EKONOMİ
Muğla’da yabancı turist sayısında bir önceki yıla göre yüzde 14 artış 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:22:43 İstanbul ve Antalya’dan sonra en fazla yabancı turistin ziyaret ettiği Muğla’ya, 2026 yılının Ocak-Şubat-Mart aylarında 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 14 artış yaşanarak 3 ayda gelen yabancı turist sayısı 71 bin 757’ye ulaştı. Bin 480 kilometre kıyı uzunluğu ile Türkiye’nin en uzun kıyısına sahip Muğla’nın 13 ilçesinden Bodrum, Marmaris, Fethiye, Milas, Datça, Menteşe, Ula, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman ve Seydikemer ilçelerinin denize kıyısı bulunurken, Yatağan ve Kavaklıdere ilçeleri de tarihi dokusu ile turist çekiyor. Deniz, kum ve güneş turizminin yanında zengin tarihi kalıntılara ve arkeolojik buluntulara ev sahipliği yapan Muğla, önemli ören yerleri ile de kültür turizminin önemli noktalarından birisini oluşturuyor. Muğla’ya 3 ayda gelen turistin yüzde 34’ü İngiliz Muğla’yı tercih eden yabancı ülkeler arasında ilk sırayı İngiltere alıyor. İngiltere’den 3 ayda 24 bin 831, Almanya’dan 4 Bin 792, İrlanda’dan 3 bin 102, Fransa’dan 2 bin 030, İsveç’ten Bin 381 yabancı turist girişi oldu. Havalimanlarından 36 bin 843 yabancı turist giriş yaptı Türkiye’de İstanbul’dan sonra iki uluslararası havalimanına sahip Muğla’ya gelen yabancı turistlerin 28 bin 097’si Dalaman Havalimanı, 8 bin 746’sı da Milas-Bodrum Havalimanında giriş yaptı. 34 bin 914 yabancı turist ise Marmaris, Fethiye, Bodrum, Datça ve Milas’taki deniz gümrük kapılarından giriş yaptı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:00 İstanbul’da Nisan ayında en çok domates pahalandı İTO 2026 Nisan ayında fiyatı en çok artan ve azalan ürünleri açıkladı. İstanbul’da Nisan ayında en fazla artış yüzde 50,54 ile domates fiyatlarında oldu. Patlıcan ise yüzde 63,20 gerileme göstererek fiyatı en fazla azalan ürün oldu. İstanbul Ticaret Odası (İTO), piyasaların şeffaflığını sağlamak ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla geçtiğimiz 2026 Nisan ayında İstanbul’da perakende fiyatı en fazla artan ve azalan ürünleri oranlarıyla birlikte açıkladı. Bir önceki aya göre indekste yer alan 336 adet ana üründen 250 adet ürünün fiyatında artış izlenirken, 15 adet ürünün fiyatında azalış görüldü. Nisan ayında domates fiyatı yüzde 50,54 arttı Nisan ayında Gıda ve Alkolsüz İçecekler Harcamaları grubunda yer alan Domates, fiyatı yüzde 50,54 ile fiyatı en fazla artış gösteren ürün oldu. Fiyatında artış yaşanan diğer ürünlerin bazıları; Sağlık Harcamaları grubunda yer alan Diğer Sağlık Ürünleri yüzde 29,87, Konut Harcamaları grubunda yer alan Aydınlatma (Elektrik Ücr.) yüzde 25,14, Konut Harcamaları grubunda yer alan Isınma (Doğalgaz Ücr.) yüzde 25, Giyim ve Ayakkabı Harcamaları grubunda yer alan Etek-Kadın yüzde 24,72, Giyim ve Ayakkabı Harcamaları grubunda yer alan Tişört-Kadın yüzde 22,34 oldu. Nisan ayında patlıcan fiyatı yüzde 63,20 ucuzladı Nisan ayında Gıda ve Alkolsüz İçecekler Harcama grubunda yer alan Patlıcan, fiyatı yüzde 63,20 gerileme göstererek fiyatı en fazla azalan ürün oldu. Fiyatında azalış izlenen diğer ürünlerin bazıları; Gıda ve Alkolsüz İçecekler grubunda yer alan Salatalık yüzde 38,12, Kabak yüzde 32,59, Çilek yüzde 27,15, Taze Fasulye yüzde 20,35, Eğlence ve Kültür Harcamaları grubunda yer alan Oyuncak yüzde 11,05 oldu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:38 Mardin’de "Ekonomiye Yön Verenler" zirvesi düzenlendi İhlas Medya Grubu bünyesinde bulunan Türkiye’de İş Dünyası dergisinin öncülüğünde Ekonomiye Yön Verenler buluşması Mardin’de iş dünyasını bir araya getirdi. İhlas Medya Grubu bünyesindeki Türkiye’de İş Dünyası dersinin öncülüğünde organize edilen "Ekonomiye Yön Verenler" buluşması bu kez Mardin’de yapıldı. Mardin Büyükşehir Belediyesi Sanat Akademisi’nde düzenlenen etkinlikte, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen iş insanları ile Mardinli girişimciler bir araya geldi. Etkinliğe, İhlas Medya Grup Başkanı Aslıhan Ören, İhlas Medya Grup Başkan Yardımcısı Tuba Gençay, TGRT Haber Ekonomi Müdürü, Türkiye’de İş Dünyası Genel Yayın Yönetmeni ve Türkiye gazetesi ekonomi yazarı Celal Toprak, İhlas Medya Reklam Grup Başkan Yardımcısı Hayriye Can Öksüm, bölgedeki iş insanları ile davetliler katıldı. ‘’Tecrübelerin paylaşılması büyük değer’’ Etkinlikte konuşan Yenigün İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Yenigün, bu tür organizasyonların iş dünyası açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Tecrübelerin paylaşılmasının büyük değer taşıdığını ifade eden Yenigün, "Sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde olmamız ve edindiğimiz deneyimleri aktarmamız gerekiyor. Yaşadıkça tecrübe kazanıyoruz. Bu birikimleri paylaşabildiğimiz ölçüde fayda sağlarız" dedi. Mardin’de bulunmaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Yenigün, hem hasret giderdiğini hem de deneyimlerini aktardığını söyledi. Yenigün, "Bu tecrübelerimizi hep aktarılabiliyorsak ve onlar da faydalanabiliyorsa onun için tekrar TGRT mensuplarına ve Celal Bey’e çok teşekkür ediyorum. Ben de seve seve geldim. Hem biraz hasret giderdim hem de bir bir deneyimlerimi aktardım. Umarım ki faydası olur’’ diye konuştu. ‘’ Ortak akıl üretmeyi ve birlikte iş yapma kültürünü geliştirmeyi hedefliyoruz’’ TGRT Haber Ekonomi Müdürü Celal Toprak ise İhlas Medya Grubu’nun Anadolu’nun farklı şehirlerinde benzer buluşmalar gerçekleştirdiğini hatırlattı. Mardin’de ikinci kez düzenlenen etkinliğin amacını anlatan Toprak, "Türkiye’de İş Dünyası dergisi koordinasyonunda iş insanlarını bir araya getiriyoruz. Mardin’in önde gelen isimleri ile dışarıdan gelen tecrübeli iş insanlarını buluşturup fikir alışverişi sağlıyoruz. Ortak akıl üretmeyi ve birlikte iş yapma kültürünü geliştirmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu. Bu buluşmalarla Mardin ekonomisine katkı sunmayı amaçladıklarını vurgulayan Toprak, "Burada konuşmacıların da ifade ettiği gibi Mardin önümüzdeki yılların ya da günlerin yıldız ekonomilerinden biri olacak. Çünkü etrafındaki coğrafi şartlar bunu gerektiriyor. İşte bir sınır kent olması, tarımda çok önemli noktalara yönelik adımlar atılması, organize sanayi bölgesinde yer bulmakta zorluk çekilmesi gibi önemli veriler var’’ ifadelerini kullandı. İş insanı Yaşar Budak da etkinliğin Mardin için önemli bir kazanım olduğunu belirterek, "Mardinli iş insanlarının bir araya gelmesi çok değerli. Şehrin geleceğine katkı sağlayacak konuları ele aldık. Üretim, ihracat ve kadın istihdamı gibi başlıklarda istişare yaptık. Oldukça verimli bir toplantı oldu" dedi. Budak, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, bu tür buluşmaların devam etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması başvuruları devam ediyor
14 Kasım 2025 Cuma - 13:22 Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması başvuruları devam ediyor Garanti BBVA’nın, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ve Ekonomist Dergisi ile yürüttüğü ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’ başvuruları 30 Kasım’a kadar uzatıldı. Kadın girişimcileri cesaretlendirmeyi odağına alan yarışma, ilham veren hikâyelerin geniş kitlelere ulaşmasını ve rol modellerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Garanti BBVA’nın KAGİDER ve Ekonomist iş birliğiyle düzenlediği yarışmanın yeni dönem başvuruları devam ediyor. ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’, kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendirme, başarı hikâyelerini görünür kılma ve kadınlara ilham olma hedefiyle 19 yıldır düzenleniyor. Yapılan açıklamaya göre, bu sene kadın girişimcilere 5 ayrı kategoride toplam 3 milyon TL ödül sunulacağı duyuruldu. Ulusal çapta görünürlük kazanma fırsatı sağlayan yarışmanın başvuru süresi 30 Kasım 2025 tarihine kadar uzatılırken, başvurular garantibbvakadingirisimci.com üzerinden yapılabiliyor. Binlerce kadının girişimcilik serüvenine yön veren güç birliği Açıklamaya göre banka, KAGİDER ve Ekonomist iş birliğinde yürütülen yarışma; başarı hikâyelerinin görünürlüğünün artması ve böylece diğer kadınların ilham alması için bir destek ekosistemi sunuyor. Garanti BBVA’nın kadın girişimciliği konusundaki finansmandan eğitime, cesaretlendirmeden yeni pazarlara açılmalarına uzanan vizyonu, KAGİDER’in kadın girişimciliğini yaygınlaştırma konusundaki güçlü savunuculuğu ve Ekonomist dergisinin iş dünyasında kadının görünürlüğünü artırmaya yönelik yayıncılık anlayışı bir potada birleşerek, yarışmanın Türkiye’de kadın girişimciliğinin gelişimine uzun yıllardır katkı sunması sağlanıyor.
Yemeksepeti, ‘Türkiye’nin En Sevdiği Marka’ seçildi
14 Kasım 2025 Cuma - 13:05 Yemeksepeti, ‘Türkiye’nin En Sevdiği Marka’ seçildi MediaCat ve Ipsos işbirliğiyle hazırlanan Türkiye’nin Lovemark’ları 2025 araştırmasına göre Yemeksepeti, ‘Online Yemek Sipariş Markası’ kategorisinde Lovemark seçildi. Platform, bu yıl üçüncü kez Türkiye’nin en sevilen markalarından biri olurken, geçen yıla kıyasla Lovemark endeksindeki puanını 4 puan yükseltti. MediaCat önderliğinde Ipsos tarafından yürütülen ve Türkiye’yi temsil eden 2 bin kişilik bir örneklemle yapılan ‘Türkiye’nin Lovemark’ları 2025’ araştırmasının sonuçları açıklandı. Yemeksepeti, "Online Yemek Sipariş Markası" kategorisinde yine ilk sırada yer alarak "Lovemark" unvanını korudu. Markaların tüketicilerin zihnindeki ve kalbindeki yerini ölçen araştırmaya göre platform, Lovemark endeksindeki puanını geçen seneye göre 4 puan yükseltti. Yapılan açıklamaya göre, Yemeksepeti’nin bu ödüle layık görülmesi, markanın tüketicilerle kurduğu bağın gücünü bir kez daha ortaya koydu. Araştırma, markanın zihin payı (akla ilk gelen marka olma), duygusal yakınlık derecesi, beklenti ve ihtiyaçları karşılama düzeyi ve tüketiciler için ne kadar vazgeçilmez olduğu gibi dört temel kritere dayanıyor. Bu kriterlerin belirli ağırlıklarla Yapısal Eşitlik Modeli (SEM) kullanılarak analiz edilmesiyle markaların Lovemark skoru hesaplanıyor. Platform, elde ettiği bu güçlü performansla hem sektöründeki konumunu pekiştirdi hem de kullanıcılarının nezdinde bir kez daha ‘Türkiye’nin En Sevdiği Marka’ olduğunu kanıtladı. Markanın son dönemde "Keyfin Yerine Gelsin" iletişim yaklaşımıyla birlikte kullanıcılarıyla kurduğu samimi bağ daha da güçlendi. Bu yaklaşım, Yemeksepeti’nin hem markaya duyulan sevgi hem de akla ilk gelen marka olma skorlarında istikrarlı yükselişine katkı sağladı.
Şükrü Tamer Başyazıcıoğlu: ’’İhracatta yeni rota Afrika’’
14 Kasım 2025 Cuma - 13:00 Şükrü Tamer Başyazıcıoğlu: ’’İhracatta yeni rota Afrika’’ Ali Başyazıcıoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Tamer Başyazıcıoğlu, Türk ihracatının sürdürülebilir büyümesi için Afrika’nın stratejik önemine dikkat çekerek, "Türkiye bugün üretim kapasitesi, coğrafi konumu ve girişimci iş dünyasıyla yatırımcılar için güvenli bir liman konumunda. Ancak ihracatta kalıcı başarı için yeni pazarlara açılmak zorundayız. Afrika kıtası bu anlamda sadece ticaret değil, aynı zamanda uzun vadeli ortaklıklar için de büyük fırsatlar barındırıyor" dedi. Pandemi sonrası dönemde dünya ekonomisi çok sayıda zorlukla karşılaştı. Tedarik zincirlerinde meydana gelen kopmalar, gümrük işlemlerindeki sıkıntılar, politika yapıcıların uyguladığı kısıtlamalar ve son tüketicide yaşanan hızlı değişim, üretim ve ihracat süreçlerini doğrudan etkiledi. Süreci aktif bir şekilde yöneten Türk iş insanları, üretim ve ihracatta sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla yeni müşteriler ve yeni pazar arayışlarını sürdürdü. Bu kapsamda öne çıkan bölgelerden biri de Afrika kıtası oldu. Türk ihracatının sürdürülebilir büyümesi için Afrika’nın stratejik önemine dikkat çeken Ali Başyazıcıoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı, iş insanı Şükrü Tamer Başyazıcıoğlu, "Türkiye bugün üretim kapasitesi, coğrafi konumu ve girişimci iş dünyasıyla yatırımcılar için güvenli bir liman konumunda. Ancak ihracatta kalıcı başarı için yeni pazarlara açılmak zorundayız. Afrika kıtası bu anlamda sadece ticaret değil, aynı zamanda uzun vadeli ortaklıklar için de büyük fırsatlar barındırıyor" ifadelerini kullandı. "Afrika, Türkiye için yükselen pazar konumunda" 2000’li yılların başından itibaren Türkiye ile Afrika arasındaki ticari ilişkiler istikrarlı bir şekilde artış gösteriyor. Başyazıcıoğlu, yatırım için güvenli liman olan Türkiye’nin ihracat potansiyelini artırmak için Afrika kıtasındaki fırsatlara daha fazla odaklanılması gerektiğini vurguladı. "Afrika ile her gün daha da ileriye giden bir ilişkimiz var. Ortak tarihimizden beslenen ilişkilerimiz, açılan elçilikler, Türk Hava Yolları’nın artan sefer sayısı ve yapılan ikili anlaşmalar sayesinde diplomatik iş birliğimiz en üst seviyeye taşındı. Şimdi bu süreci ekonomik açıdan daha ileriye götürüp, iki tarafın da kazançlı çıkabileceği alanları ön plana çıkarmak gerekiyor" ifadelerini kullandı. Afrika’da 200 milyar dolarlık altyapı ihtiyacı Türkiye Müteahhitler Birliği’nin verilerine göre Afrika’da her yıl yaklaşık 200 milyar dolar değerinde altyapı yatırımı ihtiyacı bulunuyor. Enerji, gıda, otelcilik ve inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini ifade eden Başyazıcıoğlu, kıtada farklı projeler için fırsatları araştırdıklarını belirtti. Başyazıcıoğlu, Türk müteahhitlerin Afrika’da aldığı iş hacminin önümüzdeki dönemde hızla yükseleceğini öngörerek şunları söyledi: "Ekonomi yönetimimizin aldığı kararların etkisini yavaş yavaş görmeye başlayacağımızı düşünüyoruz. Bu kararların bir kısmı Eximbank ile ilgili. Hem sermayesinin artırılması hem de farklı ülkelerin Eximbank’larıyla yapılan anlaşmalar sayesinde yüklenici firmalarımızın finansmana erişimi geçmiş yıllara göre daha kolay hale geldi. Teminat mektubu konusunda da farklı çalışmalar yürütülüyor. Türk iş insanları olarak devletimizin de çok desteklediği bu süreçten çok umutluyuz." Türk şirketleri kıtada üretim yatırımlarını artırıyor İnşaatın yanı sıra Afrika kıtasında üretim alanında da Türk şirketleri önemli yatırımlara imza attı. Ağır sanayiden tekstile, hızlı tüketim mallarından perakendeye kadar farklı sektörlerde milyarlarca dolarlık yatırımlar gerçekleştirildi. Başyazıcıoğlu, bu sürecin ivme kazanarak devam edeceğini belirterek, "Afrika ülkeleri hammadde açısından zengin bölgeler. Bunun yanında sömürgeci şirketlerden kurtulup sahip oldukları madenleri millileştirme yolunda attıkları adımlar artıyor. Emtia fiyatlarının geldiği seviye ortada. Afrika’da çok sayıda ülke Türkiye ile savunma sanayi iş birliği anlaşması imzalıyor. Güvenlik anlamında daha net bir tablo çizen kıtada, hızla artan genç nüfus ile Türkiye gibi sanayileşmede tecrübeli bir ülkenin iş birliği sağlanabilirse, 2030’lu yıllarda Türkiye - Afrika ortaklığı büyüme ve değer oluşturma açısından dönüm noktası olabilir" şeklinde konuştu. "Türk finans kurumlarının Afrika’da daha cesur adımlar atması gerekir" Başyazıcıoğlu, Türk finans kurumlarının Afrika’da daha cesur adımlar atması gerektiğine dikkat çekti. Başyazıcıoğlu sözlerini şöyle sonlandırdı: "Afrika kıtasında tam ölçekli faaliyet gösteren bir Türk bankası bulunmuyor. İşler çoğunlukla temsilcilik düzeyinde yürütülüyor. Oysa Fransız bankaları 25 ülkede, İngiliz bankaları ise 12 ülkede aktif olarak faaliyet gösteriyor. Türk bankalarının da Afrika’da daha etkin olması, hem ikili ekonomik ilişkilere hem de ülkemizin dış ticaretine önemli katkı sağlayacaktır."
GTB’den gıda ihracatçılarına "İhracatta Teknik Engeller" eğitimi
14 Kasım 2025 Cuma - 12:49 GTB’den gıda ihracatçılarına "İhracatta Teknik Engeller" eğitimi Gaziantep Ticaret Borsası (GTB), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından finanse edilen ‘Üreten Şehirler Programı’ kapsamında, İpekyolu Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülen Gıda Analiz Laboratuvarının Modernizasyonu Projesi çerçevesinde gıda ihracatçılarına yönelik "İhracatta Teknik Engeller Eğitimi" düzenledi. GTB üye işletmelerinin dış pazarlara erişimini güçlendirmeyi amaçlayan eğitimde, gıda ihracatında firmaların sıklıkla karşılaştığı tarife ve tarife dışı engeller, sağlık sertifikaları, gümrük süreçleri, SPS-TBT uygulamaları ve lojistik kısıtlamalar kapsamlı biçimde ele alındı. Eğitim öncesi açıklamalarda bulunan Eğitmen ve Dış Ticaret Uzmanı Emre Aydoğdu, gıda sektöründe pazara giriş engellerinin diğer sektörlere kıyasla çok daha kritik olduğuna dikkat çekti. Aydoğdu konuşmasında, "Pazara giriş engelleri sadece teknik birer prosedür değildir; gıda sektöründe tüketici sağlığı ve güvenliği nedeniyle çok daha sıkı uygulanır. İhracatta başarı, ürün üretmek kadar, bu engelleri doğru analiz etmek ve mevzuatı eksiksiz yönetmekle mümkündür" ifadelerini kullandı. Aydoğdu, özellikle SPS (Sıhhi ve Fitosaniter Önlemler) ve TBT (Teknik Ticaret Engelleri) kurallarına uyumun hayati önem taşıdığına işaret ederek, sağlık sertifikaları, kalıntı limitleri, mikrobiyolojik kriterler, etiketleme zorunlulukları ve menşe kurallarının gıda ihracatının en kırılgan noktalarını oluşturduğunu söyledi. Aydoğdu, bu alanlarda yapılacak küçük bir hatanın, ürünün gümrükte reddedilmesine ve firmalar açısından ciddi mali kayıplara yol açabileceğini söyledi. Sağlık sertifikası denetimlerinde yaşanan gecikmelerin özellikle taze gıda ihracatında önemli sorunlar oluşturduğuna vurgu yapan Aydoğdu, sürecin hızlandırılması için güvenilir firmalara yönelik sistemsel kontrole geçilmesinin gerekliliğine değindi. Yetkilendirilmiş Yükümlü (YYS) ve benzeri statülere sahip işletmelerin denetimlerinin dijital risk analizine göre hızlandırılması gerektiğini aktaran Aydoğdu, bürokrasinin azaltılmasının hem ihracatçıya kolaylık sağlayacağını hem de güvenli gıdanın pazara daha hızlı ulaşmasına katkı sunacağını dile getirdi. Eğitimde ayrıca pazara giriş engellerinin tanımı, gıda sektöründe önem taşıyan TBT-SPS uygulamaları, sağlık ve fitosaniter sertifikalarının alınma süreçleri, analiz zorunlulukları, gümrük kontrolleri, tarife ve tarife dışı engellerin rekabet gücüne etkileri, gıda güvenliği ve sertifikasyon gereklilikleri gibi çok sayıda teknik konu detaylı şekilde işlendi. Helal, Koşer, Vegan gibi etik ve dini sertifikaların yanı sıra Fair Trade ve RSPO gibi sürdürülebilirlik sertifikaları, bürokratik izin süreçleri, menşe kuralları, serbest ticaret anlaşmaları, EUR.1 ve ATR uygulamaları, soğuk zincir gereklilikleri, depolama kısıtlamaları, kalıntı limitleri, mikrobiyolojik kriterler ve etiketleme zorunlulukları da eğitim kapsamında değerlendirilen başlıklar arasında yer aldı. Ayrıca sertifika denetimlerinin dijitalleşmesi, analiz bekleme sürelerinin azaltılması ve risk analizine dayalı kontrol modelleri hakkında da çözüm önerileri sunuldu. İnteraktif formatta gerçekleşen programda katılımcılar karşılaştıkları sorunları dile getirme fırsatı buldu; gümrük işlemleri, sertifika hataları, MRL uyumsuzlukları ve etiketleme problemleri üzerine gerçek vakalar konuşuldu. Eğitim, firmaların ihracat süreçlerini daha etkin, doğru ve hızlı yönetmesini destekleyecek uygulama örneklerinin incelenmesiyle sona erdi.
Denizli 3. Venezuela Türk İhraç Ürünleri Fuarında yerini aldı
14 Kasım 2025 Cuma - 12:41 Denizli 3. Venezuela Türk İhraç Ürünleri Fuarında yerini aldı Venezuela’nın başkenti Karakas’ta düzenlenen 3. Venezuela Türk İhraç Ürünleri Fuarı başladı. 13-15 Kasım tarihleri arasında düzenlenen fuara ilişkin DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, "Türk firmalarının bu tür organizasyonlara aktif katılımı, ülkemizin ihracat vizyonuna önemli bir ivme kazandırıyor" dedi. 13-15 Kasım 2025 tarihleri arasında Venezuela’nın başkenti Karakas’ta düzenlenen 3. Venezuela Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nda, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB), Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB), Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) ve Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) ortak stant alanı ile yer alarak Türk ihracatının gücünü birlikte sergiliyor. Fuar kapsamında değerlendirmelerde bulunan Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Latin Amerika’nın ihracatçılar açısından önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Latin Amerika bölgesi, ihracatçılarımız için büyük potansiyele sahip, dinamik ve gelişmekte olan pazarlardan biri konumunda. Türkiye’nin bu bölgedeki ticari görünürlüğünün artması, yalnızca yeni ticaret köprülerinin kurulmasına değil, aynı zamanda mevcut ekonomik ilişkilerin daha da güçlenmesine katkı sağlıyor. Türk firmalarının bu tür organizasyonlara aktif katılımı, ülkemizin ihracat vizyonuna önemli bir ivme kazandırıyor." "2024 yılında Venezuela’ya yıllık 1 milyon dolar bandında ihracat gerçekleştirdik" Venezuela’ya yönelik ihracat rakamlarına da değinen DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, "Denizli olarak 2024 yılında Venezuela’ya yıllık 1 milyon dolar bandında ihracat gerçekleştirdik. İhraç ettiğimiz ürünlerde çelik, seramik mamulleri, su ürünleri ve doğal taş öne çıkıyor ve toplam ihracatımızın büyük bir kısmını bu ürün grubu oluşturuyor. Bu durum, bölgede ürün çeşitliliğimizi artırdığımızın ve sektörlerimizin potansiyelini daha etkin kullandığımızın bir göstergesi" dedi. DENİB’in hedefi Venezuela ve bölge ülkelerde ihracatı çok daha yüksek seviyelere taşımak Denizli’nin Latin Amerika pazarında daha etkin bir şekilde yer almayı hedeflediğini belirten Hüseyin Memişoğlu, "Denizli olarak hedefimiz, Latin Amerika pazarlarında daha güçlü bir şekilde yer almak ve Venezuela başta olmak üzere bölge ülkelerine olan ihracatımızı çok daha yüksek seviyelere taşımak. Türk üreticilerinin kaliteli, yenilikçi ve rekabetçi ürünleriyle bu pazarlarda kalıcı bir yer edinmesi en büyük temennimiz. 3. Venezuela Türk İhraç Ürünleri Fuarı’nın ülkemiz ihracatına, firmalarımıza ve katılımcı tüm paydaşlara yeni iş birlikleri ve ticari fırsatlar getirmesini diliyor, fuarın başarılı ve verimli geçmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
TOBB Başkan Yardımcısı Ali Kopuz: "ICC Tahkim Sistemi, yatırım ortamı için önemli bir güvencedir"
14 Kasım 2025 Cuma - 12:33 TOBB Başkan Yardımcısı Ali Kopuz: "ICC Tahkim Sistemi, yatırım ortamı için önemli bir güvencedir" TOBB Başkan Yardımcısı Ali Kopuz, "Yatırım ortamının en önemli unsurlarından biri, sözleşmelerden kaynaklı yükümlülüklerin garanti altına alınmasıdır. ICC’nin Milletlerarası Tahkim Sistemi bu açıdan önemli bir güvencedir" dedi. 19’uncu ICC Türkiye Tahkim Günü Konferansı İstanbul’da gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Ali Kopuz, Türkiye’nin ICC tahkimindeki yükselişine dikkat çekerek, "ICC’nin hakem atamalarında Türk hukukçulara daha fazla yer vermesini bekliyoruz" dedi. Kopuz, ICC Tahkim Sisteminin yatırım ortamı için önemli bir güvence olduğunu da vurguladı. Kopuz konuşmasında, ICC’nin dünya ticaretinin gelişmesi için çalışan en büyük iş dünyası kuruluşu olduğunu belirterek, "170’den fazla ülkede, 45 milyondan fazla şirketi ve 1 milyardan fazla çalışanı temsil etmektedir. Birleşmiş Milletlerde Gözlemci Statüsünü kazanmış tek iş dünyası organizasyonudur" ifadelerini kullandı. ICC’nin küresel ölçekte kabul gören iş kuralları oluşturduğunu vurgulayan Kopuz, "ICC, anlaşmazlıkların çözümüyle, küresel ticaret ve yatırımların desteklenmesinde de önemli bir rol oynamıştır" dedi. ICC Milletlerarası Tahkim Divanı’nın uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümünde dünyanın önde gelen merkezlerinden biri olduğunu da belirten Kopuz, Divan’ın her kıtadan ve 100’den fazla ülkeden üyeyle en yaygın temsil edilen tahkim kuruluşu olduğunu hatırlattı. ‘‘ICC Tahkim Sistemi, yatırım ortamı için önemli bir güvencedir’’ Tahkimin yatırım ortamının temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Kopuz, "Yatırım ortamının en önemli unsurlarından biri, sözleşmelerden kaynaklı yükümlülüklerin garanti altına alınmasıdır. ICC Tahkim Sistemi, yatırım ortamı için önemli bir güvencedir. ICC’nin Milletlerarası Tahkim Sistemi bu açıdan önemli bir güvencedir" dedi. ICC’nin iş dünyasının ihtiyaçlarına göre daha hızlı ve ekonomik mekanizmalar geliştirdiğini belirten Kopuz, özellikle ICC Seri Tahkim Mekanizması’nın (EPP) KOBİ’ler ve start-up’lar için uygun bir çözüm sunduğunu söyledi. Kopuz, ICC’nin 2024 istatistiklerine göre, ICC Tahkim Kuralları kapsamında 831 yeni dava açıldığını, Türkiye’nin ise 2023’te 56 olan dava sayısını 2024’te 80’e yükselterek ICC tahkimine taraf katılımında ilk 10 ülke arasına girdiğini aktardı. Kopuz, konuşmasının sonunda ICC’ye yönelik bir çağrıda bulunarak, "ICC tahkiminin iyi bir müşterisi olarak, ICC’nin hakem atamalarında ülkemiz hukukçularına daha fazla yer vermesini bekliyoruz, istiyoruz" dedi. TOBB ve ICC Türkiye olarak tahkimin bilinmesi ve yaygınlaşması için çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Türk Telekom’dan 1 ayda 1,8 milyar dolarlık uluslararası finansman
14 Kasım 2025 Cuma - 12:09 Türk Telekom’dan 1 ayda 1,8 milyar dolarlık uluslararası finansman Türk Telekom, bir aylık kısa bir süre içinde sağladığı 1,8 milyar dolarlık kaynak ile uzun vadeli finansman programını tamamladı. Şirket, 7 yıl vadeli 600 milyon dolarlık yeşil eurobond ihracı ile yeşil finansman hacmini 1,1 milyar dolara çıkardı ve sektördeki en büyük yeşil finansman hacimlerinden birine ulaştı. Dijitalleşme vizyonunu çevresel sorumlulukla birleştiren Türk Telekom, yeşil dönüşüm, 5G teknolojisi ve altyapı yatırımlarını uzun vadeli ve maliyet etkin kaynaklarla destekleyerek yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de gözeten finansal stratejilerini sürdürüyor. Yapılan açıklamaya göre şirket, bir aylık kısa bir süre içinde toplam 1,8 milyar dolar tutarında uzun vadeli finansman programını tamamladı. Bu kapsamda 600 milyon dolarlık yeşil eurobond ihracı, 612 milyon dolar eşdeğerinde uzun vadeli kredi anlaşmaları ve 600 milyon dolarlık sukuk ihracı gerçekleştiren şirket, küresel yatırımcıların Türk Telekom’a duyduğu güveni bir kez daha ortaya koydu. Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Ömer Karademir, yapılan finansman adımlarına ilişkin şunları söyledi: "Şirket olarak dijitalleşme vizyonumuz doğrultusunda; yeşil dönüşümü, sabit hat imtiyaz sözleşmesinin yenilenmesi ve 5G frekans alımları gibi stratejik yatırımları destekleyecek bir finansman dönemini başarılı bir şekilde sonuçlandırdık. Eylül-Ekim 2025 döneminde, bir aylık bir sürede toplam 1,8 milyar dolar büyüklüğünde bir finansmanı temin ettik. Küresel ölçekte farklı piyasalardan uzun vadeli ve maliyet etkin kaynaklar oluşturarak hem yatırımlarımızı hızlandırıyor hem de sürdürülebilir büyüme vizyonumuzu güçlendiriyoruz. Bu süreçte gerçekleştirdiğimiz 600 milyon dolarlık 7 yıl vadeli yeşil eurobond ihracı, yalnızca finansal değil, çevresel sürdürülebilirlik açısından da önemli bir eşik oldu. 3 kattan fazla talep gören bu ihraçla birlikte yeşil finansman portföyümüz 1,1 milyar dolara çıkardık ve telekom sektöründeki en büyük yeşil finansman hacmine ulaştık. Finansman kaynağı çeşitliliğimizi artırmak için, finans dışı sektörde uluslararası sermaye piyasalarında yapılan ilk sukuk (kira sertifikası) ihracını 5 yıl vadeli, 600 milyon dolar tutarındaki işlem ile gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra toplamda 612 milyon dolar tutarındaki uzun vadeli kredi anlaşmalarımızla finansman paketimizi tamamlayarak dijitalleşme ve altyapı odaklı yatırımlarımızın sürdürülebilir şekilde finanse edilmesini güvence altına aldık. 1 ay gibi kısa bir zaman diliminde gerçekleştirdiğimiz bu işlemler, uluslararası finans kuruluşlarının Türk Telekom’un sağlam bilançosuna, disiplinli mali yönetimine ve uzun vadeli stratejisine duyduğu yüksek güvenin somut bir göstergesi niteliğinde. Dijital geleceğin inşasına yönelik yatırımlarımıza ara vermeden devam ederken, çevresel ve finansal sürdürülebilirliği bir arada yürütmeye kararlıyız." Yeşil tahvil ve sukuk ihracına 3 kattan fazla talep Açıklamaya göre, Türk Telekom’un 600’er milyon dolarlık yeşil eurobond ve sukuk ihracı, 3 katın üzerinde talep alarak büyük ilgi gördü. 109 yatırımcıya tahsis edilen yeşil eurobond ihracının, yüzde 75’ini sürdürülebilir odaklı yatırımcılar karşıladı. Bu işlemle birlikte yeşil finansman portföyü 1,1 milyar doları bulan şirket, sektöründeki en büyük yeşil finansman hacmine ulaştı. Finansman çeşitliliğini artırmak amacıyla, finans dışı sektörün uluslararası sermaye piyasalarında yapılan ilk sukuk ihracını gerçekleştiren şirket, 5 yıl vade ile 600 milyon dolarlık ilave bir kaynak oluşturdu. Ayrıca, biri Finlandiya ECA (Export Credit Agency - İhracat Kredi Ajansı) kuruluşu Finnvera destekli, biri Çin ECA kuruluşu Sinosure destekli, diğeri ise Industrial and Commercial Bank of China’dan temin edilen krediler olmak üzere toplam 612 milyon dolar eşdeğerinde üç uzun vadeli kredi anlaşması imzalandı. Dijital geleceğin inşasına öncülük eden şirket, bu kaynaklarla 5G altyapısının geliştirilmesi, sabit şebeke imtiyazının uzatılmasına yönelik finansal planlamalar ve sürdürülebilirlik odaklı projelerin finansmanını hedefliyor.
Düzce Belediyesi’nin bütçesi 5 Milyar 385 Milyon 400 TL olarak onaylandı
14 Kasım 2025 Cuma - 11:59 Düzce Belediyesi’nin bütçesi 5 Milyar 385 Milyon 400 TL olarak onaylandı Düzce Belediye Meclisi, Kasım ayı 3. Birleşimi Meclis başkanvekili Av. Ali Dilber başkanlığında toplandı. Dört gündem maddesinin görüşüldüğü birleşimde Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edilen 2026 yılı Belediye Bütçesi ile 2026 yılı Gelir-Ücret Tarifesi ve Evsel Katı Atık Tarife Raporu meclise sunularak karara bağlandı. Düzce Belediye Meclisi Kasım ayı toplantıları 3. Birleşim ile sona erdi. Meclis Başkanvekili Av. Ali Dilber Başkanlığında yapılan birleşimde Düzce Belediyesi’nin 2026 yılı mali bütçesi ve gelir-gider denk bütçesi 5 Milyar 385 Milyon 400 TL olarak onaylandı. Bir önceki meclis tutanak özetinin oybirliği ile kabul edilmesinin ardından geçilen toplantının ilk gündeminde 2026 yılı mali performans programı görüşüldü. Komisyon raporunun okunmasının ardından geçilen oylamada madde kabul edilerek meclisten geçti. 2026 yılı belediye bütçesinin görüşüldüğü ikinci maddede, belediye kanunu, belediye meclis yönetmeliği, mahalli idareler bütçe muhasebe yönetmeliği gereği, ayrıntılı harcama programı dahilinde hazırlanan rapor meclis üyeleri ile paylaşıldı. Yapılan değerlendirmenin ardından gider ve gelir bütçeleri görüşülerek 2026 bütçesi 5 Milyar 385 Milyon 400 TL olarak karara bağlandı. Gündemin üçüncü maddesinde bir önceki toplantıda plan ve bütçe komisyonuna havale edilen 2026 yılı gelir-ücret tarifesi görüşüldü. Müdürlüklerde uygulanacak ücret tarifelerinin yer aldığı rapor okundu. Meclis üyelerinin oylarına sunulan tarife onaylandı. Gündemin son maddesinde ise 2026 yılı için geçerli olacak Evsel Atık Tarife Raporu görüşülerek karara bağlandı. Meclisin bir sonraki toplantısı 1 Aralık 2025 Pazartesi günü saat 18.00’da yapılacak.
Sivas’ta ülke ekonomisini değiştirecek 2 önemli keşif
14 Kasım 2025 Cuma - 11:44 Sivas’ta ülke ekonomisini değiştirecek 2 önemli keşif Sivas’ta rezervi yeni keşfedilen madenler, kentte heyecana neden oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın nadir toprak elementi rezervi açıklamasının ardından keşfi açıklanan 71 milyarlık altın rezervi sonrası Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Özdemir açıklama yaptı. Başkan Özdemir, "Madenler ile birlikte ekonomik olarak başka bir modellemeye geçeceğimizi ümit ediyorum" dedi. Son günlerde sıklıkla gündeme gelen ve stratejik bir öneme sahip olan nadir toprak elementleri, Sivas’ta da keşfedildi. Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar Sivas’ta nadir toprak elementi rezervi olduğunu söyledi. Yarı iletken madde olarak bilinen ve yüksek teknolojik uygulamalarda kullanılan nadir toprak elementlerinin devlet eliyle işleneceğini söyleyen Bakan Bayraktar, Sivas’ın yanı sıra Malatya’nın çeşitli bölgelerinde de rezerv olduğunu söyledi. "Türkiye’nin maden rezervi ve çeşitliliği açısından en önemli şehir Sivas’tır" Sivaslıları heyecanlandıran rezerv müjdesinin ardından Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Sivas’ın maden şehir olduğuna dikkat çeken Başkan Özdemir, "Sivas çok büyük bir coğrafya, Türkiye’nin maden rezervi ve çeşitliliği açısından en önemli şehir Sivas’tır. Bu yüzden nadir toprak elementleri son günlerde dünyanın gündeminde olan bir konudur. Nadir toprak elementlerinden, yarı iletken cihazların üretiminde kullanılan bir malzemedir. Günümüz teknolojisinin son günlerdeki gelişmesindeki bağlı olduğu tek şey yarı iletkendir. Yarı iletkenlerin üretiminde kullanılan nadir toprak elementlerinde Sivas’ta, bölgemizde, şehrimizde var olduğunu bilmek ve bu rezervlerin gündeme gelmesi bizi ziyadesiyle mutlu etti" dedi. "Ekonomik olarak başka bir modellemeye geçeceğimizi ümit ediyorum" Rezervin il ve ülke ekonomisine büyük katkı sunacağını ifade eden Başkan Zeki Özdemir, "Umarım önümüzdeki günlerde bu araştırmaların ve çalışmaların üretim anlamında ortaya çıkması, var olması, üretime girmesi ile birlikte ekonomik olarak başka bir modellemeye geçeceğimizi ümit ediyorum. Sivas’ta bulunacağını umduğumuz nadir toprak elementlerinin de en kısa zamanda üretime girecek hale geleceğini düşünüyoruz. Maden konusu kısa vadede sonuçları alınacak bir konu değildir. Bu süreç içerisinde rezerv çalışmalarının verimliliğin ve üretim planlamasının yapılacağını düşünüyor ve umuyorum. Bu nedenle çok kısa bir planlama olacağını düşünmüyorum ama orta uzun vadede bu çalışmaların yerini bulacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu. 71,5 milyon liralık altın rezervi NTE rezervinin yanı sıra Kangal ilçesinde keşfedilen 424 bin onsluk altın rezervine ilişkin de konuşan Özdemir, "Sivas’ın Kangal ilçesinde bir altın rezervi bulduklarını açıkladılar. Borsada işlem gören bir şirket olduğundan mütevellit bunu resmi kanallar resmi açıklamalar yapmak durumundalardı. Ama bu çalışmalar geri döndüğümüzde belki 3-5 yıllık çalışmalar sonucu ortaya çıkıyor. İnşallah bu da Sivas ekonomisine katkı koyacak üretim planlaması ile yerini bulur diye düşünüyorum. Böylesi buluntular Sivaslılar olarak bizleri mutlu ediyor" diye konuştu.
Karaman’a 2. organize sanayi bölgesi
14 Kasım 2025 Cuma - 11:43 Karaman’a 2. organize sanayi bölgesi Karaman’da yapılacak 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) altyapı yer teslim töreni gerçekleştirildi. Vali Mehmet Fatih Çiçekli, Sudurağı beldesindeki törende, projenin Karaman ve Türkiye sanayisi için stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Karaman’ı üretim ve istihdamın merkezi yapmak için önemli bir adım atıldığını belirten Çiçekli, ihale kapsamında yol, içme suyu, atık su, yağmur suyu, telekomünikasyon ve elektrik şebekesi gibi altyapı çalışmalarının hayata geçirileceğini aktardı. Çiçekli, 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin 2000 dekar arazi üzerine kurulacağını belirterek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şehrimizi ve ülkemizi geliştirmek, istihdam alanlarını artırmak, sanayimizi güçlendirmek için gayretle çalışıyoruz. 2. Organize Sanayi Bölgesi Karaman-Ereğli-Ayrancı yolu kenarında, Sudurağı beldemiz yakınında yer alıyor. 14 Ekim’de yaptığımız ihalenin bedeli yaklaşık 420 milyon TL. İnşallah yer tesliminin ardından 700 gün, yani yaklaşık 2 yıl içinde yüklenici firmamız çalışmaları tamamlayacak. Böylece 2 yılın sonunda yatırımcılarımız fabrikalarını her türlü altyapısı hazır bir şekilde kurabilecek hale gelecekler. Bugün burada bu büyük projenin startını veriyor, ilk kazmasını vuruyoruz. Allah’tan bir mani gelmezse, 2027 yılının sonunda bu işi tamamlayıp Karaman sanayisine kazandırmış olacağız. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a teşekkür ediyor, projemizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Programın devamında yer teslim sözleşmesi, Vali Mehmet Fatih Çiçekli, İl Genel Meclisi Başkanı Tamer Yıldızbaş, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve 2. OSB Müdürü Ali Yener Terlemez ve yüklenici firma yetkilileri tarafından imzalandı. Karaman 2. Organize Sanayi Bölgesi, Sudurağı beldesi sınırlarında, Ayrancı yolu üzerinde, toplam 2 bin dönüm arazi üzerinde kurulacak. Bölgede 104 sanayi parseli 15 hizmet parseli oluşturulacak. Parseller 7 bin 500 metrekare ile 40 bin metrekare arasında olacak.
Uludağ Elektrik’ten sanayi ve iş yerlerine indirimli elektrik
14 Kasım 2025 Cuma - 11:43 Uludağ Elektrik’ten sanayi ve iş yerlerine indirimli elektrik Elektrik piyasasında serbest tüketici hakkını kullanan aboneler, tedarikçilerini seçerek daha uygun fiyatlı tarifelerden yararlanabiliyor. Uludağ Elektrik, bu uygulama kapsamında 81 ildeki sanayi ve ticarethane abonelerine avantajlı fiyatlarla hizmet sunarken, ülke genelindeki acenteleriyle iş birliğini güçlendiren ve ortak fayda sağlayan bir model yürütüyor. Serbest tüketici uygulaması kapsamında, yıllık elektrik tüketimi 15 bin kWh’i aşan işletmeler, Uludağ Elektrik’in sunduğu indirimli tarifelerden yararlanarak,enerji maliyetlerinden tasarruf edebiliyor.Türkiye’nin her ilinden tüketiciler, serbest tüketici uygulamasıyla elektrik hizmet kalitesinde bir değişiklik olmadan Uludağ Elektrik ile indirim sözleşmesi imzalayarak avantajlı tarifelerden faydalanabiliyorlar. Uludağ Elektrik, enerji yönetiminde öngörülebilirliği ve sürdürülebilirliği odağına alan yaklaşımıyla, her ölçekteki işletmeye uygun sözleşme ve fiyatlandırma seçenekleri sunuyor. Şirket, hizmet bölgesi dışındaki illerde de müşterilerine ulaşmak amacıyla acentelik ağını sürekli genişletiyor. "Yüksek elektrik tüketiminde maliyetleri düşüren çözümler sunuyoruz" Uludağ Elektrik Genel Müdürü Remezan Arslan,"Enerji sektöründe güven ve süreklilik esastır. Türkiye’nin dört bir yanında, sanayi ve ticarethanelerin ihtiyaçlarına göre tasarladığımız tarifelerle işletmelerin hem bugünkü hem de gelecekteki enerji planlamalarını destekliyoruz. Maliyet kontrolü ve bütçe yönetimine katkı sağlayan bu yaklaşımımızla, ayrıca vadeli ya da ön ödemeli alternatiflerle avantajlı seçenekler sunarak işletmelerin enerji giderlerini düşürüp rekabet güçlerini artırmalarına yardımcı oluyoruz. Her işletmenin tüketim dinamiklerinin farklı olduğunu biliyor, müşterilerin ödeme alışkanlıkları, tüketim profilleri ve ihtiyaçlarına göre en uygun sözleşme ve fiyatlandırma seçeneklerini sunuyoruz. İşletmeler, bu fırsatlara fiziki işlem merkezlerimizden, dijital platformlarımızdan ve kendi illerinde yer alan acentelerimiz üzerinden kolayca ulaşabiliyorlar" dedi. "Hem acentelerimize hem müşterilerimize kazanç sağlıyoruz" Türkiye’nin tamamına hizmet verdiklerinin altını çizen Arslan, "Türkiye çapında yürütülen iletişim stratejisinin odağında yer alan "İndirimli Elektrik Avantajıyla İşleriniz Yolunda" mesajıyla, sanayi ve ticarethanelere avantajlı fiyatlarla enerji kullanım imkanı sunuyoruz. Ayrıca acente ağımızı da gün geçtikçe genişletiyoruz. Hizmet bölgemiz haricinde Türkiye’nin 77 ilinde Uludağ Elektrik adına indirimli elektrik satışı yapabilecek acentelikler oluşturuyoruz. Acentelerimiz aracılığıyla hem işletmelere avantajlı fiyatlar sunuyor hem de iş ortaklarımıza kazanç fırsatları sunuyoruz. "Kazan-kazan" anlayışıyla kurgulanan bu sistemimiz hem acentelerin gelir elde etmesini hem de müşterilerin indirimli elektrik avantajlarından faydalanmasını sağlıyor" şeklinde konuştu.
Başkan Kıvanç: "Yatırımlarınızı yeni sistemin kriterleriyle yeniden değerlendirin"
14 Kasım 2025 Cuma - 11:39 Başkan Kıvanç: "Yatırımlarınızı yeni sistemin kriterleriyle yeniden değerlendirin" T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü ile Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) iş birliğinde, Adana Sanayi Odası’nın (ADASO) ev sahipliğinde Yeni Yatırım Teşvik Sistemi Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, 30 Mayıs 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren sistemin getirdiği fırsatlar ve stratejik değişiklikler Adanalı sanayicilere aktarıldı. ADASO’da yeni yatırım teşvik sistemi bilgilendirme toplantısı gerçekleşti. Toplantının açılış konuşmasını yapan Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, yeni sistemi "ülkemiz açısından bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi. Devlet desteklerinin artık daha stratejik, seçici ve hedef odaklı bir yapıya kavuştuğunu belirten Başkan Kıvanç, "Amaç; sadece daha fazla yatırım yapmak değil, nitelikli, katma değeri yüksek, teknoloji odaklı ve bölgesel dengeleri gözeten bir üretim modeline geçişi hızlandırmaktır" dedi. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yüksek teknoloji yatırımlarına sağlanan ilave desteklerin sanayinin dönüşümüne ivme kazandıracağını belirten Başkan Kıvanç, "yerel kalkınma hamlesi" kapsamında Adana özelinde öncelikli destek kapsamına alınan bazı yatırım konularına da dikkat çekti. Başkan Kıvanç, "Teknolojik Tarım Makineleri Üretimi, turunç ve benzeri meyve atıklarından pektin veya meyve tozu gibi katma değerli gıda ürünleri üretimi, sentetik kâğıt üretimi ve tornalama için kesici uç üretimi gibi projeler öne çıkmaktadır. Mevcut veya planladığınız yatırımlarınızı yeni sistemin kriterleriyle yeniden değerlendirmenizi öneriyorum" dedi. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdür Yardımcısı Sait Cordan ise konuşmasında, teşvik sistemindeki paradigma değişikliğinin altını çizdi. Önceki sistemlerin bölgesel dengesizlikleri gidermeye odaklandığını ve 6. bölgede (Şırnak, Batman, Van vb.) emek yoğun yatırımlarda başarılı sonuçlar alındığını belirtti. Cordan, yeni sistemin hedefini, "Şimdi ise bir adım öteye gittik. Dedik ki; yatırımımızın tipini değiştirmeye çalışalım. İşte yüksek teknoloji, orta yüksek teknoloji, buralara doğru gitmeye çalışalım. Yeni sistemde seçicilik öne çıkıyor. Türkiye’nin Yüzyılı ve bölgesel hedefli yatırımlar olmak üzere iki ana sacayağı var" diye konuştu. Artık tematik yatırımlar, tematik konular, konulara göre teşvik yatırımlarına yönelindiğini belirten Cordan, "Artık bölgesellikten ziyade bu tip konulara yönelmemizde fayda olacak. Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik yatırımları gibi tematik programlara özel önem veriyoruz. Bu alanlarda 50 milyon TL üzerindeki yatırımların doğrudan stratejik yatırım, altındakilerin ise öncelikli yatırım kabul ediliyor" dedi. Açılış konuşmalarının ardından T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Uzman Yardımcısı Mehmet Korkmaz ve Çukurova Kalkınma Ajansı Uzmanı Burak Can Gezer, yeni sistemin teknik detayları, başvuru süreçleri ve destek kalemleri hakkında katılımcılara kapsamlı sunumlar gerçekleştirdi.