakistan Cumhuriyeti’nin İzmir Başkonsolosu Bauyrzhan Akatayev’e Kazakistan Cumhuriyeti’nin Denizli Fahri Konsolosu Okan Oğuz ve başkonsolosluk görevlileri eşlik etti. Akatayev ile beraberindeki resmi heyeti, DTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Aracı kendisine eşlik eden DTO yönetim kurulu ve meclis üyeleri ile ağırladı. DTO’nun medikal, kablo, makine, inşaat, eğitim, sağlık, lojistik ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren üyelerinin de katılımıyla, Türkiye ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasındaki İş Birliği ve Ticareti Geliştirme Toplantısı yapıldı. Başkan Yardımcısı Aracı, Denizli’yi ve yatırım imkanlarını tanıttı DTO Başkan Yardımcısı Hasan Aracı, başta yatırım imkanları olmak üzere Denizli’yi, sektörlerini ve odalarını tanıttı. Konukları da toplantıya katılanların sorularını yanıtladı. Konuşmasının başında konuklarına kendilerini Denizli’de görmekten duydukları memnuniyeti ileten Aracı, Türkiye’de, Kazak ortaklı 776 firma bulunduğunu ve bunların 2’sinin Denizli Ticaret Odası’nın üyesi olduğunu açıkladı. Yeni yatırımlar ve ticari iş birlikleriyle, bunu daha da artırmak istediklerini de vurguladı. Konuşmasında ayrıca iki ülke arasındaki ticaret hacmini de gözler önüne serdi. Aracı, "Ülkemizin Kazakistan Cumhuriyeti’ne ihracatı, 2023’te 2 milyar 960 milyon 336 bin 812 dolardı. Geçen yıl, yüzde 12 artarak 3 milyar 315 milyon 526 bin 768 dolar oldu. Bu yıl ocak-ekim arasındaki 10 aylık dönemdeki ihracatımız ise 1 milyar 447 milyon 907 bin 20 dolar. Geçen yıl aynı dönemde 1 milyar 448 milyon 652 bin 100 dolardı; bu yıl binde 1 oranında küçük bir azalma yaşandı. İthalatımız ise 2023’te 3 milyar 501 milyon 132 bin 450 dolar iken geçen yıl yüzde 3,3 azalarak 3 milyar 385 milyon 643 bin 534 dolara indi. Geçen yıl Ocak-eylül arasındaki 9 aylık dönemdeki ithalatımız ise geçen yıl 2 milyar 573 milyon 333 bin 867 dolardı. Bu yıl aynı dönemde 3 milyar 253 milyon 303 bin 188 dolar oldu; yüzde 26,4 arttı. Kazakistan Cumhuriyeti’ne yönelik ihracat kalemlerimizde makine, mekanik cihazlar ve aletler, elektrikli makine ve cihazlar, giyim eşyası ile motorlu kara taşıtları, ilk sıralarda geliyor. Kazakistan Cumhuriyeti’nden en çok ithalat yaptığımız sektörler ise sırası ile bakır ve bakırdan eşya, mineral yakıtlar ve yağlar, alüminyum ve alüminyumdan eşya, demir-çelik ile sebzeler ve bazı kök yumrular. Denizli’den Kazakistan Cumhuriyeti’ne ihracatımız, 2023’te yaklaşık 13 milyon 927 bin 272 dolar idi. Geçen yıl, yüzde 17,1’lik bir artışla 16 milyon 309 bin 202 dolara ulaştı. Bu yılın ocak-ekim dönemindeki 10 ayda ise 5 milyon 946 bin 470 dolar oldu. Geçen yıl aynı dönemde 8 milyon 233 bin 120 dolardı; yüzde 27,8 azaldı. Kazakistan Cumhuriyeti’nden ithalatımız da 2023’te 194 milyon 835 bin 62 dolardı. Geçen yıl 200 milyon 135 bin 704 dolara çıktı. Bu yılın ilk 9 ayında ise 161 milyon 245 bin 774 dolara ulaştı. Geçen yıl aynı dönemde 152 milyon 32 bin 977 dolardı; yüzde 6,06 arttı. Bugün işte bu ticareti artırmanın yollarını aramak ve birbirimizi daha iyi tanımak için toplandık. Toplantımızın, iş birliğimizin ve kardeşliğimizin güçlenmesine vesile olmasını diliyorum" dedi. Akatayev, "Denizli, sıcak kalpli insanlarla şanslı bir yer" Aracı’dan sonra Kazakistan Cumhuriyeti’nin İzmir Başkonsolosu Bauyrzhan Akatayev, kendilerini samimi ve sıcak karşılayan Denizli Ticaret Odası’na teşekkür etti. Akatayev, "Burası sıcak kalpli, yardımsever ve misafirperver insanlarla dolu, şanslı bir bölge. Denizli’de görev yapan Fahri Konsolosumuz Okan Oğuz sayesinde iş birliğimiz daha hızlı ve kolay ilerlemektedir. Hangi konu olursa olsun İzmir’deki Kazakistan Başkonsolosluğu’nda da sizleri ağırlamak için hazırız" dedi. Oğuz, "Kazakistan’da ham madde, Denizli’de ise sanayi kültürü var" Kazakistan Cumhuriyeti’nin Denizli Fahri Konsolosu Okan Oğuz da Kazakistan’ın iş potansiyelinden Türk iş adamlarının özellikle de Denizlili iş insanlarının faydalanması gerektiğini ifade etti. Oğuz, "Kazakistan’da ham madde kaynağı var; Denizli’de de sanayicilik kültürü. Orta Asya’nın yüzde 70’ine tekabül eden Kazakistan ekonomisini incelemenizi ve ticari imkanlarından faydalanmanızı öneririm" diye konuştu. Konuşmaların sonrasında katılımcılar, konuklara Kazakistan’daki yatırım fırsatlarına dair merak ettikleri konulardaki sorularını yöneltti.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:39
Denizli sanayisinin rekabet artırmak için DSO yönetimi Ankara’da önemli görüşmeler yaptı
Denizli Sanayi Odası (DSO), sanayinin rekabet gücünü artıracak kritik başlıkları doğrudan ilgili kurumların gündemine taşımak için Ankara’da yoğun temaslarla ziyaret programı gerçekleştirdi. Denizli Sanayi Odası (DSO) yönetimi Denizli sanayinin rekabet gücünü artıracak kritik başlıkları doğrudan ilgili kurumların gündemine taşımak amacıyla Ankara’da yoğun temaslarla geçen iki günlük bir ziyaret programı gerçekleştirdi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu liderliğindeki heyette, Başkan Yardımcısı Mehmet Serter ve Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş yer aldı. Heyet, başkentte yaptığı görüşmelerde yeni OSB yatırımlarından yeşil dönüşüme, KOBİ’lerin dijitalleşmesinden bölgesel kalkınmaya kadar birçok konuyu masaya yatırdı. AB fonları ile sanayide dönüşüme stratejik adım Ziyaretlerin ilk durağında, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nda Mali İş Birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan ile gerçekleşen toplantıda Denizli sanayisinin yeşil dönüşüm, enerji verimliliği ve dijitalleşme alanlarında duyduğu ihtiyaçlar ele alındı. Heyet, AB’nin yeni dönem öncelikleriyle DSO’nun sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı proje çalışmalarının örtüştüğünü vurgularken, sanayicilerin fonlara erişimini kolaylaştıracak ortak proje geliştirme süreçleri detaylı biçimde değerlendirildi. Görüşmede, AB fonlarının bu dönüşüm süreçlerinde daha etkin kullanılabilmesi için yeni iş birliği modelleri üzerinde durulurken, fonlara erişimi kolaylaştıracak mekanizmaların geliştirilmesi konusunda ortak bir irade ortaya kondu. Dijitalleşme ve Ar-Ge için KOSGEB-DSO ortak vizyonu Ankara temasları, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ile yapılan görüşmeyle devam etti. Bu buluşmada, KOBİ’lerin dijitalleşme, Ar-Ge kapasitesi ve yenilikçilik alanlarında güçlendirilmesi için yeni destek modelleri gündeme geldi. DSO ve KOSGEB arasında hâlihazırda devam eden iş birliklerinin genişletilmesi konusunda önemli adımlar için mutabakat sağlandı. DSO bünyesinde açılması planlanan KOSGEB Temsilcilik Ofisi oluşturma sürecinin de görüşüldüğü toplantıda, Denizli Model Fabrika’nın öğren- dönüş programlarına katılmayı planlayan işletmeler adına tasarlanan yeni destek modeli hakkında istişarelerde bulunuldu. Tekstil, hazır giyim, mobilya ve deri sektöründe faaliyet yürüten işletmelerin 2025 yılı içerisinde yararlandığı İstihdamı Koruma Destek Programının kapsamının ve destek tutarlarının genişletilmesi konusunda yapılan çalışmalar KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu tarafından paylaşıldı. DSO-VEM: Güney Ege’nin Yeni Verimlilik ve Dönüşüm Üssü Temasların ikinci gününde odak noktası bölgesel kalkınma ve sürdürülebilirlik oldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek ile bir araya gelen heyet, DSO Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Merkezi Projesi’ndeki (DSO-VEM) ilerlemeleri detaylıca değerlendirdi. Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) desteğiyle kurulan Merkez ile, bölge sanayisi için işletmelerde verimlilik analizleri ve dönüşüm planları oluşturulmasının ve temiz üretim uygulamalarının yaygınlaştırılmasının beklendiği ifade edildi. Başkan Kasapoğlu, Merkez aracılığıyla Ege Bölgesi’ne hizmet eden bir dönüşüm ekosistemine katkı sağlanacağını belirtti. Şimşek ile değerlendirilen bir diğer konu ise Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı oldu. Orta- yüksek ve yüksek teknoloji yatırımlarında Denizli sanayisinin sektörel anlamda beklediği ilave destekleri aktaran Kasapoğlu, 2026 yılında güncellenmesi beklenen yatırım konularında makine, mermer ve doğal taş, tekstil, demir- çelik, kablo ve gıda sektörleri için önerilerini Genel Müdür Ahmet Şimşek ile paylaştı; ilgili hususlarda GEKA ile koordine çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Denizli sanayisinin geleceği için yeni OSB’ler ve güçlü altyapı şart" Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndaki temaslar kapsamında Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan ziyaret edildi. Görüşmede, Denizli Makine İhtisas OSB ve Çivril OSB başta olmak üzere kurulum süreçleri devam eden OSB’lerin durumu, sanayide verimlilik artışı ve katma değerli üretim konuları ön plana çıktı. Sanayicinin altyapı, ulaşım, çevre sorunlarına yönelik ihtiyaçların karşılanabilmesi için yeni Organize Sanayi Bölgesi yatırımlarının hızla hayata geçirilmesinin Denizli için stratejik bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Özellikle yüksek katma değerli sektörlerde faaliyet gösteren firmaların genişleme ihtiyaçları doğrultusunda, mevcut OSB’lerin kapasitesinin sınırlarına dayandığı ve modern, çevreci, altyapısı güçlü yeni bir OSB modelinin yaygınlaştırılmasına olan ihtiyacın giderek arttığı ifade edildi. Görüşmede ayrıca Denizli Model Fabrika’nın güncel faaliyetleri aktarılırken, yalın üretim, dijitalleşme ve süreç optimizasyonu alanlarında işletmelere sağladığı dönüşüm etkisinin somut sonuçlar doğurduğu belirtildi. Bu nedenle Model Fabrika çalışmalarını destekleyecek teşvik mekanizmalarının öneminin altı çizildi. Hisarcıklıoğlu ile buluşma, "Denizli sanayisi için birlik ve koordinasyon DSO heyeti, Türkiye iş dünyasının en üst çatı örgütü olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu da TOBB ETÜ’deki ofisinde ziyaret etti. Ziyarette Başkan Hisarcıklıoğlu’na DSO’nun son dönemde yürüttüğü çalışmalar ve yatırım planları aktarılırken, TOBB’un ulusal ölçekteki koordinasyon gücünün Denizli sanayisine sunduğu katkıdan duyulan memnuniyet dile getirildi. Toplantıda ayrıca KOBİ’lere uygun finansman desteği sağlamak amacıyla 19 Kasım itibarıyla başlatılan TOBB Nefes Kredisi’nin yeni paketi değerlendirildi. İçişleri Bakanlığı’nda kamu ve özel sektör iş birliği Başkan Selim Kasapoğlu Ankara programının son durağında İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ı makamında ziyaret etti. Başkan Yardımcısı Mehmet Serter’in de yer aldığı ziyarette, Denizli sanayisinin üretim ve istihdamda mevcut durumu değerlendirilerek sanayicilerin kamu-özel sektör iş birliklerine ilişkin beklentileri aktarıldı. Kasapoğlu: "Denizli sanayisini yeni ufuklara taşımak için çalışıyoruz" Ankara temaslarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, bu görüşmelerin Denizli sanayisinin gelecek vizyonunu güçlendiren bir içerik taşıdığını belirterek şu mesajı verdi:. "Denizli Sanayi Odası olarak geçtiğimiz üç yılda aldığımız yolda bize paydaşlık desteği sunan Kurumlarımıza iade-i ziyaret gerçekleştirdik. Birlikte yaptığımız projeler, iş birlikleri ve organizasyonlar ışığında Odamız faaliyetlerinin önemli ölçüde ses getirdiğini bir kez daha gözlemlerken, gelecekte yapmayı planladığımız işler için Birliğimizden ve Bakanlığımızdan ilave görüşler aldık. Sanayimizin geleceğini; ekonomik koşulların iyileştirilmesi, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve istihdamın niteliğinin artırılmasıyla birlikte yeni ufuklara taşıma kararlılığımızı istişare ettik. Başta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere TOBB’a; Sanayi ve Teknoloji, Dışişleri ve İçişleri Bakanlıklarımıza nazik misafirperverlikleri için teşekkür ediyoruz."
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:13
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi yıllık yüzde 28,75 arttı
Yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) yıllık yüzde 28,75 arttı, aylık yüzde 0,90 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, YD-ÜFE Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 0,90 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 28,69 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,75 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,13 artış gösterdi. YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 28,68 arttı Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 32,78 artış, imalatta yüzde 28,68 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 25,85 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 35,80 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 36,17 artış, enerjide yüzde 14,35 artış, sermaye mallarında yüzde 27,64 artış olarak gerçekleşti. YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 0,83 arttı Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,74 artış, imalatta yüzde 0,83 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 1,12 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,82 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,95 artış, enerjide yüzde 3,50 azalış, sermaye mallarında yüzde 0,07 artış olarak gerçekleşti.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:07
Trakya’da taşıt sayıları açıklandı
Trakya’da motorlu kara taşıtlarına ilişkin Ekim ayı verileri bölgedeki artışı bir kez daha gözler önüne serdi. Ülke genelinde Ekim ayında toplam 178 bin 481 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken Trakya’da da dikkat çeken bir hareketlilik yaşandı. Edirne’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Ekim ayı sonu itibarıyla 206 bin 482’ye ulaştı. Tekirdağ’da trafiğe kayıtlı araç sayısı artış trendini sürdürerek 379 bin 257 oldu. Kırklareli’nde ise 176 bin 736 araç trafiğe kayıtlı durumda bulunuyor. Bölgede özellikle Tekirdağ’ın sanayi, liman ve ticaret hacmine paralel olarak taşıt sayısında her yıl düzenli bir artış gözleniyor. Edirne’nin sınır kapıları nedeniyle yoğun araç giriş çıkışına sahip olması, Kırklareli’nin ise şehir içi ve kırsal bağlantılarındaki hareketlilikle öne çıkması dikkat çekiyor.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:06
Tarım-GFE yıllık yüzde 34,60 arttı
Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 34,60 arttı, aylık yüzde 2,16 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, Tarım-GFE’de Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,16 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 26,48 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,60 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,19 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 2,29 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,35 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 36,01 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 26,60 artış gerçekleşti. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 56,97 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 6,76 artış ile tohum ve dikim materyali oldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder