Son Dakika
|
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
DÜNYA
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü, 34 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Merz: "Tahran müzakere masasına dönmeli, bölgeyi ve dünyayı rehin almaktan vazgeçmeli"
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vershinin’den Anıtkabir’e ziyaret
Gaziantep’te eğitime fırtına engeli
CENTCOM Komutanı Cooper’dan İran’a ABD ordusundan uzak durması uyarısı
İnegöl’de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi
Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek düzenlenen törenle görevine başladı
EKONOMİ
Vezirköprü OSB’de yatırım süreci: Firmaların talepleri ve projeler değerlendirildi
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:15:38
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yapımı ve gelişim süreci devam eden Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde(OSB) yürütülen çalışmalar, düzenlenen müteşebbis heyeti toplantısında ele alındı. Toplantıya başkanlık eden Samsun Valisi Orhan Tavlı, bölgenin yatırım ve istihdam açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Vezirköprü Orman İşletme Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıda OSB’de gelinen son durum hakkında bilgilendirme yapıldı. Firmalardan gelen talepler değerlendirilirken, bölgenin karayolu bağlantı güzergahı ile yol genişletme çalışmalarına ilişkin süreç de masaya yatırıldı. Arsa satış ve tahsislerinde yatırımcıya kolaylık sağlanması amacıyla taksit süresinin 12 aydan 24 aya çıkarılması önerisi de görüşülen başlıklar arasında yer aldı. Toplantıda ayrıca OSB’nin içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanmasına yönelik Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen su isale hattı çalışmaları kapsamında planlanan depo projesi ele alındı. Küçük imalat ve tamirat alanlarının oluşturulmasına yönelik planlamalar da değerlendirildi. Toplantının ardından Vali Orhan Tavlı, beraberindeki heyetle birlikte Vezirköprü Karma Organize Sanayi Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Heyet, ilçenin tarım ve hayvancılık potansiyelini geliştirmesi hedeflenen Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB öneri alanını da yerinde inceledi. Program kapsamında ayrıca yapımı devam eden İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasında incelemelerde bulunularak çalışmalar hakkında bilgi alındı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:31
Emine Sabancı Kamışlı, EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nde İzmir iş dünyasıyla buluştu
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının dönüşüm ajandasına yön veren liderleri üyeleriyle buluşturduğu "EGİAD Dönüşüm Sahnesi" etkinlik serisinin yeni buluşmasını İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirdi. İş dünyasında güçlü liderliği ve sosyal etki odaklı yaklaşımıyla öne çıkan ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı’nın konuk olduğu etkinlikte, toplumsal dönüşüm, fırsat eşitliği ve sürdürülebilir sosyal etki modelleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, günümüz iş dünyasında dönüşümün yalnızca teknolojik ya da ekonomik bir başlık olmadığını vurgulayarak, "İçinde bulunduğumuz dönem, sıradan bir değişim süreci değildir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal ihtiyaçların kesişiminde şekillenen çok katmanlı bir dönüşüm çağındayız. EGİAD olarak bu süreci ‘Üçüz Dönüşüm’ yaklaşımıyla ele alıyor; yalnızca izleyen değil, dönüşüme yön veren bir iş dünyası olmayı hedefliyoruz" dedi. Özhelvacı, gerçek dönüşümün insanı merkeze alan, fırsat eşitliğini güçlendiren ve toplumsal fayda oluşturan bir anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti. EGİAD’ın kurumsal yapısına ve etkisine de değinen Özhelvacı, "EGİAD, 35 yılı aşan kurumsal hafızasıyla yalnızca bir iş dünyası örgütü değil; toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden, değer üreten ve dönüşüme liderlik eden bir yapıdır. Biz burayı aynı zamanda bir liderlik okulu olarak konumlandırıyoruz" diye konuştu. Dönüşüm Sahnesi: İlham veren liderlik platformu EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nin vizyonuna da değinen Özhelvacı, bu platformun yalnızca deneyim aktarımı değil, aynı zamanda bir etkileşim ve ilham alanı olduğunu vurgulayarak, "Bu sahne, genç iş insanlarının yeni bakış açıları kazandığı, kendi kurumlarında ve toplumda dönüşüm yapma cesareti bulduğu bir platformdur. Amacımız, başarı hikâyelerinin ötesine geçerek gerçek dönüşüm hikâyelerini görünür kılmaktır" diye konuştu. Kaan Özhelvacı, Esas Sosyal’in iş dünyası için önemli bir referans modeli olduğuna da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gençlerin istihdama katılımı yalnızca bireysel bir başarı değil; aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve sosyal adaletin temelidir. Esas Sosyal’in ortaya koyduğu model, iş dünyasına güçlü bir sorumluluk çağrısıdır. Diliyoruz ki bu buluşma; yeni iş birliklerine, yeni gönüllülere ve daha fazla gencin hayatına dokunacak sürdürülebilir projelere zemin hazırlasın. Çünkü gerçek dönüşüm, birlikte hareket ettiğimizde mümkün." EGİAD bu etkinin bir parçası EGİAD’ın Esas Sosyal programıyla doğrudan temas halinde olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, derneğin bu sosyal etki modelini yalnızca gözlemleyen değil, uygulayan bir paydaş olduğunu vurgulayarak, "EGİAD olarak Esas Sosyal’in oluşturduğu etkinin içindeyiz. Program kapsamında iki genç arkadaşımızı istihdam ederek bu dönüşümün somut çıktısına birebir tanıklık ediyoruz. Bu deneyim, sosyal etkinin gerçek gücünü bize doğrudan gösteriyor" dedi. Toplumsal dönüşümün güçlü modeli: Esas Sosyal Etkinliğin ana odağını oluşturan Esas Sosyal, gençlerin eğitimden istihdama geçiş süreçlerini destekleyen ve fırsat eşitliği temelinde şekillenen yapısıyla öne çıktı. Emine Sabancı Kamışlı, Esas Sosyal programlarının ortaya çıkış hikâyelerini, gelişim süreçlerini ve oluşturduğu etkileri katılımcılarla paylaştı. Emine Sabancı Kamışlı: "Her dört gencin biri işsiz" Emine Sabancı Kamışlı’nın İzmir’de katıldığı etkinlikte, iş dünyası sosyal etki odağında buluştu ve genç istihdamında fırsat eşitliği vurgulandı. Sabancı Kamışlı, "Bugün bir genç mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Bu bir sosyal problemdir ve biz bu problem için çalışıyoruz" dedi. Etkinlikte ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı Esas Sosyal’i, "Bugün 5 kıtada bir sürü ortakla el ele yürütüyoruz. Esas Sosyal adına 2015 senesinde baktık ki yapmamız gereken en önemli şeyleri yapmışız. Hangi alana odaklanacağımıza ve kimlerle yapacağımıza o sene karar verdik. Takımımızı etkili ve yetkin kurduk. Yapacağımız şeyin bir heves değil, sürdürülebilir bir iş olması lazım dedik. Sosyal yatırım diğer yatırımlardan farklıdır. Sosyal yatırımda hata yaparsan umudu etkilersin. Biz Esas Sosyal’i diğer işlerimize olan bakış açımızla kurduk. Esas Sosyal vakıf veya dernek değil, bir sosyal yatırım birimi. Kıt kaynakları israf etmeye gerek yok. Biz halihazırda var olan vakıflarla, derneklerle ve özel sektör kurumlarıyla iş birliği içinde çalışıyor, el ele veriyoruz" diye konuştu. "Düşünce lideri olduk" Sabancı Kamışlı, "Biz yurt dışında ülkemizi tanıtırken ‘Türkiye’nin şahane gelişmiş genç nüfusu var’ diyoruz. Bu yüzden gençler için bir şey yapalım diyerek işe koyulduk. Üniversite eğitimini tamamlamış ancak fırsat eşitsizliğine maruz kalmış gençlere yönelik çalışmalar yapalım ki onlar hayal edebilsin dedik. Bu çalışmaların ardından hayata geçirdiğimiz Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat, Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım ve Mezun Programlarıyla biz bir düşünce lideri olduk. Önemli olan bağış yapmak değildir, bir araya getirebilmektir. Bu bir araya gelişlerin sonucunda programların etrafında aralarında sivil toplum ve özel sektör kurumlarının da olduğu güçlü bir ekosistem oluştu" dedi. "İstihdama geçişte fırsat eşitsizliğine maruz kalan üniversite mezunu gençlerimiz için işe geçişini kolaylaştırdık" diyen Sabancı Kamışlı, "Bugün bizim programımızda işsizlik oranı yüzde 1. Program dışındaki bir genç ise mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Her dört gencin biri işsiz. Bu bir sosyal problemdir. Biz bu problem için çalışıyoruz. Sosyal yatırım anlayışıyla geri dönüşümün faydası paha biçilemez" ifadelerini kullandı. "Bugün sosyal yatırım modellerimizle ulusal ve uluslararası ödüller alıyoruz" diyen Sabancı Kamışlı, "Esas Sosyal ilk kurulduğunda 15 genç ile başlayan yolculuğumuzun bugün 5 bini aşkın kişi ve kurumdan oluşan geniş bir ekosisteme evrilmesi bizi mutlu ediyor. Paylaşımcı bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz programların etrafında 55 STK ve 70 Kurumsal Destekçimiz var. Gelen her bir fikir, bir iyilik daha oluşturuyor. Hepimiz emanetçiyiz önemli olan senden sonra yıllar boyunca yaşaması" diyerek sözlerini tamamladı. Çok paydaşlı iş birliği ile sürdürülebilir etki Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde Esas Sosyal Direktörü Özlem Akgün Eşmeler moderatörlüğünde İnci Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ece Elbirlik Ürkmez, Sadık Ventures Kurucusu Canberk Mersin, Koruncuk Vakfı Kaynak Geliştirme Müdürü ve Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat 4. Dönem Mezunu Hacer Yıldırım Gündüz’ün katılımıyla sosyal etki ekosistemi çok yönlü olarak ele alındı. Panelde iş dünyası, sivil toplum ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesinin sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda oluşturmadaki kritik rolü vurgulandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:49
UİB, Nisan ayında 4 milyar 18 milyon 719 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi
Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin (UİB) 2026 yılı Nisan ayı ihracatı, 4 milyar 18 milyon 719 bin dolar olarak gerçekleşti. UİB’in2026 Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Nisan ayındaki ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24 oranında artarak 4 milyar dolar olanUİB’in, yılın ilk dört ayındaki ihracat tutarı da yüzde 10’luk artışla 14 milyar 351 milyon 207 bin dolar olarak gerçekleşti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Nisan ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,2 oranında artarak 3 milyar 447 milyon 241 bin dolar olarak gerçekleşirken, bu yılın dört aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 10,7’lik artışla 12 milyar 301 milyon 424 bin dolara ulaştı. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB), Nisan ayı ihracatı yüzde 19 oranında artarak 117 milyon 175 bin dolar olarak gerçekleşirken, 2026’nın ilk dört ayındaki ihracat toplamı ise 418 milyon 440 bin dolara ulaştı. Nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 oranında artarak 79 milyon 896 bin dolar olan Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB), 4 aylık ihracatı toplamı ise 270 milyon 234 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti. Nisan ayında 17 milyon 712 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), 2026 yılının ilk dört aylık ihracatı ise 69 milyon 968 bin dolar düzeyinde gerçekleşti. Nisan ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 33’lük artışla 10 milyon 622 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 4 aylık dönemde toplam 48 milyon 176 bin dolarlık dış satışa imza attı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:38
Kırsalda süt üreticilerinin emeği kazanca dönüşüyor
Erzurum’un önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan İspir’de kırsal kalkınmayı güçlendirecek önemli bir proje hayata geçiriliyor. İspir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından desteklenen "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" projesi, kırsal mahallelerde faaliyet gösteren süt üreticilerinin emeğini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. Yaklaşık olarak 9 milyon 500 bin TL bütçeye sahip proje, ilçedeki süt üretim altyapısını güçlendirerek sütün hijyenik koşullarda toplanması, muhafaza edilmesi ve pazara ulaştırılmasını sağlayacak. Proje ile birlikte üreticilerin gelir seviyesinin artırılması, süt kalitesinin yükseltilmesi ve kırsal ekonominin sürdürülebilir şekilde büyümesi amaçlanıyor. Uzmanlar tarafından kırsal kalkınma açısından önemli bir model olarak değerlendirilen proje, aynı zamanda yerel yönetimlerin üretime dayalı kalkınma stratejilerinin sahadaki güçlü örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, İspir’in kalkınma stratejisini turizm, tarım ve hayvancılık ekseninde şekillendirdiklerini belirterek üretime dayalı projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal dönüşümün de anahtarı olduğunu ifade etti. "Toprağımızı işleyen çiftçimiz, İspir’in gerçek hazinesidir. Üretime verilen her destek aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır. İlçemizin ekonomik kalkınmasının tarım ve hayvancılıktan başka alternatifi olmadığını biliyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz günden bu yana üretime dayalı projeleri öncelikli gündemimiz haline getirdik" diyen Coşkun, belediye yönetim anlayışlarını "Birlikte Yönetim - Bütüncül Yaklaşım" ilkesi üzerine kurduklarını belirterek kamu kurumları, üreticiler ve yerel paydaşlarla güçlü bir iş birliği içinde çalıştıklarını dile getirdi. Soğuk zincir süt projesiyle başlayan dönüşüm hikâyesi projenin başlatılması ve sürdürülmesi konusunda büyük emek veren Başkan Coşkun; projenin öncesi ve gelinen mevcut durumu hakkında bilgi vererek projenin bölge ve bölge halkı için önemini şu ifadeler ile anlattı; "Bizim önceliğiniz her zaman vatandaşımızın memnuniyetini ve yaşam kalitesinin artması üzerine olmuştur. Bunun içinde halkımızın istek ve taleplerini dinleyerek ilçemizin potansiyelini ortaya çıkaracak, geleceğe değer katacak projeleri hayata geçirmek olmuştur. İlçemizin en büyük potansiyeli de tarım ve hayvancılık üzerinedir. Bizlerde bu mevcut potansiyelini açığa çıkarmak ve katma değere dönüştürmek üzere çalışmalar başlatarak "Soğuk Süt Zincir Projesini" ilçemizde çiftçilerimiz ve halkımız ile buluşturduk. Projenin ilk aşamasında ilgili müdürlük ve personelimiz ile proje stratejimizi belirlemek üzere 101 mahallemizi ziyaret edip çiftçilerimizi, üreticilerimizi ve hayvan sayılarımızı belirledikten sonra onların istek, talep ve sorunları üzerine bir çalışma planı hazırladık. İlk aşama 1 süt aracı ile 5 mahalleden süt toplamaya başladık. Daha sonra Çörmeli bölgesi diye adlandırdığımız 26 mahallemize eşit uzaklıkta bir merkezde süt toplama merkezi kurarak burayı hem toplama alanı hem de makine ikmal alanı olarak belirledik. Daha sonra Erzurum Ticaret Borsası ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile mahallelerimize ve çiftçilerimize süt toplama tankı ve süt sağım makineleri dağıtımını sağladık. İlgili birim müdürlüklerimiz tarafından mahallelerde örgütleme ve bilinçlendirme çalışmaları yaparak projenin sürdürülmesini sağladık. Daha sonrası süt toplama aracını 5 e yükselterek toplamda süt topladığımız mahalleleri 35 e çıkarttık ve yaklaşık olarak 200 üreticimizden süt alım yaparak yaklaşık olarak her yıl ortalama 200 ton sütün üreticilerden alınarak mandıralara ulaşımını sağladık. Geldiğimiz nokta itibari ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı KUDAKA ya sunmuş olduğumuz proje kapsamında 10 farklı mahallemizde süt toplama alanı kurarak sütün daha hijyenik korunması ve muhafazasını sağlayarak üreticilerimize desteğimizi sürdürmekteyiz. Oluşturulan kelebek etkisi ve örgütlenme sayesinde projenin diğer projelere ön ayak oluşturulması ve diğer projelerinde alt yapısını oluşturması sayesinde 101 mahalleye yayılarak tarım ve hayvancılık konusunda ilçemiz marka olacaktır." Başkan Coşkun, belediyecilik hizmetlerinin yalnızca rutin çalışmalarla sınırlı olmadığını belirterek, "İspir Belediyesi olarak klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın sorunlarını, istek ve taleplerini dinleyerek ilgili müdürlüklerimiz ve teknik personellimiz ile çalışmalar başlatarak bu sorunlar üzerine projeler üretiyoruz, geliştiriyoruz ve uyguluyoruz. Erzurum Valiliği ve Erzurum Ticaret Borsası tarafından tarım ve hayvancılıkta dönüşüm hikâyesi olarak adlandırdığımız "Soğuk Zincir Süt Projesi" de bunlardan bir tanesidir. Yine projenin gelişim sürecine ve sürdürülebilirliğine katkı sunmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza sunmuş olduğumuz "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" Projemiz onaylanmış olup bu yıl içerisinde hizmete başlayacağız" dedi. Soğuk zincir altyapısının kurulması ve üreticilerin örgütlenmesi sayesinde diğer projelerin de ön hazırlığının yapıldığını belirten İspir Belediyesi Proje Koordinatörü Hasan İşler, tarım ve hayvancılığın stratejik bir kalkınma aracı olarak ele alındığı bu çalışmaların, yerel yönetimlerin üretime dayalı ekonomik modeller geliştirmesine imkân sağladığını ifade ederek bölgede yürütülen yeni kalkınma projelerini değerlendirdi. Proje Koordinatörü Hasan İşler, bu tür projelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için yerelde güçlü bir altyapı desteğinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. İşler, İspir’in coğrafi olarak engebeli ve zor bir yapıya sahip olması, yaylacılık kültürünün güçlü şekilde sürdürülmesi, geleneksel ahır sistemlerinin yaygınlığı, tarım arazilerinin yeterince verimli kullanılamaması gibi faktörlerin, bütüncül bir kırsal kalkınma planını zorunlu kıldığını belirtti. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun’un ifade ettiği gibi, İspir Belediyesi’nin proje üreten, geliştiren ve uygulayan bir belediye olduğunu vurgulayan İşler, başlatılan bu çalışmanın diğer projelerle entegre şekilde ilerleyebilmesi için kapsamlı bir yerel kalkınma stratejisinin hazırlanmasının kritik olduğunu söyledi. Hazırlanacak bu stratejinin merkezinde ise kırsal kalkınma odaklı bir dönüşüm modeli yer alacak. Bu kapsamda çiftçilere yönelik kooperatifleşme modelleri, üretim planlaması ve destek mekanizmaları oluşturulacak; yem maliyetlerini azaltmaya yönelik yerel üretim ve tedarik zinciri çözümleri geliştirilecek. Ayrıca modern ve verimli hayvancılık için yeni nesil ahır sistemlerinin kurulması, gübre yönetim probleminin çözülmesi ve hayvansal atıkların biyogaz ve organik gübre üretimine entegre edilmesi planlanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca bir proje değil, aynı zamanda zincirleme bir kalkınma etkisi oluşturacağını belirten İşler, atılacak bu ilk adımın "kelebek etkisi" oluşturarak bölgedeki diğer tarım ve hayvancılık projelerine de zemin hazırlayacağını, uzun vadede ise Doğu Anadolu için örnek bir kırsal kalkınma modeline dönüşeceğini ifade etti. Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, şehir yaşamının ekonomik ve sosyal baskılarından uzaklaşmak isteyen çok sayıda girişimci ve gencin yeniden memleketlerine dönerek üretim odaklı faaliyetlere yöneldiğini belirtti. Başkan Coşkun, kırsalın yeniden bir cazibe merkezi haline geldiğini vurgulayarak, "Şehir yaşamı her birey için aynı ölçüde ekonomik fırsat üretmiyor. Buna karşılık kırsalda hayata geçirilen tarım ve hayvancılık projeleriyle birlikte İspir, üretim gücü yüksek, ekonomik potansiyeli artan ve kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmuştur. Bugün geldiğimiz noktada kırsal alanlarımız adeta tarım ve hayvancılığın yeniden altın çağını yaşamaktadır" dedi. Coşkun, özellikle gençlerin ve yatırımcıların köylerine dönerek üretim süreçlerine dahil olmasının bölge ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ifade ederek, "Tersine göç yalnızca nüfus hareketi değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşümdür. Üretim artmış, gelir düzeyi yükselmiş ve kırsal ekonomi şehirle rekabet edebilir bir seviyeye ulaşmıştır. Bu bizim için en büyük kazanımlardan biridir" ifadelerini kullandı. Başkan Coşkun, bu sürecin sürdürülebilir hale gelmesiyle birlikte İspir’in yalnızca göç veren değil, aynı zamanda göç alan bir ekonomik merkez haline geleceğini de sözlerine ekledi. İspir Belediye bünyesinde Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kurulmasının, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin daha profesyonel, kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması açısından kritik bir adım olduğunu ifade eden İspir Belediyesi Veteriner Hekimi Arif Özden, yürütülen çalışmaların sahadaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özden, özellikle süt üretimine dayalı projenin başlangıç aşamasında Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün aktif bir rol üstlendiğini belirterek, "Sahada gerçekleştirdiğimiz en önemli müdahalelerden biri hayvan sağlığı ve hastalık yönetimi oldu. Bu süreçte zamanında yapılan teşhis ve müdahalelerle üretim kayıplarının önüne geçtik, aynı zamanda üreticinin sisteme olan güvenini yeniden tesis ettik. Bu da süt verimliliğine dayalı projenin temelini oluşturdu" dedi. Yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilere düzenli olarak hayvan sağlığı, besleme teknikleri, süt kalitesinin artırılması ve modern hayvancılık yöntemleri konusunda eğitimler verildiğini belirten Özden, bu sürecin yalnızca teknik bir destek değil aynı zamanda kırsal örgütlenmeyi güçlendiren bir yapı oluşturduğunu vurguladı. Özden, "Kırsal mahallelerde üreticilerin bir araya gelmesini, birlikte hareket etmesini ve daha planlı üretim modellerine geçmesini sağladık. Bu, sahada sürdürülebilirliğin en önemli ayağıdır" ifadelerini kullandı. Saha çalışmalarının merkezinde aktif rol aldığını belirten Arif Özden, düzenli bilgilendirme ve yönlendirme mekanizmaları sayesinde üreticilerin artık daha bilinçli kararlar aldığını, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün ise bu sürecin kurumsal omurgasını oluşturduğunu ifade etti. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bölgede verimli hayvan ırklarına yönelimin arttığını, süt üretiminde hem kalite hem de verimlilik açısından önemli iyileşmeler sağlandığını belirten Özden, modern hayvancılık uygulamalarının sahaya entegre edilmesiyle birlikte üreticilerin sektöre daha profesyonel katılım gösterdiğini ve özellikle genç üreticilerin bu alana ilgisinin belirgin şekilde arttığını sözlerine ekledi. Bölgesel Güçlenmeden KUDAKA’nın Kurumsal ve Kırsal Kalkınma Hamlesi İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, hayata geçirilen kırsal kalkınma projesinin onaylanması ve uygulama sürecine geçilmesinde kurumsal iş birliklerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Coşkun, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır olmak üzere, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven’e ve tüm kalkınma ajansı ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti. Başkan Coşkun, "Böylesine kapsamlı projelerin hayata geçmesinde merkezi idare ile yerel yönetimlerin uyumu son derece kritiktir. Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın vizyoner yaklaşımı ve KUDAKA’nın bölgeye sağladığı güçlü destek sayesinde yerel kalkınma projeleri daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaktadır. ‘Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor’ projemizin desteklenmesi de bunun en somut göstergesidir" dedi. Coşkun, sağlanan desteklerle birlikte üreticilerin emeğini daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürme imkânı bulacağını belirterek, kırsal kalkınma modelinin bölge için stratejik bir dönüşüm niteliği taşıdığını ifade etti. İspir’de üretime dayalı kalkınma modelini kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Coşkun, "Hedefimiz sadece bugünü değil, yarının İspir’ini inşa etmektir. Tarım ve hayvancılığı güçlendiren, gençlerin üretime katıldığı, kadınların ekonomide daha aktif rol aldığı sürdürülebilir bir kırsal yapı oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz" sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:30
Kursta tanışıp iş hayallerini birleştirdiler
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:45
Bosch’un ‘köpek annesi’ reklamı, tepkiler üzerine yayından kaldırıldı
4
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:00
Kurbanlıklar satışa çıktı, pazarlıklar kızıştı
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:01
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 4,18 artarken, yıllık yüzde 32,37 oldu
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:46
Akçakoca’dan balık tüketicilerine uyarı: "Buzhane balığına dikkat"
Akçakoca Balıkçı Barınağı Başkanı Mustafa Karakaş, "Havalar soğuduğu zaman avcılık artacak ve fiyatlar düşecek ama kesinlikle buzhane balıklarını önermiyoruz. Taze ve canlı balık tüketilmesini öneriyoruz" dedi. Düzce’nin denize açılan kapısı Akçakoca’da balıkçılar avlanmayı sürdürüyor. Denizden balığın az çıkması sebebiyle bazı tezgahlar havuz ve buzhane (dondurulmuş) balıklarıyla desteklenirken, Akçakoca Balıkçı Barınağı Başkanı Mustafa Karakaş’tan vatandaşlara "taze balık" uyarısı geldi. Karakaş, mezgit, barbun, istavrit ve hamsinin taze olduğunu belirterek, buzhane balıklarını önermediklerini söyledi. Karakaş, "Buzhane ve havuz balıklarını tavsiye etmiyoruz. Biz deniz balıkçısıyız. Bütün bilim adamları buzhane balıklarının iyi olmadığını zaten açıklıyorlar. Şu anda taze balık tezgahlarımızda var. Mezgit, barbun, istavrit ve hamsi kesinlikle taze balıktır ve donmuş değildir" dedi. Fiyatlara da değinen Karakaş, "Balık az çıktığı için fiyatlar yüksek. Havalar soğuduğu zaman avcılık artacak ve fiyatlar düşecek ama kesinlikle buzhane balıklarını önermiyoruz. Taze ve canlı balık kullanılmasını öneriyoruz" diye konuştu.
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:46
Vanlılar bağışıklıklarını bitkisel çaylarla güçlendiriyor
Van’da havaların soğumaya başlamasıyla birlikte, soğuk algınlığına karşı bağışıklık sistemini doğal yollarla güçlendirmek isteyen vatandaşlar aktarlara yöneldi. Ekim ayı itibariyle etkili olan yağışların ardından hava sıcaklıklarının düşmesi, Vanlıları doğal korunma yöntemlerine yönlendirdi. Artan gribal enfeksiyonlara karşı özellikle şifalı bitkilere ilgi gösteren vatandaşlar, aktarların hazırladığı doğal kış çaylarıyla bünyelerini güçlendirmeye çalışıyor. Aktarlar, bu dönemde kuşburnu, ıhlamur, zencefil ve adaçayı gibi bitkilerden oluşan kış çaylarının düzenli olarak tüketilmesini öneriyor. Bitki karışımlarının, soğuk algınlığına karşı koruyucu etki sağladığını belirten aktarlar, hastalanmadan önce önlem almanın önemine dikkat çekiyor. İHA muhabirine konuşan aktar Hakan Ertaş, kış öncesi yoğunluğun arttığını belirtti. Havaların soğumasıyla birlikte vatandaşların kışlık tedbirlerini almaya başladığını söyleyen Ertaş, "Kış aylarında en çok tarçın, zencefil, ıhlamur, kuşburnu, keçiboynuzu ve hatmi çiçeği gibi bitkilere rağbet ediliyor. Biz de bu bitkilerden oluşan özel karışımlı kış çayları hazırlıyoruz. Ancak vatandaşlarımız genellikle hasta olduktan sonra bu ürünlere yöneliyor. Oysaki hastalanmadan önce bu dönemde düzenli olarak tüketmeleri gerekiyor. Böylece bağışıklık sistemleri güçlenir ve kolay kolay hastalanmazlar" dedi. Bu yıl, geçmiş yıllara oranla şifalı bitkilerin fiyatlarında büyük bir değişiklik olmadığını ifade eden Ertaş, "Zaten müşterilerimiz genellikle az miktarda alım yapıyor, bu da bütçelerini zorlamıyor. Yaşlısından gencine her kesimden müşteri geliyor. Ayrıca her yıl olduğu gibi bu yıl da en çok tercih edilen bitki kuşburnudur" diye konuştu.
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:39
TÜRSAB Marmaris BTK Başkanı Esin: "Bu yıl çok sıkıntılı bir dönemden geçtik"
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Marmaris Bölge Temsil Kurulu Başkanı Suat Esin ve yönetim kurulu üyeleri, Marmaris’te görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek sezon değerlendirmesi yaptı. Toplantıda korsan acenteler, sokaktaki kaçak tur satışları ve turist taşımalarına yönelik denetimler ele alındı. Suat Esin, özellikle pandemi sonrası fiyat politikası ve enflasyonun sektörü sarstığını belirterek, yetkililerin açıkladığı rakamlara rağmen sahadaki durumun farklı olduğunu söyledi. Esin, "Temmuz’un ikinci yarısında yapılan yüzde 40-50 indirimlerle iç pazarda bir artış gözlendi ama Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz’un ilk yarısı turizm açısından çok sıkıntılı geçti" dedi. "Altı aylık bir sezonu bile tam anlamıyla gerçekleştiremiyoruz" Marmaris’te sezonun sadece altı ay sürdüğünü vurgulayan Esin, kira fiyatlarındaki artışın turizmcileri ağır şekilde etkilediğini belirtti. Esin, "Kiralar 12 aylık ve astronomik artıyor. Yüzde 100, yüzde 150 zamlar görüyoruz. Normal artış yapan bir mülk sahibi görmedik" diye konuştu. "Dış pazarda yüzde 6-6,5 oranında kayıp yaşadık" Pahalılığın hem iç hem dış pazarı etkilediğini söyleyen Esin, İngiliz turistlerin bile harcamalarını dikkatle yaptığını, Muğla genelinde dış pazarda yüzde 6-6,5 düşüş görüldüğünü aktardı. Esin, Dalaman’a inen yabancı turist sayısındaki düşüşü de paylaşarak, "2024 yılında sayı 1 milyon 936 bindi. 2025 yılında ise Eylül dahil olmadan 1 milyon 638 bin olarak gerçekleşti" açıklamasında bulundu. "Pembe tablolara aldanmayın" Turizmde açıklanan toplam turist rakamlarının gerçeği tam yansıtmadığını ifade eden Marmaris Bölge Temsil Kurulu Başkanı Suat Esin "Evet, ‘60 milyon turist geldi’ deniyor ama bu kişilerin hepsini turist olarak değerlendiremeyiz. Harcamalar önceki yıllara göre çok düştü" dedi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:28
Bakan Bolat: "Amacımız 2030’lu yıllarda Türkiye e-ihracatını toplam ihracatın yüzde 10’una ulaştırmak"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, E-İhracat Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, "Amacımız 2030’lu yıllarda Türkiye e-ihracatını toplam ihracatın yüzde 10’una ulaştırmak" dedi. Ticaret Bakanlığının himayesinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri (OAİB) desteğiyle ‘Ankara E-İhracat Zirvesi’nin ikincisi düzenlendi. TOBB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat katıldı. Burada açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Bolat, ekim ayı dış ticaret verilerinin açıklandığını hatırlatarak, "Ekim ayında da 527 milyon dolar net artış mal ihracatımızda sağladık. Toplamda 24 milyar dolara ulaştık. Bu 24 milyar dolar hem Ekim ayının ihracat rekoru oldu, hem de Cumhuriyet tarihimizin en yüksek 4’üncü aylık ihracat rakamı oldu. Bu ilk 10 ay içinde ihracatımızda Allah’a şükürler olsun yüzde 3,9’luk bir artış sağladık. 224,6 milyar dolara ulaştık. Bunun anlamı net 8,4 milyar dolar mal ihracat artışı başarmış olmamızdır. Bu sayede cari işlemler açığımızda da hamdolsun oldukça makul rakamları korumayı başarıyoruz" şeklinde konuştu. Bakan Bolat, 18,3 milyar dolar cari işlemler açığının göründüğünü belirterek, "Temmuz ayında 1,7 milyar dolar cari işlemler fazlası verdik ve Ağustos ayında tüm ayların en yüksek cari işlemler fazlası 5,5 milyar doları kazandık. Bizim Ticaret Bakanlığı TART ekibinin tahminlerine göre de Eylül ayında 1 milyar dolar, Ekim ayında da yarım milyar dolar bir cari işlemler fazlası bekliyoruz. Böylece yaklaşık 9 milyar dolara yakın 4 ay üst üste cari işlemler fazlası sağlamış olacağız" ifadelerine yer verdi. Bakan Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye Yüzyılını ticaretin yüzyılı yapacağız’ sözüne ithafen, "2024 yılında mal ve hizmetler ihracatı olarak 379 milyar dolara ulaşmıştık. Hizmetler ihracatımız 2024’te 117 milyar dolara ulaşmıştı. Bu yıl 121 milyar dolar olarak Ekim ayını geride bırakmış görünüyoruz ve Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı’nı ticaret yüzyılı yapacağız sloganı altında, 390 milyar dolar olarak belirlenmiş hedefte biz şu anda 391,5 milyar dolara ulaşmış durumdayız. İnşallah daha iyiye, daha yükseğe hep birlikte ülkemizi ve ihracatımızı yükselteceğiz" diye konuştu. E-ticaret verileri hakkında bilgi veren Bolat, "E-ticaret hacmimiz noktasında ilk 5 ilimiz öne çıkıyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya. Diğer birçok illerde de bu gelişme var. Sektörel olarak da yemek, giyim, ayakkabı, aksesuar ve elektronik sektörlerini görüyoruz öncü sektörler olarak. E-ihracat yapan ihracatçı sayımız da 2023’de yaklaşık 7 bin iken, yüzde 62 artışla 2024’te bir yıl sonra 11 bin 283’e yükseldi. En çok e-ihracat yaptığımız ilk 5 ülke 2023 yılı itibariyle ABD, Almanya, Azerbaycan, Romanya ve Polonya olmuştur. Ayrıca Körfez ülkelerine de yoğun bir şekilde e-ihracat yapılmaktadır. Sektörel olarak e-ihracatta zirvede giyim var, kimya var, gıda var, makine ve mekanik cihazlar var, demir ve demir dışı metaller var ve en çok mikro ihracat yapan şehirlerimiz İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Denizli" açıklamasında bulundu. "E-ihracatla alakalı olarak firmalarımıza her türlü imkanla destek oluyoruz" E-ihracat sektörüne desteklerini sürdüreceklerini aktaran Bolat, sözlerine şöyle devam etti: "Biz Ticaret Bakanlığı olarak e-ticaret sektöründeki denetlemeler, düzenlemeler ve gerekli sorumluluğu, yetkiyi kullanırken e-ihracatla alakalı olarak da firmalarımıza her türlü imkanla destek oluyoruz. Çünkü inanıyoruz ki, eğer biz bu çok hızlı ilerleyen dijitalleşme sürecinde e-ticaret ve e-ihracatla alakalı gerekli çalışmaları yapmazsak, oyuncular, özel sektör firmaları bu konuda gelişip güçlenmezlerse ve dış pazarlara açılmazlarsa Allah korusun ansızın dışarıdakileri biz kendi kapımızın önünde buluruz ve o anlamda da ticarette, dış ticarette kendi mallarımızı ihracat etmek, yerine başka ülkelerin malları bizim kapımızın önünde birikir. Bu amaçla birçok faaliyetler yapıyoruz. Amacımız e-ihracatçılarımızın dünya pazarlarındaki rekabet gücünü arttırmak ve yeni pazarlara açılımlarını kolaylaştırmak. Sektör, ülke ve e-ihracat odaklı rapor giderlerini, yurt dışı pazar yerleri üzerinden yürütülen tanıtımları ve diğer pazarlama çalışmalarına ilişkin yapılan giderleri Ticaret Bakanlığı olarak destekliyoruz." "Türk Eximbank e-ihracatçılarımız için toplam 500 milyon liralık bir kredi paketi hazırladı" Bakan Bolat, e-ihracat destek paketi adına kredi programı açıklayarak, "Türk Eximbank’ımız Hazine ve Maliye Bakanlığımızın garantisiyle İGE kefaletli olarak hazırlanan e-ihracat destek paketi adında bir kredi programının da müjdesini bugün sizlere veriyoruz. Eximbank’ımızın genel müdürü Ali Güney de bu amaçla aramızda. Türk Eximbank e-ihracatçılarımız için yüzde 100 İGE kefaleti sayesinde başka bir kefalete ihtiyaç duymaksızın azami 6 ay ana para ödemesiz ve azami 12 aylık olmak üzere toplam 500 milyon liralık bir kredi paketi hazırladı" dedi. "Amacımız 2030’lu yıllarda Türkiye e-ihracatını toplam ihracatın yüzde 10’una ulaştırmak" Bakan Bolat, şunları kaydetti: "Eğitim alanında da İhracat Akademimiz, TOBB ve TOBB ETÜ Üniversitesi arasında e-ihracat uzmanlığı programını kapsayan bir eğitim iş birliği protokolü de inşallah imzalanacak. Böylece yeni ihracatçılar ordumuza yeni kurmaylar bu eğitimler sonunda katılacak ve onlar da inşallah sertifika alacaklar. Ayrıca Dijital Teşvik Takip Modülü hazırladık. Bunun da müjdesini vermek istiyorum. Böylece teşvik başvurunuzu da dijital olarak takip etmeniz mümkün olacak. Firmalarımızın destek başvuruları kolaylaşacak ve Ticaret Bakanlığımız da bu destek başvurularını daha hızlı bir şekilde takip edecek. Gördüğünüz gibi Ticaret Bakanlığı olarak bu zirveyi düzenledik ama heybemizde de bir sürü müjdeler getirdik ve böylece Ankara E-ihracat Zirvesi Türkiye’mizin e-ihracat yolculuğunda çok önemli bir kilometre taşı olacak. 2023 yılında 5,3 milyar dolar olan, 2024’te 6,5 milyar dolara çıkan Türkiye’nin e-ihracatı, toplam ihracatımızın da yüzde 2,7’lik bir paya ulaşmıştı. Amacımız inşallah 2030’lu yıllarda Türkiye e-ihracatını toplam ihracatın yüzde 10’una ulaştırmak." Açılış konuşması sonrasında programda imzalanan protokoller ise şu şekilde: E-İhracatın Finansmanı İş Birliği Protokolü - Ticaret Bakanlığı, Türk Eximbank, İGE A.Ş. İhracat Akademisi Eğitim İş Birliği Protokolü - İhracat Akademisi, TOBB ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi TİM Lojistik E-İhracatın Finansmanı İş Birliği Protokolü - TİM, Asset Worldwide Express. Zirvede 3 gün boyunca 40’ı aşkın panel düzenlenecek, 8 atölye çalışması yapılacak ve 90’dan fazla konuşmacı yer alacak.
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:24
Bakan Şimşek: "Dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını 2026’da yüzde 38,3’e çıkarmayı hedefliyoruz"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak bütçe imkânları doğrultusunda daha düşük oranda yapılması da gündemimizdedir" dedi.TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Hazine Ve Maliye Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu ve Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun 2026 yılı bütçeleri ele alındı. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Yatırımcı Tazmin Merkezi ve Bankalararası Kart Merkezi Anonim Şirketi Sayıştay Raporları da Komisyonda görüşüldü.Komisyonda bir sunum gerçekleştiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, belirsizliklere, artan korumacılık ve jeopolitik gerginliklere rağmen küresel ekonominin dirençli ve ılımlı görünümünü koruduğunu söyledi.Şimşek, küresel büyümenin 2025 ve 2026 yıllarında, uzun dönem ortalamasının altında kalmasında rağmen yüzde 3’ün üzerinde gerçekleşmesinin öngörüldüğünü dile getirerek, "Nisan ayında açıklanan tarifelerin, küresel ticareti beklenenden daha az etkileyeceği tahmin ediliyor. 2025 yılında küresel ticaret hacminin yüzde 3,6, 2026’da ise yüzde 2,3 artması bekleniyor. 2024 yılında yüzde 2,1 büyüyen ticaret ortaklarımızın, 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla yüzde 2,2 ve yüzde 2,3 büyüyeceği tahmin edilmektedir" ifadelerine yer verdi."Küresel konjonktürün ülkemiz için daha olumlu seyretmesini bekliyoruz"Diğer yandan, küresel dezenflasyon sürecinin devam ettiğini söyleyen Şimşek, "ABD Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası başta olmak üzere geçen yıl başlayan politika faiz indirimleri bu yıl da devam etti. 2026 yıl sonuna kadar FED’in ilave 75 baz puan faiz indirimi yapması bekleniyor. İyileşen küresel risk iştahı ile birlikte gelişmekte olan ekonomilere bu yıl artan portföy girişlerinin, 2026 yılında da devam etmesi bekleniyor. Diğer olumlu bir faktör de küresel emtia fiyatlarının ılımlı seyridir. Önümüzdeki dönemde enerji fiyatlarındaki düşüşün devamı, enerji hariç emtia fiyatlarının ise artması öngörülüyor. Özetle, küresel konjonktürün ülkemiz için daha olumlu seyretmesini bekliyoruz" açıklamasında bulundu.Şimşek, uyguladıkları program sayesinde son 2 yılda önemli kazanımlar elde ettiklerini belirterek, programın öncelikli hedeflerinden olan makro finansal istikrarın güçlendirilmesi ve şoklara karşı dayanıklılığın artırılmasında önemli mesafe aldıklarını kaydetti."Kur Korumalı Mevduat’tan çıkışı başarıyla yönetiyoruz"Uluslararası standartlara göre rezerv yeterliliğini sağladıklarını söyleyen Şimşek, 2023 yılı Mayıs ayına göre brüt rezervlerin 87 milyar dolar, swap hariç net rezervlerin ise 112,6 milyar dolar arttığını dile getirdi.Şimşek, koşullu yükümlülükleri azalttıklarını belirterek, "Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) çıkışı başarıyla yönetiyoruz. 24 Ekim 2025 itibarıyla 171 milyar liraya gerileyen bakiyenin yıl sonunda 5 milyar liranın altına inmesini bekliyoruz. Türk lirası varlıklara duyulan güvenin artmasıyla TL’nin toplam mevduat içindeki payı yüzde 59,8’e ulaştı" diye konuştu."Cari açığı endişe kaynağı olmaktan çıkardık"Program ile sağlanan kazanımları kalıcı hale getirmek için makro dengesizlikleri azalttıklarına dikkati çeken Şimşek, "Kayda değer iyileşme sağladığımız cari açığı endişe kaynağı olmaktan çıkardık. 2023 yılı ortasında yüzde 5 olan yıllıklandırılmış cari açığın milli gelire oranı 2024’te yüzde 0,8’e geriledi. 2025 yılı ikinci çeyreği itibarıyla yüzde 1,3 olan bu oranın, Orta Vadeli Program (OVP) döneminde ortalama yüzde 1,2 ile sürdürülebilir seviyelerde kalmasını öngörüyoruz. Cari dengedeki bu iyileşmeyle birlikte 2023 yılı Haziran ayında milli gelire oranla yüzde 23 olan brüt dış finansman ihtiyacının 2025 sonunda yaklaşık yüzde 17’ye gerileyeceğini öngörüyoruz" şeklinde konuştu."700 baz puana kadar yükselen risk primimiz 250 baz puanın altına geriledi"Şimşek, finansal istikrarın güçlenmesiyle Türkiye yönelik risk algısının da iyileştiğine vurgu yaparak, "Program öncesi 700 baz puana kadar yükselen risk primimiz 250 baz puanın altına geriledi. Düşen risk primiyle birlikte kamu ve özel sektörün dış borçlanma maliyetleri önemli ölçüde azaldı. Programımız sayesinde ülke kredi notumuzu S&P ve Fitch 2’şer kademe, Moody’s ise 3 kademe yükseltmiştir" dedi."Vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak yapılması gündemimizde"Dezenflasyon sürecine ilişkin de konuşan Bakan Şimşek, dezenflasyonun sürecinin dönemsel etkilerle geçici olarak yavaşlasa da devam ettiğini kaydederek, "Yıllık enflasyon, ekimde geçen yılın aynı ayına göre 15,7 puan azalarak yüzde 32,9’a geriledi. Önümüzdeki dönemde sıkı para politikası, destekleyici maliye politikası, bütçe imkânları dahilinde yönetilen ve yönlendirilen fiyatların hedeflerle uyumlu belirlenmesi ve başta sosyal konut olmak üzere arz yönlü tedbirler ile dezenflasyon sürecinin devam edeceğini öngörüyoruz. Ayrıca vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak bütçe imkânları doğrultusunda daha düşük oranda yapılması da gündemimizdedir" değerlendirmesinde bulundu."İstihdamı korumak amacıyla reel sektöre yönelik desteklerimiz devam ediyor"Bakan Şimşek, OVP döneminde büyüme patikasının dezenflasyonu desteklemesini öngördüklerini söyleyerek, "İstihdam, program döneminde 1,1 milyon kişi arttı. İşgücüne katılımdaki zayıf seyrin de etkisiyle işsizlik oranı tek haneli seviyesini korudu. Özellikle emek yoğun sektörlerde zayıf seyreden üretimi canlandırmak ve istihdamı korumak amacıyla reel sektöre yönelik desteklerimiz devam ediyor" şeklinde konuştu.Mali disiplini tesis ettiklerini ve kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekleyen Şimşek, cari fiyatlarla 3,6 trilyon liraya ulaşan deprem harcamalarına rağmen bütçe disiplinini güçlendirdiklerini vurguladı.Şimşek, aldıkları tedbirler sayesinde milli gelire oranla 2023 yılında yüzde 5,1 ile sınırladıkları bütçe açığının, 2024’te yüzde 4,7’ye gerilediği ve 2025 yılında bu oranın yüzde 3,6 olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti."Bütçe açığının 2025 yılında yüzde 3,6 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz"Alınan tedbirlerle bütçe açığının, 2024’te yüzde 4,7’ye gerilediğini hatırlatan Şimşek, "2025 yılında bu oranın yüzde 3,6 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. OVP’de geçen sene yüzde 3,1 olarak öngördüğümüz 2025 yılı bütçe açığına yönelik yukarı yönlü revizyonun temel nedeni, bazı vergi gelirlerinin beklentilerimizin altında kalmasıdır" değerlendirmesinde bulundu."Tasarruf tedbirleri çerçevesinde bin 958 harcama biriminde denetim gerçekleşti"Şimşek, kamu tasarruf tedbirlerine ilişkin de konuşarak, alınan tedbirlerle kamuda harcama disiplinini güçlendirdiklerini söyledi. Bu kapsamda kamuda izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım modelini güçlü ve kararlı bir şekilde uyguladıklarına da sözlerine ekleyen Şimşek, ’Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi’ ile 257 kamu idaresini yakından takip ettiklerini ve bin 958 harcama biriminde denetim gerçekleştirdiklerini söyledi."Kurumlar vergisi oranını 5 puan artırarak yüzde 25’e yükselttik"Gelir politikasını vergide adalet, vergilemede etkinlik ve kayıt dışılıkla mücadele eksenlerinde oluşturduklarını aktaran Şimşek, program döneminde yüksek gelir gruplarına yönelik vergi yükünü artıran düzenlemeleri hayata geçirdiklerini anımsattı. Şimşek, söz konusu düzenlemeleri şu şekilde açıkladı:"Kurumlar vergisi oranını 5 puan artırarak yüzde 25’e yükselttik. Yap-İşlet-Devret ve Kamu Özel İşbirliği projelerinden elde edilen kazançlar ile banka ve finans kurumları için kurumlar vergisini 10 puan artırdık. Banka ve diğer finansal kuruluşların finansal faaliyet harçlarını yüzde 50 yükselttik. İlk defa, çok uluslu şirketlere yüzde 15, yurt içindeki şirketlere yüzde 10 asgari kurumlar vergisi getirdik. Şirketlerin taşınmaz satışlarında uygulanan yüzde 50 kazanç istisnasını kaldırdık. İştirak hissesi satış kazancı istisnasını yüzde 50’ye düşürdük. Kâr paylarındaki gelir vergisi stopajını yüzde 15’e yükselttik. Kazanç istisnasını daralttığımız yatırım fon ve ortaklıklarının gayrimenkul kazançlarını da yüzde 10 asgari kurumlar vergisine tabi tuttuk. Yat, kotra, tekne ve gezinti gemileri için yüzde 8 ÖTV getirdik. Silah bulundurma ve taşıma ruhsatları için uygulanan harçları yüzde 100 artırdık. İşlenmiş vadeli altın ithalatını KKDF’ye tabi tuttuk. 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla vadeli mevduatların yüzde 95’ini oluşturan 6 aya kadar vadeli mevduat gelirleri ile yatırım fonlarında stopaj oranını yüzde 17,5’e yükselttik.""Dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını 2026’da yüzde 38,3’e çıkarmayı hedefliyoruz"Şimşek, vergi harcamalarını azaltmaya devam ettiklerini söyleyerek, vergi istisna ve muafiyetlerin azaltılması amacıyla yapılan düzenlemeler çerçevesinde 2025 yılı için yüzde 5,1 olarak hesapladıkları vergi harcamalarının milli gelire oranını 2026’da yüzde 4,7’ye, OVP dönemi sonunda ise yüzde 4,1’e indirmeyi hedeflediklerini bildirdi.Vergide adaleti sağlamak için oluşturulan düzenlemelere de konuşmasında yer veren Şimşek, "Program döneminde, vergide adaleti güçlendirmek için yaptığımız düzenlemeler ve kayıt dışılığa yönelik aldığımız tedbirlerle 2023 yılında yüzde 34,5 olan dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını 2026’da yüzde 38,3’e çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece dolaylı vergilerin payı yüzde 61,7’ye inecektir.2023’ten itibaren dolaysız vergilerde sağlanacak 3,8 puanlık iyileşme 520 milyar liraya tekabül edecek" dedi."Dolaysız vergilerde en düşük yüke sahip üçüncü ülkeyiz"Şimşek, Türkiye ile OECD ve AB ülkeleri vergi yüklerinin aynı tanımda kıyaslanabilmesi için sosyal güvenlik primlerinin ve mahalli idare vergi gelirlerinin de hesaplamalara dahil edilmesi gerekmektiğini belirterek, "Bu şekilde yapılan hesaplamalara göre ülkemizde genel vergi yükü yüzde 23,5’tir. Ortalaması yüzde 33,9 olan OECD ülkeleri arasında en düşük vergi yüküne sahip beşinci ülkeyiz. Türkiye’de dolaylı vergi yükü yüzde 10,7, dolaysız vergi yükü ise yüzde 12,8 seviyesindedir. Dolaysız vergilerin yeterli düzeyde olmaması temel sorunumuzdur. Ortalaması yüzde 23,6 olan OECD ülkeleri arasında dolaysız vergilerde en düşük yüke sahip üçüncü ülkeyiz" dedi."Kayıt dışı ile mücadelemiz sonuç veriyor, bu yıl 473 bin mükellef ilk kez beyanname verdi""Hükümet olarak kayıt dışı ekonomiyle mücadele önem verdiğimiz konuların başında geliyor. Bu kapsamda vergilemede etkinliği ve denetimi artırıyor, kayıt dışılıkla mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyor ve mükelleflerinin haklarını koruyoruz" diyen Şimşek, şunları kaydetti:"Mükellef haklarının korunması amacıyla vergi incelemelerinde uyulacak denetim standartlarına ilişkin çalışmamızı tamamladık, önümüzdeki günlerde yayımlayacağız. Saha denetimlerimiz aralıksız sürüyor. Belge düzeni ve KDV oranlarının kontrolü için 2024 yılında 1 milyon 125 bin, 2025’in ilk 9 ayında 1 milyon 110 bin saha denetimi gerçekleştirdik. 2024 yılında yasalaşan hasılat tespiti uygulamasını bu yıl fiilen hayata geçirdik. Bu kapsamda yılın ilk 9 ayında 253 bin denetim yaptık. Kayıt dışı ile mücadelemiz sonuç veriyor. Beyanname sayılarında ve beyan edilen gelirlerde önemli artışlar sağladık. 2024 yılına ait kira, ücret, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlara ilişkin beyanname sayısı yüzde 24 artışla 2 milyon 248 bin oldu. Hesaplanan vergi 2 katına çıktı. Bu yıl 473 bin mükellef ilk kez beyanname verdi. Sonuç olarak 2022 yılında 3,8 milyon ve 2023 yılında 4,4 milyon olan gelir vergisi beyanname sayısı, 2024 yılında 5 milyona ulaştı. Program döneminde her sene hesaplanan vergi 2 katına çıktı.""Faiz harcamalarının milli gelire oranı 2025’te 3,3 ve 2026’da yüzde 3,5 olarak gerçekleşmesi beklenmekte"Bakan Şimşek, deprem nedeniyle artan borçlanma ihtiyacıyla, yükselen faiz harcamalarına rağmen kamu borçluluğunun düşük seyrettiğini belirterek, "2023-25 döneminde faiz dışı açık ve borçlanma ihtiyacı önemli ölçüde deprem harcamaları nedeniyle artmıştır. Böylece faiz harcamalarının milli gelire oranı 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla yüzde 3,3 ve yüzde 3,5 olarak beklenmektedir. Azalan deprem harcamaları ve iyileşen faiz dışı denge sayesinde bu oranın 2027’de yüzde 3,4’e, 2028’de ise yeniden yüzde 3,3’e gerilemesi öngörülmektedir" şeklinde konuştu.Bakan Şimşek, 2024 yılında yüzde 23,6 olan Avrupa Birliği (AB) tanımlı genel yönetim borç stokunun milli gelire oranının 2025 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 24,1 olarak gerçekleştiğini ifade etti.İç borç çevirme oranının 2024 yılında yüzde 133,1 olarak gerçekleştiğini de hatırlatan Şimşek, bu yıl yüzde 132,5 seviyesinde tamamlamayı öngördüklerini kaydetti. OVP’de öngörülen faiz dışı dengedeki iyileşmeyle birlikte 2026 yılında bu oranı yüzde 106’ya, dönem sonunda da yüzde 100’ün altına düşürmeyi hedeflediklerini de aktaran Şimşek, böylece özel sektöre daha fazla alan açılacağını ve reel sektörün büyümesinin destekleneceğini belirtti."Uzun vadeli ve uygun koşullu 13,6 milyar dolar finansman sağladık"Şimşek, 2025 yılında uluslararası sermaye piyasalarından toplam 13 milyar dolar finansman sağladıklarını belirterek, "Bu ihraçlara yatırımcı ilgisi yüksek olmuş, spreadlerde önemli ölçüde gerileme kaydedilmiştir. Proje ve program finansmanı kapsamında çok taraflı yatırım bankalarından altyapı, ulaşım, sağlık, doğal afetlerle mücadele, çevre, enerji ve reel sektörün desteklenmesine yönelik 2025 yılı Ekim itibarıyla uzun vadeli ve uygun koşullu yaklaşık 13,6 milyar dolar tutarında finansman sağladık. Bu tutar yıllık bazda ulaşılan en yüksek rakamdır" açıklamasında bulundu.Ar-Ge ve yatırımları güçlü bir şekilde desteklediklerini söyleyen Şimşek, 2025 yılında Ar-Ge faaliyetleri ile yatırım ve üretimi artırmak için 693,6 milyar lira, 2026 yılında ise 836 milyar lira vergi harcaması öngördüklerini bildirdi.Şimşek, istihdamı korumaya ve artırmaya yönelik tedbirler alıklarını dile getirerek, "’İstihdamı Koruma Destek Programı’ ile tekstil, giyim, deri ve mobilya gibi belirli imalat sektörlerinde istihdamını koruyan işletmelere çalışan başına aylık 2 bin 500 lira prim desteği sağlıyoruz. İmalat sanayi sektörüne yönelik ilave destek paketleri üzerinde de çalışıyoruz" diye konuştu."2026’da tarım sektöründe 262,3 milyar lira vergiden vazgeçiyoruz"Çiftçi ve esnaf desteklerinin artarak devam ettiğine işaret eden Şimşek, "2026 yılı tarımsal destek programları, tarım sektörü yatırım ödenekleri ile tarımsal kredi destekleri, tarımsal KİT ve ihracat destekleri için 626 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Ayrıca tarım sektörüne yönelik 2026’da vazgeçeceğimiz vergi tutarı da 262,3 milyar liradır. 1,1 milyona çiftçimize, 746 milyar lira kredi bakiyesi ile 2025 yılı ilk dokuz ayında 144 milyar lira Hazine faiz/kâr payı desteği sağladık. 780 bin esnaf ve sanatkârımıza, 282 milyar lira kredi bakiyesi ile 2025 yılı ilk dokuz ayında 49 milyar lira Hazine faiz desteği sağladık" açıklamasında bulundu."Hazine ve Maliye Bakanlığı 2026 yılı bütçe teklifinin toplamı 8,84 trilyon lira"Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu 2024 Yılı Kesin Hesabı’na ilişkin özet bilgileri de paylaşan Şimşek, sözlerine şu şekilde devam etti:"2024 yılı için 4,67 trilyon lira olan Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin 4,55 trilyon lirası kullanılmıştır. Bunun yaklaşık yüzde 1’ine tekabül eden 40 milyar liralık kısmı Bakanlık hizmetlerinde kullanılmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığının 2024 yılı itibarıyla 37,3 milyar lira olan bütçesinin 36,9 milyar lirası kullanılmıştır. 405 milyon lira olan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bütçesinin 280,8 milyon lirası kullanılmıştır. 3,5 milyar lira olan Türkiye İstatistik Kurumu bütçesinin 3,2 milyar lirası kullanılmıştır."Bakanlığının 2026 yılı bütçe teklifi toplam 8,84 trilyon lira, faiz hariç 6,1 trilyon lira olduğu bilgisini veren Şimşek, bu teklifin yaklaşık yüzde 1,3’üne tekabül eden 77,8 milyar liranın Hazine ve Maliye Bakanlığı hizmetleri için kullanılacağını bildirdi.Şimşek, 2026 yılı bütçesinde teklif ettikleri ödenek tutarının Gelir İdaresi Başkanlığı için 70,6 milyar lira, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı için 474,7 milyon lira ve Türkiye İstatistik Kurumu için 6,7 milyar lira oluğunu da açıkladı.Komisyon görüşmeleri, Bakan Şimşek’in konuşmasının ardından diğer parti sözcülerinin konuşmasıyla devam etti.
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:23
Başkan Günel: "2026’da Kuşadası için İngiliz pazarı 2025’ten daha iyi olacak"
Kuşadası Belediyesi, dünyanın en önemli turizm fuarlarından biri olan World Travel Market Londra Fuarı’na (WTM) katıldı. Fuarda Türkiye’ye ayrılan stant alanını ziyaret etmeye gelen misafirlerle bire bir ilgilenerek Kuşadası’nın tanıtımını yapan Başkan Ömer Günel, "Önümüzdeki yıl Kuşadası için İngiliz pazarı 2025’ten daha iyi olacak" dedi. İngiltere’nin başkenti Londra’da dünya turizm pazarının en önemli destinasyonları ve firmalarının katıldığı World Travel Market (WTM) Londra Fuarı başladı. Seyahat profesyonellerinin buluştuğu ve iş anlaşmalarının yapıldığı fuarda, Kuşadası Belediyesi de Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’na (TGA) ait stant alanında çeşitli görsel materyallerle kentin sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel zenginlikler ile konaklama imkanlarının tanıtımını yaptı. Fuarda, Kuşadası Belediyesi Türkiye’ye İngiliz turist getiren seyahat acentalarının temsilcileriyle de toplantılar yaparak yakın ilişkiler kurdu. Belediye Başkanı Ömer Günel de Belediye Meclis üyeleri Fahrettin Çiçek, Tacettin Özden ve Eda Yurtcan ile birlikte TGA’nın Türkiye stant alanını ziyaret etmeye gelen misafirlerle bire bir ilgilenip, Kuşadası hakkında detaylı bilgi verdi. "Önümüzdeki yıl İngiliz pazarı daha iyi olacak" Gelecek yıl Kuşadası’nı İngiliz turist pazarı açısından 2025’e göre çok daha iyi bir sezonun beklediğini belirten Başkan Ömer Günel, "Öncelikle İngiltere’deki fuarda Kuşadası’na gösterilen yoğun ilgi bizleri çok memnun etti. Bölgemizde İngiliz pazarı, yabancı kaynak pazarlar içerisinde önemli bir yer tutuyor. Uzun zamandır buradaki fuara katılan acentelere destek verdiğimiz bir süreci yaşıyoruz. Bu desteklerin de kentimize olumlu yönde yansıdığını görüyoruz. Burada edindiğimiz çok önemli bir bilgiyi de paylaşmak istiyorum. Ülkemiz genelinde İngiliz turist sayısı açısından bir miktar kayıp yaşansa da Kuşadası’na gelen İngilizler bakımından artış var. Bu verdiğimiz emeğin ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor. Ben buradan Kuşadası’ndaki esnaf ve turizmcilere önümüzdeki yılın İngiliz pazarı açısından kentimiz için 2025’ten daha iyi olacağının müjdesini vermek istiyorum" diye konuştu.
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:20
AB ülkelerine 15 bin 760 ton fındık gönderildi
DÜZCE (İHA) – Düzce’den yılın ilk yarısında Avrupa Birliği (AB) ülkelerine 15 bin 760 ton iç fındık ihraç edildi. Fındık ihracatında dünya pazarının büyük bir bölümünü elinde tutan Türkiye, başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok ülkesine fındık ihraç etmeye devam ediyor. Fındık, Karadeniz Bölgesinde olduğunu gibi Düzce’de çok sayıda aile tarafından üretiliyor. Yeni sezon fındık için ise hazırlıklar sürüyor. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ihracatta önemli bir yer tutan fındığa ilişkin verileri açıkladı. Verilere göre, bu yıl ocak ayında 2 bin 416 ton, şubat ayında 3 bin 6 ton, mart ayında 2 bin 952 ton, nisan ayında 2 bin 697 ton, mayıs ayında bin 780 ton, haziran ayında 610 ton, temmuz ayında 887 ton, ağustos ayında 462 ton 910 kilo, eylül ayında 478 ton ve ekim ayında 471 ton 15 kilo fındık ihraç edildi. Düzce’de 2024 yılında toplam 20 bin 240 ton iç fındık ihracatı gerçekleşti.
06 Kasım 2025 Perşembe - 13:06
Elazığ Oto Show fuarı kapılarını açtı
Elazığ Belediyesi’nin ev sahipliğinde Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde bu yıl ikincisi düzenlenen Elazığ Oto Show Fuarı, otomobil tutkunlarının yoğun ilgisiyle kapılarını açtı. Elazığ Belediyesi’nin ev sahipliğinde Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde bu yıl ikincisi düzenlenen Elazığ Oto Show Fuarı, otomobil tutkunlarını yeniden bir araya getirdi. 38 firma ve 80 uluslararası markanın katılımıyla gerçekleştirilen fuarda otomotiv bayileri, oto aksesuar firmaları, motosiklet üreticileri, karavan temsilcileri, sigorta şirketleri ile ses ve görüntü sistemleri alanında faaliyet gösteren firmalar yer aldı. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği fuar, 9 Kasım Pazar gününe kadar 11.00-20.00 saatleri arasında açık olacak. Elazığ’da faaliyet gösteren bir oto plazanın satış müdürü Hüseyin Çiçek, fuarın bölgeye hareketlilik kazandırdığını belirterek, " Geçtiğimiz yıl fuardan çok olumlu dönüşler almıştık. Bu yıl da yeni modellerimizle yerimizi aldık. Elazığlı otomobil tutkunlarının ilgisi bizi memnun ediyor" dedi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 12:50
Tekirdağ’da ceviz ekim alanları genişliyor
Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Aksoy, Süleymanpaşa ilçesi Işıklar Mahallesi’nde "Özel Ağaçlandırma" kapsamında ceviz üretimi yapan bir tesisi ziyaret etti. Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Aksoy, ceviz üretim tesisindeki incelemelerinin ardından "Özel sektörün bu türlü girişimlerini destekliyor ve takdir ediyoruz. İklimsel kriz ve kuraklık sebebiyle yetiştiricilikte zorlanan üreticilerimizin her zaman yanındayız" dedi. "Özel ağaçlandırma sahasında ‘İyi Tarım Uygulamaları’ ile ceviz üreterek üretime katkı sağlayan firmanın mevcut tesisiyle bölge ceviz üretimine ciddi anlamda katkı sağladığını görüyoruz" diyen Aksoy, bu tür girişimlerin tarım açısından değer taşıdığını ve her yönden destekleneceğini belirtti. Tesiste gerçekleştirilen ceviz ayıklama, kurutma ve paketleme süreçlerinin bölgenin hem üretim kapasitesini hem de ürün kalitesini artırdığını dile getirdi. Firma yetkilileri ise tesisin gıda güvenliği ve hijyen standartlarına göre üretim yaptığını, özel ağaçlandırma alanlarında ‘İyi Tarım’ prensiplerini uyguladıklarını ifade etti.
06 Kasım 2025 Perşembe - 12:45
Coca-Cola İçecek Orta Asya’daki yatırımlarına bir yenisini daha ekliyor
12 ülkede 36 şişeleme fabrikası ve 3 meyve işleme tesisiyle faaliyet gösteren Coca-Cola İçecek (CCI), Kazakistan’daki Almatı, Astana ve Çimkent fabrikalarının ardından, Aktöbe’de dördüncü şişeleme fabrikasının inşası için Kazakistan Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı ile çerçeve anlaşması imzaladı. Talepten önce yatırım ilkesi doğrultusunda Orta Asya’daki büyümesini sürdüren CCI, yeni fabrikanın inşasına 2026 yılında başlamayı planlıyor. Anadolu Grubu’nun bir parçası olan Coca-Cola İçecek (CCI), Orta Asya ve Kafkasya’da uzun vadeli büyüme ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu doğrultusundaki yatırımlarını sürdürüyor. Bölgenin en stratejik pazarlarından biri olan Kazakistan’da; 2024 yılında Çimkent’te hizmete giren üçüncü fabrikasının ardından CCI, Aktöbe şehrinde ülkedeki dördüncü şişeleme fabrikasını kurmak üzere Kazakistan Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı ile çerçeve anlaşması imzaladı. Kazakistan’ın Aktöbe şehrinde kurulacak yeni fabrikanın inşasının 2026 yılında başlaması ve faaliyete geçtiği bölgede 120’den fazla kişiye doğrudan, yüzlerce kişiye dolaylı istihdam sağlaması öngörülüyor. Çevre dostu teknolojilerle donatılacak fabrika, uluslararası standartlardaki atık yönetimi uygulamalarıyla Kazakistan’ın sürdürülebilir sanayi ekosistemini güçlendirecek. 2024 yılında Çimkent’te açılan üçüncü fabrikalarının ardından bir yıl gibi kısa bir süre içerisinde dördüncü fabrikanın çerçeve anlaşmasını imzalamaktan gurur duyduğunu belirten Coca-Cola İçecek CEO’su Karim Yahi, yapılan yeni yatırımın şirketin Orta Asya’daki stratejik konumunu daha da güçlendireceğini vurgulayarak şunları söyledi: "Çimkent fabrikamızla birlikte Kazakistan’daki yatırımlarımızın toplamı geçtiğimiz yıl 500 milyon dolara ulaştı. Genç ve dinamik nüfusu, büyüyen ekonomisi ve bölgesel rolüyle Kazakistan bizim için çok önemli bir pazar olmayı sürdürüyor. Aktöbe’de kurulacak yeni fabrikamız, CCI’ın bölgesel büyüme kararlılığının ve Kazakistan’a duyduğumuz güvenin somut bir göstergesi." CCI’ın Kazakistan’daki sosyo-ekonomik katkıları ve şeffaf işleyişi, En İyi Vergi Mükellefi Ödülü, Paryz Cumhurbaşkanlık Ödülü, Kazakistan Uluslararası Yatırım Forumu (KGIR) Ödülü ve Sosyal Sorumluluk Devlet Ödülü gibi birçok prestijli ödül ve takdirle de onurlandırıldı.
06 Kasım 2025 Perşembe - 12:41
BBS’de ’B2B Pazarlama ve Satış Eğitimi’
İş dünyasının yaşam boyu eğitim üssü Bursa Business School (BBS), firmaları geleceğe hazırlamak amacıyla kurgulanan eğitim programlarına tüm hızıyla devam ediyor. BBS’de düzenlenen ‘B2B Satış ve Pazarlama: Değer Odaklı Stratejilerle Müşteri Kazanımı" eğitimi ile katılımcılara önemli bilgiler verildi. BTSO’nun Uludağ’da hayata geçirdiği Bursa Business School’da Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Yusuf Soner tarafından verilen eğitime çok sayıda firma temsilcisi katıldı. Programın ilk gününde, pazarlama bakış açısından müşteriye ulaşma stratejileri, doğru segmentasyon, değer önerisi geliştirme ve "Aim-Pain-Gain" modeli ile müşterinin hedefleri, sorunları ve beklentileri analiz edildi. İkinci gün ise satış sürecinin yapı taşları, müzakere teknikleri, takip stratejileri ve güven inşasının önemi uygulamalı çalışmalarla ele alındı. Eğitmen Yusuf Soner, satış ve pazarlamanın firmalar için stratejik bir disiplinine sahip iki konu olduğunu belirterek, iki konunun ayrıca bir proje yönetimi olduğuna işaret etti. B2B ile B2C dünyalarının farklarına da değinen Soner, "Satış bir sonuçtur; asıl mesele müşterinin değerini anlamak, güven inşa etmek ve çözüm ortağı olabilmektir. Müşteriyle masada değil, sahada kazanırsınız. Müşterinin ne istediğini öğrenmek ve ona adapte olan ve rakipte olmayanı geliştirmek önemli. Bunu sadece ürünü olarak düşünmemek gerekiyor. Ürün ve hizmet de bu işin bir parçası. Pazarlama talebi oluşturmak, satış da bu talebi realize etmektir" dedi. Bursa Business School’un kent ve ülke ekonomisinin gelişimi için büyük bir değer olduğunu ifade eden Soner, şöyle devam etti; "Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı tebrik ediyorum. Uludağ’da çok önemli bir merkez hayata geçti. Dünyada büyük bir dönüşüm yaşanırken eski bildiklerimizle ilerleyemeyeceğimiz çok açık. Yeni ekonomiye hızla adapte olmamız lazım. Bursa Business School bu yolculukta firmalara rehberlik eden çok güçlü ve özel bir merkez" Eğitim katılımcılarından AVG Otomotiv Kurucusu Barış Güler, BTSO’nun firmalara yönelik eğitim organizasyonlarını yakından takip ettiğini belirterek, "Bursa Business School’a ilk defa geldim. Burada çok önemli bir eğitim üssü oluşturulduğunu söyleyebilirim. Burada sunulan imkanlardan tüm iş dünyası temsilcilerinin faydalanması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu. Burpol firmasından Satış Mühendisi Tuğba Gencan, eğitim organizasyonunun oldukça faydalı geçtiğini belirterek, merkezin çok kapsamlı ve nitelikli eğitimleri firmalarla buluşturduğunu söyledi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 12:30
Bakan Şimşek: "Vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak yapılması gündemimizde"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak bütçe imkânları doğrultusunda daha düşük oranda yapılması da gündemimizdedir" dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Hazine Ve Maliye Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu ve Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun 2026 yılı bütçeleri ele alındı. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Yatırımcı Tazmin Merkezi ve Bankalararası Kart Merkezi Anonim Şirketi Sayıştay Raporları da Komisyonda görüşüldü. Komisyonda bir sunum gerçekleştiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, belirsizliklere, artan korumacılık ve jeopolitik gerginliklere rağmen küresel ekonominin dirençli ve ılımlı görünümünü koruduğunu söyledi. Şimşek, küresel büyümenin 2025 ve 2026 yıllarında, uzun dönem ortalamasının altında kalmasında rağmen yüzde 3’ün üzerinde gerçekleşmesinin öngörüldüğünü dile getirerek, "Nisan ayında açıklanan tarifelerin, küresel ticareti beklenenden daha az etkileyeceği tahmin ediliyor. 2025 yılında küresel ticaret hacminin yüzde 3,6, 2026’da ise yüzde 2,3 artması bekleniyor. 2024 yılında yüzde 2,1 büyüyen ticaret ortaklarımızın, 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla yüzde 2,2 ve yüzde 2,3 büyüyeceği tahmin edilmektedir" ifadelerine yer verdi. "Küresel konjonktürün ülkemiz için daha olumlu seyretmesini bekliyoruz" Diğer yandan, küresel dezenflasyon sürecinin devam ettiğini söyleyen Şimşek, "ABD Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası başta olmak üzere geçen yıl başlayan politika faiz indirimleri bu yıl da devam etti. 2026 yıl sonuna kadar FED’in ilave 75 baz puan faiz indirimi yapması bekleniyor. İyileşen küresel risk iştahı ile birlikte gelişmekte olan ekonomilere bu yıl artan portföy girişlerinin, 2026 yılında da devam etmesi bekleniyor. Diğer olumlu bir faktör de küresel emtia fiyatlarının ılımlı seyridir. Önümüzdeki dönemde enerji fiyatlarındaki düşüşün devamı, enerji hariç emtia fiyatlarının ise artması öngörülüyor. Özetle, küresel konjonktürün ülkemiz için daha olumlu seyretmesini bekliyoruz" açıklamasında bulundu. Şimşek, uyguladıkları program sayesinde son 2 yılda önemli kazanımlar elde ettiklerini belirterek, programın öncelikli hedeflerinden olan makro finansal istikrarın güçlendirilmesi ve şoklara karşı dayanıklılığın artırılmasında önemli mesafe aldıklarını kaydetti. "Kur Korumalı Mevduat’tan çıkışı başarıyla yönetiyoruz" Uluslararası standartlara göre rezerv yeterliliğini sağladıklarını söyleyen Şimşek, 2023 yılı Mayıs ayına göre brüt rezervlerin 87 milyar dolar, swap hariç net rezervlerin ise 112,6 milyar dolar arttığını dile getirdi. Şimşek, koşullu yükümlülükleri azalttıklarını belirterek, "Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) çıkışı başarıyla yönetiyoruz. 24 Ekim 2025 itibarıyla 171 milyar liraya gerileyen bakiyenin yıl sonunda 5 milyar liranın altına inmesini bekliyoruz. Türk lirası varlıklara duyulan güvenin artmasıyla TL’nin toplam mevduat içindeki payı yüzde 59,8’e ulaştı" diye konuştu. "Cari açığı endişe kaynağı olmaktan çıkardık" Program ile sağlanan kazanımları kalıcı hale getirmek için makro dengesizlikleri azalttıklarına dikkati çeken Şimşek, "Kayda değer iyileşme sağladığımız cari açığı endişe kaynağı olmaktan çıkardık. 2023 yılı ortasında yüzde 5 olan yıllıklandırılmış cari açığın milli gelire oranı 2024’te yüzde 0,8’e geriledi. 2025 yılı ikinci çeyreği itibarıyla yüzde 1,3 olan bu oranın, Orta Vadeli Program (OVP) döneminde ortalama yüzde 1,2 ile sürdürülebilir seviyelerde kalmasını öngörüyoruz. Cari dengedeki bu iyileşmeyle birlikte 2023 yılı Haziran ayında milli gelire oranla yüzde 23 olan brüt dış finansman ihtiyacının 2025 sonunda yaklaşık yüzde 17’ye gerileyeceğini öngörüyoruz" şeklinde konuştu. "700 baz puana kadar yükselen risk primimiz 250 baz puanın altına geriledi" Şimşek, finansal istikrarın güçlenmesiyle Türkiye yönelik risk algısının da iyileştiğine vurgu yaparak, "Program öncesi 700 baz puana kadar yükselen risk primimiz 250 baz puanın altına geriledi. Düşen risk primiyle birlikte kamu ve özel sektörün dış borçlanma maliyetleri önemli ölçüde azaldı. Programımız sayesinde ülke kredi notumuzu S&P ve Fitch 2’şer kademe, Moody’s ise 3 kademe yükseltmiştir" dedi. "Vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak yapılması gündemimizde" Dezenflasyon sürecine ilişkin de konuşan Bakan Şimşek, dezenflasyonun sürecinin dönemsel etkilerle geçici olarak yavaşlasa da devam ettiğini kaydederek, "Yıllık enflasyon, ekimde geçen yılın aynı ayına göre 15,7 puan azalarak yüzde 32,9’a geriledi. Önümüzdeki dönemde sıkı para politikası, destekleyici maliye politikası, bütçe imkânları dahilinde yönetilen ve yönlendirilen fiyatların hedeflerle uyumlu belirlenmesi ve başta sosyal konut olmak üzere arz yönlü tedbirler ile dezenflasyon sürecinin devam edeceğini öngörüyoruz. Ayrıca vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak bütçe imkânları doğrultusunda daha düşük oranda yapılması da gündemimizdedir" değerlendirmesinde bulundu. "İstihdamı korumak amacıyla reel sektöre yönelik desteklerimiz devam ediyor" Bakan Şimşek, OVP döneminde büyüme patikasının dezenflasyonu desteklemesini öngördüklerini söyleyerek, "İstihdam, program döneminde 1,1 milyon kişi arttı. İşgücüne katılımdaki zayıf seyrin de etkisiyle işsizlik oranı tek haneli seviyesini korudu. Özellikle emek yoğun sektörlerde zayıf seyreden üretimi canlandırmak ve istihdamı korumak amacıyla reel sektöre yönelik desteklerimiz devam ediyor" şeklinde konuştu. Mali disiplini tesis ettiklerini ve kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekleyen Şimşek, cari fiyatlarla 3,6 trilyon liraya ulaşan deprem harcamalarına rağmen bütçe disiplinini güçlendirdiklerini vurguladı. Şimşek, aldıkları tedbirler sayesinde milli gelire oranla 2023 yılında yüzde 5,1 ile sınırladıkları bütçe açığının, 2024’te yüzde 4,7’ye gerilediği ve 2025 yılında bu oranın yüzde 3,6 olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti. "Bütçe açığının 2025 yılında yüzde 3,6 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz" Alınan tedbirlerle bütçe açığının, 2024’te yüzde 4,7’ye gerilediğini hatırlatan Şimşek, "2025 yılında bu oranın yüzde 3,6 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. OVP’de geçen sene yüzde 3,1 olarak öngördüğümüz 2025 yılı bütçe açığına yönelik yukarı yönlü revizyonun temel nedeni, bazı vergi gelirlerinin beklentilerimizin altında kalmasıdır" değerlendirmesinde bulundu. "Tasarruf tedbirleri çerçevesinde bin 958 harcama biriminde denetim gerçekleşti" Şimşek, kamu tasarruf tedbirlerine ilişkin de konuşarak, alınan tedbirlerle kamuda harcama disiplinini güçlendirdiklerini söyledi. Bu kapsamda kamuda izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım modelini güçlü ve kararlı bir şekilde uyguladıklarına da sözlerine ekleyen Şimşek, ’Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi’ ile 257 kamu idaresini yakından takip ettiklerini ve bin 958 harcama biriminde denetim gerçekleştirdiklerini söyledi. "Kurumlar vergisi oranını 5 puan artırarak yüzde 25’e yükselttik" Gelir politikasını vergide adalet, vergilemede etkinlik ve kayıt dışılıkla mücadele eksenlerinde oluşturduklarını aktaran Şimşek, program döneminde yüksek gelir gruplarına yönelik vergi yükünü artıran düzenlemeleri hayata geçirdiklerini anımsattı. Şimşek, söz konusu düzenlemeleri şu şekilde açıkladı: "Kurumlar vergisi oranını 5 puan artırarak yüzde 25’e yükselttik. Yap-İşlet-Devret ve Kamu Özel İşbirliği projelerinden elde edilen kazançlar ile banka ve finans kurumları için kurumlar vergisini 10 puan artırdık. Banka ve diğer finansal kuruluşların finansal faaliyet harçlarını yüzde 50 yükselttik. İlk defa, çok uluslu şirketlere yüzde 15, yurt içindeki şirketlere yüzde 10 asgari kurumlar vergisi getirdik. Şirketlerin taşınmaz satışlarında uygulanan yüzde 50 kazanç istisnasını kaldırdık. İştirak hissesi satış kazancı istisnasını yüzde 50’ye düşürdük. Kâr paylarındaki gelir vergisi stopajını yüzde 15’e yükselttik. Kazanç istisnasını daralttığımız yatırım fon ve ortaklıklarının gayrimenkul kazançlarını da yüzde 10 asgari kurumlar vergisine tabi tuttuk. Yat, kotra, tekne ve gezinti gemileri için yüzde 8 ÖTV getirdik. Silah bulundurma ve taşıma ruhsatları için uygulanan harçları yüzde 100 artırdık. İşlenmiş vadeli altın ithalatını KKDF’ye tabi tuttuk. 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla vadeli mevduatların yüzde 95’ini oluşturan 6 aya kadar vadeli mevduat gelirleri ile yatırım fonlarında stopaj oranını yüzde 17,5’e yükselttik." "Dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını 2026’da yüzde 38,3’e çıkarmayı hedefliyoruz" Şimşek, vergi harcamalarını azaltmaya devam ettiklerini söyleyerek, vergi istisna ve muafiyetlerin azaltılması amacıyla yapılan düzenlemeler çerçevesinde 2025 yılı için yüzde 5,1 olarak hesapladıkları vergi harcamalarının milli gelire oranını 2026’da yüzde 4,7’ye, OVP dönemi sonunda ise yüzde 4,1’e indirmeyi hedeflediklerini bildirdi. Vergide adaleti sağlamak için oluşturulan düzenlemelere de konuşmasında yer veren Şimşek, "Program döneminde, vergide adaleti güçlendirmek için yaptığımız düzenlemeler ve kayıt dışılığa yönelik aldığımız tedbirlerle 2023 yılında yüzde 34,5 olan dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payını 2026’da yüzde 38,3’e çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece dolaylı vergilerin payı yüzde 61,7’ye inecektir.2023’ten itibaren dolaysız vergilerde sağlanacak 3,8 puanlık iyileşme 520 milyar liraya tekabül edecek" dedi. "Dolaysız vergilerde en düşük yüke sahip üçüncü ülkeyiz" Şimşek, Türkiye ile OECD ve AB ülkeleri vergi yüklerinin aynı tanımda kıyaslanabilmesi için sosyal güvenlik primlerinin ve mahalli idare vergi gelirlerinin de hesaplamalara dahil edilmesi gerekmektiğini belirterek, "Bu şekilde yapılan hesaplamalara göre ülkemizde genel vergi yükü yüzde 23,5’tir. Ortalaması yüzde 33,9 olan OECD ülkeleri arasında en düşük vergi yüküne sahip beşinci ülkeyiz. Türkiye’de dolaylı vergi yükü yüzde 10,7, dolaysız vergi yükü ise yüzde 12,8 seviyesindedir. Dolaysız vergilerin yeterli düzeyde olmaması temel sorunumuzdur. Ortalaması yüzde 23,6 olan OECD ülkeleri arasında dolaysız vergilerde en düşük yüke sahip üçüncü ülkeyiz" dedi. "Kayıt dışı ile mücadelemiz sonuç veriyor, bu yıl 473 bin mükellef ilk kez beyanname verdi" "Hükümet olarak kayıt dışı ekonomiyle mücadele önem verdiğimiz konuların başında geliyor. Bu kapsamda vergilemede etkinliği ve denetimi artırıyor, kayıt dışılıkla mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyor ve mükelleflerinin haklarını koruyoruz" diyen Şimşek, şunları kaydetti: "Mükellef haklarının korunması amacıyla vergi incelemelerinde uyulacak denetim standartlarına ilişkin çalışmamızı tamamladık, önümüzdeki günlerde yayımlayacağız. Saha denetimlerimiz aralıksız sürüyor. Belge düzeni ve KDV oranlarının kontrolü için 2024 yılında 1 milyon 125 bin, 2025’in ilk 9 ayında 1 milyon 110 bin saha denetimi gerçekleştirdik. 2024 yılında yasalaşan hasılat tespiti uygulamasını bu yıl fiilen hayata geçirdik. Bu kapsamda yılın ilk 9 ayında 253 bin denetim yaptık. Kayıt dışı ile mücadelemiz sonuç veriyor. Beyanname sayılarında ve beyan edilen gelirlerde önemli artışlar sağladık. 2024 yılına ait kira, ücret, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlara ilişkin beyanname sayısı yüzde 24 artışla 2 milyon 248 bin oldu. Hesaplanan vergi 2 katına çıktı. Bu yıl 473 bin mükellef ilk kez beyanname verdi. Sonuç olarak 2022 yılında 3,8 milyon ve 2023 yılında 4,4 milyon olan gelir vergisi beyanname sayısı, 2024 yılında 5 milyona ulaştı. Program döneminde her sene hesaplanan vergi 2 katına çıktı." "Faiz harcamalarının milli gelire oranı 2025’te 3,3 ve 2026’da yüzde 3,5 olarak gerçekleşmesi beklenmekte" Bakan Şimşek, deprem nedeniyle artan borçlanma ihtiyacıyla, yükselen faiz harcamalarına rağmen kamu borçluluğunun düşük seyrettiğini belirterek, "2023-25 döneminde faiz dışı açık ve borçlanma ihtiyacı önemli ölçüde deprem harcamaları nedeniyle artmıştır. Böylece faiz harcamalarının milli gelire oranı 2025 ve 2026 yıllarında sırasıyla yüzde 3,3 ve yüzde 3,5 olarak beklenmektedir. Azalan deprem harcamaları ve iyileşen faiz dışı denge sayesinde bu oranın 2027’de yüzde 3,4’e, 2028’de ise yeniden yüzde 3,3’e gerilemesi öngörülmektedir" şeklinde konuştu. Bakan Şimşek, 2024 yılında yüzde 23,6 olan Avrupa Birliği (AB) tanımlı genel yönetim borç stokunun milli gelire oranının 2025 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 24,1 olarak gerçekleştiğini ifade etti. İç borç çevirme oranının 2024 yılında yüzde 133,1 olarak gerçekleştiğini de hatırlatan Şimşek, bu yıl yüzde 132,5 seviyesinde tamamlamayı öngördüklerini kaydetti. OVP’de öngörülen faiz dışı dengedeki iyileşmeyle birlikte 2026 yılında bu oranı yüzde 106’ya, dönem sonunda da yüzde 100’ün altına düşürmeyi hedeflediklerini de aktaran Şimşek, böylece özel sektöre daha fazla alan açılacağını ve reel sektörün büyümesinin destekleneceğini belirtti. "Uzun vadeli ve uygun koşullu 13,6 milyar dolar finansman sağladık" Şimşek, 2025 yılında uluslararası sermaye piyasalarından toplam 13 milyar dolar finansman sağladıklarını belirterek, "Bu ihraçlara yatırımcı ilgisi yüksek olmuş, spreadlerde önemli ölçüde gerileme kaydedilmiştir. Proje ve program finansmanı kapsamında çok taraflı yatırım bankalarından altyapı, ulaşım, sağlık, doğal afetlerle mücadele, çevre, enerji ve reel sektörün desteklenmesine yönelik 2025 yılı Ekim itibarıyla uzun vadeli ve uygun koşullu yaklaşık 13,6 milyar dolar tutarında finansman sağladık. Bu tutar yıllık bazda ulaşılan en yüksek rakamdır" açıklamasında bulundu. Ar-Ge ve yatırımları güçlü bir şekilde desteklediklerini söyleyen Şimşek, 2025 yılında Ar-Ge faaliyetleri ile yatırım ve üretimi artırmak için 693,6 milyar lira, 2026 yılında ise 836 milyar lira vergi harcaması öngördüklerini bildirdi. Şimşek, istihdamı korumaya ve artırmaya yönelik tedbirler alıklarını dile getirerek, "’İstihdamı Koruma Destek Programı’ ile tekstil, giyim, deri ve mobilya gibi belirli imalat sektörlerinde istihdamını koruyan işletmelere çalışan başına aylık 2 bin 500 lira prim desteği sağlıyoruz. İmalat sanayi sektörüne yönelik ilave destek paketleri üzerinde de çalışıyoruz" diye konuştu. "2026’da tarım sektöründe 262,3 milyar lira vergiden vazgeçiyoruz" Çiftçi ve esnaf desteklerinin artarak devam ettiğine işaret eden Şimşek, "2026 yılı tarımsal destek programları, tarım sektörü yatırım ödenekleri ile tarımsal kredi destekleri, tarımsal KİT ve ihracat destekleri için 626 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Ayrıca tarım sektörüne yönelik 2026’da vazgeçeceğimiz vergi tutarı da 262,3 milyar liradır. 1,1 milyona çiftçimize, 746 milyar lira kredi bakiyesi ile 2025 yılı ilk dokuz ayında 144 milyar lira Hazine faiz/kâr payı desteği sağladık. 780 bin esnaf ve sanatkârımıza, 282 milyar lira kredi bakiyesi ile 2025 yılı ilk dokuz ayında 49 milyar lira Hazine faiz desteği sağladık" açıklamasında bulundu. "Hazine ve Maliye Bakanlığı 2026 yılı bütçe teklifinin toplamı 8,84 trilyon lira" Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu 2024 Yılı Kesin Hesabı’na ilişkin özet bilgileri de paylaşan Şimşek, sözlerine şu şekilde devam etti: "2024 yılı için 4,67 trilyon lira olan Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinin 4,55 trilyon lirası kullanılmıştır. Bunun yaklaşık yüzde 1’ine tekabül eden 40 milyar liralık kısmı Bakanlık hizmetlerinde kullanılmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığının 2024 yılı itibarıyla 37,3 milyar lira olan bütçesinin 36,9 milyar lirası kullanılmıştır. 405 milyon lira olan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bütçesinin 280,8 milyon lirası kullanılmıştır. 3,5 milyar lira olan Türkiye İstatistik Kurumu bütçesinin 3,2 milyar lirası kullanılmıştır." Bakanlığının 2026 yılı bütçe teklifi toplam 8,84 trilyon lira, faiz hariç 6,1 trilyon lira olduğu bilgisini veren Şimşek, bu teklifin yaklaşık yüzde 1,3’üne tekabül eden 77,8 milyar liranın Hazine ve Maliye Bakanlığı hizmetleri için kullanılacağını bildirdi. Şimşek, 2026 yılı bütçesinde teklif ettikleri ödenek tutarının Gelir İdaresi Başkanlığı için 70,6 milyar lira, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı için 474,7 milyon lira ve Türkiye İstatistik Kurumu için 6,7 milyar lira oluğunu da açıkladı. Komisyon görüşmeleri, Bakan Şimşek’in konuşmasının ardından diğer parti sözcülerinin konuşmasıyla devam etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder