EKONOMİ
Bakan Kacır: ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ 08 Mayıs 2026 Cuma - 22:56:57 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell’in hayata geçirdiği ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ proje yarışmasında ödül töreninde konuştu. Kacır, ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir’’ dedi. Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de üniversitelilere yönelik proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300 bin TL’lik para ödülü takdim edildi. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, ‘‘Türkiye’nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ediyor. Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz. Altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yazılımcılarıyla ve elbette girişimcileriyle adeta bir sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası Türkiye’nin teknoloji ekosistemi. Bu zeka dünyada parmakla gösterilen başarılara imza atıyor" dedi. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kacır, ‘‘Türkiye son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırıyor. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı. Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı. Şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde. Türkiye bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke. Türkiye bugün özel sektörde bin 700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Teknoloji girişimlerinin sermayesinin maddi olmadığını vurgulayan Kacır, ‘‘Borçlanma enstrümanları yani daha yaygın kullandığımız haliyle krediler, çoğunlukla sizin sunacağınız teminatlar karşılığında size verilir. Yani bir kredi talep ettiğinizde çoğunlukla o krediyi geri ödeyememeniz halinde hangi teminatlarla borcunuzu karşılayabileceğiniz, daha açık ifadesiyle tapunuzun, araba ruhsatınızın olup olmadığı sorulur. Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olanlar borçlanma değil, sermaye yatırımları, sermaye ortaklıklarıdır’’ diye konuştu. ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı’’ Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Kacır, ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki beş yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki beş yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu ölçeğin büyümesi için pek çok tedbir alıyoruz. Bir yandan kamu kaynaklarını girişim sermayesi fonlarına yönlendiriyoruz. Fonların fonu mekanizmaları kuruyoruz. Eş finansman mekanizmaları kuruyoruz. Kamunun bir lirasını özel sektör üç lira, beş lira eklesin ve Türkiye’nin teknoloji girişimleri yatırım ortaklıklarıyla büyüsün istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek" Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor." "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yarının teknoloji liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı. "Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. "Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. "Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 20:47 Bakan Yumaklı: "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" dedi. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Bereketin, emeğin ve üretimin şehri Yalova her ne kadar yüzü ölçümü açısından en küçük ilimiz de olsa üretim gücü, üretim kapasitesi, üretim iradesi açısından bizlerin son derece memnun olduğu bir şehir açıkçası. Bugün İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni vesilesiyle bir aradayız. Değerli kardeşlerim bu kapsamda çiftçilerimize sera damlama sulama sistemi ve sebze fideleri temin ediyoruz. TAKE projesi olarak adlandırdığımız bu proje aslında ülkemizin dört bir tarafında 81 ilinde, hangi ilimizde uygulanıyorsa o ilin kendi özellikleri, dinamikleri açısından veya üretim gücü açısından neler önemliyse neyi öne çıkarmak istiyorsak bu anlamda uyguladığımız çok da başarılı giden bir proje. Bugün inşallah Yalova’nın bitkisel üretim altyapısını güçlendirecek olan bu temin töreniyle beraber çiftçi kardeşlerimize, üreticilerimize bunları vermiş olacağız" diye konuştu. Tarımın sadece ekonomik faaliyet değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlığını ifade eden bir husus olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Tarımın sofradaki ekmeğin güvencesi olması şehirlerin huzuru olması kırsalın umudu olması yarının da temeli olması işte bizi bu düşünceye sevk ediyor. Eğer bir ülke toprağına sahip çıkıyorsa kendi insanlarının gıda ihtiyacını karşılayabiliyorsa hatta bunun da ötesinde buradan ülkesi için bir ekonomik fayda sağlayabiliyorsa ki bu konuda biliyorsunuz ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci dünyada da ilk on ülke arasında. Bugün artık dünyada stratejik güç toprağını koruyan suyunu verimli kullanan ve üretimini sürdürülebilir halde tutan veya bunu getirebilen ülkelerin elinde. Hepimiz takip ediyoruz iklim krizleri var. Bölgemizde başta olmak üzere birçok jeopolitik kriz var, problem var. Ülkeler arasında çatışma var. Kargaşa var. Yani aklınıza ne gelirse gıda arz güvenliği açısından yani bir ülkenin insanlarının ya biz acaba gıdamızı temin edebilir miyiz endişesini oluşturacak olan ne varsa şu anda dünyada onları yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. Bu sebeple tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım." "Bundan sonraki en büyük gündemimiz su" Bakan Yumaklı, maliyetleri azaltan ve verimi artıran projeleri hayata geçirdiklerini dile getirerek, "Modern üretim teknikleri bu açıdan son derece önemli. Yani en basitinden en zoruna kadar tarımsal üretim açısından ne gerekiyorsa bütün bunları temin etmek kararlılığındayız. Yalova Marmara’nın incesi. Bununla da kalmıyor örtü altı üretimin süs bitkisi özellikle ve katma değerli tarımında bir merkez haline gelmiş durumda. Bugünlerde özellikle bilinçli bir üretimin bilinçli bir çiftçiliğin yapıldığı bu ilimizde arkadaşlarımızın farklı projelerle tekrar üreticimizin, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğini söylemek istiyorum. 5 bin 400 dekar alanda süs bitkisi üretiliyor. 3 bin 200 dekar alanda da örtü altı sebze yetiştiriliyor. Peki bugün ne olacak? Yaklaşık 46 ton sera örtüsü ve 130 dekarlık alan yeniden üretime katılmış olacak. Yüz yetmiş bine aşkın sebze fidesi toprakla buluşmuş olacak. 650 rulo damlama sulama hortumu suyu israf etmeden o can suyunu toprağa taşımış olacak. Ben üç gün önce beşinci İstanbul Su Forumundaydım. Dünyanın çok farklı yerlerinden bakanlar, akademisyenler, teknik ekipler geldi. Herkesin dilinde şu var. Bundan sonraki en büyük gündemimiz su. Damlasını adeta hesabını yapacak şekilde kullanmak zorundayız. Eğer biraz hafızalarımızı tazelersek 2023 yılında saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde biz su verimliliği seferberliği başlattık. Tabii daha sonra hemen birkaç gün sonrasında maalesef ki o asrın felaketi deprem sebebiyle bir ara vermek zorunda kaldık. Hiçbir zaman için bu projemizden vazgeçmedik. Şimdi tekrar ülkemizdeki her bir damla suyun çoğunluğunu kullanan, tarıma doğru, verimli bir şekilde üretime gitmesi işte endüstride kullanımı, evde kullanımının en verimli, en olabilecek iyi halde gerçekleşmesini sağlamak üzere çalışıyoruz, çabalıyoruz. Suyun sadece bir kaynak olmadığını geleceğin en kıymetli bir metası olduğunu da bu sebeple tekraren ifade etmek istiyorum" dedi. Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, çiftçilere desteklenen malzeme ve fidelerin dağıtımını gerçekleştirdi. Programa Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkanı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekilli Meliha Akyol, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ve çiftçiler de katıldı.
Dış ticaret açığı Eylül ayında yüzde 33,8 arttı
31 Ekim 2025 Cuma - 10:14 Dış ticaret açığı Eylül ayında yüzde 33,8 arttı Eylül ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,8 artarak 5 milyar 161 milyon dolardan, 6 milyar 903 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Eylül ayında yüzde 81,0 iken, 2025 Eylül ayında yüzde 76,6’ya geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2025 yılı Eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 artarak 22 milyar 576 milyon dolar, ithalat yüzde 8,7 artarak 29 milyar 479 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Eylül döneminde ihracat yüzde 4,1, ithalat yüzde 5,9 arttı Genel ticaret sistemine göre ihracat 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 artarak 200 milyar 578 milyon dolar, ithalat yüzde 5,9 artarak 267 milyar 637 milyon dolar olarak gerçekleşti. Eylül ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat yüzde 2,1, ithalat yüzde 5,8 arttı Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2025 Eylül ayında yüzde 2,1 artarak 20 milyar 785 milyon dolardan, 21 milyar 227 milyon dolara yükseldi. Eylül ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 5,8 artarak 21 milyar 204 milyon dolardan, 22 milyar 438 milyon dolara yükseldi. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Eylül ayında 1 milyar 211 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 4,0 artarak 43 milyar 665 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 94,6 oldu. Dış ticaret açığı Eylül ayında yüzde 33,8 arttı Eylül ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,8 artarak 5 milyar 161 milyon dolardan, 6 milyar 903 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Eylül ayında yüzde 81,0 iken, 2025 Eylül ayında yüzde 76,6’ya geriledi. Dış ticaret açığı Ocak-Eylül döneminde yüzde 11,8 arttı Ocak-Eylül döneminde dış ticaret açığı yüzde 11,8 artarak 59 milyar 974 milyon dolardan, 67 milyar 60 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak-Eylül döneminde yüzde 76,3 iken, 2025 yılının aynı döneminde yüzde 74,9’a geriledi. Eylül ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5 oldu Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2025 Eylül ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,0, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,8 oldu. Ocak-Eylül döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,3, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 oldu. Eylül ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı yüzde 69,1 oldu Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2025 Eylül ayında ara mallarının payı yüzde 69,1, sermaye mallarının payı yüzde 14,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 15,5 oldu. İthalatta, 2025 Ocak-Eylül döneminde ara mallarının payı yüzde 69,0, sermaye mallarının payı yüzde 14,5 ve tüketim mallarının payı yüzde 16,3 oldu. Eylül ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu Eylül ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 904 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 387 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 348 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 101 milyon dolar ile Irak, 1 milyon 100 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,3’ünü oluşturdu. Ocak-Eylül döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 16 milyar 552 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 12 milyar 392 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 12 milyar 19 milyon dolar ile ABD, 9 milyar 835 milyon dolar ile İtalya ve 8 milyar 674 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,7’sini oluşturdu. İthalatta ilk sırayı Çin aldı İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Eylül ayında Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 264 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 247 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 363 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 485 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri, 1 milyar 465 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,5’ini oluşturdu. Ocak-Eylül döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 36 milyar 754 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 31 milyar 801 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 22 milyar 273 milyon dolar ile Almanya, 12 milyar 742 milyon dolar ile ABD, 11 milyar 687 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,1’ini oluşturdu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat yüzde 4,3 azaldı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2025 Eylül ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 4,3 azalırken, ithalat yüzde 8,2 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2025 yılı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 0,4 azalırken, ithalat yüzde 5,1 arttı. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 3,1 oldu Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Eylül ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5’tir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,1’dir. Ocak-Eylül döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5’tir. Ocak-Eylül döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,7’dir. Eylül ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 85,0’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,5’tir. Ocak-Eylül döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 81,5’dir. Ocak-Eylül döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 11,3’tür. Özel ticaret sistemine göre ihracat 2025 yılı Eylül ayında 20 milyar 550 milyon dolar oldu Özel ticaret sistemine göre, 2025 yılı Eylül ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,0 artarak 20 milyar 550 milyon dolar, ithalat yüzde 10,6 artarak 28 milyar 22 milyon dolar olarak gerçekleşti. Eylül ayında dış ticaret açığı yüzde 38,7 artarak 5 milyar 388 milyon dolardan, 7 milyar 472 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Eylül ayında yüzde 78,7 iken, 2025 Eylül ayında yüzde 73,3’e geriledi. İhracat 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde 182 milyar 42 milyon dolar oldu Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,4 artarak 182 milyar 42 milyon dolar, ithalat yüzde 6,6 artarak 250 milyar 788 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Eylül döneminde dış ticaret açığı yüzde 13,0 artarak 60 milyar 854 milyon dolardan, 68 milyar 746 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak-Eylül döneminde yüzde 74,1 iken, 2025 yılının aynı döneminde yüzde 72,6’ya geriledi.
Turizm geliri geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,9 arttı
31 Ekim 2025 Cuma - 10:05 Turizm geliri geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,9 arttı Turizm geliri Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarından oluşan üçüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,9 artarak . Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı üçüncü çeyrek Turizm İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, Turizm geliri Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarından oluşan üçüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,9 artarak 24 milyar 257 milyon 815 bin dolar oldu. Ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri 24 milyar 46 milyon 779 bin dolar, transfer yolculardan elde edilen turizm geliri ise 211 milyon 37 bin dolar oldu. Ziyaretçilerin turizm gelirinin yüzde 16,1’ini ülkemizi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlar oluşturdu. Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. Bu çeyrekte ziyaretçiler tarafından yapılan harcamaların 15 milyar 975 milyon 385 bin dolarını kişisel harcamalar, 8 milyar 71 milyon 394 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu. Ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,9 arttı Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2025 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,9 artarak 23 milyon 639 bin 736 kişi oldu. Ziyaretçilerin yüzde 14,5’ini 3 milyon 438 bin 655 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu. Bu çeyrekte ülkemizde geceleme yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 100 dolar oldu. Yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 64 dolar oldu. Bu çeyrekte ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri içerisindeki paket tur harcamalarının payı yüzde 33,6, yeme içme harcamalarının payı yüzde 19,9, uluslararası ulaştırma harcamalarının payı ise yüzde 11,1 oldu. Bir önceki yılın aynı dönemine göre sağlık harcamaları yüzde 20,3, konaklama harcamaları yüzde 17,3 ve yeme-içme harcamaları yüzde 14,8 arttı. Ziyaretçiler yüzde 73,8 ile en çok "gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler" amacıyla geldi İkinci sırada yüzde 17,3 ile "akraba ve arkadaş ziyareti", üçüncü sırada ise yüzde 3,7 ile "alışveriş" yer aldı. Yurt dışı ikametli vatandaşlar ise ülkemize yüzde 59,9 ile en çok "akraba ve arkadaş ziyareti" amacıyla geldi. Turizm gideri geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 32,3 arttı Turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 32,3 artarak 2 milyar 479 milyon 210 bin dolar oldu. Bunun 2 milyar 34 milyon 647 bin dolarını kişisel, 444 milyon 563 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu. Yurt dışını ziyaret eden vatandaşlar geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3 arttı Bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3 artarak 3 milyon 383 bin 353 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 733 dolar olarak gerçekleşti.
Mersin’de üreticiye fide ve güneş paneli desteği
31 Ekim 2025 Cuma - 10:00 Mersin’de üreticiye fide ve güneş paneli desteği Mersin Büyükşehir Belediyesi, Aydıncık’ta 42 üreticiye 45 bin 360 hıyar fidesi ve güneş paneli desteği vererek hem girdi maliyetlerini düşürdü hem de tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağladı. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığının tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak ve üreticileri desteklemek için yürüttüğü ‘Destek Büyükşehirden, Üretim Çiftçiden’ projesi kapsamında, ‘hıyar fidesi desteği’ ile Aydıncık’ta örtü altı sebze üretimi yapan üreticilere yüzde 70 hibeli sırık hıyar fideleri teslim edildi. 9 Mahalledeki 42 üreticiye kişi başı bin 80 adet olmak üzere, toplam 45 bin 360 adet fide dağıtımı yapıldı. Sofralık tüketime ve modern tarım tekniklerine uygun ‘PS-64 sırık hıyar’ fideleri ile üreticilerin kaliteli fideye erişimi kolaylaştırılırken, yerel pazara arz edilen ürünlerde kalite yükseltildi. Fideler, üreticilere yüzde 70 hibeyle 5 lira 25 kuruştan verilirken, düzenlenen dağıtım töreninde 4 üreticiye de yüzde 50 hibeli güneş paneli desteği sağlandı; sulama altyapısı ve ekipman destekleri ise sürüyor. "Projelerimiz sağlam altyapı üzerine kuruluyor" Programda konuşan, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, "Bu dağıtım, Mersin Büyükşehir Belediyesinin tarım politikasının ne kadar doğru işlediğini gösteriyor. Her projemiz, bölgenin iklimi, toprağı ve ekim desenine uygun şekilde planlanıyor. Günün piyasa şartlarında bir fide 17 lira 50 kuruş civarındayken, biz üreticimize yüzde 70 hibeyle 5 lira 25 kuruşa ulaştırıyoruz" dedi. Şahutoğlu, projenin sadece fide dağıtımıyla sınırlı kalmadığını belirterek, fidelerin sulanması ve ürünlerin kaliteli yetişmesi için sulama borusu destekleri de sağladıklarını söyledi. Şahutoğlu, "Bugüne kadar Aydıncık’ta üzüm sıkma makinesi ve badem soyma makinesi desteklerinde bulunduk. Muhtarlarımız aracılığıyla üreticilerimize hamur yoğurma makinesi dağıttık. Ayrıca avokado, zeytin, pasiflora ve lavanta olmak üzere toplam 37 bin 138 adet fidan desteğinde bulunduk" diye konuştu.
Zirai dondan etkilenen kiraz üreticisinden devlete destek teşekkürü
31 Ekim 2025 Cuma - 09:50 Zirai dondan etkilenen kiraz üreticisinden devlete destek teşekkürü Kiraz üretimi ile ünlü Mihalıççık’taki çiftçi Sadettin Kızılkaya, zirai dondan olumsuz etkilenen 606 çiftçiye sağlanan 55 milyon 137 bin lira destek ödemesi için devlete teşekkür etti. Eskişehir’de 10-13 Nisan 2025 tarihlerinde etkili olan aşırı soğuk ve zirai don felaketi, dikili tüm meyve ağaçları ile ayva, armut, badem, ceviz, elma, erik, kayısı, kiraz, şeftali ve üzüm ağaçlarında yaklaşık yüzde 50-100 oranları arasında zarara yol açmıştı. 14 Eylül 2025 tarihli Resmî Gazete’ de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında, meyve ağaçlarındaki zararların İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerince tespitleri yapıldı. Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı, tarım sigortası olmayan ve dilekçe ile başvuran çiftçiler, don zarar desteklemesinden yararlandı. Ürünleri yüzde 20 ve üzeri zarar gören çiftçilerin, 1 Eylül 2024 - 13 Nisan 2025 tarihleri arasındaki üretim masrafları, hasar oranlarına göre karşılandı. Eskişehir’deki 606 çiftçiye 55 milyon 137 bin TL destek ödemesi yapıldı Bu kapsamda, Eskişehir’in 14 ilçesinde 606 çiftçinin 10 bin 671 dekar kapama meyve bahçesi ortalama yüzde 85 oranında zarar gördüğü belirtildi. Don zarar desteği olarak toplam 55 milyon 137 bin lira çiftçi hesaplarına yatırıldı. Kirazı ile ünlü olan Eskişehir’in Mihalıççık ilçesi kırsal Ömer Mahallesi’nde 10 yıldır çiftçilik yapan Sadettin Kızılkaya, devletten destekleme aldı. Kiraz üretici olan Kızılkaya, bu yıl zirai don nedeniyle ürün alamadığını ifade etti. Yetkililere teşekkür eden Kızılkaya, "Bilindiği üzere 2025 yılının Nisan ayında ülke genelinde büyük bir zirai don olayı gerçekleşmiştir. Bu zirai don ilçemizde de etkili olmuştur. Bu sebepten ötürü ilçemizde kiraz hasadı yapılamamıştır. Bu zor günlerimizde yanımızda olan sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı’ya, Eskişehir İl Müdürümüz Yüksel Çil’e ve Tarım İlçe Müdürlüğü’müzde görevli ziraat mühendislerine teşekkür ederiz" dedi.
Eti Bakır ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı
31 Ekim 2025 Cuma - 09:46 Eti Bakır ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarından Cengiz Holding’in grup şirketlerinden Eti Bakır, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını uluslararası raporlama standartlarına göre değerlendirerek ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. Rapor; enerji verimliliği, karbon azaltımı, su tasarrufu ve döngüsel ekonomi alanlarında elde edilen somut sonuçları ortaya koyuyor. Türkiye’nin bakır ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayan Eti Bakır, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını bütüncül bir bakışla değerlendirdiği ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. İklimle İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TCFD) çerçevesinin gerekliliklerini de dikkate alarak Global Reporting Initiative (GRI) Standartları doğrultusunda hazırlanan rapor, şirketin 2024 raporlama dönemine ait faaliyetlerini, sürdürülebilirlik stratejisini, iklim riski yönetimini ve toplumsal katkı projelerini kapsıyor. Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, sürdürülebilirlik yaklaşımının yalnızca bir uyum süreci değil, uzun vadeli bir değer üretim stratejisi olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: "Karbon ayak izimizi azaltmak, enerji performansımızı güçlendirmek, su verimliliğimizi artırmak ve iklim risklerini etkin şekilde yönetmek için yatırımlarımızı hızlandırıyoruz. Bu yolculukta temel hedefimiz, çevresel etkilerimizi azaltırken topluma ve ekonomiye kalıcı katkı sağlamak. 2030 hedeflerimizi içeren stratejik yol haritamız doğrultusunda; yenilenebilir enerji kullanımı, döngüsel ekonomi uygulamaları ve sürdürülebilir ürün geliştirme alanlarında somut adımlar atıyoruz. Şirket olarak sürdürülebilir madenciliği, gelecek nesiller için uzun soluklu bir değer zinciri haline getirmeyi amaçlıyoruz." Enerjide verimlilik, karbonda düşüş Yapılan açıklamaya göre, 2024 yılında şirket tesislerinde yürütülen enerji verimliliği projeleri sayesinde 12 bin 672 ton karbon emisyonu önlendi. Şirket, aynı dönemde kendi faaliyetlerinden kaynaklanan Kapsam 1 emisyonlarını yüzde 11 oranında azaltırken iş ortaklarından kaynaklanan Kapsam 3 emisyonlarını da ilk kez kamuoyuyla paylaşarak, bütüncül bir iklim mücadelesinin önemine dikkat çekti. Küre tesisinde uygulanan atık ısıdan enerji geri kazanım sistemi sayesinde üretim sürecinde ortaya çıkan ısı yeniden enerjiye dönüştürülerek karbon salımı azaltıldı. Murgul tesisinde ise 20 MW kurulu güce sahip hidroelektrik santral (HES) ile 2024 yılında 66 milyon 368 bin 377 kWh elektrik üretildi; böylece tesisin enerji ihtiyacının önemli bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılandı. Mazıdağı tesisinde ise pirit içindeki kükürtün sülfürik aside dönüştürülmesinde ortaya çıkan buhar enerji üretim tesisinde değerlendirilerek enerji ihtiyacının yüzde 70’i sağlandı. Şirket, bu sistemlerle hem üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artırdı hem de karbon ayak izini azaltmaya yönelik yatırımlarını çeşitlendirdi. Tüm tesislerinde enerji verimliliği ölçüm altyapısını güçlendiren şirket, enerji tüketimini artık gerçek zamanlı olarak takip ediyor ve performans iyileştirme projelerini veri temelli biçimde planlıyor. Tasarruf ve çevresel etki önceliklendiriliyor Rapor, 2024 yılında gerçekleştirilen sistem iyileştirmeleriyle 3,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlandığını ortaya koyuyor. Küre, Murgul ve Mazıdağı tesislerinde devreye alınan yağmur suyu toplama sistemleri ve geri devir hatları, üretim süreçlerinde kullanılan suyun önemli bir bölümünün yeniden kazanılmasına olanak tanıdı. Gerçekleştirilen projeler sonucunda Mazıdağı tesisinde proses suyunun yüzde 28’i yeniden kullanılabilir hale getirildi ve "yeşil su ayak izi" hesaplanarak kamuoyuyla paylaşıldı. Şirket, su yönetiminde yalnızca tasarruf değil, yeniden kullanım oranını da artırmayı da önceliklendirerek doğal kaynak üzerindeki baskıyı azaltmayı hedefliyor. Bu bütüncül yaklaşımıyla Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri, Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı tarafından ‘Sürdürülebilir Madencilik Ödülü’ne layık görüldü. Şirket, çevresel yönetim, enerji verimliliği, iş sağlığı ve güvenliği ile toplumsal sorumluluk alanlarında yürüttüğü çalışmalarla sektörde örnek bir model oluşturmaya devam ediyor. 6 bin 767 çalışan, binlerce kişiye sosyal katkı Açıklamaya göre Eti Bakır, Türkiye genelindeki 8 işletmesi ve 6 bin 767 çalışanıyla ülke ekonomisine ve istihdama önemli katkı sağlıyor. 2024’te kadın çalışan oranını yüzde 25 artıran şirket, kapsayıcı insan kaynakları politikalarıyla madencilikte cinsiyet dengesi adına önemli bir adım attı. Tüm tesislerde Etik ve Uyum Politikaları kapsamında 1.800 saati aşan eğitimler düzenlenirken, Etik Destek Hattı devreye alındı. Şirket, aynı zamanda 5 bin 285 çalışanına toplam 99 bin 427 saat iş sağlığı ve güvenliği (İSG) eğitimi vererek operasyonel güvenlik kültürünü güçlendirdi. Sosyal sorumluluk alanında ise ‘Çevre Müfettişleri Projesi’ kapsamında 4 bin 448 öğrenciye çevre farkındalığı eğitimi verildi. Şirket, toplumsal kalkınmanın sürdürülebilir üretimle birlikte ilerlemesi gerektiği inancıyla yerel istihdam, eğitim ve farkındalık projelerine öncelik vermeye devam ediyor. 2,3 milyon ağaç dikildi Eti Bakır, Türkiye genelindeki sekiz işletmesinde yürüttüğü ağaçlandırma çalışmalarıyla bugüne kadar 2,3 milyon ağacın dikimini gerçekleştirdi. Sadece Siirt ve Küre işletmelerinde 1,4 milyonun üzerinde ağaç toprakla buluşturularak doğaya kalıcı katkı sağlandı.
Palamut sezonu başlamadan bitti, umutlar seneye kaldı
31 Ekim 2025 Cuma - 09:43 Palamut sezonu başlamadan bitti, umutlar seneye kaldı Denizlerde av sezonunun 1 Eylül’de başlamasının ardından denize açılan tekneler palamut avında umduğunu bulamazken, umutlarını seneye bıraktı. Balıkçılar, normal şartlarda Eylül-Ekim aylarında tezgâhlarda yerini alan palamutun şu ana kadar pek olmayışı sezonun başlamadan bittiği anlamına geldiğini, bundan sonra gelecek olan palamutların da kıymetsiz olacağını kaydederek artık bol miktarda çıkmasını beklemediklerini söylediler. Palamudun bu sezon yüzlerini güldürmediğini belirten balıkçılar, tezgâhlarda bol miktarda hamsi ve istavritin yer aldığını, geçen yıl bol miktarda çıkan palamutun bu sezon hem az çıktığını hem de boyut olarak küçük kaldığını söylediler. Balıkçılardan Çetin Kavzoğlu, palamut sezonunun başlamadan bittiğini belirterek "Palamut zaten başlamadan bitti. Bu sezon palamut yok. Zaten bu aylarda çıksaydı bile sezonun son dönemleri olurdu. Şu anda hamsi avı devam ediyor. Palamut her zaman belli olmuyor; bazı sezonlar bol olurken bazı sezonlar hiç olmuyor. Belki seneye bol olur. Bundan sonra palamut parça parça gelir ama kıymetsiz olur, yeterli miktarda olmaz yani bolluk beklenmez. Şu anda ise hamsi gayet güzel; Karadeniz’in her tarafında avcılığı yapılıyor. Buradakiler yerli hamsi" dedi. Balıkçı esnaflarından Emin Avcı, geçen sene bol avlanan palamutun bu sezon çok verimsiz geçtiğini ifade ederek, "Palamudun mevsimi bitti, gelen palamutlarda çok küçük. Bu sezon palamut çıkmadı, dolayısıyla mevsimi de olmadı diyebiliriz. Geçen yıl palamut oldukça boldu; neredeyse bütün balıklar boldu ve sürekli balık geliyordu. Bu yıl ise geçen senenin dörtte biri kadar bile yok. Buna karşılık bol miktarda hamsi ve istavrit geliyor. Hatırladığım kadarıyla 5-6 yıl önce de palamutta benzer bir verimsizlik yaşanmıştı. Dolayısıyla bu sezon palamutta umduğumuzu bulamadık; gelenler de küçük olduğu için vatandaş pek tercih etmiyor. Palamudun mevsimi bitti diyebiliriz. Buna rağmen bu sezon hamsi bol oldu ve satışı da iyi gidiyor. Şu sıralar hamsi tuzlaması yapılabilir, ancak palamut tuzlaması bu sene pek mümkün değil" diye konuştu.
Bankaların emekli maaş promosyonlarındaki şartlara TÜKONFED’ten tepki
31 Ekim 2025 Cuma - 09:41 Bankaların emekli maaş promosyonlarındaki şartlara TÜKONFED’ten tepki Emeklilere maaş promosyonunda, 100 bin lira kredi, mevduata 50 bin lira yatırma, yakınını davet etme, kredi kartıyla harcama yapma gibi birbirinden zorlu şartları öne süren bankaların yasal olmayan bu uygulamalarına Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu tepki gösterdi. Mevcut ekonomik şartlar, hayat pahalılığı ve alım gücünün düşmesi gibi nedenlerle maaş promosyonları çalışanlar kadar emekliler için de büyük önem taşıyor. Halk Bankası ve Ziraat Bankası gibi kamu bankaları emekli maaş promosyonlarında 2025 yılına ilişkin bir artış yapmayarak 12 bin lirada bırakırken, özel bankalar da 32 bin liraya varan ödemeleri için inanılmaz şartlar öne sürüyor. En az 100 bin lira kredi çekme zorunluluğu getiren banka kadar, sigorta poliçesi isteyen, kredi kartıyla harcama yapılmasını zorunlu kılan, vadeli hesaba para yatırılması şartını getirenler ve yakınlarını davet etme şartı koşan da oluyor. Bankaların internet sitelerindeki emekli maaş promosyon şartlarında birçok emeklinin içinden çıkamayacağı maddeler, hem tepki çekiyor hem de "pes" dedirtiyor. Özellikle 70 yaş üzerinde ve kadın olanların bu şartları çözmesi, yerine getirmesi ve takip etmesi çok kolay görünmüyor. TÜKONFED: "Şikayetler geliyor" Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu, bir yandan hayat pahalılığıyla baş edebilmek için market, market ucuz fiyat arayışında olan milyonlarca emeklinin, diğer yandan da son yıllarda kızışan bankalararası emekli maaş promosyon yarışlarını da dikkatle izlediğini söyledi. Aslında, ilan ve reklamlarda tüketicinin yanıltılması yasak olmasına rağmen, bazı bankaların 32 bin liraya varan emekli aylık promosyonlarıyla ilgili yayınladıkları ilan ve duyurularda emeklileri yanılttığı vurgulayan Ağaoğlu, şöyle konuştu: "Örneğin; ilanda bildirilen tutarda promosyonu alabilmesi için, başka bir emeklinin aylığının da kendi bankalarına getirmesini, otomatik fatura ödenmesi talimatı, kendi belirlediği faiz oranıyla asgari 100 bin lira kredi kullanılması, sigorta yaptırılması, kredi kartı çıkartılarak her ay belli meblağda harcama, vadeli hesap açılması zorunluluğu gibi şartlar ileri sürüldüğüne dair şikayetler geliyor." "Rekabet Kurulu harekete geçmeli" Bazı bankaların bu uygulamalarının yasal mevzuata açıkça aykırı olduğuna dikkati çeken Ağaoğlu, şöyle devam etti: "Çünkü 6502 sayılı Tüketici Kanununun 61. maddesinde, ’Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamaz’ denilerek, eksik ve yanıltıcı ilan ve reklam yapılması yasaklanmıştır. Ayrıca aynı kanunun 6. maddesiyle de ’...haklı bir sebep yoksa; bir mal veya hizmetin satışını o mal veya hizmetin, kendisi tarafından belirlenen miktar, sayı, ebat gibi şartlara ya da başka bir mal veya hizmetin satın alınması şartına bağlayamaz’ düzenlemesi ile de tüketicinin bir ürün ya da hizmet alımı esnasında başka bir ürün hizmeti almaya zorlanması engellenmiştir." Ağaoğlu, yasal düzenlemeleri görmezden gelen bazı finans kuruluşları hakkında Rekabet Kurulunun harekete geçmesi gerektiğini belirterek, "Yapılacak inceleme sonucunda ihlal tespit edilirse idari yaptırım uygulamalı, Merkez Bankası da bu duruma müdahale ederek sonlandırılmasını sağlamalıdır. Bu tür aldatıcı tanıtımlar ve şartlarla karşılaşan emekliler de durumu belgelemek suretiyle Reklam Kurulu nezdinde şikayette bulunabilirler" dedi.
Şap vurdu: 35 litre süt veren sığırdan bir çay bardağı süt almaya başladı
31 Ekim 2025 Cuma - 09:40 Şap vurdu: 35 litre süt veren sığırdan bir çay bardağı süt almaya başladı Bursa’nın Yenişehir ilçesinde şap hastalığı yüzünden mağdur olan besicilerden İbrahim Avşar, bir sığırının günlük 35 litre olan süt veriminin bir çay bardağına düştüğünü söyledi. İlçenin Marmaracık Mahallesi’nde besicilik yapan Avşar, 43 yaşında olduğunu ve babadan kalma yetiştiricilik yaptığını anlattı.Hayatında ilk kez böyle bir hastalık gördüğünü dile getiren Avşar, "Devlet bile bakanlık bile baş edemedi biz nasıl mücadele edelim." dedi. Avşar, 17 büyükbaş ve 150 küçükbaşıyla hayvancılık yaptığını belirterek, "Sığırlarımdan ikisinden günlük 35’er kilogram süt sağıyordum. Birisi günlük 1,5 kilograma, diğeri bir çay bardağına düştü. Bir buzağım hastalık nedeniyle öldü. Koyunlarımdan 40’ı yürüyemez oldu. Neresinden tutsanız hepsi zarar" diye konuştu. Kuzu atma olursa batacak Krediyle tarım ve hayvancılık yaptığını, yakın zamanda traktör aldığını ifade eden Avşar, koyunlarının kuzu atması durumunda borçlarını ödeyemeyeceğini ve batacağını söyledi. Yenişehir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Suat Öztürk, şap hastalığının köylerde yaygın olduğunu vurgulayarak. ilk doz aşıların yapıldığını ancak ikinci dozlarda yaşanan gecikme nedeniyle etkisinin az olduğunu kaydetti. Hayvanları öldürmüyor ama ölmekten beter ediyor Buzağı ölümleri yaşandığını anlatan Öztürk, şöyle devam etti: "Karaköy mahallesinde bir üreticinin 10 buzağısının öldüğünü duyduk. Yavru atmaları oluyor, üzülerek duyuyoruz. Memelerde ve ağızlarda yaralar, ayaklarda yaralar hayvanlarda ciddi sorunlara yol açıyor. Hayvanları öldürmüyor ama ölmekten beter ediyor. Bir hafta 10 gün hayvana epey sıkıntı yaşatıyor. Üreticiler hayvanlarını hastalık gelecek korkusuyla sattılar. Sütten kesilenleri sattılar. Pandemi hayvancılığa ciddi oranda hasar verdi."
Bozüyük’te 2025 Genel Tarım Sayım kayıtları
31 Ekim 2025 Cuma - 09:28 Bozüyük’te 2025 Genel Tarım Sayım kayıtları Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) arasında imzalanan protokol çerçevesinde yürütülecek 2025 Genel Tarım Sayım kayıtları Bilecik’in Bozüyük ilçesinde de devam ediyor. Bitkisel ve hayvansal üretim faaliyetlerine ilişkin arazi, hayvan, alet ve makine varlığı, sulama, işgücü gibi temel yapısal verilerin derlendiği saha araştırması için başlatılan genel tarım sayımda, tarımsal üretimden nihai tüketiciye kadar uzanan gıda arz zincirinin tüm tarafların refahını artıracak biçimde doğru, güncel ve detaylı veriler üzerine inşa edilerek kapsamlı politikalarla yönetilmesi amacıyla, tarım sektörüne ilişkin verilerin temin edilerek sürdürülebilir bir kayıt sistemi kurulması amaçlanıyor. Bu kapsamda yetkililer tarafından yapılan bilgilendirmeler sonucunda Bozüyük’te çiftçiler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde kurulan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Genel Tarım Sayımı kayıt bürosuna gelip kayıt yaptırıyor. Öte yandan kayıt bürosunu ziyaret eden Bozüyük Kaymakamı Adem Öztürk, 2025 Genel Tarım Sayım kayıtları hakkında İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmail Aksu ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İlçe Sorumlusu Uzman Cemalettin Yıldız’dan bilgi alırken, yetkililer sayımın son gününün yaklaştığını, henüz sayım yaptırmayan vatandaşların idari bir yaptırımla karşılaşmaması için en kısa sürede en yakın İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne başvurarak sayımlarını tamamlamaları gerektiğini hatırlattılar.
Yudum, zeytinyağı üretimindeki 50’nci yılını kutladı
31 Ekim 2025 Cuma - 09:22 Yudum, zeytinyağı üretimindeki 50’nci yılını kutladı Yudum, zeytinyağı üretimindeki 50. yılını kutladı. Yarım asırlık bilgi birikimini, 50. yıla özel olarak hazırladığı Ayvalık Zeytinyağı ile taçlandıran marka, bu özel ürünü tüketicileriyle paylaştı. Kategorisinin önde gelen markalarından olan Yudum, 50 yıl önce Ayvalık’ta başlayan lezzet ve kalite yolculuğunu bugün de aynı tutkuyla sürdürdüğünü duyurdu. Yarım asırlık bilgi birikimini ve ustalığını, 50. yıla özel olarak hazırladığı Ayvalık Zeytinyağı ile taçlandıran marka, bu özel ürünü tüketicileriyle paylaştı. Marka ayrıca, iki yıldır Ayvalık’ta oluşturduğu Yudum Egemden Zeytin Ormanı’nı Ayvalık Kadın Kooperatifi’ne devrederek sürdürülebilirliğe ve toplumsal faydaya kalıcı bir katkı sundu. Marka, 50. hasadın gururunu Ayvalık’ta Michelin yıldızlı ünlü şef Tom Aikens’ı ağırlayarak kutladı. Böylece marka, Türk zeytinyağının lezzetini sınırların ötesine taşıyacak. Yudum, Ayvalık’ta yer alan fabrikasında 1975 yılından bu yana, yarım asırdır Ege’nin bereketli topraklarında yetişen ve özenle seçilen zeytinlerden zeytinyağı üretiyor. Marka, bu yıl zeytinyağı üretimi tecrübesindeki 50. yılı tüketicileri ile birlikte kutluyor. Bu önemli dönüm noktasını onurlandırmak amacıyla özel olarak tasarladığı ambalaj ve coğrafi işaretli Ayvalık Natürel Sızma Zeytinyağını buluşturduğu, Yudum Egemden 50. Yıl Natürel Sızma Zeytinyağı’nı piyasaya sundu. İki litrelik özel teneke ambalajdaki Yudum Egemden 50. Yıl Natürel Sızma Zeytinyağı ürünü, raflarda yan yana yerleştirildiğinde görseller birbirini tamamlıyor ve ortaya 50 yıl önce Ayvalık’taki zeytin hasadından bir sahne çıkıyor. Zeytinyağına adanmış yarım asır Marka, Ayvalık’taki 24 bin metrekare büyüklüğündeki fabrikasında yıllık 20 bin ton zeytinyağı üretim kapasitesine sahip. Marka, 2017’de Egemden markasının lansmanı ile zeytinyağı pazarındaki uzmanlığını daha da pekiştirdi. Bugün Yudum, Yudum Egemden ve Sırma markalarıyla Türkiye’nin en çok tercih edilen sıvı yağ markalarından biri olarak öne çıkıyor. Zeytinyağı üretiminde yarım asrı bitirmenin gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını belirten Savola Gıda Türkiye Genel Müdürü Houmer Balazadeh şunları söyledi: "Türkiye’ye ve potansiyeline inanan, toplumsal duyarlılığı yüksek bir şirketiz. Türkiye’deki yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Fabrikamızın bulunduğu Ayvalık, bizim yuvamız. Yıllık 20 bin ton zeytinyağı üretim kapasitesine sahip fabrikamızla, Ayvalık ekonomisinde önemli bir yere sahibiz. Ayvalık’taki yatırımımız, turizm ve zeytinyağından sonra ilçenin ekonomisinde üçüncü sırada yer alıyor." Houmer Balazadeh, 50 yıl önce Ayvalık’ta üretime başlayan Yudum fabrikası ile ilgili şu bilgileri verdi: "Tam 50 yıldır tüketicilerimize kaliteli, lezzetli ve güvenle tüketecekleri zeytinyağı sunuyoruz. Bu tesisin en güçlü özelliği sıkı ve onaylanmış kalite politikasıdır. Üretim tesisimize giren her bir ürün için hammadde kabulünden başlayarak üretimin her safhasında denetim ve analiz süreçlerini titiz bir şekilde yürütüyoruz. Tüm ürünlerimiz, ulusal ve uluslararası otoritelerin belirlediği parametreler doğrultusunda ve mevzuatlarla uyumlu şekilde üretiliyor." Balazadeh, Türkiye’de üretilen zeytinyağının dünyada hak ettiği değeri görmesi için de çalıştıklarını söyleyerek, şöyle devam etti: "Ürettiğimiz zeytinyağlarını hem Türkiye’de hem de İsviçre, Kanada, ABD ve Japonya dahil 25’ten fazla ülkede tüketicilerimizle buluşturuyoruz. Aynı zamanda uluslararası yarışma platformlarında Türkiye’de üretilen zeytinyağının eşsiz lezzeti ve kalitesinin tanıtılması için çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmaların sonucunda bu yıl Yudum Egemden Erken Hasat Natürel Sızma Zeytinyağımız, dünyanın önde gelen zeytinyağı yarışmalarında 17 büyük ödül kazandı. Bu topraklarda ürettiğimiz zeytinyağını dünya çapında tanıtmanın gururunu yaşıyoruz. Ayvalık’taki 50. Hasadımızın onuruna bu sene ünlü şef Tom Aikens’ı Ayvalık’ta zeytin hasadımız boyunca ağırlıyoruz. Kalitesi ve lezzetiyle dünya çapında yarışmalara damgasını vuran zeytinyağımızı sınırlarımız ötesindeki tüketicilere de tanıtarak üzerimize düşen görevi yerine getiriyoruz. Ayrıca bugün burada, Ayvalık’taki komşularımızın ve dostlarımızın şahitliğinde, fabrikamızın üretime başladığı ilk günden bu yana ekibimizin bir parçası olan değerli Yudum dostumuza 50. yıl plaketimizi takdim ettik. Bu anlamlı törenle, Yudum’un yarım asırlık başarısını mümkün kılan emek, bağlılık ve birlikte büyümenin gururunu tüm dostlarımızla paylaştık." Geleceğe Bir Miras: Ayvalık Yudum Egemden Zeytin Ormanı Savola Gıda Türkiye, ekonomik faaliyetlerinin yanı sıra topluma katkı sağlamak ve tüketicileriyle kurduğu bağı güçlendirmek için sosyal sorumluluk projeleri yürütüyor. Savola Gıda Türkiye Pazarlama Direktörü Ezgi Nur Tamdoğan, yürüttükleri projelerin temelinde zeytine, doğaya ve insana duydukları saygının yer aldığını belirterek şöyle devam etti: "Yudum’un 50. yılı onuruna Ayvalık’ta bir zeytin ormanı kurduk. Bu sayede 50 yıllık geçmişimizi, geleceğimiz için de bir gurur kaynağına dönüştürüyoruz. Binlerce zeytin ağacı diktiğimiz ormanın tüm haklarını Ayvalık Kadın Kooperatifi aracılığı ile Ayvalıklı kadınlara aktarıyoruz. Böylece memleketimizin ekonomisinde anlamlı ve kalıcı bir iz bırakmayı ve her zaman olduğu gibi kadınları desteklemeyi hedefliyoruz. Yudum olarak sadece bugünün değil, zeytinin ve doğanın geleceğine yatırım yapıyoruz" dedi.
Başkan Takva: "Van’da İran Konsolosluğu resmen açıldı"
31 Ekim 2025 Cuma - 09:12 Başkan Takva: "Van’da İran Konsolosluğu resmen açıldı" VAN (İHA) – Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, 2015 yılından bu yana gündemlerinde olan ve sınır kenti olunması hasebiyle Van’da bulunması gerektiğine inandıkları İran İslam Cumhuriyeti Van Konsolosluğu’nun resmen açıldığını söyledi. Uzun süredir girişimleri devam eden İran İslam Cumhuriyeti Van Konsolosluğu için müjdeli haber, sürecin en önemli kurumu olan ve 2015 yılından bu yana her platformda dile getiren Van TSO’dan geldi. İran İslam Cumhuriyeti ile yaklaşık 300 kilometre kara sınırı bulunan Van; Asya’nın Avrupa’ya ve Avrupa’nın Asya’ya açılan en önemli giriş kapılarından bir tanesi. 2014 yılına kadar sadece ihracat/ithalat ile bilinen Van-İran ilişkileri 2014 yılından sonra yeni bir boyut kazandı. Van Ticaret ve Sanayi Odası’nın (Van TSO) "yüzümüzü doğuya dönüyoruz" şiarıyla başlattığı süreç; yüz binlerce turistin geldiği, yüzlerce İranlı iş insanının Van’da yatırım yaptığı ve ticaretin her geçen gün geliştiği evreye ulaştı. Gelişen ilişkilerle birlikte Van’ın 50 yıllık hayali olan Kapıköy Gümrük Kapısı modernize edildi ve Kapıköy transit geçişe açıldı. Son olarak Van’ın ve Van TSO’nun en büyük talebi olan İran İslam Cumhuriyeti Van Konsolosluğu’nun müjdesi de geldi. 2015 yılından bu yana konsolosluk için girişimlerde bulunan, her platformda dile getiren ve gündem düşürmeyen Van TSO’nun müjdeli haberini Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva duyurdu. Kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla haberi duyuran Başkan Takva ardından bir görüntülü mesaj yayınladı. "Resmen açıldı" Başkan Takva, yayımladığı mesajda şu ifadeleri kullandı: "Bugün yeni bir müjdenin paylaşımını yapmak üzere huzurlarınızdayım. Oldukça heyecanlı ve tarihi bir günün içerisinde bulunuyoruz. 2015 yılından bu yana gündemimizde olan ve sınır kenti olmamız hasebiyle Van’da bulunması gerektiğine inandığımız, bunu her platformda ısrarla ve inatla dile getirdiğimiz İran İslam Cumhuriyeti Van Konsolosluğu’nun resmen açıldığını ve bugün itibariyle konsolosluk için bir mekân arayışı içerisinde olduğumuzu Van Valisi Ozan Balcı’dan öğrenme imkânım oldu." "Çok büyük katkı sağlayacaktır" Heyecan verici bir süreç olduğunu söyleyen Takva, "Dışişleri Bakanlığımızın Van Bölge Temsilciliğinin açılıyor olması eş zamanlı İran İslam Cumhuriyeti Konsolosluğu’nun da artık Van’da faaliyet göstereceğini, bunun özellikle Van’ın sınır kenti olması ve sınır kenti avantajlarından yararlanmasına çok büyük katkı sağlayacağı bilinciyle hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Sürekli ifade ettik" Takva, Erzurum ve Trabzon’da İran İslam Cumhuriyeti’nin konsoloslukları bulunduğunu da hatırlatarak, "Aslında hak ve hakkaniyetin Van’da da bir konsolosluğun olması yönündeydi. Biz bu talebimizi karar vericiler başta olmak üzere hükümet yetkililerine, Cumhurbaşkanımız dahil olmak üzere sürekli ifade ediyorduk. Başta Cumhurbaşkanımız, Dışişleri Bakanlığımız ve Van’da bu işi arzulayan, emek veren tüm paydaşlara çok teşekkür ediyorum. Aynı şekilde valimizin bu konudaki istek ve arzusu çok önemliydi. En son yapılan Sınır İlleri Ekonomik İşbirliği Toplantısı’nda mutabakat metninde böyle bir maddenin yer alması, Van TSO ve Van iş dünyası adına mutluluk verici bir süreç olduğunu söyleyebilirim" diye konuştu. Konsolosluk için yer arayışının devam ettiğini ifade eden Başkan Takva, artık Van’ın uluslararası düzeyde temsil edilmesine yönelik sürecin başladığını ifade etti.