EKONOMİ
DSO Başkanı Kasapoğlu; "Reel sektör çoklu maliyet baskısı altında" 05 Mayıs 2026 Salı - 12:34:47 Denizli Sanayi Odası (DSO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı’nda küresel ekonomik gelişmelerin imalat sanayisine etkileri ele alındı. Enerji maliyetleri, ihracat şartları ve finansmana erişim başta olmak üzere sanayicilerin karşı karşıya olduğu sorunlar Meclis gündeminde yer aldı. DSO Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu başkanlığında DSO Hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Köle katıldı. Toplantının açılışında konuşan DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, Güney Kore ve Çin ziyaretlerinden edindiği bilgileri Meclis Üyeleriyle paylaşarak küresel sanayideki dönüşüme dikkat çekti. Bu ülkelerin hızlı, kaliteli ve teknoloji odaklı üretimi tüm ölçeklerde bir kültür haline getirdiğini vurgulayan Konyalıoğlu, fuar organizasyonlarındaki güçlü yapıları, planlı sanayi politikaları ve gelişmiş lojistik kabiliyetleriyle rekabette önemli avantaj sağladıklarını ifade etti. Konyalıoğlu, Denizli sanayisinin de bu dönüşümü doğru okuyarak katma değerli ve yenilikçi üretime odaklanması gerektiğini vurguladı. Toplantının devamında kürsüye gelen DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, konuşmasında Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeleri ve sanayicinin karşı karşıya olduğu temel sorunları değerlendirdi. Bu çerçevede Kasapoğlu, Türkiye ekonomisinde sanayisizleşme patikasının giderek belirginleştiğine dikkat çekerek mevcut enflasyonla mücadele programının reel sektör üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ifade etti. "Reel sektör çoklu maliyet baskısı altında, enerji, faiz ve jeopolitik riskler kıskacı derinleşiyor" Küresel ekonomik gelişmelere değinen Başkan Kasapoğlu, "Bugün enerji maliyetleri, yüksek faiz, jeopolitik riskler, zayıflayan talep ve daralan finansman şartlarıyla aynı anda mücadele ediyoruz. Uluslararası Para Fonu Nisan 2026 Dünya Ekonomik Görünümü raporuna göre, küresel büyüme 2026 yılında yüzde 3,1, 2027’de ise yüzde 3,2 olarak gerçekleşecek. Özellikle Orta Doğu’daki savaş, küresel büyümeyi ve enflasyonla mücadeleyi doğrudan tehdit eden bir unsur olarak görünüyor. Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı son üç ayda %63, son bir yılda %77 artışla 110 dolar seviyesine yaklaşmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Sanayici açısından bu tablo, doğrudan üretim maliyetlerine yansıyan yeni bir baskı alanı anlamına geliyor. Enerji fiyatlarındaki her artış birim maliyetleri yükseltiyor, fiyatlama gücünü zayıflatıyor ve uluslararası rekabetçiliği zorluyor." dedi. Kasapoğlu: "Sanayici döviz borcuyla değil, üretim gücüyle büyümelidir" Sanayicinin artan maliyet baskısı altında üretimini sürdürdüğünü, buna karşılık ihracat pazarlarındaki daralma ve döviz gelirlerindeki herhangi gerilemeyle birlikte kur şoku riskinin daha da belirgin hale geldiğini belirten Başkan Kasapoğlu, mevcut şartların sanayiciyi döviz borcuna dayalı bir yapıya zorladığını ifade etti. Kasapoğlu, "sanayici döviz borcuyla değil, üretim gücüyle büyümelidir" diyerek büyüme modelinin yeniden düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Kur riskine teslim olmuş bilançoların ne yatırımı taşıyabileceğini ne de üretimi büyütebileceğini dile getiren Kasapoğlu, çözümün sanayiciyi döviz borcuna mecbur bırakmayan, uygun maliyetli ve erişilebilir Türk lirası kredi imkânlarının artırıldığı ve kur riskinden korunma araçlarının daha etkin kullanıldığı bir finansman yapısının kurulması olduğunu söyledi. Kasapoğlu, ithal ara malı bağımlılığının da azaltılmasına yönelik üretim politikalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. "Küresel Pazarlarda tutunma mücadelesi artıyor" İhracat tarafında kur hareketlerinin maliyet artışlarını yeterince karşılayamamasının kâr marjlarını ciddi biçimde daralttığını belirten Kasapoğlu, birçok firmanın artık büyümeden çok mevcut pazardaki varlığını korumaya odaklandığını, işletmelerin zararına ihracat yapmak zorunda kaldığını ifade etti. Avrupa Birliği’nin sınırda karbon düzenlemeleri, sürdürülebilirlik raporlama yükümlülükleri ve tedarik zinciri denetimleri gibi yeni kuralların da bu tabloya eklendiğini vurgulayan Kasapoğlu, ihracatın artık kurallara uyum ve iklim politikalarıyla da şekillenen çok katmanlı bir rekabet alanına dönüştüğünü vurguladı. "Mesele artık pazara girmek değil, pazarda kalabilmektir" ifadesiyle bu dönüşümü özetleyen Kasapoğlu, dayanıklılık, uyum ve finansmana erişimin bugün her zamankinden daha belirleyici hale geldiğini belirtti. Merkez Bankasının Döviz Dönüşüm Desteği uygulamasının süre uzatımı kararına da değinen Kasapoğlu, "Reel sektörün beklentisi, bu düzenlemenin çok daha uzun vadeli ve daha güçlü bir çerçevede sürdürülmesi yönündedir" ifadesini kullandı. "Oyunun kuralı maç başladıktan sonra değişmemelidir" Başkan Kasapoğlu, enerji alanında yapılan yeni düzenlemelere de değinerek lisanssız elektrik üretiminde aylık mahsuplaşma yerine saatlik mahsuplaşma uygulamasının yatırım planlamalarını zorlaştırdığını, nakit akışı ve geri dönüş süreleri açısından belirsizlik oluşturduğunu söyledi. Kasapoğlu, "Oyunun kuralı, maç başladıktan sonra değişmemelidir. Bu nedenle saatlik mahsuplaşma uygulamasının sanayimizin üretim gerçekleri, yatırım güvenliği ve ülkemizin yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesini; mahsuplaşmanın aylık bazda ve doğrudan kWh üzerinden yapılmasına imkân sağlayacak daha öngörülebilir bir yapının oluşturulmasını önemli buluyoruz." dedi. "İstihdam sanayiden uzaklaşıyorsa, ekonomi üretimden uzaklaşıyor demektir" Türkiye ve Denizli’ye ilişkin istihdam verilerini Meclis Üyeleriyle paylaşan Kasapoğlu, "Ücretli çalışan verileri, istihdam kompozisyonunu net biçimde ortaya koymaktadır. 2026 Şubat itibarıyla sanayi sektöründe istihdam yıllık bazda yüzde 3,2 gerilerken, özellikle emek yoğun alanlarda kayıplar daha belirgin hale geldi. Buna karşılık inşaat ve hizmet sektörlerindeki artış, istihdamın üretimden ziyade daha düşük katma değerli alanlara kaydığını gösteriyor. Denizli örneğinde tekstil ve giyim gibi sanayinin omurgasını oluşturan sektörlerdeki sert istihdam kaybı, üretim gücündeki erozyonu somut biçimde ortaya koymaktadır. Bizim meselemiz, istihdamın niteliğidir. Nerede, nasıl ve hangi sektörlerde istihdam oluşturduğumuzdur. Eğer sanayide istihdam kaybediyorsak, eğer ana sektörlerimiz güç kaybediyorsa, bugün gördüğümüz iyileşmeler kalıcı olmayacaktır." yorumunda bulundu. Kasapoğlu’ndan sanayide güven ve öngörülebilirlik vurgusu Sanayicinin ancak öngörülebilir bir ortamda yatırım yapabildiğini, yatırımın ise büyümenin temelini oluşturduğunu söyleyen Kasapoğlu, "İçinden geçtiğimiz dönem, sanayicinin dayanıklılığını sınayan sıradan bir dalgalanma değil; yönümüzü yeniden tayin etmemizi gerektiren bir eşiktir. Bu nedenle ihtiyaç duyduğumuz şey; geçici rahatlama sağlayan adımlar değil, güven veren, öngörülebilirliği tesis eden ve üretimi merkeze alan güçlü bir politika çerçevesidir. Sanayici önünü görebildiği ölçüde yatırım yapar, yatırım yaptığı ölçüde büyüme mümkün olur.Üretim varsa istihdam vardır, ihracat vardır, daha fazla refah vardır. Üretim yoksa, geri kalan her şey tartışmalıdır" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Denizli Orman Bölge Müdürlüğü faaliyetleri DSO Meclisinde görüşüldü DSO’nun Mayıs Ayı meclis toplantısına konuk olarak katılan Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Köle, Bölge Müdürlüğünün Denizli’deki faaliyetlerine ilişkin sunum gerçekleştirdi. Köle, yürütülen projeler ve planlanan çalışmalar hakkında meclis üyelerini bilgilendirirken özellikle ağaçlandırma, orman bakımı ve yangınla mücadele kapsamında yapılan çalışmalara dikkat çekti. Orman varlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik faaliyetlerin sürdüğünü ifade eden Köle, yeşil alanların artırılması ve doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılması için çalışmaların aralıksız devam ettiğini vurguladı. Toplantı Meclis Üyelerinden gelen soruların Köle tarafından yanıtlanmasıyla son buldu.
05 Mayıs 2026 Salı - 12:08 TUSAŞ ile GE Aerospace, HÜRJET için motor tedarik sözleşmesi imzaladı Türk havacılık sanayiinin özgün jet eğitim uçağı HÜRJET programında kritik bir eşik daha aşıldı. TUSAŞ ile GE Aerospace arasında, HÜRJET’e yönelik motor tedariki için sözleşme imzalandı. TUSAŞ ile GE Aerospace arasında, HÜRJET için F404 motor tedarikine yönelik sözleşme imzalandı; anlaşma, seri üretim sürecine ivme kazandırmayı hedefliyor. TUSAŞ’tan yapılan açıklamaya göre, HÜRJET’in seri üretim süreci kapsamında F404 motorlarının tedarikine ilişkin yeni bir adım atıldı. Sözleşme, TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, TUSAŞ Uçak Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Gürsoy ile GE Aerospace Savunma ve Sistemler Satış ve İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Rita Flaherty’nin katılımıyla gerçekleştirilen törenle imza altına alındı. Açıklamada, F404 motoru teslimat takviminin HÜRJET’in seri üretim hedefleriyle paralel ilerlediği belirtilerek, söz konusu anlaşmanın programın sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağı ifade edildi. Geliştirme ve sertifikasyon faaliyetlerinde kullanılmak üzere 6 prototip uçağın üretiminin sürdüğü kaydedilen açıklamada, 2027 yılının ikinci yarısında seri üretimin hızlandırılmasının hedeflendiği aktarıldı. Öte yandan, imzalanan sözleşmelerle birlikte elde edilen sipariş sayısının HÜRJET’i küresel eğitim uçağı pazarında öne çıkan platformlardan biri haline getirdiği vurgulandı. HÜRJET’in, Boeing T-7 Red Hawk’tan sonra en fazla siparişe sahip eğitim uçağı konumunda bulunduğu ifade edildi. Açıklamada, HÜRJET’in üstün performansı ve çok rollü yapısıyla uluslararası ihalelerde öne çıktığı belirtilerek, Türkiye’nin havacılıkta bağımsızlık vizyonu doğrultusunda güçlü sanayi ortaklıkları ve artan ihracat başarısıyla küresel ölçekte büyümesini sürdürdüğü kaydedildi.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:57 Hüsamlar Yeniden Projesi dünya vitrinine çıktı Muğla’nın Milas ilçesinde hayata geçirilen ve Cumhuriyet tarihinin tek seferde yapılan en büyük rehabilitasyon projelerinden biri olan "Hüsamlar Yeniden", Uluslararası Madencilik Sonrası Faaliyetler Sempozyumu’nda (IPMS 2026) uluslararası akademi ve sektör temsilcilerine tanıtıldı. Bodrum’da düzenlenen sempozyumda, çevre ile madencilik arasındaki denge sahadaki uygulamalar üzerinden ele alındı. Madencilik faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından eski sahaların doğaya kazandırılması süreci, sempozyumun ana gündem başlıkları arasında yer aldı. Avrupa ülkeleri, Kanada ve Uzak Doğu’da uzun süredir uygulanan rehabilitasyon örnekleri arasında Türkiye de yer almaya başladı. Bu kapsamda Milas’ta yaklaşık 800 futbol sahası büyüklüğündeki alanda yürütülen ve 250 bini aşkın fidanın toprakla buluştuğu Hüsamlar Yeniden Projesi, uluslararası katılımcılardan ilgi gördü. Post-mining vizyonu Bodrum’da ele alındı Sorumlu madencilik anlayışının önemli başlıklarından biri olan madencilik sonrası faaliyetler, sempozyumda dört ana başlık altında değerlendirildi. Doğaya geri kazandırma, atık yönetimi, endüstriyel miras ve sosyo-ekonomik faaliyetler çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda, bütüncül dönüşüm modelleri masaya yatırıldı. İki yılda bir düzenlenen Uluslararası Madencilik Sonrası Faaliyetler Sempozyumu (IPMS) ile birlikte bu yıl ilk kez Avrupa ölçeğine taşınan Avrupa Madencilik Sonrası Faaliyetler Kongresi (ECOP), Türkiye’yi uluslararası bir buluşma noktası haline getirdi. 4-6 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen etkinlikte farklı ülkelerden katılımcılar, paneller ve saha gezileriyle madencilik sonrası süreçleri yerinde inceledi. Hüsamlar sahası dikkat çekti Sempozyum kapsamında gerçekleştirilen teknik gezilerde Muğla’daki rehabilitasyon sahaları ziyaret edildi. Bu ziyaretlerin öne çıkan noktalarından biri Hüsamlar sahası oldu. Yeniköy Kemerköy Enerji tarafından yürütülen projede, üretim sonrası alanların planlı şekilde doğaya kazandırılabileceği uygulamalı olarak gösterildi. İki yılı aşkın süredir devam eden çalışmalar kapsamında 576 hektarlık alan doğaya kazandırıldı. Sahada yaklaşık 250 bin fidan ve bitki toprakla buluşturulurken; oluşturulan göletler ve yeniden düzenlenen zeytinlik alanlar ile ekosistem yeniden şekillendirildi. Bölgede kuş türlerinin yeniden görülmeye başlanması, ekolojik iyileşmenin somut göstergeleri arasında yer aldı. Proje kapsamında rehabilitasyon çalışmalarının 2032 yılına kadar 1363 hektarlık alana ulaşması, uzun vadede ise bölgenin doğal bir orman ekosistemine dönüşmesi hedefleniyor. "Küresel ölçekte örnek olacak" Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, sempozyumun uluslararası bilgi paylaşımı açısından önemli bir platform sunduğunu belirtti. Işık, "Sürdürülebilir madencilik, maden açılmadan önce başlar, kapandıktan sonra devam eder. Rehabilitasyonu yalnızca bir yükümlülük olarak değil, madenciliğin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Hüsamlar sahasında yürütülen çalışmalar, planlı dönüşümün somut örneğidir" dedi. Çalışmaların sahadaki üretim planına paralel sürdüğünü ifade eden Işık, 2032 yılına kadar 1363 hektar alanın rehabilite edilmesinin hedeflendiğini, 2040 itibarıyla ise bölgenin tamamen doğal bir orman dokusuna kavuşmasının planlandığını kaydetti. Işık ayrıca; bölgede oluşturulacak yürüyüş ve mesire alanları ile göletlerin farklı kuş türlerine ev sahipliği yapacağını, dikilen zeytin ve lavanta gibi bitkilerin ise yerel tarım ekonomisine katkı sağlayacağını söyledi.
Gördes Huzurevi’nde ’Engelsiz işgücü’ buluşması
06 Kasım 2025 Perşembe - 11:45 Gördes Huzurevi’nde ’Engelsiz işgücü’ buluşması Çalışabilir durumdaki engelli bireylerin istihdama katılımını destekleyen Engelsiz İşgücü Uyum Programı kapsamında Gördes Huzurevi’nde paydaş kurumların katılımıyla ’Engelsiz işgücü’ buluşması gerçekleştirildi. Programda hem yaşlı bireylerin yaşam kalitesine yönelik çalışmalar incelendi hem de engelli çalışanlarla bir araya gelindi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, engelli bireylerin işgücü piyasasına kazandırılması ve sosyal rehabilitasyonlarının güçlendirilmesi amacıyla yürüttüğü "Engelsiz İşgücü Uyum Programı" kapsamında, Gördes Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde düzenlenen programa, İŞKUR İl Müdürü Günseli Kervan Tufan, Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Kılıç, SGK İl Müdürü Buket İnce, MCBÜ Gördes MYO Müdürü Prof. Dr. Selim Duramaz ve Gördes Huzurevi Derneği Yönetimi katıldı. Çalışmalar yerinde incelendi Heyet, huzurevinde görev yapan Engelsiz İşgücü Uyum Programı katılımcılarıyla bir araya gelerek yürütülen faaliyetler hakkında bilgi aldı. Ayrıca, yaşlı bireylere sunulan bakım hizmetleri yerinde incelendi. "Duaları en güçlü motivasyonumuz" Ziyarette huzurevi sakinleriyle sıcak sohbetler edilirken, talepleri ve ihtiyaçları dinlendi. İŞKUR İl Müdürü Günseli Kervan Tufan, devletin her koşulda vatandaşın yanında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kıymetli büyüklerimizin duası, bizim için en güçlü motivasyon kaynağıdır. Engelsiz İşgücü Uyum Programı sayesinde hem özel politika gerektiren vatandaşlarımız istihdama kazandırılıyor hem de huzurevlerimizde sevgi, emek ve dayanışma temelli bir ortam oluşuyor." Yeni yaşam alanları planlanıyor Ziyarette, huzurevi bahçesinde hayata geçirilmesi planlanan düzenlemeler ve sosyal yaşam alanlarına yönelik çalışmalar, Huzurevi Müdürü Hakkı Altunkeyik tarafından heyete aktarıldı. "Engelleri hep birlikte aşıyoruz" Programda; yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik hizmetlerin yanı sıra sosyal politikaların yereldeki uygulamaları da ele alındı. İŞKUR Manisa İl Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Engelsiz İşgücü Uyum Programı, engelli bireylerin istihdama katılımını desteklerken toplumsal dayanışmayı da güçlendirmeye devam ediyor.
Adana’da toplu taşıma zammı tepki çekiyor
06 Kasım 2025 Perşembe - 11:00 Adana’da toplu taşıma zammı tepki çekiyor Adana’da toplu taşıma ücretlerine yapılan zam 1 Kasım itibarıyla uygulanmaya başladı. Yeni tarifeye göre, öğrenci 20 lira 50 kuruş , sivil 34 TL, öğretmen 30 TL, araç kartı ile ücretli biniş ise 45 TL olurken, vatandaşlar tepki gösterdi. Adana Büyükşehir Belediyesi UKOME kararıyla belirlenen yeni tarifeye göre dolmuş, özel halk otobüsü, belediye otobüsü ve metro ücretleri yeniden düzenlendi. Adana’da toplu taşıma ücretlerine yapılan zam 1 Kasım itibarıyla uygulanmaya başladı. Yeni tarifeye göre, kartları olan öğrencilere 20,50 TL, sivil 34 TL, öğretmen 30 TL, kartları olmayanların araç ücretli binişi ise 45 TL oldu. Zamla birlikte sivil biniş ücretine 5 TL, öğrenci ücretine ise 4 TL artış yapıldı. Adana Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), fiyat düzenlemesinin gerekçesini artan maliyetler olarak açıklamıştı. "Emekliyim 2 kişi hastaneye gittik 150 TL" Emekli ve öğrenciler yapılan zamlara tepki gösterdi. Emekli olduğunu belirten Ramazan Darı, "Zam yapılmasaydı iyi olurdu. Biraz fazla artış oldu. Emekliyim, 19 bin lira maaş alıyorum. İki kişi hastaneye geldik, 150 lira gitti" dedi. Emeklilerden Ahmet Canbolat ise, "Dolmuş fiyatları 45 lira oldu ve hiç iyi değil. Bence bu fiyatlar pahalı. Ben emekliyim, çarşıya gidip gelmek 90 lira" diye konuştu. Üniversite öğrencisi Emin Han Gördebil de "Dolmuşlara zam gelmesi kötü oldu. Öğrenci binişi 20 lira 50 kuruş. Vize yaptırmam gerekiyor. Şu an otobüsler benden 34 lira ücret alıyor, dolmuşlarda ise 35 lira ödüyorum" ifadesini kullandı. Belediyeye 200 bin lira idari para cezası verilmişti Geçtiğimiz günlerde de Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Adana Büyükşehir Belediyesi’nin toplu taşımada öğrenci indiriminden yararlanmak için "28 yaşından gün almama" şartı getirmesini "yaş temelinde ayrımcılık" olarak değerlendirerek, belediyeye 200 bin lira idari para cezası vermişti.
Cengiz Enerji’nin yeni CEO’su Ahmet Türkoğlu oldu
06 Kasım 2025 Perşembe - 10:52 Cengiz Enerji’nin yeni CEO’su Ahmet Türkoğlu oldu Türkiye’nin enerji sektöründeki önde gelen kuruluşlarından Cengiz Enerji’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Enerji sektöründe 27 yılı aşkın deneyime sahip Ahmet Türkoğlu, 3 Kasım 2025 itibarıyla şirketin CEO’su olarak göreve başladı. Cengiz Enerji’nin yeni CEO’su enerji sektöründe 27 yılı aşkın deneyime sahip olan Ahmet Türkoğlu oldu. Türkoğlu, kariyeri boyunca petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetlerinden elektrik ve gaz piyasalarının yapılandırılmasına, yenilenebilir enerji sertifika sistemlerinin geliştirilmesinden karbon ticareti altyapısına kadar enerji sektörünün farklı alanlarında yönetici pozisyonlarında görev yaptı. Son olarak Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nda (TPAO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür olarak çalışan Türkoğlu, Türkiye’deki kara ve deniz sahalarındaki operasyonların yanı sıra Irak, Azerbaycan, Somali, Rusya, Kolombiya ve Pakistan gibi ülkelerde yürütülen uluslararası projelerin yönetiminden sorumluydu. Bu dönemde yıllık 8 milyar dolarlık yatırım ve işletme bütçesi yönetimi gerçekleştirdi. Yapılan açıklamaya göre, 2018-2024 yılları arasında EPİAŞ - Enerji Piyasaları İşletme A.Ş.’de CEO olarak görev alan Türkoğlu, Türkiye’nin spot gaz piyasasının, vadeli elektrik ve gaz piyasalarının, yenilenebilir enerji sertifika sistemi YEK-G’nin ve ulusal karbon ticareti altyapısının kurulmasında aktif rol üstlendi. Ayrıca Avrupa Enerji Borsaları Birliği (EUROPEX) Yönetim Kurulu üyeliğine seçilerek Türkiye’yi uluslararası platformda temsil etti. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu olan Türkoğlu, Executive MBA eğitimini de aynı üniversitede tamamladı. Yeni görevinde şirketin üretim, yatırım ve sürdürülebilir büyüme stratejilerine liderlik edecek. Türkiye’nin önde gelen özel sektör enerji yatırımcılarından şirket, toplam 5.220,69 MW kurulu gücü ile ulusal enerji arz güvenliğine katkı sağlamaktadır. Portföyünün 3.229,76 MW’ı yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanmakta olup, hidroelektrik, güneş, rüzgâr ve doğal gaz kombine çevrim santralleriyle faaliyet göstermektedir. Şirket aynı zamanda yurt dışında da enerji üretimi ve yatırım projeleri yürütmektedir.
Fındık ihracatında Eylül ayında yüzde 56 düşüş
06 Kasım 2025 Perşembe - 10:46 Fındık ihracatında Eylül ayında yüzde 56 düşüş Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Fındık ve Fındık Mamulleri Sektör Komitesi Başkan Yardımcısı Sebahattin Arslantürk, geçtiğimiz Eylül ayında gerçekleştirilen ihracatta; önceki yılın aynı ayı ile kıyaslandığında miktar bazında yüzde 56 değer bazında ise yüzde 36 oranında düşüş yaşandığını belirtti. 2025 yılının Ocak-Ekim döneminde ülkemizden 206 bin ton fındık ihracatı gerçekleştirilerek 1 milyar 813 milyon 830 bin dolar tutarında döviz girdisi elde edildi. Söz konusu ihracat gerçekleşmeleri bir önceki yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında miktarda yüzde 19, değerde ise yüzde 12 oranında düşüş gerçekleşti. DKİB Fındık ve Fındık Mamulleri Sektör Komitesi Başkan Yardımcısı Sebahattin Arslantürk, konuya ilişkin değerlendirmesinde; yılın ilk 10 ayında ülkemizden 120 farklı ülkeye ihracat yapıldığını belirterek en çok ihracat yapılan ilk 5 ülkenin sırasıyla Almanya, İtalya, Fransa, Polonya ve Hollanda olduğunu ifade etti. Eylül ayında başlayan fındık ihraç sezonunun ikinci ayında 17 bin 304 ton fındık ihracatı karşılığında 205 milyon 97 bin dolar tutarında döviz girdisi sağlandığını belirten Arslantürk, gerçekleştirilen ihracatta; önceki yılın aynı ayı ile kıyaslandığında miktar bazında yüzde 56 değer bazında ise yüzde 36 oranında düşüş yaşandığını belirtti. Trabzon ilinden yapılan fındık ihracatı hakkında da bilgi veren Arslantürk, 2025’in ilk 10 ayında Trabzon’dan yapılan 55 bin 756 ton fındık ihracatı karşılığında 500 milyon 377 bin dolarlık döviz girdisi sağlandığını, bir önceki yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında ihracat miktarında yüzde 22, değerde ise yüzde 19 oranında düşüş yaşandığını belirtti. Fındık ihracatında Trabzon ilinin 2. sırada yer aldığını belirten Arslantürk, 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde ülkemizden gerçekleştirilen fındık ihracatının yüzde 28’lik kısmının Trabzon ilinden gerçekleştirildiğini belirtti. Fındık ihraç sezonunun ikinci ayında ise Trabzon’dan 2 bin 449 ton karşılığı 28 milyon 537 bin dolarlık ihracat yapıldığını belirten Arslantürk, önceki sezonun aynı dönemine göre miktarda yüzde 75, değerde ise yüzde 19 oranında düşüş yaşandığını sözlerine ekledi.
Görevden dönen ticaret müşavirleri sanayicilerle tecrübelerini paylaştı
06 Kasım 2025 Perşembe - 10:11 Görevden dönen ticaret müşavirleri sanayicilerle tecrübelerini paylaştı Yurt dışı görev sürelerini tamamlayarak Ticaret Bakanlığı merkez teşkilatında göreve başlayan Ticaret Müşavirleri ve Ticaret Ataşelerinin edindikleri bilgi ve tecrübeleri firmalarla paylaşmaları amacıyla Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) organizasyonuyla ‘Görevden Dönen Ticaret Müşavirleri ile Birebir Görüşme Etkinliği’ düzenlendi. Kayseri Sanayi Odası ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa; Güney Kore, Almanya, Polonya, Fas, Cezayir, Slovakya, Mısır, Uganda, Rusya ve Hırvatistan’da görev yapmış bakanlık personeli katıldı. Program kapsamında, farklı coğrafyalarda görev alan ticaret temsilcileri ile Kayserili sanayiciler arasında bilgi paylaşımı, pazar değerlendirmesi ve ihracat fırsatlarına yönelik görüşmeler gerçekleştirildi. Etkinlikten önce Ticaret Müşavirleri ile bir araya gelen KAYSO Yönetim Kurulu Üyesi M. Nebi Doğan, Kayseri sanayisinin üretim ve ihracattaki konumuna vurgu yaparak şehrin Türkiye ekonomisine katkılarını anlattı. Doğan, Kayseri’nin girişimci ruhu, güçlü üretim altyapısı ve ihracat kültürüyle uluslararası pazarlarda daha fazla pay alma potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekti. Ticaret müşavirlerinin tecrübelerini paylaşmasının firmalar için önemli bir kazanım olduğunu belirten Doğan, etkinliğin şehrin ihracat vizyonuna değer kattığını ifade etti. Doğan; programa katılarak bilgi ve deneyimlerini Kayserili sanayicilerle paylaşan Ticaret Bakanlığı heyetine teşekkür etti. Kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çeken Doğan, ihracatçıların uluslararası pazarlarda daha güçlü yer almalarını destekleyen bu tür etkinliklerin artarak devam etmesinin önemini vurguladı. Ardından KAYSO Genel Sekreteri İsmail Tartuk, Kayseri ekonomisi, üretim kapasitesi, ihracat yapısı ve öne çıkan sektörlere ilişkin kapsamlı bir sunum yaptı. Sunum ve değerlendirmelerin ardından ticaret müşavirleri ile Kayserili firmalar birebir görüşmelere geçti. İş dünyası temsilcileri, hedef pazarlara yönelik güncel bilgiler ve saha tecrübeleri ışığında ülkelerdeki ticaret fırsatları, pazar dinamikleri ve ihracat süreçlerine ilişkin doğrudan bilgi edinme fırsatı buldu. 60’dan fazla sanayicinin katılımı ile gerçekleşen bire bir görüşmeler, Türkiye genelinde yapılan organizasyonlar içinde en yüksek katılımla gerçekleştirilen program olma özelliğini taşıyor.