EKONOMİ
Diyarbakır OSB’de seçim heyecanı 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:16:28 Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanının belirlenmesi için olağan genel kurullu seçimde üyeler, oylarını kullanmaya başladı. OSB’nin başkanlık seçiminde mevcut başkan Mustafa Fidan mavi listeden, Ali İhsan Özdoğan yeşil listeden seçime girdi. OSB’de yapılan seçimde, üyeler hazır bulundu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından adaylar konuşmalarını gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından üyeler, oy kullanmaya başladı. Oy kullanma süreci öncesi adaylardan Mustafa Fidan yaptığı konuşmada, olağan genel kurulda OSB’nin kentte ve ülke adına hayırlara vesile olmasını dilediğini, yürekten temenniler sunduğunu söyledi. Fidan, Diyarbakır OSB’nin anlamının gençlerin iş bulduğu, iş imkanının olduğu, geleceğe umutla baktığı yerler olduğunu belirterek, "2022 yılında göreve geldiğimizden beri ilke edindiğimiz güzel şeyler var. Bu görevi, kendi evimiz, yerimiz, makamımız olarak görmedik. Burayı bir emanet olarak gördük ve emanete sahip çıktık. En çok dikkat ettiğimiz üç temel ilke vardı. Adil olmak, şeffaf olmak ve her koşulda sanayicimizin yanında olmak. Biz, birlikte yönetilen bir OSB yoluna gittik. Mavi liste olarak önümüzdeki dönem için Allah nasip ederse önemli projelere imza atmayı hedefliyoruz. Biz, dostuz, arkadaşız. Seçimler gelip geçicidir. Bize baki olan insanlıktır" dedi. Yeşil liste adayı Ali İhsan Özdoğan ise "Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinin Genel Kuruluna hepiniz hoş geldiniz. Hepinizi şahsım ve yeşil liste adına saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Bugün burada olmakla genel kurulumuza güç verdiniz. OSB’mizin geleceğini inşa etmek için üretimden gelen gücümüzü ortaya koyuyoruz. Sizlerin demokratik hakkınızı kullanarak gerçekleştireceğimiz genel kurulumuzun, siz saygıdeğer sanayicilerimiz başta olmak üzere kentimize ve ülkemize hayırlara vesile olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:32 Karagül hasadı başladı Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde yetişen, kendine özgü rengi ve kokusuyla öne çıkan tescilli ’karagül’de hasat başladı. Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi’nin 2013 yılında "sakin şehir" ağına dahil ettiği Halfeti, tarihi taş evleri ve doğal güzellikleriyle bölgenin "saklı cenneti" olarak nitelendiriliyor. Birecik Barajı’nın suyunun yükselmesiyle bölgede üretim alanı azalan karagül, yetiştiği topraktan aldığı kendine özgü rengi ve kokusuyla dikkat çekiyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescil belgesi verilen karagülün geniş bir alana yayılması için Halfeti Kaymakamlığı, Belediye ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün çalışmaları devam ediyor. Ağırlıklı olarak seralarla yetiştirilen, ilkbahar ve sonbaharda açan karagül, görevliler tarafından çeşitli alanlarda kullanılması amacıyla dallarından kesilerek hasat edilmeye başlandı. Halfeti İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Bozoğlan, karagül bahçesinde incelemelerde bulundu. İncelemeler sonrası açıklama yapan Bozoğlan, "Karagülün yaprakları kozmetik ve gıda alanında kullanılıyor. Karagül sabun, kolonya, gülsuyu ve parfüm gibi kozmetik ürünlerinde kullanılıyor. Bunun yanı sıra lokum, gül şerbeti, kahve ve dondurma gibi gıda ürünlerinde de kullanılıyor. Halfeti’de sadece karagül ile üretim yapan firmalarımız var" dedi. Bozoğlan, gülün Halfeti’den dışarı çıktığı zaman ise pembeye yakın bir tona ulaştığını aktararak, "Halfeti’de şu anda bin 750 metrekare kapalı alanda, 12 bin metrekare açık alanda karagül üretimi yapılmaktadır. Halfeti Kaymakamımız ve Belediye Başkan Vekilimiz Sinan Korkmaz’ın destekleriyle eski Halfeti’de 7 bin 750 metrekare bir alan tahsisi yapıldı. Bu alana biz bin metrekare kapalı yetiştirme alanı, 250 metrekare üretim alanı ve damıtma tesisi olarak hizmet sunacağız" diye konuştu. Karagül yetiştiricisi Devrim Tutuş ise "Karagülden gıda ve kozmetik ürünü üreten dünyadaki tek firmayız. Şimdi hasat dönemindeyiz. Yaklaşık 10 gündür hasat yapıyoruz. Hayırlısıyla bu yıl bereketli geçti" ifadelerini kullandı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:12 Yerköy’de biçerdöverler festival havasında uğurlandı Yozgat’ın Yerköy ilçesinde hasat sezonunun başlamasıyla birlikte Yerköy Belediyesi tarafından düzenlenen "Biçerdöver Uğurlama Töreni", yoğun katılım ve renkli görüntüler eşliğinde gerçekleştirildi. İlçenin ekonomisinde önemli bir yere sahip olan biçerdöver esnafı ve çiftçiler için organize edilen program, Sanayi Kavşağı’ndan başlayan kortej yürüyüşüyle başladı. Çok sayıda biçerdöverin araçlarıyla katıldığı etkinlik, 15 Temmuz (İstasyon) Meydanı’nda kurulan alanda devam etti. Davul-zurna ekibinin çaldığı parçalar eşliğinde meydanda adeta festival havası yaşandı. Hasat sezonunun kazasız, belasız ve bereketli geçmesi amacıyla törende adak kesimi gerçekleştirildi. İlçe protokolü, çiftçiler ve vatandaşların katılımıyla yapılan dualarda, üreticilerin emeklerinin karşılığını alması ve sezonun hayırlı geçmesi temennisinde bulunuldu. Program kapsamında vatandaşlara ve katılımcılara yemek ikramı da yapıldı. Açılış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Fatih Arslan, Yerköy’ün biçerdöver sektöründeki stratejik önemine dikkat çekerek, "Yerköy, biçerdöver sektöründe Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biridir. Bu yıl da geleneksel uğurlama törenimizle ekmek teknesi olan biçerdöverci kardeşlerimizi yeni sezona yolcu etmek istedik. Tüm çiftçilerimize ve esnafımıza hayırlı, bereketli ve kazasız bir hasat sezonu diliyorum" dedi. Biçerdöver sektöründe çalışan Okan Tunç ise her yıl geleneksel olarak düzenlenen uğurlama töreninin önemli bir buluşma olduğunu belirterek, "Yerköy’de biçerdöver çalıştırma işiyle uğraşan biçerdöverci arkadaşlarımız, hasat zamanı geldiği için böyle bir topluluk oluşturup her sene Belediye Başkanımızın ilgi ve alakasıyla bir tören düzenliyor. Bu sene de törenimizi gerçekleştiriyoruz. Allah izin verirse 15-20 güne kadar arkadaşlarımız tırlara yüklenip Şanlıurfa, Mardin, Antep gibi bölgelere biçim yapmaya gidecekler. Daha sonra İç Anadolu Bölgesi ve Türkiye’nin farklı noktalarında hasat yapacaklar. Bu sene yağışlarımız çok güzel oldu. İnşallah buğday ve arpada bol bereketli bir yıl olur" diye konuştu. Yerköy’de esnaflık yapan Edip Yaman da 2026 yılı biçerdöver hasat sezonunun başladığını belirterek, "Biçerdöverci esnaf arkadaşlarımızla birlikte uğurlama yapıyoruz. Tüm biçerdöverci esnafımıza bol bereketli bir hasat sezonu diliyorum" ifadelerini kullandı. Programın ilerleyen bölümünde Belediye Başkanı Fatih Arslan ile AK Parti Yerköy İlçe Başkanı Serkan Işık, vatandaşlarla birlikte davul-zurna eşliğinde halay çekti. Başkan Arslan, yöresel sanatçılara bahşiş verirken, törene katılan biçerdövercilerle de tek tek ilgilenerek hatıra fotoğrafı çektirdi. Program, biçerdöverlerin sirenler eşliğinde meydandan ayrılmasıyla sona erdi.
Isparta’da gül hasadı öncesi umutlar arttı: 13 bin ton rekolte bekleniyor
23 Nisan 2026 Perşembe - 09:46 Isparta’da gül hasadı öncesi umutlar arttı: 13 bin ton rekolte bekleniyor Isparta’da gül sezonu için hazırlıklar başlarken, don riskinin görülmediği bu sezonda üreticiler 13 bin ton rekolte bekliyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don nedeniyle rekoltenin düşük olduğunu belirten Isparta Ziraat Odası Başkanı Müstahattin Can Selçuk, "Geçen yıl yaşanan don hadisesinde gül ve diğer meyveler etkilendi. Geçtiğimiz yıl zirai don nedeniyle yaklaşık 9 bin ton rekolte elde edilirken, bu yıl beklentimiz 13 bin ton seviyesinde" dedi. Isparta’da yeni gül hasadı sezonu için hazırlıklar başladı. 23-28 Nisan tarihleri arasında mevcut verilere göre herhangi bir don tehlikesi öngörülmüyor. Geçen yıl zirai don sonucu 9 bin tona kadar rekoltede düşüklük yaşanırken, bu yıl yaklaşık 13 bin ton civarında rekolte bekleniyor. Isparta Ziraat Odası Başkanı ve Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Müstahattin Can Selçuk, sezon boyunca yağışlı ve nemli hava koşullarının verimi doğrudan etkilediğini belirtti. Selçuk, gül sezonunun yaklaştığına dikkat çekerek, ‘‘Şu anda Isparta’mızın en büyük gül bahçelerinden birindeyiz. 72 dönümlük bir alandayız. Isparta’nın en büyük parsellerinden biri. Üreten, ülke ekonomisine katkı sağlayan her bireye çok teşekkür ediyorum. Şu anda malum gül sezonumuz yaklaşıyor. Nisan ayı sonu itibarıyla Keçiborlu, Ardıçlı’da bu sezonumuz başlar. Bu Isparta gülü de bazen izleyicilerimiz karıştırıyor böyle yediverenlerle, Rosa Damascena diye geçer. Mayıs ayının başlarında başlar, bu rakımın düşüklüğüne göre. Rakım yüksek yerlere kadar Haziran’ın 15’ine, 20’sine kadar devam eder. Bu havaların durumuna göre bir hafta ileri ya da geri çekilebilir’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Hem arazi hem fabrikayı dengelersek yüzde 100 bir verim farkı olur’’ Havaların yağışlı gittiği dönemde bir dönümden alınan gülün 200-300 kilodan fazla olduğuna değinen Selçuk, "Fabrikada kazanlara vurulduğunda bu gül, yaklaşık olarak 4 tondan 1 kilogram gül yağı çıkar ama havalar verimli gittiğinde bu 2 ton 750 kiloya kadar inebilir. Yani böyle havalar nemli gittiğinde hem arazi hem fabrikayı dengelersek yüzde 100 bir verim farkı olur. Ama böyle gül yaprakları şu anda tabii açmadığı için gösteremiyorum, böyle kuru kuru olursa fazla bir verim alınmıyor’’ dedi. "Sabunundan, losyonundan şampuanına kadar, reçeline kadar ilimizde hepsi üretiliyor ve alıcı buluyor" Geçen yıl dondan gülün ve diğer meyvelerin etkilendiğini hatırlatan Selçuk, 23-28 Nisan arası mevcut verilere göre bir don tehlikesi gözükmediğini vurguladı. Selçuk, ‘‘Bu yıl da 13 bin ton civarında bir rekolte bekliyoruz. Bu sabahın ilk ışıklarıyla beraber buraya kardeşlerimiz, bahçe sahiplerimiz, sezonluk işçilerimiz çalışmaya geliyorlar. Sabah böyle 5 bandında, 12’ye kadar toplanıyor. 12’den sonra böyle hava ısındığında toplandığında o gülden verim alınmıyor. 12’den sonra bu güller fabrikalara gidip kazanlarda üretime alınıyor. Kazanlarda böyle kaynıyor; konkret, gül suyu, gül yağı çıkıyor ve bunun ilimizde hem tıbbi aromatik bitkiler açısından hem gül hem lavantada altyapısı çok uygun. Bunun sabunundan, losyonundan şampuanına kadar, reçeline kadar ilimizde hepsi üretiliyor ve alıcı buluyor. Burada tabii biz Ziraat Odası Başkanı olduğumuz için buradaki çalışan kardeşlerimize, bahçe sahiplerine, arada fabrikada çalışanlara, fabrika sahiplerine, bu işle ilgili emeği geçen herkese Isparta Ziraat Odası Başkanı ve Ziraat Odaları Koordinasyon Başkanı olarak çok teşekkür ediyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Geçen yıl 9 bin tona kadar bir rekoltede bir düşüklüğümüz oldu’’ Gülün çok hassas olduğuna değinen Selçuk, "Gül aynı gün toplanması gerekir; o ’tor’ diye geçer. O aynı şekilde toplanması gerekir ve ertesi gün bir daha toplanması gerekir. Ve Peygamber Efendimiz’in kokusudur gül yağı. Bizim bu ürettiğimiz ürünler Türkiye ve dünya piyasasında alıcı buluyor ve özellikle yurt dışında, parfüm sanayiinde kullanılıyor. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum efendim. Şimdi geçen yıl don hadisemiz olunca bu yıl 13 bin ton civarında bir rekolte bekliyoruz. Geçen yıl 9 bin tona kadar rekoltede bir düşüklüğümüz oldu. Ama bu yıl o don hadisemiz bu saatten sonra inşallah olmaz. Tabii her şey Rabbimden. Verilere baktığımızda şu anda bir don hadisesi gözükmüyor. Aynı zamanda yine bizim Genel Başkanımız Sayın Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar Bey’e ilimize gösterdiği hassasiyetten dolayı çok teşekkür ediyoruz. Biz ne zaman ilimizle ilgili bir konu olduğunda kendine aktarıyoruz, o da ilgili bakanlıklarla, genel müdürlüklerle devreye girerek her zaman Isparta çiftçimiz adına Genel Başkanımız Sayın Şemsi Bayraktar Bey’e de çok teşekkür ediyorum" dedi.
Zeytinyağında tarihi adım
23 Nisan 2026 Perşembe - 09:03 Zeytinyağında tarihi adım Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, zeytinyağı sektöründe devrim niteliği taşıyan lisanslı depoculuk projesinde şirket kuruluşunun tamamlandığını müjdeledi. Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) destekli proje ile "altın sıvı" zeytinyağı, uluslararası standartlarda korunarak ekonomiye kazandırılacak. Balıkesir’in Ayvalık ilçesi, zeytinyağı sektöründe stratejik bir yatırıma ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Yaklaşık 3 yıldır üzerinde çalışılan ve bölgedeki 16 oda ile borsanın paydaş olduğu "Zeytinyağı Lisanslı Depoculuk" projesinde en kritik eşik aşıldı. Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, şirketin resmi kuruluş işlemlerinin tamamlandığını ve inşaat ruhsatı aşamasına geçildiğini duyurdu. 16 oda ve borsa tek çatı altında birleşti Güney Marmara Kalkınma Ajansı ve Balıkesir Valiliği’nin destekleriyle hayata geçen proje, bölgedeki tüm aktörleri bir araya getirdi. Yer tahsisinin yapılmasının ardından bakanlık izniyle şirketin kurulduğunu belirten Başkan Ali Uçar, tesisin Ayvalık’ta konumlanacağını ifade etti. Proje, artan ağaç sayısı ve üretim hacmiyle stratejik bir ürün haline gelen zeytinyağının katma değerini artırmayı hedefliyor. Üreticiye stopaj muafiyeti, markaya kalite güvencesi Lisanslı depoculuğun sisteme dahil olan tüm paydaşlara büyük avantajlar sağlayacağını vurgulayan Uçar, "Üreticiler ürünlerini lisanslı depoya bıraktıklarında devlet desteklerinden doğrudan faydalanabilecek. Ayrıca stopaj muafiyeti ve ilave teşviklerle kazançlarını koruyacaklar. Markalar, istedikleri an yüksek kaliteli ve coğrafi işaretli ürünlere kontrollü bir şekilde erişme fırsatı yakalayacak. Tüccar ve fabrikacılar için Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi ve KDV muafiyetleri uygulanacak." Dedi. "Altın sıvı" uygun şartlarda korunacak Zeytinyağının kalitesini korumanın en önemli yolunun doğru depolama olduğunu hatırlatan Uçar, "Zeytinyağı gibi altın sıvıyı, katma değer oluşturan ürünümüzü düzgün saklama şartları altında bu tesislerde muhafaza edeceğiz. Sızma zeytinyağlarımızı 18 ay, Riviera zeytinyağlarımızı ise 12 ay boyunca ilk günkü kalitesinde saklayabileceğiz" dedi. ELÜS ile sübvansiyonlu kredi imkanı Sistemin finansal ayağına da dikkat çeken Uçar, depoya bırakılan ürün karşılığında çıkarılacak olan Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) sayesinde, hak sahiplerinin bu senetleri teminat göstererek düşük faizli sübvansiyonlu kredilerden faydalanabileceğini belirtti. İhracatçıların da toplu mal temini ve güvenli depolama avantajını kullanarak uluslararası pazarda daha rekabetçi bir konuma geleceği ifade edildi.
DSO ve Denizli OSB’den güçlü iletişim, ortak vizyon
23 Nisan 2026 Perşembe - 08:34 DSO ve Denizli OSB’den güçlü iletişim, ortak vizyon Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ve yönetim kuruluna tebrik ziyaretinde bulundu. Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Başkan Yardımcısı Mehmet Serter, Yönetim Kurulu Üyeleri Enis Emre Boz, Caner Çınar, Levent Çaputçu ve Orçun Alptekin’in katıldığı ziyarette konukları, Denizli OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Fuat Özel, Yönetim Kurulu Üyeleri Cemalcan Sirkeci, İbrahim Onur Yıldırım, Sevde Şensöz Çelik, Orhan Tahtalı ve Bölge Müdürü Ahmet Taş ağırladı. Denizli OSB Müdürlüğü’nde gerçekleşen ziyarette konuşan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu; "Denizli sanayisinin sürdürülebilir büyümesi, yüksek katma değerli üretime geçişi ve küresel rekabet gücünün artırılması noktasında Denizli OSB ile güçlü bir sinerji içerisindeyiz. Ortak akıl ve istişare kültürüyle hareket ederek, sanayicilerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten, geleceği bugünden planlayan projeleri birlikte hayata geçirmeye devam edeceğiz. Sayın Başkan Selim Yaymanoğlu ve değerli yönetimine yeni görev dönemlerinde başarılar diliyorum." dedi. Ziyarette, Denizli sanayisinin gelişimi için Denizli OSB ve Denizli Sanayi Odası’nın bugüne kadar iş birliği içerisinde önemli çalışmalara imza attığı vurgulanırken, önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler üzerine de görüş alışverişinde bulunuldu. "Güçlü iletişim ve ortak vizyon" Nazik ziyaretlerinden dolayı DSO Yönetimi’ne teşekkür eden Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu; "Denizli’mizin üretim gücünü daha ileriye taşımak, sanayicilerimize daha nitelikli hizmet sunmak ve bölgemizi ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaştırmak için tüm paydaşlarımızla iş birliği içinde çalışmaya kararlıyız. Denizli Sanayi Odamız ile kurduğumuz bu güçlü iletişim ve ortak vizyon, şehrimizin sanayi ekosistemine değer katmaya devam edecektir. Birlikte üreterek, birlikte büyüyeceğiz" ifadelerini kullandı. Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileri ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Şeker, Tokyo’da yatırımcılarla buluştu
22 Nisan 2026 Çarşamba - 23:42 THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Şeker, Tokyo’da yatırımcılarla buluştu Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, 20-22 Nisan tarihleri arasında Japonya’nın başkenti Tokyo’da THY adına bir dizi yatırımcı görüşmesi gerçekleştirildiğini açıkladı. THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, Japonya’nın Tokyo şehrinde yatırımcılarla bir araya geldi. THY Yönetim Kurulu Başkanı Şeker, yapılan görüşmelerde 150’den fazla Japon öz sermaye yatırımcısı ve finansal kuruluş ile bir araya geldi. "Her bir çalışma arkadaşımızın özverisi, başarılarımızın en büyük gücüdür" Japonya’da gerçekleşen görüşmelerle ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Şeker, "Havacılıkta küresel rekabet her geçen gün artarken, sektörümüzü ve markamızı ileriye taşıyacak güçlü iş birliklerine daha fazla önem veriyoruz. Bu doğrultuda, gökyüzündeki öncü konumumuzu pekiştirmek ve stratejik hedeflerimize ilerlemek adına 20-22 Nisan tarihlerinde Tokyo’da verimli bir dizi yatırımcı görüşmesi gerçekleştirdik. Finans yönetimimizden arkadaşlarımızın katılımıyla, BNP Paribas, Development Bank of Japan ve SMBC’nin yanı sıra; SMFL, ORIX Corporation ve JP Lease aracılığıyla 150’den fazla Japon özsermaye yatırımcısı ve finansal kuruluş ile bir araya geldik. Bu temaslarda Ortaklığımızın finansal gücünü, sürdürülebilir büyüme vizyonumuzu ve gelecek projeksiyonlarımızı paylaştık. Türk Hava Yolları olarak katma değer üretmeye ve başarı hikayelerimizi küresel ölçekte sürdürmeye devam edeceğiz. Dünyanın önemli finans merkezlerinden biri olan ve Ortaklığımız için stratejik öneme sahip Japonya’da, son 20 yılda yaklaşık 9 milyar dolar kaynak sağlayarak 100’den fazla uçağımızı finanse ettik. Yatırımcıların gösterdiği ilgi ve güven, küresel marka değerimizin sağlam temellere dayandığını bir kez daha teyit etti. Bu organizasyon kapsamında Tokyo ofisimizi ziyaret ederek 10 yılın üzerinde görev yapan 4 çalışma arkadaşımıza kıdem rozetlerini takdim ettik. Her bir çalışma arkadaşımızın özverisi, başarılarımızın en büyük gücüdür" dedi.
Samsun’a 150 milyonluk HASDÖV yatırımı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 22:55 Samsun’a 150 milyonluk HASDÖV yatırımı Samsun Yeni Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Toplantısı’nda, 150 milyon TL bütçeli Hassas Sıcak Dövme (HASDÖV) Uygulama Merkezi projesi görüşüldü. Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, Yeni OSB Müdürlüğü yürütücülüğünde hayata geçirilmesi planlanan ve yıllık 800 bin parça üretim kapasitesine sahip olacak HASDÖV Uygulama Merkezi hakkında kurul üyelerine detaylı bilgi verildi. Projenin, bölgenin ileri teknoloji üretim kapasitesine önemli katkı sunması hedefleniyor. Toplantıda ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) tarafından yürütülen "2025 Yılı Cazibe Merkezleri Destekleme Programı" kapsamındaki çalışmalar değerlendirildi. Yeni OSB’de yürütülen mevcut iş ve işlemler de ele alındı. Öte yandan, bölgede faaliyet gösterecek mesleki ve teknik eğitim kurumları ile teknoloji kolejlerinde öğrenim görecek öğrencilerin teorik ve uygulamalı eğitim süreçleri, nitelikli iş gücü yetiştirilmesi ve sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının karşılanmasına yönelik planlamalar da görüşüldü. Toplantıya Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Vali Yardımcısı Vekili ve Tekkeköy Kaymakamı Enver Hakan Zengince, Tekkeköy Belediye Başkanı Mustafa Candal, Yeni OSB Müdürü Oğuz Keleş ve Mimar Salih Köksal da katıldı.
Bakan Uraloğlu ’Eğer Kalkınma Yolu Projesi’nin önemine vurgu yaptı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 22:04 Bakan Uraloğlu ’Eğer Kalkınma Yolu Projesi’nin önemine vurgu yaptı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Eğer Kalkınma Yolu Projesi’ni bugün bitirmiş olsaydık, Hürmüz Boğazı bu kadar dünya gündemine oturmamış olacaktı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Nisan Ayı Meclis Toplantısı ve Türk Telekom ile İSO arasında imzalanacak olan stratejik iş birliği protokolü imza törenine katıldı. Burada bir konuşma yapan Uraloğlu, 5G’nin artık lüks bir teknoloji olmadığını, sanayinin geleceği olduğunu belirterek, "Tam da bu nedenle Türk Telekom ile İstanbul Sanayi Odası arasında imzalayacağımız iş birliği protokolü büyük stratejik önem taşımaktadır. Bu protokol kapsamında Türk Telekom, güçlü teknoloji altyapısı, yenilikçi dijital çözümleri ve mühendislik birikimiyle İstanbul Sanayi Odası üyelerimizin dijital dönüşümünü hızlandıracak, verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkılar sağlayacaktır. Gerçek zamanlı veri akışı, makineler arası kesintisiz iletişim, otonom sistemler, yapay zeka destekli kalite kontrol ve robotik uygulamalar gibi alanlarda yeni çağların kapısını aralamaktır. Demo günleri, eğitimler, pilot projeler ve stratejik yol haritaları ile 5G’yi fabrikalarımızın kalbine yerleştireceğiz. Bu işbirliği, Bakanlığımız ile Türk Telekom’un sanayimize sunduğu en somut dijital desteklerden birisi olacaktır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde son 24 yılda ülkemiz siyasi istikrar ve vizyoner yönetim sayesinde ekonomik alanda önemli mesafeler katetmiştir. 2025 yılında mal ihracatımız 273,4 milyar dolara ulaşarak, Cumhuriyet tarihimizin rekorunu tazelemiş olduk. Ekonomimiz yüzde 3,6 büyüme kaydederek OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ilk üç ekonomi arasında, G20 ülkeleri arasında ise üst sıralarda yerini almıştır" dedi. "Son 24 yılda ulaşım ve haberleşme altyapımıza yaklaşık 355 milyar dolar yatırım yaptık" Tam 22 çeyrektir kesintisiz süren bu büyüme performansının üretim, yatırım, istihdam ve ihracata odaklanan politikaların somut sonucu olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "İstanbul’umuz ise 95 milyar dolarlık ihracatla her yıl olduğu gibi açık ara liderliğini sürdürdü. Bu ekonomik başarılarda hiç şüphesiz ulaştırma ve altyapı alanına yapılan devasa yatırımların büyük rolü vardır. Çünkü burada bulunan herkes çok iyi biliyor ki ulaştırma ve haberleşme yatırımları ekonominin can damarlarını oluşturan, üretimi harekete geçiren, ticareti hızlandıran, istihdamı arttıran ve refahı yaygınlaştıran kritik altyapılardır. Modern ve etkin bir ulaştırma sistemi sayesinde lojistik maliyetler düşmekte, tedarik zincirleri kısalmakta, sanayicilerimiz ve ihracatçılarımız küresel pazarlara daha rekabetçi imkanlarla ulaşmaktadır. Bu kapsamda son 24 yılda ulaşım ve haberleşme altyapımıza yaklaşık 355 milyar dolar yatırım yaparak bu gerçeği hayata geçirdik" diye konuştu. "Dijital altyapıda fiber optik ağımızı 657 bin kilometreye ulaştırdık" Bölünmüş yol ağını 6 bin 101 kilometreden 30 bin 51 kilometreye, otoyol ağını bin 714 kilometreden 3 bin 796 kilometreye çıkardıklarını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla bağlıyken, bugün 77 ilimizi modern yol ağıyla buluşturduk. Demiryolu ağımızı 13 bin 919 kilometreye ulaştırdık; bunun 2 bin 251 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattıdır. Havacılıkta aktif havalimanı sayımızı 58’e, dış hat uçuş noktalarımızı 133 ülkede 356 noktaya yükselttik. Denizcilikte filomuz dünya sıralamasında ilk 10 arasına girdi. Limanlarımız küresel konteyner trafiğinde güçlü konumlarını sürdürüyor. Dijital altyapıda fiber optik ağımızı 657 bin kilometreye ulaştırdık. Yerli uydumuz TÜRKSAT 6A’yı hizmete aldık ve 5G teknolojisini başarıyla hayata geçirdik. Bu yatırımlarımız, sanayi sektörümüzün dijital dönüşümünü ve yüksek katma değerli üretimini de desteklemektedir" ifadelerini kullandı. "Orta Koridor ile Çin’den Avrupa’ya taşıma süresi, geleneksel rotalara göre önemli ölçüde kısalmıştır" İran-ABD-İsrail savaşıyla özellikle Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkan belirsizliklerin küresel ticaretin ana arterlerinde önemli kırılmalara yol açtığını, deniz taşımacılığında ciddi aksamalara neden olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Bu durum, küresel ticarette alternatif rota arayışını hızlandırmış ve alternatif ulaştırma güzergahlarının önemini yeniden gündeme taşımıştır. Tam da bu noktada, coğrafi konumu itibarıyla Asya-Avrupa ve Afrika’nın kesişiminde yer alan ülkemiz, sunduğu güvenli, hızlı ve rekabetçi koridorlarla küresel ticaretin yeni omurgalarından biri haline gelmektedir. Özellikle Orta Koridor bu süreçte öne çıkan başlıca hatlar olarak dikkat çekmektedir. Cumhurbaşkanımızın vizyonu doğrultusunda ilerlettiğimiz Orta Koridor ile Çin’den Avrupa’ya taşıma süresi, geleneksel rotalara göre önemli ölçüde kısalmıştır. Süveyş Kanalı üzerinden ortalama 35 gün, Ümit Burnu üzerinden ise yaklaşık 45 gün süren taşımalar, Orta Koridor üzerinden 18 güne kadar inmektedir. Hedefimiz bunu 14 güne düşürmektir. Orta Koridor’u güçlendirmek için Zengezur Koridoru bağlantısını sağlayacak Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demiryolu hattı çalışmalarına da başladık" diye konuştu. "İstanbul’u hem ulusal üretimimizin hem de küresel ticaretin en önemli merkezlerinden biri haline getiriyoruz" Kuzey-güney ekseninde şekillenen Kalkınma Yolu Projesi ile Irak’taki Fav Limanı’ndan başlayarak yaklaşık bin 200 kilometrelik hat üzerinden Türkiye’ye ve buradan Avrupa’ya uzanan yeni bir ticaret omurgası oluşturduklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, "Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Irak’ın ortaklığında yürütülen bu proje sayesinde Fav Limanı’na gelen yükler hem yurt içimize hem de Avrupa’ya alternatif ve rekabetçi bir koridorla taşınacaktır. Eğer bu projeyi bugün bitirmiş olsaydık, bu proje bugün işliyor olsaydı, biraz önce bahsettiğim süreler bu koridorla 15 güne inecek ve Hürmüz Boğazı bu kadar dünya gündemine oturmamış olacaktı. Proje bitti. Finansman modeline karar verdik. Ancak yaklaşık bir yıldır Irak’taki seçim sürecinden dolayı henüz bir adım atamadık. İnşallah orada hükümet kurulduktan sonra çok hızlı bir şekilde bunun finansmanı ve yapım çalışmalarına başlamayı da hedefliyoruz. Tıpkı bu uluslararası koridorları güçlendirdiğimiz gibi Türkiye’nin kalbi İstanbul’umuzun ulaşım ve iletişim altyapısını da devasa yatırımlarla güçlendirerek şehrimizi hem ulusal üretimimizin hem de küresel ticaretin en önemli merkezlerinden biri haline getiriyoruz. İstanbul’umuzda; Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu, İstanbul-İzmir Otoyolu ve İstanbul-Ankara Yüksek Hızlı Tren Hattı gibi mega projeleri hayata geçirerek İstanbul’u modern ve efektif bir ulaşım altyapısı ile hayallerin ötesinde bambaşka bir noktaya taşıdık. Son 24 yılda İstanbul’un ulaşım ve iletişim altyapısı için 2 trilyon lirayı aşan yatırım gerçekleştirdik. Yani yaklaşık 45 milyar dolar. Bu da Malta’dan Kongo’ya, İzlanda’dan Butan’a, Gambiya’dan San Morino’ya 65 ülkenin 2025 yılı gayri safi yurt içi hasılasından büyük bir rakam. Kuzey Marmara Otoyolumuzun son kısmını oluşturan Nakkaş-Başakşehir kesimindeki yapım çalışmalarımız tüm hızıyla ilerliyor" ifadelerini kullandı. Sarıyer-Kilyos Tüneli’nin yapım çalışmalarını da bu yıl tamamlama hedefiyle 7 gün 24 saat aralıksız sürdürdüklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Projemizle Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne Sarıyer, Maslak ve Levent bölgelerinden erişimi 5 dakikaya indireceğiz. Şu anda da Halkalı-İstanbul Havalimanı hattının Halkalı-Arnavutköy kesimi ve Yavuztürk-Ümraniye Spor metro inşaatları dahil toplam 27 kilometrelik yeni hat çalışmalarımız da hızla devam ediyor. Bu çalışmalar tamamlandığında İstanbul genelinde inşa ettiğimiz toplam hat uzunluğu 189 kilometreye ulaşacak. Halkalı-Arnavutköy metromuzu da yakında hizmete açıyoruz. Yine Kuzey Çevre Demiryolu Projesi ile İstanbul’u uluslararası lojistik için vazgeçilmez kılacak tarihi bir adımın da eşiğindeyiz. Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde hayata geçireceğimiz demiryolu bağlantısı ile İstanbul Boğazı üzerinde Marmaray’a alternatif çift hatlı yeni bir demiryolu hattına daha kavuşacağız. İhale sürecinin ardından bu yıl içinde inşa çalışmalarına başlamayı hedefliyoruz. İstanbul Havalimanımız da dev kapasitesiyle Türkiye’yi uluslararası bir aktarma merkezi yapmış ve ülkemizi küresel havacılıkta zirveye taşıdı" dedi.
Memur-Sen: "4688 sayılı Kanun; kamu görevlilerinin yükünü ve emeğin karşılığını taşımakta yetersiz kalmaktadır"
22 Nisan 2026 Çarşamba - 21:32 Memur-Sen: "4688 sayılı Kanun; kamu görevlilerinin yükünü ve emeğin karşılığını taşımakta yetersiz kalmaktadır" Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından yapılan açıklamada, "Mevcut haliyle 4688 sayılı Kanun; kamu görevlilerinin yükünü ve emeğin karşılığını taşımakta yetersiz kalmaktadır. Adil, eşitler arası ve özgür sendikacılığı esas alan yeni bir yasal düzenleme artık zorunluluktur" denildi. Memur-Sen tarafından yapılan açıklamada, "2026 yılının ilk Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısını; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun güncel koşullara göre yeniden ele alınması ve toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında yaşanan sorunların giderilmesi gündemiyle gerçekleştirdik. Mevcut haliyle 4688 sayılı Kanun; kamu görevlilerinin yükünü ve emeğin karşılığını taşımakta yetersiz kalmaktadır. Adil, eşitler arası ve özgür sendikacılığı esas alan yeni bir yasal düzenleme artık zorunluluktur. KPDK’nın bu değişim için somut iradenin ortaya konduğu bir milat olmasını bekliyoruz. 4688 sayılı kanun değişmelidir. Geride kalan süreçler, mevcut yapının sürdürülemez olduğunu açıkça göstermiştir. Memur-Sen olarak çözüm önerilerimizi ortaya koyduk. Artık söz değil, icraat zamanıdır. Bekleyen talepler karşılanmalıdır" ifadelerine yer verildi. Masada kazanılanın sahada korunması için mücadelenin devam ettiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Mühendislik Meslek Kanunu’nun çıkarılması, kariyer uzmanları ve akademik personelin haklarının iyileştirilmesi, disiplin affı, enflasyon kayıplarının giderilmesi, seyyanen zam, 1 derece verilmesi, bayram ikramiyesi, YHS’nin kaldırılması ve gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmesi öncelikli başlıklardır. Toplu sözleşme hükümleri eksiksiz uygulanmalıdır. İmza altına alınan kazanımların uygulamada geciktirilmesi kabul edilemez. Sorunun temelinde, uyuşmazlıklarda hızlı karar verecek bir mekanizmanın bulunmaması ve mevcut yasanın katı yapısı yer almaktadır. Toplu sözleşme hükümlerinin korunması ve keyfi uygulamaların önüne geçilmesi için; tek muhataplı, hızlı ve bağlayıcı karar alabilen bir Merkezi Kurum acilen hayata geçirilmelidir. Liyakat ve adalet temelinde hazırladığımız 10 başlıkta reform paketi; mülakattan merkezi yapıya, kadro ve statüden emeklilik ve mali haklara kadar kapsamlı bir dönüşüm içermektedir. Masada kazanılanın sahada korunması, emeğin karşılığını bulması ve adaletin tesisi için mücadelemizi sürdürüyoruz."
Kamu Personeli Danışma Kurulu, Bakan Işıkhan’ın başkanlığında toplandı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 20:22 Kamu Personeli Danışma Kurulu, Bakan Işıkhan’ın başkanlığında toplandı Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) Toplantısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın başkanlığında gerçekleşti. Bakan Işıkhan, "Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, güçlü bir kamu yönetimi ve etkin bir personel sistemi inşa etme hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) Toplantısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın başkanlığında gerçekleşti. KPDK Toplantısı 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun çalışma hayatına ilişkin güncel koşullar çerçevesinde gözden geçirilmesi gündemiyle toplandı. Toplantı kapsamında gerçekleştireceği konuşma öncesinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilen saldırılara ilişkin taziye ve geçmiş olsun mesajlarını ileten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Saldırılarda hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailelerine başsağlığı temenni ediyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum" dedi. Kamu çalışanlarının haklarının geliştirilmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi noktasında sendikaların en önemli paydaşları olduğunu söyleyen Bakan Işıkhan, "Sosyal diyalog anlayışımız sayesinde, ortak akılla hareket ederek önemli kazanımlara birlikte imza attık. Geride bıraktığımız 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde toplantılarımızı büyük bir özveriyle tamamladık. Siz kıymetli sendika temsilcileri ile kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileriyle yaklaşık bir ay süren bu süreçte bir araya gelerek, önceki dönemlerde elde edilen kazanımlara yenilerini ekledik ve birlikte kamu çalışanlarımızın mali ve sosyal haklarında önemli gelişmeler elde ettik. Yaptığımız oransal zamların dışında hemen hemen her hizmet sınıfına, her meslek grubuna ilave artışlar gerçekleştirdik. Ayrıca taban aylığına yaptığımız seyyanen artış ile hem kamu çalışanlarımıza hem de emeklilerimize ilave kazanım sağlamış olduk. Böylece 2026 yılının Ocak ayında en düşük memur maaşı 61 bin 890 liraya ulaşmış olup 2002 yılından bugüne kadar en düşük memur maaşındaki reel artışın yüzde 300 seviyesine çıkmasını sağladık. Farklı unvan gruplarına yönelik mali hak düzenlemelerinin yanı sıra sosyal destek mekanizmalarını güçlendiren, çalışanlarımızın hayat kalitesini artıran birçok adımı hayata geçirdik." dedi. "Kamu çalışanlarının sendikalaşması tarihi seviyelerde" Engelli kamu çalışanlarına yönelik kamu konutlarından yararlanmada ilave süre, kamu kurum ve kuruluşlarının personeline sunduğu kreş hizmetinde kalite ve kapasitenin artırılması, yükseköğretim disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulunması gibi çok sayıda sosyal haklarda da iyileştirmeler sağlandığını vurgulayan Bakan Işıkhan, "Bilindiği üzere, kamu çalışanlarına sendika kurma hakkı 1995 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle tanınmıştır. Bu hakkın kullanımına ilişkin esasları belirleyen 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Toplu Sözleşme Kanunu ise 2001 yılında yürürlüğe girmiştir. 2002 yılında kamu çalışanlarımız arasında sendikalaşma oranı yüzde 47 seviyesindeyken, bugün bu oran yüzde 77’ye ulaşmıştır. Bu artış, kamu görevlilerimizin örgütlenme hakkını daha etkin kullandığını göstermenin yanı sıra, çalışma hayatında demokratik katılımın ve sosyal diyaloğun güçlendiğinin de önemli bir göstergesidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda bizler de sosyal diyalog mekanizmalarını etkin şekilde işleterek bakanlık olarak hem işçi hem de memur sendikalarımızla iletişim kanallarını sürekli açık tuttuk. Kamu Personeli Danışma Kurulu ve Üçlü Danışma Kurulu toplantıları başta olmak üzere tüm sosyal diyalog platformlarında sosyal taraflarla düzenli olarak bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk. Bu süreçte sizlerle birlikte pek çok reforma imza attık. Bunların arasında en önemlisi, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının toplu sözleşme yoluyla belirlenmesine imkân tanıyan 2010 anayasası değişikliğidir" şeklinde konuştu. "Türkiye Yüzyılı sosyal diyalog ile güçlenecek" 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun, değişen çalışma hayatı dinamikleri ve günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi amacıyla bir araya geldiklerini anımsatan Bakan Işıkhan, "Kanunun yürürlüğe girişinin üzerinden yaklaşık 25 yıl geçmiş bulunuyor. Toplu sözleşme sisteminin hayata geçirilmesinin ardından ise 8 ayrı toplu sözleşme sürecini başarıyla tamamladık. Daha etkin, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir toplu sözleşme ile sendikacılık sisteminin oluşturulması yönünde birlikte değerlendirmelerde bulunmayı önemsiyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, güçlü bir kamu yönetimi ve etkin bir personel sistemi inşa etme hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürürken bu süreci, siz değerli paydaşlarımızın katkı ve değerlendirmeleriyle birlikte daha da güçlendireceğimize inanıyorum" dedi. Toplantıya Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye Kamu-Sen Başkanı Önder Kahveci, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Sekreteri Şükrü Balun da katıldı.
TrendFinans ve Odeabank servis modeli bankacılığı için BDDK’dan izin aldı
22 Nisan 2026 Çarşamba - 18:55 TrendFinans ve Odeabank servis modeli bankacılığı için BDDK’dan izin aldı Trendyol çatısı altında yer alan TrendFinans uygulaması ile Odeabank bankacılık hizmetlerinin servis modeli bankacılığı kapsamında sunulması için, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) onay süreci tamamlandı. Kullanıcıların Trendyol uygulaması üzerinden erişim sağlayacakları TrendFinans markasıyla hayata geçecek uygulama, müşteri ve iş ortaklarının deneyimini uçtan uca güçlendirecek. Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, teknoloji ve kullanıcı deneyimindeki uzmanlığını finansal teknolojilere taşıyor. Yapılan açıklamaya göre BDDK, Trendyol’un finansal teknolojiler alanındaki şirketi TrendFinans’a, Odeabank’ın lisanslı bankacılık altyapısı ile hizmetlerini servis modeli bankacılığı kapsamında sunması için izin verdi. Bu izinle birlikte TrendFinans arayüz sağlayıcı olarak, Odeabank’ın sunduğu bireysel ve KOBİ bankacılığındaki yenilikçi ürünleri çok yakında kullanıcılarının deneyimine açacak. Yeni nesil finansal deneyim tek çatı altında Açıklamaya göre, Trendyol uygulaması içerisinden erişilebilecek TrendFinans, bireysel müşteriler ve KOBİ’lere yönelik Odeabank ürün ve servislerini yüksek teknoloji ile desteklenmiş bir platform üzerinden sunarak bankacılık hizmetlerini kolaylaştıracak. KOBİ’lerin finansmana erişimini güçlendirmeyi amaçlayan TrendFinans, bireysel müşteriler için de birçok yenilikçi ürün ve hizmeti hayata geçirmeyi hedefliyor. Bireysel müşteriler ve iş ortakları, kesintisiz ve entegre bir kullanıcı deneyimini TrendFinans ile tek bir çatı altında yaşayacak. E-ticaret platformu, geçtiğimiz yıl Temmuz ayında, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli yatırım fonu ADQ, dünyanın önde gelen dijital ödeme sistemleri ve finansal teknoloji sağlayıcılarından Ant International ve dünyanın en büyük insansız hava aracı üreticisi Baykar’ın CEO’su Haluk Bayraktar ile birlikte, Türkiye pazarına yönelik yeni nesil bir finansal teknoloji platformu kurmak için stratejik bir işbirliğine imza attığını duyurmuştu. TrendFinans, kurulacak olan bu finansal teknoloji platformunun ilk adımı olma özelliğini taşıyor.
YÖREX 2026’da Erzurum rüzgarı: Dadaş kültürü ve gastronomisine yoğun ilgi
22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:22 YÖREX 2026’da Erzurum rüzgarı: Dadaş kültürü ve gastronomisine yoğun ilgi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle bu yıl 17’ncisi gerçekleştirilen Yöresel Ürünler Fuarı, 22-26 Nisan 2026 tarihleri arasında ANFAŞ Expo Center’da ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yöresel değerlerin buluştuğu fuar, hem kültürel mirasın tanıtımı hem de ticari iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir platform sunuyor. Türkiye genelinde 81 ilden yüzlerce oda ve borsa, kalkınma ajansı, kooperatif ve firmanın katılım sağladığı organizasyonda; coğrafi işaret tescilli ürünler başta olmak üzere çok sayıda yöresel lezzet ve geleneksel ürün sergileniyor. Fuar, ziyaretçilere Anadolu’nun zengin mutfak kültürünü ve el sanatlarını yakından tanıma fırsatı sunarken, üreticiler için de yeni pazarlara açılma imkânı oluşturuyor. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin’in yanı sıra, Dünya Odalar Federasyonu Başkanı ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Zeki Durak ile çok sayıda oda ve borsa başkanı, kamu temsilcisi ve sektör paydaşı katıldı. Açılışta yapılan konuşmalarda, coğrafi işaretli ürünlerin korunması, markalaşması ve uluslararası pazarlarda daha güçlü yer edinmesi konuları ön plana çıktı. Fuarın en çok ilgi gören alanlarından biri ise Erzurum standı oldu. Gastronomi alanında Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri olarak öne çıkan Erzurum; köklü kültürü, zengin mutfağı ve tescilli ürünleriyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti. Her yıl olduğu gibi bu yıl da dikkatleri üzerine çeken Erzurum standı, fuarın en çok ziyaret edilen ve beğeni toplayan bölümlerinden biri olarak öne çıktı. Program kapsamında, Erzurum Büyükşehir Belediyesi halk oyunları ekibi tarafından sahnelenen Erzurum barı gösterisi, izleyicilerden büyük alkış aldı. Dadaş kültürünün önemli unsurlarından biri olan bar oyunları, fuar alanında görsel bir şölen sunarak Erzurum’un kültürel zenginliğini etkileyici bir şekilde yansıttı. Açılışın ardından protokol üyeleri stantları ziyaret ederek katılımcılarla bir araya geldi. Erzurum standını ziyaret eden misafirlere; coğrafi işaret belgeli Erzurum su böreği, kadayıf dolması, pekmezli baklava ve cağ kebabı başta olmak üzere birçok yöresel ürün ikram edildi. Sunulan lezzetler, ziyaretçiler tarafından ilgiyle karşılanırken Erzurum mutfağının tanıtımına önemli katkı sağladı. Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi Hakan Oral, fuara ilişkin yaptığı değerlendirmede Erzurum’un gastronomi alanındaki gücüne dikkat çekti. Oral, şehirde tescil edilmiş 61 coğrafi işaretli ürün bulunduğunu belirterek, bu ürünlerin hem ekonomik değer oluşturduğunu hem de kültürel mirasın korunmasına katkı sağladığını ifade etti. Erzurum’un sahip olduğu bu zenginliği daha geniş kitlelere tanıtmak için çalışmaların aralıksız sürdüğünü vurguladı. YÖREX’in yalnızca bir tanıtım organizasyonu olmadığını belirten Oral, aynı zamanda ticari iş birliklerinin gelişmesine katkı sunduğunu ifade ederek, yerel üreticilerin ulusal ve uluslararası alıcılarla buluşmasının önemine değindi. Erzurum standının yoğun ilgi görmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Öte yandan fuar kapsamında oluşturulan B2B görüşme alanı da katılımcılara önemli fırsatlar sunuyor. Yerel üreticiler; perakende zincirleri, büyük alım grupları ve e-ticaret platformlarıyla birebir görüşmeler gerçekleştirerek yeni iş bağlantıları kurma imkânı buluyor. Bu yönüyle YÖREX 2026, Türkiye’nin yöresel ürünlerini sadece tanıtmakla kalmayıp ekonomik değere dönüştüren önemli bir organizasyon olarak dikkat çekiyor.
Van’da girişimcilik zirvesi düzenlendi
22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:16 Van’da girişimcilik zirvesi düzenlendi Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) ile Van Genç Girişimciler Kurulu iş birliğiyle düzenlenen "VANGİZ-Van Girişimcilik Zirvesi" geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Van Genç Girişimciler Kurulu ve Van TSO’nun koordinasyonunda hayata geçirilen "VANGİZ" projesi kapsamında düzenlenen programda, bölgedeki girişimcilik sisteminin geliştirilmesi ve genç girişimcilerin desteklenmesi konuları ele alındı. Van TSO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda düzenlenen zirveye çok sayıda iş adamı, genç girişimci ve öğrenciler katılım sağladı. İki oturum şeklinde düzenlenen program süresince girişimcilik fırsatları, yerel kalkınma projeleri ve iş dünyasındaki yeni trendler üzerine istişarelerde bulunuldu. Zirvede bir konuşma yapan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Türkiye’nin markalaşma yolundaki önemli üretim kuruluşlarının genç girişimcilere ilham verdiğini belirtti. Başkan Takva, "Birkaç kuşaktır çok önemli işler başaran, ülkemizde markalaşma yolunda faaliyetler gösteren önemli üretim kuruluşları ve özel sektörün gurur duyduğu temsilciler bugün buradalar. Bizleri kırmadılar ve bugün girişimcilik zirvesinde bizlerle beraberler. Gerçekten bu konuda önemli işlere imza atan Genç Girişimciler Kurulu Başkanımız Ümit Can Sari, değerli ekibi ve kıymetli arkadaşları çok iyi çalıştılar. Bir süredir sürekli bizi bu konuda motive ediyorlar. Bu sürece destek veren yönetim kurulu üyelerimin tamamına çok teşekkür ediyorum. Meclis divanımıza, oda çalışanlarımıza, genel sekreterimize ve çalışma arkadaşlarımıza; bu organizasyonun kusursuz bir şekilde Van’daki genç girişimcilere ve hayalleri olanlara erişimini sağladıkları için minnettarlığımı ve teşekkürlerimi iletiyorum" dedi. Van Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ümit Can Sarı ise etkinliğin temel amacına dikkat çekerek, "Biz bu zirveyi planlarken temel düşüncemiz; gençlerimizi ilham veren isimlerle buluşturmak, bölgemizin girişimcilik potansiyeline katkı sunmak ve yeni iş birliklerine zemin oluşturmaktı. Biz de bu anlayışla birlikte üretmeye, birlikte büyümeye ve girişimcilik ekosistemimizi birlikte güçlendirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.