EKONOMİ
Bursa’da su indirimi Buski genel kuruluna geliyor 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:30:24 Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yönetimi su fiyatlarında indirim için harekete geçti. 14 Mayıs’ta yapılacak Buski Genel kurulunda su indiriminin gündeme alınması ve Bursalıların yükünün hafifletilmesi için adımlar atılacağı açıklandı. Cumhur İttifakı’nın meclis üyesi üstünlüğüne sahip olduğu Büyükşehir Meclisi’nde alınacak kararla da su fiyatlarında indirim kesinleşmiş olacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, yeni yönetimin su fiyatlarında artış yapmadığını vurgu yapıldı. Açıklamada şöyle denildi: "Su faturalarında indirim için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mayıs ayı itibarıyla BUSKİ Genel Kurulu ve resmi süreçlerinin tamamlanmasının ardından yeni düzenlemeler kamuoyuyla paylaşılacaktır. Hedefimiz; hemşehrilerimize kaliteli, sürdürülebilir ve erişilebilir hizmetleri en doğru şartlarda sunmaktır. Bilgilerinize sunuyor, destekleriniz ve anlayışınız için siz değerli hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz. 4 Temmuz 1994 tarihinde BUSKİ Genel Kurulu tarafından alınan karar doğrultusunda su tarifeleri, her ay enflasyon artış oranına göre güncellenmektedir. Son endeks okumasına yansıyan farkın nedeni de bu rutin güncellemedir. Bunun dışında 2026 yılı Nisan ayı itibarıyla su fiyatlarına yönelik herhangi bir ek fiyat artışı uygulanmamıştır. Öte yandan yoğun yağmur ve kar yağışının ardından Bursa’daki tüm barajların seviyeleri yüzde 100’e yaklaşmış bulunuyor
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:14 Bakan Yumaklı’dan Türkiye Geofit Bahçesi’nde inceleme: "Kesme çiçek özellikle Avrupa’da rekabet ettiğimiz bir husus" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Yalova’da dünyanın sayılı ve Türkiye’nin tek geofit bahçesi olan "Türkiye Geofit Bahçesi"ni gezerek incelemelerde bulundu. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nde bulunana ılıman iklim kuşağını en büyüğü olan Türkiye Geofit Bahçesi’ni gezdi. Daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı, "Bugün Anneler Gününün hemen öncesindeyiz. Bütün evlatlar annelerine mutlaka ama mutlaka öyle ya da böyle herhangi bir tür çiçeği getirip verirler ki sevgilerinin nişanesi olsun. Bugün de çiçekçilik konusunda Türkiye’ye bu konuda çok önemli bilgiler aktaran konuda merkez olan illerimizden Yalova’dayız. Ülkemiz bu alanda öne çıkmaya başladı son dönemde. Yılda 2 milyar adet süs bitkisi üretiyoruz ve bundan yaklaşık 140 milyon dolara yakın bir gelir elde ediyoruz. Tabii bu alanda özellik nedir? Bilgi istiyor, tecrübe istiyor. Avrupa’daki rakiplerinizle bir rekabet içerisindesiniz. Türkiye artık bu anlamda rekabetin bütün dezavantajlarını kendi lehine çevirebilecek bir bilgi ve tecrübe birikimine sahip olmuş durumda. Bu sektörün başka özelliği de istihdam açısından son derece önemli. Yani işte doğrudan 100 bin, dolaylı 500 bin civarında bir istihdam sağlıyor. Bu da son derece kıymetli. Yani her açıdan katma değerli bir üretim nedir desek Bunu gerçekleştiren bu sektör" dedi. "Kesme çiçek özellikle Avrupa’da rekabet ettiğimiz bir husus" Türkiye’de süs bitkiciliğinin başladığı yerin Yalova olduğunu hatırlatan Yumaklı, "Bütün Türkiye Yalova’dan açıkçası bu bilgileri elde edindi. Şu anda Türkiye’nin farklı yerlerinde de yine süs bitkiciliği gelişerek devam ediyor. Türkiye bu anlamda çok önemli. Yalova’da süs bitkilerinde her ne kadar Türkiye’ye öğrettiyse de şu anda dördüncü sırada. Bu da bu sektörün Türkiye’nin diğer illerinde de nasıl geliştiğini gösteren önemli bir husus. Aynı zamanda Yalova, Orkide’nin neredeyse yarısını üreten bir ilimiz. Yani pek çok konuda hem iklimi itibariyle hem bilgi ve tecrübesi itibariyle bütün bu özelliklere sahip. Şu anda biz bakanlığımızın TİGEM’in 1500 dönümlük arazisini süs bitkileri üreten 40 firmaya 29 yıllığını kiraya vermiş durumdayız. Bu da özellikle bu sektörün gelişmesine önemli etki etmiş oldu. Tabii su ihtiyacı var, devlet su işlerimiz de bu su ihtiyacını farklı gölet ve sulama sistemleriyle karşıladı. Örnek bir sektörel kümelenme, tabii dediğim gibi çok kesme çiçek özellikle Avrupa’da rekabet ettiğimiz bir husus. Çok dinamik bir şekilde cevap vermeniz gerekir. Çok hızlı olmanız gerekir. Burada da bugünlerde özellikle onlarla rekabette bazı süreçlerimizin uzun olmasından kaynaklı bir problemimiz var. Onu da inşallah en kısa zamanda çözeceğiz. Biz biraz önce Tarım Orman Gençlik Konseyimizin bir üyesi olan 42 arkadaşımızdan birisinin serasını gezdik. Süs bitkileri üretimini inceledik. Nihal Başkan isimli kardeşimizin. Onunla da gerçekten bu manada genç kardeşlerimizin, hanım kardeşlerimizin bu sektöre ilgi duymasının aslında çok da zor olmadığını konuştuk tekrar. Bir ekosistem oluşturmaya çalışıyoruz illerin kendi potansiyellerini harekete geçirmek adına." "Gen bankasında bin 200 adet tür mevcut" Geofit Bahçesi hakkında da bilgi veren Bakan Yumaklı, şöyle konuştu: "Şimdi de TAGEM’in Tarımsal Araştırma, Geliştirme ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nün geofit merkezindeyiz. Geofit ne demek? Lale, sümbül, çiğdem gibi soğanlı bitkilerin tamamına geofit bir bilimsel tabiriyle söyleniyor. Ülkemizdeki geofit bitki türleri bu merkezde saklanıyor. Hakikaten buraya bütün akademisyenlerin, bu konuda eğitim görenlerin ya da bu konuya ilgi duyanların mutlaka görmesi gereken bir merkez burası. Geofit çeşitliliği açısından Türkiye’nin florası, bitki örtüsü son derece zengin. Sadece bunları tespit etmek, bunları bulmak, çıkarmak ve bu gibi merkezlerde, Geofit merkezi bu açıdan son derece önemli. Vatandaşlarımızın bilgisine sunmak önemli. Buradaki arkadaşlarımız uzman arkadaşlarımız özellikle bir kardeşimiz Türkiye’de yaklaşık 450 bin kilometrelik bir yol kat ederek Türkiye’nin bütün hemen hemen illerini gezerek orada literatüre girmemiş ama hali hazırda var olan o bitki türlerini tespit edip buraya getirip burada da onların çoğalmasını sağlamış durumda. Dünyanın çevresini on bir kez dolaşmış demektir bu. Yani aslında adanmış bir ömrü ifade ediyor. Ülkemizin güzellikleri her açıdan belki de ifade edilemeyecek kadar çok büyük kıymete sahip. İşte biz de tam bu anlamda bakanlığımızın bir diğer önemli sorumluluğu olarak ülkemizdeki biyoçeşitliliği tespit etmek, bunları kayıt altına almak, Bunların sürdürülebilir bir şekilde çoğaltılabilmesini gerçekleştirmek adına çalışıyoruz. Şu anda gen bankasında bin 200 adet tür mevcut. Arkadaşlarımız çoğaltma ve melezleme çalışmalarını yapıyorlar. Tabi sadece bu merkezlerde bu bitki türlerinin sergilenmesi tek başına yetmez. Dolayısıyla bir takım işbirliğini gerçekleştiriyor arkadaşlar. Ve bunun özel sektör marifetiyle de yaygınlaştırılmasını sağlamaya gayret ediyorlar. Burası Temmuz ve Ağustos ayları hariç halkımızın gelip ziyaret etmesine açık. Ben tekrar buradan bütün öğretmenlerimizi, bütün akademisyenlerimizi, Türkiye’nin dört bir tarafından kimler varsa burayı mutlaka bir destinasyon olarak belirlemelerini istiyorum. Tabii çiçekleri konuştuk. Yalova’da çok çok her gittiğimiz yerde hemen hemen çiçeklerin her türünü gördük. Onları aldık kokladık. Ama şimdiden dünyanın bütün güzellikleri ve ülkemin en güzel çiçekleri annelere gelsin diyorum. Şimdiden bütün Anneler Gününü tebrik ediyorum."
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:06 MAY Tohum’dan 2 binin üzerinde çiftçiye eğitim desteği Türkiye’nin ilk özel tohum firması olan MAY Tohum, 2018 yılından beri hayvancılıkta verimliliği ve tarımsal üretimde kaliteyi artırmaya yönelik yürüttüğü "Hayvancılıkta Kalite Yolculuğu" projesini 2026 yılında da başarıyla sürdürdü. MAY Tohum, Türkiye’nin farklı bölgelerinde gerçekleştirdiği eğitim organizasyonlarıyla 2 binin üzerinde çiftçiyle bir araya geldi. Aksaray, Aydın, İzmir, Amasya, Tokat, Afyonkarahisar, Düzce, Kastamonu, Burdur, Muğla ve Erzincan illerinde, 13 farklı lokasyonda gerçekleştirilen eğitimlerde çiftçilere hem hayvancılık hem de tarımsal üretim alanında teknik bilgiler aktarıldı. Hayvancılıkta Kalite Yolculuğu projesi kapsamında düzenlenen eğitimlerde, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İsmet Türkmen tarafından "Hayvan Beslenmesi ve Hayvan Sağlığı" konularında kapsamlı eğitimler verildi. Eğitimlerde, kaliteli ve yüksek verimli hayvansal üretim için rasyon hazırlama yöntemleri, mısır kullanımının hayvan beslenmesindeki önemi, hayvan besleme kaynaklı hastalıklarla ilgili önemli bilgiler ile 2 yıldır Türkiye’deki çiftliklerde görülen şap hastalığı ve alınması gereken önlemler üzerine önemli bilgiler paylaşıldı. MAY Tohum Ayçiçeği Ürün ve Mısır Teknik Müdürü Burak Uğur ise toplantılarda gerçekleştirdiği sunumlarla çiftçilere mısır yetiştiriciliğinde verim ve kaliteyi artırmaya yönelik teknik bilgiler aktardı. Özellikle silajlık mısır üretiminde doğru çeşit seçimi, yetiştirme teknikleri ve yüksek besleyicilik değerine sahip mısır çeşitlerinin hayvancılık işletmelerine sağladığı katkılar üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Sürdürülebilir üretim için finansal okuryazarlık eğitimi 2026 yılı eğitim organizasyonlarında, önceki yıllardan farklı olarak çiftçilerin ekonomik ve finansal süreçlerde daha bilinçli hareket etmelerine katkı sağlamayı hedefleyen "Finansal Okuryazarlık" eğitimleri de programa dahil edildi. Eğitimlerde üreticilere; bütçe yönetimi, mali planlama, tarımsal yatırım süreçleri ve finansal risk yönetimi konularında farkındalık kazandırılması amaçlandı. "Çiftçilerin bilgi birikimini artırmayı ve sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlamayı hedefleyen bir anlayışla hareket ediyoruz" Gerçekleştirilen organizasyonlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Burak Uğur, MAY Tohum’un yalnızca tohum üretimi gerçekleştiren bir şirket olmadığını, aynı zamanda çiftçilerin bilgi birikimini artırmayı ve sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlamayı hedefleyen bir anlayışla hareket ettiğini belirtti. Burak Uğur, "48 yıllık sektör deneyimimiz ve güçlü Ar-Ge altyapımızla çiftçilerimize yüksek performanslı çeşitler sunarken, aynı zamanda onların üretim süreçlerinde ihtiyaç duyduğu teknik bilgi desteğini de sağlamaya devam ediyoruz. Hayvancılıkta Kalite Yolculuğu projemiz kapsamında bu yıl da Türkiye’nin farklı bölgelerinde üreticilerimizle bir araya geldik. Hayvan besleme, hayvan sağlığı, mısır yetiştiriciliği ve finansal okuryazarlık gibi konularda gerçekleştirdiğimiz eğitimlerle üreticilerimizin sürdürülebilir ve verimli üretim yapmalarına katkı sunmayı hedefledik" dedi. 1999 yılından bu yana hibrit mısır ıslahına yatırım yapan MAY Tohum, yüksek verim potansiyeline sahip, çevresel stres şartlarına dayanıklı ve yüksek besleyicilik değerleri sunan silajlık ve danelik mısır çeşitleri geliştiriyor. MAY Silaj platformu altında sunduğu yüksek verimli, kaliteli çeşitleriyle profesyonel hayvancılık işletmelerinin farklı ihtiyaçlarına çözüm sunan MAY Tohum, çiftçilere yalnızca ürün değil; bilgi, teknik destek ve sürdürülebilir üretim vizyonu da sunmaya devam ediyor.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:29 Muş’tan batı illerine 50 bin kurbanlık hayvan sevk edilecek Kurban bayramı öncesi Muş’ta hayvan hareketliliği başladı. Başta İstanbul, Bursa, Mersin ve Diyarbakır olmak üzere yaklaşık 50 bin kurbanlık hayvan sevk edilmesi bekleniyor. Türkiye’nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Muş’ta, Kurban bayramı öncesi kurbanlık hayvan sevkiyatı hız kazandı. Bayram süresince batı illerine yaklaşık 50 bin küçükbaş ve büyükbaş hayvan sevki yapılacak. İl dışına sevk edilecek hayvanların yaklaşık 15 bininin büyükbaş, 35 bininin ise küçükbaş hayvanlardan oluşacak. Başta İstanbul, Bursa ve Mersin olmak üzere birçok ile yoğun sevkiyat yapılacak kurbanlık hayvanların küpeli ve sağlık kontrollerinin tamamlandı. Kurban Bayramı hazırlıkları kapsamında kent genelinde denetimlerin artırılırken, hayvan pazarları, mezbahaneler ve yol kontrollerinde 16 veteriner hekim görev yapacak. Kurban Bayramı öncesinde yapılan hazırlıklarla ilgili açıklamalarda bulunan Tarım ve Orman İl Müdürü Necattin Gönç, Hayvancılıkta önemli bir potansiyele sahip olan Muş’ta, Kurban bayramı süresince hem il içindeki kurbanlık ihtiyacının karşılanacağı hem de batı illerine yapılacak yaklaşık 50 bin hayvan sevkiyatıyla ülke ekonomisine önemli katkı sunulacağını belirterek, "Ülkemizde 27-30 Mayıs tarihleri arasında Kurban Bayramı’nı idrak edeceğiz. Tabii Kurban bayramı ile birlikte hayvan hareketlerinde ve sirkülasyonda artışın olduğu bir döneme giriyoruz. Bu anlamda da yetkili kurumlar ve makamlar tarafından alınan kararlar ile tedbirlere harfiyen uyulması oldukça önem arz eden bir konudur. Öncelikle kurbanlık hayvanlarımızın; büyükbaşlarda iki yaşını, küçükbaş hayvanlarda ise bir yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. Kurbanlık olarak seçilecek hayvanların kimliklendirilmiş, yani küpeli olması ve Bakanlıkça belirlenen belgelerinin de beraberinde bulundurulmasına dikkat etmemiz gerekmektedir" dedi. Kurbanlık hayvan seçiminde vatandaşların dikkatli olması gerektiğini belirterek, çok zayıf, gebe ya da yeni doğum yapmış hayvanların tercih edilmemesi gerektiğini ifade eden Müdür Gönç, "Bununla birlikte kurbanlık olarak seçeceğimiz hayvanın çok zayıf, gebe veya yeni doğum yapmış bir hayvan olmamasına; vücudunda anormal bir akıntı bulunmamasına, burun akıntısı, öksürük ve ishal gibi semptomlar göstermemesine dikkat etmeliyiz. Özellikle hayvan varlığımızın devamlılığı ve sürdürülebilirliği açısından erkek hayvanlara öncelik tanımalıyız. Bununla birlikte damızlık değeri yüksek olan dişi hayvanlarımızı kurban olarak seçmemeliyiz. Bakanlık olarak "Tarım Cebimde" mobil uygulaması da şu an kullanımda bulunmaktadır. Burada özellikle kurban olarak seçeceğimiz hayvanın kulak küpe numarasını mobil uygulama üzerinden sorgulatarak hayvanımızın türünü, ırkını, cinsiyetini ve yaşını öğrenip güvenle kesim yapma şansımız söz konusudur" şeklinde konuştu. "16 veteriner hekimle Kurban bayramı süresince sahada olacağız" Kurban kesimlerinin yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onay verilen kesimhaneler ile kurban hizmetleri komisyonu tarafından belirlenen alanlarda yapılması gerektiğini belirten Gönç, "Kurbanlık hayvanlarımızı Bakanlığımızdan onaylı kesimhanelerde ve kurban hizmetleri komisyonu tarafından belirlenen kesim yerlerinde kestirmemiz gerekmektedir. Kesim işlemlerini kesinlikle cadde, park ve sokak gibi kamusal alanlarda yapmamalıyız. Çünkü kesim sırasında oluşan atıklar birçok hastalığın yayılmasına neden olabilmektedir. İl Müdürlüğü olarak kurban hizmetleri kapsamındaki çalışmalarımızı tamamladık, hazırlıklarımızı bitirdik. Her ilçemizde iki veteriner hekim olmak üzere, hayvan pazarlarında ve mezbahanelerde görevli personellerimizle birlikte toplam 16 veteriner hekimle Kurban bayramı süresince sahada olacağız ve hizmet vereceğiz" diye konuştu. "İl dışına 15 binini büyükbaş, 35 binini ise küçükbaş 50 bin civarında hayvan sevkiyatı yapılmasını bekliyoruz" Bayram süresince il dışına yaklaşık 50 bin hayvan gönderilmesinin öngörüldüğü belirten Müdür Gönç, bu rakamın yaklaşık 15 binini büyükbaş, 35 binini ise küçükbaş hayvanların oluşturacağını söyleyerek, "Bununla birlikte ilimizde kurbanlık hayvan varlığı açısından herhangi bir sıkıntımız bulunmadığını, yeterli miktarda hayvan stoğumuzun olduğunu özellikle belirtmek isterim. Bu yıl Kurban Bayramı süresince ilimizde yaklaşık 3 bin civarında büyükbaş, yaklaşık 9 bin civarında da küçükbaş hayvanın kesilmesini bekliyoruz. İlimizden başta çevre iller olmak üzere Diyarbakır, Mersin, İstanbul ve Bursa ağırlıklı olarak yoğun bir kurbanlık hayvan sevki bulunmaktadır. Kurban Bayramı süresince il dışına yaklaşık 50 bin civarında hayvan sevkiyatı yapılmasını bekliyoruz. Bu hayvan varlığının yaklaşık 15 binini büyükbaş, yaklaşık 35 binini ise küçükbaş hayvanların oluşturacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "Kurbanlık fiyatlarının hayvanın kilosu ve ağırlığına göre 200 bin TL ile 400 bin TL arasında değişiyor" Muş merkeze bağlı Muratköy köyünde bulunan besi işletmesinin sahibi Erdal Yalvarıcı, kurbanlık fiyatlarının hayvanın kilosu ve ağırlığına göre 200 bin TL ile 400 bin TL arasında değiştiği belirterek, "Biz hayvancılıkla uğraşıyoruz. Tabii hayvancılık bizim dede-baba mesleğimiz. Özellikle besicilik alanında işletmemizi faal hale getirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hayvanlarımız iki yıl boyunca yaylada kaldıktan sonra son 7-8 aylık süreçte burada besiye alınıyor. Besi sürecinin ardından istediğimiz şartlarda güzel bir randıman elde ederek vatandaşlarımıza kaliteli hayvanlar sunmaya çalışıyoruz. İşimizi seviyoruz, sürekli çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceğiz. Hayvanlarımızı Avrupa yakasına sevk ediyoruz. Sevk öncesinde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından numuneler alınıyor ve Ankara Şap Enstitüsü’ne gönderiliyor. Enstitüden olumlu sonuçlar geldikten sonra Avrupa yakasına sevkiyatlarımız başlıyor ve kurbanlıklarımızı gönderiyoruz. Kurbanlık hayvanlarımızın ağırlıkları 400 kilogramdan başlayıp 1 tona kadar ulaşıyor. Vatandaşların bütçelerine uygun şekilde hayvan yetiştiriyoruz. Böylelikle randımanı yüksek hayvanlarımızı insanların hizmetine sunuyoruz. Kurbanlık fiyatlarımız ise hayvanın kilosuna ve ağırlığına göre değişmekle birlikte 200 bin TL ile 400 bin TL arasında değişiyor" dedi.
Dünyanın en pahalı baharatı safranın 1 gramı 500 TL
28 Ekim 2025 Salı - 09:55 Dünyanın en pahalı baharatı safranın 1 gramı 500 TL Dünyanın en pahalı baharatı olarak bilinen safran, üretildiği Amasya’da 1 gramı 500 TL’den satılıyor. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, ‘kırmızı altın’ olarak adlandırılıp saksıda bile yetiştirilebilen bu ürünün sahtesine karşı uyardı. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Sefa Kılıç, "Safran bitkisi üretimi yapıldığı yerlerde ‘kırmızı altın’ diye değerlendirilmektedir. 150 çiçeğin toplanmasıyla bir gram kuru safran elde edilmektedir. Dünyanın en pahalı baharat bitkisidir. Gramı 500 TL’den satılmaktadır" dedi. "Saksıda bile yetiştirilebilir" Amasya’da 23 dekar üretimi yapılan bu bitkinin gıda, tekstil, parfüm ile ilaç sanayisinde kullanıldığına değinen Kılıç, "Safran bitkisi çok değerli olduğu için sahteciliği yapılmaktadır. İlimizde yetiştiriciliği açısından önde gelen lokasyonlardan olduğu için üreticilerimizden güvenle safran bitkisi alınabilir. Yetiştirmesi çok meşakkatli de değildir. Tarlada, bahçede hatta saksı da bile yetiştirilebilir" diye konuştu. "12 bin dönüm fazla soğan üretildi, alternatif ürünlere yönelen rahat etti" Amasya’nın Göynücek ilçesine bağlı Ayvalıpınar köyünde düzenlenen safran hasadına katılarak ürün toplayan Amasya Valisi Önder Bakan çiftçilere alternatif ürünleri de denemeyi tavsiye etti. Soğandaki ürün bolluğunu ve zirai donun vurduğu kirazı hatırlatan Vali Bakan, "Bu yıl yaklaşık 12 bin dönüm soğan fazla ekildi. Çiftçilerimizin geleneksel alışkanlıkları olduğu için hiçbir şekilde ondan vazgeçmediler. Alternatif ürünlere yönelen arkadaşlarımız kısmen daha rahat ettiler. Bazı bölgelerimiz sadece kiraza yönelmişlerdi. Zirai dondan dolayı maalesef yaşadığımız süreçte alternatif ürünleri sepetlerine koymadıkları için sıkıntı oluştu" şeklinde konuştu. Hasat programına AK Parti İl Başkanı Galip Uzun ve Göynücek Kaymakamı Osman Demirgül ile diğer yetkililer de katıldı.
Belediyelerden geçmeyen projeler, inşaat maliyetlerini arttırıyor
28 Ekim 2025 Salı - 09:55 Belediyelerden geçmeyen projeler, inşaat maliyetlerini arttırıyor Türkiye genelinde konut projelerinin belediyelerden 1 yılı aşkın sürede onaylanmaması sebebiyle konut fiyatlarında artış yaşanıyor. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, "Şuanda Türkiye’deki beton kartelleri zaten maliyetleri arttırıyor, birde hangi parti olursa olsun belediyelerdeki projelerin sonuç süresi 1 yılı aştı. Bu sebeplerle inşaat maliyetleri artıyor" dedi. Türkiye genelinde pandemiyle birlikte konut fiyatları her geçen gün arttı. Arsa maliyetlerinin artmasının yanı sıra beton kartellerinin ortaya çıkmasıyla konuta ulaşım güçleşti. Bu etkenlerin yanı sıra birde belediyelerde konut projelerine onay işlemleri 1 yılı aşınca fiyatlar artık günlük değişmeye başladı. Uzmanlar, konut fiyatlarının eskiye dönmesinin hayal olduğunu ancak arsa üretiminin artması ve konut projelerinin onay süresinin hızlanmasıyla fiyatların sabit kalabileceğini belirtiyor. "Fiyatların geriye dönmesini beklemek hayal olur" Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Karslıoğlu, pandemiyle birlikte fiyatların artışa başladığını, artık gerilemeyeceğini ifade ederek, "Pandemiyle birlikte konut fiyatları da bütün sektörlerde olduğu gibi arttı. Beton maliyetlerinin artması, beton kartelinin oluşmasından dolayı bu süreç daha da ileriye gitti. Faiz oranlarının yükselmesiyle sektörde yatırımcı eksikliği başladı. Belediyelerdeki projelerin geç çıkmasıyla da maliyetler yine arttı. Ara eleman ve istihdam konusunda yetişmiş ustaların olmamasından, işçilik fiyatlarının artmasından dolayı konut fiyatları aldı başını gitti. Bu saatten sonra konut fiyatlarının geriye dönmesini beklemek hayal olur" ifadelerini kullandı. "Arsa üretilmeli" İnşaat maliyetlerinin azaltılması için belediyelerin ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın arsa üretmesi gerektiğine değinen Karslıoğlu, "Maliyet fiyatlarını nasıl azaltabiliriz, bunu araştırmalıyız. Belediyeler ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı arsa üretmeli. Arsa üretilirse eğer fiyatlar geriye düşecektir" diye konuştu. "Beton fiyatlarını istedikleri gibi oynatıyorlar" Türkiye’deki 5 beton firmasının kartelleştiğine vurgu yapan Başkan Karslıoğlu, "Türkiye’de 5 beton firması var. Bunlar artık uluslararası camiaya gelmiş durumda. 5’i bir araya gelip beton fiyatlarını istediği gibi oynatabiliyor. Bunları Rekabet Kurumu’na şikayet etmemize rağmen bir dönüş alamadık. Bir zam daha öngörülüyor. Bu da sektörü daha da derinden etkileyecek bir konu" dedi. "Belediyelerdeki projelerin sonuç süresi 1 yılı aştı" Belediyelerde geçmeyen projelerin fiyatları arttırdığına da vurgu yapan Karslıoğlu, "Hangi parti olursa olsun belediyelerdeki projelerin sonuç süresi 1 yılı aştı. Bizler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlanalım. Bizim ruhsatımızı onlar versin. Önümüzdeki günlerde böyle bir konuyu başarabilirsek, belediyelerden çıkmayan projeler ile uğraşmayacağız. Belediyelerde yeterli düzeyde personel yok deniliyor. Personel olan belediyelerde de teknik personele imza attıramıyorsunuz. 1 inşaat 2 yıl sürecekse projenin onayı 1 yılı aşıyor. Belediye başkanları liyakatli değil yada kendi görev süresi boyunca nereden kaçarsam diye çabalıyor. Böyle olmaz, personel alsın veya bu projeleri çıkartamıyorsa belediye başkanı, ‘Ben bu belediyeciliği yapamıyorum’ diyerek istifa etsin" ifadelerini kullandı.
Bitlis Valisi Karakaya dünyaca ünlü karakovan balının hasadını yaptı
28 Ekim 2025 Salı - 09:11 Bitlis Valisi Karakaya dünyaca ünlü karakovan balının hasadını yaptı Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, dünyanın en kaliteli balları arasında gösterilen Bitlis karakovan balının hasadına katıldı. Bitlis’in yüksek rakımlı yaylalarında gerçekleştirilen hasat etkinliğinde Vali Karakaya, arıcılarla birlikte petekleri kovanlardan çıkararak bal hasadı yaptı. Doğal üretim yöntemleriyle elde edilen ve hiçbir katkı maddesi kullanılmadan üretilen Bitlis karakovan balının, bölge ekonomisine önemli katkı sunduğunu belirten Vali Karakaya, "Bitlis’in coğrafyası, florası ve iklimi bu özel balın kalitesini artırıyor. Üreticilerimizi tebrik ediyorum, balımız sadece Türkiye’de değil dünyada da marka değeri taşıyor" dedi. Bitlis’in 2 bin 225 ton bal üretimi yaparak geçen yıl bal üretiminde 5’inci sırada yer aldığını, karakovan sayısıyla da Türkiye’de ilk sırada olduğunu belirten Vali Karakaya, verilen desteklerle bu rakamları daha yukarıya çekmek için Tarım ve Orman Müdürlüğü başta olmak üzere bal üreticilerinin de ciddi bir şekilde çalıştıklarını ifade etti. Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, tulum giyerek bal hasadı da yaptı Koruyu elbise giyerek bal hasadı yapan Vali Karakaya, "Bu topraklarda bal üreticisi kardeşlerimizin alın teriyle, sabırla ve doğaya duyulan sevgiyle üretilen Bitlis balı hem ilimizin ekonomisine bir katkı sağlamakta hem de kültürel kimliğine önemli bir katkı sağlamaktadır. Bitlis zengin bitki örtüsü sayesinde polifloral denilen bir çiçek balı üretimi açısından ülkemizde önemli illerden birisidir. 2024 yılı verilerine göre Bitlis’te 2 bin 225 ton bal üretimi gerçekleşmiştir. Türkiye’de bu haliyle 12’nci sırada yer alıyoruz. Kovan sayısı itibarıyla ise 5’inci sıradayız. Karakovan sayısıyla da Türkiye’de 1’inci sırayı teşkil ediyoruz. Bu tablo üreticilerimizin gayreti ve devletimizin sağladığı desteklerle tabii ki mümkün olabilmiştir" dedi. Geçtiğimiz yıl Bitlis Eren Üniversitesi ve Bitlis Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimleriyle Bitlis balının tescillendiğini de ifade eden Vali Karakaya, "Gururla ifade etmek istiyorum ki Bitlis balı artık coğrafi işaret almış bir baldır ve 2025 yılında Avrupa’ya ilk bal ihracatımızı da gerçekleştirmiş durumdayız. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığımız ve diğer ilgili kurumlarımızın teşvikleriyle 181 projeye yaklaşık 340 milyon TL bir destek sağlamış bulunuyoruz. Bitlis balı dediğim gibi sadece bir ekonomik ürün değil, aynı zamanda doğamızın ve emeğinin de Bitlisli hemşehrilerimizin emeğinin de sembolüdür. Bildiğiniz üzere Bitlis merkezde, Hizan ilçemizde ve Mutki ilçemizde bal üretimi oldukça ön planda ve ülkemizde dünyanın en kaliteli ballarının üretildiği bir habitata sahip. Bu değeri oluşturan, yaşatan tüm arıcılarımıza, tüm birliklerimize yürekten teşekkür ediyoruz. Bal hasadımızın Bitlis’imize ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyor. Bütün arıcı kardeşlerimize hayırlı ve bereketli kazançlar diliyorum" diye konuştu. Bitlis Arı Yetiştiricileri Birlik Başkanı Caner Güngördü ise, "Bu yıl da beklediğimizin biraz altında olmasına rağmen hasadımızı yaptık. Bereketli bir sezon. Bitlis balı binlerce tarihi olan bir baldır. Prolin değeri Türkiye’deki en yüksek ballardan birisidir. Karakovan balımız özellikle her zaman ödül alan en iyi ballar içindedir. Üreticilerimize hayırlı ve bol kazançlı bir hasad dönemi diliyorum" dedi. Bal üreticisi Güven Güngördü de bu yıl rekoltenin iklim şartlarından dolayı yüzde 30 oranında düştüğünü dile getirerek şunları ifade etti: "Bu sene 2025 yılında karakovan hasadı başladı. 2 bin 400 rakımlı Bitlis yaylalarında endemik bitki olan yerlerde, Bitlis karakovan balının hasadını gerçekleştiriyoruz. Bitlis balı prolin değeri yüksek, viskozitesi, kıvamı güzel, antioksidan değeri olan, çok değerli bir üründür. Bitlis karakovan balını marka değerine taşımak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Şu an Bitlis balının 2025 yılı hasadını yapıyoruz. Bu yıl rekolte geçen yıllara göre daha da iyi değil. İklim şartlarından dolayı yüzde 30 - yüzde 40’lık bir rekolte düşüklüğü var. Ama bu iklim değişikliği balın kalitesine iyi olarak yansıdı. Çünkü bal bu sene daha da kaliteli." Hasada Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Çolak, bazı kurum müdürleri ve Bitlis Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Caner Güngördü katıldı.
Yetki belgesiz ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapan 113 kişiye 102 milyon lira ceza
27 Ekim 2025 Pazartesi - 17:56 Yetki belgesiz ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapan 113 kişiye 102 milyon lira ceza Ticaret Bakanlığı, gerçekleştirilen inceleme ve denetimler neticesinde yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yaptığı tespit edilen 113 gerçek ve tüzel kişiye toplam 102 milyon lira idari para cezası uygulandığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı tarafından ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde kayıt dışı faaliyetlerin önlenmesi ve tüketici mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla denetimler sürdürülüyor. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretinin güvenli bir ortamda sürdürülmesi, hizmet kalitesinin ve tüketici memnuniyetinin artırılması amacıyla bu alanda faaliyet gösteren işletmelerin Ticaret Bakanlığımızdan yetki belgesi alma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu kapsamda bugüne kadar 79 bin 113 işletmeye ‘İkinci El Motorlu Kara Taşıtı Ticareti Yetki Belgesi’ düzenlenmiştir" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada yürütülen düzenli inceleme ve denetimler neticesinde yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yaptığı tespit edilen 113 gerçek ve tüzel kişiye toplam 102 milyon lira idari para cezası uygulandığı belirtilerek, "Yalnızca bu yıl içerisinde yetki belgesiz ticari faaliyette bulunduğu belirlenen toplam 217 gerçek ve tüzel kişi hakkında Bakanlığımızca uygulanan idari para cezası tutarı 174 milyon liraya ulaşmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak motorlu kara taşıtı ticaretinde hayata geçirdiğimiz düzenlemelerle kayıt dışı faaliyetlerin azaltılması, haksız ticari uygulamaların ve tüketici mağduriyetlerinin önlenmesi, adil ve güvenli bir piyasa yapısının güçlendirilmesi amacıyla çalışmalarımız ve denetimlerimizi kesintisiz şekilde sürdüreceğiz" denildi.
Antalya’da kesme çiçek sektörünün sorunları masaya yatırıldı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 17:05 Antalya’da kesme çiçek sektörünün sorunları masaya yatırıldı ATB’nin düzenlediği Kesme Çiçek Sektörel Analiz Toplantısı’nda kesme çiçek sektöründe yaşanan sorunlar gündeme geldi. Kesme çiçekte maliyetlerin giderek arttığını belirten sektör temsilcileri, ihracat rakamlarının düştüğünü, işçi bulmakta zorlandıklarını dile getirdi. Antalya Ticaret Borsası (ATB), kesme çiçek sektöründeki gelişmeleri değerlendirmek üzere sektör paydaşlarının katılımıyla Kesme Çiçek Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. ATB Başkanı Ali Çandır başkanlığında, ATB 6. Meslek Komitesi Başkanı Ertan Altundağ moderatörlüğünde yapılan toplantıya, Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, ATB 6. Meslek Komitesi Üyeleri, sektör temsilcileri katıldı. Toplantıda, kesme çiçek sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konuşuldu. "Kesme çiçek sektörünü geliştirmek için çalışıyoruz" Toplantının açılışında konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, ATB 6. Meslek Komitesi üyelerinin talebi doğrultusunda toplantıyı düzenlediklerini belirtirken, toplantıda gündeme gelecek konuların, talep ve önerilerin rapor haline getirileceğini kaydetti. Çandır TÜİK’in bitkisel üretim tahminlerinde düşüş beklendiğini söylerken, tarım ürünlerindeki üretimin düşmesiyle zaten zor olan ekonominin daha da zorlaşacağını söyledi. Resmî Gazete’de yayımlanan kararla 2026 yılında kullandırılacak Ziraat Bankası sübvansiyonlu kredilerinde limitler aynı kalırken faiz oranlarının artırıldığını belirten Çandır, "Bu konuda değişikliğe gidilmesi için gerekli temasları başlatacağız" dedi. Ticaret Bakanlığı destekli UR-GE Projelerini başarıyla tamamladıklarını kaydeden Çandır, "Son sekiz yılda 12 ülkede 16 program düzenledik. Kesme çiçek ihracatının geliştirilmesine yönelik son UR-GE programı kapsamında Kolombiya, İngiltere, Kuzey İrlanda, Kenya, Japonya ve Güney Kore’ye ziyaretler gerçekleştirdik. Gittiğimiz pazarlarda ticari bağlantılar gerçekleştirildi" diye konuştu. "İŞKUR iş birliğinde istihdam imkanı" ATB’nin ‘Tarıma Özel Sosyal Güvenlik’ çalışması kapsamında tarımdaki işçi probleminin çözülmesini hedeflediklerini anlatan Ali Çandır, "Amacımız, sektörümüzün yapısına uygun, düşük maliyetli bir sosyal güvenlik sistemi geliştirmektir" dedi. Çandır, İŞKUR iş birliğiyle, kesme çiçek sektörüne yönelik 160 gün süren, pratik ve teorik eğitimleri içeren ve istihdam garantili meslek edindirme kursu programı düzenlenebileceğini anlatırken, sektörün talebi doğrultusunda eğitimlerin başlatılabileceğini kaydetti. Çandır, Antalya Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi fizibilite raporunun tamamladığını da söylerken, alanın tahsisinde sıkıntı olmaması durumunda uygulama aşamasına geçileceğini kaydetti. "İhracatta düşüş" Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, verilen kredi ve desteklerin tarım sektörün gözden çıkarıldığını gösterdiğini kaydetti. Kesme çiçeğin üretim maliyetleri artarken ihracat rakamlarında geriye gidildiğini söyleyen Yılmaz, "Geçen yıl 481 milyon dal çiçek ihraç etmişiz ama bu yıl yüzde 3 küçülme ile 451 milyon dal çiçek gönderebilmişiz" dedi. "Daha büyük alanlara ihtiyacımız var" Kesme çiçek sektörünün sorunlarına değinen İsmail Yılmaz, "Maliyetlerimiz giderek artıyor ama satış fiyatımız istenilen düzeyde değil. Kesme çiçekte karlılığımızı yitirdik" dedi. Çalışacak eleman bulmakta zorlandıklarını belirten Yılmaz, "En büyük sıkıntılarımızdan biri işgücü. Gençleri bu sektöre çekmek zor" dedi. Organize tarım bölgesinin çiçekçilik sektörü için önemli olduğunu belirten Yılmaz, "Daha büyük alanlara ihtiyacımız var. Sektörde pazarlamacı sorunu var. Farklı pazarlara açılamıyoruz. Finans konusu üretimde büyük sıkıntı. Önüne gelen saçma sapan fiyatlarla çiçek pazarlıyor" diye konuştu. Toplantıya katılan sektör temsilcileri, taleplerinin yanı sıra çiçek üretim, satış ve ihracatında yaşadıkları sorunları dile getirdi.